• Tüm Kategoriler
    • Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 


      VE KUVEYT TÜRK KREDİ KARTLARINA VADE FARKSIZ 4 TAKSİT BAŞLAMIŞTIR.


       

      Mesnevi, Şamua, Tam Metin

      Mesnevi, Şamua, Tam Metin
      Mesnevi, Şamua, Tam Metin
      Mesnevi, Şamua, Tam Metin
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Fiyat:
      60,00 TL
      İndirimli Fiyat (%43,3) :
      34,00 TL
      Kazancınız 26,00 TL
      34.00 www.goncakitap.com.tr
      8,50 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
      Aynı Gün Kargo
      Sepete EkleSatın Al
                 Stoktan Kargo

        Kitap               Mesnevi - Tam Metin
        Yazar              Mevlana Celaleddin Rumi
        Tercüme          Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu 
        Yayınevi          Akçağ yayınları
        Etiket Fiyatı    60 TL
        Kağıt - Cilt      Sarı Şamua kağıt  - Lüks bez cilt
        Sayfa - Ebat   911 sayfa - 17x24 cm
        Yayın Yılı        2015
       ISBN               9789753389686
       
      Akçağ Yayınları Mesnevi Şerif kitabını incelemektesiniz.
      Mevlana Tam metin Mesnevi kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
       
      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2

       
         Mesnevi Tam Metin
       
      Mesnevi’nin çeviriden ve yer yer mana yoğunluğundan kaynaklanan güçlüklere rağmen anlaşılır ve zevk verici bir muhtevaya sahip olduğu şüphesizdir.
       
      Hikâyeleri, hikmet ve öğütleri okuyucunun günlük hayatını canlandırıcı ve öğretici bir derinlik taşımaktadır. Bu nedenle açıklamasız bir çevirinin, bunlara ulaşmada kolaylık sağlayacağı da söylenebilir.
       
      Doğumumun 800. yılını milletçe kutladığımız Mevlana Hazretlerinin, asırlardır gönüllerimizi suladığı mana pınarları bu yıl doyasıya gönüllerinize akacak.
       
      Mevlana Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu tarafından günümüz Türkçesine kazandırılan Mesnevi’nin tam metni tek cilt olarak yayınlandı.
       
       
                  ÖNSÖZ
        
      Günümüzde Mesnevi üzerinde çalışma yapmak birçok araştırmacının arzusu ve amacı hâline gelmiştir. Bu satırların sahibi bunlardan biri olmak heyecanıyla Mesnevî'nin yeni bir çevirisini hazırlama cesaretinde bulundu. Bu çabayı doğuran ilave bazı sebepler vardı elbette. Bunlardan bilimsel hedef ve usuller hakkında ilerideki sayfalarda bilgi verilecektir. Ancak hemen belirtmek gerekir ki, Mesnevî 'nin Türkçemizde birçok tercümesinin bulunması her hâlde yararlı olacaktır düşüncesi, taşıdığımız endişeleri ortadan kaldırdı. Sonuçta okuyucunun eline böyle bir çeviri ulaştı.
       
      Eldeki çeviride, istinsahı 677/1278'de Konyalı Muhammed b. Abdullah tarafından tamamlanan Konya Mevlana Müzesi ni. 51'de bulunan mevcut en muteber yazma nüsha esas alınmıştır. Zaten bu yazmanın varlığı bilindikten sonra hemen bütün ilmî çalışmalarda dikkatler bu yazmaya yönelmiştir. Örnek olarak Reynold A. Nicholson XX. asrın ilk yarısında 8 ciltlik büyük çalışmasını gerçekleştirirken önce bu nüshadan habersizdi. Bu nedenle bu yazmayı 3. defterin 2.835. beytinden sonra kullanmaya başlamış ve daha önceki beyitlerle bu nüshanın farklılıklarını, başka üç yazmanınkilerle birlikte 3. cildin ekler bölümünde göstermiştir. Merhum Abdülbaki Gölpınarlı da çalışmalarını hep bu yazmaya dayalı olarak yapmıştır. Ayrıca bu Mesnevî yazması önemine binaen tıpkıbasım halinde Tahran'da 1371 hş./1992'de ve Ankara'da 1993'te yayımlanmıştır. Özellikle T.C. Kültür Bakanlığı tarafından özenle gerçekleştirilen ikinci yayın büyük bir ihtiyacı karşılamış ve yeni çalışmalara zemin hazırlamıştır.
       
      Ankaralı Rusûhî İsmail Efendi'nin önderliğindeki Mesnevî tercüme ve şerhi geleneğinin sağladığı imkânla bugün Mesnevî üzerinde Türkiye'de yeni çalışmalar yapılabilmektedir. Tahirü'l-Mevlevî, Veled İzbudak ve A. Gölpınarlı, son asırda bu geleneği sürdürmüştür. Yakın yıllardaysa bu yolda hemen tek isim birçok esere imza atan Şefik Can olmuştur.
       
      Son yıllarda bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de Mevlânâ'yı daha yakından tanıma ve özellikle Mesnevî'den yararlanma çabaları artmıştır. Pek dikkat çekmese de ülkemizde son yıllarda bu yönde yapılan çalışmaların ve yayımlanan kitap ve makalelerin sayısı sevindirici miktarlara ulaşmıştır. Üniversitelerimizde bu çerçevede hazırlanan yüksek lisans ve doktora tezleri de dikkat çekici düzeydedir.
       
      Bu çeviri, birçok Arapça beyit ve cümle de barındıran Mesnevî'nin Farsça metnine kelime ve cümle yapılarına uygun anlamlar verilmeye çalışılarak hazırlandı. Çeviriye Mevlânâ'nın hayatını ve çevresini konu alan bir yazı, Mesnevî ile eldeki çeviri hakkında bazı bilgiler, Mesnevî'deki konu başlıklarını temsil eden ifadelerden oluşan "İçindekiler" ve kapsamlı olmayan bir dizin ilave edildi.
       
      Ecdadımızdan intikal eden kaynak eserlerin bizlere sağladığı imkânlar sayesinde öncelikle bilgi ve becerimizi geliştirme fırsatına sahibiz. Eldeki Mesnevî çevirisi bunun bir örneğidir. Aksi durumda bu çeviri tamamlanamazdı. Klâsik eser özelliği kazanan şerh ve çeviriler, bu çabamızda başvuru kaynaklarımızı teşkil etti. Ancak onlardan da kendi bilgi ve becerimiz oranınca yararlandığımız aşikârdır. Dolayısıyla her türlü eksiklik ve yanılmalar şahsımıza aittir. Büyük dileğimiz, bilim adamlarının ve ilgililerin yol göstermesiyle bunları ilerideki çalışmalarımızda giderebilmektir.
       

        Adnan Karaismailoğlu
        Eylül 2004
        
       
               DÜZELTİLMİŞ İKİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ
       
       
      İki yıl önce Mesnevi çevirimiz yayınlandığında, kendi adımıza Mevlânâ'yı ve geleneğimizi anlama çabalarımızın belki de başlarında bulunduğumuzu düşünerek, öncelikle de Mesnevî üzerindeki çalışmalarımızı sürdürme kararındaydık. Bu şekilde şahsımızdan ve imkânlarımızdan kaynaklanan eksikliklerimizin hiç olmazsa bir kısmını giderebilme fırsatı doğar ümidindeydik. Ancak geçen kısa zamanda ülkemizde Mevlânâ'ya ve Mesnevî'ye gösterilen ilgi, şaşırtıcı boyutlarda oldu. Mesnevî çevirimizi gözden geçirme fırsatı olmadan hemen on binlerce baskısının yapılması zarureti doğdu.
       
      Geride kalan iki yıl içinde çevirimizde bazı düzeltmeler ve değişikler yapmayı gerekli gördük. Mesnevî içerdiği konular itibariyle her okumada kişiye yeni açılımlar sağlamaktadır. Onun anlaşılması için asırlar boyu kaleme alınan yüzlerce, binlerce eser bunu açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla anlama ve aktarma çabalarımızın sürmesi gerekmektedir. Yüce Allah'tan niyazımız, izniyle ve keremiyle bu beceriyi, gücü ve imkânı bulmaktır. Eksikliklerimiz ancak bu şekilde azalacak, daha güzel sonuçlar oluşacaktır. Okuyucuların ve ilgililerin hoşgörüsüne muhtacız.
       
      Adnan Karaismailoğlu
      Ocak 2007
       
       
       
                        MESNEVİ
         
       
      Mesnevi, Mevlânâ'nın hayatının yaklaşık son on beş yılını dolduran bir faaliyetin ürünüdür, ikinci cilde 15 Receb 662/13 Mayıs 1264 günü başladığını bu cildin ilk beyitlerinde bizzat kendisi söylemektedir. Mesnevî'nin Hüsameddin Çelebi tarafından kaydedilmesi, sonra gözden geçirilmesi ve üzerinde düzeltmeler yapılması, Mevlânâ'nın hayatının son yıllarına kadar sürmüş olmalıdır.
       
      Mevlânâ, Mesnevî'sinde bilgilendirici ve öğretici bir yol izlemiş, dinî ve tasavvufî bilgileri, yaşadığı yıllara kadar hayata geçen anlayış ve tavırları konu edinmiştir. Bu nedenle altı defter/cilt hâlinde yaklaşık yirmi altı bin beyti ihtiva eden Mesnevî'si dünyada çok ilgi toplamış ve asırlar boyu çok geniş bir sahada üzerinde şerh, tercüme, seçme, konulara göre tasnif ve sözlük çalışmaları yapılmıştır. Mesnevî'nin, başta Konya Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi ve İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi'nde olmak üzere yüzlerce belki de bini aşkın yazma nüshası63 ve İstanbul, Tahran, Bulak, Bombay, Tebriz, Loknov, Ganpur, Münih, Londra gibi şehirlerde yapılmış yüze yakın baskısı mevcuttur. Bu eserin daha çok Türkçe ve Farsça olmak üzere çeşitli dillerde yazılmış kırkı aşkın şerhi bulunmaktadır.64
       
      Anadolu'da yüzyıllar boyunca küçük yaşlardan itibaren okunan, dinlenen, toplumsal anlayış ve tavır birliğine yol açan ahlâkî ve edebî kitaplar içerisinde Mesnevî mühim bir yer tutmaktadır. Tasavvufî anlayış çerçevesinde aşk, sabır, gayret, tevekkül, ilim, akıl, idrak, hakikat, suret, mana, hicab ve taklit gibi yüzlerce kelime ve terimin izahını Mevlânâ'nın eserlerinde bilhassa Mesnevî'sinde bulmak mümkündür.
       
      Mesnevi birçok özelliğinin yanı sıra XIII. yüzyıl Müslüman toplumunun, Anadolu ve Konya halkının dünyasını yansıtan bir ahlâk ve kültür eseridir. Çeşitli çalışmalarla ortaya konan tespitlere göre Mevlânâ, Mesnevî'sinde fikirlerine dayanak noktası yaptığı âyet-i kerîmelere 1221 beyitte ve hadîs-i şeriflere 745 beyitte yer vermiştir.65 Bu eserde anlatılan birçok millete ve farklı dönemlere ait hadise, hikâye ve fıkralara ise yüz civarında eserin kaynaklık ettiği görülmektedir.66 Yine bir çalışmaya göre insanlara yol gösterici hüviyette bini aşkın hususta atasözü ve vecize Mesnevî'nin içerisinde mevcuttur ve bunların bir çoğu da Mevlânâ'ya mal olmuştur.67 Bu nedenlerle yararlanmayı, bilgi edinmeyi esas alan kişilerce Mesnevî, önemli bir kaynak hüviyetindedir.
       
      Eğitici ve yol gösterici bir özellik arz eden Mesnevî konu ve muhteva açısından belirli bir tertip ve sisteme tâbi değildir. Kaidelerin dışında gönül yoluyla insanlarla irtibat kurmayı arzulayan Mevlânâ gibi şahsiyetler için de bu yol cazip değildir. Ancak bu türdeki eserler, hayat boyu sözü sabırla dinleyen ve olgun insanlarla sohbeti ihmal etmeyen veya ele aldığı eserin bütün sayfalarını dikkatlice okuyanlar için birçok konu ve kavramı bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır. İhtiyaçlar göz önüne alınarak hacimli bir eser olan Mesnevî'yi konu ve kavramlar açısından tasnife tabi tutanlar olmuştur. Bu tasnifler  içerisinde Molla Hüseyn-i Kâşiffnin (ö. 910/1504-1505, Herat) Lubb-i Lubâb-i Mesnevî'si en çok alâkayı toplamıştır. Günümüzde de benzeri bir anlayışla Mesnevî'deki konuları ve mefhumları değerlendiren kitap veya makale halinde çalışmalar yapılmaktadır.
       
      fi3 A. Gölpınarlı, Mesnevî Tercemesi ve Şerhi'nin önsözünde muteber kabul ettiği 14 yazma hakkında önemli değerlendirmeler yapmakta, Nihad M. Çetin ise "Matnawî*nin Konya Kütüphanelerindeki Eski Yazmaları (Şarkiyat Mecmuası, sayı IV, İstanbul, 1961, s. 97-118)" isimli makalesinde değerli tespitlerde bulunmaktad ir. Mehmet Önder. İsmet Binark, Nejat Sefercioğlu, Mevlânâ Bibliyografyası, 1-11 (c. 1: Basma olan kitap ve makaleler bibliyografyası; c. II: Yazma olan kitapların bibliyografyası), Ankara, 1974; Mândânâ Sadîk-î Behzâdî, Kitâbnâme-i Mevlevi, Tahran, 1351 hş./1973; Şah Dâ'î ilallâh-i Şîrâzî, Şerh-i Mesnevî-i ma'nevî, nşr. ve ön söz Muhammed Nezir. İslamabad, 1985, Ön söz, 1,2-57.
      65   M. Dergâhî, Âyât-i Mesnevî, Tahran, I370hş./1991; B. Furûzânfer, Ehâdîs-i Mesnevî, Tahran, 1348 hş./ !969.
      "'   B. Furûzânfer, Me'âhiz-i kasas ve temsîlât-i Mesnevî, Tahran, 1370 hş.!\99l.
      67   A. Ditıhudâ, Emsal ve hikem, I-l V, Tahran, 1361 hş,/1982.
       
       
      Hz. Mevlânâ'nın eserlerinde ilâhî aşkın ve yüksek bir vecdin ifadeleri dile gelmektedir. Bu duyguları aktarmak için kullanılan kelime, terim ve remizler, okuyucu için çoğu zaman izahlara muhtaçtır. Bu izahlar daha önce yaşamış mutasavvıf şahısların eserlerinde bulunduğu gibi, bilhassa onun kendi eseri Mesnevî'nin içerisinde de yer almaktadır. Ancak anlamlara engel gördüğü harfler ve kelimeler, onun yüksek hissiyat ve nazariyatını anlatmaya her zaman kâfi gelmemektedir. Böyle durumlarda "Bu konular buraya kadar söylenebilir; bundan sonra ne gelirse gizlenmelidir. Söylesen ve yüz bin kere çabalasan yararsızdır ve açığa çıkmaz (Mesnevî, VI, 4618-4619)" gibi de­ğerlendirmelerle kendisini engellemekte, yanlış anlaşılmaktan veya anlaşılamamaktan endişe duymaktadır.
       
       
       
               ÇEVİRİ HAKKINDA
       
       
      Ankaralı Rusûhî İsmail Efendi'nin "Mesnevî-i Şerîf Şerhi"68, Tâhirü'l-Mevlevî'nin "Şerh-i Mesnevî"si,69 Abdülbaki Gölpmarlı'nın "Mesnevî Tercemesi ve Şerhi"70 ile Mu-hammed-i İsti'lâmî'nin "Tavzîhât ve Ta'tîkât" ekleriyle tenkitli metin hâlinde neşrettiği "Mesnevi,"71 bu çeviride yararlandığımız ana kaynaklar olmuştur.
       
      Eldeki çeviri, Konyalı Muhammed b. Abdullah tarafından istinsahı 677/1278'de tamamlanan Konya Mevlana Müzesi'ndeki 51 numaralı yazma nüsha esas alınarak gerçekleştirilmiştir. Bu yazmanın T.C. Kültür Bakanlığı tarafından tıpkıbasım yoluyla ve bilgisayar teknolojisi kullanılarak Ankara'da 1993'te mükemmel bir şekilde yayımlanmış olması, bu yazmadan yararlanma yolunu herkese açmıştır. Bu nedenle çeviride bu yazmanın yaprak numaraları koyu karakterlerle belirtilirken, beyit numaraları da bu yazmadaki düzene göre verilmiştir.
       
      İlkyazımdan sonra bu yazma nüshada sayfa kenarlarına ve uygun görülen boşluklara yerleştirilen beyitler metnin dışında tutulmuş ve bunların çevirileri dipnotlara alınmıştır. Cetvel içerisine alınmış metne ilave edilmesi istenen bu beyitlerin doğrudan metne dâhil edilmesi tarafımızdan uygun görülmemiştir. Zira ilave edilen beyitlerin, istinsahı gerçekleştiren kişinin kaleminden çıktığını söylemek ve yazı karakterlerinin buna imkân sağladığını ileri sürmek çok zordur. Ayrıca bu beyitlerin düzenli ve dikkatli bir karşılaştırmanın neticesinde ilave edildiği de pek söylenemez.

      Mesnevî  metnine  sonradan  birçok müdahaleler yapıldığı  aşikârdır.   Meselâ  M.Dervîş'in   takdim   yazılarıyla   Tahran'da   yayınlanan   1354   hş./1975   tarihli   matbu Mesnevî'de sadece ilk 34 beyte 16 ilâve beyit söz konusudur. Abdüllatîf b. Abdullah'ın 1032/1622 tarihinde 80 kadar Mesnevî nüshasını karşılaştırarak hazırladığı ve "Nusha-i Nâsiha-i Mesnevîyât-i Sakîme" adını koyduğu Mesnevî metninin ilk iki defterinde ise kendi neşrine göre 800 ilave beyit bulunduğunu ve bunun her on beyitte bir beyit ilave demek olduğunu, R. A. Nicholson belirtmektedir.72 Bu durumda Mevlânâ'nın vefatından sadece beş yıl sonra yazımı ve tezhipleri tamamlanan bir yazmanın mevcut hâlini esas32     almak daha makul görünmektedir. Ayrıca bu yazmanın sonundaki kayda göre, bu metin Mevlânâ'nın    huzurunda    okunup    düzeltilen    müsveddelere    dayanmaktadır.73   A.Gölpmarlı'nın ifadelerine göre bu özellikteki tek nüshadır. Dolayısıyla bu özellikteki bir metne sonradan yapılan ilaveleri dâhil etmenin yarar sağlamayacağı, hatta sakınca doğuracağı düşünülmektedir. Bu yazma üzerinde kelime ve beyit düzeyinde yapılan müdahalelerin ayrıca ele alınması, kanaatimizce daha sağlıklı olacaktır.
       
      6a  I-VII, İstanbul 1289/1872.
      M  I-XIV, İstanbul, 1963-1975; 17309. beyitten sonrasını terceme veşerheden Şefik Can, XV-XV1II, İstanbul, 1982-1985.
      ™   l-Vl, İstanbul, 1973-1974.
      71   1-VI, Tahran, 1369-1370 hş./l 990-1991.
       
      The Mathnawi of Jalâlu'ddîn Rûmî. nşr, trc, şerh Reynold A. Nicholson, I-VIII, London, 1925-1940 (1, 3, 5. ciltler metin; 2, 4,6. ciltler İngilizce tercüme; 7 ve 8. ciltler şerh), Nicholson'un ön sözü, I, 18.
      M Bu yazmanın yazılmasının tamamlandığını belirten sondaki kayıt, A. Gölpınarlı'nın çevirisiyle şu şekildedir: "Hindistanlı Abdullah oğlu Muhlis, altınla bezedi. Doğru yola hidayet eden Mesnevî tamamlandı. Tamamlanması dolayısıyla Allah'a hamdolsun; Peygamberi olan, şeriat sahibi peygamberlerin en hayırlısı, yarattıklarının da en hayırlısı bulunan Muhanımed'e salât u selâm. Rabbinin rahmetine muhtaç zayıf ve yoksul kul, Veled'e mensup Konyalı Abdullah oğlu Muhammed tarafından tamamlandı. Müellifi olan Şeyh'in (Mevlânâ'nın) huzurunda, kendisine okunup düzeltilen, düzene sokulan aslî nüshadan, birçok oturumlarda. Halifesinin (Çelebî Husâmeddîn) ve halefinin (Sultan Veled) huzurlarında yazıldı; Allah, O'nun (Mevlânâ'nın) aziz sırrını kutlasın; ikisinin de {Çelebi Husâmeddîn ve Sultan Veled) nimet olan varlıklarını Müslümanlara daimî kılsın; öyle olsun ey âlemlerin Rabbi. Altı yüz yetmiş yedi yılının Allah ayı olan ve kullarının kötü sözlerini duymayan Receb ayında, pazartesi günü tamamlandı. Okuyana, anlamaya çalışana, ona bakana, ondan faydalanana ve yazanına, vakfedenine hayır dua edene Allah rahmet etsin."
       
      Merhum A. Gölpınarlı, bu yazmada gerek üzeri çizilip düzeltilen kelimeleri ve gerekse ilave edilen beyitleri çevirisinde metne dâhil etmiş, ancak dipnotlarda bu durumu belirtmiştir. Eldeki çevirideyse, yazmaya ilave edilen bu tür beyitler metne dâhil edilmediği ve bunlara sadece dipnotlarda yer verildiği için A. Gölpınarlı'n in tercümesindeki beyit numaralarıyla farklılıklar oluşmuştur. Bu şekilde dipnotlara aktarılan ilave beyitler, 1. defterde 15, 2. defterde 26, 3. defterde 3, 4. defterde 1, 5. defterde 2 ve 6. defterde 15 beyit olmak üzere toplam olarak 62 adettir.
       
      Yalnız önemli Mesnevi neşirleri ve bu yazmadaki sadece cetvel içindeki metin ile A. Gölpınarlı'nın çevirisinde bulunan beyit sayıları arasında pek de önemli fark yoktur. Bazı yayımlardaki Mesnevî defterlerinin/ciltlerinin beyit sayıları şu şekildedir:


       
      Metinler 1. 2. 3. 4. 5. 6. Toplam
      Yazma MM. Nu. 51 4003 3796 4808 3854 4238 4914 25613
      R. A. Nicholson 4003 3810 4810 3855 4238 4916 25632
      A. Gölpınarlı 4017 3821 4811 3855 4240 4929 25673
      M. İstilâmı 4018 3826 4813 3556 4241 4931 25685
                     


      Çevirimizde anılan yazma nüshanın ilk hâli esas alındığı için ciltlerin başlarında tezhipti sayfalarda bulunan mukaddimelere ve ilk beyitlerin öncesindeki farklı başlıklara aynen uyulmuştur. Sonradan ilave edilen ifadeler ve tezhipsiz yaprak 211b'deki mukaddime dikkate alınmamıştır.
       
      Çeviride Mesnevî beyitlerinin, mümkün olabildiğince kelime ve cümle yapılarına uygun şekilde aktarılması amacı taşınmıştır. Bu nedenle birçok güçlükle karşılaşılmış ve hedefe bağlı kalmak arzusuyla güçlüklerin bir kısmı okuyucuya aktarılmıştır. Bu amaçla bazı terim, bileşik kelime ve deyimler aynen veya mana olarak korunmuştur. Çeviride açıklama ve yorumlara yer verilmediği için bu yerlerde okuyucunun daha dikkatli olması gerekmektedir.
       
      Mesnevî'nin, çeviriden ve yer yer mana yoğunluğundan kaynaklanan güçlüklere rağmen anlaşılır ve zevk verici bir muhtevaya sahip olduğu şüphesizdir. Hikâyeleri, hikmet ve öğütleri, okuyucunun günlük hayatını canlandırıcı ve öğretici bir derinlik taşımaktadır. Bu nedenle açıklamasız bir çevirinin bu dileklere ulaşmada kolaylık sağlayacağı da söylenebilir.
       
      Mesnevî içerdiği konular itibariyle izahların ışığı altında okunması hâlinde dahi yer yer güçlükler barındırmaktadır. Mesnevî'yi şerh edenlerin aynı beyitlere farklı manalar verdiği ve ayrı izahlar yaptığı da vakidir. Dolayısıyla okuyucunun ciddî ve samimî duygularla metne yaklaşması ve yararlanma amacı taşıması zorunludur.
       
      Mevlânâ, idrak ve anlama yolunda birçok nüktenin varlığından söz etmektedir. Meselâ bazen bir dinleyici, konuşmacının ifadeleri sayesinde öyle anlamlara ulaşır ki bizzat konuşmacı bu anlamlardan habersizdir. Ona göre hatibi konuşturan da dinleyicinin kendisidir, isteğidir. Hatta kimi müritler, şeyhinin rüyasında göremeyeceği makamlara bile ulaşabilir. Dinleyiciye, okuyucuya ve istekliye yükselme yolunu bu şekilde açık tutan Mevlânâ'nın anlattıklarından bilgi ve birikim elde etmek için özel çaba sarf edilmelidir. Okuyucunun, günümüzdeki ifade ve algılama biçimlerine aykırı gözüken yerlerde Mesnevî'nin genel muhtevasını öne çıkarması veya şerhlere ulaşması yine bir zorunluluktur.
       
       
                  Çeviride uyulan bazı usuller
       
      1- Konya Mevlana Müzesi'ndeki 51 numaralı yazma nüshanın yaprak numaraları örneğin 7b ve 9a şeklinde gösterilmiştir. Böylece arzu ettiği beyti yazma nüshada bulmak isteyen araştırmacı, ayrıca verilen beyit numaralarından hareketle sonuca ulaşabilecektir. Bir sayfa sonunda başlayıp diğer sayfa başında devam eden konu başlığı içerisinde kalan yaprak numarası, başlık sonrasındaki ilk beytin önüne konulmuştur.
      2- Mesnevî'de "Dedi" ve benzeri sözcüklerle başlayan ifadelerin nerede sona erdiği belirtilmemektedir. Dolayısıyla bazı ipuçlarından yararlanılarak bu ifadeler tırnak içerisine alınmıştır. Bu nedenle okuyucu, konulan bu tırnak işaretlerini makul bulmadığı yerde görmezlikten gelebilir. Bu durum çoğunlukla hikâyedeki kahramanın sözlerinin nerede sona erdiği ve Mevlânâ'nın izahlarının nerede başladığını belirlemede düştüğümüz tereddütten kaynaklanmaktadır.
      3- Mevlânâ, Mesnevi'sinde ayet-i kerîmelere ve hadis-i şeriflere yerine göre bütün olarak veya kısmen yahut kelime alıntısıyla yer vermiş, işarette bulunmuştur. Bu tür alıntılar, mümkün olan yerlerde tırnak içerisine alınmıştır. Çeviride yalnızca bu ayet-i kerimeler olabildiğince belirtilmiş, ba2en beytin muhtevasıyla Ö2el ilgisi bulunmayan alıntı kelimelerin kaynağı olan ayetler gösterilmemiştir. Anlama katkı sağlayacağı düşünülen yerlerde ayetlerin meallerine dipnotlarda yer verilmiştir.
      4- Mesnevî'de geçen dua cümleleri, -Allah'ın selamı üzerine olsun- gibi tire içerisine alınmıştır.
      5- Beyit çevirilerinde anlama katkı sağlaması için ilave edilen kelimeler de iki tire arasına yerleştirilmiştir.
      6- Bazı kelime veya terimlerin yanında bugün için daha anlaşılır olacağı düşünülen ikinci bir kelime kullanılmak istendiğinde eğik çizgi (/) tercih edilmiştir.
      7- Peygamber sıfatı özel isim gibi büyük harfle kullanıldığında peygamberimiz Hz. Muhammed kastedilmiştir.
      8- Çeviride yer alan noktalama işaretleri doğal olarak tarafımızdan konulmuştur. Okuyucu bu konuda da tercih hakkını kullanabilir.
      9- Çeviride başlıklarda bulunan beyitler eğik harflerle dizilmiştir.
      10- Mesnevî'deki konu başlıklarını temsil eden ifadelerden oluşturduğumuz"İçindekiler" sayfalarında yay ayraçlar { ) içerisindeki sözcükler veya hikâye adları tarafımızdan belirlenmiştir.
      ( Mesnevi, Tam Metin , Mevlana Celaleddin Rumi , Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu , Akçağ Yayınları , mesnevi tercümesi , şamua mesnevi , tek ciilt tam metin, mesnevi şerif )



      Akçağ Yayınları Mevlana Mesnevi kitabını incele diniz.

      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9789753389686
      MarkaAkçağ Yayınları
      Stok DurumuVar
      9789753389686
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.