• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Sahihi Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih

      Sahihi Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih
      Sahihi Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih
      Sahihi Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih
      Sahihi Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Görsel 4
      Fiyat:
      110,00 TL
      İndirimli Fiyat (%41,8) :
      64,00 TL
      Kazancınız 46,00 TL
      64.00 www.goncakitap.com.tr
      Aynı Gün Kargo
            Stoktan Kargo 
       
      Kitap               Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih
      Yazar              İmam Buhari
      Tercüme          Abdullah Feyzi Kocaer
      Yayınevi          Hüner Yayınevi
      Etiket Fiyatı     110 TL
      Kağıt - Cilt       Sarı şamua kağıt - Tek Cilt
      Sayfa - Ebat    1.216 Sayfa - 17x24
      Yayın Yılı         2019
      ISBN                9789944735001
      Hadis Sayısı    2.226 adet hadisi şerif Arapça metin ve Türkçe açıklaması

       
      Abdullah Feyzi Kocear, İmam-ı BuhariSahihi Buhari Muhtasarı Tecridi Sarih adlı kitabı incelemektesiniz.
      Sahihi Buhari Muhtasarı kitabı hakkında yorumları okuyup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
       
      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır.  Alak 1-2

       
       
         Sahihi Buhari Muhtasarı ve Tecridi Sarih
       
      İmam Buhari’nin sahihinde 7.500 hadis mevcuttur. Bu hadislerden 5000’i tekrar eden hadislerdir. İmam Zebidi tekrar eden hadisleri çıkararak bu muhtasar Buhari hazırlanmıştır.

      • Sayın Abdullah Feyzi Kocaer bu çalışmayı esas olarak yeniden tercüme etti. Sahihi Müslim’de ve Muvatta’da geçen aynı hadisler Rumuzlarda belirtilmiştir.

      • Alfabetik Fihrist, konu fihristi ve tahriç yapılmıştır. Tahriçle tekrar eden Buhari hadisleri ve babları özenle belirtilmiştir. Bazı hadislerin şerhleri yapılmış, ayrı bir punto ile bu belirtilmiştir.

      • Hadisler sade ve akıcı bir üslupla çeviri yapılmış, çoğu hadislerin anlamı, yorumları okuyucuya bırakılmıştır. Ancak her okuyucunun ilk bakışta problem çekeceği durumlarda kısa açıklamaya gidilmiştir. Hadisi hadislerle açıklama yapılarak çapraz atıflar yapılmış böylece tekrarlar asgariye indirilmiştir.
       
       
             Sunarken
       
      «Onların dualarının sonu da, hamd âlemlerin Rabb'inedir.» (Yûnus: 10)
       
        
      «Size ayetlerimizi okuyan, sizi arındıran, size Kitap ve Hikmeti öğreten, bilmediğiniz şeyleri de size öğreten içinizden bir Peygamber gönderdik..» (Bakara: 151)
       
      «Okur yazar olmayanlardan, kendilerine Allah'ın ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara Kitap ve Hikmeti öğreten bir Peygamber gönderen Odur. Halbuki bundan önce onlar ne yapacaklarını bilemiyorlardı.
       
      O Peygamber, henüz kendilerine katılmamış olanlara da Allah'ın ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara Kitap ve Hikmeti öğretendir.» (Cuma: 2-3)
       
      «...Sen onların aralarında iken, Allah onlara azap etmez...» (Enfal: 33)
       
      Sözün en hayırlısı Allah'ın kitabıdır. Yolların en hayırlısı Muhammed'in yoludur. (1)
       
      Sonsuz kudretiyle âlemleri yoktan var eden Yüce Rabbimize hamdü senalar olsun. Onunyüceliği karşısında saygıyla eğilir, Ona kul olduğumuzu ikrar, âcziyetimizi itiraf ederiz.
       
      Salât ve selâm, Kâinatın Efendisi, insanlığı en doğru yola ileten rehber, rahmet peygamberi Efendimize, onun hanesine ve ashabına olsun.
       
      Uzun yıllar üzerinde çalıştığımız, Sahih-i Buhârî nin tekrar eden hadislerinin gkarılmasıyla hazırlanmış olan Tecrid-i Sarih çeviri çalışmamız Yüce Rabbimizin yardımı sayesinde siz okuyucularımızın elindeki şekle ulaşmış bulunmaktadır.
       
      İmâm Şâfi, yazmış olduğu er-Risâle isimli eserini seksen defa gözden geçirdiği halde yine de hatalara rastlamıştır. Talebesi el-Müzenî şöyle anlatır: "er-Risâleyi, İmlam Şâfiye seksen defa okudum. Her defasında mutlaka bir hataya rastlıyorduk. Sonunda Şâfi: "Bırak, boş ver! Allah, kendi kitabı dışındaki bir kitabın sahih olmasını kabul etmemektedir." dedi." (2)
       
      Her şeyden önce şunu belirtelim ki biz de bir kuluz. "Beşer, şaşar" atasözüyle insanoğlunun hatadan kurtulamayacağı en veciz bir biçimde dile getirilmiştir.

      Çalışmamızda hataları en aza indirmeye gayret gösterdik. Ancak en mükemmel olan, Yüce Allah'ın kitabı dır. Bu nedenle çalışmamızda kusur ve eksikliklerin bulunmadığını söylemek mümkün değildir. Kusur ve eksikliğimiz siz okuyucularımız tarafından tespit edilirse yeni baskılarımızda düzeltebilmemiz için bize bildirmeniz bizleri memnun kılacaktır.
       
      Okuyucunun kolay ve rahat bir şekilde hadis okumasını hedefleyen bu çalışmayı yapmış bulunuyoruz. Sizlerin hadislerle olan ilginize bir katkıda bulunmuş olmak en büyük temennimizdir. Umarız bu çalışma vasıtasıyla hadisler arasında yapacağınız seyahatten memnun kalırsınız.
       
      Sizleri hadis seyahatiyle baş başa bırakmadan önce bu çalışmamızda emeği geçen tüm kardeşlerime bu satırlar içerisinde teşekkür etmek isterim. Çalışmamızı baskıya vermeden önce uzun süre, toplumun değişik kesimlerinden oluşan bir gruba okuttuk ve izlenimlerini aldık. Onların tespitlerini değerlendirdik. Bunlardan kimisi çalışmamızın bir kısmını okuyup inceledi, bir kısmı tamamını okuyup inceledi, bir kısmı ise iki defa okuyup inceledi.
       
      Çalışmamızın bir kısmını inceleme nezaketini gösteren, görüş ve eleştirileriyle bizleri yönlendiren Prof. Dr. Zekeriya Güler (Hadis) beye, tamamını okuyup inceleyen Dr. Seyyid Avcı (Hadis) Prof. Dr. Saim Açıkgözoğlu (Tıp) Dr. Âdem Zora (Tıp) İHL meslek dersleri ve Din Kültürü ve Ahlak bilgisi öğretmenleri İdris Yakar, Mehmet Erdoğdu, Ramazan Savaş, Murat Ekici, Harun Bildik, Edebiyat öğretmenleri: Mustafa Karakurt, Hasan Karataş, Nurkan Oral, İngilizce öğretmeni Murat Haktanır, Matematik öğretmeni Yusuf Aslan, Din Görevlileri, Mehmet Akdeniz, Abdülvahap Horansuyu, Şaban Öztürk, araştırmacı Musa Kazım Yılmaz, çay ocağı işletmecisi Ali Gökay, bu çalışmayı baştan sona kendilerine okumamı sabırla dinleyen Hidayet Şahin, Hasan Karataş, Haluk Parla, Cem Bilici, Emin Bayrak, Merhum Davut Uslu, Mevlüt Kollu, Vedat Akpınar, her hadisi teker teker iki defa inceleyip konularını ve konu dizinini çıkaran Ahmet Çelik'e şükranlarımı arz ederim.
       
      Ayrıca bana böyle bir çalışma için ortam hazırlayan, evdeki yokluğuma katlanan aile efradıma teşekkürümü arz eder, yetişmemde emeği bulunan hocalarımdan hayatta olanlara saygılarımı sunar, âhirete göçenlere Yüce Allah'tan rahmet dilerim. Selam ve Hürmetlerimle.  
       
      Abdullah Feyzi Kocaer
       
      1-Müslim, Cuma: 43, İbn-i Mâce, Mukaddime: 7
      2- Kesfü'l-Esrar, I. 4
       
        
           Sahih-i Buhâri'yi Özetleyen İmam ez-Zebîdi'nin Önsözü

      Bismillâhirrahmânirrahîm
       
      Hamd ve övgü, eşsiz yaratan, şekil veren, yoktan var eden, karşılıksız bağışta bulunan, her türlü imkanların kapısını açan, bol bol rızık veren, hak etmeden önce nimetleri vermeye başlayan Allah'adır.
       
      Allah'ın salât ve selâmı, güzel ahlâkı tamamlamak için Peygamber olarak gönderdiği, tartışmasız bütün yaratıklara hatta sonsuzluklardaki varlıklara üstün kıldığı Rasûlüne, çok yardım yapmakla tanınan onun hanesine ve boyun eğip itaat etme erbabı olan onun ashabınadır. Allah'ın gece ve gündüz sürekli devam eden salâtı üzerlerine olsun.
       
      Bu girişten sonra şunu bil ki hadisçilerin önderi, büyük ve tek imam Ebû Abdillah Muhammed b. İsmail b. İbrahim el-Buhârî (r.h.)'in "el-Câmiu's-Sahîh" isimli kitabı İslâm aleminde düzenlenmiş kitapların en yücesi, faydası en çok olanıdır. Ancak çeşitli konular içerisinde yayılmış olarak tekrar eden birtakım hadisler vardır ki bir kimse herhangi bir konuda bir hadise bakmak isterse, uzun araştırma ve çalışmalardan sonra bu hadise ulaşabilir. Aslında Buhari (r.h.)'in kitabını bu şekilde düzenlemesindeki amacı böyle bir hadisin kendisine ulaşan sened yollarının çok ve meşhur olduğunu belirtmek istemesidir. Bizim buradaki amacımız ise kitabındaki hadislerin tamamının sahih olduğu bilinmesi nedeniyle, hadislerin senedlerini değil, kendilerini almaktır.
       
      İmam en-Nevevî, Müslim Şerhi'nin önsözünde: "...Buhâri'ye gelince kendisi, senedleri değişik benzer hadisleri birbirlerinden farklı ve uzak bölümlerde zikreder. Bu çeşit hadislerin çoğunu da aklen bulunması daha uygun olan bölümün dışında bir yerde getirir. Bu nedenle zikrettiği sened yollarını anladığına kanaat getirmek ve bu yollan toparlamak bir hadis talibine zor gelmektedir. Geçmiş dönemlerdeki hadis hafızlarından bir kısmı böyle yerlerde hataya düşüp Buhârinin sahihinde bulunduğu halde aklen düşünülmeyen bir yerde zikredilmesi nedeniyle, bazı hadislerin Buhârîde bulunmadığını söylemişlerdir." demiştir. (16)
       
      Durum böyle olunca Buhârîdeki tekrar eden hadisleri çıkarmak istedim. Zorluk çekmeden hadislere ulaşılsın diye senedleri de çıkardım, tekrar eden hadisler geldiğinde ilk önce hangisi gelmiş ise onu bıraktım, ancak ikinci bir yerdeki tekrar eden hadiste ilave var ve bu ilave de faydalı ise bunu zikrettim, bunun dışındakileri çıkardım. Bazen bir hadis özet olarak gelir, sonraki bölümlerde başka bir senedle daha geniş olarak gelmiş ise daha faydalı olur, diye birinciyi çıkarıp ikinci hadisi yazdım.
       
      Bu kitapta sadece senedi Hz. Peygamber (s.a.v.)'e ulaşan muttasıl hadisleri zikrettim, (tabiînden gelen söz ve fiiller olarak tarif edilen) maktu' (senedinin başı veya tamamı atılmış, senedi noksan olan) ve muallak hadislere girmediğim gibi, hadisle ilgisi olmayan, içerisinde Hz. Peygamber (s.a.v.)'in zikri bulunmayan "Hz. Ebû Bekir (r.a.) ile Hz. Ömer (r.a.)'ın Benî Sâide gölgeliğine gitmeleri ve aralarında geçen konuşmalar", "Hz. Ömer (r.a.)'ın öldürülmesi, Hz. Peygamber (s.a.v.) ile Hz. Ebû Bekir (r.a.)'ın yanına gömülmesi için Hz. Aişe (r.a.)'dan izin alması için oğluna vasiyet etmesi, şûra kurmalarını belirten konuşması", "Hz. Osman (r.a.)'a biat edilmesi", "Hz. Zübeyr (r.a.)'ın, borcunu ödemesi için oğluna vasiyet etmesi" gibi benzeri sahabe ve tabiîne ait olan haberleri de doğrudan Hz. Peygamber (s.a.v.) ile ilgili olmadığından zikretmedim.

      Hadisleri kimin rivayet ettiği bilinmesi için, rivayet eden sahabinin ismini belirttim, bunu yaparken de çoğu kere Buhârînin ifadelerine bağlı kaldım. Kendisi bunları bazen "Aişe (r.a.)'dan...", "İbni Abbâs (r.a.)'dan" şekliyle, bazen de "Abdullah b. Abbâs" şekliyle söyler. -İbni Ömer (r.a.) da böyledir- yine "Enes (r.a.)'dan..." bazen de "Enes b. Mâlik (r.a.)'dan" ifadelerini kullanmış, ben de buna bağlı kaldım. Bazen de "Falan sahabiden o da, Peygamber (s.a.v.)'den..." diye ifade eder, bazen de falan sahabi: "Rasülüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu" demiştir." şeklinde, bazen de "Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle şöyle buyurdu" şeklinde söylemiştir. Ben, bütün bu ifadelerine aynen bağlı kaldım ve olduğu gibi zikrettim. Kim kitabımda Buhârî'nin rivayet ifadelerinin dışında bir şey bulursa bu, yazım hatalarındandır.
       
       
      (14) İmam en-Nevevinin bu tespiti verin* bir tespittir. Buhârî, hadisleri değişik yerlerde tekrar ederken rivayet farklılıkları hususundaki ustalığını ortaya koyarak tekrarlarda farklı rivayetleri getirmeye özen gösterir. Her rivayetin kendine göre kısa veya uzun farklılıklar olabilmektedir. Bu konuda Buhârî üzerinde tecrübe ve ihtisas sahibi olmak gerekmektedir. Bazen bu farklılıklar gözden kaçmakta ve bu şekildeki bir rivayet Buhârî'de bulunduğu halde gözden kaçtığından Buhâri'de bulunmadığı söylenebilmektedir. Nitekim İmam en-Nevevinin dikkat çektiği bu hataya kendisinin de düştüğü görülür. Müslimin İmân: 355'de getirdiği bir hadisi açık­larken hariste bulunan bir ifadenin Buhâri"nin rivayetlerinde bUunmadığnı belirtmektedir. (Bakınız, Şerhu Sahihi Müslim, IH 78) Halbuki kendisinin Buhârî rivayederinde bulunmadığını söylediği bu ifade Buhârî, Tefsir, Mesed:1'de geçmektedir. Çeviren.
       
       
      Allah'a hamdolsun ki çeşitli üstatlar kanalıyla Buhârî'den kesintisiz olarak bana ulaşan pek çok senedler vardır, bunlardan bir kısmı şöyledir:
       
      Hocam Allâme Nefîsu'd-Dîn Ebü'r-Rebi Süleyman b. İbrahim el-Alevi (r.h.)'den: Hicri 823 yılında (Yemen’de) Teizz şehrinde, bir kısmını kendisine okuyarak çoğunluğunu dinleme ve geri kalanını da icazetle aldığım seneddir ki kendisi: "Buhârî'nin Hadislerini bana babam icazetle haber verdi." demiştir. (17)
       
      Yine Hocam el-İmam, el-Kebir Şerefu'l-Muhaddisîn Mûsâ b. Mûsâ b. Ali ed-Dımeşkî'ye -kendisi, el-Gazûlî diye tanınır- tamamını okudum.
       
      Her iki hocalarım da: "Bize Şeyhu'l-Müsnid el-Muammer Ebû'l-Abbâs Ahmed b. Ebî Tâlib el-Haccâr ilkinde icazetle ikincisinde de ağzından dinlemeyle (Buhârî'yi) bildirdi." demişlerdir.
       
      Diğer senedler ise:
      eş-Şeyh es-Sâlih el-İmâm Veliyyullah Ebû'l-Feth Muhammed b. el-İmâm Zeynu'd-Dîn Ebû Bekr b. el-Huseyn el-Medînî el-Usmânrden, kendisinden çoğunu dinleyerek tamamını da icazet ile gelen rivayetim.

      eş-Şeyh el-İmâm Hâtimetu'l-Huffâz Şemsu'd-Dîn Ebû'l-Hayr Muhammed b. Muhammed el-Cezerî ed-Dımeşkî.

      el-Kâdî el-Allâme Takıyyu'd-Dîn Muhammed b. Ahmed el-Fâsî eş-Şerîf el-Hasenî el-Mekkî. Kendisi, Mekke'de Mâlikîlerin kadısı idi.
      Bu üç hocalarımdan Buhârî'nin tamamını özel bir icazetle aldım. Allah kendilerine merhamet eylesin.
       
      Bunların üçü de: "eş-Şeyh el-İmam el-Hâfız Şeyhu'l-Muhaddisîn Ebû İshak İbrahim b. Muhammed b. Sıddîk ed-Dımeşkî -İbni Ressam diye bilinir,- bize Buhârî'yi bildirdi, o da: "Bize Buhârî'yi Ebû'l-Abbâs el-Haccâr bildirdi" dedi." dediler.
       
      Sened zincirinde ravisi en kısa olan senedim ise şudur: Hocam'ın oğlu, el-Medenî eş-Şeyh el-İmâm Zeynu'd-Dîn Ebû Bekr b. el-Huseyn el-Merâğî ile Kadıyu'l-Kudâd Mecduddîn Muhammed b. Yakub eş-Şirâzî bana bütün kitaplarını rivayet etmeme icazet verdiler.
       
      Her ikisi de: "Bize Buhârî'yi Ebû'l-Abbâs el-Haccâr bildirdi ve o da bize Buhârî'yi eş-Şeyh es-Sâlih el-Hüseyn b. el-Mübârek ez-Zebîdi bildirdi." dedi. O da: "Bize Buhârî'yi eş-Şeyh es-Sâlih Ebû'l-Vakt Abdulevvel b. îsâ b. Şuayb el-Herevî es-Sûfî bildirdi." dedi. O da: "Bize Buhârî'yi eş-Şeyh el-Fakîh Abdurrahman b. Muhammed b. el-Muzaffer ed-Dâvudi bildirdi" dedi. O da: "Bize Buhârî'yi el-İmam Ebû Muhammed Abdullah b. Ahmed b. Hammûye es-Serahsî bildirdi" dedi. O da: "Bize Buhârî'yi eş-Şeyh es-Sâlih Muhammed b. Yusuf el-Ferabrî bildirdi" dedi. O da: "Bize Buhârî'deki Hadisleri el-İmam el-Kebir Ebû Abdillah Muhammed b. İsmail b. İbrahim el-Buhârî (r.h.) bildirdi." dedi." demişlerdir.
       
      Senedde geçenlerin her birinin İmam Buhârîye ulaşan pek çok çeşitli sened yolları vardır.
       
      Allah'a hamdolsun ki bu senedlerin dışında da pek çok hocalarımdan senedlerim vardır, ancak uzun olur diye saymadım, bu meşhur ve ravisi az olan (âli) senedi zikretmekle yetindim.
       
      Düzenlediğim bu değerli kitaba "et-Tecridu's-Sarihli Ehâdîsi'l-Câmi's-Sahîh" adını verdim.
       
      Allahu Teâlâ'dan istenilen, Efendimiz Muhammed (s.a.v.)'in, hanesinin ve bütün ashabının hürmetine bu kitabı faydalı kılması, kendi rızasına halis eylemesidir.

      Allah'ın izniyle şimdi çalışmaya başlıyorum.
       
       
       (15) Hz. peygamber (s.a.v.)'in hadisleri zamanımıza kadar rivayet metoduyla ulaşagelmiştjr. Hadislerin rivayet metodları çoktur. Bunlardan metinde geçenleri şu şekilde sıralayabiliriz:
      a) Dinleme: Hadisi bizzat hocanın ağzından işitip rivayet etme metodudur/Falancadan dinledim", "Falanca bize haber verdi", "Falanca bize bildirdi." ifadeleri kullanılır.
      b) Okuma: Hadislerin yazılı bulunduğu kitap hocaya okunarak rivayet edilir. Bu metot da hoca öğrenciyi dinler, hatalan varsa düzeltir.
      c) İcazet (izin): Dinleme ve okuma olmadan, hocanın talebeye hadislerini rivayet etmesine izin vermesidir.
       
       
         el-Câmiu's-Sahîh
       
       
      İncelemesini yaptığımız ve " sahihi buhari '” diye tanınan meşhur hadis kitabı, el-Câmiu's-Sahih'in asıl adı, el-Câmiu'l-Müsnedi's-Sahihi'l-Muhtasar min Umûri Rasûlillahi sallallahü aleyhi ve sellem ve Sünenihi ve Eyyâmihivır. (=Rasûlüllah (s.a.v.)'in durumları, sünnetleri ve yaşantısından alınmış özet bilgilerin sahih ve senedli olanlarını bir araya getiren) (4)
       
      el-Câmiu's-Sahîh, yalnız sahih hadisleri toplamak için yapılan ilk çalışmadır. Buhâri'den önceki dönemlerde hadis adına ne varsa tüm malzemeyi toplama gayreti vardı. Bu nedenle sahih, hasen veya zayıf olsun hadis olarak ne bulunmuş ise kayda geçirilmişti. Buhârî ile başlayan bir süreçte yalnız sahih hadisleri bir araya getirme çalışmaları başlamış oldu. Kendisi böyle bir çalışmaya hocası İshâk b. Râhûye'nin isteği üzerine başladı. Kitabını altı yüz bin hadis içerisinden hazırlamıştır. Hacmi büyük olmasın diye sahih hadislerin tamamını kitabına almamıştır.
       
      İbnu'l-Kaysarânî'nin bildirdiğine göre Buhari, elinde mevcut olan hadisleri el-Mebsût adını verdiği eserine yazmış, sonra da bu eserinden en sağlam gördüğü rivayetler arasından seçim yaparak on altı yılda el-Câmiu's-Sahîh'i hazırlamıştır. Bu on altı yıl belki sürekli çalışma olmayıp el-Câmiu's-Sahîh'in son şeklini almasına kadar geçen süredir.
       
      Buhârî, çalışmasını bitirdikten sonra zamanının en büyük hadis üsdatları olan Ahmed b. Hanbel, Yahya b. Maîn ve Ali b. Medîneye eserini sundu. Bu üç büyük hadis üstadı, dört hadis dışındaki tüm hadislerin sahih olduğunu bildirdiler. Muhammed b. Amr el-Ukayli, tenkide uğrayan hadislerin Buhârînin kanaatına göre sahih olduğunu bildirir. Nitekim daha sonralan Dârekutnî ve benzeri hadis eleştiricisi otoriteler de el-Câmiu's-Sahîhteki yüz on hadisin senedlerine teknik ağdan bazı eleştiriler yapmışlardır. Bu eleştiriler Buhâri'den sonra ortaya çıktığından dolayı eleştirilerin değerlendirilmesi kendisinden sonra gelen bir kısım âlimler ve Buhârî şarihlerince yapılarak cevaplar verilmiştir. Buhârî'yi şerhedenlerden İbni Hacer, eleştirilere konu olan rivayetleri ve ravileri tek tek incelemiş ve eleştirilerin yerinde olmadığını belirtmiştir.
       
      Buhârî ve Müslim'in kitaplarındaki bazı hadislere yöneltilen eleştiriler için müstakil eserler de yazılmıştır. Bu konuda Türkçe olarak da çeşitli ilmi adamlarımız tarafından bazı çalışmaların yapıldığını görmekteyiz. Bunların bir kısmı şöyledir: M. Cemal Sofuoğlu'nun "Muhammed Sâdık Necmi'nin Buhârî'ye Yönelttiği Bazı Tenkidler" ('') Selahaddin Polafm "Buhârînin Sahîh'ine Yapılan Bazı Tenkidlerin Değerlendirilmesi" (*) M. Yaşar Kandemir'in "Sahihayn'e Yöneltilen Tenkidlerin Değeri" isimli tebliği. M. Yaşar Kandemir bu tebliğinde, Sahihayn'e yöneltilen eleştirilerin tamamına yakınının ravilere yönelik sened tenkidi olduğunu bildirmektedir. Tarihten günümüze kadar yapılan eleşti­riler ele alınıp incelenmiştir. Ayrıca son dönemde müsteşriklerce yöneltilen eleştirilere de değinmiştir. Kendisi, müsteşriklerce yöneltilen eleştirileri ele almadan önce şu ifadelerde bulunur: "Yukarıda görüşlerini arzettiğimiz hadis otoritelerinin tenkitlerinin hemen hemen tamamı senedle ilgili olduğu halde, müsteşrikler mâkul görmedikleri hadisleri metin tenkidine tâbi tutmayı tercih etmişlerdir. Hadislere yönelttikleri ten­kidlerin daha iyi ses getirmesi ve hadislerin sıhhati konusunda daha büyük şüphe uyandırması için Müslümanların Kur'ân'dan sonra en güvenilir kitap kabul ettikleri Sahih-i Buharî 'yi tenkidlerine esas almayı uygun görmüşlerdir." Tebliğinde günümüzde Müslümanlar arasında ortaya çıkan, Buhârî ve Müslim'in kitaplarındaki bazı hadislere yöneltilen çeşitli eleştirilere de değinerek bunların değerlendirmesini de yapmaktadır. Bu konuda daha detaylı bilgi için ilgili tebliğe bakınız. (') Bildiğimiz kadarıyla Türkçe olarak bu konudaki en kapsamlı çalışma ise "Buhârî'ye Yöneltilen Bazı Tenkitler" isimli eserdir. (8)
       
      Buhâri'nin, eserini incelemeleri için verdiği Yahya b. Maîn'in 233/847 yılında, Ali b. Medinî'nin ise 234/849 yılında vefat etttikleri göz önüne alınırsa kendisinin eserini bu tarihten önce hazırladığı anlaşılır. İbnül Kaysarânî, el-Câmiu's-Sahîh'in Buhâra'da yazıldığını bildirir. Diğer kısım ulemâya göre ise Mekke'de yazılmıştır. Buhârînin Mekke'de on altı yıl kalmadığını bilmekteyiz. Buna göre Mekke'de yaz­maya başladığı eserini dolaştığı şehirlerde yazıp son şeklini Buhâra'da vermiş olması muhtemeldir.
       
       
         Eserin Özellikleri
       
      el-Câmiu's-Sahîh, yalnız sahih hadisleri toplama amacı ile hazırlanan ilk çalışmadır. Hadisler fıkıh konularını da içerecek şekilde çok değişik konulara göre tasnif edilmiştir. Bilindiği gibi çok çeşitli konulan ele alan çalışmalara el-Câmî adı verilmiştir. Buhâri'nin bu çalışması da Câmî türüdür. Konu başlıkları (bablar) kendisinin hadisten çıkardığı hükümlere ışık tutar. Buhâri'nin bir diğer özelliği de talikleridir. Ta'lik, senedin baş tarafında birden fazla raviyi belirtmeden hadis rivayet etmektir. Bu yönden hadiste teknik olarak bir kusur kabul edilir. Ancak Buhâri'nin bu ta'likleri genellikle bab başlıklarında olduğundan dolayı kitabının hacmini genişletmemesi için yaptığı belirtilir. Nitekim bu tür rivayetleri başka yerde tam sened ile getirdiği görülür. 1341'i bulan ta'liklerın 160'ı dışında tümünün senedlerini başka bablarda muttasıl olarak getirmiştir. İbni Hacer, el-Câmiu's-Sahîh'teki bütün muallak hadislerin muttasıl senedlerini tespit etmiş ve bunları şerhinde belirtmiştir. Ayrıca, Tağlîku't-Ta'lîk adını verdiği müstakil çalışmasında bu hadislerin senedlerini toplayarak ele almıştır.
       
      Kitap hazırlanırken takip edilen yolların anlatıldığı mukaddimesi yoktur. Buhari, hadis alırken prensip edindiği kuralların neler olduğunu kitabında belirtmemiştir. Kendisinin eserini sonradan inceleyen âlimler onun bu kurallarını tespit etmeye çalışmışlardır. Kendi hocasından başlayarak hadisi anlatan sahabiye varıncaya kadar bütün ravilerin son derece güvenilir olduğuna kanaat getirmedikçe bir hadisi kitabına almamıştır. Ona göre hadisi anlatan talebe ile hocanın uzun süre görüşmüş olması esastır. Bu nedenle An'ane yoluyla gelen ve hadisin hocadan bizzat dinlendiği bildirilmeyen rivayetlerde, mutlaka talebe ve hocanın en az bir defa görüştüklerinin bilinmesi gerektiği görüşündedir. Nitekim bu görüşü nedeniyle Müslim, kendisinden farklı düşünür ve bu görüşü eleştirir.
       
      5-Sünnetin Dindeki Yeri, Tartışmalı İlmi Toplantılar Dizisi, s. 335-374, Ensar Neşriyat, 1997
      6-1995 yılında Ahmet Tahir Dayhan tarafından İzmir'de sunulan bu çalışma basılmamış Yüksek Lisans tezidir.
       
       
          Bu Konuda Yeni Bir Çalışmaya Duyulan İhtiyaç
       

       
      Önceki dönemlerde yapılan et-Tecrîdu's-Sarîh Tercüme ve Şerhinin dilinin ağırlığı, pek çok okuyucunun Buhâri'den istenilen ölçüde faydalanmasına engel teşkil etmiştir. Değişen dünyamızda insanlarımızın görüş ve düşünceleri de değişmiş, hadislere bakış ve yaklaşımlarında farklılıklar gözlenmiştir. Günümüzde aklı ön plâna alan eleştirici ve yargılayıcı yaklaşımlar, bazı hadislere bakışı yeniden gözden geçirmeyi ve zihne takılan sorulan çözmeyi kaçınılmaz kılmıştır. Hz. Mûsâ (a.s.)'ın ölüm meleğini tokat­ladığını bildiren haberde olduğu gibi. Zira ilk bakışta bir peygamberin meleği tokatlaması bazılarınca tuhaf görülerek onun ölümden kaçtığı şeklinde anlaşılır, hatta uydurma haberler olarak görülebilir. Geçmişteki insanların aklına takılmayan hususlar günümüz insanın kafasını kurcalamış, aklına yatmayanları ya içine atmış ya da inkâr yoluna gitmiştir. Kadınların çoğunun cehennemlik olduğunu bildiren habere de bu şekilde yaklaşılmaktadır. Yine bir diğer husus da önceki dönemlerde bilinemezken günümüzde kısmen de olsa bilinebilen bazı gayb meseleleridir. Mesela, "Rahimlerde ne olduğunu hiçbir kimse bilemez." ifadesini bu­günkü ultrasyonla teşhis hadisesi karşısında nasıl anlamalıyız? Yine "Yağmurun ne zaman geleceğini hiçbir kimse bilemez." ifadesini bugünkü hava tahminleri karşısında nasıl anlayabiliriz? İşte bu ve benzeri hususlarda günümüz insanının anlayabileceği şekilde hadislere açıklama getirme lüzumu hissedilmektedir. Biz bu çalışmamızda böyle yerlerde gücümüz nisbetinde açıklama getirmeye çalıştık.
       
      Önceki tercüme ve şerh, her ne kadar çok değerli ve kıymetli, uzun mesai harcanmış bir çalışma olsa da, açıklamalar çok uzun tutulduğundan ihtisası olmayan kimselerin istifadesi mümkün olamamaktadır. On iki ciltlik bir eserin baştan sona okunması ve bundan istifade edilmesi çoğu kimselerce yorucu ve sıkıcı görülmektedir. Aslı bir cilt olan bir esere yazılan on bir ciltlik açıklama, okuyucuyu bazen ana metinden uzaklaştırarak bir fıkıh deryasına veya İslâm tarihi sahasına götürmüş, öz konudan uzaklaşılmıştır. Ancak, konunun mütehassıslarının söz konusu çalışmadaki açıklamalardan istifadesi sürecektir. Şu da bir gerçek ki kısa yoldan hadis okuyup incelemek isteyenler için bu uzun açıklamalar hedefe ulaşmayı geciktirmektedir.
       
      Diğer taraftan okuyucu Buhâri'nin ana metnini değil, et-Tecrîdu's-Sarîh'i okumaktadır. Bu nedenle et-Tecrîdu's-Sarîhteki bir hadisin ana metnin neresinde olduğu belirtildiğinde okuyucunun Buhârî içerisindeki seyahatinin yerini daha iyi kavrayacağı bir gerçektir. et-Tecrîdu's-Sarîh'teki hadislerin ana metinde nerede olduğunu belirten, Buhâri'nin en önemli özelliği olan tekrarlar açısından bu hadisin nerede ve kaç defa tekrar ettiğini bildiren bir tahricin, öncelikle bu sahadaki mütehassıslara bir fayda temin edeceği açıktır.
       
      Gerek belirtmiş olduğumuz nedenlerden gerekse benzeri diğer nedenlerden dolayı yeni bir çalışmaya ihtiyaç duyulmuştur. Sünnetin ihyası açısından Buhârî gibi hadis klâsiklerini yeni bir çalışmayla her zaman gündemde tutmaya ihtiyaç vardır. ( sahihi buhari kitap, sahihi buhari muhtasarı, sahihi buhari muhtasarı tecridi sarih kitabı, hadis kitabı, sahihi buhari hadis kitabı, 2 cilt tecridi sarih muhtasarı , hüner yayınları )
       
        
             Son Söz
       
      İmam Buhari merhumun sahih hadislerden derlediği "el-Câmiu's-Sahîh" isimli, kıymetli eserinin tekrar eden hadisleri çıkarılarak düzenlenmiş olan, İmam ez-Zebîdî merhumun et-Tecrîdu's-Sarîh isimli değerli çalışmasının Türkçe çeviri ve kısa açıklamasını Yüce Rabb'imin yardım ve inayetiyle burada bitirmiş bulunmaktayım.
       
      Altı yıl üzerinde emek verdiğimiz çalışmamıza burada nokta koyarken Yüce Rabb'imizden bu çalışmayı Müslüman kardeşlerim için faydalı kılmasını ve onların hadislerle yakın alâka kurmalarını sağlamasını niyaz ederim. Okuyucuya Buhârî okumayı kolaylaştırmayı hedefleyen bu çalışmamızın hedefine ulaşmış olması en büyük arzumuzdur.
       
      Yüce Rabb'imiz: «...Hatırlat, şüphesiz ki hatırlatmak, müminlere fayda verir...» (Zâriyât: 51) buyurmaktadır. Hatırlamak veya hatırlatmak bir bakıma, bilinen bir şeyin tekrarıdır. Dolayısıyla her tekrarda, mü'min olanlar fayda elde edeceklerdir. Değerli okuyucularımıza tavsiyemiz, bu kitaptaki hadisleri hayat düsturu edinmek için belirli zaman dilimlerinde tekrar tekrar oku malarıdır. Her okuyuşta Hz. Peygamber (s.a.v.)'in, tavsiyelerde bulunmak için size misafir geldiğini kalbinizde hissetmeniz temennisiyle...
       
      Allah Teâlâ cennete girenlere ikram ettiği içeceği anlatırken, bu içeceğin içenlerin ağzında misk tadı bıraktığını bildirirken «...onun sonu misktir...» buyurur. (Mutaffifin: 26)
       
      Bu çalışmanın da okuma sonunda okuyanlarda misk tadı bırakması temennisiyle...
       

       
      Hüner Yayınları İmamı Buhari 2 Cilt Sahihi Buhari Muhtasarı Tecridi Sarih adlı kitabı incele diniz.
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9789944735001
      MarkaHüner Yayınevi
      Stok DurumuVar
      9789944735001
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.