• Tüm Kategoriler

    • Gönderim Yaptığımız Kargo Firmaları
      Sürat , MNG ve PTT kargo dur. Uygun Fiyat ve Hızlı Teslim ile ürün Sevkiyatımız sorunsuzca devam etmektedir. Kapıda Nakit Ödeme sistemi de var, Ürünü sepete atıp Adresi girdikten sonra Ödeme Seçenekleri ekranında karşınıza çıkar. Taksit durumuda aynı şekilde çıkar.

       

      Kitabul İman

      Fiyat:
      180,00 TL
      İndirimli Fiyat (%53,3) :
      84,00 TL
      Kazancınız 96,00 TL
      28,00 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
      Aynı Gün Kargo


      Kitap            Kitabul İman

      Yazar           Ebu Abdullah İbn Mende
      Tercüme      Mustafa Gökhan Kalanç, Songül Sekman Kalanç
      Yayınevi       Polen Karınca Yayınları
      Kağıt Cilt      Sarı şamua  - Ciltli
      Sayfa Ebat   584 sayfa -  17x24 cm
      Yayın Yılı      2021



      Polen Yayınevi Kitabul iman adlı kitabı incelemektesiniz.
      Kitabul iman kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

      Yaratan Rabbinin adıyla  oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2



         MÜTERCİMİN ÖNSÖZÜ


      Hamd, âlemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, amellerin karşılık göreceği gü­nün Mâliki, öncekilerin ve sonrakilerin İlahı Allah'adır. Salât ve selam olsun, O'nun Rasûlü, nebi ve rasûllerin sonuncusu Muhammed'e ve O'nun temiz ailesine, saygı değer ve mübarek ashâbına da salât ve selam olsun. Onlar, mü'min, sâlih ve muttaki kullar için uyulacak birer örnektirler. O Rasûlü ken­disine dost edinenlere, Ona yardım edenlere ve kıyâmete kadar onu rehber edinenlere de salât ve selâm olsun!

      "Ey iman edenler! 'Allah'a saygılı olun/emirlerine uyun ve doğru söz söyleyin ki (Allah) işlerinizi düzeltsin ve sizin günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulü'ne itaat ederse muhakkak ki en büyük bir başarıya/kurtu­luşa ermiş olur. " (Ahzab, 70-71)

      Rasûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Allah'ın hidayete er­dirdiğini kimse saptıramaz, saptırdığını da kimse hidayete erdiremez. Sözle­rin en doğrusu Allah'ın Kitab'ıdır. Yolların en güzeli Muhammed'in yoludur. Yapılan işlerin en şerlisi sonradan uydurulup ortaya çıkarılanlardır. Her son­radan uydurulan şey ise bidattir. Her bidat de sapıklıktır. Her sapık da cehen­nemliktir. " (Nesâi, İ'deyn, 1578)

      Eserin Konusu: Çevirisini sunduğumuz bu eser iki ana bölüm ve bö­lümlere bağlı alt bölümlerden (bahislerden) oluşmaktadır.
      1. Eserin ilk ana konusu şunları ihtiva etmektedir: a- Cibrîl hadisinin detaylı bir şekilde ele alınışı.
      b- Allah'a iman edip, O'dan başkasına ibadet etmeme ve O'nun Rasûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem)'e de iman etmek. Kim bu ikisini hakkıyla yerine geti­rirse Allah'ın onlara cenneti vadetmesi.
      1. Eserin ikinci ana konusu da şunları ihtiva etmektedir: a- İman ve ona dair şeyler
      b- İmân ve İslam Arasındaki köprü
      c- İmandan sonra en önemli iki ibadetin namaz ve zekat olduğu ve ondan sonraki gelen amellerin bahsi
      d- Daha sonra da inanılması gereken her şeyin güzel bir metodla oku­yucunun önüne sunulması
      Elinizdeki Eserde Kendi Yaptığım İşler:
      1. Kitapta detaylı bir şekilde İbn Mende'nin hayatını, hocalarını, öğren­cilerini ve kitaplarını zikrettik.
      2. Kitapta Akide ve imanın tarifi, amelin imandan olup olmadığı, ima­nın artıp eksilmesi ve ehli sünnetin tanımı ve özelliklerini zikrettik.
      3. Kitap rivayet kitabı olduğu ve bazı hadisler de tam metin olarak zik-redilmediği için biz de konu bütünlüğü sağlanması açısından bu hadislerin tamamını aldık.
      4. Hadisin anlam bütünlüğünün sağlanması için bazı cümlelerin arasına gerekli bazı açıklamalar yaptık.
      5. Hadislerin sahih, hasen ya da zayıf mı olduklarını daha iyi anlamak için tamamının ricallerini iyice araştırdıktan sonra kitabın dipnot bölümünde zikrettik.
      6. Konunun okuyucu tarafından daha iyi bir şekilde anlaşılması için bazı hadislere izahatlar yaptık.
      7. Rasûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve ashâbının arasında geçen ko­nuşma belli olsun diye peygamberimizin konuşmasını koyu, ashâbının ko­nuşmasını normal gri ton olarak kitaba aldık.
      Öncelikle bu kitabın bereketinin ümmet-i Muhammed üzerine olmasını Rabbimden niyaz ederim. Bu kitabın vesilesiyle Rabbimize hakiki manada iman etmeyi ve O'na yaraşır şekilde amel etmeyi bize nasip etmesini ve bizi kendisinin rızasına yaklaştırmasını O'ndan niyaz ederim. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a, salât ve selâm O'nun temiz Nebisi ve ashâbının üzerine olsun.

      Mütercim

      Medine İslam Üniversitesi Mezunu Mustafa Gökhan Kalanç


      İBN MENDE VE KİTABUL-ÎMÂN


      İbn Mende bu ümmetin muhaddislerinin ilklerinden sayılır. Sahâbeyi en iyi bilenlerden, en iyi tanıyanlardan ve tanıtanlardandır. Bu konuda önemli eserleri vardır. Bunlar şunun için önemlidir: İslâm'ın ehl-i sünnet ve'l-cemaat dediğimiz ana damarı bizzat Rasûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)'in yetiştirdiği sahâbe neslinin inandığı ve yaşadığı İslâm'dır. Dolayısıyla sahâbeyi devre­den çıkaran bir bakış İslâm'ı tam olarak anlayamayacağı gibi tam olarak da anlatamaz. İşte elinizde tercemesi bulunan kitabın müellifi İbn Mende'nin asıl önemi buradan gelir. Çok hadis rivayet eden sahâbîlere dil uzatılması bu açı­dan tehlikeli bir tutumdur. Bu tutum ya cehaletin ya da hıyanetin eseridir.

      Müellif bu eserinde îmâna taalluk eden neredeyse bütün hadis-i şerifleri toplamış ve bir mü'minin neye nasıl inanacağının adeta haritasını çizmiştir. Böylece îmân amel ilişkisini de anlatmış olmaktadır. Tam bir îmân ancak Allah'ın hakkıyla bilinmesi ve hakkıyla takdir edilmesiyle mümkün olabilir. Allah'ın zatı ve mahiyeti bilinemeyeceğine göre bu da ancak O'nun isimleri­nin iyi bilinmesiyle gerçekleşir. İbn Mende Allah'ı kendi isimleriyle tanımanın îmânla ilişkisini iyi bilen birisi olarak eserinin ikinci cildinde 'Allah'ın isimleri' konusuna da ayrı bir özen göstermiş, sıfat, isim ve fiil arasındaki ince farklara işaret etmiştir.

      Mütercim Mustafa Gökhan Kalanç kardeşimle vicahen tanışmadık, ama uzun zamandır telefonlaşmamız sonucunda gayret-i diniyye sahibi bir ehl-i ilim olduğu kanaatine vardım. Tercümesini de hızlı bir bakışla mütalaa et­tim. Gerek çevirisiyle gerek eklediği bilgilerle başarılı olduğu ve bu işe büyük emek sarf ettiği kanaatine vardım. Kendisini tebrik ediyorum ve böyle değerli bir kitabın, yeniden sahih îmâna dönüş sürecinde milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

      Faruk Beşer


      TAKDİM

      Âlemlerin Rabbi, yeryüzünün meliki, tevhidî bir bilinç ile kuşanmış olan gariplerin yegâne sahibi olan Allah'a O'na layık bir şekilde hamdolsun.

      Muvahhidlerin imamı, muttakilerin önderi, muhlislerin örneği ve istika­met sahiplerinin rehberi olan Muhammmed (sallallâhu aleyhi ve sellem)'e selam olsun.

      Tevhidî hakikatlerin ters yüz edildiği zaman diliminde her zorluk ve me­şakkate, her baskı ve zulme rağmen yılmadan, korkmadan ve çekinmeden tevhidin savunuculuğunu yapmış, yapan ve kıyamete kadar da yapacak olanlara; Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem)'in âline, ashabına, onlara gü­zelce tabi olanlara, Kitap ve Sünnet'e uymayı hayatının yegâne şiarı kılmış, bu dinin yılmaz savunucularına da selam olsun.
      Asrımız büyük bir çıkmazın içindedir. Asrımızın içinde bulunduğu çıkma­zın sebebi ise sahih iman ile ilgili meselelerin tahrif edilmesidir. Zira İman, Müslümanım diyen her ferdin tüm hareketlerine hükmeden, şahsın hayatına yön veren, söz ve fiillerinin doğru ya da yanlış olduğunu izhar ve ispat eden bir mihenktir.
      Bu nedenle İman nedir ve nasıl kabul edilmesi gerektiği hususu ne kadar önemliyse kimden öğrenildiği de bir o kadar önemlidir. Bu sebeple selef, "ilim dindir ve dininizi kimden aldığınıza dikkat edin"1 diyerek bizle­re bu işin ehemmiyetini en veciz bir şekilde anlatmıştır.

      Yine bu manada Nebi (sallallâhu aleyhi ve sellem)'in Abdullah İbn Ömer'e (r.a.) şu tavsiyesi de önemlidir: "Ey 7bn Ömer! Dinine sahip ol, dinine sahip çık! O senin etindir, kemiğindir. Onu kimden öğrendiğine dikkat et; istikamet üzere olan kimselerden al, eğri büğrü olanlardan alma. "2

      Bu nasihatin gölgesinde İmam Malik, Mescid-i Nebevî'nin direklerinin dibinde hadis aktaran onlarca kişiyi dinlediğini ve bu kimselerin beytülmal teslim edilecek kadar güvenilir kişiler olmalarına rağmen ehil olmadıkları için onlardan hadis dinlemediğini söylemiş ve "Ne zaman ki Zuhrî geldi, onun kapısına üşüştük." diyerek de ehli dışında kimseden ilim talep etmediğini ifa­de etmiştir.3 İşte asrımızın da içinde bulunduğu karanlık dehlizin sebebi belki de budur: "İlmi, ehil olandan tahsil etmemek..."

      Günümüzde daha da anlam kazanan şu ifadede olduğu gibi: "Fetva ve­ren kişi bilmelidir ki, fetva verirken bir şeyi emrettiğinde veya yasakladığında bunu Allah subhanehu ve teâlâ adına yapmaktadır. Dolayısıyla yaptığı bu işten hesaba çekilecektir."4 Hele bu konu akide ve iman bağlamında bir söz ve fiil ise bunun hükmü ve durumu vahametini daha da arttıracaktır.

      O yüzden herkesin iman kitabı yazması değil iman ve akide ile ilgili selef-i salihin tarafından yazılmış olan eserleri okuması, anlamaya çalışması ve bu dini onların referansı ile öğrenmesi gerekir.
      İşte sözün burasında, kendisine ulaşıncaya kadar 400 yıl boyunca ilme, -hasseten hadis ilmine- hizmet etmiş olan bir ailenin müntesibi ve Ebû Nu'aym el-İsfahânî ile Hâkim en-Neysâbûrî gibi alimlerin hocası olan İbni Mende rahimehullah gibi bir alimin eseri kıymet kazanmaktadır.

      Selefin eserlerinin kıymeti ise sadece onların kıymetli olması değil aynı zamanda insan aklını karıştıran kelami kavga ve tartışmalardan da uzak ol­masıdır.
      İbn Mende'de rahimehullah göreceksiniz ki kendisi büyük bir ilme ve bi­rikime sahip olmasına rağmen mecbur kalmadıkça bu kitapta konuşmaktan uzak durmuştur. Kelami tartışmalar ile aklı bulandırmak yerine okuyucu ile Kitap ve Sünnet arasında köprü kurmayı tercih etmiştir.
      Abdullah Azzam der ki:
      "Aynı şekilde bu imamlar5 usul ilminde söz sahibi üstün şahsiyetlerdi.

      Usûl ilmini mantık ve kelam ilmi ile insanlara aktarmaya çalıştılar ve usûl ilmini, anlaşılması kolay ve basit iken karmakarışık, anlaşılmayacak bir şekle soktular. Eğer bunda bir tereddütün varsa İmam Şafii'nin "Er-Risale" adlı eserini oku, kolay ve anlaşılırlığına bak ve eğer dilersen İmam Şafii'nin er-Risale'si ile İmam Subki'nin 'Cem'u'l-Cevami' ve Kemal İbn Hümam'ın 'et-Tahrir' gibi kitapları ile karşılaştır ve aradaki farkı gör.

      Unutulmaması gereken gerçek şu ki, Kur'ân-ı Kerim rabbani akidenin ko­lay ve anlaşılır bir şekilde açıklanmasını üstlenmiştir. Rabbani akidenin beşerî düşünceden oluşan hiçbir vesile ile insanlara aktarılması caiz değildir."[1]
      Elinizdeki kitabın yazarı İbn Mende rahimehullah bu eleştiriden uzak bir üslup ile Kur'ân ve Sünnet'in önünde şeffaf bir cam gibi durarak, insanları direkt asla yani ana kaynağa yönlendirmek ile yetinmiştir.

      Bu usûl ve üslup ile yazılmış eserlerin yerini, kelami tartışmalarla dolu olan eserlerin aldığı böyle bir dönemde Mustafa Gökhan Kalanç kardeşim yurdum insanına böyle bir eseri kazandırmayı kendine bir borç bilmiş ve İbn Mende'nin "Tevhid" kitabından sonra "îmân" kitabının da tercümesini tamamlayarak toplumumuzun istifadesine böyle kıymetli bir eseri sunmuştur. Rabbimiz kendisinden kabul etsin ve ahireti için bir sadaka-i cariye olarak muhafaza etsin.


      Abdullatif Mermer
      11- Cemaziyelahir- 1442

      [1]   Abdullah Azzam, İslam Akidesinin Özellikleri, sh, 21.

       

      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786257948401
      MarkaKarınca Polen Yayınları
      Stok DurumuVar
      9786257948401

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.