Besairul Kuran Tefsir Büyük Boy Şamua Termo Cilt 12 CİLT TAKIM BEKA

Fiyat:
10.800,00 TL
İndirimli Fiyat (%52,1) :
5.170,00 TL
Kazancınız 5.630,00 TL
Havale / EFT:
5.014,90 TL
1.447,60 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
Aynı Gün Kargo

Kitap            Besairul Kuran Tefsir, Büyük Boy
Yazar            Ali Küçük   ( Ali Sağir )
Yayınevi       Beka Yayınları
Kağıt  Cilt     Şamua kağıt - Termo Deri Cilt - 12 Cilt Takım

Sayfa  Ebat   8.088 sayfa - 16,5x23,5 cm Büyük Boy
                      
2021 Baskı



12 Cilt Büyük Boy Besairul Kuran Tefsir külliyatı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
 
Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır.  Alak 1-2
  

      
ÖNSÖZ
 
Hamd bizi insan olarak yaratan, bizi muhatap kabul ederek kitabını gönderen, bizi vahyiyle, mutlak bilgisiyle şereflendiren âlemlerin Rabbine ait­tir. Salât u selâm kulluk örneğimiz, pişdarımız, sevgili efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) efendimize ve onun pak ashabına aittir.
 
İmam Hatip yıllarında direk ve en direk Kur'an'ı anlatan Arapça ve Türkçe kitaplara yöneldim. Kulluk kitabımızı ve onun pratiği olan Resûlullah efendimizin sünnetini tanımadan Allah'ın istediği kulluğu yaşayabilmemin im­kânsızlığına olan kesin inancım, benî yoğun bir şekilde vahye yönlendirdi. Kur'an'la alâkalı bir altyapımın oluşması için önce çeşitli meallerden sayısını şu anda hatırlayamayacağım kadar hatim indim. Her hatmimde Besâir olan kitabımız bana derin ufuklar ve bakış açıları kazandırdı. Bu arada Kur'an'la beraber başta kütüb-i sitte oimak üzere hadis kitaplarını oku dum. Sünnetin, Kur'an'ın ikinci derecede müfessiri ve beyân edicisi olduğuna inancım, beni yoğun bir şekilde sünnetle meşguliyete yönlendirdi. Sünnetle beraberliğim Kur'an'ı daha güzel anlamama yardımcı oldu. Daha sonra Arapça Türkçe bugüne kadar yazılmış tefsir kitaplarını okumaya çalıştım. Bende kitabımızla alâkalı bir alt yapının böylece oluştuğunu hisseder etmez, hemen çevremden gruplar kurup anlatmaya başladım. Öğrendiğim bölümleri ders gruplarıma anlatmaya başladıktan sonra kitabımıza vukufiyetim daha da derinleşmeye başladı. Anlatarak daha güzel öğrenme imkânına ulaşmayı bizzat tecrübe et­tim.
 
Bunun için her yıl anlattığım grupları artırdım. Kitabımızı bölümlere ayırarak 40-45 civarındaki gruplarıma anlatmayı yoğunlaştırdım. Bu arada ders gruplarından bazı arkadaşlar bu dersleri kasetlere alarak daha geniş kit­lelere ulaştırmayı denediler, ilk planda 40 kadar kaset piyasaya yayıldı. Din­leyenlerden memnuniyet beyanları gelmeye başlayınca, bir 40 kaset daha yapıldı. Daha sonra baştan sona Bakara sûresi çıktı. Bu kasetler pek çok müslümanın evine girdi, bir çok radyo bu kasetleri yayınladı. Allah'ın yardı­mıyla pek çok müslüman Kur'an ve sünnete yöneldi. Okuyanlar, araştırmaya yönelenler çoğaldı.
 
Daha sonra pek çok müslümandan bu derslerin kitap haline getiril­mesi ve bilhassa ders yapan müslümanların istifadesine sunulması konusunda yoğun talepler geldi. Hattâ bizzat ya da telefonla bana ulaşan bir çok kar­deşimiz çevrelerine Kur'an anlatmaya başladıklarını, bu kasetleri yazıya ak­tarıp istifade etmek için uğraştıklarını, kasetlere alınan bu sohbetlerin yazıya dökülmesinin kendileri için çok yardımcı olacağını söylediler. Bunu ciddi ciddi düşündüm. Zaman zaman vahiy öğrenip, onunla kendilerini diriltip, etrafları­nın dirilişini de kendilerine dert edinmiş samimi müslümanlara teşvik olsun diye çalışma notlarımdan fotokopiler gönderdim. Ama çok uzaktaki müslümanların bu bilgilerin kitap haline dönüşmesi talebi ısrarla devam etti. Oturup bir kenarda donuk bir kitap yazmayı sevmediğim için kitabın bu derslerden oluşmasını uygun gördüm. Çünkü erkeğiyle-kadınıyla, genciyle-yaşlısıyla, talebesiyle-esnafıyla her sınıf insanın arasında, onların hayatlarına indirgeye­rek, örnekleyerek oluşacak bir kitabın daha güncel, daha canlı ve kalıcı ola­bileceğini düşündüm.
 
Ders grubu arkadaşlarımın arasında en az beş kere anlattığım ve her anlatışımda biraz daha olgunlaştırdığım her bir Kur'an bölümünü altıncı veya yedinci anlatışımda cebimde taşıdığım teyibe kaydettim. Bu kasetleri yine burada şükranla yad ettiğim bir grup talebe kardeşim büyük bir gayret ve samimiyetle çözüp kâğıda aktardılar. Rabbim hepsinden razı olsun. Yazı­ya aktarılan bu metinler üzerinde bilgisayarda çok az bir tashih çalışması yaptıktan sonra Rabbime sonsuz şükürler olsun ki, siz değerli Kur'an dostla­rına bir kitap halinde sunmaya bizleri muvaffak kıldı. Sadece bir tek müslüman'ın bile bu çalışmam vesilesiyle hidâyete ulaşması, benim için dünya ve içindekilerin tamamına sahip olmaktan daha büyük mutluluk sebebi olacaktır.
 
Bizden önce bu kitabı anlamaya çalışmış, anladıklarını bizimle pay­laşarak bizim dirilişimize sebep olmuş selefimizden Allah razı olsun. Bizler sadece onların kitaplarını okuyarak kitabımızı öğrenmeye, öğrendiklerimizle kendimizin ve çevremizin dirilişine vesile olmaya çalıştık. Her müslüman'ın görevi budur. Her müslüman vahyi okumak, öğrenmek, kendinin ve ulaşabil­diği çevresinin dirilişine vesile olmakla mükelleftir. Ben sadece kitabımızla alâkalı söz söyleme yetkisine sahip olan selefimizin yazdığı kitaplar aracılı­ğıyla, kitabımızın bana söylediklerini sesli düşünerek çevremdekilerle pay­laşmaya çalıştım. Pek tabiidir ki bunlar benim kitabımın bana söyledikleridir. Bunlar benim kitabımdan anladıklarımda. İnşallah sizler de okuyun, sizler de başvurun kitabınıza, sizin kitabınız da size benim anladıklarımdan çok daha mükemmel anlayışlar kazandıracaktır. Değilse yirmi yıldır Kur'an anlatmaya çalıştığım hiçbir müslüman'ı kendi anlayışıma çağırmadım. Hiç kimseye; "Benim gibi düşünün, benim gibi anlayın, benim gibi yaşayın, beni örnek alın, beni takip edin" demedim. Ömrüm boyunca Allah kullarını vahye çağırdım. Ben bu kitabı ve bu kitabın pratiği olan Resûlullah efendimizin sünnetini oku­yup öğrenmeye çalışıyorum. Gelin siz de mutlak doğru olan Allah kitabına ve yasal örneğimiz olan peygambere yönelin. Bizi ve bizim gibileri örnek alırsanız, biz de çakılır kalırsınız. Ancak bizim kadar müslüman olabilir, bizi bir a-dım öteye geçemezsiniz dedim.
 
Yıllardır müslümanların arasında yaptığım Kur'an sohbetlerimden oluşan bu kitabım elbette temel değildir, eksiksiz, kusursuz değildir. Elbette benim anlayışımın dışında da çok güzel anlayışlar vardır, müslümanların di­nine zarar verecek bir yanlışımı tespit eden kardeşlerimin Allah için kardeşini uyarmaları bir kardeşlik görevidir.
 
Bu sohbetlerimle, bu çalışmamla ilkokul seviyesinde eğitim görmüş, Arapça bilmeyen müslüman kardeşlerimi hedefledim. Her meslekten, her se­viyeden halk tabakasından oluşan insanlarla ders yaptım. Bu yüzden ilim eh­lini ilgilendiren bir çok tartışma konularına girmemeye özen gösterdim. Çün­kü bu tartışmaların pek çoğu onların dünyasını pek fazla ilgilendirmiyor. Gra­mer üzerinde fazla durmadım. Harfî mânâ ve i'rap üzerinde de fazla yoğunlaşmadım. Selefimiz Allah kendilerinden razı olsun bu konular üzerinde uzun uzun bilgiler vermişler. Ben sohbetlerimde daha ziyade; "Rabbim burada ba­na ne dedi? Rabbim bu âyetinde benden ne istedi? Ben bu bölümü nasıl an­layacağım? Bununla hayatımı nasıl düzenleyeceğim?" Daha çok bu konu üzerinde yoğunlaştım. Âyetlerin daha güzel anlaşılabilmesi için sosyal haya­tımızdan örneklemeye çalıştım.
 
Pek tabiidir ki yazı diliyle konuşma dili arasında çok farklılıklar vardır. Yazı dilinin cümle kuruluşlarıyla, konuşma dilininkiler çok farklıdır. Yazı dilin­de özne, yüklem, tümleç uyumu vardır. Ama konuşma dilinde bunların düz­günlüğüne riâyet zordur. Onun için konuşma dilinden oluşan elinizdeki bu ki­tabımı okurken çok zorlanacağınızı biliyorum. Konuşma dilindeki yüklem tek­rarlarının, dinleyenlerin anlayışına yardımcı olmasına karşılık, yazıya akta-rılışı sebebiyle bunun tamamen aksine sizi sıkacağını da biliyorum. Bir de üstelik ilk okul seviyesinde eğitim görmüş insanları hedeflediğim için, konuş­malarımda ısrarla kitabî cümlelere yer vermemeye çalıştım. Vasat tahsil se­viyesindeki insanların anlamakta güçlük çekecekleri kitabî cümlelerden ıs­rarla kaçındım. Çünkü bugüne kadar pek çok insana kulluk kitabını anlaya­bilmeleri ve Allah'ın istediği gibi kul olabilmeleri için okumalarını tavsiye etti­ğimizde, genellikle müslümanların şu mevcut yazılmış kitapları anlamakta zorluk çektiklerini, bu konudan şikâyet ettiklerini çok duymuşumdur. Onun için halkın anlayabileceği bir dil kullanmaya çalıştım. Tabii burada bu konuş­malarımı kasetlerden yazıya aktaran kardeşlerimin Türkçe dilbilgisi kapasi­teleri de etkili olmuştur. Konuşmanın neresinde virgül, neresinde ünlem, ne­resinde nokta konacağı, nerede paragraf yapılacağı pek tabiidir ki onların dil­bilgisi bilgisiyle sınırlı olmuştur. Ezcümle bugüne kadar çokça kitap okumuş, kitabî cümlelere alışmış kardeşlerimden bu kitapta karşılaşacakları yazı di­line ters gelebilecek cümle kuruluşlarından ötürü bağışlamalarını dilerim.
 
Yine elinizdeki bu kitap, takriben yirmi yıl içinde sadece bir grup için­de değil, yüzlerce grup içinde yapılan sohbetlerden oluştuğu için tekrarlar olabilecektir. Bir gruba anlattığım bir örneği, bir başka gruba tekrar anlatma gereği duymuşumdur. Bir grupla tanımaya çalıştığımız bir âyetin yorumuyla ilgili söylediklerimi bir başka grupla tanımaya çalıştığımız benzer başka bir âyetin yorumunda da söylemişimdir. Üstelik bu sohbetleri yaptığımız ilk yıl­larda bunların bir kitaba dönüşeceği fikrimin de olmayışından ötürü, okuyucu için bu tür tekrarların sıkıcı olabileceği endişesini de taşıyorum. Bütün bu olumsuzlukların yanında bilhassa Kur'an'ı çevrelerine anlatma gayreti içinde olan kardeşlerimizin istifade edebileceklerine inancım sonsuzdur, müslümanların istifade etmeleri, başkalarına da duyurmaları, duadan eksik etmemeleri dileğiyle.
 
ALİ  KÜÇÜK
30 MAYIS 2003
 KONYA
  
   
Diğer Özellikler
Stok Kodu9786057828033
MarkaBeka Yayınları
Stok DurumuVar
9786057828033
En yeni ürünler
Güvenli teslimat
Kampanyalı ürünler
Piyasadaki en iyi fiyat

PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.