• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG ve PTT kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Muvatta Tercümesi

      Muvatta Tercümesi
      Muvatta Tercümesi
      Muvatta Tercümesi
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Fiyat:
      150,00 TL
      İndirimli Fiyat (%38) :
      93,00 TL
      Kazancınız 57,00 TL
      93.00 www.goncakitap.com.tr
      Aynı Gün Kargo

        Kitap              Muvatta Tercümesi
        Yazar             Malik Bin Enes
        Tercüme         Prof. Dr. Abdülvehhab Öztürk
        Yayınevi         Kahraman Yayınları
        Kağıt - Cilt      Sarı Şamua, Kalın Sıvama 2 Cilt
        Sayfa - Ebat   1.168 sayfa, 16x24 cm
        Yayın Yılı        2015
        Hadis              1.922 adet hadisi şerif arapça metin ve türkçe tercümesi metni
       
       
      Kahraman Yayınları Muvatta Tercümesi kitabını incelemektesiniz.
      2 Cilt Muvatta Tercümesi kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
       
      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2

       
       
          Muvatta Tercümesi Kitabı nın Tanıtımı


          KİTAPTA TAKİP EDİLEN METOD
       
       
      1- Ortaya güzel bir şekilde çıkması için kitaba rakam işaretleri konul­muştur.
       
      2- Ayet-i Kerimeler Arapça'da çiçekli parantez ile, Türkçe 'de kalın yazı tipi ile yazılarak ayetlerin mealine ayrıcalık sağlanmıştır.
       
      3- Merfu hadis-i şerifler Arapça'da «....» işareti ile iki tırnak ara­sında, kalın siyah hat ile gösterilerek mevkuf ve maktu hadislerden ayrıl­mıştır.
       
      4- Hadisler kitabın başından sonuna kadar zincirleme rakamla göste­rilmiştir.
       
      5-Hadisler Tuhfetüleşraf bimarifetil etrafın numarasına göre rakamlandırılmıştır. O da müteselsil (zincirleme) rakamdır, mesela: 000/2. gibi.
       
      6- Baplar el - Mucemul müfehres lielfazıl hadisi şerif'e göre numara­landırılmıştır, mesela: 12/000 gibi.
       
      7- Baplar Tuhfetül eşraf bimarifetil etraf'a göre numaralandırılmıştır, mesela: 000/16 gibi.
       
      8- Kitaplar el - Mucemül müfehres lielfazil hadisişşerif'e ve Tuhfetül eşraf bimarifetil etrafa göre numaralıdır.
       
      9- Kur'an-ı Kerim'in ayetleri tahriç edilmiştir.
       
      10 - Hadis-i Şerifler de Kütüb-i Sitte'ye göre tahriç edilmiştir, onlar da şunlardır:
       
      İmam Muhammed bin İsmail el - Buharî'nin sahihi (h) harfi ile,
       
      İmam Müslim bin Haccac el - Kuşeyrî'nin Sahihi de (m) harfi ile,
       
      İmam Ebu Davud Süleyman bin Eş'as Sicistanî'nin Sünen'i de (d) harfi ile,
       
      İmam Muhammed bin İsa Tirmizî'nin Sünen'i de (t) harfi ile,
       
      İmam Ahmed bin Şuayb Neseî'nin Sünen'i de (s) harfi ile,
       
      İmam Muhammed bin Yezid bin Mace el - Kazvinî'nin Sünen'i de (ch) harfi ile gösterilmiştir.
       
       
      11 - İkinci ciltte kitabın tümünü içine alan fihristler koyduk, onlar da şunlardan oluşmaktadır:

      A - Hadislerin baş taraflarının Arapça fihristi.
      B - Kitapların fihristi.
      C - Genel fihrist (Bapların fihristi).
        
       
      İMAM MALIK VE KİTABI MUVATTA'
      H 93 (M 712) / H 179 (M 795)
       
       
      ADI VE KÜNYESİ
       
      Şeyhülislam, ümmetin delili, hicret yurdu Medine'nin imamı, Malik bin Enes bin Malik bin Ebi Amir bin Amr bin Haris bin Huseyl bin Amr bin Haris.
       
       
             LAKABI
       
      Ebu Abdullah'dır.
       
               SOYU
       
      Zu Asbah bin Avf bin Malik bin Zeyd bin Şeddad bin Zür'a, bu küçük Himyer'dir, sonra da Asbahî'dir ki Kureyş'ten Temim oğullarının müttefiğidir. Bunlar da on cennetlikten Talha bin Ubeydullah'ın kardeşi Osman'ın müttefikleridir.
       
      Malik'in soyunda, Arap ve Asbahî olmakla beraber ihtilaf vardır; büyük dedesi hakkında şöyle denilmiştir: Avf bin Malik bin Zeyd bin Amir bin Rebia bin Nebt bin Malik bin Zeyd bin Kehlan bin Sebe' bin Yeşcüb bin Yarub bin Kahtan. Yemen Kahtan'a dayanır. Asbahî'nin Himyer'den olduğunda, Himyer'in de Kahtan'dan olduğuna ihtilaf edilmemiştir.
       
      İbn İshak'tan rivayet edildiğine göre Malik'in ve ailesinin Teym oğulları­nın azatlıları olduklarım iddia etmiştir. Bu nedenledir ki Malik, onu yalan­lamış ve ona ağır konuşmuştur.
       
       
               DOĞUMU
       
      Malik'in doğumunda ihtilaf edilmiştir.
       
      Yahya bin Bükeyr ve diğerleri şöyle demiştir: Malik hicretin doksan üç yılında doğdu. Doksan dört diyenler de vardır, bunu da Muhammed bin Abdullah bin Abdülhakem ile Umare bin Vesime ve diğerleri demiştir. Doksan yedi diyenler de vardır ki kabul edilmemiştir. Zehebî şöyle demiştir: Malik'in doğumu en doğru rivayete göre doksan üç yılındadır, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hizmetçisi Enes'in ölüm yılıdır. Annesi ona üç yıl hamile kalmıştır, denilmiştir. Vakıdî: îki yıl hamile kalmıştır, demiştir. Annesi de: Aliye bint Şerik el - Ezdiyye'dir.
       
       
                ÖZELLİKLERİ VE İLMÎ DERECESİ
       
      İmam Malik insanların yüzü en güzellerinden, gözü en parlaklarından idi. Elbisesi gayet temiz idi, fidan gibi uzun boylu idi. İsa bin Ömer'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Malik kadar beyazını, pembe benizlisini ve Malik'ten yüzü daha güzelini, elbisesi Malik'kinden daha beyaz olanı gör­medim. Birçoklarından onun uzun boylu, iri yarı, büyük kafalı olduğu, riva­yet edilmiştir. Kumral tenli idi, başı ve sakalı ak idi, sakalı büyük idi. Keldi. Bıyığını kazımazdı, onu işkence kabul ederdi. Mavi gözlü olduğu rivayet edilmiştir. Bunun bir kısmını İbn Sa'd, Mutarrif bin Abdullah'dan rivayet etmiştir.
       
      Muhammed bin Dahhak el - Hizamı şöyle demiştir: Malik'in elbisesi te­miz ve ince idi, sık sık elbise değiştirirdi.
       
      İmam Malik sarık sardığı zaman çenesinin altından dolandırır ve ucunu omuzlarının arasından sarkıtındı.
       
      Eşheb şöyle demiştir: Malik zaruret icabı sürme çektiği zaman evinde otururdu. Şöyle denilmiştir: Çok beyaz idi. Sarıya çalardı, iri gözlü, asil idi. Bı­yığını uzatırdı, Hazreti Ömer'in bıyığını bükmesini delil getirirdi. Vakıdî'den rivayet edilmiştir: Orta boylu idi, kına kullanmadı, hamama gitmedi.
       
      Kuteybe de şöyle demiştir: Malik'in meclisine gittiğimiz zaman yanımı­za süslenmiş ve koku sürünmüş olarak gelirdi. En güzel elbiselerini giymiş olurdu, meclisin yukarısına geçerdi. Yelpazeler isterdi; her birimize birer yelpaze verirdi. Malik on küsur yaşında ilim aramağa başladı, yirmi bir ya­şında fetvaya ehil oldu, ilim okutmak için oturdu. Genç, bıyığı henüz çık­mışken çok kimseler ondan hadis aldı. Ebu Cafer Mansur'un zamanında ve sonrasında çevreden ilim almağa gelenler çoğaldı. Harun Reşid'in hilafe­tinde de meclisinde izdiham başladı.
       
      Medine'de tabiînden sonra ilimde, fıkıhta, ululukta ve hafızlıkta Malik'e benzeyen yoktu. Sahabeden sonra Said bin Müseyyeb, yedi fakihler, Kasım, Salim, İkrime, Nafi ve o tabakadan olanlar gibi idi. Sonra da Zeyd bin Eşlem, İbn Şihab, Ebuzzinad, Yahya bin Said, Safvan bin Süleym, Rebia bin Ebu Abdurrahman ve o tabakadan olanlar gibi idi. Bunlar yok olunca Malik, ibn ebi Zi'b, Abdülaziz bin Macişun, Süleyman bin Bilal ve akranları meşhur oldu. Malik mutlak olarak bunların arasında idi. Etraftan kafileler halinde ona gelirlerdi.
       
      Meclisi vakar ve itibar meclisi idi, Muhammed bin Sa'd şöyle demiştir: Heybetli, soylu biri idi, meclisinde gürültü ve boş laf olmaz, ses yükseltilmezdi. Yabancılar ona hadis sorarlardı, konu olan hadisi bitirmeden cevap vermezdi. Bazen de birilerine kendine okuması için izin verirdi. Kitaplarını istinsah eden bir katibi vardı, ona Habib derlerdi. Cemaate okurdu, kimse onun kitabına bakamazdı, heybetinden anlamak için tekrar ettiremezdi. Herkes ona saygı gösterirdi. Habib okuyup da hata ettiği zaman Malik dü­zeltirdi, bu da az olurdu.
       
      İbn Vehb şöyle demiştir: Malikten şöyle dediğini duydum: Ben ilmi ancak kendi nefsim için okudum, insanların bana ihtiyaç duymaları için değil. İmam Malik ravileri eleştirmede imam, hafız, dikkatli ve titiz idi. Ta-hir bin Halid el - Eylî, babasından rivayet etmiştir, İbn Uyeyne şöyle derdi: Malik ancak sahih hadisleri rivayet ederdi, ancak sağlam ravilerden rivayet ederdi ki öldüğü zaman Medine ilimden harap olur, derdim. Bişr bin Ömer Zehranî, Malike bir raviyi sordu, o da: Onu kitaplarımda gördün mü, dedi? O da: Hayır, deyince: Eğer sağlam olsa idi onu kitaplarımda görürdün, dedi.
       
      Bu söz onun ancak güvendiği birinden rivayet ettiğini gösterir. Bundan da onun her sağlam raviden rivayet etmesi lazım gelmez. Sonra bundan kendince sağlam bilip her rivayet ettiğinin de diğer hadis hafızlarınca da sağlam olması da lazım gelmez. Bazen şeyhinden, başkasının gördüğü bir şeyi görmeyebilir. Ancak o her hal u kârda ravileri çok araştırırdı.
       
       
               ÇİLESİ
       
      Muhammed bin Cerir şöyle demiştir: Malik kırbaçla dövüldü, bunun sebebinde ihtilaf edilmiştir; bana Abbas bin Velid anlattı, bize İbn Zekvan, Mervan Tatarî'den anlattı, Ebu Cafer, Maliki: "Zor altında kalanın boşaması geçerli değildir" hadisini rivayetten men etti. Sonra meclisine gizlice adam gönderdi, Malik de onu halkın önünde rivayet etti. Bunun üzerine Halife onu kırbaçladı.
       
      İbn Sa'd de şöyle demiştir: Bize Vakıdî anlattı, dedi ki: Malik çağırılıp da kendisiyle istişare edilip sözü dinlendiği ve dediği kabul edildiği zaman kendisini kıskandılar, ona her türlü saldırıyı yaptılar. Cafer bin Süleyman Medine'ye gelince ona jurnal ettiler, yanında çok şikayette bulundular: Size yapılan biat yeminlerini geçersiz sayıyor, Sabit bin Kays'ten rivayet edilen zor altındakinin talakına dair hadisi delil getiriyor, onu caiz görmüyor, de diler. Diyor ki: Halife Cafer kızdı, Malik'i çağırdı, ona kendisine ulaştırdığı bir hadisi delil getirdi. Soyulmasını ve kırbaçlanmasını emretti. Eli çekildi kolu omzundan çıktı, bundan da çok zarar gördü. Allah'a yemin ederim ki ondan sonra Malik yüceldi ve şanı arttı. İşte övgüye layık (onurlu) çilenin meyvesi budur; insanı müminlerin nazarında yüceltir. Ne olursa olsun yine de o, yaptığımız şeyler yüzündendir, Allah çoğunu da bağışlar. "Allah kime hayır murat ederse onu vurur". Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle demiştir: "Her hüküm mümin için hayırdır". Allah Teala da şöyle de­miştir: "İçinizden mücahitleri ve sabredenleri bilinceye kadar sizi deneye­ceğiz" (Muhammed: 31).
       
      Mümin imtihan edilirse sabreder, ibret alır, istiğfar eder ve kendinden intikam alanı yermekle meşgul olmaz. Allah adil hakimdir. Sonra da dinini selamete erdirdiği için Allah'a hamd eder ve dünya cezasının daha basit ve kendisi için daha hayırlı olduğunu bilir.
       
             ŞEYHLERİ
       
      İbrahim bin Ebi Able el - Makdisî, İbrahim bin Ukbe, İshak bin Abdullah bin Ebi Talha, Eyyub Ebi Temime Sahtiyanı, Cafer bin Muhammed Sadık, Humeyd et - Tavil, Hubeyb bin Abdurrahman, Davud bin Husayn, Rebia bin Ebi Abdurrahman, Ziyad bin Ebi Ziyad Mevla İbn Ayyaş, Ziyad bin Sa'd, Zeyd bin Eşlem, Zeyd bin Rebah, Salim bin Ebinnadr, Said bin Amr bir Şurahbil bin Said bin Sa'd bin Hbade, Ebu Hazim Seleme bin Dinar el - Medenî, Süheyl bin Ebi Salih, Salih bin Keysan, Safvan bin Süleym, Dam-re bin Sa'd el - Mazinî, Amir bin Abdullah bin Zübeyr, Abdullah bin Dinar, Ebuzzinad Abdullah bin Zekvan, Abdurrahman bin Harmele, Abdurahman bin Kasım bin Muhammed bin Ebi Bekr es - Sıddik, Abdülkerim bin Malik el - Cezerî, Abdülmecid bin Süheyl bin Abdurrahman bin Avf, Ubeydullah bin Ebi Abdillah el - Agarr, Ata el - Ilorasanî, Alkame bin Ebi Alkame, Amr bin Müslim bin Umara bin Ükeyme el - Leysî, Amr bin Yahya bin Uma­ra el - Mazinî, Ala bin Abdurrahman bin Yakub, Katan bin Vehb, Kesir bin Zeyd el - Eslemî, Kesir bin Kunfüz, Muhammed bin Ebi Bekir es - Sekafî, Muhammed bin Zeyd bin Muhacir bin Kunfüz, Muhammed bin Abdullah bin Abdurrahman bin Ebi Sa'saa, Ebulesved Muhammed bin Abdurrahman Nevfel, Muhammed bin Umara bin Amr bin Hazm, Muhammed bin Müs­lim bin Şihab Zührî, Muhammed bin Münkedir, Mahreme bin Süleyman, Müslim bin Ebi Meryem, Misver bin Rifaa el - Kurazî, Musa bin Ukbe, Am­cası Ebu Süheyl Nafı bin Malik, Nafi Mevla İbn Ömer, Hişam bin Urve, Vehb bin Keysan, Yahya bin Said el - Ensarî, Yezid bin Ziyad bin Ebi Ziyad Mevla İbn Ayyaş, Yezid bin Abdullah bin Kuseyt, Yunus bin Himas, Ebu Bekir bin Ömer bin Abdurrahman bin Abdullah bin Ömer bin Hattab, Ebu Bekir bin Nafi Mevla İbn Ömer ve Ebuzzübeyr el - Mekkî.
       
       
              ÖĞRENCİLERİ
       
      İbrahim bin Ömer bin Ebilvezir, Ebu Huzafe Ahmed bin İsmail es -Sehmî, Ebu Mus'ab Ahmed bin Ebi Bekr ez - Zührî, İshak bin Süleyman er - Razî, İshak bin İsa et - Tabba, İsmail bin Ebi Üveys, İsmail bin Uleyye, İsmail bin Musa el - Fezarî, Bişr bin Amr ez - Zehranî, Cüveyriye bin Esma, Habib bin ebi Habib katib -i Malik, Halid bin Abdurrahman el - Horasanî, Halef bin Hişam el - Bezzar, Davud bin Abdullah bin Ebilkerem el - Caferi, Ravh bin Ubade, Zeyd bin Hubab, Said bin Hakem bin Ebi Meryem, Said bin Mansur, Süfyan Sevrî, kendisinden önce ölmüştür, Süfyan bin Uyeyne, Ebu Kuteybe Selem bin Kuteybe, Süveyd bin Said, Şube bin Haccac, kendi­sinden önce ölmüştür, Şuayb bin Harb, Ebu Asım Dahhak bin Mahled, Ab­dullah bin Mübarek, Abdullah bin Vehb, Abdüla'la bin Hammad en - Nersî, Abdurahman bin Amr el - Evzai, kendisinden büyüktür, Abdurrahman bin Kasım el - Mısrî, Abdurrahman bin Mehdi, Abdülmelik bin Abdülaziz bin Cüreyc, kendisinden büyüktür, Abdülmelik bin Abdülaziz bin Macişun, Ali bin Ca'd, Ebu Nuaym Fadl bin Dükeyn, Leys bin Sa'd, akranlarından büyük­tür, Muhammed bin İdris (İmam) eş - Şafiî, Muhammed bin Halid bin Ös-me, Muhammed bin Müslim bin Şihab Zührî, şeyhlerindendir, Mus'ab bin Abdullah Zübeyrî, Mutarrif bin Abdullah el - Yesarî, Muaviye bin Hişam el - Kassar, Mualla bin Mansur er - Razi, Mekkî bin İbrahim el - Belhî, Hişam bin Abdullah er - Razî, Hişam bin Ammar Dimaşkî, Verka bin ömerYeşkürî, kendisinden önce ölmüştür, Veki bin Cerrah, Vüheyb bin Halid, akranlarındandır, Yahya bin Said el - Ensari, şeyhlerindendir, Yahya bin Said el Kat­tan, Yahya bin Ebi Ömer el - Adenî, Yahya bin Kazaa, Yezid bin Abdullah bin Had, şeyhlerindendir, Yunus bin Ubeydullah el - Umeyrî ve Ebulvelid Tayalisî.
       
       
             ONUN HAKKINDA ULEMANIN DEDİKLERİ
       
      Buharî, Ali bin el - Medinî'din rivayet etmiştir: Onun bin kadar hadisi vardır.
       
      Muhammed bin İshakes-Sekafîes-Serrac şöyle demiştir: Muhammed bin İsmail el - Buharî'ye sordum, en sahih senet hangisidir, dedim? O da: Malik, Nafi'den, İbn Ömer'den'dir, dedi.
       
      Ebu Bekir el A'yen, Ebu Seleme el - Huzaî'den şöyle demiştir: Malik bin Enes hadis rivayet etmek için çıkmak istediği zaman namaz abdesti gibi abdest alır, en güzel elbiselerini giyer, başına başlık geçirir ve sakalını tarar­dı. Bu kendisine sorulduğu zaman: Böylece Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hadisine saygı gösteriyorum, derdi.
       
      İbrahim bin Münzir el - Hizamî, Ma'n bin İsa'dan şöyle demiştir: Ma­lik bin Enes hadis için oturduğu zaman gusül eder, tütsülenir ve koku sürünürdü.
       
      Yahya bin Said şöyle demiştir: Malik hadiste imamdı, Süfyan bin Uyey­ne böyle derdi.
       
      Ahmed bin Hanbel'in oğlu Abdullah'tan: Babama: Zührî'nin arkadaşları hangi şeyde daha sağlamdır, dedim? O da: Malik her şeyde en sağlamıdır, dedi.
       
       
      ESERLERİ
       
       MUVATTA' :

      O, hem hadis hem de fıkıh kitabıdır. İlk kopyası içine 9000 hadis alırdı. Onu defalarca kısalttı. Nitekim o bunun yanı sıra içine ulemanın sağlam fetvalarını da alır. Muvatta' son şekli ile 600 müsned hadis, 222 mürsel ha­dis, 613 mevkuf hadis ve 285 de tabiî'nin görüşlerini içermektedir. Toplam hadis sayısı 1720'dir.
       
      Muvatta'ın çeşitli rivayetleri vardır, bu hali ile Buharî'nin Cami - i Sa-hih'ine benzemektedir. Bununla beraber bu rivayetler arasındaki ihtilaflara bakarak: Malik,
       
      Muvatta'nın rivayetine çekinmeden, incelemeden icazet verirdi yahut kendisi değil de öğrencilerinden biri onu gözden geçirmiş­tir, diyemeyiz. Haberler şunu açıkça göstermektedir ki Muvatta'ı son har­fine kadar Malik telif etmiştir. Onu okuma ve münavele (hocanın kendi ri­vayetlerini içeren nüshayı rivayet etmesi için öğrencisine vermesi veya o nüshanın kendine ait olduğunu onaylamasıdır) şeklinde rivayet etmiştir. Bu ihtilafın sebebi de zamanındaki değişik şeylerin ışığında aranmalıdır. Ama ravilerin rivayetler üzerindeki düşünceleri nazar-ı itibara alınırsa, bu, o günkü dönemde gayet alışık bir durumdu, ilmin her dalında da aynı du­rum vardı.
       
      Şeyh Veliyyullah Dehlevî de şöyle demiştir: Muvatta' kitabı kitapların en sahihi, en meşhuru, en eskisi ve en kapsamlısıdır. Ümmet-i Muhammed onunla amelde, rivayet ve dirayetleriyle içtihatta ittifak etmişlerdir. Müşkül ve kapsamlı yerlerini şerh etmek için ilgi göstermiş, manalarını çıkarmağa ve binalarını Yükseltmeğe ihtimam etmişlerdir. Mezhepleri araştıranlar ve insaflı olanlar kesin olarak şunu bilirler ki Muvatta', Maliki mezhebinin da­yanağı ve temelidir; Şafiî ve Hanbeli mezheplerinin de başıdır; Ebu Hande­ye iki arkadaşının mezhebinin de kandili ve lambasıdır.
       
      Bütün mezhepler Muvatta'a nisbetle metinlerin şerhleri gibidir. Onlar o büyük ağacın dalları gibidir.
       
      İnsanlar her ne kadar Malik'in fetvalarını ret ve teslim etseler de, tenkit ve tebcil etseler de, onu tertip etmekten, onu tehzip etmek için çalışmaktan geri kalmamışlardır.
       
      Şafii bu hususta: "Allah'ın dininde Allah'tan başka Malik'ten daha çok minnettar kaldığım bir kimse yoktur" demiştir.
       
      Şu da bilinmektedir ki Sahihi Müslim, Sünen-i Ebi Davud ve Sahih Buharî'nin fıkıhla ilgili kısımları ve Cami-i Tirmizî, Muvatta'ın alıntılarıdır. Onu etrafında dönmekte, onun yolundan gitmektedir. Bütün gayretleri mürselini vasi etmek, mefkufunu merfu yapmak ve kaçırdığını yakalamak­tır. Müsnetlerine de örnekler ve şahitler getirmektir. Muhalifini zikretmekle sözü uzatmaktır.
       
      Özelte söylemek gerekirse: Ne o ne de bu konularda bu kitaba eğilme­den hakkı ortaya koymak mümkün değildir. (Dehlevî'nin dedikleri harfiyeyn burada sona erdi).
       
      Dehlevî bundan biraz sonra da şöyle demektedir: Darimî'nin Müsned'i Muvatta'ın hadislerini innad etmek için tasnif edilmiştir. Bunda yetinmek isteyen için yetecek vardır.
       
      1. RİSALE:
       
      Burada Halife Harun Reşid'e ve veziri Yahya el - Bermekî'ye öğüt ver­mektedir. Suyutî bu risale'nin Malik'e nisbetinde şüphe etmiştir. (Bkz. Tez-yinülmemalik, 41). Eskorial, varak, 53 - 77, 995 h). Yale, 15 (21 varak, on üçüncü hicri asır, bkz. 1443 Nemoy, Bulak baskısı, 1311.
       
      3- MESELELER VE CEVAPLARI:
       
      Bunu Abdullah bin Abdülhakem rivayet etmiş (ölümü 214 h / 829 m), onu kendisi ve Abdullah bin Vehb ile Abdurrahman bin Kasım dinlemiştir: Gotha 1143 (224 varak, yedinci hicri asır), İskederiye belediyesi, 1210/3 c (66 varak, altıncı hicri asır, bkz. Fihrisü mahtuaatil arabiyye 1 /281).
       
      4-HADİSLER:
       
      Büyük ihtimalle bunları İmam Malik rivayet etmiştir, bunlar Muvatta'ta yoktur. Sonra rivayet edilmiş ve daha sonra elden ele dolaşmıştır.
       
      A - Bir cüzde Malik'in âli senetleri vardır, Hişam bin Ammar rivayeti (ölüm 245 h / 859 m): Zahiriye, Mecmua 98/5.
       
      B - GARAİBİ) HADİSİL İMAM MALİK: Muhammed bin Muzaffer bin Musa bin İsa el - Bezzar (ölümü 378 h / 988 m): Zahiriye, hadis 279 (16 va­rak, 612 h).
       
      C - AVALİL İMAM MALİK BİN ENES, Şerif Ebulkasım Ali bin İbrahim rivayeti, derleyen Selim bin Eyyub bin Selim er - Razî (ölümü 447 h / 1055 m, bkz. Mucemul Müellifin, Kehhale 4/243: Zahiriye, hadis 387 113 varak 226 h). Ek: 2/145, rakam 22732 B (7 varak, 1345 h).
       
      D - İÇİNDE MALİK'İN HADİSLERİNİN BULUNDUĞU BİR CÜZ Ebu Bekir Hatib Bağdadî tahrici (ölümü 463 h / 1071 m), Zahiriye, Mecmua 101
       
      E - BUGYETÜL MÜLTEMES Fİ E HADİSİ MALİK BİN ENES, Salahaddin Alaı Hahl bin Muhammed bin Ahmed (ölümü 769 h / 1368 m, bkz. Brokel-man 2/64, Zahiriye, hadis 342 / 40 varak).
       
      F - İÇİNDE MALİK'İN HADİSLERİ BULUNAN BİR CÜZ, Zahiriye, mec­mua 93 (193 A'dan 208 B'ye kadar, hicri altıncı asır).
       
      İmam Malik, Muvatta'a alsın veya almasın hadis üzerinde gayet titiz davranır, tabir caizse kılı kırk yarardı. Hatta Şafii: "Malik bir hadiste şüphe ederse onun tamamını atardı, demiştir. İbn İdris de şöyle demiştir: Malik'i gördüm şöyle derdi: Bu ilim dindir, onu kimden aldığınıza iyi bakın. Yemin ederim ki: Şu sütunların yanında yani Peygamberin mescidinde Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu, diyenlerden yetmiş tanesine ye­tiştim; onlardan bir şey almadım; hâlbuki onlardan birine beytülmal ema­net edilse idi güvenilirdi, ancak onlar bu işin adamı değillerdi.
       
       
                 VEFATI
       
      Bu imam; mutlu büyüklerden ve alim reislerden idi; muhteşem, güzel, köle ve ev sahibi, dünya ve ahirette yüce biri idi. Hediyeyi kabul ederdi. Temiz yer ve iyi amel ederdi. İmam Malik Pazar günü hastalandı. Hasta­lığından yirmi bir gün sonra da Pazar günü vefat etti. İsmail bin Ebi Evs dedi ki: Malik hastalandı, ailesinden birilerine ölürken son sözü ne oldu, dedim? Kelime-i şahadet getirdi, sonra da: "Emir önce de sonra da Allah'ın­dır" (Rum: 4) ayetini okudu. Yüz doksan yedi yılının rebiülevvel ayı saba­hında vefat etti, dediler. Namazını Emir Abdullah bin Muhammed bin Ali bin Abdullah bin Abbas el - Haşimî kıldırdı, bu zat Zeynep bint Süleyman Abbasiye'nin kızıdır. Annesinin adı ile bilinirdi.
       
      Onu İbn Ebi Zübeyr, İbn Kinane ile oğlu Yahya ve kâtibi Habib yıkadı. İmam Malik beyaz kefene sarılmasını vasiyet etti.
       
      Kadı İyaz, Esed bin Musa'dan şöyle dediğini rivayet etmiştir: Malik'i ölü­münden sonra rüyamda gördüm, üzerinde uzun yeşil bir elbise vardı bir devenin üzerinde idi. Yerle gök arasında uçuyordu: Ey Abdullah’ın babası, sen ölmemiş miydin, dedim? O da: Evet, dedi. Ren de: Nasıl oldun, dedim?
       
      O da: Rabbimin huzuruna çıktım, onunla yüz beyüz konuştum. Benden is­te, dilekte bulun, seni razı edeceğim, buyurdu, dedi.
       
      Bu tanıtma yazısı; Zehebî'nin Siyerü A'lamin Nübela'sından kısaltıla­rak (8/48 - 134, Şeyh Halil Me'mun Şeyha'dan naklen), Muhammed Fuad Abdülbaki, Muhammed Hüseyin Kâmil'in takdimlerinden ve Türkiye Di­yanet Vakfı İslam Ansiklopedisi'nin ilgili maddelerinden istifade edilerek hazırlanmıştır.  ( Kahraman yayınları , muvatta tercümesi kitap , muvatta kitabı , 2 cilt muvatta kitabı , imam malik muvatta tercümesi, tercümesi , imam malik muvatta )
       
      Doç. Dr.
      Abdülvehhab Öztürk
        
       
      Kahraman Yayınları 2 Cilt İmam Malik Muvatta Tercümesi kitabını incele diniz.
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786055284114
      MarkaKahraman Yayınları
      Stok DurumuVar
      9786055284114
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.