• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Büyük Tefsir Tarihi, Tabakatül Müfessirin

      Büyük Tefsir Tarihi, Tabakatül Müfessirin
      Büyük Tefsir Tarihi, Tabakatül Müfessirin
      Büyük Tefsir Tarihi, Tabakatül Müfessirin
      Büyük Tefsir Tarihi, Tabakatül Müfessirin
      Büyük Tefsir Tarihi, Tabakatül Müfessirin
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Görsel 4
      Görsel 5
      Fiyat:
      85,00 TL
      İndirimli Fiyat (%54,1) :
      39,00 TL
      Kazancınız 46,00 TL
      39.00 www.goncakitap.com.tr
      Geçici olarak temin edilememektedir. Temin edildiginde
              Stoktan kargo

      Kitap          Büyük Tefsir Tarihi Tabakatül Müfessirin
      Yazar         Ömer Nasuhi Bilmen
      Tercüme     Mustafa Kasadar
      Yayınevi     Ravza Yayınevi
      Liste Fiyat   85 TL
      Kağıt Cilt     2.Hamur, 2 Cilt Takım, Kalın Ciltli
      Sayfa Ebat  888 Sayfa, 16x24 cm.
      Yayın Yılı    2017 
      ISBN           9789756500347


      Ravza Yayınları Büyük Tefsir Tarihi Tabakatül Müfessirin 2 cilt kitap seti ni incelemektesiniz.
      Büyük Tefsir Tarihi Tabakatül Müfessirin kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı.Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2


      Nihayetsiz Hamdü Senâ Allahu Teâlâ Hazretlerine olsun ki insanlara tefaddulen birçok peygamberler göndermiş, kendilerine ihsan buyurduğu semâvî kitaplar ile insaniyyet muhitini aydınlatmış ve nihayet Hâtemü'l-En-biyâ Efendimize Kur'ân-ı Mübîn'i inzal ederek yeryüzünü hidâyet nurları içinde bırakmıştır.

      Gayr-i mütenâhî salât-ü selâm nebilerin hâtemi, bütün beşeriyyetin en büyük rehberi olan peygamberimiz Hazret-i Muhammed Mustafâ'ya ve şâir "rtesûller ile nebilere olsun ki hâiz oldukları risâlet ve nübüvvet vazifesiyle bütün insanları irşâda çalışmış, insanları hakdan, hakıykatten, hakıykî me-deniyyetten haberdâr etmiş, kendilerine tâbi' olanları dalâlet ve cehâlet-ten kurtararak hidâyet ve ma'rifet sâhasına kavuşturmuşlardır.

      Bu pek yüksek hidâyet ve fazilet rehberlerinin bilcümle Âl ü Ashâbı da Hak Tealâ'nın bînihâye salât ü selâmına mazhar olsunlar ki her biri insâniyyet için bir hidâyet yıldızı, bir irfan ve kemal mürşidi olmuştur.

          ÖNSÖZ

      1 — Târihin Ehemmiyeti ve Kısımları :

      Târih, insanlara âid mühim hâdiselerin bir âyînesidir. Târih, muhtelit mâhiyyetlerde, muhtelif gayelere müteveccih faydalı, faydasız bilcümle be­şerî müesseselerin güzel bir ma'kesidir. Târih, öyle bedî, pür ibret bir ma'-kesdir ki, her mütefekkir insan, târih sahîfelerinde hilkatin sırlarım, kâina­tın inkılâblanm, beşerî bilgilerin cereyân ve inkişâf tarzlarım açık bir sûrette görebilir. Bundan dolayıdır ki târihin pek büyük bir ehemmiyeti vardır.

      İnsanlar mâzîye bağlıdırlar, hiçbir zaman maziye karşı lâkayd bir vazi­yette kalamamışlardır. Mâzîye râci' hâdiselerden bir takım düsturlar, ka­nunlar' çıkarmak, sonra bunları hâle, istikbâle tatbik ve ta'mim ederek iç­timâi hayâta mes'ud bir istikamet vermek mecbûriyyetinde bulunmuşlar­dır. Bu mecbûriyyete mebnîdir ki ibtidâî devirlerden beri her kavim, kendi bilgisiyle mütenâsib bir halde târih ile uğraşmış, târihî vak'aları mümkün mertebe zabta çalışmış, hele mukaddesatına, muhterem bildiği zâtlere mü­teallik olan târihî bilgiler ile daha önemli bir surette meşgul olmuştur.

      insanlar, daha yazı yazacak kadar bir yükseklik eseri göstermemiş ol­dukları çağlarda bile târihî hâdiseler ile zihinlerini yormuş, an'aneler ve nakledilegelen şeyTer yoliyle târihî vak'aları hâfızalarına nakşetmiş, bu da­ğınık vak'alara kendi muhayyelelerinin müsâadesi nisbetinde çeşit çeşit renkler vermişlerdir. Bu veçh ile de: «Destânî Târih» devresi başlamıştır.

      Fakat insanlar gide gide yükseliyor, her hakiykati daha sağlam bir tarzda anlayarak tesbit etmek istiyordu. Yazının zuhûru bu terakkinin en parlak bir âbidesi olmuştur.

      Yazının zuhûru insanların bilgilerine büyük bir genişlik verdi; yalnız mu-hâtablar ile değil, cihânın muhtelif kıt'alarında bulunan ve müteakip asır-
       
      larda zuhûr eden insanlar ile de konuşmaya, fikir teâtîsîne imkân vermiş oldu. Artık mâzîye âid vak'alar, yalnız hâfızalarda mürtesem bulunmak teh­likesinden kurtulmuş, sahîfeler üzerinde tesbit edilmeğe de başlanılmıştı. Bâhusus hükümdârlar ile dînî reisler ve bir kısım bilgili zâtler, içtimâi, siyâsî, ahlâkî, dînî, felsefî, edebî birçok vak'aları, mes'eleleri mensur ve manzûm olarak kitap ve risâle şeklinde tesbîte çalışıyorlardı, bu sâyede geçmişılere âid vak'alar, hâtıralar oldukça sâlim bir tarzda sonrakilere in­tikal ediyordu. Bu sûretle de «Yazılı Târîh» devresi vücûde gelmiştir.

      Mısırlılar, Çinliler, eski Yunanlılar, Romalılar yazılı târihe başka baş­ka mâhiyyet vermiş, bunların bir kısmı, târihî vak'aları olduğu gibi zabt etmeğe çalıştığı halde diğer bir kısmı, hakiykate tercüman olmaktan ziyâ­de edebiyyat tarzında parlak sahîfeler vücûde getirmek merâkına düşmüş, hakiykati indî faraziyyelere, tumturaklı ifâdelere fedâ etmekten çekinme­miştir. Bu cihetle sonrakiler, kendilerine intikal eden târihî bilgilere karşı mütereddit bir vaz'iyyet alıyor. Herhangi bir târihî vak'ayı bir hakiykat olmak üzere kabul etmekte kendisini ma'zûr görüyordu. Bu hal, mütefek­kir, münevver dimağları işgalden hâlî kalmadı. Artık târihe metîn, vüsûka şâyân bir mâhiyyet vermek zamânı gelmişti. Bu gayeyi tahakkuk ettirmek üzere Şark'da, Garb'da birçok derin düşünceli müverrihler belirmeye baş­ladı. Bunlar vak'aları olduğu gibi yazmak istiyorlar; yazdıkları târihleri kuvvetli vesikalara, kaynaklara yaşlandırmaya çalışıyorlardı. Bu sâyede de «Münakkah, vakı-ı hâli musavvir târîh» devresi vücûde gelmiş oldu.

      Biz iftihar ile diyebiliriz ki bu gayeye en evvel ve en güzel bir tarzda hizmet etmek şerefi her milletten ziyâde müslümanlara âiddir. Çünkü bu bâbda en iyi bir tarîk tâ'kîb eden, en faydalı bir eser vücûde getiren, hâ­diseleri illiyyet bakımından görüp muhâkeme eyleyen, büyük bir tslâm âli­mi olan «Ibn-i Haldun» merhûmdur.

      Bu zâtin tarîhde ta'kîb ettiği usûl, Garb muharrirlerinin gözlerini aç­mış, takdirlerini celb etmiş, kendileri için bir rehber olmuştur.

      Hele rivâyet edilen şey'ler ile râvîler hakkında İslâm âlimlerinin öte-denberi kabul ve tatbik etmiş oldukları usûl ve kavâid ise Garb'de şu son asırda revaç bulan «Mantık-ı Tatbikî = Usûliyyâbın târihî tetebbu'lar hak­kındaki mebhaslerini daha mükemmel bir halde muhtevi bulunmuştur.

      Velhâsıl târîh, tekemmül etmiş, mevzû'u pek ziyâde vüs'at bulmuştur. Ahiren ilimler terakki ederek her ilmin mütehassısları yetişmiş, hattâ bir ilmin muhtelif şu'belerinden yalnız birisiyle uğraşıb duran ihtisas sahihleri vücûde gelmiş olduğu gibi, târîh de birçok şu'belere ayrılmış, her şu'be ile ayrıca uğraşan zâtler yetişmiştir. Ezcümle Umûmî Târîh, Dî'nî, Edebî, Fel­sefî, Sınâî, İktisâdi, Siyâsî... kısımlara ayrıldığı gibi, bunlardan herbiri de ayrı ayrı şu'belere ayrılmıştır. Meselâ: Bizce Dînî Târîh, Tefsir Târihî, Ha­dîs Târihî, Fıkıh Târihî, Kelâm Târîhî gibi şu'beleri muhtevi bulunmuştur.


      2 -Tefsir Tarîhi'nin Mâhiyyeti ve ilimler Arasındaki Mevkii:

      Şüphe yok ki Umûmî Târîh'in her kısmı, kendine mahsus büyük bir • ehemmiyeti hâizdir. Bizim bu eserimiz ise yalnız Tefsir Târîhi'ne âid oldu­ğundan mütalâalarımız da yalnız bu târihin mâhiyyet ve ehemmiyetine münhasır bulunacaktır.

      Kur'ân-ı Azîm'in nüzûlü sâyesinde beşeriyyet âleminin mazhar olduğu ulvî inkılâbı düşünenler, Tefsir Târîhi'nin ehemmiyetini pek güzel takdir edebilirler.
      Bütün semâvî kitaplar, ayniyyetini kaybetmiş; bütün dînî, ahlâkî esas­lar, hâdisât dalgaları arasında erimiş gitmiş; insanlar cehâlet kâbusları al­tında kıvranıp kalmış iken hidâyet ufkundan yeni bir güneş doğuyor, her tarafa Lâhûtî ziyâlarını dağıtarak karanlık muhitleri aydınlatıyor, cihâna ilim ve hikmet nurlarını yayarak târihin birçok muzlim noktalarını aydın­latıyor, beşeriyyete yeni bir hayat veriyor.

      İşte bu ma'nevî güneş, Kur'ân-ı Kerîm'dir. Bu güneşin İlâhî şuâlarını tahlil eden, bunun hâiz olduğu hayâtî kuvveti, semâvî feyizleri ieşrîha ça­lışan, bunun İlâhî lem'alariyle en hücrâ yerleri bile ışıklandırmağa vesile olan ilim ise Tefsir llmi'dir. Böyle ehemmiyeti tasavvur fevkında olan bir ilmin seyrini ta'kîb etmek, bu ilmin vasıflarına, mertebelerine, inkişâfı tarzlarına muttali' olmak, bu ilme dâir birçok müdevvenât vücûde getir­miş olan eâzımı tanımak, bu büyük zâtlerin Tefsir husûsundaki meslekleri­ni, gayelerini anlamak artık lâzım gelmez mi?

      İşte bize bunları gösterecek olan şey' de «Tefsir Târîhbnden başka de­ğildir. Binâen-aleyh, İlimler Târîhî arasında Tefsir Târîhî'nin mevkii pek yüksek, pek kıymetlidir.

      Evet... şüphe yok ki Kur'ân-ı Azîm'in ulvî hitabelerini anlamaya, yük­sek belâgatinin, i'câzının incilâsına vâsıta olması cihetîyle en büyük fikrî,
       
      ilmî ve felsefî tetebbulara, mütalâalara sâha olan Tefsirin seyr-i ilmîsini, inkişâf ve i'tilâsını gösteren bir târîh, böyle pek yüksek, pek kıymetli bir mevkii ihraza lâyıktır.
      İşte biz de aczimize bakmaksızın mahzâ dindaşlarımıza ilim yolunda bir hizmette bulunabilmek için bu Tefsîr Târîhi'ni yazmağa cür'et etmiş bu­lunuyoruz.
      Bu eser iki kısımdır. Birinci kısmı Usûl-i Tefsîr'e dâirdir. Buna «Tefsîr ilmi'nin Mukaddimesi» adı da verilmektedir. Bu kısımda Kur'ân-ı Kerîm'e, Kur'ân'ın tefsirine ve her mü'mini azçok alâkadar eden şâir ilmî, dinî mes'-elelere dâir ma'lûmât verilecektir.

      İkinci kısma gelince: Bunu da «TabakatüT-Müfessirîn» teşkil edecektir. Bu kısım da Kur'ân-ı Mübîn'in yüzlerce tefsirine ve yüzlerce yüksek İslâm âlimlerine ve sâireye âid ma'lûmâtı muhtevi bulunacaktır.

       
      Ve mine'llahi't-tevfik.

      Ömer Nasuhi Bilmen
      Büyük Tefsir Tarihi
      Ta ba ka tul-M üfess i r i n
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9789756500347
      MarkaRavza Yayınları
      Stok DurumuBu ürün geçici olarak temin edilememektedir.
      9789756500347
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.