• Tüm Kategoriler
    • Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 


      VE KUVEYT TÜRK KREDİ KARTLARINA VADE FARKSIZ 4 TAKSİT BAŞLAMIŞTIR.


       

      El Edebül Müfred, Arapça Metinli, Küçük

      El Edebül Müfred, Arapça Metinli, Küçük
      El Edebül Müfred, Arapça Metinli, Küçük
      El Edebül Müfred, Arapça Metinli, Küçük
      El Edebül Müfred, Arapça Metinli, Küçük
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Görsel 4
      Fiyat:
      50,00 TL
      İndirimli Fiyat (%56) :
      22,00 TL
      Kazancınız 28,00 TL
      22.00 www.goncakitap.com.tr
      5,50 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
      Aynı Gün Kargo
      Sepete EkleSatın Al
               Stoktan Kargo

      Kitap            Edebül Müfred, Küçük Sempatik Boy, Arapça Metinli
      Yazar           İmam Buhari
      Tercüme       Yrd. Doç. Dr. Faik Akçaoğlu
      Yayınevi       Beka Yayınları
      Etiket Fiyat   50 TL
      Kağıt  Cilt     Şamua Ivory Kağıt, Kalın Ciltli
      Sayfa  Ebat  576 sayfa, 12x16,5 cm, Sempatik Boy
      Yayın Yılı      2016
      ISBN             9786059603157
      Not               1.322 Hadis-i Şerif Arapça metinli ve türkçe Açıklama
                                         


      Beka Yayın Arapça Metinli Edebül Müfred, Hadislerle Müslümanın Edep ve Ahlakı kitabını incelemektesiniz.
      İmam Buhari Küçük Boy El Edebül Müfred kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2


      İnsanlar için en güzel örnek olan Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, insanlara sadece Kur'ân'ı tebliğ etmekle kal­mamış, dine dair hususlar yanında edep ve ahlâka dair de açıklamalarda bulunmuş, kurallar koymuştur.
      Hadis âlimle­ri de Hz. Peygamber'in edep ve ahlâka dair hadislerini bir araya getirmek için büyük gayretler göstermişler, bu alanda pek çok eser kaleme almışlardır. Bunların en büyüğü ve en meşhuru ise
      el Edebul müfred dir.


      Anne-babaya iyilikle başlayan el-Edebul-müfred'de, akrabalar ile ilişkileri sürdürmek, çocuklara, komşulara ve tüm insanlara iyi davranmak ve onları ziyaret etmek, hasta ziyareti yapmak, misafire ikramda bulunmak, hayvan­lara kötü davranmamak, çevreye zarar vermemek, çeşitli zamanlar, olaylar, durumlar karşısında yapılması uygun olan dualar, söylenmesi uygun olan ve olmayan sözler, ço­cuklara konulması güzel olan ve olmayan isimler, selamın önemi, izin istemek, meclislerde nasıl hareket edileceği, nasıl oturulup kalkılması gerektiği gibi konular üzerinde ağırlıklı olarak durulmuştur.

      Edebül müfred 'de bunlar dışında her Müslümanın dikkat etmesi gereken daha pek çok söz ve davranışı konu alan hadisler yer almaktadır.

      Bir ahlâk, edep, insan ve aile eğitimi kitabı olan ve ya­zıldığı dönemden itibaren insanların büyük ilgisini çeken el-Edebul-müfred, Hz. Peygamber'in yolundan yürümek ve onun ahlâkı ile ahlâklanmak isteyen her Müslüman için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı niteliğindedir.

      BUHARİ VE EL EDEBÜL MÜFRED ADLI ESERİ ÜZERİNE


      BÜYÜK BİR ÂLİM VE MUHADDİS: MUHAMMED B. İSMAİL EL-BUHÂRÎ

      Daha çok Sahîh-i Buhârî adıyla bilinen el-Câmiu's-sahîh'i ile İslâm dün­yasında büyük bir şöhrete sahip olan Buhârî, 20 Temmuz 810 (13 Şevvâl 194) Cuma günü Orta Asya'nın en eski yerleşim birimlerinden biri olan ve günü­müzde Özbekistan sınırları içinde bulunan Buhâra şehrinde dünyaya geldi. Tam adı Ebû Abdullah Muhammed b. Ebül-Hasan İsmail b. İbrahim b. el-Mugîre b. el-Ahnef Berdizbeh el-Cu'fî el-Buhârî'dir.

      Buhârî, henüz çocuk denecek yaşlarda iken babasının vefatı üzerine kar­deşi Ahmed ile birlikte yetim kaldı. Bunun üzerine iki kardeşin eğitim ve terbiyesini anneleri üstlendi. Anneleri çocuklarını güzelce eğitti ve yetişme­lerini sağladı. Devrin ilmî geleneği çerçevesinde Buhârî ilk olarak eğitimine Kur'ân-ı Kerîm'i ezberleyerek başladı. On yaşlarından itibaren de hadis ilmi­ne yöneldi. îlk olarak Muhammed b. Selâm el-Bîkendî, Abdullah b. Muham­med el-Müsnedî gibi Buhâralı muhaddislerden hadis öğrendi. On bir yaşında iken hocası Dâhilî'nin rivayet sırasında yaptığı bazı hataları tashih etmesiyle dikkatleri çekti. On altı yaşına geldiği zaman İbnül-Mübârek ve Vekî' b. el-Cerrâhın, Ebû Hanîfe'nin bilgi birikimini bazı açılardan yansıtan kitaplarını tamamen ezberledi.

      Bu sırada annesi ve kardeşi Ahmed ile birlikte hacca gitti, hac sonrası on­lar memleketlerine döndükleri hâlde Buhârî Mekke'de kaldı ve Hallâd b. Yah­ya ve Humeydî gibi âlimlerden hadis tahsil etti. Daha sonra bu maksatla ilim merkezlerini dolaşmaya başladı. Bağdat'a sekiz defadan fazla gitti, her sefe­rinde Ahmed b. Hanbel ile görüştü ve ondan faydalandı. Basra'ya dört veya beş defa gidip orada Ebû Âsim en-Nebîl, Ensârî diye tanınan Basra kadısı Muhammed b. Abdullah ve Haccâc b. Minhâl gibi muhaddislerden istifade
       
      etti. Mekkî b. İbrahim ve Kuteybe b. Saîd gibi âlimlerden hadis dinlemek için Belh'e birkaç defa yolculuk yaptı ve Belhliler'in isteği üzerine onlara kendi­lerinden ilim tahsil ettiği 1000 hocadan birer hadis yazdırdı. Dımeşk'te Ebû Müshir'den hadis öğrendi. Hicaz'da altı yıl kalıp sonrasında Humus'a gitti. Kûfe'ye birçok defa seyahat ederek Âdem b. Ebû İyâs, Ubeydullah b. Mûsâ, Ebû Nuaym Fadl b. Dükeyn gibi muhaddislerden hadis dinledi. Medine'de İsmail b. Ebû Üveys, Merv'de Abdân b. Osman, iki defa gittiği Mısır'da Saîd b. Ebû Meryem, Abdullah b. Yusuf ve Asbağ b. Ferec gibi hocalardan hadis tahsil etti. İlk defa 209'da (824), son olarak da 250'de (864) gittiği ve beş yıl süreyle hadis okuttuğu Nîsâbûr'da Yahya b. Yahya el-Minkarî gibi hadis hafızlarından faydalandı. Buhârî, kendilerinden hadis yazdığı muhaddislerin sayısının 1080 olduğunu söylemiştir.

      Buhârî'nin uzun seyahatleri sonunda derlediği hadislerle geniş bir kütüphane meydana getirdiği ve seyahatleri esnasında kitaplarını imkân nis­petinde yanında taşıdığı anlaşılmaktadır. Onun bir gece uyumayıp o güne ka­dar yazdığı hadisleri hesapladığını ve senedleri muttasıl 200.000 hadis kay­detmiş olduğunu söylemesi de bunu göstermektedir.

      Buhârî 864 (250) yılında büyük karşılama törenleri eşliğinde geldiği Nîsâbûr'a yerleşmiş ve burada beş yıl boyunca hadis talebelerine hadis okut­muştur. Bilhassa Buhârî'nin Sahîh'inden sonra en güvenilir hadis kitabı olarak kabul edilen Sahîh-i Müslim adlı eserin sahibi İmam Müslim, Buhârî'nin yakın öğrencilerinden biri olmuştur. Ancak Buhârî'nin gelişinden önce Nîsâbûr'da büyük bir şöhrete sahip olan İmam Muhammed b. Yahya ez-Zühlî ile Buhârî arasında özellikle de Kur'ân telaffuzunun yaratılıp yaratılmadığı konusundan dolayı bazı tartışmalar yaşanmıştır. Zühlî, '"Kur'ân'ı telaffuzum mahlûktur' diyen kimse bid'atçıdır. Onun derslerine gidilmez ve onunla konuşulmaz. Bundan sonra Buhârî'nin derslerine giden kimseleri itham edin. Zira onun derslerine sadece onun görüşünde olanlar katılır" diyerek, Buhârî'yi boykot çağrısı yapmıştır. Bu boykotun etkili olmasıyla Buhârî'nin derslerine sadece İmam Müslim ile Ahmed b. Seleme devam edebilmiştir. Bundan dolayı da bir süre sonra Buhârî, Nîsâbûr'u terk etmek zorunda kalmıştır.

      Buhârî 869 (255) yılında Nîsâbûr'dan çıktıktan sonra yine görkemli bir törenle memleketi Buhâra'ya dönmüştür. Ancak burada da gelişinden kısa bir süre sonra Buhâra valisi Hâlid b. Muhammed ez-Zühlî ile arası bozulmuştur. Aralarının bozulmasının sebebi de valinin Buhârî'den çocuklarına özel olarak et-Târîhu'l-kebîr ve el-Câmiu's-sahîh adlı eserlerini okutmasını istemesi fakat Buhârî'nin bu isteği geri çevirmiş olmasıdır. Bir süre sonra da vali çeşitli olay­ları bahane ederek Buhârî'nin Buhâra'dan çıkmasını istemiştir.

      Buhâra'dan ayrıldıktan sonra Bîkend kasabasına giden Buhârî, burada da önceki tartışmaların etkilerinden dolayı fazla kalamamıştır. Ardından da bir kısım akrabalarının bulunduğu Semerkand'ın Hartenk kasabasına gitmiştir. Ancak burada kısa bir süre sonra hastalanmış ve 870 (256) yılında Ramazan bayramı gecesi vefat etmiştir. 1 Eylül 870 (1 Şevvâl 256) tarihinde öğleden sonra defnedilmiştir.

      Hayatını tamamen hadis ilmine adayan Buhârî, hadis ile ilgili pek çok eser telif etmiştir. Bunların bir kısmı günümüze gelmiştir, bazılarının ise günümüze ulaşıp ulaşmadığı bilinmemektedir. Günümüze ulaşan eserleri şunlardır.

       
      1. el-Câmiu's-sahîh. Buhârî'nin en önemli eseri olup en güvenilir hadis kitabı olarak kabul edilmektedir.
      2. et-Târîhu'l-kebîr. 13.000 kadar ravi hakkında bilgi veren bir eserdir.
      3. et-Târîhu 'l-evsat. Yukarıdaki eserin muhtasarı olduğu düşünülmektedir.
      4. et-Târîhu's-sagîr. et-Târihu'l-kebîr'in bir özeti olup râviler et-Târîhu'l-kebîr'deki gibi alfabetik olarak değil vefat tarihlerine göre ele alınmakta ve on­lar hakkında Buhârî'nin diğer eserlerinde rastlanmayan bilgiler verilmektedir.
      5. Kitâbü'd-Duafâi's-sagîr. Zayıf ravilere tahsis edilen bu eser İbrahim ismiyle başlamakta ve 418 râviyi ihtiva etmektedir.
      6. Kitâbü 'l-Künâ. Bu eserde, isimlerinden çok künyeleriyle tanınan 1000 kadar râvi hakkında kısa bilgiler verilmektedir.
                 et-Târih fî ma'rifeti ruvâti'l-hadîs ve nakaleti'l-âsâr ve temyizi sikâtihim min duafâihim ve târihi vefâtihim. Bu eser de Buhârî'nin diğer tarih kitaplarına nisbetle oldukça küçük hacimlidir.
      1. et-Tevârih ve'l-ensâb. Bazı önemli şahsiyetler hakkında bilgiler ihtiva eden bir eserdir.
      2. el-Edebü 'l-müfred. Bu eser hakkında bir sonraki bölümde bilgi verile­cektir.
      1.  Halku ef'âli'l-ibâd. Kulların diğer fiilleri gibi Kur'ân'ı telaffuz ediş­lerinin de mahlûk olduğunu ortaya koymak maksadıyla yazılmış olan bu eser, İlâhî Kelâmın Müdafaası ismiyle Türkçe'ye tercüme edilmiştir.
      2. Ref'u'l-yedeyn fi's-salât. Namazda rükûa varırken ve rükûdan kal­karken elleri kaldırarak tekbir almanın sünnet olduğuna dair olan bu eser de Namazda Elleri Kaldırma Kitabı ismiyle Türkçe'ye tercüme edilmiştir.
                Kitâbü'l-Kırâa halfe'l-imâm. Bu eserde, Ehl-i re'y'in görüşlerinin ak­sine farz namazlarda imamla beraber cemaatin de Kur'ân okumasının gerekli olduğu ileri sürülmektedir.[1]

           EL-EDEBÜ'L-MÜFRED ÜZERİNE

      İnsanlar için en güzel örnek olan[2] Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, insanlara sadece Kur'ân'ı tebliğ etmekle kalmamış, dine dair hususlar yanın­da edep ve ahlâka dair de açıklamalarda bulunmuş, kurallar koymuştur. Erken dönemden itibaren hadis kitaplarında "Kitâbu'l-Edeb" veya "Kitâbu'l-Âdâb" adlı müstakil bölümlerde Hz. Peygamber'in bu türden hadislerine yer verildi­ği görülmektedir. Genel olarak bu bölümlerde Hz. Peygamber'in yaşayış tar­zı, ferdî ve içtimaî münasebetlerde dinî bakımdan uyulması gereken hususlar ve bu konuda Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in emir ve tavsiyeleri üzerinde durulmaktadır. Ancak muhaddislerin edep ile ilgili hususlara sadece eserlerinin bu bölümlerinde yer vermediklerine, aksine genel olarak ahlâk, özelde ise edep hadislerinin, hadis kitaplarının farklı bölümlerinde de buluna­bileceğine dikkat çekilmelidir. Kütüb-i Sitte'nin en kapsamlı "Kitâbu'l-Edeb"i Ebû Davud'un (ö. 275/889) Sünen'inde yer almaktadır. Onun ardından ise büyük muhaddis Buhârî'nin (ö. 256/870) e/-Câm/u's-sahîh'indeki "Kitâbu'l-Edeb" başlıklı bölüm gelmektedir. Ancak Buhârî, geniş anlamda edep ve ahlâka dair hadis ve haberleri ihtiva eden ancak Sahîh kadar yaygınlaşmayan el-Edebü'l-müfred adlı bir eser daha kaleme almıştır. Buhârî'nin bu eserin­den sonra edep ve ahlâk konularındaki hadisleri toplayan önemli eserlerden biri de toplam 1052 rivayetin bulunduğu Beyhakî'nin (ö. 458/1066) el-Âdâb adlı eseridir.[3] Bu konuda yazılan ilk müstakil eser ise İbn Ebû Şeybe'nin (ö. 235/849) 421 hadis ihtiva eden Kitâbu'l-Edeb[4] adlı eseridir.[5]

      "Edeb" kelimesi Arapça'da çok farklı anlamlarda kullanılmakla birlikte hadis kitaplarının "Edeb" bölümleri çerçevesinde "edeb" kelimesine "Hangi durumlarda tam olarak nasıl davranılacağını bilmek" gibi bir anlam yüklen­diği görülmektedir.[6] Bu da hadis kitaplarında kelimenin en geniş anlamıyla kullanıldığını göstermektedir. Bu kitapların en başında ise el-Edebü'l-müfred gelmektedir.

      Anne-babaya iyilikle başlayan el-Edebü'l-müfred'de, akrabalar ile ilişki­lerin sürdürülmesi, çocuklara karşı yapılması gerekenler, komşulara iyi davranmak, yetimlere bakmak, kölelere güzel muamelede bulunmak, insanlara iyilik yapmak ve onları ziyaret etmek, hasta ziyareti yapmak, misafire ikram­da bulunmak, hayvanlara kötü davranmamak, kişinin çeşitli zamanlar, olay­lar, durumlar karşısında yapması uygun olan dualar, söylenmesi uygun olan ve olmayan sözler, çocuklara konulması güzel olan ve olmayan isimler, sela­mın önemi, izin istemek, mektup yazarken neler yapılacağı, meclislerde nasıl hareket edileceği, nasıl oturulması gerektiği gibi konular ile bina ve mesken­lerde bulunması gereken özellikler üzerinde ağırlıklı olarak durulmuştur.

       
      Ahzâb 33/21.

      Bu eser Faik Akcaoğlu ve Muhammed Enes Topgül tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiş ve Beka Yayınları tarafından 2013 yılında İstanbul'da basılmıştır.
      Bu eser de tarafımızdan tercüme edilmiş olup 2016 yılında Beka Yayınlan tarafından basılmıştır. Konu ile ilgili olarak bk. Ahmed Ürkmez, Ahlâk Ekseninde Hadis, Ankara 2010, s. 36-40 ve s. 49-55.
      Bk. Ahmed Ürkmez, Ahlâk Ekseninde Hadis, s. 49.
       
      Güzel söz söylemek, affetmek, güler yüzlü olmak, dostluk, cömertlik, sabır, yumuşak hareket etmek, ağırbaşlılık, hayâlı olmak gibi övülen huyla­rı teşvik eden; cimrilik, lanet etmek, koğuculuk, insanları aşırı övmek veya ayıplamak, düşmanlık, yalancılık, kötü sözler söylemek, dargınlık, hilekârlık, zulüm, kabalık, kibir, azgınlık, gıybet, vesvese, su-i zan, ikiyüzlülük gibi kötü huylardan sakındıran rivayetler de eserde önemli bir yere sahiptir.

      el-Edebü'l-müfred'de bunlar dışında her Müslümanın dikkat etmesi gere­ken daha pek çok söz ve davranışı konu alan hadisler yer almaktadır.
      Buhârî'nin el-Câmiu's-sahîh adlı eserinden sonra Türkiye'de en çok tanı­nan eseri olan el-Edebü'l-müfred' de Hz. Peygamber ile sahâbe ve tabiûndan gelen toplam 1322 hadis 644 babda bir araya getirilmiştir. Bu 1322 rivaye­tin 939'u Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'den, geri kalan 383'ü ise sahâbe ve tâbiûndan gelmektedir.

      Buhârî bu rivayetlerin bir kısmına el-Câmiu 's-sahîh'in Edeb, İsti'zân, Eşribe, Libâs ve Et'ime gibi bölümlerinde yer vermiştir. el Edebül müfred' deki hadislerin 300 kadarı Buhârî'nin Sahîh adlı eserinde yer almaktadır. Geriye kalan rivayetlerin ise büyük bir kısmı Kütüb-i Tıs 'a başta olmak üzere temel hadis kaynaklarında bulunmaktadır.

      el-Edebü'l-müfred ile Sahîh arasındaki en önemli fark, Buhârî'nin el-Edebü'l-müfred'de zaman zaman Sahîh'te aradığı şartlara uymayan hadislere de yer vermiş olmasıdır. Ancak her ne kadar Buhârî'nin bu eserinin telifinde ve rivayetlerin tespitinde Sahîh'teki sıhhat şartlarına bağlı kalmadığı kanaati yaygınsa da yine Buhârî'nin diğer "Edeb" müelliflerinden farklı ve üstün bir yönünün bulunduğu görülmektedir.7

      Buhârî'nin el-Câmiu's-sahîh'te şartlarına uymadığı için muallak ola­rak zikrettiği hadislerin isnadlarını tam olarak vermiş olması, bazı muhaddislerce müphem bırakılmış isim ve künyeleri belirgin hâle getirmesi ve başka kitaplarda bulunmayan bilgileri nakletmesi gibi özellikler el-Edebü 'l-müfred'in ilmî kıymetini artıran hususlar olarak öne çıkmaktadır.8

      el-Edebü'l-müfred'in bir diğer üstünlüğü ise bu alanda yazılan en geniş eser olmasıdır.
      Sonuç olarak bir ahlâk, edep, insan ve aile eğitimi kitabı olan el-Edebü'l-müfred, insanın hayatının her anında neler yapması gerektiğini rivayetlerle ortaya koyan bu konudaki önemli eserlerin başında gelmektedir.

            TERCÜME ESASLARI

      el-Edebü'l-müfred
      Arap dünyasında pek çok yayınevi tarafından neşre­dilmiştir. Ancak bu neşirlerin çoğu tahkiksizdir ve bu baskılarda pek çok hata bulunmaktadır. Bundan dolayı eserin tercümesinde en güvenilir baskısı olduğu­nu düşündüğümüz Semîr b. Emîn ez-Züheyrî tarafından tahkik edilen ve 1998 yılında Mektebetü'l-Meârif tarafından Riyâd'da basılan nüsha esas alınmıştır.

      Hadisler tercüme edilirken anlaşılır ve güncel bir dil kullanılmaya gay­ret gösterilmiş, bununla birlikte hadislerin üslubu muhafaza edilmeye çalışıl­mıştır. Mümkün olduğunca mana ile tercüme yoluna gidilmemiştir.

      Okuyucuyu yönlendirmemek için hadislerin şerhedilmesi yöntemi ter­cih edilmemiştir. Sadece hadislerin anlaşılmasında problem olacağı düşünü­len yerlerde zaman zaman parantez içi açıklamalar yapılmış, bunun mümkün olmadığı yerlerde ise dipnotlarda hadise dair açıklamalarda bulunulmuştur.

      Hadislerin tercümesinde Fadlullah el-Cîlânî'nin
      Fadlullahi's-Samed fi tavdîhi'l-Edebi'l-müfred adlı şerhine sıklıkla başvurulmuştur.

      Hadis metinlerindeki Resûlullah
      sallallahu aleyhi ve sellem ifadeleri Al­lah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem; Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ifadeleri de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şeklinde tercüme edilerek, metne bağlı kalınmaya çalışılmıştır.

      Hadis metinlerindeki salavâtlar ile
      radıyallahu anh gibi dua cümleleri tercümede aynen korunmuştur.

      Eserdeki dipnotların tamamı tarafımızca konulmuştur.

      Eserdeki merfu hadislerin tamamı tarafımızdan yeniden tahrîc edilmiş ve Türk okuyucusunun âşinâ olduğu Concordance usûlüne göre gösterilmiş­tir. Buna göre Buhârî'nin
      Sahîh'i, Ebû Davud, Tirmizî, İbn Mâce, Nesâî ve Dârimî'nin Sünen'leri için kitap ismi ve bab numarası; Müslim'in Sahîh'i ve Mâlik'in Muvatta'ı için kitap ismi ve kitap içindeki hadis numarası; Ahmed b. Hanbel'in Müsned'i içinse cilt ve sayfa numarası verilmiştir. Kütüb-i Tıs'a dışındaki diğer kaynaklarda ise cilt ve sayfa numarası verilmiştir.
      Gayret bizden, muvaffakiyet Allahu Teâlâ'dandır.
       

      [1]Buhârî'nin hayatı ve eserleri hakkında geniş bilgi için Türkçe'de şu kaynaklara başvurulabilir:
      Muhammed Mustafa el-A'zamî, "Buhârî, Muhammed b. İsmail," DİA, VI, 368-372; Mücteba Uğur, İmam Buhârî, Ankara: TDV Yayınları, 1994; Hüseyin K. Ece, Buhârî, İstanbul: Beyan Yayınları, 1998; Mehmet Eren, Buhârî'nin Sahîh'i ve Hocaları, Konya: Nükte Kitap, 2003;
      Ramazan Zenbil, İmam Buhârî: Hayatı, Eserleri ve Hadis İlmiyle İlgili Koyduğu Usûller, İstanbul: Nebevî Hayat Yayınları, 2013.

       
       
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786059603157
      MarkaBeka Yayınları
      Stok DurumuVar
      9786059603157
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.