Kitap İslam Tarihi 2. EL
Yazar M. Asım Köksal
Yayınevi Şamil Yayınları - Gerçek Hayat dergisi baskısı
Kağıt - Cilt 2. Hamur - 8 cilt takım
Sayfa - Ebat 3.540 sayfa - 16x24 cm
Yayın Yılı 2005
Resimdeki Günceldir Aynı Ürün Gönderilecektir. Kondisyonu Zayıf Resimdeki gibi kenarları sararmış.
Not: Sadece bu ÇOK ÇOK UCUZ KELEPİR kategorisindeki kitaplar 2. El kitaptır. Diğer bölümlerdeki kitaplar sıfır ve yeni ürünlerdir.
Şamil Yayınları , M. Asım Köksal tarafından yazılan İslam Tarihi adlı kitabı incelemektesiniz. İslam Tarihi kitabı hakkında yorumları okuyup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi aşağıda geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
1997 yılında Kültür Bakanlığı´nca yılın ilim adamı seçilen M. Asım Köksal hocanın kaleme aldığı bu eser Pakistan´da SİYER DALINDA DÜNYA BİRİNCİLİĞİ ödülünü almıştır.
Peygamberimizin hayatını, ashabın hayatını nefes nefese takip eden başka bir eser yoktur. İslami yaşayışı, İslam devletinin çatısını anlamak, öğrenmek ve örnek almak için bu eser mutlaka okunmalıdır.
Önsöz
Bizi ve her şeyi yaratan, bitmez tükenmez nimetleri içinde yaşatan Yüce Allah'a hamd'ü sena eder; sevgili Peygamberimiz, dünya ve âhirette en büyük Rehber ve Önderimiz Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm Efendimizi, bütün ev halkını, soyundan gelenleri, kendisi ile sohbet ve İslâm dâvasına hizmet edenleri sevgi ve saygı ile selâmlarım.
Bugün; okuyucularımıza Mekke Devrini sunduğum bu cildler; İtalyan Müsteşriki Leone Kaetani'nin yazdığı, daha doğrusu, bir çok Müsteşrik, Profesör ve Rahiplerin yardımıyla ona yazdırıldığı İslamTarihi ni, incelemek ve yanlışlarını ortaya koymakla uğraştığım sıralarda; Peygamberimiz Aleyhisselamın hayatına ve İslâmiyet'e âid bilgileri, başta, Kurân-ı Kerim'le hadîs ve Sünnet Mecmuaları olmak üzre, Ana Kaynaklarımızdan derleyip yaymak ve yabancı tercümanları aradan çıkarmak için duymuş olduğum şiddetli lüzum ve arzudan doğmuştur.
Diyanet İşleri Başkanlığından geçen 31 yıllık vazifemden ayrılıp gecemi, gündüzümü bu ağır işe vermedikçe, başaramayacağıma kanâat getirdiğimden 19 Eylül 1964 tarihinde emekli olup işe başladım.
On yedinci asrın ortalarına kadar Avrupa Hıristiyanlık dünyasının, Dinimiz ve Peygamberimiz hakkındaki bilgisizliği ve düşmanlığı korkunçtur.
Rönesanstan sonra, bu düşmanlık, az çok gevşemiş ve eski şiddetini kaybetmiş gibi görünürse de, hâdiseler, dinî ve siyâsî taassubun elele vererek bu eski düşmanlığı, şu veya bu şekilde, fakat, sistemli ve maskeli bir surette devam ettirdiğini göstermiştir.
Onsekizinci asrın sonlarına doğru Avrupa; siyâsî nüfuzunu, İslâm ülkelerine yaymağa başlayınca, İslâmiyet) inceleme hareketi de hızlanmış; Müsteşrikler çoğalmış; bu Müsteşrıkler, bağlı oldukları hükümetlerin teşviki ve direktif ile; Şark dillerini öğretecek okullar, Şark kitaplarını toplayan kütüphaneler açmışlar; Asya Dernekleri Kurmuşlar; Şark eserlerini basmak ve tercüme etmekle uğraşmışlardır (1)
Avrupa'nın, İslam ülkeleri ile ilişkisinin artması, Müslümanlık ve Peygamberimiz hakkında yazı yazan ve İslâmî eserlerle uğraşanların da, sayısını arttırmıştır.
Şark ilimlerini öğrenmeğe girişen gayr-ı müslimler içinde, İslam ilim ve irfanını tedkik ve tetebbua koyulup dinî, siyâsî gayelerinden kısmen veya tamamen uzaklaşmış olanlar bulunduğu gibi; açık ve kesin Vesikalara rağmen, hâdiseleri, aslî şekillerinden uzaklaştıran, onları, olduklarından başka türlü gösteren, gerçekleri tahrif etmekten çekinmeyenler de, çoktur.
1-İngiliz Profesörlerinden Margoliouth'uni verdiği bilgiye göre: Avrupa'da, Peygamberimizin hayatına dair yazılan eserler:
Thomas Gagnier'in 1723 de Ebülfida'nın eserini bastırması ile başlar. Bu sırada Henri Comte de Boulainvillers, Peygamberimizin hayatı na dair yazdığı eserini bastırmış, bu kitap 1723 de Amsterdamda ikinci kere basıldığı zaman Gagnier tarafından tenkid edilmiştir. 1843 de G. Wiel, Almanca olarak (Muhammed,der Prophet) isimli kitabını yazmış ve Avrupa Bilginleri, bunu, tarafsız bulmuşlardır. Amerikalı Washington Erving'in 1849 da Londra'da yayınlanan, Peygamberimiz hakkındaki (The Life Of) isimli eseri de, G. Wiel'in kitabına dayanır. G.L. Merric'in, Şiî kaynaklara dayanarak yazdığı (The Life and Religion Of Muhammed) isimli eseri, 1850 de yayınlanmıştır.
A. Sperenger, (Das leben und die lebre des Muhammed) isimli eserini 1851 de yayınlamış, bunda hiç tanımadığı konularda bir sürü ileri geri tahminlerde bulunmuştur.
W. Muir de, bundan yararlanarak, Peygamberimizin hayatı hakkındaki (The Lif Of Muhammed) isimli eserini 1858 de yayınlamış ve bunda Hıristiyanlık taassubunu açığa vurmuştur. Felenekli Dr. Dozy'nin yazdığı (History Of İslam) isimli eser, 1861 de Felemenkte bastırılmıştır. Yazarın garazkârlığı, kitabında elle tutulacak derecede göze çarpar. Bu kitap, Dr, Abdullah Cevdet tarafından Türkçeye de, çevrilmiş ve yayınlanmıştır. Barthelemy Saint Hilaire'in yazdığı (Mohammed le Coran) .simli eseri 1865 de Paris'te yayınlanmıştır.
Bosvvorth Smith'in (Mohammed and Mohammedanism) isimli eseri 1873 de yayınlanmıştır. S.W.Koelle'in yazıp 1885 de yayınladığı (Mohammed and Mohammedanism) isimle eserde de, Hıristiyanlık taassubu gözeçarpar. H. Grimme'nin ^Mohammed) isimli eseri 1892 de,
E. Lamairesse ile Djarric'in yazdıkları (Vie de Mohammed La Tradition) isimli kitap ta 1897 de Paris'te yayınlanmıştır.
Bunların, İslam Tarihi üzerinde yaptıkları kasıdlı yanlışlık ve yolsuzluklar, inşânı, çileden çıkaracak derecededir.
Bu yanlışlık ve yolsuzluklar; ya haberlerin, kaynaklarımızdan terceme ve nakilleri sırasında yapılmakta, ya da, kasden yanlış anlamaktan ileri gelmektedir.
Yanlış nakle, yanlış anlayışa dayanan ve birbirini tutmayan indi ve yersiz yorum ve görüşlerin ve hattâ iftiraların haddi hesabı yoktur.
Bunların, korkunç ve iğrenç örneklerini hemen ve topluca görmek isteyenler, Kaetani'nin, müteaddid yardımcılar ile yazdığı ve Hüseyin Cahid tarafından Türkçeye çevrilip 1924 yılında İslam Tarihi adı ile yayınlanan 10 cild lik kitap üzerine beş yıl eğilip 1960 yılında yayınladığımız ve ahîren Diyanet İşleri Başkanlığınca da, ikinci baskısı yapılmakta olan (Reddiye) mizi mutalea buyursunlar.
(Reddiye)mizi elde edemeyen okuyucularımıza, inşaallah, Mekke Devrinin sonunda yazacağımızı umduğumuz cildde ilim adına, nasıl yalanlar uydurulduğunu, Dinimize, Peygamberimize, Kitabımıza Eshab-ı Kirama... nasıl iftiralar yapıldığını göstereceğiz.
Medine Devri cildlerinde ise, her bahsin sonunda, onların birer birer ele alınıp muhakeme ve reddedilmiş olduklarını göreceklerdir.
Acz ve noksanımıza bakmadan, Peygamberimiz Aleyhisselâmın hayatını ve İslâmiyeti; Ana Kaynaklarımıza dayanarak, Kur'an-ı Kerim'le Hadîs ve Sünnet Mecmualarından yararlanarak yazmak gibi ağır, ağırlığı nisbetinde de, şerefli bir işi yüklenmemizin sebebini yukarıda açıklamıştık.
Yüce Allah da, bizden yardımını esirgemedi.
Peygamberimizin Hayatı ve İslam Dinini Yayışı hakkında şimdiye kadar yazılan eserlerde, yapılan yayınlarda maalesef kaynaklarımıza pek o kadar bağlı kalınmadığını, fazlaca ihtisar ve tasarruf yoluna gidilerek vakalardaki canlılık ve güzelliğin ve hattâ te'sirin söndürüldüğünü gördük. Biz, bu yola gitmemeğe çalıştık. Eserimizde, yalnız Kaynakları, haberleri konuşturmak istedik. Kaynaklarda kısa geçilmiş veya mübhem bırakılmış noktaları, uzun araştırmalar yaparak elde edeceğimiz bilgilerle aydınlatmayı tercih ettik. Şahsî görüş ve düşünüşlerimizle araya girmekten; vak'aların arı, duru havasını bulandırmaktan son derece kaçındık.
F. Bohl'ün (Mohammed Liv) isimli eseri 1905 de, D.S. Margoliouth'in (Mohammed and the Rise of İslam) isimli eseri de 190b de Newyork ta yayınlanmıştır.İtalyan Müsteşnklarından Kaetani'nin, bazı Müsteşrik, Râhib ve Profesörlerin yardımıyle yazıp 1905-1913 yıllarında cild cild yayınladığı (Annali del İslam) isimli eser de, Hüseyin Cahıd tarafın dan Türkçeye çevirilerek 1924-1926 yıllarında on cild halinde (İslam Tarihi) adiyle ve Maar.f Vekâleti (Telif ve Terceme Encümenince kabul edilmiştir) şerhiyle yayınlanmıştır. Evvel ve âhir tenkidlerimizde, bu tercümeyi göz önünde tuttuk. Batılıların, lehde ve aleyhde daha başka yayınları da vardır.
(Rahmetli Şibli Nûmâni-i Hindinin Sîretünnebî Mukaddimesine bakınız!)
Şâyed, arada sırada kendiliğimizden bir kaç satır veya kelime yazdığımız olmuşsa, bu da'ancak, konuya veya vak'aya ışık tutma maksadile olmuştur.
Oku yanlara itimad gelsin, araştırma yapmak isteyenlere de, kolaylık olsun diye her sahifenin altında o bahsin kısmen veya tamamen bulunduğu kaynakları ekseriya kıdem sırasını gözeterek cild ve sahife numaralar ile gösterdik.
Eskilerin de, yenilerin de, yadırgamayacakları bir dille yazmağa ve gerektikçe, verdiğimiz bilgilerle, kendilerini araştırmalar yapmaktan kurtarmağa çalıştığımız bu kitabımızdan, her sınıf okuyucumuzun yararlanacağına, memnun kalacağına inanıyoruz.
Hayatımızın en mes'ud ve mutlu devri, olanca güçlük ve ağırlığına rağmen, hiç şüphesiz, bu kitabı hazırlamakla geçirdiğimiz devir olmuştur.
Çünki; başından sonuna kadar bütün bir devri, olanca çileleri ve mutlulukları ile sevgili Peygamberimizin ve Sahabîlerinin yanında yaşamış gibi idik!
Bu kitabımızı okuyanların da, aynı görüşe varacaklarını sanıyoruz. Peygamberimizin hayatını okumak ve öğrenmekte, kadın, erkek, genç, ihtiyar her Müslüman ve hattâ herkes için, tertemiz, pürüzsüz, ibretli, mutlu bir hayatı örnek edinip kendilerini, kötü örneklerin tesirlerinden kurtarmak, Peygamberimize olan sevgi ve bağlılığı pekiştirmek, gerçekleştirmek ve bunun sonucu olarak da, dünyada ve âhirette mutlu bir hayata kavuşmak vardır.
Bu, Ahzab Sûresinin 21 .ci âyet ile yapılan İlâhî tavsiyenin de, gereğidir.
Bunun içindir ki: Müslümanlar, Dir'erine âid hükümleri ve bilgileri nasıl hıfz ve kayd etmeyi ihmal etmemişlerse, Peygamberimizin hayatına, gazalarına aid haberleri de öylece, ihmal etmemişlerdir.
Eshab-ı Kiramdan Sa'd b. Ebî Vakkas (Vefatı: 55)ın, oğullarına, Peygamberimizin hayat ve gazalarını öğreterek "Oğullarım! Bunlar, Atalarınızın şerefidir. Onları, hatırda tutunuz. Unutmayınız!" diye tavsiyede bulunduğu rivayet edilir. (2)
Ankara, 10 Ocak 1987
M. ASIM KÖKSAL