• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. Sürat kargo ile çıkış yapmıyoruz.

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Büyük Dini Hikayeler

      Büyük Dini Hikayeler
      Görsel 1
      Fiyat:
      70,00 TL
      İndirimli Fiyat (%25,7) :
      52,00 TL
      Kazancınız 18,00 TL
      52.00 www.goncakitap.com.tr
      13,00 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
      Aynı Gün Kargo
      Sepete EkleSatın Al
             Stoktan Kargo 

      Kitap               Büyük Dini Hikayeler
      Yazar              İ. Sıddık İmamoğlu
      Yayınevi          Osmanlı Yayınları, Fatih Yayınevi
      Etiket Fiyatı     70 TL
      Kağıt - Cilt       Sarı Şamua - Ciltli
      Sayfa - Ebat    719 sayfa, 17x24 cm, büyük boy
      Yayın Yılı         2016
      ISBN                9789756473517
       
      Osmanlı Yayınevi tarafından hazırlanan Büyük Dini Hikayeler kitabını incelemektesiniz.
      Büyük Dini Hikayeler kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
       
      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı "alak" dan yarattı.Oku, Senin Rabbin en cömert olandır.Alak 1-2

       
        
           Dini Hikaye sahasında yazılmış en kapsamlı kitap.
       
      1.Bölüm Kur’anı kerimde geçen hikayeler ,
      2.Bölüm Hadisi şeriflerde geçen hikayeler ,
      3.Bölüm Sahabe-i kiram Evliyaullahdan ve İslam tarihinde geçen hikayeler ,
      4. Bölüm muhtelif hikayeler ve Nasreddin Hoca merhumdan hikâyeler ....
       
      Hikayelerin her biri hangi konuda ise ona göre başlık çıkarılmış. Sohbet edeceklere büyük kolaylık sağlamaktadır.
        
       
           Bir hatırlatma
       
       
      Halk arasında hikaye deyince uydurma, aslı astarı olmayan hadiseye denmektedir. Bu ise kelimenin hakiki manasına aykırıdır. Bir hadise­yi hikaye etmek demek vakıa mutabık olarak hadiseyi olduğu gibi anlatmak demektir. Bu kitap bu manaca bir hikaye kitabı dır. Hayvanlara ait hikayeler ise darb-ı mesel sadedinde konmuştur.
        
      Bu kitap muteber kaynaklardan faydalanılarak meydana getirilmiş îlşlemeî bir eserdir. Telif eserleri kanununa göre bütün hakları mahfuz­dur.
        
       
               ÖNSÖZ

       
      Yayınevimiz neşir sahasında bir boşluğu daha doldurmanın huzuru içindedir. Ehli sünnet ve'l cemaat itikadına uygun, edebe riayetkar, manevi büyüklerimizin yüksek ahlaklarını yeni nesle aksettiren: uzun kış gecelerinde zevkle okunacak bir hikaye kitabı, son derece lüzumluy­du.
       
      Elinizdeki bu kitap, işte bu temel unsurlar esas alınarak hazırlandı. Önce Rabbimiz Teala Hazretlerinin Kur'an-ı Kerim'deki hikayelerini muteber tefsir kitaplarından faydalanarak hazırladık. Sonra Peygam­berimiz (s.a.v.) Efendimizin Ashabına anlattığı, geçmiş ümmetlere ait hikayeleri koyduk. Böylece büyük Hikaye kitabımıza Rabbimizin ve Pey­gamberimizin hikayeleri ile başlamış olduk. Üçüncü bölümde Sahabe-i Kiramla ve evliya-i izamla alakalı hikayelere yer verdik. Aralarına da tatlı nükteleri havi tarihi hikayeleri serpiştirdik.
       
      Son olarak, bir de Nasreddin Hoca Merhum'dan şanına layık olan hikayeleri tarayarak ilave ettik. Hikayeleri hazırlarken, bilhassa kaynak sağlamlığını ön plana tuttuk. Öteden beri muhterem bildiğimiz zatların haklarında uydurulan iftirala­ra, sevenlerin saygılarının sarsılmaması için asla yer vermedik. Kısa­cası, adam sende hikaye değil mi nasıl olsa olur diyemedik. Vakıa mu­tabık fakat, günümüz insanlarının anlayışlarına ters düşebilecek vakıa­lara kitabımızda yer vermedik. Bazı tarih kitaplarına hatta, tefsir kitap­larına tarihi vakıa diye alınmış israiliyat ve Acem uydurmalarını kitabı­mızdan tamamen uzak tuttuk. Yahudilerin Peygamberlere ait naklet­tikleri hadisleri, Haarut ve Maarut memleketlerinin vakıalarını gerçeğe ve akaidi İslamiyete uygun bir tarzda bu kitapta bulabilirsiniz.
       
      Bütün bunları, kusursuz ve eksiksiz bir kitap hazırladığımız iddiasıyla söylemi­yoruz. Elbette ilim, irfan ve manevi derecelerine saygı duyduğumuz zatların süzgecinden geçtiğinde kusurlarımızın göze çarpacağını inkar edemeyiz. Fakat kusursuz çıkması için yahut kusurunun asgari hadde inmesi için elimizden gelen gayreti esirgemedik. Şuna inanıyoruz ki, eseri baştan sona kadar oku duktan sonra dini hikaye kitabı boşluğunun bu eserle mühim ölçüde doldurulduğu kanaatine siz de varacak: dost, yaran ve ahbaplarınıza tavsiye edeceksiniz. Büyük Dini Hikayeler kitabı­nın Ümmeti Muhammed'e (s.a.v.) hayırlı olması dileğiyle...
       
      OSMANLI YAYINEVİ, Fatih Yayınevi
      Abdülkadir Dedeoğlu


       
      Büyük dini hikayeler içindeki hikayeler
        
      Abdestsiz Emzirilen
      Abdülkadir Geylani
      Abdülkadir Geylani
      Abdülkadir Geylani
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet
      Adalet ve Hazreti Ömer
      Adalet, Ahde Vefa
      Adaletin Fazileti
      Adaletin Tecelisi
      Adam Olmak
      Âdem (a.s.) ile Havva Validemiz
      Af
      Af
      Af
      Afv-ı ilahi
      Ağaçta Yol
      Ahdi Bozmanın Cezası
      Ahiret Hesabı
      Ahirette Ölümsüzlük
      Ahlâk Ahlak 403
      Ahmak
      Ahmakların Anlayışları
      Ahmaklığın Çâresi Yok
      Ahmet Rufai Hazretleri
      Aklı Yoktu Zaten
      Akrabalığa Riayet
      Akşehir Gölüne Maya
      Alışverişte Doğruluk
      Allah Görür
      Allah Görüyor
      Allah İçin Dövüşmek
      Allah İçin Sevgi
      Allah İçin Sevmek
      Allah İçin Vuruş
      Allah Katında Değerli
      Allah Korkusu
      Allah Korkusu
      Allah Korkusu
      Allah Korur
      Allah Sevgisi
      Allah Sevgisi
      Allah Yolunda Sadaka
      Allah'a Yakın Olmak
      Allaha Yöneliş
      Allah'ın Evi...
      Allah'ın Sevdikleri...
      Allah'ın Varlığına Delil
      Allah'ın Yardımı
      Amelsiz Ahiret Olmaz
      Ana Baba
      Ana Baba
      Ana Baba
      Ana Baba
      Ana Baba
      Ana Duası ve Hazreti Musa
      Ana Duasının Bereketi
      Ana Sözü Dinlemeyenin Hali
      Ana-Baba
      Ana-Baba
      Ana-Baba
      Ana-Baba
       
      Ana-Baba
      Anne Şefkati
      Anne Şefkati
      Anne-Babaya Hürmet
      Annenin Duası
      Arada Kalınca
      Arkadaş
      Arkadaşa Dikkat...
      Asiye Validemiz
      Aşık Çocuk
      Aşk
      Aşk ve Muhabbet
      B
      Babasını Dağa Bıraktı
      Balıkları Nasıl Tutarsınız
      Bana da mı Lo Lo?
      Başını Evde Bırakmasın
      Bedir Ashabının Fazileti
      Behlül'ün Padişahlığı
      Bela Sebepsiz Gelmez
      Berat
      Bereket
      Besmele ve Bereket
      Besmele ve Şeytan
      Besmelenin Kerameti
      Beşikte Konuşanlar
      Beyanındadır
      Beyazıd'ın Şeyhi
      Beytülmal
      Beytülmale Hıyanet
      Bindiği Dalı Kesti
      Bîr Akça Bîr Tokat
      Bir Fetva ve Altı Hata
      Bir Kuruşa Pazarlık
      Bir Tepsi Hindi Dolması
      Bizden Birisi
      Borcun Vâdesi
      Borçlunun Namazı
      Borçluya Kolaylık
      Borçluya Muamele
      Bulana Vereceğim
      Büyüklere Hürmet
      Büyüklere Hürmet
      Büyüklere Hürmet
      Büyüklere Hürmet
      Büyüklere Hürmet
      Büyüklere Hürmet
      Büyüklere Hürmet
      Büyüklere Hürmet
      Büyüklere Hürmet
      Büyüklere Hürmet
      Büyüklere İkram
       
      C
      Cahil
      Can Daha Tatlı
      Canını Feda
      Cehaletin ilacı Sormak
      Cemaata Devam
      Cenaze Namazı
      Cenazeye Sorun
      Cennetin Kokusu
      Ceza
      Ceza
      Ciğeri Kapan Çaylak
      Cihad
      Cihad
      Cihadda Meşakkat
      Cihadı Sebepsiz Yere Terk
      Cihat
      Cihat
      Cihat
      Cihat
      Cihat ve Meleklerin Yardımı
      Cinler Abdülkadir Geylanî
      Cinlere Dua
      Cömertliğin Fazileti
      Cömertliğin Zirvesi
      Cömertlik
      Cömertlik
      Cömertlik
      Cömertlik
      Cömertlik
      Cömertlik
      Cömertlik

      Cömertlik
      Cömertlik
      Cömertlik
      Cömertlik
      Cömertlik ve Misafirperverlik
      Cömertlik ve Yahudinin İmânı
      Cumanın Fazileti
      Cübbesini Vurdu
      Çocuk Terbiyesi
      Çocuklara Şefkat
      D
      Dargınların Barışması
      Deli ve Sarhoş
      Deniz Suyu
      Dertlerin Devası
      Derviş Ve Hoca
      Dilenci
      Dilenci Ve Fatih
      Dilenme
      Dinde Zorlama Yok
      Doğruluk
      Doğruluk Esastır
      Doğruluk Ve Neticesi
      Doktor Hasta
      Domuzdan Yana mı?
      Dostluk
      Dua
      Dua
      Dua
      Dua
      Dua
      Dua
      Dua
      Dua
      Dua
      Dua
      Dua
      Dua'nın Faziletleri
      Dünya
      Dünya
      Dünya
      Dünya
      Dünya
      Dünya
      Dünya Malı Ve Tamah
      Dünya Rüyadan İbarettir
      Dünya Sekizinci Hikâye
      Dünya Üçüncü Hîkaye
      Dünya Yedinci Hikâye
      Dünyalık
      Dünyanın Alçak ve Kötülüğü
      E
      Ebu Bekir (R.A)
      Ebu Bekir (R.A.)
      Ebu Bekir (r.a.)
      Ebu Bekir'i (r.a.) İmtihan
      Ebu Bekri (r.a.) Sevenlere
      Ebû Eyyub-EI Ensârî Hz.
      Ebû Leheb'in Ateşi
      Edebe Riayet
      Edep ve Kurana Hürmet
      Ele Yaranılmaz
      Elmanın Letafeti
      Emanet
      Emaneti Ehline Teslim
      Emir Kulu...
      Emre İtaatsizlik
      Eshab-ı Kehf
      Eşeğe Kitap Okuttu
      Eşşek Adam
      Evladın Baba Üzerindeki
      Evlâd-ü lyal Fitnesi Ve Behlül
      Evlenilecek hanım
      Evlenme Teklifi
      Evli Ve Bekâr
      Evlilik
      Evliyanın Bakışı
      Evliyanın Tasarrufu
      Evveliyatı Unutmamalı
      Eyyûb Aleyhisselam
      Eyyûb Aleyhisselam

      F

      Fakirin Keffareti
      Fakirlik ve İsâ Aleyhisselam
       
      Fatih'in Halkını imtihanı
      Fedakarlık
      Felsefe
      Felsefenin Sonu
      Fil Eti Yenir mi?
      Fincancı Katırları
      Firaset
      Fitnenin Kestiği Bereket
      G
      Garip Hadise
      Gece Namazı
      Gece Namazı
      Gece Namazı
      Gece Namazı
      Gece Namazı
      Gece Namazı
      Gece Namazı
      Gece Namazı
      Gece Namazı
      Gece Namazı
      Gece Namazına
      Gece Okları
      Gıybet
      Gıybetin Fenalığı
      Göze Kavuştu
      Gözü Yükseklerde
      Güler Yüz
      Günah
      Günahkârların En Büyüğü
      Güzellik
      H
      Hac
      Hac
      Hac
      Hac
      Hac
      Hac
      Hac
      Hac
      Hac
      Hac
      Haccın Fazileti
      Haccın Fazileti
      Hacı Bayram Veli
      Hadimi Hazretleri ve Berika
      Hak Aşığı
      Hakla Bâtıl Gibi
      Halife Seçimi
      Hamiltonun Rüyası
      Hangisini Çok Seviyormuş
      Hanımının İsmi
      Haram Bir Damla Bile Olsa
      Haram Lokma ve İbrahim Bin
      Edhem
      Haram Lokma ve İmamı Â'zam
      Haram Lokmanın Görünüşü
      Hastalık
      Hastalık ve Günahlara Keffaret
      Haya
      Haya ve Korku
      Hayırlı Amel
      Hayvan Hakkı
      Hayvan Hakkı ve
      Hayvana Yapılan iyiliğe Ücret
      Hayvanların İnsanlara Ihtan
      Hazkil Aleyhisselam
      Hazreti Davut ve Talut
      Hazreti Ömer (r.a.)
      Hazreti Ömer (r.a.)
      Hazreti Ömer'e "Faruk"
      Hebenneka
      Helal Lokma
      Helal Lokma Gerek
      Herakliyus Yumuşadı Fakat
      Herşeyi Bilmek İyi mi?
      Heybe
      Hırsızlığın Cezası
      Hırsızlık Duası
      Hızır Kendisi Geldi
      Hızır ve Musa Aleyhimesselam
      Hicret
      Hicret Emri
      Hicrette
      Hikayenin Hikayesi
       
      Hile Yapmak
      Himmet
      Hindi
      Hoca İp Satıyor
      Hoca Köylerde
      Hoca Kürsüde
      Hoca merhum ve
      Hoca Merhumun Ceviz
      Hoca Merhumun Vasiyeti
      Hocanın İkramı
      Hristiyanlık
      Hristiyanlıktan Kaçanlar
      Hud Aleyhisselam
      Huysuz Merkep
      İ
      İbadet
      İbadet
      İbadetine Güvenme
      İbrahim Edhem
      ibrahim Halilullah
      İçi Düzgün Olan
      İçki
      İdareci
      İdarecilik Mesuliyeti
      İftiranın En Büyüğü
      İhlas Ve Mecusilerin Secdesi
      ihlaslı Kelime-i Tevhid
      İki Evlinin Başına Gelen...
      İlâç
      İlahi Muamele
      İlahi Muamele
      İlahi Muamele
      İlahi Muamele
      İlahi Muamele
      İlahi Muamele
      İlahi Muamele
      İlahi Muamele
      İlahi Muamele
      İlim
      İlim
      İlim Azizdir
      İlim ve Fatih
      İlim ve Hokkabazlık
      llimsiz Amel
      ilk Müslüman Önce Gelsin
      İlk Vahiy
      İlm-i Ledün
      tlm-i Zahir ve İlmi Bâtın
      İlyas ve Elyasa {a.s.)
      İmam Şamil
      İmamdan Evvel  
      Imam-ı A'zam (r.a.)
      Imâm-ı A'zam (r.a.)
      Imâm-ı A'zam (r.a.)
      Imam-ı A'zam
      Imâm-ı A'zam ve Hârici
      Imam-ı Azam'ın Feraseti
      Imam-ı A'zam'ın Zekâsı
      Imam-ı Birgivi ve Hanımı
      İman
      İman
      İman
      İman
      İman
      İman Kuvveti
      İmanda Sebat ve
      İmanın Kemali
      İmtihan
      İmtihan
      İnmek de mi?
      İnsan ve Allah
      İnsanların Dağılması
      İnşaallah
      İntikam...
      İpin Ucu
      İsa Aleyhisselam ve ...
      İsa'nın Merdiveni
      İslam Uğruna
      İslam ve İman
      İslama Davette İhsan
      İslamı Yaşayanlar
      İsraf
      İstediğin Kadar Vade
      İstemek

      İstidat Muhtelif
      İşe Yaramak
      İşkence
      işkence Etseler Bile
      İtaat
      İtaat ve İslam 
      İtaat ve Sünnete Bağlılık
      İyiliğin Bedeli
      İyiliğin Karşılığı
      İyilik
      İyilik
      İyilik
      İyilik
      iyilik
      İyilik
      İyilik
      İyilik Kime Edilmeli 
      İyilik ve İhsanda Zirve
      K
      Kabil ile Habil Hikayesi
      Kabir Ahvali
      Kabir Azabı ve Salevat..
      Kabir Azabına İki Sebep
      Kabir Suali
      Kabir Suali ve Dilenci
      Kabir... Eskimeyen Saray...
      Kabirde Sual
      Kabristanda Yemek
      Kader
      Kaderden Kadere...
      Kadınlar ve Kocaları
      Kadınlara Lanet?
      Kadınlara Nasihat
      Kadınların Ev İşi
      Kadınların Hali
      Kadir Gecesi'nin Fazileti
      Kafirlere Kurtuluş Yok Kafirlerin İstekleri
      Kahraman Koç
      Kalb ve Dil
      Kalbin Hali
      Kalbini Yardın mı?
      Kanur.i'nin Mektubu
      Kardeşlik
      Kardeşlik
      Kan Dırıltısı
      Kaşıkçı Elması
      Kayırma Olmaz
      Kaza Ve Kader
      Kazan Öldü
      Kedi Baltayı Yerse
      Kelime-ı Şehadetin Ağırlığı
      Keramet... Kuru...
      Keramet
      Keramet
      Keramet
      Keramet Kavukta ise
      Keramet ve Armağanı
      Keramete İnanmayan
      Keramet-i Evliya
      Kerametin Tehlikesi
      Kırk Yıllık Kâni
      Kırk Yıllık Sirke
      Kıyafet
      Kıymet
      Koca Hakkı
      Komşuluk Hakkı
      Korku
      Kör Doğüşü
      Kötülük Cezasız Kalmaz
      Kul Hakkı
      Kul Hakkı
      Kulak Isınılır mı?
      Kur'ân Öğretme Mihri
      Kurdun Kuyruğu Koparsa
      Kutup
      Kuyunun Suyu
      Kuzgunun Sırtı
      Kürt Olarak Akşamladım
      L
      Lokman Hekimin Nasihati
      Lut Aleyhisselam
       
      Maharet
      Marifet
      Marifet
      Marifet
      Marifet
      Marifet
      Marifet
      Marifet
      Marifet
      Marifet
      Marifet
      Marifet ve İman
      Medine Yolunda
      Mehdi (a.s.)
      Merkebe mi. Bana mı?
      Merkebe Sordu
      Merkez Efendi Kuyusu
      Merkezi Bulmuşsun
      Meryem Validemiz
      Mısır'ın Fethi ve Yavuz
      Mi'rac
      Molla Hüsrev'in İlmi
      Mucize
      Mucize
      Mucize
      Mucize
      Mucize
      Mucize Parmaklardan
       
      Mucize ve Ağaç
      Mucize ve Deve
      Mucizeler
      Mucizeler
      Mucizeler
      Mucizeler
      Mucizeler
      Mucizeler
      Mucizeler
      Mucizeler
      Mucizeler
      Mucizeler
      Muhabbet
      Muhabbet
      Muhabbet
      Muhabbet
      Muhabbet
      Muhabbet
      Muhabbet
      Muhabbet
      Muhabbet
      Muhabbet
      Muhtelif Hikâyeler
      M ûsa Aleyhisselam
      Münafık Olmaktan Korku
      Münakaşa Usulü
      Müsafır Gelmeyince  
      Müsafıre Riayet
      Müsamaha
      Müşterek Bahis
      N
      Namaz
      Namaz
      Namaz
      Namaz
      Namaz
      Namaz
      Namaz
      Namaz
      Namaz
      Namaz da Patlayan Mermi
      Namaz Kılmayanın Hali
      Namazda Başka Şey...
      Namazdan Sonra Zikir
      Namazın Fazileti
      Namazın Faziletleri
      Nasihat
      Nasihat
      Nasihat
      Nasreddin Hoca Merhum
      Naz
      Ne Bulursa Alsın
      Nefs
      Nefs Hadisesi
      Nefse Muhalefet
      Nefse Muhalefet
      Nefse Muhalefet
      Nefse Muhalefet
      Nefse Muhalefet
      Nefse Muhalefet
      Nefse Muhalefet
      Nefse Muhalefet
      Nefse Muhalefet
      Nefse Muhalefet
      Nefsin Hevasına
      Niyet-İhlas
      Niyet
      Nuh Aleyhisselam
      O
      O Beni Dişi İle Isırdı
      O Suçunu Bilir
      Orta Yol
      Orta Yol
      Orucun Fazileti ve
      Oruç ve Güneşin Mecali
      Oruçta Devamlılık
      Osman (r.a.)
      Osmanlı
      Osmanlı
      Otuz Yıllık Ekmek
      Ö
      Öfke
      Öküzle Cirit
      Ölmek İstedi ve Öldü
      Ölüm
      Ölüm
      Ölüm
      Ölüm Daha Güzel
      Ölüm Var Ya ömer
      Önsöz
      P
      P. Efendimizin Mucizeleri Padişah ve Zikir
      Padişahın Bilmecesi
      Para
      Para
      Para
      Para Ve Düdük
      Paranın Kölesi Olmak
      Peygamber Sevgisi
      Peygamber Sevgisi Ve Göz
      Peygamberimiz 
      Peygamberimiz ve Rahip
      Peygamberimizin Şefkati Peygamberin Kardeşleri Peygamberlere İman
      R
      Rahmet
      Ramazan Kırkbeş
      Ramazan ve Şevval Orucu
      Ramazana Hürmet
      Resûluliah'ın Ameliyatı
      Resûlullah'ın Ekmeği
      Rızık
      Rızık
      Rızık
      Rızık da Artar
      Rızıkta Tevekkül
      Rızkı Allah Verir
      Rızkı Veren Allah
      Riya ve Kıyamette
      Rumeli Hisarının Yapılışı
      Rüya Tabiri
      Rüyada Baskın
      S
      Sabır Ve Şükür
      Sabır
      Sabır
      Sadaka
      Sadaka
      Sadaka
      Sadaka
      Sadaka
      Sadaka
      Sadaka
      Sadaka
      Sadaka
      Sadaka
      Sadakanın Bereketi
      Sadakanın Fazileti
      Sahabe 
      Sahabe
      Sahabe
      Sahabe
      Sahabe
      Sahabe
      Sahabe
      Sahabe
      Sahabe
      Sahabe
      Sahâbe-i Kirâm
      Sahtekarın Hesabı
      Salevat
      Salevat
      Salevat
      Salevat
      Salevat
      Salevat
      Salevat
      Salevat
      Salevat
      Salevat
      Salevat
      Salevat (60.000) Sevabı
      Salevat-ı Şerife 
      Salevat-ı Şerife
      Salevatın Ehemmiyeti
      Salevatın Ehemmiyeti
      Salih Aleyhisselam 22 Sanat
      Sâre Validemiz
      Selamın Kat Kat Sevabı
      Selamlaşma
      Semada Uçmak
      Sen De Haklısın
      Sevab  
      Sevgi
      Sevişme
      Seyahat Ya Resülallah
      Sıcak Çorba
      Sıkarken Öldü
      Sır
      Sır Kalmaz
      Sırığın Tepesi
      Sigara
      Sihhat Hakkında
      Sohbet
      Sokağı Kim Temizler
      Söz. Allah'a Olunca
      Sözünde Durmak
      Suç Öküzde
      Suçu Yakasında
      Sû-i Zan
      Süleyman (a.s.)
      Süs ve Yavuz
      Ş
      Şah Nakşıbend
      Şarabın Aslı
      Şa'ya (a.s.)
      Şefaatçi
      Şehid Oldu
      Şehit
      Şehit Hala
      Şehit ve Cihat
      Şehit ve Cihat
      Serden Hayır ...
      Şerefin Sadakası
      Şeyhin Kadıya Tokadı
      Şeyhin Kedisi
      Şeytana Karşı Silah
      Şeytanın Aldatması
      Şuayb Aleyhisselam
      Şükür
      Şükür ve Nimet
      Şükürde Hata Oldu İse
      Şüpheli Zifaf
      T
      Takva
      Takva
      Takva
      Takva
      Takva
      Takva
      Takva
       
      Takva
      Takva ve vera
      Talkın
      Tanrı Müsafiri
      Tavusu Çalınan Adam
      Tebâreke ve Kabir Azabı
      Tecrübe
      Tehlikeye Atmanın Esası
      Tenkit
      Tevbe
      Tevbe
      Tevbe
      Tevbe
      Tevbe
      Tevbe
      Tevbe
      Tevbe
      Tevbe
      Tevbe
      Tevbe ve Delinin
      Tevekkül
      Tevekkül
      Tevekkül
      Tevekkül
      Tevekkül
      Tevekkül
      Tevekkül
      Tevekkül
      Tevekkül
      Tevekkülün Böylesi
      Tevhidin Fazileti
      Tevhidin Fazileti
      Tevhidin Fazileti
      Tevhidin Fazileti
      Tevhidin Fazileti
      Tevhidin Fazileti
      Tevhidin Fazileti
      Tevhidin Fazileti
      Tevhit
      Tevhit
      Tevhit
      Tevhit
      Tevhit
      Tevhit
      Tevhit
      Tevhit
      Tevhit
      Tevhit
      Teyemmüm
      Timur ve Hoca...
      Timur'a incir Götürdü
      Timur'la Av
      U
      Ulema
      Utanmak
      Ü
      Üç Papaz ve Hoca Merhum
      Ümit
      Ümmet-i Muhammed
      Ümmet-i Muhammed
      Üstazların Kılıcı
      V
      Vakitsiz Konuşanın Hali
      Veli
      Veysel Karâni
      Y
      Ya Secdeye Kapanırsa
      Yağmur Duası ve ...
      Yahudi Gencin İmanı
      Yahudiler İftiracıdır
      Yahudilerin Yalanı ve İtirafı
      Yalan
      Yalancının Mumu...
      Yalanın Sonu ...
      Yardım İstemek
      Yardımın Tamamı
      Yasin Sütü ile Büyüyen Çocuk
      Yavuz Sultan Selim
      Yavuz ve Tavazuu
      Yavuz'un ve Şah İsmail
      Ye Kürküm Ye...
      Yemeği Toplu Yemek
      Yetim Çocukları Gözetmek
      Yılan Hikayesi
      Yıldırım Bayezid
      Yoldan Nasıl Çıkardı ?
      Yorgan Gitti. Kavga Bitti
      Yunus Aleyhisselam
      Yusuf Aleyhisselam
      Yüz Suyu
       
      Zamanın Ebu Hanifesi
      Zekâ
      Zekâ
      Zeka
      Zeka
      Zekat
      Zekat Vermemenin Cezası
      Zekat. Malı Korur
      Zekâtını Vermeyenlere Harb
      Zekeriyya ve Yahya (A.S.)
      Zenginlik
      Zikir
      Zikir Kalbten Olmalı
      Zikir Meclisi
      Zina
      Zinakâr Kadının Tevbesi
      Zinanın Tevrat'ta Hükmü
      Zulüm ve Adalet
      Zulüm ve Mazlumun Duası
      Zühd ve Takva
      Zülkarneyn'in Seddi
       
       
       
      Hz. ÂDEM ALEYHİSSELAM İLE HAVVA VALİDEMİZ
       
      Allâhü Teala, kendi varlığını bilsin, ibadette bulunsun ve yer yüzünü de imar etsin diye insan varlığını yaratmayı murad ettiği zaman Melek­lerine:
       
      -"Ben yer yüzünde muhakkak bir halife yapacağım, bir halife ta­yin edeceğim ki kendi irademden kudret ve sıfatımdan ona bazı selahiyetler vereceğim ki, o bana vekaleten mahlukatım üzerinde bir takım tasarruflara sahip olacak, benim namıma hükümler icra edecek, benim vekilim olarak benim emirlerimi, benim kanunlarımı tatbike memur bulunacak. Sonra onun arkasından gelenler ve ona halef olarak yani vazifeyi icra edecekler bulunacaktın buyuruldu.
       
      Melekler bir taraftan bundaki şerefi takdir ettiler, diğer taraftan da yer yüzündeki bir mahluka böyle yüksek bir irade selahiyeti bahşedilmesinden bir şey ihtimalinden de korktular. Allâhü Taâla bundaki gizli hikmetlerini de bildirmediği için:
       
      -"Ey Rabbimiz! Yer yüzünde onu fesada verecek, onda fesatlar çıkaracak ve kanlar dökecek bir mahluk mu yaratacaksın? Halbuki biz hep sana hamd ederek, daima seni teşbih ve takdis edip dururken dediler.
       
      Ve bu suretle maksatları -haşa- itiraz olmayıp hikmetini sormak olduğunu bildirdiler, mamafih bununla hilafete zımnan bir rağbet de gösterdiler.
       
      Allâhü Teâla cevaben:
       
      -"Her halde ben sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirimi buyurdu. Melekler bu cevap karşısında sustular ve birbirlerine:
       
      -"Elbette rabbimiz her şeyi bilir, faydası olmayan bir mahluk yaratmaz dediler.
       
      Allâhü Teala.  Meleklere:
       
      -"Muhakkak ben, kuru çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım, binaenaleyh ben, onu tam bir insan kıvamına koyup içine ilahi bir emrim olan ruhtan feyiz verdiğim vakit, onun için secdeye kapanını dedi.
       
      Bunun üzerine Melekler, hepsi toptan secde ettiler, ancak İblis da­yattı, kibrine yediremedi ve secdeden kaçındı. Çünkü o kendisini en H üstün mahluk kabul ediyordu.
       
      Allâhü Teala:
       
      -"Ya İblis! Sen niçin secde edenlerle beraber olmadın? dedi.
       
      İblis de:
       
      "Benim bir kuru çamurdan, bir süratlenmiş balçıktan yarattığın bir beşere secde etmem mümkün değildir. Zira ben ateşten yaratıldım. Ateş ise topraktan üstündür" dedi ve bu batıl kıyasıyla itaat dairesin­den çıkarak fiilen kafir oldu.
       
      Allâhü Teala:
       
      -"O halde, çık oradan, çünkü sen tard olundun. Ve bu lanet ceza gününe kadar üzerindedir."
       
      Şeytan:
       
      -"Rabbim! öyle ise bana onların tekrar dirilecekleri güne kadar mühlet veri dedi.
       
      Allâhü Teala da ba's gününe kadar değil, ecel günü yani birinci sû­run üfürülmesine kadar mühlet verdiğini bildirdi.
       
      Bunun üzerine Şeytan:
       
      -"Ya Rabbi! benim azgın ve asiliğime hükmetmekliğin vesilesiyle yemin ederim ki, ben, o insanlar için yer yüzünde ziynetler yapıp onları kandırarak hepsini yoldan çıkaracağım, ancak içlerinden muhlasın kulla­rın müstesna. Yani halis taatın için seçilmiş lekesiz has kulların aldanmazlar" dedi.
       
      Allâhü Teala, şeytanın beşerin ilk maddesine bakarak onlara mut­lak tahakküm edebileceğine kaail olmasına rağmen, muhlis kullar için hakkı teslim etmesi üzerine buyurdu ki:
       
      -"İşte bu dediğin, sahiplerini azıtamayacağını itiraf ettiğin o ihlas ve tevhid, bana kavuşturan dosdoğru bir yol, hak bir kanundur. Hakika­ten kullarım üzerine ne sözle ilzam edecek bir delilin, ne fiilen musallat olacak bir kudretin yoktur. Ancak sana uygun azgınlar müstesna. Yani ancak onları sürükleyebilirsin. Fakat o da senin hükmün ile değil, onla­rın iradelerini kötüye kullanarak sana uymaları ve arkana düşmeleri sebebiyledir. Yoksa muhlaslara tasallut edemediği gibi diğerlerine de edemezsin. Şüphesiz Cehennem de o sana uyan azgınların vaad olunan yerleridir.
       
      Allâhü Teala, insanın şerefli, itibarlı ve kendisine halife olmaya layık bir mahluk olduğunu göstermek üzere Hz. Adem'e bütün esmayı talim ederek ilim ve kelam sıfatlarına mazhar kıldı, sonra da o alemini Melek­lere işaret ederek:
       
      -Haydin, siz iman ile ifade etmek istediğiniz hilafete layık olma davanızda isabetli iseniz; işte bunların isimlerini bana güzelce haber veriniz, buyurarak onları, acziyetlerini izhar ve isbat için imtihan etti. Bu imtihana karşı Melekler:
       
      -Subhansın Ya Rab! Senin bize bildirdiğinden başka bizim hiç bir ilmimiz yoktur, her şeyi bilen ve daima bilen alim, her şeyde hakim.
       
      -Subhansın Ya Rab! Senin bize bildirdiğinden başka bizim hiç bir ilmimiz yoktur, her şeyi bilen ve daima bilen alim, her şeyde hakim, hakikaten Sensin ve ancak Sensin, diyerek acziyetlerini izharla teşbih eylediler.
       
      Melekler acziyetlerini izhar ve hikmet ilmini teslim edince.
       
      Allâhü Teala:
       
      -Ya Adem! Meleklere şunların isimlerini güzelce haber ver, dedi. Bu hitabı ile halifenin kim olacağına da işaret buyurdu ve böylece Meleklerden sonra Hz. Adem'i de bu emir ile imtihan etti. Bunun üzerine Hz. Adem o arz olunan şeyleri isimleriyle haber verince, Allâhü Teala, Meleklere:
       
      -Ben size. Ben bütün arz ve semanın gaybını bilirim, demedim mi? Ve siz ne açıklıyorsunuz ve ne gizliyorsunuz, onu da biliyorum, buyurdu.
       
      Allâhü Teala Hz. Adem'e eş olarak kendi kaburga kemiğinden Havva validemizi yarattı ve:
       
      -Ya Adem, sen ve zevcen şu Cennette rahat yaşayınız. Nimetlerimden bol bol yiyiniz. Ancak şu bir ağaca yaklaşmayınız, meyvesinden yemeye kalkışmayınız ki haddini aşanlardan olursunuz, buyurdu. Ve şeytanın kendilerine düşman olduğunu bildirerek onun sözüne kanmamalarını istedi.
       
      Allâhü Teâlâ onlara yalnız bir ağacın meyvesinden yemelerini yasaklamıştı ki, bu suretle insana, iradesini kullanmayı ve nefsine hakim olmayı öğreterek mükellefiyetten azade olmadığını hatırlatıyordu. Onlara verilen bu nimetler üzerine ilahi huzurdan kovulan ve insanoğluna ebedi düşmanlığını ilan eden Şeytan, ilk olarak kendilerinde örtülüp gizlenen kötü yerlerini meydana çıkarmak; avret mahallerini açmak için ikisine de vesvese vermeye başladı. Hz. Adem ve Havva bu âna kadar yaratılışlarında kendilerini' utandıracak ve tiksindirecek çirkin pis şeylere mahal olacak kötü yerlerini ne kendilerinde ve ne de birbirlerinde görmüyorlar ve hatta bilmiyorlardı. Settarül'uyub olan Halik Teâlâ evvel emirde onu örtmüş ve kendilerinden gizlemişti.
       
      Şeytan nihayet bir fırsatını bulup onlara yaklaştı ve:
       
      -Ey Adem! Sana, seni burada ebedi kılacak bir devleti haber vereyim mi? Diyerek, Allâhü Tealanın yaklaşmamalarını emrettiği ağacı gösterdi. Hz. Adem. Şeytanın bu sözlerine aldırış etmedi, ancak şeytan da vesvesesinde yılgınlık göstermedi ve:
       
      -Rabbiniz sizi bu ağaçtan başka bir sebeple değil, ancak iki melek olacağınız veya bu Cennette ebedi kalacağınızdan dolayı nehyetti. Yani bundan yerseniz ya Melekler gibi yemek, içmek ihtiyacından müstağni olursunuz, yahut ölüm yüzü görmez burada ebedi kalırsınız, dedi.
       
      Kendisine inanmaları için de yemin ederek, "ben sizin nasihatçınız ve hayrınızı isteyicinizim" diye emin olmalarını istedi.
       
      Hz. Adem ve Havva hiç bir kimsenin yalan yere Allah'a yemin etmeyeceğini düşünerek yanıldılar ve bu ağaca meylettiler. Hz. Adem burada içtihadında isabet edemeyerek, o nehyedilen ağacın cinsinden olan başka bir ağacın meyvesinden yemekte bir mahzur olmayacağına hükmetti ve beraberce Allâhü Teala'nın yasak kıldığı ağacın meyvesinden tattıkları vakit, örtülü ve gizli olan avret mahalleri açılıverdi. Bunun üzerine hayalarından derhal üzerlerine Cennetin incir yaprağından yamalar yamamağa başladılar. Allâhü Teala da kendilerine şöyle nida etti:
       
      Ben sizi o ağaçtan nehyetmedim mi idi? Şeytan size açık bir düşmandır demedim mi idi?
       
      Hz. Adem ile Havva cevaben:
       
      Ey Bizim Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer sen bize rahmet ve mağfiret etmezsen, en büyük zarar ve felaketin içinde kalanlardan olacağız, diye tevbe ve niyazda bulundular.
       
      Allâhü Teala; Hz. Adem, Havva ve Şeytana hitap etti.
       
      Haydi, bâzınız bâzınıza düşman olarak yeryüzüne ininiz. Size orada bir müddet için karar edip nasiplenmek ve geçinmek vardır. Orada yaşayıp orada ölecek ve yine ondan çıkarılacaksınız.
       
      Hz. Adem ve zevcesi, dolayısıyla insan nevi yer yüzünde böylece mekan tuttu ve Şeytanla mücadele ederek Rabbinden telakki ettiği kelimelerle tevbe ve istiğfarda bulundu. Allâhü Teala'nın emirleri ile amel etti ve tevbeleri de kabul oldu. Çünkü Allâhü Teala esirgeyici ve bağışlayıcıdır.
       
      Hz. Adem beş şeyi ile bahtiyar olmuştur.
       
      Hatasını itiraf, pişmanlık, nefsini kötülemek, tevbeye devam ve rahmetten ümidi kesmemek. İblis de beş şeyi ile bedbaht olmuştur:
       
      Günahını ikrar etmemek, pişmanlık duymamak, kendini kötülemeyip azgınlığını Allâhü Teala'ya nisbet etmek ve rahmetten ümidini kesmek.
       
      Ahnef İbni Kays. Medine'de Müminlerin Emiri Hz. Ömer'i görmek ister, bir de bakar ki büyük bir kalabalık halka halinde toplanmış. Ka'bül'ahbar onlara vaaz veriyor ve şunları anlatıyor:
       
      -Adem Aleyhisselama vefat emri geldiği zaman; "Ya Rab. düşmanım İblis, beni meyyit halinde görünce kendisi kıyamet gününe kadar mühlete kavuşmakla sevinecek, bana şamata edecek." dedi.
       
      Cevap verildi ki:
       
      -"Ya Adem, sen Cennete iade olunacaksın, o mel'un ise evvelkile­rin ve sonrakilerin adedi kadar ölüm acısını tatmak için tehir oluna­cak. "Sonra Hz. Adem, Melekül'mevt Azraile: -"Ona ölümü nasıl tattıra­caksın? Vasfını bana anlat," dedi.
       
      Onun ölümünün vasıflarını anlatıldığı zaman, Hz. Adem:
       
      -"Ya Ebû İshak! O nasıldır? bize anlat" dediler.
      Ka'b'ın anlatmak istememesi üzerine çok ısrar ettiler, bunun üze­rine dedi ki:
       
      -Allâhü Teala, birinci sû 'un üfürülmesi akabinde Azrail'e diyecek ki:
       
      -"Sana yedi Sema ve yedi Arz ahalisinin kuvvetini verdim ve bu­gün sana bütün gadap kisvelerini giydirdim. Şiddetli gadabımla, o tard olunmuş İblise artık ölüm acısını tattır, sakaleynden evvel ve ahirlerin acılarını hep birden ihtiva etmek üzere bütün illet ve hastalıkları yüklet. Beraberinde gayz ve gadapla dolu yetmiş bin zebani, her biriyle de Ce­hennem zincirlerinden zincirler, tomruklarından tomruklar bulunsun. Cehennem kancalarından yetmiş bin kanca ile o mel'unun kokmuş ca­nını çıkarın. Malik'i de çağırın Cehennem kapılarını açsın." Bunun üzeri­ne Azrail öyle bir suret ile inecek ki ona Sema'ların ve Arz'ların ahalisi baksa korku ve dehşetlerinden derhal ölürlerdi. İnecek, İblis'e varıp (dur, ya habis! Artık sana ölümü tattıracağım, çok ömür sürdün. Nice nesilleri azdırdın, yoldan çıkardın. Ancak işte malum vakit geldi diye­cek. Mel'un Şeytan Doğuya kaçacak, bakacak Melekül'mevt gölleri ö-nünde, Batıya kaçacak bakacak yine gözlerinin önünde, denizlere dala­cak denizler kabul etmeyecek, hasılı yer yüzünün her tarafına kaçacak, sığınacak kurtulacak hiç bir yer bulamayacak, sonra Dünyanın oltasın­da, Hz. Adem'in kabri yanında duracak veya Doğudan Batıya Batıdan Doğuya topraklarda sürünecek nihayet Adem Aleyhisselamın yer yüzü­ne indiği mevziye varınca Arz bir kor gibi olacak Zebaniler kancaları takıp didikliyecekler de didikleyecekler. Allâhü Teala'nın dilediği zamana kadar can çekişip azap içinde kalacak. O böyle can çekişirken Hz. Adem ve Havva'ya da:
       
      -"Kalkınız düşmanınız ölümü nasıl tadıyor, bakınız" denecek.
       
      Kalkacaklar, onun çektiği azabın şiddetine bakacaklarda:
       
      -"Ya rab, bize nimetini tamamladım diyecektir. "  ( büyük dini hikayeler kitap, dini hikayeler oku, satın al, dini kitap, uygun fiyat, islami kitap , onlıne satış, dini hikayeler sipariş, ucuz kitap, büyük dini hikayeler osmanlı yayınları, dini hikayeler kitabı, fatih yayınları, abdülkadir dedeoğlu, ibrahim sıddık imamoğlu hikayeler  )
       
       
        
      KABİL İLE HABİL HİKAYESİ
       
       
      Vaktiyle, kardeş olan Kabil ve Habil isminde iki Adem oğlu. Allâhü Teala için birer kurban, ona manevi yakınlık sağlayacak birer nesne arz etmişlerdi. Kabil katı tabiatlı, Habil ise takva sahibi bir kimse idi. Her­hangi bir delil ile Habil'in kurbanının kabul olunduğu Kabilin kurbanının ise kabul olunmadığı anlaşıldı. Kurbanı kabul edilmeyen Kabil. Habil'in kurbanının kabul edilmesinden dolayı ona hased ederek:
       
      -Ahdim olsun seni öldüreceğim, dedi.
       
      Habil de dedi ki:
       
      -Allâhü Teala ancak takva sahiplerinden kabul buyurur. Binaena­leyh Allah'tan kork, niyyetini düzelt. Eğer sen beni öldürmek için elini uzatırsan, ben seni öldürmek için elimi uzatmam. Çünkü ben alemlerin Rabb'ı olan Allah'tan her halde korkarım. Ben bu suretle şunu isterim ki, beni günaha sokmayasın da hem benim günahım, hem de kendi günahınla dönüp gidesin, bu iki günahı yüklenerek can verip Hakkın huzuruna varasın da Cehennem ehlinden olasın. Zira zalimlerin cezası budur. Bu takva, bu salim fikir, bu hayır ve nasihat, bu kardeşlik hissi üzerine, kurbanı kabul edilmeyen zalim Kabil'in nefsi, kendisine kardeşi Habil'i öldürmeyi arzu ettirdi. Yani vaz geçirmek şöyle dursun öyle bir cinayet gûyâ bir taat şevkiyle endişesiz yapılabilecek, maniden uzak, arzusuna uyulur bir şey gibi gösterdi, kolaylık hatta gayret verdi. Bu suretle nefsi, Kabil'e bu cinayeti bir yem gibi önüne serilmiş pek hoş bir şey gibi gösterip ve bu isyanı icrası lazım bir taat gibi kabul ettirince de Kabil kardeşini öldürdü. Ancak, bu cinayeti ile kendisine bir fayda sağ­lama ihtimali olmadığından başka, dininde de, dünyasında da hüsrana uğradı, zarar ve ziyan içinde kaldı. Öldürdüğü kardeşinin cesedini ne yapacağını şaşırdı, çaresizlikler içerisinde kıvrandı. Sonra Allâhü Teala, yerde eşinen bir karga gönderdi. Bu gönderiş ve eşiniş ona kardeşinin cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek içindi. Katil, karganın bu hareketinden ilham alarak:
       
      -"Eyvahlar olsun, vay bana, ben şu karga kadar olup da kardeşi­min leşini gömüp gizlemekten aciz oldum ha!.." dedi ve bunun üzerine nadimler güruhundan oldu, pişmanlıklar içerisinde kaldı. Bu kıssadaki Kabil ve Habil ismindeki iki kardeşin Adem aleyhisselamın kendisinin iki oğlu olduğu, ekseri müfessirlerin görüşü olmakla beraber israil oğulla­rından iki Adem oğlu olduklarını söyleyenler de vardır. Ancak dikkat edilmesi lazım gelen husus, şahısların tayini değil, vak'anın hakikatidir. Çünkü Kabil ve Habil kıssası namıyla acaip ve garip birçok şeyler söy­lenmiştir. Binaenaleyh hata olmak ihtimalinden kurtulamayacak olan türlü türlü rivayetlerden ve tafsilattan sakınarak Kur'an-ı Kerim'deki beyanın esas alınmasına dikkat çekilmiştir. Nitekim mealden şöyle buyurulmuştur:
       
      -"Allâhü Teala iki Adem oğlu ile bir mesel darb etti, bunun hayrını tutun, şerrini bırakın."  (Mâide Suresi)  

        
       
      Osmanlı Yayınları Sıddık İmamoğlu Büyük Dini Hikayeler kitabını incele diniz.
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9789756473517
      MarkaOsmanlı Yayınevi
      Stok DurumuVar
      9789756473517
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.