• Tüm Kategoriler
    • Gönderim Yaptığımız Kargo Firmaları MNG ve PTT kargo dur. Uygun Fiyat ve Hızlı Teslim ile ürün Sevkiyatımız sorunsuzca devam etmektedir. Kapıda Nakit Ödeme sistemi de var, Ürünü Sepete Atıp Adresi girdikten sonra Ödeme Seçenekleri ekranında karşınıza çıkar. Taksit durumuda aynı şekilde çıkar.

      Esmaül Hüsna

      Esmaül Hüsna
      Görsel 1
      Fiyat:
      110,00 TL
      İndirimli Fiyat (%51,8) :
      53,00 TL
      Kazancınız 57,00 TL
      4.4 8
      53.00 www.goncakitap.com.tr
      Aynı Gün Kargo

      Kitap              Esmaül Hüsna
      Yazar             İbn Kesir, Kurtubi, Beyhaki, Es Sadi, İbn Kayyim el Cevziyye
      Derleyen        Feyzullah Birışık 
      Yayınevi         Polen Yayınları
      Kağıt - Cilt      Şamua kağıt - Ciltli
      Sayfa - Eba    695 Sayfa - 17x25 cm
      Yayın Yılı        2010


       
      Polen Yayınları, İbn Kesir, Kurtubi, Beyhaki, Es Sadi, İbn Kayyim el Cevziyye nin kitaplarından Feyzullah Birışık tarafından derlenen Esmaül Hüsna adlı kitabı incelemektesiniz.
      Esmaül Hüsna kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır.  Alak 1-2



         ÖNSÖZ

      Şükredenlerin hamd ettiği gibi bütün varlıkların yaratıcısı olan Allah'a hamd eder, hamd edenlerin şükrettiği gibi O'na şükrederiz. Salât ve Selâm, bütün âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed'in üzerine olsun.
       
      Kalp için tevhit alanından daha üstün ve daha yararlı başka bir alan yok­tur. Zira kalp, bu alanda özgürce dolaşır, kendisi için dersler çıkarır; böylece isim ve sıfatlarını anarak Mevlâ'sına kulluk eder. Allah Teâlâ, aziz kitabı Kur'an'da zatını en güzel adlarla adlandırmış, kendisini en güzel niteliklerle nitelemiş ve şöyle buyurmuştur:
       
      "İsimlerin en güzeli Allah'ındır. Öyleyse O'na bunlarla dua edin. O'nun isimlerinde aykırılığa (ve inkâra) sapanları bırakın. Yapmakta oldukları dola­yısıyla yakında cezalandırılacaklardır." 1
       
      Bu isimler, Allah'ın birliğini, merhametini ve üstünlüğünü gösteren, aynı zamanda kalplere ve kulaklara hoş gelen isimlerdir. Hatta bu isimler, bütün hayır ve iyiliklere eksiksiz olarak işaret eden isimlerdir.
       
      Fakat ne yazık ki, insanlar bu isimlerin anlamları hakkında görüş birliğine varamadılar. Bu konuda birçok görüşler ileri sürerek doğru yoldan ayrıldılar. Kimileri bu isimleri farklı şekillerde yorumlarken, kimileri de bu isimlerin an­lamlarıyla kesinlikle bağdaşmayan görüşler ileri sürdü. Kimileri ise ne bu gru­bun ne de öteki grubun iddia ettiği görüşleri kabul etmedi ve bir kenarda dur­mayı tercih etti. Bu tavra karşılık, isimleri yorumlayanlar veya anlamlarıyla bağdaşmayan görüşler ileri sürenler, kapkara tevil ve yorumlar deryasına daldılar. Öyle karanlık bir derya ki, ellerine bakmak isteseler zifiri karanlık ne­deniyle ellerini dahi göremezler.
       
      Tüm bu görüşlerin arasından Ehlisünnet ve'l-cemaat ise Allah'ın bu güzel isimlerini anlama yolunu tercih etti. Bu âlemde Allah'ı kendisinden daha iyi tanıtan bir varlığın olmayacağına inandı. Bunun için Allah'tan yardım dileye­rek insanlar arasında Allah'ı en iyi tanıyan kimseye (Hz. Peygamber'e) gitti. Onun bitmez tükenmez pınarından doyasıya yararlandılar. Kurtuluşlarını, hiç­bir eğrilik ve yanılmanın olmadığı bu metodda gördüler. Bu konuda Allah'tan sonra Hz. Peygamber'den yardım istediler. Ondan sonra da hiçbir aşırılık ve-
      1 A'raf, 180.
       
      ya tahrifata sapmadan tevatürle ondan ilim nakleden ve güvenilirlikleri ispat­lanmış ravilerin rivayetlerinden yararlandılar. Bu yüzden Yüce Allah'ın bu gü­zel isim ve sıfatları konusunda en üstün metod selefin metodudur. Zira bu metod, ne filozofların ileri sürdükleri görüşlere ne de kelamcıların anlaşılmaz söz ve düşüncelerine dayanmaktadır. Allah'ın isimleri konusundaki bu selefi metod, aşırılıklardan uzak mutedil ve orta bir metoddur.

      Ehlisünnetin, Yüce Allah'ın isim ve sıfatlarını anlama konusunda ortaya koydukları bu metodun kuralları, bu şekilde belirlenmiştir. Metodlarında ol­duğu gibi bu kurallarda da herhangi bir aşırılık bulunmamaktadır. Selefi me­todun dayandığı kurallardan bazılarını özetle şöyle sıralayabiliriz:
       
      1- Zatında, sıfatlarında ve fiillerinde Yüce Allah'a benzeyen hiçbir varlık yoktur. Biz O'na, O'nun kendisini bize tanıttığı şekilde inanırız. O, kendisini bize şöyle tanıtır: "O'nun benzeri gibi olan hiçbir şey yoktur. O, işitendir, gö­rendir." 2
      Bizler, Yüce Allah'ın bizim kendisini nasıl tanımamız gerektiğini belirtti­ğine inanıyoruz. Zira O, şöyle buyurur: "De ki: "Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah mı?" 3
      Dolaysıyla Allah'ın bazı sıfatlarını nefiy/yok saymak, teşbih/benzetmek, ta'til/geçersiz saymak, tevil/başka şekilde yorumlamak veya örneklendirmek mümkün değildir. Zira Allah'ın sıfatlarını belirten âyetler müteşabih (anlam­ları bilinmeyen, kapalı) değildirler. Bütün sıfatların anlamı özetle selefin şu sö­zünde toplanmıştır: "İstiva malûm, keyfiyet meçhuldür." Yani Allah'ın sıfatla­rına olduğu gibi inanır, bunların keyfiyetlerini Allah'a havale ederiz.
      Örneğin, "Allah Rahman ve Rahîmdir" dediğimizde şunu kastediyoruz: O, hiçbir teşbih, temsil, tahrif ve ta'til olmadan kendisini nitelediği şekilde merhamet sahibidir. O'nun rahmeti her şeyi kuşatmıştır ve O, inkarcıların ni­telediklerinden uzaktır.
       
      2- Allah'ın zatını düşünme girişimlerinden tamamen uzaklaşmak ve sa­dece bu isimlerle O'na nasıl ibadet edilebileceğini araştırmak. Rivayet edilen bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır: "Allah'ın nimetleri konusunda düşününüz, O'nun zatı hakkında düşünmeyiniz". Zira Yüce Allah hiç kimseye benzemediği gibi hiç kimse de O'na benzemez. Şöyle buyuruyor,  

      Yüce Rabb'imiz: "O'nun benzeri gibi olan hiçbir şey yoktur. O, işitendir, gö­rendir." 4

      2 Şûra, 11.
      3 Bakara, 140.
       
       

      Bizler en mükemmel sıfatların Allah'ta bulunduğuna inanıyoruz. Ayrıntı­ları âyetlerde belirtilen sıfatların aynen Allah'ta bulunduğunu kabul ediyoruz. Bunları yok sayma konusunda deriz ki: Allah, her türlü eksiklik ve kusurdan uzaktır. Bu yüzden Allah, kendisini nitelediği gibi nitelendirilir; aynı zamanda O, Hz. Peygamber'in kabul ettiği sıfatlarla da nitelendirilir. Bu, Allah'ın bütün isim ve sıfatları için geçerlidir. İsimleri kabul edip sıfatlan yok sayanlar veya zatî sıfatları kabul edip fiilî sıfatları kabul ermeyenler doğru yoldan sapmışlar­dır. İddia ettikleri bütün bu görüşleri sapıklık ve bid'attir.
       
      3-   Bazı isimler lafzen aynı olabilir. Fakat bu, isimlendirilenlerin aynı veya eşit olduğunu göstermez. Örneğin Allah için "Merhamet sahibidir" denilir. İn­sanlar da bu sıfatla nitelendirilebilir ve "Filanca merhamet sahibidir" denilebi­lir. Ancak her iki niteleme aynı değildir. Çünkü "hızlı adam", "hızlı tren", hızlı uçak" denildiğinde hemen "her hız, nitelenen varlığa göre değişir" deriz. İşte Allah'ın merhamet sahibi oluşu ile insanın merhamet sahibi oluşu da böyle­dir. Allah'ın merhameti sınırsız ve her şeyi kuşatmıştır. İnsan ise böyle değil­dir.
      4-   Allah'ın en güzel isimlerini belirten bütünüyle sahih bir hadis bulun­mamaktadır. Bu konuda meşhur olan hadis, Buhârî ve Müslim'in Ebû Hüreyre'den rivayet ettikleri şu hadistir: Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Al­lah'ın yüzden bir eksik, doksan dokuz ismi vardır. Kim onları ezberler ve sa­yarsa cennete girer. Allah tektir, tek olanı sever." 5 el-Esmâ-ü'l hüsnâ hakkın­daki bu sahih hadis burada sona ermektedir. İsimleri belirten hadis ise, Tirmizî'nin rivayetinde bulunmaktadır. Ancak bu rivayet, senedinde hadis âlimleri tarafından zayıf kabul edilen Velid b. Müslim bulunması nedeniyle zayıf kabul edilir. Her ne kadar Tirmizî bu hadisi başka yollardan rivayet etse de, tüm bu yollar hadis âlimlerince zayıf kabul edilmektedir. Hatta bazılarında şiddetli derecede zayıflık bulunmaktadır.
       
      İbn Kesir'in bu konuda güzel bir değerlendirmesi bulunmaktadır.

      İbn Kesir der ki: "Bir grup hadis âlimi, Allah'ın isimlerini belirten bu ha­disi müdrec hadis olarak kabul etme eğilimindedirler. Müdrec hadis, ravinin, hadisin aslında olmayan bir şeyi fazladan eklemesidir. Böylece hadis zayıf ka­bul edilmektedir. Sonra bu hadisin rivayet zincirinde Velid b. Müslim ve Abdülmelik b. Muhammed es-San'ânî bulunmaktadır. Hadis âlimleri, her iki ravinin de zayıf olduğu görüşünde ittifak etmişlerdir.

      4 Şûra, 11.
      5 Buhârî, 6410; Müslim, 2677.
       
       
      Züheyr b. Muhammed, birden çok hadis âliminin bu ravileri zayıf kabul ettiğini rivayet eder." 6
      İbn Kesir'in konuyla ilgili bu değerlendirmesi büyük önem taşımaktadır. Çünkü kendisi bir müfessir, dil bilgini ve muhaddistir. Hadis ravilerinin belirt­tikleri bu isimlerin, âlimlerden derledikleri özel görüşleri olduğunu, Hz. Pey­gamber'in sözü olmadığını ispatlayacak yetkinliktedir. Burada esas alınacak kural şudur: "Allah'ın güzel isimleri, Kur'an ve Sünnet esas alınarak belirlene­bilir."
      Yukarıda aktardığımız sahih hadis, Allah'ın doksan dokuz isminin bulun­duğunu belirtmektedir. Ancak bu, Allah'ın başka isimlerinin bulunmadığını göstermez. Yani söz konusu hadis, Allah'ın isimlerini sınırlamamaktadır. Eğer bir sınırlama amaçlanmış olsaydı Hz. Peygamber bunu şu şekilde açıklıkla ifade ederdi: "Allah'ın isimleri doksan dokuz tanedir." 7

      Bütün İslâm bilginleri, Allah'ın isimlerinin bu sayıdan daha fazla olduğu görüşünde hem fikirdirler. Bunu özellikle şu hadis-i şerifte geçen ifadelerden anlıyoruz: "Senin kendini isimlendirdiğin veya herhangi bir varlığa öğrettiğin veya kendi katında gayb âleminde tercih ettiğin her isimle senden diliyorum." Bu hadisteki ifadeler, Allah'ın, insanların bilmediği, ancak bazı seçkin ve özel kullarına öğrettiği, gayb âleminde tercih ettiği isimlerinin bulunduğunu göster­mektedir.
      İbn Kayyim der ki: "el-Esmâ-ü'l hüsnâ, herhangi bir sayı ile sınırlandırıla­maz. Çünkü Allah Teâlâ'nın kendi katında gayb âleminde tercih ettiği isimleri ve sıfatları vardır. Bu isim ve sıfatları ne Allah'a yakın bir melek ne de gönde­rilen bir peygamber bilebilir." 8

      Âlimlerin bu görüşlerini aktardıktan sonra görüyoruz ki, hadiste geçen "ezberleyen ve sayan" cümlesinden maksat, sadece bu isimleri ezberleyip saymak değil; o isimlerle Allah'a kulluk etmek, dua etmek ve gerekleriyle amel etmektir. Çünkü iyi kötü her insan bu isimleri kolaylıkla ezberleyip sa­yabilir ve sürekli tekrarlayabilir. Ancak onların gerekleri ile amel etmek, say­mak kadar pek de kolay değildir. Nice Kur'an okuyan kimseler vardır ki, et­kisi onların boğazlarından aşağıya inmez. Nice namaz kılanlar vardır ki, yorul-
      6 İbn Kesir, "et-Tefsir", 4/166.
      7 Dr. Ömer el-Eşkar, "el-Esmâ ve's-sıfat", Dâru'n-Nefâis, s. 66.
      8   İbn Kayyim, "Bedâiu'l-fevâid", 1/166.
       
      mak kendilerine kâr kalır. Bir başkası tuttuğu oruçtan aç ve susuz kalmaktan başka bir şey kazanamaz. Bu isimleri ezberleyip saymak da aynen böyledir.
       
      5- Allah'ın isim ve sıfatları tevkifidir9, akıl ile bilinemez. İbn Kayyim şöyle söyler: "Allah'a verilen isim ve sıfatlar tamamen tevkifidir." 10 Kur'an ve sahih hadislerde belirtilen Allah'ın isim ve sıfatlarına inanmak, anlamlarını bilmesek de vaciptir. Bu kaynaklarda belirtilmeyen ve insanların üzerinde ihtilaf ettik­leri isim ve sıfatlan ise, amacı açıkça ortaya çıkmadıkça ne kabul ediyor ne de yok sayıyoruz. Bu konuda ne ileri ne de geri gideriz. İnançla ilgili alanlarda kıyas ve içtihat yapmayı kabul etmeyiz. Akıl, sadece fıkıh alanında yeni or­taya çıkan durumların hükmünü belirtmek için Kur'an ve hadisler ışığında kullanılır. İnanç ve itikatla ilgili konular kesinlik gerektirir, bu alanda zan veya içtihatlara yer yoktur.
      6- Allah'ın isimleri anlamlarına dört şekilde delalet eder. Bunlar:
      a- Bizzat Allah'ın zatına delalet eden isimler.
      b- Zatî sıfatlar. Allah'ın işitmesi, görmesi, yapma gücü olması, bilmesi ve hayatta olması bu tür sıfatlardandır ve bizzat Allah'ın zatıyla ilgilidir.
      c- Fiilî sıfatlar. Bunlar, yaratma ve rızıklandırma gibi Allah'ın fiillerine bağlı olan sıfatlara delalet ederler.
      d- Selbî sıfatlar. Bu tür sıfatlar, Allah'ı her türlü eksiklikten uzak tutmayı, O'nu kusursuz ve mükemmel görmeyi gerekli kılar. Örneğin Allah'ın kimseye muhtaç olmama sıfatı, yoksulluk sıfatının olmadığını gösterir. Diğer sıfatları da bu şekildedir.
      7-  Bu isim ve sıfatların dışında Allah'ın, "Haberî sıfatları" denilebilecek çeşitli sıfatları bulunmaktadır. Bu sıfatlar, Kur'an'da zahir anlamları ile sabit olan sıfatlardır. Allah'ın gökten yeryüzü semasına inmesi, gelmesi, istiva et­mesi, eli ve gözü olması gibi sıfatlar bu türdendir. Bunlar zahiri anlamları ile Kur' an ve sahih hadislerde bulunmaktadır; ancak, keyfiyetlerini yalnızca Al­lah bilir. Fakat akıl, bu tür sıfatları kabul etmemektedir. Ancak bizler, dinî me­tinlerde geçmesi nedeniyle bu sıfatları olduğu gibi kabul etmekte ve tevil et­memekteyiz. Çünkü bu sıfatların da Allah'ın kemâl sıfatlarından olduğuna ve maksadını yalnız Allah'ın bildiğine inanıyoruz. Bu inançla beraber bu sıfatla­rın keyfiyetini araştırmıyor ve herhangi bir varlığa benzetmekten kaçınıyoruz. imam Malik bu konuda en güzel sözü şöyle söylemiştir: "İstiva malûmdur.
       
      9 Allah ve Resulünün bildirmesi ile bilinebilir.-Çev.
      10 İbn Kayyim, a.g.e, 1/162.

       
      Keyfiyeti ise meçhuldür. Ona inanmak vacip, hakkında soru sormak ise bid'attir."
      Şüphesiz Allah'ın sıfatları konusu, isimlerinden daha geniştir. Beyhakî der ki: "İsimler, Kur'an veya sahih hadislerin haber verdiği isimlerle sınırlıdır. Sıfatlar ise, aklî delillerin Yüce Allah'ı nitelediği bütün nitelikleri kapsar."11  Bizlerin şu an bu tür kelamı tartışmalara girmemize gerek yoktur.
      8- Konuya girmeden önce burada şunu belirtmekte yarar görüyorum.Hadis veya haberlerde gelen isim ve sıfatların hepsi el-Esmâ-ü'1-hüsnâdan değildir. Bu gibi durumlarda en güzel tavır, bu konuda bilgi sahibi olanlara başvurarak meseleyi açıklığa kavuşturmaktır.
      Bununla ilgili olarak sadece bir örnek vermekle yetineceğim. Örneğin Yüce Allah: "Gerçek şu ki, münafıklar (sözde), Allah'ı aldatmaktadırlar. Oysa O, onları aldatandır." 12 buyurmaktadır. Burada âyette geçtiği üzere Allah için "aldatan" sıfatı kullanılamaz. Allah böyle bir sıfattan beridir. Âyette Allah için "Oysa O, onları aldatandır" denmesinin nedeni, Allah'ı aldattığını sananlara aynı üslupla karşılık verilmesidir. Aynı durum "Ve kendileri Allah'ı unutmuş, böylece O da onlara kendi nefislerini unutturmuş..." 13 âyeti için de geçerli­dir.
      9- Allah'ın en büyük ismi anlamına gelen İsm-i âzam hakkında birçok sa­hih veya hasen rivayetler bulunmaktadır. İsm-i azamla dua edildiğinde Allah o duayı kabul eder, onunla istediğinde Allah verir. Özetle hadislerde İsm-i âzam'ın şunlar olduğu rivayet edilmiştir:

      1-      Allah
      2-      Rahman ve Rahîm
      3-      Fatiha sûresi
      4-     Ayete'l-kürsi, "Allah. O'ndan başka ilâh yoktur. Diridir, kâimdir..." 14
      5-      Yunus (a.s.)'ın balığın karnında yaptığı dua. "Senden başka ilâh yok­tur, sen yücesin, gerçekten ben zulmedenlerden oldum."
      6-    "Allah'ım! Senden başka ilâh yoktur, şefkat ve merhamet sahibisin, cömertsin. Gökleri ve yeri mükemmel yaratansın. Yücesin ve ikram sahibisin. Diri ve her şeyi ayakta tutansın."

      11 Beyhakî, "el-Esmâ ve's-sıfât", s. 8.
      12 Nisa, 142.
      13 Haşr, 19.
      14 Bakara, 255.
      15  Enbiya, 87.
       
      7 "Ey Allah'ım! Senden başka hiçbir ilâhın bulunmadığına, senin bir ve yalnız olduğuna, hiçbir şeye muhtaç olmadığına, doğurmadığına ve doğurulmadığına, bir benzerin veya eşinin olmadığına şahitlik ederek senden dileniyorum."
       
      Bütün bu rivayetler sahihtir. Hepsinin kaynağını daha sonra zikredilen yerlerde belirteceğiz.
      Bu meselenin derinliklerine dalmadan, bir rivayeti tercih edip ötekini bir kenara bırakmadan Hz. Peygamber'in "Onları ezberleyen ve okuyan cennete girer" tavsiyesine uyarak bu isimleri ezberlemeye, her zaman okumaya ve ge­reklerini yerine getirmeye çalış. Hadisler arasında tercih yapmayı konunun uzmanlanna bırak. Daha geniş ve ayrıntılı bilgi almak için uzmanlara başvur. Bil ki bu isim ve sıfatlarla amel etmek, onlan sadece ezberleyip okumaktan daha önemlidir. Başarıya ulaştıran elbette Yüce Allah'tır.
       
       
                 KİTAP HAKKINDA

      Yüce Allah, bizi bu alanda bir kitap yazmada başarılı kıldı. Bu düşün­ceyle iyi niyetli okuyuculara ve bu konuda bilgi sahibi olmak isteyenlere ya­rarlı olacak bir eser hazırladık ve bu çalışmaya "esmâü'l-hüsnâ'nın tamamı" adını verdik. Bu çalışmamıza, hepsi birbirinden değerli ve güvenilir, hadis il­minde uzmanlaşmış ve sağlam itikat zırhını giymiş Kurtubî, Beyhakî, ez-Züccâcî, "Meâlimü's-sünen" ve "el-Ğunye" adlı eserin sahibi İmam Ebû Sü­leyman el-Hattâbî, İbn Kesir, "el-Müfredat fi ğarîbi'l-Kur'ân" ve "ez-Zeri'a ilâ mekârimi'ş-şerî'a" adlı eserlerin sahibi sünnî ve selefî imam Râğıb el-Isfahanî gibi âlimlerin sözlerini de ekledik.
      Daha sonra İmam İbn Teymiye ve öğrencisi İbn Kayyim el-Cevziyye'den de yardım almayı bir görev bildik. Her ikisinin bu konuyla ilgili sözlerini ve görüşlerini çalışmamıza ekledik.
      Bütün bunların yanında Şeyh Ebû Abdurrahman es-Sa'dî'ye ait itikad konularını işleyen ve sade bir üslupla kaleme aldığı "Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân" adlı eserinden ve adını anmadığımız diğer İslâm âlimlerinin eserlerin­den yararlandık. Yine Şeyh Sa'dî'nin tevhid konularını işlediği "Haku'l-vâdıhu'l-mübîn fî şerhi tevhîdi'l-enbiyâi ve'l-mürselîn" adlı eserinden de fay­dalandığımızı belirtmeliyim.
       
      Diğer taraftan, bal nerede olursa olsun ondan uzak durulmaz ilkesiyle Fahrüddin Râzî ve İmam Gazali'den de yararlandık. Bunların Ehlisünnet ve'l cemaat'in kurallanna ters düşen görüşlerini bir kenara bıraktık, kitaplarında bulabildiğimiz değerli düşünce ve görüşlerinden istifade ettik.
      Bu kitapta yaptığımız bir diğer çalışma da şudur: Âyetlerin bulundukları sûre ve âyet numaralarını, hadislerin hangi kaynaklarda yer aldığını, hikmetli sözlerin kimlere ait olduğunu belirtmeye çalıştık. Konunun daha iyi anlaşıl­ması için bazı bölümlere başlıklar koyduk. Bunu, Allah'ın sıfatını tanımladık­tan ve Kur'an ve hadislerde nasıl geçtiğini belirttikten sonra yaptık. Genelde sıfatların sözlük anlamlarını belirttik. Ancak okuyucunun zihnini karıştıracak ve konuyu anlamasını zorlaştıracak tanımlamalardan kaçındık.

      Her bölümü, isim ve sıfatları tanımanın ve bilmenin faydalarını belirten bir bölümle bitirdik. Bunu anlattığımız teorik bilgileri uygulamalı hale getir­mek için yaptık. Böylece Allah'ın teorik ve pratik olarak tanınmasını sağla­maya çalıştık. ( esmaül Hüsna polen yayınları , esmaül Hüsna kitap , esmaül hüsna oku , polen esmaül Hüsna kitap , Allahın isimleri kitabı , esmaül hüsna , esmai hüsna )

         
             ALLAH'IN
         GÜZEL  İSİMLERİ

      Sonuç olarak,
      Yüce Allah'tan bizi bu yazılanlardan faydalandırmasını, bu çalışmamızı kendi katında kabul etmesini, hatalarımızı bağışlamasını ve bizi iyiliklerle ödüllendirmesini dileriz. Ey Allah'ım! Eğer bu çalışmamda samimi olabilmiş-sem, biliyorum ki, bunu bana sen nasip ettin. Eğer böyle değilsem, belki sa­mimi olmayandan da fayda gelir; ama sen, beni samimi olanlardan eyle ve insanları yazdıklarımdan faydalandır.
      Başanya ve doğruya ulaştıran sadece Allah'tır.

      12 Muharrem 1425 Hicri.
      Demenhur / el-Buhayra

      HÂMİD AHMED TAHİR eL-BESYÛNî
       
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786055546076
      MarkaKarınca Polen Yayınları
      Stok DurumuVar
      9786055546076
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.