• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Mızraklı İlmihal Tercümesi

      Mızraklı İlmihal Tercümesi
      Mızraklı İlmihal Tercümesi
      Mızraklı İlmihal Tercümesi
      Mızraklı İlmihal Tercümesi
      Mızraklı İlmihal Tercümesi
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Görsel 4
      Görsel 5
      Fiyat:
      35,00 TL
      İndirimli Fiyat (%42,9) :
      20,00 TL
      Kazancınız 15,00 TL
      20.00 www.goncakitap.com.tr
      Aynı Gün Kargo

      Kitap            Mızraklı İlmihal Tercümesi, Osmanlıca ve Türkçe
      Yayınevi       Kitapkalbi Yayıncılık
      Tercüme       Fatih Kalender, Hüsameddin Vanlıoğlu, Abdullah Hiçdönmez, Emin Ali Yüksel
      Kağıt Cilt      Sarı Şamua - Ciltli, Kalın Sıvama Cilt
      Sayfa Ebat   512 sayfa - 16x24 cm. 2 Renkli
      Yayın Yılı      2018
      ISBN            9786059815352


      Kitapkalbi Yayın Mızraklı İlmihal Risaleler ve Tercümeleri kitabı nı incelemektesiniz.
      Mızraklı İlmihal Tercümesi kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı.Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2


        ÖNSÖZ

      Allah Teâlâ-'ya hamdolsun! Hamd kuşkusuz Allah Teâlâ'ya aittir, salat-u selam Peygamber Efendimiz, ailesi, arkadaşları ve ona tabi olmuş ve de olacak tüm ümmetine olsun!

      Elinizdeki kitap; dinini öğrenmeye başlayanlar için hazırlanmıştır, Osmanlı'dan itibaren uzun yıllar elden bırakılmayan eserleri içermektedir. Bu kitabı okuyucuya yardımcı olması için gerektiği kadar günümüz diliyle sadeleştirmeye dikkat ettik.

      Mızraklı ilmihal, İslam harfleriyle birlikte basılacağından dolayı kullanılan eski Türkçe kelimeleri sadeleştirmenin faydalı olacağını düşündük. Bu yüzden bazen tüm cümleyi veya paragrafı sadeleştirdik. Bazı kelimeleri parantez içi açıklayarak kelimenin orijinal halinin kalmasına ve unutulmamasına dikkat ettik. Metnin orijinal hali zaten İslam harfleriyle diğer sayfada yazılı olacağından sade ve günümüz Türkçesini kullanmaya önem verdik. Ayrıca kitabın daha rahat anlaşılması için orijinal metninde olmayan başlıklar ilave ettik. Kitapta kapalı olan meseleleri dipnotlarla açmaya çalıştık, meselenin daha güzel anlaşılması için yer yer kaynaklara müracaat ettik ve bunları dipnotlarda açıkladık. Ömer Nesefi Akaidi'ne de zaman zaman izahlar düştük.

      İlave edilen hadis-i şerifler, genellikle Üstadımız Efendi Hazretleri'nin seçtiği ha­dislerdir. Ayrıca üstadımızın "İman İslam Risalesi" günümüz harfleriyle yazılmış fakat metnin orijinali korunmuştur. Herhangi bir sadeleştirme veya metne ilave yapıl­mamıştır. Ancak bazı dipnotlar düştük. Kitabın sonundaki dualar, her Müslümanın günlük kullanacağı kalkan ve silah olan dualardır, bunları da tercüme ettik. Zira duada aslolanın okuduğumuzun manasını bilerek okumak olduğuna vurguda bulunmak is­tedik. Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) "dua Müslümanın silahıdır" buyurur.

      Eslafımızın daima okuyup elden bırakmadığı bu kitapların doğru anlaşılmasına katkıda bulunabildiysek kendimizi bahtiyar addedeceğiz.
      Allah Teâlâ yâr ve yardımcımız olsun.


         İlmihal Ve Mizraklı İlmihaline Dair Birkaç Söz

      Sözlükte "davranış bilgisi" anlamına gelen ilm-i hâl terimi; "inanç, ibadet, muâmelât, ahlâk konuları, yer yer büyük peygamberler, ayrıca Resul-i Ekrem'in hayatına dair özlü bilgileri içeren el kitabı" diye tanımlanabilir. İlmihaller daha çok herkesin bilmesi gereken hususları içerir.

      Fıkıh ilmi; tarihi süreci içerisinde hicri ikinci asırdan dördüncü asrın ortalarına kadar vuku bulan meselelere cevap bulmak ve genişleyen İslam beldelerine uzanabilmek adına canlanmış, olgunluk ve kemal derecesine ulaşmıştır. Bu dönemde çeşitli mezheplerin fıkhi görüşleri bir araya getirilerek eserler tedvin edilmiştir. Önce risale şeklindeki muhtasar eserler, ardından da hacimli kitaplar yazılmış, daha sonra da uzun şerhler ve haşiyeler telif edilmiştir. Fakat bu kaynaklar daha çok âlimlere hitap etmiştir. Sonraları halk için temel konularda özlü bilgiler ihtiva eden, dili sade, anlatımı basit, hatta ezberlenmeye müsait eserlere ihtiyaç duyulmaya başlanmıştı. Bu ihtiyacı karşılamak üzere, her Müslümanın kendi durumuna göre bilmesi gereken temel dini bilgilerin özlü bir şekilde ve belli bir mezhep geleneğine bağlı kalınarak yazıldığı kitaplar, İslam toplumunda ilmihal geleneğinin İlk örneklerini teşkil etmiştir.

      İlmihal, Osmanlı toplumunda en çok okunan, hatta ezberlenen ve halen de okunmaya ve okutulmaya devam edilen önemli fıkıh kitabı olarak nitelenebilir. İlmihaller, toplumda temel dini bilgilerin öğrenilmesine dair çok büyük bir rol oynamışlardır. Çünkü insanların yaşadığı zaman ve coğrafyaya göre değişiklikler göstermekle birlikte bu eserler daha çok her Müslümanın bilmesi gereken bilgileri içermektedirler.

      Mızraklı İlmihalinin ne zaman yazıldığı bilinmemektedir. Konuları dağınık bir şe­kilde yazılmıştır. Bu özelliklerine rağmen yayımlandığı toplumun dini anlayışını etkile­miş, halk arasında büyük şöhrete kavuşmuş ve birçok kişi tarafından başucu kitabı olma Unvanını kazanmıştır.

      İlmihalleri üslup ve yöntem bakımından farklı kılan hususlardan biri; aktarılmak istenen bilgilerin kısa ve basit cümlelerle sunulmuş olmasıdır. İlmihallerde yer alan bilgiler; uzun, edebi veya tam bir fıkıh dilinde yazılmaktan öte basit ve halkın anlayabileceği bir dille yazılır. Bu, daha çok muhataplarının ilim adamları değil de halk olmasındandır.

      Bu yüzden ilmihallerden, özellikle halka hitap ettikleri için Müslüman toplumun tüm katmanlarında yer alan bireyler tarafından anlaşılabilir ve bu yönüyle onlardan azami ölçüde istifade edilebilir olması hedeflenir. Kısa ve basit cümleleri ile ilmihaller, kendilerine ulaşan halkın arayıp bulduğu konuyu kolayca anlayabilmesini ve başka 
      birinin açıklamasına ihtiyaç duymadan neyi, nasıl yapacağını öğrenebilmesini sağlamaktadır.      

      "Miftâhu'l-Cenne"o\\\\\\\\arak da bilinen ve Osmanlılar'da "ilmihal" adının kullanıldığı ilk eser olan Mızraklı İlmihal'in hangi tarihte yazıldığı kesin olarak tespit edilememiştir.   
            

      Ancak Bİrgİvî'den (öl. 1573) sonra yazıldığı; kitabın içinde bulunan Birgivi'den alıntılardan kesin olarak anlaşılmaktadır. Birgivi'nin eseri olan " Vasiyetname"isimli eserinden bazen birebir nakletmesi dediğimizi açıkça ortaya koymaktadır. Buna göre Mızraklı İlmihal'in yazıldığı tarihi net olarak bilemesek de üslup ve konuları ele alış biçimini de dikkate alırsak 17. Yüzyıldan sonra yazıldığını rahatça söyleyebiliriz.                                                             

      Mızraklı ilmihali; konuları işlemeye ilk insanla başlar ve insanın bu dünyadan ayrılış serüveni ile bitirir. Mızraklı İlmihal'in, akaid, ibadet ve ahlâka dair konuların belirli bir sistematiğe göre düzenlenmediği görülmektedir Meselâ; kitabın başında namaz hakkında kısa bilgiler verildikten sonra oruçla ilgili hükümlere geçilmiş, gusül, teyemmüm ve abdestin ardından tekrar namazın farzları, vacipleri, âdabı emsali konulara temas edilmiş, daha sonra da inanç ve ahlâk konuları ele alınmıştır.                                                                                                                                     
                                                                                                                    
      Kitapta özel bir üslûp kullanılarak fıkhî hükümler ve amellerin sevapları dışında dünyevî ve uhrevî faziletlerine de değinilmiştir. Diğer yandan amelleri terk etmenin zararlarına da temas edilmesi; tek taraflı bir anlatım yerine iki yönlü, yani hem fayda hem de zarar tarafı beyan edilmiştir. Bu özellik, Mızraklı'nın şöhret bulmasına sebep olmuş ve diğer ilmihallerde olmayan bir özelliğe sahip olma vasfı vermiştir.

      Mızraklı'nın bu üslubunun eğitim/öğretim yönünden oldukça yararlı olduğu söylenebilir. Uzun yıllar şöhretini sürdürmüş ve halkın başucu kitabı olma özelliğini kaybetmemiş olması bunun göstergesidir.                    
                                                                                                                                                
      Mızraklı İlmihal'de, şer'i hükümler, din-millet-şeriat, elfaz-ı küfür, elli dört farz, taklid-i iman ve istidlal-i iman, reca, hayâ, küfür ve nevileri gibi pek çok kavramın tanımları vardır. Bu özelliğinin ona kavramsal bir zenginlik kattığı da söylenebilir.                                                                                                               

      Eserde akaid konularından kıyamet alametleri, dabbetü'l-arz, ye'cüc me'cüc, kabir hayatı, mizan gibi konulara yer verilmemiştir. Namaz gibi bazı konulara dair geniş yer ayrılmışken zekât, hac ve kurban konularına çok az yer verilmiştir.
                                                                                                                                           
      Mızraklı İlmihal'de bazı meseleler daha çok sorulu-cevaplı yaşanmış veya yaşanacak olaylar şeklinde anlatılmıştır. Bu şekilde yazılmış olması okuyucuların      dikkatini çekmek, ilgilerinin çoğalmasını, bilgilerinin daha kalıcı ve yararlı olmasını sağlamak için olabilir.

      Diğer yandan bîrtakım bilgiler somutlaştırılarak birebir yaşanmış veya yaşanabilecek olaylarla örneklendirilmiş, böylece okuyucunun yazılan bilgilerle kendi hayatını özleştirmesi amaçlanmıştır. Sözgelimi; ölüm bahsinde, Allah Teâlâ ile Azrail ve diğer melekler arasındaki diyaloglar birtakım hadislerden ve İhyau'ulumud'din emsali eserler ve de diğer âlimlerin sözlerinden yola çıkılarak hazırlanmış, meselenin önemi okuyucuya daha heyecanlı ve dikkat çekici olarak anlatılmıştır. Yine bu şekilde olan yerlerde yazarın okuyucuya hitabı, daha çok bir vaazı andırmaktadır. Bazı konularla ilgili birçok ayet ve hadisi iç içe sokarak bir bütün halinde okuyucuya sunmuştur. Bazen de temelinde bir rivayet varken olayı okuyucuya daha rahat anlatabilmek için şerh kabilinden sayılacak şeyleri metinlere derç etmiştir. Okuyucuların bu emsal diyaloglardan hüküm çıkarmaması belki bunları bir vaaz ve nükte olarak görmesi sağlanmalıdır.  

      OSMANLICAYA GİRİŞ

      Mukaddime

      Ademoğlunu, arzda kendisine halife kılıp, ona üzerine kasem ettiği Kalem ile yazmasını öğreten ve yazma kudretini veren Zat'ı Ecell-i â'lâya hamd ü senalar olsun.

      İlk "oku" emrinin muhatabı, insanoğluna okumayı ve yazmayı sevdiren, sebeb-i mevcudiyetimiz, rehber-i saadetimiz Efendimiz Muhammed Mustafa ve O'nun ehl-i beyt ve ashabına salât ü selâm olsun.

      Efendimizden günümüze kadar tedrise gönül vermiş bil umum ecdad, ulemâ ve sulehâya rahmet olsun.
      Osmanlıca, (Osmanlı Türkçesi) denildiğinde akla, koca bir cihan devleti, Türklüğün bütün dünyaya dağıttığı İslam adaleti, altı asırlık koca bir hükümran­lık gelir. Evet Osmanlıca, kendi zamanında dünyanın hâkimi ve yüce dinimiz İslâm'ın bayraktarı olan Devlet-i Aliyye'nin yazı ve konuşma lisânıdır.
      Osmanlıca, Türkçe kelimeler üzerine bina edilmiş, ecdadımız Türkçe kelimelerin yanına fesahat ve belagat incisi olan Arapça ve Farsça lisanlarından birçok kelimeleri alarak Türkçe'ye kazandırmışlardır. Böylece Osmanlıca dediğimiz Osmanlı Türkçesi meydana gelmiştir.

      Ecdadımız bizlere, el emeği, göz nuru levhalar, kitabeler, vakfiyeler ve hepsi birbirinden güzel dini, ilmi, edebi, v.s. bütün fenlerde yazdığı bu güzel eserleri bırakmışken, böyle zengin, böyle zarif bir lisânı kendi haline terk edip, ondan istifade etmemek ne büyük bir bedbahtlık!

      Yabancılar bile ecdadımızın lisanını öğrenip, ilmini, adaletini, sistemini, siyasetini araştırıp onlardan istifade ederken; torunları olarak bizlerin onlardan uzaklaşıp, ihmal ettiğimiz hatta bu zamana kadar kalabilen izlerini bile bir bir silmeye çalıştığımız ecdadımızın, sonra da ecdada sahip çıkan vefâkâr insan­larımızın hayır dualarını alıp dillerini anlayabilmek için bize rehber olması amacıyla kısada olsa Osmanlıcayı ön bilgi olarak vermeyi uygun gördük..
      Gayret ve cehd bizden, Tevfikyüce Allah (celle celalühü)' tandır.

       
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786059815352
      MarkaKitap Kalbi Yayıncılık
      Stok DurumuVar
      9786059815352
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.