• Tüm Kategoriler
    • Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 


      VE KUVEYT TÜRK KREDİ KARTLARINA VADE FARKSIZ 4 TAKSİT BAŞLAMIŞTIR.


       

      Amentü Şerhi, Numan Kurtulmuş

      Amentü Şerhi, Numan Kurtulmuş
      Görsel 1
      Fiyat:
      32,00 TL
      İndirimli Fiyat (%25) :
      24,00 TL
      Kazancınız 8,00 TL
      5.0 1
      24.00 www.goncakitap.com.tr
      6,00 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
      Aynı Gün Kargo
      Sepete EkleSatın Al
               Stoktan kargo 

      Kitap             Amentü Şerhi
      Yazar            Numan Kurtulmuş
      Yayınevi       Salah Bilici Kitabevi
      Etiket Fiyatı  32 TL 
      Kağıt - Cilt     3.Hamur - Bez Ciltli
      Sayfa - Ebat  450 sayfa - 15x20.5 cm

      Yayın Yılı       2001

      Salah Bilici Kitabevi tarafından yayınlanan, Numan Kurtulmuş’un yazdığı, Amentü Şerhi adlı kitabı incelemektesiniz.
      Amentü Şerhi kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
       
      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2
       

         Amentü Şerhi

      « KUR'ANI HAKİM VE MEALİ KERİM » müellifi çok muhterem üstad merhum Hasan Basri Çantay Beyefendi'nin Âmentü Şerhi hakkındaki takrizi:
       
       
      Mâlül ve mücahid gazilerimizden rahmetli Binbaşı Numan Kur­tulmuş Bey'in dinî ve ilmî tetkiklerinden meydana gelmiş olan işbu « Amentü Şerhi » ni okudum.
       
      Bu eser çetin emeklerin mahsûlüdür. Vesikaları itimada şayandır. Dili de düzgündür. Binaenaleyh okuyanların bu eserden bir hayli isti­fade sağlıyacağından hiç şüphe yoktur.
       
      Muhterem müellifine Cenabı Hak'tan bol bol rahmetler diler, onun hayırlı halefi mü'min ve hazık Doktor İsmail Niyazi Kurtulmuş Bey oğlumuzu da bu meşkûr himmet ve hizmetinden dolayı candan tebrik ederim.
       
      Hasan Basri ÇANTAY
       

              BİRİNCİ BASKININ ÖNSÖZÜ
       
      Müslümanlığın temeli olan altı esas bu kitapta incelenmiş ve bir  çok kollara ayrılarak gücümüz yettiği kadar açılmıştır. 117 bahiste toplanmış olan bu kitapta bildirilen dinî mevzuların kazançları yalnız şahsî ve manevî görünmekte ise de insana istikamet ve merhamet ka­zandırması itibariyle umumî ve maddî faydaları da sayılamıyacak ka­dar çoktur. Ahlâka ait bahislerin ise yüksek manevî faydalarından başka umumî, içtimaî, medenî ve insanî menfaatleri hesapsızdır. İşte bu düşünce ile emekler sarfederek, göz nuru dökerek bu eseri müm­kün mertebe açık Türkçe olarak Cenabı Hakk'ın yardımı ile telif ettim.
       
      Esas mesleğim askerlik olup İstiklâl Harbi malûllerinden emekli bir binbaşıyım. Bütün din kardeşlerime faydalı olmak ve maddî, ma­nevî saadet yuvamız olan bu kıymetli yurda kalemle de «karınca ka­rarınca» kabilinden bir hizmette bulunmak istedim. İnşaallah hüsnü kabule mazhar olur.
      Resmen müracaatım üzerine bu eser Diyanet İşleri Heyeti Müşaveresince de incelenmiş olup, ilmî bir noksan bulunmamıştır. Yalnız şekle ait bazı tavsiyeler yapıldığından ona göre hareket edilmiştir.
       
      Bu kitapta âyet ve hadîsler eski yazı ile basılmış olup âyetlerin mânaları köşeli kerre [...] ve hadîsi şeriflerin türkçeleri de çift kerre ((...)) içine yazılmış, âyetlerin sonunda Kur'ân sahife numaraları gösterilmiştir.
       
      Her âyetin evveline (Esteizü billâh, bismillah) konmamışsa da okuyucular âyetlere başlarken (Eûzü-Besmele) okumalıdır.
       
      Azametine son olmayan Yaradanımıza sonsuz hamdü senalar ile Peygamberlerin en yücesine ve cümlesine sayısız selâmlardan sonra ( Oku yanı, işleyeni, yazanı, rahmetiyle yarlığasın ol Ğanî) duası ile niyaz ederek kitaba başladım.
       
      Numan Kurtulmuş
       

                 BEŞİNCİ BASKININ ÖNSÖZÜ
       
      Âmentü Şerhi'nin beşinci tab'ını yapmak bize terettüp eden bir vazife oldu. Bu kitabın müellifi olan babamızı maalesef 23 Kasım 1952 pazar günü dünya hayatından kaybetmiş bulunuyoruz. O, vatanımıza karşı vatandaşlık ve biz evlâtlarına karşı babalık vazifesini hakkiyle yapmıştır. Muhtelif harblerde altı defa yaralanmış ve en sonunda ma­lül kalmış bir gazi idi. Kardeşlerimin olduğu gibi benim de hem ba­bam, hem hocamdır. Hepimize ve en büyük evlâdı olmam hasebiyle bilhassa bana muazzam emek sarfetmiştir. Dört yaşımda iken beni karşısında oturtup eski Türkçe oku tmağa başladı. Yeni yazı kabul edil­diği zaman da onu öğretti. Her sene tatillerde bize fransızca çalıştır­mış, diğer derslerimizle de gücü yettiği kadar meşgul olmuştur. Bir emekli maaşına rağmen yüksek tahsilimizi yaptırmış, böylece işleyen bir kafaya sahip olmamızı temin etmiştir. Onun bize en büyük iyiliği müslümanlığın ne olduğunu gece gündüz anlatması, bizzat mükemmel bir örnek teşkil ederek müslümanlığı sevdirip içimize sindirmesidir. Bir insanın yapacağı ilk iş Yaradanına bağlanmak ve ona karşı kulluk vazifesini ifa etmenin yollarını öğrenmek değil midir? Zaten Allah'ını lâyıkile tanıyan bir insan vicdan sahibi, kanun ve nizama uyan, vata­nına, milletine ve hattâ fırsat zuhur ederse başka milletlerin fertlerine de faydalı olmağa çalışan bir insandır. Anneler ve babalar evlâtlarının bu memleket için hayırlı olmalarını, kendilerine karşı hayatlarında hürmetkar ve öldükten sonra hayırla yâdedilmelerine vesile teşkil et­melerini istiyorlarsa onlara, her şeyden önce Cenabı Hakk'a sevgi, hür­met ve bağlılık fikirlerini aşılamalı, yâni dinî terbiye vererek mane­viyat kazandırmalıdırlar. Allah sevgisini, hiç olmazsa, Allah korkusu­nu gönlüne yerleştirmiş olan bir kimse gayri vicdanî hiçbir hareket yapabilir mi? Ömrünün her dakikasının hesabını dahi vereceğini düşü­nen bir insanın kıymetli ömrünü ne dünyaya, ne de âhirette faydası olan işlerle geçirmesine, vazifesini suiistimal etmesine, kendi maddî menfa­atini herkesinkinden üstün tutmasına ve hattâ bir vatandaşının kalbini kırmasına imkân ve ihtimâl var mıdır? Böylesi hem Yaradanına, hem ana-babasına, hem de anaların anası olan mukaddes vatanımıza karşı vazifesini lâyıkiyle ifâ eder. Etrafındakilere fenalık yapmak şöyle dur­sun, Allahü Teâlâ'nın bütün yarattıklarına iyilik eder; iyilik yapama­dığı zaman da üzüntü duyar. Milletimizin kalkınması bu milleti teşkil eden fertlerin çalışkan, iyi ahlâklı, evvelâ Allah'a, sonra da birbirine bağlı olması ile kaimdir. Allahü Teâlâ biz âciz kullarını, sevgili Pey­gamberimiz vasıtasiyle bütün insanlara bildirdiği sıratı müstakimden ayırmasın ve ömrünü bize sıratı müstakimin ne olduğunu anlatmakla geçiren rahmetlik babamın ruhunu şadetsin!  ( Amentü Şerhi kitap, salah bilici kitabevi, Numan Kurtulmuş Amentü şerhi , amentü duası , amentu şerhi, tercümesi, amentü şerhi fiyatı, büyük amentü şerhi )
       
      Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş
       

               Merhum NUMAN KURTULMUŞ'un tercümei hali:
       
      1302 senesi şubat ayında Kastamonu'da doğdu. Kastamonu As­kerî Rüştiyesi'nde ve Bursa Askerî İdadisi'nde okuduktan sonra 318 senesinde İstanbul Harbiye Mektebi'ne girdi. 321 mayısında Harbiyeden mülâzımı sânî (teğmen) rütbesiyle çıkıp Edirne'deki ikinci orduya tâyin olundu. 321'de Bulgar hududunda, 322-323'de Kırcaali'de vazi­fe gördü. 324 temmuzunda mülâzımı evvelliğe (üsteğmen) terfi ve Koşukavak'a nakledildi. Dört sene burada kaldı. 328 eylülünde Balkan Harbine iştirak için Edirne'ye gönderildi. Altı ay muhasarada kaldık­tan sonra Edirne'nin sukutu üzerine esir olarak Bulgaristan'da Fili­be'ye sevkolundu. Yedi ay sonra esaretten kurtuldu. Memlekete dön­dükten sonra vazife ile İstanbul, İzmir, İskenderun, Halep ve Urfa'da bulundu. 24 Temmuz 330 da seferberliğin ilânı üzerine birliğiyle İs­tanbul'a geldi. Birbuçuk ay sonra her alaydan kur'a ile ayrılan birer subay meyanında, bilâhare Çanakkale cephesine gidip orada hemen tamamiyle eriyen kıt'asından ayrılarak, Erzurum cephesine gönderildi.
       
      10 Aralık 330 Çamurlu taarruzunda sağ dirseğinden, 4 Ocak 330 da Sanamir'de sağ kolundan yaralandı. 1 Mart 332 de yüzbaşı oldu. 8 Nisan 332 de Kop Dağı'nda sol ayak bileğinden yaralanıp üç ay hastahanede kaldıktan sonra İstanbul'a Muamelâtı Zâtiye emrine, bura­dan da Ayasofya camiindeki bin kişilik kafileye kumandan tâyin edi­lerek Romanya'da İbrail'e gönderildi (4 Ocak 332). Burada Seret Nehri kenarındaki siperde dördüncü defa yaralandı (Mazgal deliğin­den giren kurşun sağ kaşının dış kenarından girip, deri ile kemik ara­sında seyrettikten sonra dışarı çıkmış, Cenabı Hak kendisini bu kadar mühim bir yaralanmadan birkaç damla kanla kurtarmıştı.). Rusya ve Romanya ile yapılan musalahayı müteakip 334 mayısında Köstence yoluyla alayca Batum'a, haziran'da Azerbaycan'a, temmuz ortasında bölüğü ile müfrez olarak Zengezor mıntıkasında yerli halkı teşkilâtlan­dırıp Ermeni taarruzuna karşı korumak üzere gönderildi; bu işte bü­yük muvaffakiyet gösterdi. Fakat İstanbul'un itilâf devletleri tarafın­dan işgali neticesi Azerbeycan'daki kıt'aların geri çekilmesi üzerine Batum'a, oradan Samsun'un Çarşamba kazasına, oradan da eşkiya takibi için bölüğü ile Ünye'nin Tekkiraz Nahiyesi'ne gönderildi (şubat 335). 336 senesinde bölüğü ile Çarşamba'ya, taburu ile Samsun'a avdet ve alayı ile garp cephesine gönderilip 15'inci fırkaya iltihak etti. Tavşanlı cephesinden Sakarya hattına ric'at ederken Ağaçköyü civarındaki mu­harebede 17 Temmuz 337 de sol elinden beşinci yarasını aldı. 26-27 Ağustos 337 Sakarya Muharebesi'nde Haymana'nın güney batısındaki Evliyafakih civarında bir tepeyi almak üzere bölüğü ile taarruz eder­ken elli metre mesafeden yediği bir tüfek kurşunu ile sağ bacağının kalça mafsalından ağır surette yaralanmış ve Ankara Cebeci Hastahanesine nakledilmiştir. Binbaşılık emri de bugünlerde kendisine tebliğ olunmuştur. Hastahanede iki defa ameliyat geçirip dokuzbuçuk ay yat­tıktan sonra ancak iki koltuk değneği ile yürüyebilecek halde taburcu edilebilmiştir. (Daha sonra vaziyeti epeyce düzelmiş ve bastonla ge­zebilecek hale gelmiştir).
       
      Malulen emekliye sevkedilmesi üzerine Ün­ye'ye, on sene burada kaldıktan sonra çocuklarının tahsilini yaptıra­bilmek düşüncesiyle İstanbul'a gelip Fatih'e yerleşmiştir (24 Nisan 1932). Maluliyeti hariç gayet sıhhatli geçen hayatının son dört ayın­da kalb hastalığına duçar oldu. İlk zamanlar tedaviden çok istifade ediyordu. Fakat son iki ay içinde nefes darlığından çok sıkıntı çekti ve nihayet 23 Kasım 1952 de ebediyete intikâl etti. Hâlen İstanbul Edirnekapı Şehitliğindeki âile kabristanında medfundur.
       
      Boş durmaktan ve hele kahvelerde lâklâkıyyatla vakit geçirmek­ten hiç hoşlanmazdı. Fakirlere yardımı çok severdi. Okumaktan, bil­hassa dinî tetkikattan büyük zevk alırdı. Bu sayede Amentü Şerhi, Binbir Hadis Tercemesi, Kur'ân Meraklılarına, Cuma ve Bayram Hut­beleri, Kur'ân'ı Kerim Elifbası gibi beş tane dinî eser meydana getir­miştir. Bunlardan bilhassa Amentü Şerhi her müslüman için bilinmesi lâzım olan dinî esasları bir ilkokul mezununun dahi anlayabileceği bir tarzda izah ettiği için büyük bir ihtiyacı karşılamış, vatandaşların rağ­betine ve müteaddit defa basılmak mazhariyetine ulaşmıştır. Onun ha­yatta son gayesi amel defterinin kapanmaması için sadakai câriye, yâni kendisine devamlı hayır, vatandaşlarına devamlı fayda temin edecek eser ve evlât bırakmaktı. Gayesinin bir kısmını kendisi tahakkuk et­tirdi. Geri kalanını başarmak da inşallah bize kısmet olur.
       
      Muhterem oku yucular!  Şu anda sizden bu kitabı çıkaran dua, ya­zan da bir Fatiha bekliyor.

       
      Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş 
       



      Salah Bilici Yayınevi Numan Kurtulmuş Amentü şerhi kitabı nın tanıtımı sona erdi.
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9280000005354
      MarkaSalah Bilici Kitabevi Yayınları
      Stok DurumuVar
      9280000005354
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.