• Tüm Kategoriler

    • Gönderim Yaptığımız Kargo Firmaları
      Sürat ve PTT kargo dur. Uygun Fiyat ve Hızlı Teslim ile ürün Sevkiyatımız sorunsuzca devam etmektedir. Kapıda Nakit Ödeme sistemi de var, Ürünü sepete atıp Adresi girdikten sonra Ödeme Seçenekleri ekranında karşınıza çıkar. Taksit durumuda aynı şekilde çıkar.

       

      Osmanlı Tarihi

      Fiyat:
      125,00 TL
      İndirimli Fiyat (%52,8) :
      59,00 TL
      Kazancınız 66,00 TL
      Aynı Gün Kargo

      Kitap            Osmanlı Tarihi

      Yazar            Prof. Ali Muhammed Sallabi
      Tercüme     Cezayir Polat
      Yayınevi      Ravza Yayınevi
      Kağıt Cilt     2.Hamur , Karton Kapak Cilt
      Sayfa Ebat  702 Sayfa,  16,5x23.5 cm.
      Yayın Yılı     2020  Son baskı



      Ravza Yayınları Osmanlı Tarihi kitabını incelemektesiniz.
      Ali Muhammed Sallabi Osmanlı Tarihi kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

      Yaratan Rabbinin adıylaoku . O, insanı " alak " dan yarattı.Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2



        ÖNSÖZ

      Bütün hamdler Allah'a mahsustur. O'na hamd eder, O'nu sena eder ve yalnız O'ndan yardım dileriz. Bizi hidayete erdirmesini niyaz eder, mağfiret buyurmasını isteriz. Nefislerimizin şerrinden ve kötü amellerimizden O'na sığınırız. O'nun hidayete erdirdiğini kimse doğru yoldan saptıramaz; dalâlete düşürdüğünü de kimse doğru yola iletemez.

      Şehadet ederim ki Allah Teala'dan başka ilah yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed (s.a.v) O'nun kulu ve elçisidir.
      "Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa, öylece sakının ve siz ancak Müslüman olarak can verin." (Al-i Imran, 102)

      "Ey İman edenler! Sizleri bir tek nefisten yaratan, ondan da eşini yaratıp, ikisinden birçok erkek ve dişi yaratan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Siz onunla birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık bağlarını kopar­maktan sakının. Çünkü o Allah üzerinizde gözcü olarak bulunmaktadır." (Nisa, 1)

      "Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin ki; işinizi yoluna koysun, düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Her kim Allah'a ve peygamberine itaat ederse, gerçekten en büyük kurtuluşa erer." (Ahzab, 70-71)

      Ya Rabbi! Zatının büyüklüğüne ve kudretinin azametine lâyık olduğu şekilde hamd sanadır, Sen razı oluncaya kadar Sana hamd olsun. Sen razı olduğunda da Sana hamd olsun.

      Bu kitap, İslâm tarihi safhalarından altıncısı olup, Osmanlı Devleti'nin yükseliş ve yıkılış sebeplerini ele almaktadır. Kitap, Türklerin menşeini açık bir surette izah etmektedir. Ne zaman İslâm'a girdiklerini ve tarih huzurunda ifa ettikleri değerli faaliyetlerini açıklamaktadır. Temel kaynak ve mercilerden, Türklerin kimliklerine ait hayat hikâyelerini, tarihte nasıl sivrilip ortaya çıktıklarını ortaya koymaktadır. Kur'an-ı Kerim'e ve Sünnet-i Seniyye'ye olan büyük saygılarını, İslâm kültür tarihinin inşasındaki rolleri ve Ehl-i Sünnet mezhebine yapmış oldukları büyük hizmetlerini ele almaktadır. Meselâ Selçuk Bey, Sultan Alparslan, Vezir Nizamul Mülk ve Sultan Melikşâh en önde gelen şahsiyetlerdendir.

      Yine bu kitap, onların mücadelelerini, davetlerini, ilim ve adalete olan muhab
      betlerini, bağlılıklarını ve alâkalarını ortaya koymaktadır. Selçukluların son döneminde Osmanlı Devleti'ni kuran Türkleri ele almaktadır. Sultan I. Osman, II. Murad ve Sultan Fatih gibi Osmanlı Devleti'nin liderlerini, şahsiyetlerini oluşturan unsurları ve prensiplerini, devletin gelişmesini, kişiliklerini olgunlaştırma usullerini, devleti savunmanın yollarını karşılaştıkları olumlu ve olumsuz durumları, ilk dönemlerde güç ve kudret temin etmelerini, maddî ve manevî sebeplere nasıl sarıldıklarını anlatmakta, tarih boyunca geçirdikleri merhalelerin esaslarını ortaya koymaktadır.

      İstanbul'un fethi, nasıl bir organize ve gayretin sonucu olmuştur? Âlimler, fakihler, askerler ve kumandanlar, asırların, zamanın akıp gitmesine nasıl katkıda bulunmuşlardır? İşte bu sorular bu kitapta cevabını bulmaktadır.
      Kitapta, değerli okuyucu için, Osmanlı'nın yükselişinin, ilmî, siyasî, ekonomik ve askerî detayları vardır. Şüphesiz güçlü ve kudretli olmanın birtakım şartları vardır. Bunlar ilerlemede, devletin genişlemesi ve yükselmesinde etkili olan husus­lardır.

      Okuyucuya, Osmanlı Devleti'nin asıl kimliği, üzerine oturduğu temeller ve İslâm ümmetine sundukları hizmetler anlatılmaktadır. İslâm'ın mukaddes mekânlarının Portekiz haçlılarından korunması, İspanyol haçlılarına ve diğer haçlılara karşı Kuzey Afrika Müslümanlarıyla yardımlaşmaları, onları himaye etmeleri, Arap vilâyetlerinde doğal birliğin sağlanması, Şam'da, Mısır'da ve diğer bölgelerde sömürgecilik ve is­tismarcılıklarının bertaraf edilmesi gibi.
      Ayrıca, İsna Aşere (Oniki İmam) ve Rafızîlik gibi Şia mezheplerinin, Osmanlı Devleti'ne tâbi vilâyetlere yayılmasını ve Yahudilerin Filistin'de vatan tutmasını en­gellemeleri, bu şerefli hizmetler arasındadır.
      Yine İslâm'ı Avrupa'da yaymış olmaları da ayrıca zikre değer bir husustur.

      Son bölüm ise, hilâfetin Osmanlılardan kaldırılmasını ve o hilafetin düşmesinde etkili olan sebepleri açıklamaktadır.

      Meselâ: son döneminde Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerin dili olan Arapça'yı ve İslâm'ın safiyetini korumayı ihmal etmek, yüce Allah'ın şeriatından sapma ve Batılıların materyalist propagandalarının etkisi altında kalmak gibi.
      Vehhabilik Hareketi ile Osmanlı Devleti arasındaki mücadelenin mahiyetinden, Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Britanya (İngiltere) ve Fransa lehine kalkıştığı isyandan, Mısır'da, Hicaz'da ve Şam'da İslâmi dalgalanmaya vurduğu darbeden ve onun islâm'ın aslî prensiplerinden uzaklaşmak gibi adımlarından bahsetmek­tedir.

      Keza, İslâm ümmetini helâke sürükleyen Mehmet Ali'nin izlediği politikaların arkasında masonik güçlerin olduğu söylenmektedir. Bu kitap, Mehmet Ali'nin ikiyüzlüğünü de ortaya koymaktadır. Düşmanlar, onu kendi planlarını uygulayabilmek için kullandılar. Bunun içindir ki, onun ayakta kalmasına bilimsel, ekonomik ve askerî yönden yardım ettiler. Onun ve ordusunun İslâmî inançlarının zaafını yakînen fark ettikten sonra bu yardımlara devam ettiler.
      Mehmet Ali'nin bulunduğu bölgede, Osmanlı Devleti'nin gerileme ve zayıflama döneminde Avrupa devletleri nasıl oyunlar çevirdiler ve sonra siyasî tuzaklar kurarak Osmanlı topraklarını taksime nasıl hazırlandılar, bunları göreceğiz.
      Bu meyanda, ıslahat hareketlerinde Batı kültürünü ve emperyalizmini benimseyen Sultan II. Mahmut'tan, ondan sonra saltanatı devralan oğlu Abdülmecid ve felsefesi masonluk olan veziri (Mustafa) Reşit Paşadan bahsedilecektir. Bu sadrazamın yolunda yardımcılarıyla beraber şu üç önemli noktada nasıl çalıştığını göreceğiz:

      1. Ordunun teşkili ve donatılmasında Batıdan birtakım alıntılar yapmak.
      2. İstanbul'da ve vilâyetlerde merkeziyetçiliğe yönelmek. Bu Türk Masonları tarafından kabul edilen ve benimsenen bu anlayışa göre yenilik adı altında bazı adımlar atılmıştır. Bunlar Gülhane-i Hatt-ı Hümayunda (Tanzimat Fermanı) ortaya konmuş ve sonrasında Mithat Paşanın 1876'daki düsturuna (Kanuni Esasi/ Anayasa) ulaşılmıştı. İslâm tarihinde ilk kez gerçekleşen bu durum, aslında Fransa, Belçika ve diğer Batılı devletlerin kanunlarından alınmıştır. Bunlar ise tamamen laik konu­lardır.
      3. Lâikliğe doğru bir sosyal yöneliş.
      Okuyucu, sonucuna bakarak Osmanlı Devleti'nin devlet yönetiminin resmen, nasıl bir tanzimat hareketi yürüttüğünü görecektir. Lâik kanunlar alınarak, tamamıyla beşeri kanunlarla amel edilecek müesseseler oluşturulmuştur. Devlet ticarî, siyasî ve ekonomik alanlarda İslâmi yaşamdan uzaklaşmış ve böylece Müslümanların nazarında Osmanlı Devleti meşruiyetini yitirmiştir.

      Aziz okuyucularımız, Sultan taraftarlarının nasıl Batı hayranı olduklarını göre­ceklerdir. Hatta bunların bu icatlarına karşı çıktığında, sultan azletmiş ve onu öldürmüşlerdir.
      İslâm'a büyük hizmetleri bulunan Sultan Abdülhamid Han'ın büyük gayretleri görülmüştür. O'nun çabası devletini korumak ve savunmak, ümmetin bütün cefa ve gayretlerini sancağı altında birleştirmekti. Abdülhamid Han zamanında devletin siyasî mücadelesinde İslâm toplumunun birleştirici düşünceleri nasıl ortaya çık­mıştır?

      Bu kitap, Sultan Abdülhamid Han'ın, İslâm birliği fikrini hayata geçirmek için kabul ettiği ve uygulamaya koyduğu ilkeleri, şart ve unsurları ayrıntılarıyla anlatmaktadır. Sofiye tarikatlarını yeniden tanzimi, devleti yeniden düzenleme 
      gayretleri, aşiret medreselerini ikame etmesi, Hicaz demiryolunu inşası, düşmanların arzu ve düşüncelerini boşa çıkarması hep onun dâhiyane ve isabetli faaliyetlerinden bazılarıdır.
       
      Bu kitap, Ermeni isyancıları, Balkan komitacıları, İttihat ve Terakki Hareketi ve evrensel Siyonist faaliyetler gibi Sultan Abdülhamid'in düşmanı olan unsurlar üzerine odaklanmaktadır. Sultan, bu arada Osmanlı Devleti'nden ayrılma faaliyetlerinin farkındaydı. Peki, İslâm düşmanları Sultan Abdülhamid'i nasıl azledebildiler? Osmanlı hilâfetine hükmetmek için atılan adımların mahiyeti neydi? M. Kemal'in faaliyeti nasıldı? Türkiye'nin inancı ve İslâm'dan soyutlanması gayretleri nelerdi? Dine karşı ne tür akımlar ortaya çıktı ve dindarlara karşı nasıl baskılar uygulandı? Karışık duruma nasıl gelindi?
      Bu kitap, Türkiye'de İslâmi gelişmelerden bahsetmeyi de ihmal etmemiş ve Türkiye'de bütün ayrıntılarıyla İslâmi hareketi devam ettiren büyük çabalara işaret ederek Müslüman okuyucunun Türkiye'de ve dünyada İslâm'ın geleceğine iman nuru ile bakmasını da temin etmeyi amaçlamıştır.

      Kitabın sonunda araştırmacı, Kur'an'î bir bakışla düşüş sebeplerini ortaya koymaya da önem vermiştir. Ta ki okuyucu, düşüş sebeplerinin pek çok olduğunu görsün ve anlasın.
      İşte bu sebeplerin başlıcaları: velâyet ve masumiyet gibi dini kavramlarla ilgili sapmalar, ibadet anlayışından sapmalar, şirk ve bid'at ile ilgili çeşitli sapmaların ve saplantıların yaygınlaşması, yine hedefinden saptırılmış sofilik anlayışının ortaya çıkması... Öyle ki, Allah'ın kitabı ve Resulünün (s.a.v) sünnetinden uzak bir çok inançlar, düşünceler ve ibadetler ortaya çıkmıştır.

      Bu arada Müslüman okuyucu, ümmeti zaafa uğratmak yolunda Şii İsna aşere ve Rafızîlik, Dürzîlik, Nusayrilik, Ismailiye, Kadıyanilik, Bahailik ve İslâm'a maledilmek istenen diğer sapık fırkalara karşı uyarılmaktadır.
      Bu kitap, ümmeti heder etme çabalarından biri olarak da bahsetmektedir. Özellikle o akımın bilginlerinin zâlim idarecilerin elinde nasıl oyuncak oldukları ve görev almak rütbe ve makam kapmak hususunda birbirleriyle nasıl da yarışır hale geldiklerini anlatmaktadır.

      Osmanlı Devleti'nin sonlarına doğru dini ilimlerin nasıl dondurulup taşlaştığına, âlimlerin muhtasarlara, şerhlere, haşiyelere ve takrirlere nasıl önem verdiklerine, Allah'ın kitabından ve Resulü'nün (s.a.v) sünnetinden alınan gerçek İslâm'dan nasıl uzaklaştıklarına ve din âlimlerinden pek çoğunun içtihat kapısını nasıl kapadıklarına işaret etmektedir. Bu âlimlerin içtihat kapısının açılmasını büyük günahlardan saydıkları ve bazı taklitçilerin ve ilmi dondurmuş olanların bu ithamı küfür derecesine vardırdıkları görülmektedir.

      Yazar çizerler, devlet bünyesinde yaygınlaşan zulme karşı çıkmamışlar ve kendilerine musallat olan pasiflik, heveskârlık, anlaşmazlık ve bunların sonucu olarak da tehlikeli bir şekilde Allah'ın dininden uzaklaşmayı doğuran faaliyetlere girişmişlerdir. Bunları besleyen zaaflar da siyasî zaaf, savaş zaafı, ekonomik zaaf, ilmi, ahlâki ve toplumsal zaaflardır. Ümmet, her türlü olumsuzluklara karşı koyma ve düşmanlarına hükmetme gücünü nasıl kaybetmiş, nasıl sömürülmüş, nasıl istismar edilmiş ve nasıl fikren zayıf bırakılmıştır? Sonuç olarak da kendine sahip olma şartlarını kaybetmiş, maddî ve manevî değerlerini yitirmiştir. Ümmetin yükselme ve düşüşleri hususunda Allah'ın sünnetini nasıl unutmuşlar? Cenab-ı Hak buyuruyor:

      "(O) ülkelerin halkı inanıp (Allah azabından) korumalardı elbette üzerlerine gökten ve yerden bolluklar açardık. Fakat yalanladılar. Biz de onları kazandıklarıyla yakaladık." (Araf: 96)

      Şüphesiz bu mütevazı çaba eleştirilebilirliğe ve yoruma müsaittir. Bununla birlikte, bilgileri bir araya getirmeye, tertip ve tanzime ve Osmanlı Devleti zamanında gerçekleşen tarihi olaylarla ilgili bir analiz yapmaya da ihtiyaç vardır.
      Ayrıca milletlerin ve toplulukların inançlarını, bu esnada takip edilecek prensipleri, öncelikli ihtilafların sonuçlarını, uğursuz mücadelelerin etkilerini de araştırmak gerekir. Dolayısıyla eğer hayırlı olursa Allah'tandır. Eğer metotta hata yapmışsam, hatamdan dönmeye hazırım. Araştırma; eleştiriye, redde ve yönlendirmeye açıktır.

      İşte bu kitaptaki hedefim

      1. Osman Gazi, Orhan Gazi, Fatih Sultan Mehmet... gibi Osmanlı devlet lid­erlerinin aydınlık durumlarını belirtmek.
      2. Osmanlı Devleti'nin uzun zaman boyunca takip ettiği yol ve metodu be­lirtmek.
      3. Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda rol oynayan etkenlerle, onu zayıflatan, parçalayan ve sonra yıkılmasında ve zeval bulmasında rol oynayan sebep ve amillere dikkat çekmek.
      4. Devletlerin durumlarının bilinmesi sayesinde ibret almayı kolaylaştırmak toplumların içlerinde ve dışlarında hâkim olan ilâhi kanuna, sünnetullaha dikkat çekmek.
      5. Hristiyanlara, Yahudilere ve Almanlara hayran olan Türkler ve daha başkaları tarafından Osmanlı Devleti'ne karşı oynanan büyük oyunları açıklamak.
      1. Zehirli coğrafyalardan devlete musallat olan yalan ve iftiraları açığa çıkarmak Osmanlı hâkimiyetini sömürücülükle suçlayanların haksızlıklarını ortaya koymak ve asıl Fransız ve ingilizlerin Osmanlıyı sömürdüğünü göstermek.
      2. Zulme karşı koyan Osmanlıların inanç esaslarını savunmak, tertemiz İslâm inancına sahip olduklarını bildirmek, onların tarihlerine, Yahudi, Hristiyan ve Alman hayranlarınca sokulan yalan ve batıl esasları belirterek Arapları v< Türkleri bu konuda uyarmak ve Osmanlıların gerçek kimliğini tanımak için bütün aydınları uyarmak.
      3. Osmanlıların gösterdikleri büyük cihad safhalarını ortaya koymak, Allah i olan davetlerindeki hallerini göstermek ve ümmet düşmanlarının, devleti (Osmanlı'yı) mahvetmek ve zihinleri onun aleyhinde şüpheye düşürmek için ya bancıların çevirdikleri dolapları belirtmek.
      4. İslâm tarihi kütüphanelerini, doğru bir inançla araştırmaya açmak ve ( müsteşriklerin zehirli görüşlerinden uzak, selim şekilde değerlendirmek, kendi emellerine hizmet etmek için tarihi gerçekleri tersyüz etmeye çalışan Alman taraftarlarının düşüncelerini çürütmek.
      1. Kur'an-ı Kerim'in ibadetler, ahlâk, muamelât ve bütün hayati olaylar kapsayan sünneti üzere olan, ümmette saygı uyandıran ve takdire şayan olan ıslat hareketlerini açıklamak.
      2. Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda, ümmetin terbiyesinde rol oynayan Molla Ahmet Gürani, Akşemseddin (Muhammed bin Hamza) gibi ilmiyle amil ve ilimde rüsûh bulmuş bazı âlimleri tanıtmak.

      Böylece kitabı, bir giriş ve altı bölüm ile araştırma sonuçları şeklinde bir taksime tabi tutmuş bulunuyorum.



       
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786054818440
      MarkaRavza Yayınları
      Stok DurumuVar
      9786054818440

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.