• Tüm Kategoriler
    • Gönderim Yaptığımız Kargo Firmaları MNG ve PTT kargo dur. Uygun Fiyat ve Hızlı Teslim ile ürün Sevkiyatımız sorunsuzca devam etmektedir. Kapıda Nakit Ödeme sistemi de var, Ürünü Sepete Atıp Adresi girdikten sonra Ödeme Seçenekleri ekranında karşınıza çıkar. Taksit durumuda aynı şekilde çıkar.

      Hulasatül Beyan Büyük Kuran Tefsir

      Hulasatül Beyan Büyük Kuran Tefsir
      Görsel 1
      Fiyat:
      450,00 TL
      İndirimli Fiyat (%33,3) :
      300,00 TL
      Kazancınız 150,00 TL
      4.6 27
      300.00 www.goncakitap.com.tr
      Geçici olarak temin edilememektedir. Temin edildiginde

      Bu ürünün yerine tercih edebileceğiniz ürünler

      1.Hamur, 10 Cilt, 6.940 sayfa
      800,00 TL
      KDV Dahil 550,00 TL
      %31,3
      16 Cilt, Sarı Şamua, Ciltli, 10.240 sayfa
      1.250,00 TL
      KDV Dahil 910,00 TL
      %27,2
      Sert Kalın Kapak Cilt, Sarı Şamua , 1.502 Sayfa
      445,00 TL
      KDV Dahil 275,00 TL
      %38,2
       
      Kitap              Hulasat'ül Beyan Büyük Kuran Tefsiri, Küçük Boy
      Yazar             Konyalı Mehmet Vehbi 
      Yayınevi         Üçdal Neşriyat
      Kağıt - Cilt      1.Hamur  - Lüks bez cilt - 16 Cilt ( 8 kitap )
      Sayfa - Ebat   6.909 sayfa - 14x20 cm - Küçük boy
      Yayın Yılı        2009
       

      Üçdal Neşriyat, Konyalı Mehmet Vehbi 
      tarafından yazılan Hulasat'ül Beyan Büyük Kuran Tefsiri adlı kitabı incelemektesiniz.
      Hulasat'ül Beyan Büyük Kuran Tefsiri kitabı hakkında yorumları okuyup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
       
      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır.  Alak 1-2

       
       
           HÜLASATÜL BEYAN Fİ TEFSİRİL KURAN
                      Mehmet Vehbi Efendi


       KİTAB HAKKINDA NAŞİRİN AÇIKLAMASI
       

      Merhum Mehmed Vehbi Hoca'nın « Hulasat'ül Beyan Fi Tefsir'il Kur'an » isimli onaltı ciltlik bu büyük tefsiri senelerden beri Müslüman hal­kımız tarafından ısrarla aranıyordu. Son yıllardaki dinî kültürümüzün kaydettiği gelişme bu eseri daha şiddetle ihtiyaç hâline getirdi. Basılması bir zaruret oldu.

      Büyük, temel islami eserlerin neşri gayesiyle) kurulmuş olan şirketi­miz ilk iş olarak bu büyük eserin neşrine başladı. Allahû Teâlâ'nın tevfik ve inayetiyle bunu takiben kaynak kitapların neşrine devam edeceğiz...

      «Hulasatül Beyan»ın en büyük hususiyeti İslâm âleminde yazılmış en muteber tefsirlerden hulâsalar naklederek tefsir mevzuunda bütün nokta-i nazarları belirtmiş olmasıdır.

      Kazî Beyzâvi, Fahri Bâzi, Hâzin, Medarîk, Ebussuût Efendi, Ni'metullah Efendiİbni Ceriri Taberî, Nisâburî, Sıddık Han gibi pek çok müfessirî'nin âyetleri tefsir edişteki görüşleri nakledilmiştir.

      İkinci hususiyeti, Türkçe neşredilen tefsirler içinde en genişi olma­sıdır. Onaltı cilt olan bu tefsirde âyetler izah edilirken derinliklerine ka­dar inilmiştir.

      Üçüncü hususiyeti, âyetler toplu şekilde değil teker teker ele alın­mış ve tefsiri yapılmıştır. Dili çok sâdedir. Herkesin anlıyabileceği şekil­de selis bir üslûpla yazılmıştır.

      Eserin basımında yanlışsız ve aslına uygun olması için mümkün olan azâmi dikkat gösterilmiştir. Buna rağmen gözümüzden kaçmış hususların okuyan din kardeşlerimiz tarafından bildirilmesini rica ediyoruz.

      Âyetlerin metinleri merhum Hasan Kızanın hattıdır. Okuyanların daha iyi istifade edebilmeleri için âyet numaralarını da koyduk.

      Âyetlerin mealleri tefsir kısmından siyah puntolarla dizilerek ayrıl­mıştır. Böylece, yalnız âyet mealine bakmak istiyenlere kolaylık sağlan­mış oldu. İzah edilen kelimeler ve bunların izahları italik harflerle dizilmiş ve okuyucunun dikkati çekilmiştir.

      Her sayfanın üst kısmına sûre ismi ve cüz numarası yazılmıştır. Böy­lece bir âyetin veya sûrenin tefsirini okumak istiyenler kolayca bulabile­ceklerdir.

      Kitabın baş tarafına mevzu fihristi konmuştur. Bu sadece her cilde ait fihristtir. Bundan başka inşaallah onaltıncı cildin sonuna çeşitli fih­ristler ilâve edilecektir. Böylece eser tasnifsiz malûmat yığını olmaktan kurtarılacak, eserden azamî istifade sağlanacaktır.

      Ayrıca tefsirin bütün ciltlerinin basımının tamamlanmasından sonra müstakil bir cilt halinde lügatçe çıkarılacaktır. Bu cilt gençlerimizin ağır buldukları kelimeleri izah edecek, aynı zamanda dînî tâbirleri açıklayan ansiklopedik lügat mahiyetinde olacaktır.
      Din kardeşlerimizin kitabı okuduklarında Allahın bu mübarek kelâ­mının sonsuz feyizlerinden nâsîbedâr olmalarını niyaz ederiz.

      Eserin merhum müellifinin de ruhu şad, kabri ferah, mekânı Cennet olsun.  
       
      Mümin ÇEVİK
      16.11.1966


                      MÜELLİFİN TERCÜME-İ  HALİ
                                  (1861  - 1949)

      Mehmet Vehbi (Çelebi) İstiklâl mücadelesi sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin üçüncü Şer'iyye ve Evkaf Vekilidir. Tarihe mal olmuş büyük şahsiyetlerden biridir. 16 ciltlik yazmış olduğu «Hülasatül Beyan Fî Tefsîril Kur'ân» namındaki tefsiriyle şöhret bulmuş de­ğerli din âlimlerindendir.

      1861 Yılında Konya ilinin Hadim kazasında Kongul köyünde doğmuş­tur. Ulema mesleğinden Çelik Hüseyin Efendi adında bir zatın oğludur. İlk tahsiline köyün mektebinde başlamış, Anbarlızade Mehmet Efen­diden Kur'ân-ı Kerimi hatmetmiş, tecvit vesair lüzumlu ilimleri de öğ­renmiştir. 1876 Tarihinde Tomakzade Mehmet efendiden de Emsile ve Binayı okumuş, bir yıl sonra da Hadim Medresesine kaydolmuştur. Bu­rada İstanbul mezunlarından Hafız Ahmet Efendiden Sarf ve Arabi tahsil etmiştir. Hocasının Bardas köyüne Müderris olması üzerine tahsilini ik­mal etmek için onunla birlikte Bardas köyüne gitmiştir.
       
      1879 Yılında tekrar Hadim Medresesine dönmüş, bir yıl sonra da Kon­ya'da Şirvaniye medresesine girmiştir. Konya Müftüsü Hacı Hüseyin Efen­diden Mollacami, Tavaslı Osman Efendiden de Fıkıh ve Usul derslerini okumuştur.

      1888 Yılından itibaren ders okutmağa ve icazet vermeğe başlamıştır. Göstermiş olduğu liyakat üzerine 1899 yılında Konya Valisi Ferid Paşanın tamir etmiş olduğu Mahmudiye medresesine müderris tayin edilmiş, 1901 yılında da Konya Hukuk Mahkemesine üye olmuştur. Bu vazifede iki yıl kaldıktan sonra Konya'da yeni açılan Hukuk Mektebine Vesaya Muallimi olmuştur.

      1908 Yılında İkinci Meşrutiyetin ilânı dolayısıyla Konya Mebusu ola­rak İstanbul Meclisi Mebusanına katılmıştır. Hiçbir partiye mensup olmıyan üstad 1911 yılında Meclisin dağılması üzerine Konya'ya gelerek Türkçe bir tefsir yazmaya ve tedrisle meşgul olmaya başlamıştır. Fakat bu, sırada Birinci Cihan Savaşının çıkmasıyle tedrisle uğraşmaktan vazgeçmiş, bütün vaktini tefsirin tamamlanmasına hasretmiştir. «Hülasatül Beyan Fi Tefsiril Kuran» adı altında 15 ciltlik muazzam tefsirini 1915 yılının sonunda bitirmiş ise de malî durumu müsait olmadığından tab ettirememiştir.

      Birinci Dünya Savaşı 1918 yılında her iki tarafa mensup devletler birer muahede ile harpten çekilmişlerdi. Osmanlı Devleti de Mondros mü­tarekesini imzalamıştı. Fakat Yunanlılar 1919 yılında İzmir'e asker çıkar­masıyla memleket tehlikeli bir duruma düşmüş, işin vahametini idrak eden necip ve asil Türk Milletinin böyle bir haksızlığı kabul edemiyeceği pek tabi'i idi. Bunun için memleketin muhtelif yerlerinde «Kuvay-ı Mil­liye» teşekkül etmişti. Bilhassa Doğu Anadolu'da Erzurum ve Sivas Kon­greleri yapılmış, memleketin muhtelif yerlerinde çete teşkilâtı kurulmuştu.

      Böylece Vatanın tehlikeli bir anında Konyalı Mehmet Vehbi, Milli Kuvvetler lehinde konuşmalar yapmış ve bazı subaylarla temasa geçmişti. Fakat bu temaslarından ürken Konya Valisi Cemal Bey, Hâdimli Hocayı göz hapsine almış ise de Üstad yılmamış, Vatanın selâmeti hususunda ilgi­lileri uyandırmaktan geri durmamıştır.

      Valinin kaçması üzerine İngiliz ve İtalyan temsilcileri ve 1500 kadar silâhlı İtalyan askeri Konya'yı almayı düşünmüşlerdi. Bu haberin kısa za­manda halk arasında yayılmış olması ve Kuvayi Milliyenin o zaman Beyşehirdeki kumandanı şehit Miralay Nazım Beyin Konya M. Umumisi va­sıtasıyla ordunun Vehbi hoca hakkındaki güven ve arzusunu bildirmesi üzerine Konya memurin, ulema ve eşrafı toplanarak Mehmet Vehbi Ho­cayı, Vali Vekâletine seçmişlerdi. Bu sırada İstanbul Hükümeti Kuvayi Milliyenin ileri gelenleriyle anlaşarak Suphi Bey isminde birini Konya'ya Vali tayin etmişti. Vehbi Hoca da 1919 yılında tekrar İstanbul Mebusan Meclisine Konya'dan mebus seçilmişti.23 Nisan 1920 yılında Vehbi Efendi Ankara'da açılan Büyük Millet Meclisine Konya Mebusu olarak iştirak etmiş ve bir müddet Meclis Reis­liğinde de bulunmuş, bilâhere Şer'iye ve Evkaf Vekili olmuştur.

      Bazı sebebler dolayısıyla Şer'iye Vekilliğinden çekilen Mehmet Veh­bi bir müddet siyaseti de bırakarak Ankara'da kalmıştır. Bu esnada Tetkikat ve Te'lifatı islâmiyye heyeti meyanında bulunan Şemsettin (Günaltay'ın) cesaret vermesiyle hazırlamış olduğu 16 ciltlik tefsirinin tab'ına karar vermişti. Eserin basılması hususunda Konya'nın eşraf ve tacirlerin­den Hacı Kaymakzade Hacı Mahmut ve oğlu Kasım efendilerin maddî yardımıyla tefsirin tab'ına muvaffak olunmuştur.

      Tefsir-i şerifin musahhihi bulunan Evkaf-ı İslamiye matbaası muha­sebecisi Abdullah oğlu Hafız M. Kâmil de eserin tashihinde «deruhte edi­len vazifenin ehemmiyetinden bahsetmekte ve Kadırgalı Mustafa Nazif Efendi tarafından yazılan kelâmullahtan tatbik edilmiş olmakla onun res­mi hattı kabul edilmiş olduğunu, tefsiri okumak istiyenlere bir suhulet olmak babında konulan işaretler hakkında malûmat verildiğini, terceme ve tefsir olan Kur'ân âyetleri kavislerin, âyetlerin tercümeleri köşeli mu'terizalar içerisinde ibare arasında geçen hadîs-i şerifler de kavisler içine alındığını, bütün tefsir Ketuhta camii şerifi imamı bulunan Hafız İbrahim Efendi tarafından tetkik edilmiş, mevcut hataların savabları ayrıca bir cetvel halinde tefsir-i şerifin sonuna ilâve olunduğunu» beyan etmiştir.

      Merhum üstad, siyasî hayatında partiye girip girmemek hususunda zamanın ileri gelenleri ile fikir ihtilâfı halinde idi. Birinci T.B.M.M.'nin feshinden sonra Milletvekili olmamasına rağmen tarassut altında bulun­durulmuştur.  Hulasatül Beyan Büyük Kuran Tefsiri

      Basılmakta olan ve bir taraftan da satışa çıkarılan tefsirin bine yakın nüshasını eski bir talebesi olan Balıkesirde imamlık vazifesi yapan Necmettine götürmüş, sonra diğer ciltlerini de tab işlerini kontrol etmek üze­re İstanbul'a gelmişti. Bir gün köprüde eski Canik mebusu Nafiz Beye tesadüf etmiş ve Nafiz Bey ile birlikte Erzurum Mebusu Hüseyin Avni Beyin Karaköyde bulunan yazıhanesine gitmişti. Orada nargilesini içer­ken İzmir suikastinin mürettiplerinden maslup Ziya Hurşit de gelmişti. Merhum Vehbi Efendi Ziya Hurşid'in ilk Büyük Millet Meclisinden eski bir mebus arkadaşı olması dolayısıyla onunla hasbıhalde bulunmuştu. Bu sebepten Vehbi Hoca İzmir suikastinden dolayı 1927 de Konya'da tevkif edilmiş, bir hafta kadar polis kısmı adli reisinin odasında nezarette kal­dıktan sonra bir emirle ilmiye kisvesinden tecrit edilmek suretiyle Anka­ra'ya gönderilmiştir. Ongun kadar nezarette kaldıktan sonra yapılan tah­kikat neticesinde suikastla hiçbir alâkası olmadığı anlaşılmış ve İstiklâl mahkemesine sevkedilmesine mahal kalmadan serbest bırakılmıştır. ( Hulasatül Beyan Tefsiri, hulasatül beyan tefsir, hülasatül beyan kuran tefsiri, Konyalı Mehmet Vehbi efendi, hülasatül beyan tefsir, hülasatül beyan kuran tefsir, üçdal neşriyat, hülasatül beyan tefsiri fiyatı, 8 kitap tefsir, 16 cilt tefsir  )
       

            Şahsiyeti

      Merhum, kuvvetli bir irade sahibi idi. Bu hususta oğlu emekli hâkim sayın Asım Çelik şöyle bir misalle anlatmıştır. «Ankara'da Şer'iye Vekili olarak bulunduğu sırada tefsirin bastırılması için bazı ilgililerle istişare yaparken o zaman Şer'iye Vekâleti (Tetkikat ve Te'lifat-ı İslâmiyye he­yeti) azasından olan eski başvekillerden Şemsettin Günaltay, peder mer­humun el yazısıyla olan tefsirden bir formayı İstanbul'a götürmüş, tab'ı hususunda Evkâf-ı İslâmiyye matbaası idarecileriyle görüşmüştü. Matba­ada eserin yalnız bir sayfasına yazılması lâzım geldiği, sahife arkasına yazılmaması icap ettiği söylenmişti. Eğer böyle olmazsa mürettipler ta­rafından kolaylıkla ve yanlışsız olarak dizilmesine imkân olmadığı netice­sine varılmıştı. Merhum Şemsettin Günaltay gelip durumu peder merhu­ma anlatmış, peder merhum da rahmetlik ağabeyim Fevzi Çelik'e ve bana birkaç sayfa yazdırıp tetkik ettikten sonra bu işin bizim tarafımızdan yazılmasını, uygun görmemiş olacak ki 7000 sayfalık eseri oturup yeni baş­tan bizzat yazmıştır.»

      Şer'iye ve Evkaf Vekili bulunduğu sırada Vekâletin resmî atlı araba­sına birgün bile binmemiş, mebusluğunda olduğu gibi vekilliğinde de evi ile Meclis arası üç kilometre mesafe olmasına rağmen her gün yaya gidip gelmiştir. Vekilliği sırasında ne sarığında ve ne de giydiği mest ve lâstiğinde en küçük bir değişiklik yapmamıştır. Sıhhatli idi. Sohbetleri gayet tatlı ve nüktedandı. Sevdikleri île şakalaşmaktan hoşlanırdı. 30 Ya­şından sonra nargile içmeye alışmış ve tiryakisi olmuştu. Tren seyahatlarında ve diğer yolculuklarında nargilesini beraberinde taşırdı. Tiryaki olmasına rağmen bazan iradesini kullanır, altı ay nargileyi içmediği bile olurdu. Gene tekrar içmeye başlardı. Birgün bile hasta olarak yatağında yattığı görülmemiştir.

      Mehmet Vehbi Efendi 15 Nisan 1923 yılında vazifesinden ayrılmış ve sonra 1683 numaralı tekaüt kanununun 25. maddesi mucibince kendisine emekli maaşı bağlanmıştır. 1949 yılında, Kasım ay mm 27 sinde 88 yaşında Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Kabri Konya'da Ankara yolu üzerinde Musalla kabristanındadır. Mezar taşında şu cümleler yazılıdır:

      El-Mağfur bütün mevcudiyeti ile islâmlığa ve bütün varlığı ile va­tanına hizmet eden Tefsîr-i Kur'ân sahibi Şer'iye Vekili Konya'nın Öz ev­lâdı Hadimli Hoca Mehmet Vehbi Çelik ruhuna fatiha.»
       
      Alt kısmında da Afyon Karalıhisarların Hoca Vehbi Efendi hakkında son bir Cemile ve hürmetleri nişanesi olmak üzre bizzat kendileri yazıp mermer üzerine kazdırarak kabrine taliki için hediye ettikleri şu kıt'a vardır :

      Hüvelbâki
      Eyledi Üstad-ı kül Vehbi Efendi irtihal
      Bir eşi gelmez ferid-i asr idi bi iştibah
      Geldi bir hâtif esefle söyledi tarihini
       Son müfessir Hadimi Vehbi Efendi göçtü ah.
       

      Eserleri

      Hülasatül Beyan Fi Tefsiril Kur'ân'dan başka diğer basılmış ve basılmamış eserleri şunlardır :

      1- Akaid-i Hayriye (Arabça ve Türkçe)
       
      2- Ahkam-ı Kur'aniye
       
      3- Sahih-i Buhari Tecridi Sarih 
       
      4- Siyasi hatıraları (basılmamıştır).
       

      Veli ERTAN 
      Konya Yüksek İslâm Enstitüsü Müdürü
       
       
          
       
      Üçdal Neşriyat, Konyalı Mehmet Vehbi  tarafından yazılan Hulasat'ül Beyan Büyük Kuran Tefsiri adlı kitabı incele diniz.
      Diğer Özellikler
      Stok KoduÜçd Hül Bey 8C
      MarkaÜçdal Neşriyat
      Stok DurumuBu ürün geçici olarak temin edilememektedir.
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.