SİPARİŞLERİNİZ 1-2 İÇİNDE KARGOYA VERİLECEKTİR.

Zadul Mead 5 Cilt Nuh Yayın

Fiyat:
4.000,00 TL
İndirimli Fiyat (%37,5) :
2.500,00 TL
Kazancınız 1.500,00 TL
Aynı Gün Kargo

Kitap                Zadul Mead - Rasulullah (sav) in yolunda
Yazar                İbni Kayyım el Cevziyye
Tercüme           Şükrü Özen - H. Ahmet Özdemir - Ali Vasfi Kurt
Yayınevi            Nuh Yayınları 
Kağıt - Cilt         Ivory kağıt - Kalın Ciltli, 5 Cilt
Sayfa - Ebat      2536 sayfa - 17x24 cm
Yayın Yılı           2018
 

Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır.  Alak 1-2
 

 Açıklama

İbn Kayyim el-Cevziyye'nin en önemli eserlerinden biri olan bu kitapta hemen tüm yönleriyle Rasûlullah (sav) incelenmiş Hz. Peygamberin her konu ile alakalı verdiği hükümler davranışları sözleri sahih delillerle ortaya konmuştur. Müellif bununla da yetinmemiş hemen hemen tüm tartışmalı konularla ilgili farklı görüşleri delilleri ile ortaya koymuş ve bunları tartışmış bir hükme varmıştır. Bu sebeple eser siyer yanında fıkıh ve hadis alanında da bir kaynak eser haline dönüşmüştür.

Kitapta oturup kalkmasından yeme içmesine vücut yapısından ahlakî özelliklerine tedavi yöntemlerinden insanlara davranışına kadarHz. Peygamberin şahsî tüm özellikleri anlatıldığı gibi; ordu hazırlaması sevk etmesinden savaşlarına hâkim olarak hüküm vermesinden muallim olarak eğitimine; insanlara tebliğinden devlet başkanlığı uygulamalarına; ibadetlerinden fetvalarına kadar hükme medar her husus anlatılmıştır. Bu sebeple kitap ahirete Rasûlullah'ın rehberliğinde hazırlanmak isteyen kişilerin bigâne kalamayacağı bir eserdir. Bu tercüme tam metin olup ayrıca kitapta geçen hadislerin kaynakları gösterilmiş dipnotlar ve izahlar eklenmiştir.



           ÖNSÖZ
 
 Hamd, Allah'a... O'na hamdeder, O'ndan yardım ve bağışlanma dile­riz. Nefislerimizin şerlerinden ve kötü amellerimizden Allah'a sığınırız. Al­lah'ın doğru yola ilettiğini saptıracak, saptırdığını da doğru yola iletecek yoktur. Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur ve O'nun hiçbir ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (s.a.) O'nun kulu ve rasûlüdür.
 
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.) peygamberlerin sonuncusu, rasullerin önderi ve Allah'ın bütün insanlara karşı hüccetidir. Allah Teâlâ, onu en mükemmel bir din ve dosdoğru bir yolla göndermiş ve kıyamete kadar bütün insanlara peygamber kılmıştır.

Allah, onunla eğri yolu doğrulttu; onun getirdiği hidayetle kör gözle­ri, sağır kulakları ve paslanmış kalpleri açtı. Onunla, yolunu şaşırmış in­sanlığı en doğru, en berrak ve en güzel yola iletti.
 
Allah Teâlâ, kullara, ona itaati, ona saygı ve sevgiyi, onun hareket tarzını takip etmeyi ve sünnetine uymayı farz kıldı. İzzet, kuvvet, zafer, hükümranlık ve yeryüzünde otorite kurmayı, onun hidayetine uyanlara ve onun adımlarını takip edenlere; zillet, küçüklük, perişanlık, bedbahtlık, zayıflık ve aşağılığı da ona karşı gelip isyan edenlere verdi.
 
Allah Teâlâ'ya nasıl ibadet edileceğini bilmek ve O'nun dünya ve ahi-rette kulların iyi halde olmaları için indirdiği dinle amel etmenin gerçekleş­mesi, ancak Allah Rasûlü'nün (s.a.) kendisine gelen ilk vahiyden Allah Teâlâ'nın bu dini tamama erdirinceye kadar geçen süre içinde Allah'ın şe­riatını pratik olarak açıklayış tarzını ve onun tutumlarını bilmeye bağlıdır.
 
Hadis, megâzi, tarih ve şemail kitapları Hz. Peygamber'in (s.a.) çocukluk çağından Allah'ın onu kendi yanına tercih edip almasına kadar ge­çen sürede —özellikle peygamberlik görevini sürdürdüğü dönemde— söyle­diği sözleri, yaptığı fiilleri ve onun şahsi özelliklerini toplamış; onun küçük-büyük demeden hiçbir işini ve hiçbir durumunu bırakmaksızın derleyip top­lamıştır. Öyle ki, bu kitaplarda Hz. Peygamber'in (s.a.) oturup kalkması­nı, uyuyup uyanmasını, gülme ve tebessüm tarzını, gece ve gündüz yaptığı ibadetlerini, nasıl banyo yaptığını, nasıl yiyip içtiğini, ne giydiğini, insan­larla karşılaştığında onlara nasıl davrandığını, hangi renkleri sevdiğini, dış görünümünün ve vücut yapısının nasıl olduğunu ve ne gibi huylara sahip olduğunu bulmak mümkündür.
 
Tarih, peygamberlerin sonuncusu Hz. Muhammed (s.a.)'in hayatının ayrıntılarından söz ettiği kadar, dünyada yaşamış hiçbir büyük kişinin ha­yatından bahsetmemiştir dersek, gerçeği söylemiş oluruz.
 
Bu konudaki en geniş kitaplardan biri, feyizli kalem, geniş bilgi ve doğru görüş sahibi, İslâm ilimlerinin gerek usul, gerekse furuunun büyüğünde-küçüğünde derin bilgisi bulunan İmam Şemsuddin Ebu Abdillah Muhammed b. Ebi Bekr b. Eyyûb b. Sa'd ez-Zer'î ed-Dımeşkî'nin Zâdu'l-Meâd Fî Hedyi Hayri'l-lbâd adlı eseridir.
 
İbn Kayyım, bu kitabında Hz. Peygamber'in (s.a.) genel ve özel işle­rindeki tutumlarını bir araya getirdi. O'nun, her müslümanın bilmesi ve araştırması gereken tavırlarından, karşılaştığı olaylardan ve ele aldığı işler­den ayrıntılı bir şekilde söz etti. Merhum bütün eserlerinde güzellik ve sağ­lamlık bakımından bir tek stilde ve konuyu, kendisinden sonra gelen bir araştırıcıya söyleyecek herhangi bir şey bırakmayacak kadar çepeçevre bü­tün boyutlarıyla kuşatarak ele alır.
 
İbn Kayyim'in eserlerini dikkat ve titizlikle okuyan herkes, merhumun gerek ezber, gerekse anlayış yönünden kendisinden önce yahut sonra yaşa­mış pek çok âlimde benzerini göremeyeceğimiz ölçüde Kur'an ve sünnet ilimlerini şahsında toplamış; selefin sözlerini, mezheplerin söz ve görüşleri­ni ihata etmiş bir âlim olduğunu hakkıyla anlar.
 
İbn Kayyim el Cevziyye, Hz. Peygamber'den (s.a.) sağlam yolla gelen hadislere son derece önem veren, onları alıp gerekleriyle amel etmeye ve bunlar dışında kalanları bırakmaya çok özen gösteren ve aynı zamanda hadislere muhalefet eden yahut onları olmayacak şekilde yorumlayan kim olursa olsun onun sözüne değer vermeyen bir âlimdi. Her ne kadar üstadı Şeyhülislâm İbn Teymiye'nin (r.h.) yolunda yürümüş ve onun pek çok ferdî ictihadlarını kabul etmişse de üstadına göre muhaliflere karşı daha yu­muşak, daha mutedildir.
 
Müellifin, bu kıymetli eseri yolculuk esnasında yazmış olması, gerçek­ten hayreti mucibdir. Daha da şaşırtıcı olan yanı, bu eserde yer alan binler­ce kavlî ve fiilî sünnet ve hadis, sahabe sözleri ve sair rivayetlerin kaynağı olan hiçbir eserin onun yanında bulunmamasıdır. Oysa bu rivayetler, Sa­hih, Sünen, Müsned, Mu'cem ve Siyer adlarını taşıyan eserlerde yer almak­tadır. Bu durum, İbn Kayyim'in hadisleri hıfzetmedeki maharet ve derece­sini gösterir. O'nun, Ahmed b. Hanbel'in otuz binin üstünde hadisi ihtiva eden Müsned'ini ezbere bildiğini de ilâve etmeliyiz.
 
A-İbn Kayyım el Cevziyye nin Yaşadığı Dönem:
  
İbn Kayyim 7. hicri asrın sonlan ile 8. hicri asrın ilk yarısında yaşa­mıştır. O dönemde İslâm ülkelerinin siyasî durumu içler açışıydı. İslâm devleti paramparça idi, hepsi de Acem ve Memlûk hükümdarlarının hü­küm sürdükleri küçük memleketler halinde idi. O devirde İslâm hilâfetinin yalnız ismi ve şekli kalmıştı. Pratikteki liderlik Acem ve Memlûk sultanla­rına aitti. Dilediklerini görevden alıyorlar, dilediklerini görevlendiriyorlardı.
 
el-Bidaye ven-Nihaye adlı eserin sahibi İbn Kesir, 737 h./1336 m. senesinin önemli olaylarını anlatırken şu olayı kaydediyor: Sultan Nasır Muhammed b. Kalavun, Halife el-Müstekfibillah'ı tevkif ettirip, insanlarla buluşmasını engelledi. Soma onu serbest bıraktı. Ancak çok geçmeden Sultan onu, ailesi ve çoluk-çocuğu ile birlikte Mısır'daki Said eyaletinin bir şehri olan Kus'a sürgün etti. Halife vefatına kadar orada kaldı.
 
Kral Nasır, ölümüne kadar bu şekilde tek otorite olarak istibdadını sürdürdü. Sonra 742 h./1341 m. senesinde oğlu Seyfeddin Mansur'a biat edildi. İşte bu sultan, el-Müstekfibillah'ın oğlu Halife Ebu'l-Kasım Ahmed'e babasının hilâfet veliahtı olarak biat etti ve halife, sultanla birlikte bir tahta oturdu.
 
O dönemde İslâm devletinin zayıflayışı Batı'nın gözünü İslâm âlemine çevirdi. Pusu kurup İslâm dünyasını avlamak için harekete geçtiler. Birbi­rini takip eden baskınlar düzenlediler. Bunlara ortaçağda "Haçlı seferleri" adı verildi. Öte yandan İslâm âlemi kuzeyden Moğolların istilâlarına ma­ruz kaldı. Moğollar Bağdat'ı düşürüp kütüphaneleri yıktılar, kitapları Dic­le nehrine attılar. Aynı çevirdiler. Böylece bir taraftan haçlılarla, diğer taraftan da Moğollarla sa­vaşlar alevlendi.Sosyal hayat da pek iyi değildi. Öyle ki, 695 h./1295 m. senesinde Mısır kıtlığa maruz kaldı. Öldürücü bir pahalılık dalgası İslâm ülkelerinin hepsini kasıp kavurdu. İnsanlar köpekleri, eşekleri, atları ve katırları ye­mek zorunda kaldılar.
 
Bu sıkıntılar ve felâketler hüküm sürerken akıllar boşaldı, anlayışlar kıtlaştı ve zihinler donup kaldı. Bir insanın fıkhı hükümlerde ictihad etme­si zorlaştı ve insanlar inanç konularında geçmişleri taklidle yetindiler. İnanç esaslarında Ebu'l-Hasan el-Eş'arî'nin mezhebine sarıldılar. Fıkıhta dört mez­hepten başkasına uymak haram sayıldı. Bu asırda âlimler selef-i salihe uyup eser vermede onların metoduyla hareket etmeye yöneldiler.

İşte böyle bir ortamda, bir ilim ve fazilet adamı olarak İbn Kayyim ortaya çıktı.
 
  
 
Diğer Özellikler
Stok Kodu9789754504491
Markaİklim Yayınları
Stok DurumuVar
9789754504491
En yeni ürünler
Güvenli teslimat
Kampanyalı ürünler
Piyasadaki en iyi fiyat

PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.