• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Bir Umut Bir Mektup 1. Cilt - Gençlik

      Bir Umut Bir Mektup 1. Cilt - Gençlik
      Görsel 1
      Fiyat:
      17,00 TL
      İndirimli Fiyat (%44,1) :
      9,50 TL
      Kazancınız 7,50 TL
      9.50 www.goncakitap.com.tr
      Aynı Gün Kargo

                Stoktan Kargo

      Kitap            Bir Umut Bir Mektup 1. Cilt - Gençlik

      Yazar           Nureddin Yıldız
      Yayınevi      Tahlil Yayınları
      Liste Fiyat   17 TL  
      Kağıt Cilt      2.Hamur - Karton Kapak Cilt

      Sayfa Ebat   200 sayfa , 15.5x21.5 cm  
      Yayın Yılı     2018
      ISBN            9786055271312

       

      Tahlil Yayınları Bir Umut Bir Mektup 1. Cilt - Gençlik kitabı nı incelemektesiniz.    
      Nurettin Yıldız Bir Umut Bir Mektup Gençlik kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2



      Mahrem aile konularından toplum hayatının getirdiği sıkıntılı açmazlara, iffetli kalmaktan onurlu yaşamaya kadar bir Müslüman'ın her yaş ve şartta karşılaşabileceği problemlere yıllardır fetvameclisi.com üzerinden gelen sorulara cevaplar veren Nureddin Yıldız hoca, birçoğu rehber görevi görebilecek bu mektupları kitaplaştırdı.

      Elinizdeki kitap, toplumun her kesiminden ve farklı meslek alanlarından gelen yüzlerce soru içinden seçilerek hazırlandı.
      Eserde, derdine serin bir umut arayan yanık yüreklerin arayışlarına Nureddin Yıldız'ın kaleminden ufuk açıcı cevaplar okuyacaksınız.

           Ön Söz

      Bu kitapta "fetvameclisi.com" adresine iletilmiş sorulara verilen mektup tarzındaki cevaplar bulunmaktadır. Bu mektuplar, bir fıkıh meselesini izah etmekten çok bir yarayı tedavi etmeye yönelik cevap­lardan oluşmaktadır. Bir mü'minin bir mü'minle dertleşmesi olarak da anlaşılabilir bu cevaplar.

      Özellikle iletişim teknolojisinin büyük bir gelişme kaydetmesinden sonra insanlar arasında bir önceki neslin idrak etmekte zorlanacağı derecede önemli bir iletişim imkânı oluşmuştur. Bu imkân, bir yandan sevindirirken bir yanda da örtülü kalmış yığınla sorunu gün yüzüne çıkarmıştır. Evlerimiz, iş yerlerimiz hatta camilerimiz sıkıntılarla iç içe bir hayat yaşadığımız yerlere dönüşmüştür. Her nimet, beraberinde bir sıkıntı da getirmiştir. Artık, ibadetlerimizi bile sıkıntıdan uzak yapıp yapamayacağımız endişesi taşır olduk.

      İnsanlara psikolojik destek veren bilim dallan en muteber meslekler arasına girmiştir. Tıp bile psikolojiden destek almayı gerekli bulmakta­dır. İnsanlar çocukların bir işe ikna edilmesi gibi, bildikleri, inandıkları şeylere ikna edilmeye muhtaç hissetmektedirler kendilerini. Kalabalık şehirlerde yalnızlık hissi egemen duruma gelmiştir. Aileler bir yandan küçülmüş bir yandan da kendi içinde birbirine yabancı fertleri barındırır olmuştur. Bu asrın garip bir imtihanı olarak böyle bir gerçekle kar
      şı karşıya gelmiş bulunuyoruz. Her meslekten ve her yaştan insanlar içinden çıkmakta zorlandıkları bir muamma ile nasıl yaşayacaklarını kestirmekte zorlanmaktadırlar.

      Bu kitaptaki sorular, mü'min kardeşlerimizin "daha iyi"yi arayışlarına yardım etme amacıyla cevaplandırmıştır. Asla kesin bir çözüm niteliğinde değildir bu cevaplar. İstişare etmeyi ibadet kabul eden an­layışımızın gereği olarak sorulan sorular cevaplandırılmıştır. Biz bir ümmetiz. Ümmet olarak temel karakterimizi oluşturan Kur'an'ımız bize kurtuluş yolu olarak "birbirimize hakkı tavsiye eden, sabrı öğütle­yen insanlar" olmayı emretmektedir. Temennimiz, bu kitap vesilesiyle "birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler" arasında bulunmaya yarar bir iş yapmış olmaktır.

      Gelen soruların ana teması ve dili değiştirilmemiştir. Bu nedenle yöresel bir dille yazılan ya da kişisel farklılıkları yansıtan dil farkı soru sahiplerine aittir.
      Bu çalışmamızın hayra vesile olmasını Allah Teâlâ'dan diliyorum.

      Nureddin YILDIZ

             Takdim

      Teknoloji sayesinde kazandıklarımız ile teknoloji yüzünden yitir­diklerimizi karşılaştıracak olsak kalbimiz, aklımıza inat kaybedenin yi­tirdiklerimiz olduğunu itiraf edecektir. Mektuplar, kartpostallar, sıcak komşuluklar, can ciğer arkadaşlıklar artık çoğumuz için maalesef nos­talji. Din kardeşliği, dinî hayatı yaşama hassasiyeti, edep, mahremiyet, haram-helale riayet de bundan ziyadesiyle nasipli. Şikâyet nidaları ise kolaylıklar karşısında gösterdiğimiz gevşekliklerin "oh"ları arasında yi­tip gitmekte.

      İşte elinizdeki çalışma, hayatını dinî çerçevede yaşama azmiyle yaşayanların sorularına unuttuğumuz bir biçimde ve içtenlikte verilmiş cevaplardan oluşmaktadır. Bu çalışmayla amaçlanan, "fetvameclisi.com" internet adresine iletilen sorulara verilen mektup şeklindeki ce­vapların daha büyük bir okuyucu kitlesine ulaştırılmasıdır. Bu meyanda şu hususlara özellikle dikkat edilmiştir:
      Soruların orijinal hâlleri korunmakla birlikte sorulardaki şahsi ifade­ler giderilmiş, böylelikle sorun daha genel bir kitleye mal edilmiştir.
      Sorularda yer alan bazı yabancı ifadeler, aynı anlama gelen ve her­kesçe anlaşılabilecek kelimelerle değiştirilmiştir.

      Bir günahın ifşası mahiyetinde olan sorular, esas noktalar sabit ka­lacak biçimde kısaltılmıştır.
      İnternet sitesinde karışık bir biçimde yer alan mektuplar, hitap etti­ği kitleye göre ciltlere ayrılmış; böylelikle anlam bütünlüğü sağlan­maya çalışılmıştır.

      Her bir cilt birbirinden bağımsız olmakla birlikte her cilt diğer ciltler­de birlikte okunmaya muhtaçtır. Her bir cilt bir daireyi kapsamakla birlikte ortak daire insanlıktır. Çünkü gençliği, toplumdan; aileyi, gençlikten ve toplumu, aileden beri düşünmek mümkün değildir.
      Hemen hemen her bir sayfaya o sayfa hakkında genel bilgi verecek ve bir hakikati hatırlatacak mahiyette spot cümleler seçilmiştir.
      Üç cildin de soruları, sorulardan çok daha öte nice yaraya derman olmasını arzuluyor, bu çalışmanın hayır ve bereketlere vesile olma­sını yüce Rabb'imden niyaz ediyorum.

      Hilâl Furkan
      2014, İstanbul

      Kitaptan kısa bir bölüm

      Hiçbir imtihan aslında diğerin­den daha hafif veya daha ağır değildir. Bütün imtihanların karşılığı cennet veya cehennem olduğu için ağır­lıkları aynıdır. Al­lah Teâlâ, kime hangi imtihanı takdir buyurdu ise ona göre cennet veya ce­hennemi takdir edecektir.


      Selamünaleyküm,
      Allah, kalbinizi rahatlatsın; huzurunuz ziyade olsun.

      Fâni dünyada bulunmanın gereklerinden birini yaşı­yorsunuz. Allah'a hamdedin ki meselenin bir imtihan olduğunu anlamışsınız, anne-babanızın durumunu tahlil edebiliyorsunuz. Bir de kendinizi helake sürükleyecek dar anlayış, kısır görüş içinde olsaydınız ne yapacaktınız? Zarardan zarar üretmek gibi bir yıkılışa doğru kaymak yerine Allah'ın lütfü ile zarardan kâr üretmeye çalışıyor­sunuz. Zaten doğru olan da budur.

      Özellikle bilmelisiniz ki bu dünyanın sizin gibi olma­yan üç kişisi yoktur. Şu kadar farkla ki kimimiz evinden, kimimiz malından, kimimiz çevresinden bunalır; kimi­mizin de sıhhat derdi vardır. Bir başkamız yetimlikten, öbürü düşman istilasından çekmiştir. Hepimiz dertlerin çocuklarıyız ama biiznillah imanlı kalabildiğimiz sürece hepimiz cennetin çocuklarıyız. Sonu cennet olan bir çi­lenin lafı mı olur?
      "Keşke imtihanınız evinizden olmasaydı." diyemeye­ceğim. Neden biliyor musunuz? Çünkü hiçbir imtihan as­lında diğerinden daha hafif veya daha ağır değildir. Bü­tün imtihanların karşılığı cennet veya cehennem olduğu için ağırlıkları aynıdır. Allah Teâlâ, kime hangi imtihanı takdir buyurdu ise ona göre cennet veya cehennemi tak­dir edecektir. Adalet gereği herkese aynı ağırlıkta sorular yöneltir ki kıyamet günü kullardan biri çıkıp "Benim im­tihanım zordu." demesin. Bu nedenle "Keşke..." diyemi­yorum. Sizi evlenip, yuva kurup eşinden dayak yiyen, her gün sarhoş salyası silen bir kadından daha iyi veya daha kötü göremiyorum. Onu da sizden daha iyi veya daha kötü görmeyi aklım kabul etmiyor. Hepimiz imtihan hâlindeyiz. Kimimiz ebeveyniyle, kimimiz kâfirlerle...

      Şu, sizin için müthiş bir teselli kaynağı olmalıdır:

      Şu hâlinizi, sıkıntılarınızı, yüreğinizin İslam heyeca­nıyla coştuğunu Rabb'imiz görüyor ve kaydediyor mu? Cevabımız elbette "Evet." olacaktır. O, size veya başka birine kaldıramayacağı bir yük yükler mi? Elbette hayır! O zaman meseleye hangi gözle baktığımızı inceleyelim. Meseleye "üç günlük dünya" gözüyle bakıyorsanız siz öl­müşsünüz, kendinize ağlayan bulun! Hayır, mesele ebedî bir hayat meselesi ise saatiniz açılmış, hesabınıza kayde­dilen bir kâr işletiyorsunuz. Bunların hepsini bulacaksı­nız. Sabrınız, sizin için bir ecir olacak. Her şeye rağmen nezaketiniz, ebeveyn hukukuna riayetiniz ecir olacak.
      Asla zararda değilsiniz. Evet, sıkıntıdasınız ama zarar­da değilsiniz. Kim zarardadır biliyor musunuz? Sıkıntılarını ahiret yatırımına dönüştüremeyen zarardadır. Onun ne huzurlu bir dünyası ne de kazançlı bir ahireti vardır. O tarafta da bu tarafta da zarar etmiştir.
      Size birkaç tavsiyem olsun, inşallah bize dua etmenize vesile olur:

      Bir:
      Asla olayı "aile sorunu" gibi kısır bir dairede görme­yin, Rabb'inizin imtihanı olarak görün. İşe imtihan ciddi­yeti ile sarılın. Böylece zarardan kâr üretirsiniz.

      İki:
      Hiçbir durumda anne veya babanızla sürtüşmeyin. Onları hasta gibi kabul edin. Onlarla olan ilişkinizin me­lekleri ilgilendireceğini anlamalısınız. Zaten sizin de gör­düğünüz gibi imtihanın şifresi onlardadır. Onlarla aranız­da istenmeyen bir durum olunca hemen durumu telafi etmeye çalışın. Asla aralarındaki sürtüşmeye katılmayın.

      Meseleye "üç günlük dünya" gözüyle bakıyor­sanız siz ölmüş­sünüz, kendinize ağlayan bulun! Hayır, mesele ebedî bir hayat meselesi ise saatiniz açılmış, hesabınıza kay­dedilen bir kâr işletiyorsunuz.

      Bekâr olmanız, terakkinize mani değildir.

      Sizin için ikisi de değerli olmalıdır. Onların Allah ile olan münasebetlerine de karışmayın.

      Üç:
      Muhakkak çok dua edin. Bıkmadan, usanmadan dua etmelisiniz. Duada asla acele etmeyin.

      Dört:
      Evlenme hakkındaki düşünceleriniz doğrudur. Evlenip gitmeniz sizin için bir kurtuluş gibidir fakat sakın "Evlen­mek kurtuluştur." diyerek kendinizi daha berbat bir eve taşımayasınız. Evlenmeyi, uygun olduğu zaman kabul edin. Evlenmeden de hayatınızı devam ettirebileceğinize inanmanız gerekiyor. Bekâr olmanız, terakkinize mani değildir.

      Size sıhhat ve afiyetler diliyorum. Dualarınız arasında bulunmak isterim. Allah sizi korusun, sabra muvaffak kıl­sın. Selamünaleyküm.


      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786055271312
      MarkaTahlil Yayınları
      Stok DurumuVar
      9786055271312
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.