• Tüm Kategoriler
    • Gönderim Yaptığımız Kargo Firmaları Sürat , MNG ve PTT kargo dur. Uygun Fiyat ve Hızlı Teslim ile ürün Sevkiyatımız sorunsuzca devam etmektedir. Kapıda Nakit Ödeme sistemi de var, Ürünü Sepete Atıp Adresi girdikten sonra Ödeme Seçenekleri ekranında karşınıza çıkar. Taksit durumuda aynı şekilde çıkar.

      Muhtarül Ehadisin Nebeviyye İzahlı Tercümesi, Hadisi Şerifler ve Vaaz Örnekleri

      Muhtarül Ehadisin Nebeviyye İzahlı Tercümesi, Hadisi Şerifler ve Vaaz Örnekleri
      Görsel 1
      Fiyat:
      95,00 TL
      İndirimli Fiyat (%36,8) :
      60,00 TL
      Kazancınız 35,00 TL
      60.00 www.goncakitap.com.tr
      Aynı Gün Kargo
               Stoktan Kargo 

      Kitap             Muhtarül Ehadisin Nebeviyye İzahlı Tercümesi, Hadisi Şerifler ve Vaaz Örnekleri
      Yazar            Es Seyyid Ahmet Haşimi
      Tercüme        Abdülkadir Akçiçek
      Yayınevi        Salah Bilici Kitabevi
      Etiket Fiyatı   85 TL
      Kağıt - Cilt     Sarı şamua, Bez ciltli
      Sayfa - Ebat  808 sayfa, 17x24 cm
      Yayın Yılı       2008 , baskı 2012

       
        
      Salah Bilici Kitabevi Yayınları tarafından hazırlanan Muhtarül Ehadisin Nebeviyye İzahlı Tercümesi kitabını incelemektesiniz.
      Salah Bilici Muhtarül Ehadisin Nebeviyye İzahlı Tercümesi Hadisi Şerifler ve Vaaz Örnekleri kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
       
       Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2

        
       
      Muhtarül Ehadisin Nebeviyye İzahlı Tercümesi, Hadisi Şerifler ve Vaaz Örnekleri
       

       
      SEN AHMED-İ MAHMUD-U MUHAMMED'SIN EFENDİM
      RESULÜLLAH S.A. EFENDİMİZ  (571- 632)
       
       
      RESULÜLLAH S. A. EFENDİMİZ'in soyu. Hz. İbrahim'e ulaşır.. Soyun­da puta tapmış tek kişi yoktur. Kureyş kabilesinden ve Haşimoğullarındandır.
       
      Babasının adi: Abdullah.. Annesinin adi: Amine.. Mekke-i Mükerreme'de dünyaya geldi.. Dedesi ona: MUHAMMED adını verdi.. Annesi de: Ahmed..
       
      Doğumundan iki ay kadar evvel babası, altı. yaşına vardığında da annesi vefat etti.
       
      Doğduktan sonra dört yaşına kadar sütannesi Halime'nin yanında kaldı; altı yaşına kadar da öz annesinin..
       
      Sekiz yaşına kadar, dedesi, Abdülmuttalib'in yanında kaldı. Sonra dedesi ölünce, amcası Ebu Talib'in yanına gitti..
       
      On iki yaşında iken, amcası Ebu Talib ile, Suriye'ye ticaret için gitti.
       
      On yedi yaşında iken de, amcaları Abbas ve Zübeyr ile Yemen ticaretine..
       
      Yirmi yaşında iken, Ficar harbine amcaları ile katildi; fakat ok atmadı ve kimsenin kanını akıtmadı.. Bunu takiben, Hilf'ül-Füdul adı ile kurulan bir adalet cemiyetine katıldı..
       
      Yirmi beş yaşında, Hz. Hatice ile evlendi..
       
      Otuz beş yaşında iken, Kabe'de hakemlik yaptı ve Hacer-i Esved'i yerine eli ile koydu.
       
      Kırk yaşında peygamberlik geldi. Bu peygamberlik devresi, 23 yıl sürdü. Bunun 10 yılı Mekke-i Mükerreme'de, son 13 yılı ise, Medine-i Münevvere'de geçti..
       
      Hicri, altmış üç (Milâdi tarihe göre: 61) yaşında üten ebedi âleme göç etti. Allah ona salât ve selâm eylesin..
       
       
      Hz. Ali  (Kv.), RESULÜLLAH S.A. EFENDİMİZİ şöyle vasfederdi:
       
      - «Ne çok uzun boylu, ne de uzuvları birbirine girmiş kısa boyluydu.. Kavmin uzuna yakın orta boylusuydu..
       
      Saçı, ne çok kıvırcık, ne de düzdü. Kıvırcıkla düz arası dalgalıydı.
       
      Yüzü etli, alnı çıkık değildi. Yüzünde zatına has bir yuvarlaklık vardı.
       
      Kırmızı ile akın karışımı beyaz tenliydi.
       
      Karası çok kara, akı da çok ak iri gözlüydü. Kirpikleri de uzuncaydı.
       
      Kemik başları ve omuz kemikleri iriceydi. Vücudu kılsız ve tüysüzdü. Yalnız göğsünden göbeğine kadar kamış gibi uzayan hafif bir tüy vardı.
       
      Elleri ve ayakları etliceydi. Yürüdüğü zaman, yüksek bir yerden iniyor muş gibi, ayağını yerden kuvvetlice kaldırırdı.
       
      Birine iltifat edeceği zaman, bütün vücudu ile dönerek iltifat ederdi
       
      İki dalı arasında nübüvvet mührü vardı. Peygamberlerin sonuncusuydu.
       
      İnsanların en cömerdi ve en iyi kalinisiydi.. En doğru sözlüsü ve en yu­muşak tabiatlısıydı. Muaşerette en keremlisi idi.
       
      Onu ilk gören kendisine karşı bir heybet duyar tanışıp görüşünce de hoş­lanır ve severdi.»
       
       
      HAK'TAN BİZE SULTANI MÜEYYED'SİN EFENDİM
       



      Âcizane bu enerimi hocam ve efendim EMİN HAFIZZADE
      Seyyid H. M. Tevfik HARPUTÎ Hazretlerinin aziz ruhuna ithaf ediyorum.

       
       
      Abdulkadir AKÇİÇEK
       
       
       
           ESERİMİZİ TAKDİM EDERKEN
       
       
      Anlaşılacağı üzere eserimiz, izahlı bir HADİS-İ ŞERİF tercümesidir, Bu eserimizi okuyacakların hemen hepsi, HADİS-İ ŞERİF, cümlesinin ifade ettiği manayı bilir.. Ama, bilmeyenler de olabilir.. Biz burada daha çak bilmeyenleri düşünerek, kısaca tarifini yapıp geçeceğiz..
       
      Şöyle ki:
       
      Ravisi itimada şayan; anlatmak istediği mana, Âyet-i Kerimelerin ruhuna uygun; üslubu düzgün ve zayıflık, düzensizlik gibi hallerden be­ri olduktan sonra: Peygamber S.A. efendimize ait olduğu bildirilen her mübarek kelâmın adı: HADİS-I ŞERÎF'dir.. Hem de: SAHİH..
       
      HADİS-İ ŞERİF'lerin durumu, ravilerin ve rivayetlerin sıhhatine göre değişir.. Mesela: Aziz hadis, salih hadis, garib hadis ve zaif hadia gibi.. Biz bu yazımızda onlardan bahsetmiyeceğiz.. Çünkü onlar, ayrı bir mevzudur-; tafsili ciltlere sığmaz.. Bu mevzuda geniş malûmat isteniyor­sa, usul kitaplarına bakmak daha faydalı olur.. Bizim burada verebile­ceğimiz kısa malumat, haliyle yeterli olamaz..
       
      HADİS-i ŞERİF'ler, daha ziyade Ayeti Kerimelerin şerhi mesabe­sindedir. Bilhassa dinî ahkâmın icrasında.. Özellikle itikada taalluk eden yerlerde, dikkatli olmak icab eder.. Şerhine bakmadan ve ehline sorup ifade ettiği mana derinliğini anlamadan dalmamalıdır.. Sonra, Allah ko­rusun; boğulmak işten bile değildir..
       
      Amel işine gelince, meali 691 numaralı Hadis-i Şerifte bulunan şu manaya dikkat etmelidir:
       
      — «Sünnet, ikidir: Farzdaki sünnet.. Bir de farz olmayandaki sün­net.
       
      Farzda bulunan sünnetin aslı Allah-ü Taâlâ'nın kitabındadır.. Onu almak bir hidayet; terki ise dalâlettir..
       
      Aslı Allah-ü Taâlâ'nın kitabında olmayan sünnete gelince, onu al­mak bir fazilet; terketmek ise, hata sayılmaz..»
       
      Ancak, burada büyük zatların şu hükmünü hemen arzetmek yerinde olur; diyorlar ki:
       
      — Sünneti kasden terk, şefaatten mahrum kalmaya sebeb olur.. Sonra... onun .ümmeti olduğumuzu neyle isbat edeceğiz?.
       
      Şunu da unutmamalı ki: Gördüğümüz her Hadisi Şerifle mutlaka amel etmemiz gerekmez. Bir Hadisi Şerifin hükmünü, bir başka Hadis-i Şerif neshetmiş; yani, hükümsüz bırakmış olabilir. Bunu da ancak muhaddis, hatta müçtehid vasfını haiz zatlar bilebilir. Bu sebeple; gerek itikad, gerek amel bakımından daima onların eserlerinden alınan Hadis-i Şeriflere önem vermeliyiz., sonra., izleyeceğimiz yol, seçeceğimiz hedef, onların tevil ve tefsirine göre olmalıdır. İşte bu eserde geçen Hadisi Şe­rifler, yolumuzda daima bize ışık tutacak ve hedefimizi gösterecek nite­liktedir.. Sebebine gelince: Hemen hepsi, bahsini ettiğimiz muhaddis, hat­ta müçtehid zatların eserlerinden seçilerek alınmıştır..
       
       
       
          TERCÜMEMİZE ESAS ALDIĞIMIZ ESER
       
       
      İsmi: MUHTAR'ÜL-EHADİS'İN-NEBEVİYYE VEL-HİKEM'İL-MUHAM-MEDİYYE. Kısaca manası şudur: SEÇİLMİŞ NEBEVİ HADİSLER VE MU­HAMMEDİ HİKMETLER...
       
      Şöyle manalandırmak da mümkündür: ÜZERİNDE PEYGAMBERLİK BUĞUSU TÜTEN SEÇİLMİŞ HADİS-İ ŞERİFLER VE MUHAMMED'İN S.A. BURAM BURAM TÜTEN HOŞ KOKUSUNU TAŞIYAN HİKMEETLER..
       
      Elimizde bu eserin dokuzuncu ve onbirinci baskıları var. Fakat biz tercümemizi daha ziyade dokuzuncu baskıya göre yaptık.. Dokuzuncu baskı, Hicri: 1375 (M. 1955), onbirinci baskı ise, 1378 (M. 1959- da ya­pılmıştır. İki baskı da Mısır'da yapılmıştır. Ve ikisi de, 204 sayfadır..
       
      Her iki baskının kapağında da şöyle bir not vardır: Bu eser; BUHA-Rİ, MÜSLİM, TİRMİZÎ, NESEÎ, İBM-İ MACE, EBU DAVUD, MUVATTA, CAMİ-İ SAĞİR, CAMİ-İ KEBİR, TERGİB ve TERHİB vb. en sahih muteber hadis kitaplarından intihap edilmiş 2000 Hadis-i Şerifi müştemildir..
       
       
      Eser iki kısımda toplanmıştır. Birinci kısım: Harf sırasına göre tertib edilen Hadis-i Şeriflerdir. İkinci kısım ise: Aynı mevzu ile ilgili Âyet-i Kerime ve Hadis-i Şeriflerdir,
       
      Birinci kısımda tam 1397 Hadis-i Şerif vardır ve bazısı mükerrerdir. İkinci kısımda ise, 79 ders vardır. Her derste; yerine göre bir veya birçok Âyet-i Kerime ve Hadis-i Şerif vardır..
       
      Hasılı eser, bir bütün olarak günümüzün pek çok ihtiyaçlarına cevap verecek niteliktedir.
       
       
       
         ESERİ TELİF EDEN ZAT
       
       
      Bilindiği gibi, bu eseri telif eden zatın adı şudur: ESSEYYİD AH-MED HAŞİMÎ.. Babasının adı. İbrahim; dedesinin adı da, Mustafa..
       
      Bu muhterem zatın sülâlesi, ÎMAM-I HÜSEYİN'e r.a. dayanıyor; ki böylece, NESL-I PÂK-I PEYGAMBERİ'den olduğu anlaşılmış oluyor..
       
      HAŞİMİ künyesini de, bu sebeple almıştır..
       
      Şeyh Muhammed Abduh'un talebelerindendir.
       
      Sağlığında birçok önemli vazifelerde bulunmuştur.. Mısır'da Cemiyet-i İslâmiye medreseleri müdürlüğünü ve İngiliz Viktorya mektepleri murakıplığını bu meyanda sayabiliriz.
       
      Pek çok eserleri vardır. Tercümesini sunduğumuz bu eser, ancak on­lardan bir tanesidir..
       
      Bilinen eserleri şunlardır:
      USLUB'ÜL-HAKÎM, CE-VAHİR'ÜL-EDEB,
      CEVAHİR'Ü L-RELÂGA,
      ESSAADET'ÜL-EBEDİY-YETİ FİDDİYANET'İL-İSLÂMİYYE..
       
      Hicrî: 1295 (M. 1878) de dünyaya gelmiş; 1362 (M. 1943) de vefat etmiştir.
      Büyük bir ihtimalle: Mısır'da doğmuş ve Mısır'da 67 yaşında vefat etmiştir..

      Allah rahmet eylesin..
       
       
       
         BİZİM TERCÜMEMİZİ VE ŞERHİMİZ
       
       
      Şüphesiz bu tercümesini ve şerhini yaptığımız eser, ilk defa bizim elimizde meydana gelmiyor.. Daha ünce üç tercümesi çıktı.. Biri tamamı­nı diğerleri de bir kısmını neşretti. Bu sebeple bu eseri tercüme vazifesi bize düştüğü zaman düşündük.. Şöyle ki:
       
      a)Daha başka eserlerden olamaz mıydı? öyle ya, kütüphanelerde, tercüme sırası bekleyen pek çok eser vardı..

      b)Şimdiye kadar çıkan tercümeleri yeterli değil miydi?.

      c)Şayet biz yaparsak, ne gibi bir yenilik getirebiliriz.. Yapılan ter­cümeler gibi olacaksa, hem faydasız; hem de boşa zaman harcan­mış olurdu..
       
      Bütün bunları günlerce düşündük.. Kararımızı verdik; diğerlerinden daha faydalı olacağı kanaati ile gördüğünüz bu eseri sizlere sunuyoruz: Kıymet ölçüsü sizlerde..
       
      Şüphesiz tercüme edilecek daha başka eserler de vardı... birçoğunu tetkik ettik.. İçlerinde sıkı bir ilim mizgecinden geçen pek kıymetli eser­ler vardı. Onlardan bir kısmı, yazıldığı zamanın ihtiyacına göre; bir kıs­mı da sırf ilmî meselelerde bir müracaat kitabı olarak kalmak için ya­zılmış.. Bilhassa dinî ihtiyaçlarına çare arayan ve bir an evvel huzura kavuşmak isteyen kardeşlerimiz, onlardan pek istifade edemezlerdi.. Şüphesiz ihtiyaca cevap verecek vasıfta olanlar da vardı; ama, bizim de ter­cih hakkımız vardı..
       
      İşte, sizler İçin biz, bu eseri tercih ettik..
       
      Şimdiye kadar çıkan ve bu enere ait olan tercümeler yeterli değil; çünkü tercümedir. Kanaatimizce, Ayet-i Kerimenin tercümesi yapılamayacağı gibi, Hadis-i Şerifin de yapılamaz.. İlim adamlarımız bu mesele üzerinde durmalıdır; son zamanlarda bu işin heveslileri çoğaldı.. Ama bu iş, hevesle olmaz; sırf tercümelerde hata çok olur.. Nitekim, işi ciddî ola­rak ele alanlar, şerhsiz ve izahsız tercümeyi tercih etmiyorlar..

      Eserimizi, cümle müslüman kardeşlerimizin durumunu nazara ala­rak hazırladık.

      Başa, Peygamber S.A. efendimizin özet olarak hayatını aldık.. Onun Hadis-i Şerifini okuyan her müslüman kardeşimiz, özet olarak hayatı hakkında bir malûmat sahibi olmalıdır..
       
      * *
      Her Hadis-i Şerif için, yerine göre uzun; yerine göre kısa bir şerh verdik.. Kolayca okunması ve derhal göze çarpması için, metin tercüme­leri, büyük ve siyah harflerle yaptık..
       
      **
      Yalnız kitabın aslında geçen ilk ve son ravisi hakkında kısa ve öz bil­gi verdik; menkıbesini yazdık.. Daha önce anlatılmışsa, anlatıldığı yeri bildirdik.. Ayrıca bir yanlışlığa mahal kalmaması ve arzu edilen zatın menkıbesini kolayca bulup okumak için, bütün ravileri isimlerine göre harf sırası ile tasnif ettik.. Bu tasnif cetveli, eserimizin sonundadır..
       
      * *
      Ravi menkıbeleri, şerh'den ayırd edilmesi için, italik harflerle ya­pılmıştır..
       
      **
      önce anlatıldığı gibi, bu eserin birinci kısmı, harf sırasına göre tertib edilmiştir. Tercüme ve şerhini okurken, hangi harfle başlayanlara alt olduğunu anlatmak için, Arabça asıl harfini başa koyduk.. Ayrıca, bu harflere ait bir liste, eserimizin sonunda..

      Ayrıca bu birinci kısımda geçen bütün Hadis-i Şerifleri mevzularına göre ayırdık.. Ve harf sırasına göre tasnif ettik.. Listesi, eserimizin son kısmında dır..
       
      Eserimizin ikinci ve son kısmı, dersler ve vaazlardır; nefsin İslahı­na ve terbiyesine dair.. Biz o kısma başlamadan evvel, bilhassa dinî bir vazifede bulunan zatlara faydalı olur, kanaati ile, muhtelif eserlerden derlediğimiz bazı önemli hususları anlattık.. Özellikle nefislerinde tatbik etmeleri gereken altı hususa işaret ettik..
       
      Ayrıca bu kısmın bir de fihristini yaptık; diğerleri ile beraber sonu­na ekledik..
       
      NETİCE : Bu eser bir bütün olarak, metin ve şerh., en az, beşyüze yakın eser taranarak hazırlanmıştır. Üslup ve ifade bakımından.. Türkçemizin bütün güzelliğini bu eserde bulacaksınız.. Okuyacaksınız; bık­madan., usanmadan..
       
       
           TEŞEKKÜR VE DUA
       
       
      Böyle bir eserin hazırlanmasını, bu âciz kuluna nasib ettiği için Al­lah'a hamd olsun..
       
      Sonra, bu eserin hazırlanmasında maddî ve manevî yardım payı olan bütün kardeşlere teşekkürler; dualarımıza onlar da dahildir..
       
      Ömür takvimi her gün, azar anar kopmakta ve kanatlanıp uçmakta.. O kanatlara hayır takıp uçuramayanlar daima ziyandadır. Bütün mesele bu ziyandan kurtulmaktadır.. Bu uğurda kardeşlerimize faydalı olabilir­sek, ne mutlu bize..
       
      Dâvamız, Allah'a ibadetten sonra, insanlığa hizmettir.. Habib-i Ek-remi hürmetine, bu yolda bizi muvaffak kılmasını dileriz..
       
      Okuyunuz ve okutunuz..
       
      Çünkü bu yolda gelen ilk emir okumaktır..
       
      Allah'a emanet olunuz..
       
        
      Abdulkadir AKÇİÇEK
      20 Şaban 1386
      3 Aralık 1966
      İstanbul

       
       
            MUKADDİME
       
       
      Allah'a hamd olsun..
       
      Ki o, izzet ve celâl sahibidir. Keremi bol, ihsanı çoktur.
       
      Efendimiz Muhammed'e salât ve selâm olsun..
       
      Ki o, en güzel huyları benimsetmek için gönderilmiştir.. Ve o, istis­nasız bütün yaratılmışlardan üstün kılınmıştır.
       
      Bu salât ve selâm onun âline de olsun..
       
      Ki onlar, birer bayrak olan sünnetin kandilleridir.
       
      Bu salât ve selâm onun ashabına da olsun..
       
      Ki onlar, şer'ı yolların ve dinî ahkâmın açığa çıkarılması için canla­rını seve seve verdiler..
       
      Kalan müçtehid imamların da, bu salât ve selâm'dan nasibi olsun.
       
      Çünkü bunlar, islâm'ın şerefini korumak için çalıştılar.. Münkirlerin karşısında dimdik durdular.. Yorulmadılar, sarsılmadılar..
       
      Şimdi arz edelim:
       
      Sünnet-i Nebeviye: Kuran-ı Kerim'den sonra, ilimlerin en kıymet­lisi, şeref ve fazilet bakımından en yükseği olduğu bir luıkikattır..
       
      Çünkü şer'ı, yani Islâmî hükümlerin sütunları onun üzerinde yük­selmektedir. Sonra, Kur'an âyetlerinin, mücmel mânalarının tafsili onun­la yapılmaktadır.
       
      Bu neden böyle olmasın?.. Çünkü onun çıkış merkezi:
      — (O boşuna konuşmaz; onlar, kendisine gelen vahiyden başka değil.) (NECM, 84)
      Âyet-i Kerimeleridir..
       
      Ancak o, tefsir etmektedir, yüce KİTABI,
      Çünkü o, Rabbinden geleni konuşan NEBİ *
       
      **
       
      Altı sahih hadis kitabını mütalâa ettiğim zaman, —BUHARI, MÜS­LİM, NESEl, TİRMlZİ, EBU DAVUD, IBN-I MAC E— şunu istedim: As­lında güzel olan o EHADİS-İ NEBEVİYYE'nin en güzellerini ve onlar­dan en çok Muhammedi hikmet kokusu tütenleri seçeyim.. Bir kitap ha­line getireyim..
       
      Ta ki bu eser, içtimaî ihtiyaçlara cevap veren şeyleri ihtiva etsin.. Sonra, Islâmî topluluğun istediği mevzuları içine almış bulunsun..
       
      Ve... harf sırası ile tertip edilmiş olsun..
       
      Yaptım...
       
      Allah subhandır.. —Noksan sıfatlardan münezzeh ve kemâl sıfatları ve muttasıftır..— Yücedir.. Yardım taleb edilecek makam orasıdır..  ( Salah Bilici Kitabevi, Muhtarül Ehadisin Nebeviyye İzahlı Tercümesi kitabı, muhtarül ehadisin kitap, hadisi şerifler vaaz örnekleri, muhtarül ehadisin kitabı, tercümesi, salah bilici kitapları, es seyyid ahmet haşimi kitapları )
       
        
      Müellif
      Es-Seyyid Ahmed'el-Haşimi

       
        
       
      Salah Bilici Kitabevi Yayınları Muhtarül Ehadisin Nebeviyye İzahlı Tercümesi kitabını incele diniz.
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9280000005330
      MarkaSalah Bilici Kitabevi Yayınları
      Stok DurumuVar
      9280000005330
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.