• Tüm Kategoriler
    • AXES BONUS CARD FİNANS WORLD PARAF MAXİMUM KARTLARA 3 TAKSİT CANLI STOK Sistemi ile Çalışıyoruz. Tedarik Sistemi Şeklinde Çalışmıyoruz. Stoktaki Ürünlerle Hızlı Kargo

      Kudsi Hadisler, 2 Cilt

      Kudsi Hadisler, 2 Cilt
      Görsel 1
      Fiyat:
      35,00 TL
      İndirimli Fiyat (%48,6) :
      18,00 TL
      Kazancınız 17,00 TL
      3.0 2
      18.00 www.goncakitap.com.tr
      Geçici olarak temin edilememektedir. Temin edildiginde
      Haber Ver

      Bu ürünün yerine tercih edebileceğiniz ürünler

      Bez Ciltli, 2.Hamur, 655 Sayfa
      50,00 TL
      24,00 TL
      %52
      2 Cilt, Sarı Şamua, 1.248 Sayfa, 2. EL
      69,00 TL
      32,00 TL
      %53,6
      2 Cilt, 2.Hamur, 1.136 Sayfa
      140,00 TL
      70,00 TL
      %50
                  Stoktan kargo
        Kitap :  Kudsi Hadisler Metin Mana Şerh - 2.EL
        Yazar :  Heyet
        Tercüme :  Ahmet Varol
        Yayınevi :  Madve Yayınevi
        Etiket Fiyatı :  35 TL
        Kağıt - Cilt :  2.Hamur kağıt - 2 Cilt
        Sayfa - Ebat :  840 sayfa - 14x20 cm.
        Yayın Yılı :  1991 - 2.EL
           

      Madve Yayınevi tarafından yayınlanan Kudsi Hadisler Metin Mana Şerh adlı kitabı incelemektesiniz.  
      Kudsi Hadisler kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

                                                                                                                             
      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2
       

      Orijinali "İlmi Kitaplar Yayınevi" tarafından derlenen bu kitaptan, lafzı Rasulullah'a, mana itibariyl e de Allah Teala'ya ait olan "Kudsi Hadisler"i öğreneceksiniz.

      Buhari, Müslim, Muvatta, İbni Mace, Tirmizi, Ebu Davud ve Nesai'nin tasnifler inden derlenere k hazırlanan bu hadis külliyatında, hadislerin harekelen dirilmiş metinleri, meallerini ve gerekli olduğu durumlarda da şerhlerini okuyabilirsiniz.

      İslam dininin ikinci temel kaynağı olan ve Kur'an-ı Kerim'de yer alan hükümlerin te'yidi ve desteklenmesi, beyanı, Kur'an'da olmayan hususlarda yeni hükümler koyması gibi fonksiyonları olan Sünnet; bir nevi Kur'an-ı Kerim'in nasıl tatbik edileceğinin resmidir; yani pratiğidir. Bu nedenle sünnet ile amel etmek, müslümanın esas gayesi olacaktır. Nitekim Sünnet ile amel etmekten anlaşılması gereken; "Sünnet'in, fert ve cemiyetin her türlü problemlerini çözmede yardımcı olması, İslam camiasının şahsiyetini şekillendirmedeki rolü ile Hz. Peygamber'in yolunun her davranışta takip edilmesi"dir.

      İşte bu denli önemli olan Sünnet içinde, lafzı Rasulullah'ın ağzından ve O'na ait olarak çıkan ancak mana itibariyl e Allah Teala'ya ait olan "Kudsi Hadisler"in yeri ve önemi daha bir başkadır. Bugün elimizde bulunan hadis külliyatları içinde dağınık olarak var olan kudsi hadislerin tek bir kaynakta toplanması bu nedenle önem arzetmektedir.

      İşte, 400 Kudsi hadisin yer aldığı bu eser, kudsi hadisleri bir yerde toplaması bakımından sahasında tek olduğundan, kütüphanelerinizde müstesna bir yere sahip olacak; ilminizde mükemmel bir seviyeye, salih ameliniz için gerekli bir zirveye taşıyacaktır sizleri. Sadece okumak için değil, amel etmek ve sünnet yoluna yönelmek maksadıyla mutlaka sahip olmanız gereken bir eser.

       
      BUHARI, MÜSLİM, İBNİ MACE, EBU DAVUD TİRMİZÎ, NESÂÎ VE MUVATTÂ'DAN KUDSÎ HADİSLER


      METİN - MÂNÂ - ŞERH

      Bir Kaç Not


      Sonsuz hamd Alemlerin Rabbine, Salat ve Selâm kâinatın efendisi hazreti Peygamber efendimize olsun. Böylesi bir kaynağın yayınevimiz tararından sizlere ulaştırılmasının sevinci içindeyiz.

      Bildiğiniz gibi Madve Yayınevi neşriyatının tamamıyla siz okuyuculara nitelikli, ve kalıcı kitaplar ulaştırmayı bir 'hedef telakki etmiştir.

      Bu cümleden olarak elinizdeki Kudsi Hadisler Mecmuası da, hem bilgilenmek isteyen herkesin, hem de ilim erbabının kütüphanesinde özel bir yer tutacaktır İnşallah.

      Bilindiği üzere Kudsî Hadisler, îslâm şeriatının ikinci kaynağıdır. Manası Allah Celle Şanuhu'dan olup lafzı Hazreti Peygamberimiz efendimize aittir. Bu itibarla da Kur'an-ı Kerîm'den sonra, Hadis-i Şeriflerden de bir önce gelen şerî delillerdendir ki, diğer Hadisler (Hadis-i Nebevi) Kudsi Hadislerden sonra zikredilir. Bu bir.

      İkinci mesele; bu günlere gelene kadar, 40 ve 75 Kudsî Hadis gibi mecmualar neşredilmişse de, bütün Kudsi Hadisleri, Kütübi Sitte ve Muvatta gibi bir kaynaktan toplayan, biraraya getiren olmamış bildiğimiz kadarıyla. Biz ise Kudsi Hadisler kitabını neşretmekle, böyle bir gerekliliği de inşallah kültür hayatımıza kazandırmış olacağız. Ayrıca şunu da belirtmeden geçemeyeceğiz, elinizdeki eserde bazı hadisler rivayet farklılıklarıyla tekrar verilmiştir. Bu tekrarlan kitaba alma zaruretimiz iki sebepten kaynaklandı. Birisi, kitabın - orjinal tasnifini aynen muhafaza ettik ki, yayın ve tercüme anlayışımız ve kavrayışımız, bunu gerektiriyordu. Aksi takdirde siz okuyucuların "çok biliyorsanız kendiniz yazın, bu kitabı tercüme ettik demeyin" diyebilme yetkisi doğardı ki, yıllardır bu uyanıklığı kazandırmak için çaba sarfeden bir yayınevidir Madve Yayınları. Eseri aynen tercüme etmekteki ikinci sebebimiz ise; Buharî ve Müslim'in ve diğer hadis kaynaklarının dahi farklı rivayetleri ayıklama yoluna gidemediği, bütün rivayetleri farklılıklarıyla verdiği bir sahada, haddimizi bilip edeple davranmak zaruretidir. Zira bir ayrıntı gibi görünen farklı rivayetlerin, yani rivayet farklılıklarının, bir içtihada, bir mezhebin görüşüne delil teşkil ettiğini bildiğimiz kaynaklar üzerinde beşerî kafamızla ayıklama yapmak ancak haddini bilmezlik ve edepsizlik olurdu hafazanallah.

      Bu arada zikretmeden geçilmeyecek bazı meseleler daha var, fakat, kitabın incelenerek değerlendirilmesini sizlere bırakmak niyetimizden dolayı ayrıntıya girmek istemedik.
      Bizim hatırlatmak istediğimiz notlar, öz itibariyle sadece şunlardır ki, kitabın anlaşılabilmesi için gerekli olduğu kanaatiyle zikretmek durumundayız. Elinizdeki eser, "Daru'l-Kütübi'l-Ümiyye" tarafından bir heyete hazırlattırılıp 400 tane numaralı hadis içermektedir. İki cilt halinde neşredilmiştir. Yayınevimiz, Muhterem Ahmed Varol hocaefendinin hiç bir ayıklama ve ekleme yapmadan tercüme ettiği eseri, orjinal şekliyle neşretmektedir. Ancak kaynakları, hocaefendi tarafından tetkik edilerek concordance ile uyuşup uyuşmadığı taranmış, eğer var ise farklılıklar dipnotlarda zikredilmiştir. Böylece dipnotlarıyla hadis kaynakları, hem orjinal esere hem de concordance ile bütün dünyada geçerli olan sisteme uygun şekilde düzenlenmiştir. Ve iki cildi de bir arada neşretmek mümkün ve iktisatlı olmasına rağmen; kaba bir cilt olmaması için iki estetik cilt halinde sizlere sunulmuştur.

      Kalpleri en iyi bilen Allah'tır. Elinizdeki bu çalışma, inşallah çok çok istifade edilebilecek bir eser olacaktır. Çalışma bizden tevfik Allah'tandır.
      Madve [1]


      Mukaddime

      Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun. Hayırlı son, Allah'dan hakkıyla korkanlar içindir. Salat ve selam Peygamberlerin en üstünü ve sonuncusu olan efendimiz Muhammed'e, Onun temiz âline, üstün vasıflarla bezenmiş ashabına ve kıyamet gününe kadar Ona iyilikle uyanlara olsun.

      Bu kitap aşağıda zikrolunan hadis kitaplarında geçen 'Kudsî Hadisleri' içine almaktadır.

      1. Muhaddislerin Önderi, Muhammedu'bnu İsmail el-Buharf-nin sahih'i,
      2. Ebu'l-Huseyn Muslimu'bnu'l-Haccac el-Kuşeyrim en-Neysa-bûrî'nin Sahih'î,
      3. Ebu İsa et-Tirmizî'nin Camii,
      4. İmam Ebu Davud es-Sicistânî'nin Sünen'i,
      5. İmam Ebu Abdirrahman Ahmedu'bnu Şu'ayb en-Nesâî'nin sünen'i,
      6. İmam İbnu Mace el-Kazvîninin Sünen'i,
      7. îmam Malik'in Muvatta'ı, [2]


      Kudsî Hadislerin Toplanması Ve Düzenlenmesi

      Bu kitabı hazırlayan heyet, sözü edilen hadis kitaplarında geçen kudsî hadisleri biraraya getirirken rivayetleri arasında farklılık bulunmayan mükerrer hadisleri sadece bir kere zikretmekle yetinmiştir. Ancak hadisin bir başka rivayetinde fazlalık veya eksiklik yahut ibare değişikliği ya da rivayet eden sahabî isminde değişiklik olması halinde diğer rivayeti ya tamamen vermiş veya sözkonusu değişikliğe işaret etmekle yetinmiştir! [3]


              Hadislerin Şerhinde İzlenilen Yol

      Yaptığımız istişare ve istihare neticesinde Sahihu'l Buharı'de geçen hadislerin şerhlerim Allame el-Kastallanî'nin yazmış olduğu şerhten almaya karar verdik. Onu gerek kendi döneminde yaşamış olan hadis âlimleri gerekse kendinden sonra gelen âlimler yetkili kabul etmişlerdir. Sahıh-î Müslim'de geçen hadislerin şerhlerini de imamların imamı, âlimlerin örneği, İmam Nevevî'nin yazmış olduğu şerhten almaya karar verdik. Çünkü onun sözü ilim adamları nazarında bir sened, araştırmacı ve musannifler için ise bir kaynaktır. Bir söz ona nisbet edildiği zaman, karşıtlarına boyun eğdiren güçlü bir sened olur. Bazı hadislerin şerhinde tefsir kitaplarına, dilbilgisi kitaplarına vs. başvurmak gerekti. Kastallani nin şerhinden yaptığımız iktibaslarda bazen metni olduğu gibi vermeyi bazen de özetleme yolunu tercih ettik. Özet yaparken de bazen bir tek yeri, bazen de hadisin Sahih-i Buharî'de mükerrer olarak geçtiği konulardaki ayrı ayrı şerhleri dercederek verdik. Hadislerin çoğunun şerhinde birden fazla konuya baktık.

      Nevevî'den aldığımız şerhlerin çoğunda özetleme yapmaksızın metni olduğu gibi verdik. Çünkü Nevevî'nin şerhi kastedilen anlamı yeterince izah etmekle birlikte son derece özlü bir mahiyet arzetmektedir. [4]


       Hadislerin Sınıflandırıhnasında İzlenilen Yol

      Hadislerin Şerhlerini yazdıktan sonra bunları belli bir tasnife tâbi tutmak istedik. Ancak toplanan hadislerin dağınık bir halde olduğunu gördük ve bunların arasından bir hadisi bulmak isteyenin bunda zorluk çekeceğini düşündük. Allah'ın ilhanlıyla hadisleri birbirleriyle bağlantılarına göre gruplara ayırmaya karar verdik. Sıralamada da, her hadis grubunun başına birinci hadisin ilk kısmını -başlık mahiyetinde- yazdık. Artık okuyucuya düşen aradığı hadisi ilişkili olduğu grubdan arayıp bulmaktır. Bu durumda bulmak istediği hadisi daha dar bir daire içinde arama imkanı bulacaktır.

      Kitap, mükerrer olanlar da sayıldığı zaman, yaklaşık olarak dörtyüz hadis ihtiva etmektedir. Mükerrer olanlar, içinde geçen herhangi bir ibarenin değişik olması veya hadisi Resulullah Aleyhisselâm'dan nakleden sahabînin değişmesi halinde verilmiştir.

      Araştırmayı kudsî hadisin anlamı ile ilgili hir girişle başlattık. Bundan sonra Kur'an-ı Kerim ile Hadis-i Kudsî arasındaki farkla ilgili bazı bilgiler verdik. Bunun arkasından da, konunun daha açık şekilde anlaşılmasını sağlayabilmek için Hadis-i Kudsî ile, Hadis-i Nebevî arasındaki farkı anlattık.

      Bu konuların arkasından, kitaptaki hadisleri topladığımız hadis kaynaklarının müellifleri olan hadis imamları hakkında bazı Özet bilgiler vermeye çalıştık. Allah'tan bizi de, bu büyük ilim adamlarının takib ettiği hidayet yolu üzerinde gitmeye muvaffak kılmasını diliyoruz. Onlar hidayet yolunun yıldızları ve dünyanın kandilleridirler. Onlar Resulullah Aleyhisselâm'ın sünnetinin hizmetçileridirler. Hayatlarını bu hizmete vakfetmişler ve Ömürlerini, Muhammed Aleyhisselâm'ın sünnetini yaşatma, ona yönelik saldırılara karşı durma, onu yalancıların hilesinden ve zayıf rivayetlerin oluşturduğu şüphelerden koruma yolunda harcamışlardır. Allah hepsinden razı olsun ve kendilerini razı olacakları nimetlere kavuştursun, Müslümanlara da onların bıraktıkları ilim mirasından yararlanmayı nasibetsin. Amin.

      Yüce Allah'tan bize yardımcı olmasını, bizi doğru olana muvaffak kılmasını, yaptığımız çalışmayı da sadece kendi rızası yolunda kılmasını dileriz. O, cömerttir, ihsan sahibidir. Duaları en güzel şekilde kabul eden O'dur. O, bize yeter; O ne güzel vekildir.


          Hadis-i Kudsî Üzerine

      1. Hadis-i Kudsî'nin anlamı
      2. Kur'an ve Hadis-i Kudsî Arasındaki Fark
      3. Hadis-i Kudsî, Hadis-i Nebevi, Kur'an-ı Kerîm ve Geçmiş Peygamberlerin Kitapları Arasındaki Farklarla İlgili Bazı Hususlar

      Bu konularla ilgili açıklamalarımızda el-Munavî'nin el-İthafatu's-Sunniye fi'l-Ehadisi'l-Kudsiyye' adlı kitabından ve Cemalu'ddîn el-Kasımî ed-Dımeşkî'nin 'Kavâidu't-Tahdis min Funûni Mustalâhi'l-Hadîs adlı kitabından yararlandık.

      Bu iki ilim adamı kitaplarında konuyu en ince teferruatına kadar ele almışlardır. Komisyonun konuyla ilgili araştırmasında bu iki kitabın dışında herhangi bir kaynağı incelemesi mümkün olmadı. Bu iki kitabı telif eden ilim adamlarının ilimdeki derecelerinin yüksekliğine güvenle bu iki kitapda yazılanlar kâfi görüldü.

      Daha başka kaynaklardan da yararlanmamız halinde sözkonusu iki kitapta mevcut olan bilgilere birtakım ilaveler yapmamız mümkün olacaktı elbette. Bu konuda kitabın sonunda bazı açıklamalara yer vereceğiz inşallah.

      Müelliflerimiz bu konuyu, 'el-îthafatu's-Sunniye fî'l Ehadisi'l-Kudsiyye' kitabı sahibinin yaptığı açıklamalarla başlatmaktadır. Müellif kitabının, 'Kudsî Hadis'in Manasının Şerhi' başlığını taşıyan sonuç bölümünde şöyle diyor:

      Kuds, kelime anlamı itibariyle 'temizlik' demektir. Mukaddes toprak (el-Ardu'l-Mukaddese) ibaresi de "temiz toprak" anlamına gelir.

      Beytu'l-makdis bilinmektedir. 'Tekaddesellah" ibaresi 'Allah şanına layık olmayan her türlü benzetmeden münezzehtir' anlamı taşır. Allahü Teala'nın isimlerinden biri de Kudüs'tür. Kuds kelimesi, el-Misbah'da bu şekilde açıklanmaktadır.

      Bazı hadislerin kudsî olarak adlandırılmasının sebebi ise, bu hadislerin anlamlarının yalnız Allahü Teala'ya nisbet edilmesi dolayısıyladır. et-Tarif ât'ta yazıldığına göre 'Hadis-i Kudsî': 'Yüce Allah'ın Peygamber Aleyhisselâm'a ilham ile veya uykuda manasını bildirdiği hadistir. Resulullah Aleyhisselâm'da bu manayı, kendi sözü ile ifade etmiştir. Kur'an-ı Kerim daha ulvî bir makama sahiptir, çünkü onun lafzı da vahy ile bildirilmiştir, yani Allahü Teala katından indirilmiştir.

      Mevlâna Alî el-Karî Rahmetullah'da şöyle diyor: " Hadisi kudsi , Ravilerinin başı ve güvenirlerin kaynağı olan Resulullah Aleyhisselâm'ın bazen Cibril vasıtasıyla, bazen vahy ile, bazen ilham ile veya uykuda kendisine bildirileni Allah Teala'dan rivayet etmesidir. Burada manayı Allahü Teala'dan almakta, o manayı kendi ifadesi ile istediği tarzda insanlara aktarmaktadır".

      Bu, Yüce Kur'an'dan farklı bir özellik arzetmektedir. Çünkü Kur'an-ı Kerim'in indirilmesi Ruhu'l-Emîn olan Cebrail vasıtasıyla olmuştur. Ayrıca lafzı da lehv-i mahfuz'daki lafzı ile kayıtlıdır. İnsanlara aktarılması kesinlikle tevatür ile (kalabalık topluluklar vasıtasıyla ve her türlü şüpheden korunarak) olmuştur. Bu tevatür her dönem ve her anda gerçekleşmiştir. İlim adamları Hadis-i Kudsî 'nin çeşitli özelliklerinden söz etmişlerdir. Bunlardan meşhurları; şunlardır:

      Hadis-i Kudsî ile kılınan namaz geçerli olmaz, Hadis-i Kudsî yazılı kitap veya kağıtlara cünüp, hayızlı ya da lohusa birinin dokunması veya onu okuması haram değildir. Hadis-i Kudsîde Kur'an lafızlarında olan i'caz mevcut değildir, Hadisi Kudsiyi sıhhatinden şüphe ederek inkar eden bir kimse kafirlikle itham edilemez. [6]


       Kur'an-ı Kerîm ile Hadis-i Kudsî Arasındaki Fark Üzerine

      el-Mevlâ el-Kirmânî Kitabu's-Savm'ın baş kısmında şöyle diyor: "Kur'an'ın lafzı i'caz özelliği taşır (yani bütün insanlar bir araya gelse bile Kur'an'ın lafzına benzer, onun taşıdığı yüksek özellikleri taşıyan bir metin ortaya koyamazlar). Cebrail Aleyhisselâm vasıtasıyla indirilmiştir. Bunun yanısıra i'caz özelliği taşımayan ve manası vasıtasız olarak bildirilmiş olan bilgi vardır ki, buna ilahî, rabbani, Kudsî Hadis adı verilir". Sonra şöyle devam ediyor: 'Hakikatte bütün hadisler bu özelliğe sahiptir, nasıl olmaz ki, Resulullah Aleyhisselâm, kendi nevasından bir şey konuşmaz' diye sorarsan şöyle derim: 'Aradaki fark şudur ki, Kudsî hadis Allah'a nisbet edilmektedir ve diğer hadislerdekinden farklı olarak Hakk Teala'dan rivayet edilmektedir.

      Hadis-i Kudsinin Yüce Allah'ı tenzih ve O'nun Celal ve Cemal sıfatları konusuna girmemesi itibariyle de, Kur'an ile Kudsî Hadis arasındaki fark görülebilir.
       
      et-Tayyibî şöyle diyor: Kur'an'ın lafzı Cebrail Aleyhisselâm'ın Resulullah Aleyhisselâm'a bildirdiği lafizdır. Kudsi Hadis ise Yüce Allah'ın ilham ile veya uykuda manasını Resulullah Aleyhisselâm'a bildirdiği hadistir. Peygamber Aleyhisselâm, bu manayı kendi sözü ile Ümmetine bildirmiştir. Resulullah Aleyhisselâm diğer hadislerini Allahü Teala'ya nisbet etmemiş O'ndan rivayet etmemiştir. et-Taftazanî'nin torununun yazdığı el-Fevaid adlı kitapta da böyle denilmektedir. ( Kudsi Hadisler Metin Mana Şerh, Heyet, Ahmet Varol, Madve Yayınevi, yazar, tercümesi )


        Kur'an ile Hadis-i Kudsî Arasındaki Diğer Bazı Farklar

      Şeyh Muhammed Ali el-Farukî Keşşâfu'l-Istılâhat ve'l-Funûn adlı kitabında hadisin çeşitlerini sayarken de şöyle diyor.

      'Hadis, ya nebevi veya ilahî olur, ikincisi aynı zamanda kudsî Hadis olarak adlandırılır. Kudsî Hadis Peygamber Aleyhisselâm'ın Rabbinden rivayet ettiği hadistir. Nebevî hadis ise böyle değildir'. İbnu Hacer'in Fethu'l-Mübîn adlı eserinde yirmidördüncü hadisin şerhinde zikrettiklerinden de bu mana anlaşılmaktadır.
       
      el-Halebî de, Haşiyetu't-Telvîh adlı eserinin birinci bölümünde Kur'an'ın anlamını izah ederken şöyle diyor: İlahî hadisler, Yüce Allah'ın miraç gecesi Peygamber Aleyhiselâm'a vahyettikleridir, bunlar vahyin sırları olarak adlandırılır.

      Bir Husus: Burada İbnu Hacer şöyle diyor: "Vahy-i metluvv yani Kur'an ile Resulullah Aleyhisselâm'ın Rabb'inden rivayet ile bildirdiği vahyi birbirinden ayırmak gerekir. İkinci kısma girenler Kudsi Hadisler olarak da adlandırılan ilahî hadislerde bildirilenlerdir. Bunların tamamı yüzden fazladır, bazılara bunların hepsini büyük bir cüzde toplamışlardır.
      îbnu Hacer açıklamasına şöyle devam ediyor:

      Bil ki, 'Allahü Teala'ya izafe edilen sözler çeşitlidir: Bunların başta geleni ve en üstün dereceye sahip olanı Kur'an'dır. İ'caz özelliği ile, asırlarca değişmeden ve bozulmadan korunarak kalan bir kitap olması, cünüb birinin ona dokunmasının ve okumasının haram olması, anlam olarak rivayet edilememesi, namazda okunması, Kur'an olarak adlandırılması, okuyan için her harfine on sevab yazılması, Ahmed ibnu Hanbel'den gelen bir rivayete göre satışının caiz olmaması, bize göre ise mekruh olması, içindeki parçaların, bölümlerin ayet ve sure olarak adlandırılması gibi' özelliklere sahip olması itibariyle diğerlerinden ayrılır.

      Diğer kitaplar ve Kudsi Hadisler bu özelliklere sahip değildirler. Yukarıda geçen durumdaki kimsenin (cünüb'ün) onlara dokunması veya okuması yasak değildir, anlam itibariyle rivayet edilmesi caizdir, namaz da Kur'an yerine okunamazlar, bilakis Kur'an yerine okunmaları halinde namaz bozulur, bunlar Kur'an diye de adlandırılmazlar, bunlardan herhangi bir şeyi okuyana bir harfe karşılık on sevap verileceğine dair bir vaad de bulunulmamıştır, satılmasında herhangi bir mahzur yoktur, içindeki bölümlerinden biri ayet veya sure diye adlandırılmaz. Bütün bu hususlarda ilim adamları arasında ittifak vardır.

      Yüce Allah'a izafe edilen sözlerin ikincisi, Hazreti Peygamber Aleyhisselâm'dan önce geçen Peygamberlere indirilen kitapların değiştirilmeden ve tahrif edilmeden önceki halleridir.

      Üçüncüsü, Kudsî Hadislerdir. Bunlar Resulullah Aleyhisselâm'ın Rabbine isnad ederek naklettiği hadislerdir. Bunlar da Hakk Teala'nın kelamından sayılır. Kuvvetli olan görüşe göre bu hadisler Hakk Teala'ya nisbet edilir. Bu durumda bu hadislerin Hakk Teala'ya nisbeti inşa (söz) itibariyledir. Çünkü onları ilk söyleyen O'dur. Sözü Resulullah Aleyhisselâm'a da nisbet edilebilir. Çünkü onları Allahü Teala'dan bize rivayet eden Resulullah Aleyhisselâm'dır. Kur'an-ı Kerim'de ise böyle bir şey sözkonusu değildir. Kur'an-ı Kerim gerek mana gerek söz yönünden yalnız Allahü Teala'ya nisbet edilir. Kur'an'dan birşey nakledilirken, 'Allahü Teala buyurdu denilir. Ama Kudsi Hadisler için, 'Resulullah Aleyhisselâm Rabbinden rivayetle söyle buyurdu', denilir.

      "O, kendi nevasından, arzusuna göre konuşmaz" âyet-i kerimesi ve Resulullah Aleyhisselam in " Bakın, bana Kur'an-ı Kerim ve onun bir benzeri verildi" hadis-i şerif hükmünce sünnetin geriye kalan kısmının tamamen vahye dayanıp dayanmadığı hususunda ihtilaf edilmiştir. Sünnetin tamamen belli bir vahiy şekli ile bildirildiği zannedilmemelidir. Uykuda rüya gösterilmesi, kalbe ilham edilmesi, meleğin dilinden söyletilmesi gibi, vahyin muhtelif şekilleri ile bildirilmiş olması mümkündür.

      Kudsî Hadisleri rivayet ederken râviler iki ayrı ibare kullanmaktadırlar.
      Birincisi: 'Resulullah Aleyhiselamın. Rabbinden rivayetle şöyle buyurdu. Bu, daha çok selefin {ilk dönem, râvilerinin) kullandığı ibaredir.

      ikincisi: 'Peygamber Aleyhisselam'ın rivayetine göre Allahü Teala şöyle buyurdu'. Aslında bu iki ibarenin her ikisi de aynı manayı ifade etmektedir.
      Emîr Hamîduddin de Fevâid adlı kitabında şöyle diyor: "Kur'an ile Hadis-i Kudsî arasında altı yönden fark vardır:

      Birinci yönü: Kur'an-ı Kerim i'caz özelliğine sahiptir, hadis-i Kudsi de ise bu yoktur.

      İkincisi: Namaz ancak Kur'an ile kılınabilir, hadis-i kudsi ile kılınmaz,

      Üçüncüsü: Kur'an-ı Kerim'i inkar eden dinden çıkmış olur, Hadis-i Kudsîyi inkar eden hakkında ise böyle bir hüküm verilemez.
      Dördüncüsü: Hadis-i kudsî'den farklı olarak Kur'an-ı Kerim'in Resulullah Aleyhisselâm'a vahyinde Yüce Allah ile Peygamber Aleyhissselâm'ın arasında Cebrail Aleyhisselam vasıta olmuştur.

      Beşincisi: Hadis-i Kudsi'den farklı olarak Kur'an-ı Kerim'in lafzının da Allah'ü Teala'ya ait olması gerekir. Hadis-i Kudsî'nin lafzının Resulullah Aleyhisselâm'a ait olması gerekir. Hadis-i Kudsî'nin lafzının Resulullah Aleyhisselâm'a ait olması caizdir.

      Altıncısı: Kur'an'a ancak temiz olanlar yani cünüb ve pis olmayanlar dokunabilir. Hadis-i Kudsîye ise böyle olmayan biri de dokunabilir".

      Emir Hamîduddin daha sonra şöyle diyor: "Bu saydıklarımızla Hadis-i Kudsî ile tilaveti nesh olunan (yani okunuş itibariyle de mensuh olan) Kur'an ayetleri arasındaki fark da ortaya çıkmış oldu", el-itkan'dan rivayetimizden anlaşıldığı üzere bunlar da (yani tilaveti nesh olunan Kur'an bölümleri) Kur'an ve âyet olarak adlandırılır.

      Buraya kadarki açıklamalar el-îthafatu's-Sunniye adlı kitabın son bölümünden alınmıştır. [8]





      Madve Yayınevi tarafından yayınlanan Kudsi Hadisler Metin Mana Şerh adlı kitabı incele diniz.  

      Diğer Özellikler
      Stok KoduMadv Kuds had
      MarkaMadve Yayınları
      Stok DurumuBu ürün geçici olarak temin edilememektedir.
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.