• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Büyük Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

      Büyük Rüya Tabirleri Ansiklopedisi
      Görsel 1
      Fiyat:
      60,00 TL
      İndirimli Fiyat (%56,7) :
      26,00 TL
      Kazancınız 34,00 TL
      5.0 1
      26.00 www.goncakitap.com.tr
      Geçici olarak temin edilememektedir. Temin edildiginde
                Stoktan Kargo

      Kitap              İslami Kaynaklara Göre Büyük Rüya Tabirleri Ansiklopedisi
      Yazar             İmam Nablusi
      Yayınevi         Medine Yayıncılık
      Tercüme         Şerafettin Şenaslan
      Etiket Fiyatı    60 TL
      Kağıt - Cilt      2.Hamur – Ciltli
      Sayfa - Ebat   864 sayfa – 16,5x24,5 cm , büyük boy
      Yayın Yılı        2014
      ISBN               9789756500050    
           
                               
       
      İmam Nablusi nin Büyük Rüya Tabirleri Ansiklopedisi adlı kitabını incelemektesiniz. 
      Medine Yayıncılık Büyük Rüya Tabirleri Ansiklopedisi kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusuözetifiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

        
      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2
       
            Dikkat!
       
      Büyük İslâm âlimi İmam Nablusi 'nin İslami kaynaklara göre hazırladığı ve sahasında büyük şöhrete ulaşmış "Ta'tîru'l Enam fî Ta'biri'l Menam" isimli büyük eseri yayınevimiz tarafından Arapça aslından HİÇBİR İLAVE YAPILMADAN VE HİÇİR ŞEY ATLANMADAN aslına sadık kalınarak, değerli ilim adamı Şerafettin ŞENASLAN Hocaefendi tarafından Türkçeye kazandırılmış ve Ömer Faruk HAZNEDAROĞLU Hocaefendi tarafından rüyanın İslâm'daki yeri konusuyla alaakalı geniş bir sunuş yazısıyla birlikte yayıına hazırlanmıştır.
       
      Piyasaya kimi yayıncı kuruluşlar tarafından sürülen ve Nablusi Rüya Tabirleri olarak sunulan bir kısım kitapların Nablusi Rüya Tabirleri ile alakası yoktur. Bu nedenle Nablusi Rüya Tabirleri 'ni okumak isteyen okuyucuların Nablusi Rüya Tabirileri 'ni isterken, Şerefattin ŞENASLAN ismine ve MEDİNE YAYINCILIK logosuna dikkat etmeleri tavsiye olunur. 


             TAKDİM
       
      Bizleri yoktan vareden ve eşrefi mahluk kılıp, yeryüzünün ha¬lifesi yapan Yüce Yaratıcımız Allah Tealâ'ya hamd, Peygambearimiz, önderimiz, Efendimiz Muhammed (Sallahu Aleyhi ve Sellem)’e, onun âl ve ashabına ve onun nurlu yolunun kıyamete kadar takipçilerine salâtü selâm olsun.
       
      Günlük hayatın akışı içerisinde insanların en çok merak ettiği konulardan birisi de rüya, düş yorumları gelmektedir.
       
      Muhakkak ki, her milletin/ırkın kendilerine özgü bir inanç dünyası, yaşam tarzı ve hayat felsefi vardır. Bizler yüzlerce yıldır; Allah'ın insanlığa bir kurtuluş reçetesi olarak yeryüzüne gönderdiği en son ve en mükemmel din olan İslâm'ı ve onun kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim'i kabul etmiş, onun hükümlerinin kıyamete kadar asla bir değişikliğe uğramadan devam edeceğine inanmış Müslümanlarız.
       
      Bu ayırt edici özellik nedeniyle rüya yorumlarında da, ülke¬mizde İslâm dünyasının rüya yorumcuları meşhur olmuş, eserleri elden ele dolaşır olmuştur. Bunlar arasında haklı olarak en büyük şöhrete de imam Nablusi'nin elinizdeki eseri ulaşmıştır. 
       
      İmam Nablusi kendisinden önce yazılan İbni Şirin ve daha başkalarının yazdığı kitapları da tetkik ederek sahasında ansiklopedik büyük bir eser vücuda getirmiştir.
       
      Bu güzel eseri akıcı bir dil ve anlaşılır bir Türkçeyle Şerafettin Şenaslan tam metin olarak Türkçeye kazandırdı.
       
      Yapılan bu çalışmalardan Yaratanın razı ve yaratılanların da müstefid olmasını Yüce Allah'tan dileriz.
       
      MEDİNE YAYINCILIK 
      İSTANBUL
       
            RÜYA TABİRİ
       
      "Ta'bir" tefsir anlamındadır. Dilimizde "düş yormak" diye ifade ederiz. Tabir; "geçmek manasında olan "ubur" maddesinden alınmış olup görülen rüyanın zahirinden, dış görünüşünden, batınına/ içine; şekilden delalet ettiği hakikate geçmek" demek olur. Bu manada kişinin rüyada gördüğü düşünde suret ve misaldir ki bu enfüsi hayal ve misalden onun işaret ettiği hakikate geçilir.
       
      İbni Arabi rüyayı şöyle tarif eder:
       
      "Rüya Yüce Allah'ın melek vasıtasıyla hakikat veya kinaye olarak kulun şuurunda uyandırdığı enfûsi idrakler ve vicdani duygulardır. Yahut da şeytani telkinlerden kuru yaş karışık ha-yallerden ibarettir."
       
      Rüyanın uyanıklıkta benzeri nefsimizden geçen hatıralardır. Bu hatıralar bazen bir maksada yönelik olarak bir siyakta ve bir silsile-i nizam içinde olur. Bazen de karma karışık bir şekilde tasavvur olunur. Rüya enfûsi ve kalbi bir görüştür. Nitekim görme de âfâki ve gözle görüştür. Yine bu itibar ile sadık ve doğru rüya peygamberlerin ve onlara tabi olan Salih kimselerin ve nadir olarak da bazılarının gördükleri enfâsi misallerdir ki, bunların âfâkî ve harici medlulleri vardır.
       
      Enes b. Malik (radiyallahu anh) Rasulullah (sallahu aleyhi ve sell¬em)'den rivayetine göre Rasulullah (sallahu aleyhi ve sellem) sadık rüya şeklinde altı ay vahiy devam etmiştir. Ondan sonra çoğun¬lukla vahiy meleği Cebrail vasıtasıyla veya vasıtasız olarak vahiy almıştır: Hadiste geçen kırk altı cüzden bir cüzü devam et¬memektedir. Böyle bir anlayış dinin temel direklerine aykırı olur. Bunun manası Salih mü'min gördüğü rüya kuvvet ve isabet itibariyle nüküvvetin kırk altı cüzünden bir cüze muvafık bulunur demektir." (Prof. Kamil Miras Tecrid-i sarih Tere. 121 272
       
      Başka bir hadiste de Peygamber (Sallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyuruyor:
       
      "Sizden biriniz sevdiği bir rüyayı görürse bilsin ki o Allah ta¬rafından (telkin)’dir. Rüya sahibi bu rüyası üzerine Allah'a hamdetsin ve başkalarına söylesin. Buna aykırı, hoşlanmadığı bir rüya gördüğünde de muhakkak ki bu rüya da şeytandandır. Bu halde de rüya sahibi rüyasının şerrinden Allah'a sığınsın. Ve rüya¬sını kimseye söylemesin. Bu surette o rüya, sahibine zarar vermez." (Buhari, Tecrid, 2102)
       
      Rüyanın Kur'an'ın tabiriyle "Ağdas ü Ahlam" olanları da vardır ki bunlar da yaşı kurusuna karışmış bir ot demeti halindeki kâbuslu uyku hayalleridir ve hiçbir mefhum ifade etmezler. Bu cihetle bunlara mutlak olarak rüya itlakı bile doğru değildir, amiyanedir, rüyayı kazibe denilebilir. (Prof. Kamil Miras, Tec¬rid-i Sarih Terceme ve şerhi 121 272)
       
      Yine Rasulullah (Sallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle bu¬yurmuştur:
       
      "Hoş ve doğru rüya Allah tarafından (gelen enfusi bir telkin ve talim)dir. Hülüm (şeytani hayaller) de şeytandan (gelen uyku hali)dir. Kişi rüyasında şeytani bir hayale kapıldığında (uyanınca) şeytanın şerrinden Allah'a sığınsın. (Euzu billahi mineş-şey-tani, desin) ve sol tarafına (şeytanı kovmak ve tahkir etmek için üç kere) tükürür gibi tuh desin bu surette o rüya sahibine zarar vermez." (Sahih-i Buharı Tecrid-i Sarih Tere ve Şerhi 12/275)
       
      Ebu Hureyre (radiyallahu anh)’dan rivayet ediliyor. Diyor ki: "Rasulullah (Sallahu Aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu işittim:
       
      "Mübeşşirattan başka nübüvvetten bir şey kalmadı." Buyurdu. Ashab-ı Kiram:
       
      -Mübeşşirat nedir? diye sorduklarında Rasul-ü Erkem;
       
      -Rüyayı saliha'dır, buyurdu. (Tecrid, 2103)
       
      Ebu Ya'la'nın Enes b. Malik (Radiyallahu Anh)'dan rivayetine göre Rasulullah (Sallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
       
      "Artık nübüvvet ve risalet haberleri kesiliyor, benden sonra Nebi ve Rasul yoktur. Lakin size mübeşşirat yani Salih rüya kalıyor, o güzel vasıta ile haber alırsınız." buyurmuştur. (Tecrid-i Sarih, 121276)
       
      Hadiste geçen mübeşşirat kelimesi "Tebşir" mastarının ismi failidir. Tebşir ise, muhatabın gönlüne ferah ve sevinç koymaktır ki "müjde vermek" diye tercüme ederiz. Bu itibar ile halis/ samimi mü'minlerin gönülleri rüya ile ilahi müjdelere ve telkinlere mazhar oluyor demektir.
        
       
           RÜYANIN ÇEŞİTLERİ
       
      Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh)'m rivayet ittiğine göre Rasulullah (sallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
       
      (Kıyametin kopma) zamanı yaklaşınca Müslümana rüyası hemen hemen yalan çıkmayacaktır. Rüyası en doğru olanları, sözü en doğru olanlarıdır.
       
      Rüya üç kısımdır. (Birincisi) Allah'tan bir müjde olan Salih rüyadır. (İkincisi) Şeytanın üzüntü vermesinden ibaret olan rü¬yadır.
       
      Üçüncüsü) kişinin kendi kendine içinden geçirdiği düşüncelerden oluşan rüyadır.
       
      Biriniz uykusu içinde hoşlanmadığı bir şey görürse hemen kalksın namaz kılsın ve onu kimseye söylemesin.
       
          RÜYAYI KİMLERE YORUMLATMALI
       
      Rasulullah (Sallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyuruyor:
      "Rüya yorumlanmadığı sürece bir kuşun ayağı üzerindedir. (İstikrarsızdır.) Yorumlandığı zaman yerine iner. (Ravi diyor ki devamla Rasulullah'ın şöyle dediğini zannediyorum.)
       
      -Sen onu (seni) seven ve (rüya tabirini) bilen kimseden başkasına anlatma." (Ebu Davud, 5020)
       
      Hadiste geçen "Rüya yorumlanmadıkça bir kazın ayağı üzerindedir." ifadesini Hattabi şöyle açıklamıştır: "Rüya yorumlanmadıkça istikrarsız ve askıdadır." Bunun manası: Rüya yorumlanmadıkça kuşun ayağına takılı bir şey gibidir. İstikrarsızdır. Yorumlanınca da yorumlandığı şekilde vuku bulur.
       
      Yani rüya birden fazla yorumlanabildiği takdirde bu işten anlayan bir kimse onu nasıl yorumlarsa o şekilde gerçekleşir ve artık diğer ihtimallere göre vuku bulması beklenemez. Bu nedenle kişi gördüğü rüyayı rastgele kişilere veya kendisini sevmeyenlere anlatmamalıdır. Kendisini sevenlerden birisine veya ilim ve dirayetine güvendiği ehil ve liyakatli bir zata yorumlatmalıdır ki iyi biçimde bir yorum alabilsin. En-Nihaye'de böyle açıklanmıştır. (Necati Yeniel, Sünen-i Ebu Davud Tere. Ve Şerhi (161 272)
       
       
      HOŞA GİTMEYEN BİR RÜYA GÖRÜLDÜĞÜNDE NELER YAPILIR:
       
      1-Uyandığı zaman derhal hafif nefesle birlikte sol tarafına tü¬kürür. (Ebu Davud, 5022)
      2-Üç kere "Allah'ım! Görmüş olduğum bu rüyanın şerrinden sana sığınırım." diyerek Allah'a sığınır. (Ebu Davud, 5022)
      3-Uyanınca diğer tarafına döner. (Ebu Davud, 5022)
      4-Yüce Allah'ın bu rüyayı hayırlara çevirmesi için duva eder. (İbni Mace, Abiru Rüya)
      5-Rüyayı kendisini seven ve rüya tabiri (Ebu Davud, 5020)
      6-Bu hususlara riayet eden kimseye görmüş olduğu korkulu rüya hiçbir zarar vermez. (Necati Yeniel, Sünen-i Ebu Davud Tere. ve Şerhi. 16/279)
       
      HOŞA GİDEN GÜZEL BİR RÜYA GÖRÜLDÜĞÜNDE NE YAPILIR?
       
      1-Görmüş olduğu güzel rüyadan dolayı Allah'a hamd eder. (Buhari, Ta'bir, 3)
      2-Rüyayı Allah'tan bir müjde olarak kabul eder ve bunu başkalarına anlatır. (Buhari, Ta'bir, 3) 
       
        RÜYADA PEYGAMBER (SAV) EFENDİMİZİ GÖRMEK:
       
      Ebu Hureyre (radiyallahu anh)'ın rivayetine göre Rasulullah (sallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
       
      "Her kim beni rüyada görürse hakikaten görmüştür. Çünkü şeytan benim şeklime giremez. (Müslim, 2266)
       
      Yine Ebu Hureyre (radiyallahu anh) diyor ki:
       
      "Ben Rasulullah (sallahu aleyhi ve sellem) şöyle söylerken işittim:
       
      "Her kim beni rüyada görürse uyanıkken de görecektir. Yahut beni uyanıkken görmüş gibidir. Şeytan benim şeklime giremez. (Müslim, 2266)
       
      Ebu Seleme (Radiyallahu Anh) rivayet ediyor. Rasulullah (sallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu.
       
      "Beni gören gerçekten hakkı görmüştür. (Müslim, 2267)
       
      " Rasulu Ekrem (sallahu aleyhi ve sellem)’i rüyasında gören mü'minin uyanıkken de görmesini hadis sarihleri Peygamber (sallahu aleyhi ve sellem)'m zamanı saadetlerine tahsis etmişlerdir. Her kim rüyasında Resulü Ekrem (sallahu aleyhi ve sellem)’i görürse muhakkak Medine'ye hicret ederek görecektir, diye te'vil etmişlerdir. Çünkü Rasülü Ekrem'in vefatından sonra görülen rüya üzerine Cemal-i şerifini görmek mümkün değildir. Şu kadar ki ahirette görmek suretiyle de rüyanın doğruluğu tahakkuk edebilir. Binaenaleyh her kim beni rüyada görürse muhakkak beni ahirette uyanık halde görür demek olur ki bu cennetle müjdelemedir.
       
      Cenabı-ı Allah şeytanı uyanık halde iken Rasulü zişan'ın suretine benzemekten menettiği gibi uyku halinde de men etmiştir. Sebebi pek açıktır. Hak ile batılın karışmamasıdır." (Prof. Kamil Miras, Sahih-i Buhari Zecrid, 12, 277) Ebu Davud 161 279
       
       
       RÜYADA GÖRMEDİĞİNİ GÖRDÜM DİYE İDDİA ETMEK
       
      İbni Ömer (radiyallahu anh) rivayet ediyor:
       
      Rasulullah (sallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:
      "Yalanlardan en büyük yalan, rüyasında görmediği şeyi iki gözüyle görmek iddiasıdır."
      İbni Abbas (radiyallahu anh)'ın rivayetine göre Rasulullah (sallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
       
      "Her kim görmediği bir rüyayı gördüm diye iddia ve ısrar ederse, (kıyamet gününde) ona iki arpa tanesinin biri birine düğümlenip bağlanması teklif olunur. Ve hiçbir zaman yapamaya¬cağı bu işle azap olunur."
       
      Hadis-i Şerifte yalancı rüyacı hakkında ağır bir ceza bildirilmesinin sebebi, yukarıda geçtiği üzere rüyanın nübüvvetten bir cüz olması ve bu suretle bir ilham-ı i'ahi bulunması itibariyle yalan rüya iddiası Allah'a kar yalan ve bühtan irtikab olunmasıdır ki en çok, düzme sofularda ve yalancı evliya taslaklarında görülür." (Prof. Kamil Miras, 12, 285) 
       
      RASULULLAH (SAV)'İN SAHABEYE RÜYA GÖRÜP GÖRMEDİKLERİNİ SORMASI
       
      Semura b. Cündüb (Radiyallahu Anh) diyor ki: 
       
      Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) sabah namazını kıldığın yüzünü cemaate çevirir ve,
       
      - Sizden biriniz dün akşam rüya gördü mü? diye sorardı." (Müslim, 2275)
       
           MÜELLİFİN HAYATI
       
      Abdü'l Ganî en-Nablûsî
       
      Abdü'I Ganî b. İsmail b. Abdü'l Ganî b. İsmail b. Ahmed b. İbrahim.
       
      Hicri 1050-Miladi 1640 senesi Zilhicce ayının beşinde Şam'da doğdu.
       
      Şam'ın Salihiyye denilen mıntıkasında oturdu.
       
      Adını, Filistin şehirlerinden olan Nablus'dan almıştır.
       
      Şahsiyyeti: Abdü'l Ganî Nablusî dini ve edebi ilimlerde devrinin en ileri gelenlerindendi. Sufi ve şairdi. Bir çok ilimden nasibini almış¬tır.
       
      Hanefi Mezhebi'ndendir: Hanefi mezhebi Müslümanlar nezdinde meşhur olmuş dört mezhepten biridir. Kurucusu, İmam Ebu Hanife (H.80-150/M.699-767) tarihleri arasında yaşamıştır. Ülkemizde de en yaygın mezheb Hanefiliktir.
       
      Tarikat olarak, hem Kadiri, hem Nakşi'dir. Kadiri Tarikat'ı kurucusu zahitlerin ve tasavvuf ehlinin büyüklerinden, büyük sûfi, Abdü'l Kadir Geylanî'ye (H.471-561/M. 1078-1166) (ks) nispet edilmektedir.
       
      Nakşibendi Tarikatı, Şah-ı Nakşibend adı ile meşhur Hoca Bahaddin'e (ks) nisbet edilmektedir. İsmi Muhammed b. Muhammed el Buharî'dir. Milâdi 1317-1389 yılları arasında yaşamıştır. Nakşibendî lâ¬kabını almıştır.
       
      Hayatı:
       
      Babası onu ilk önce Kur'an-ı Kerim okumaya vermiştir. Ancak bu zaman zarfında babası vefat etmiş ve yetim olarak büyümüştür. 
       
      Hocaları:
       
      Ders aldığı hocaların sayısı çoktur. Onlardan bazıları şunlardır:
      1-Şeyh Ahmed el-Kalğî el-Hanefî. Fıkıh ve Usulü Fıkıh hocası.
      2-Şeyh Mahmud Kurdî. Nahiv, Sarf, Beyan ve Meani hocası.
      3-Şeyh Abdü'l Bakî el-Hanbelî. Hadis ve Hadis kavramları hocası.
      4-Şeyh Muhammed Mehasinî. Tefsir hocası. Tefsirde Selimiye Medresesinde babasının derslerine de iştirak ediyordu. (Müellif on bir yaşında iken babası vefat etmişti.)
      5-Şeyh Said el-Belhî. Nakşibendi tarikatındaki şeyhi.
      6-Şeyh Abdu'r Rezzak el-Hamevî el-Geylanî. Kadiri tarikatındaki şeyhi.
                 
      Yolculukları:
       
      H.1075/M.1664 yılında Bağdat'a gitti. Orada az bir zaman kaldı. H.1101/M.1689 yılında Kudüs'e ve Halil İbrahim Aleyhisselam'ın yaşadığı diyarı ziyarete gitti. H.l 105/M.1693 yılında Mısır'a, oradan da Hicaz'a gitti. Bu onun büyük yolculuğu idi. H. 1112/M. 1700 yılın¬da Trablus'a gitti.
       
      Şiiri:
       
      Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i metheden bedîî (retorik) şiirler yazmıştır. Bazıları bu şiirlerin ona aidiyyetini uzak gördüler de ona bu şiirleri şehretmesini teklif ettiler. O da bir ay gibi kısa bir zamanda tek cilt halinde güzel bir şerh yaptı. Bundan başka bedîî şiirler de yazdı.
       
      Hocalığı:
       
      Yirmi yaşına geldiğinde ders vermeye ve eser yazmaya başladı. 
       
      İki ayrı yerde ders veriyordu. Sabah vakti Emevi Mescidine, ikindi vaktinden sonra da Küçük mescide gidip ders veriyordu.
       
      Vefatı:
       
      Hicri 1143--Milâdi 1731 senesi Şaban ayının yirmi dördünde Şam'da vefat etmiştir. Allah rahmet eylesin. 
       
      ESERLERİ
       
      1-El İktisad Fi'n-Nutk bi'd Dad.
      2-İzah ed Delâlât fî-Simai'l âlât.
      3-Ta'tîru'l Enam fî-Ta'biri'l-Menam. (Elinizdeki eser)
      4-Cevahiru'n Nusûs. İki cilttir. İbni Arabi'nin Fusûsu'l Hikem kitabının şerhidir.
      5-El-Hadratul Unsiyye Fir-Rihleti'l Kudsiyye.
      6-El-Hakikatu ve'l Mecaz fî Rihleti Şam ve Mısır ve Hicaz. (Basılmış)
      7-Hulletü'z Zeheb el İbriz fi Rrihleti ila Ba'lebekke ve Bukaı'l Azîz. (Basılmış)
      8-Humratu Babil ve Gınau'l Belabil.(Basılmış şiir)
      9-Humratu Elhan fî Şerhi Risaleti eş Şeyh Arslan.
      10-Hamsu Mecmuât. (Basılmış) Bu kitapta otuz iki risale var.
      11-Devavîn es-Selâse.
      12-Divanu'l Hakaik. (Şiir)
      13-Zehairu'l Mevarîs fi'd Delaleti alâ Mevaziu'l Ehadîs. Altı hadis kitabının fihristidir.
      14-Zeylu Nefhatu'r Reyhane. (Basılmış)
      15-Er-Rıhletu'l Hicaziyye ve'r-Riyad el-însiyye.
      16-Reşehat el-Eklam fî şerhi Kifayeti'l-Gulam. Hanefi fıkhına dair.
      17-Şerhu Envaru't Tenzil li'l-Beydavî.(Basılmış)
      18-Şerhu'l-Mukaddime es-Sunûsiyye. (Basılmış) 
      19-Es-Sulh Beyne'l-İhvan fî Hükmi İbaheti'd-Duhan.
      20-İlmu'l Filahe.
      21-Kelaidu'l-Mercan fî akaidi Ehli İman. (Basılmış)
      22-Keşfu's-Setr an Fardiyyeti'l-vitr.
      23-Kifayetü'l-Müstefîd fî ilmi't-Tecvid. (Basılmış)
      24-Kenzu'l Hak el-Mubîn fî Ehadîsi Seyyidi'l-Murselîn. (Basılmış)
      25-Lemeatu'l-Envar fi'l-Maktu' lehum bi'l Cenneti ve'l Maktu' Lehum Bi'n-Nar.
      26-Mecmuatu Fetava Fîkhi'l Hanefî.
      27-Münacatu'l-Hakîm ve Münagatü'l-Kadîm. (Basılmış) Tasavvuf  hakkında.
      28-Nefehatu'l Ezhar alâ Nesemati'l-Eshar. 
       
       
          SON SÖZ
       
      Sorulan her hususta hakkı ve doğruyu en iyi bilen Allah’tır. 
       
      Bu kitabımı fazilet sahibi imamların tabir ilmine dair kıymetli kitaplarından topladım. 
       
      Bu kitaplar:
       
      1 -Büyük üstad Nasr b. Ebi sa'd b. Yakub ed Dineverînin Abbasi oğullarından (Allah onları rahmetine garketsin ve cennetine yerleştirsin) Melik Kadir billah için yazdığı "Kadiri" adıyla bilinen kitabı.
      2-İbn'ud Dekkak el Mukrî nâmıyla bilinen Eş şeyh el imam Mu¬hammed b. Ebi Bekir Mahmud b. İbrahimin (Allahu Tealâ ona rahmet etsin) "El Hikem ve'l Gâyât fî tabiri'l menâmât" adlı kitabı.
      3-Şeyh Ebu Ali el Hüseyin b. Hasan b. İbrahim el Halilî ed Darî-nin (Allahu Tealâ ona rahmet etsin) "El Müntehab" adlı kitabı.
      4-Eş Şeyh el İmam el alim allâme Celaleddin Abdullah b. Hazim b. Süleyman el Müzenî eş Şafiînin (Allah Tealâ ona rahmet etsin) "El işare fî ilmi'l ibare" adlı kitabı.
      5-Eş Şeyh Ebu Abdullah Muhammed b. Ömer saliminin (Allahu Tealâ ona rahmet etsin) "Kitabu'l İşare ile'l İbare" adlı kitabı.
      6-Eş Şeyh el İmam el Umde Şihabuddin Ebu'l Abbas Ahmed b. Eş Şeyh Cemaluddin Ebi'l Ferec Abdurrahman el Makdisî el Hanbelînin (Allahu Tealâ ona rahmet etsin) "El Bedru'l Munîr fi" ilmi't Tabîr" ad¬lı kitabı.
      7-Eş Şeyh el İmam Ebu Tahir Burhanuddin İbrahim b. Yahya b. Ganim el Makdisî el Hanbelînin (Allahu Tealâ ona rahmet etsin) "El Mu'lem ala hurûfı'l mu'cem" adlı kitabı.
      8-Eş Şeyh el İmam Muhibbuddin Ebu Hamid Muhammed Makdisî eş Şafiînin (Allahu Tealâ ona rahmet etsin) El Mu'lem ala hurûfi'l mu'cem adlı kitabı özetlemek ve üzerine bazı ilaveler yapmak suretiyle hazırladığı "El muhkem fî ihtisasi'l Mu'lem" adlı kitabı. 

       
      Bu kitaplarda zikredilen bütün yorumları topladım. Bilinmeyen garip şeyler dışında hiçbir şey terketmedim. Bunlar da cidden çok azdır. Bu sebeple benim bu kitabım özlü ifadesi ve kolay anlaşılabilirliği ile birlikte bütün bu kitaplardaki bilgileri içermektedir. Bu kitaplardan naklettiğim bilgilere yaşadığım bazı olaylar ve dikkat çektiğim bazı yorumlar dışında ilaveler yapmadım. Bu da ya bir ya da iki yerde olmuştur. 
       
      Peygamberimiz Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimizin görülmesine dair yorum hariç kitabın hemen hemen tamamı bu kitaplardan alınmıştır. O kitaplara müracaat edenler bu bilgilerin orada bulunduğunu görecektir. Hatta mukaddimede zikrettiğimiz ve bu son sözde zikredeceğimiz şeylerin de oradan alındığını görecektir.
                 
      Muhammed b. Şîrîn
       
      Allah rahmet etsin Muhammed b. Şîrîn bu ilimde insanların imamı idi. Öyle olduğu halde onun tabir etmediği rüyalar tabir ettiği rüyalardan daha çok idi. Hatta öyle olurdu ki bazen kırk rüyadan ancak birini tabir ederdi.
       
      Rüya tabir çilerinin tabakaları:
       
      Hasan b. Hüseyin el Hallâl (Rh) "Tabakâtu'l Muabbirîn" adlı kitabında yedibinbeşyüz tabircinin adını zikretmiştir. Sonra onlardan altı-yüzünün adını seçmiş ve onları rüya tabiri hakkındaki kitabında zikretmiştir. Onlardan da bu ilimde pay sahibi olan en meşhur yüz kişiyi seçmiştir.
       
      Onlar onbeş tabakadır.
       
      1-Birinci tabaka Allah'ın salat ve selamı üzerlerine olsun peygamberlerden İbrahim, Yakub, Yusuf, Danyal, Zulkarneyn ve Muhammed Mustafadır.
       
      2-İkinci tabaka Allah kendilerinden razı olsun sahabeden Ebubekir, Ömer, Osman, ali, abdullah b. Abbas, abdullah b. Amr b. As, abdullah b. Ömer, abdullah b. Selam, Ebuzeri'l Gıffarî, Enes b. Malik, Selmanı Farisî, Huzeyfe b. Yeman, müminlerin annesi Aişe ve kızkardeşi Esmadır.
       
      3-Üçüncü tabaka Allah kendilerine rahmet etsin tabiinden Said b. Müseyyeb, Hasan el Basrî, Ata b. Ebî Rebah, Şa'bî, Zührî, İbrahim en Nehaî, Ömer b. Abdü'l Aziz, Katade, Mücahid, Said b. Cübeyr, Tavus ve sabit el Bennanîdir.
       
      4-Dördüncü tabaka Allah kendilerine rahmet etsin fakihlerden Ebu Sevr, Evzaî, Süfyan es Sevrî, Şafiî, Ebu Yusuf, İbnu Ebî Leyla, ahmed b. Hanbel, İshak b. Rahuye, Buveytî, Mansur b. Mu'temir ve Abdul¬lah b. Mübarektir.
       
      5-Beşinci tabaka Allah kendilerine rahmet etsin zahitlerden Muhammed b. Vasi, Temimi Darî, Şakik el Belhî, Malik b. Dinar, Süleyman et Teymî, Mansur b. Ammar, Muhammed b. Semmak, Yahya b. Muaz ve Ahmed b. Harbdır.
       
      6-Altıncı tabaka bu ilimde eser vermiş kişilerden Muhammed b. Şîrîn, İbrahim b. Abdullah el Kirmanî, abdullah b. Müslim el Kutey-bî, Ebu Ahmed Halef b. Ahmed, Muhammed b. Hammad er Razî el Habbâz, Hasan b. Hüseyin el Hallâl ve Artamidors el Yunanîdir.
       
      7-Yedinci tabaka felsefecilerden Eflatun, Mihradiris, aristotales, Batlamyus, Yakub b. İshak el İskenderî ve Ebu Zeyd el Belhîdir.
       
      8-Sekizinci tabaka tabiplerden Kalinus, Bokrat, Bahtişû, ahran ve Muhammed b. Zekeriyya er Razîdir.
       
      9-Dokuzuncu tabaka Yahudilerden Huyey b. Ahtab, Ka'b b. Eşref ve Musa b. Yakubdur.
       
      10-Onuncu tabaka Hristiyanlardan Mütercim Huneyn b. İshak, Ebu Muhalled ve Zeyd Et Taberîdir.
       
      11-Onbirinci tabaka mecusilerden Hurmuz b. Erdeşir, Buzurcmihr b. Behtekân, adil hükümdar Nuşirevan, keşmûz ve camasibdir.
       
      12-Onikinci tabaka Arap müşriklerinden Ebu Cehil b. Hişam, abdullah b. Ebi Nevfel b. Abdullah, amr b. Abdûd, Ebu Talip, Ebul As ve İbnuz Zeb'arîdir. Bazıları İbnuz Zeb'arînin Mekkenin fethinden sonra Müslüman olduğunu söylemişlerdir. Böyle ise o Sahabei Kiram Radiyallahu Anh'dandu.
       
      13-Onüçüncü tabaka kahinlerden satîh, Şak, Hazrecî, avsece, Kutamî ve Ebu Zuraredir.
       
      14-Ondördüncü tabaka sihirbazlardan Abdullah b. Hilâl, Kırat b. Zeyd el eylî ve İtab b. Semer er Razidir.
       
      15-Onbeşinci tabaka feraset sahibi olanlardan Said b. Sinan, İyaz b. Muaviye, Cendel b. Muhakkem ve Muaviye b. Külsümdür.
       
      Sadık rüya iki kısımdır. Biri yoruma muhtaç olmayan açık rüyadır. Diğeri çeşitli hikmetler ve haberler içeren yoruma muhtaç rumuzlu rüyadır.
       
      En doğru rüyalar çiçeklerin açtığı ve meyvelerin olgunlaştığı zamanlarda görülür. En zayıf rüyalar da kış aylarında görülür. Gündüz görülen rüya gece görülen rüyadan daha güçlüdür.
       
      İnsan doğru sözlü ise rüyası doğru çıkar. Yalancı ise rüyası yalan çıkar. Ya da yalancı olduğu halde başkalarının yalan söylemesini çirkin görüyorsa rüyası doğru çıkabilir.
      Fecir doğduktan sonra ve güneş doğmadan önce rüya tabiri yapmak efdaldir. Rüya tabiri kıyasa, benzetmeye ve zanna dayanır. Onun için kesilip atılmamalıdır. Ancak rüyanın hakikati daha sonra ortaya çıkarsa bu odur denilebilir. Yorum manaya göre ya da isimlerin türediği kelimelere göre yapılır.
       
      Rüya tabircisi yaptığı yorumda müneccimlerin hesaplarından istifade etmemeli. 
       
      Rüya tabircisi Kur'ana, Kur'anın deyişlerine ve manalarına bakmaya, aynı şekilde hadislere bakmaya, şiirlere, atasözlerine, aynı kelimeden türetilen kelimelere ve manalarına bakmaya muhtaçtır.
       
      Rüya tabircisi yemesine içmesine dikkat eden ihlas sahibi dindar biri olmalıdır ki insanların rüyalarını güzel bir şekilde yorumlayabilsin.
       
      Rüya kişilerin durum, sanat, güç kuvvet ve din yönüyle olan fark¬lılıklarına değişir. Biri için rahmet olurken diğeri için azap olabilir. Rüya tabircisine gereken sabırlı olması, sert olmaması ve tabiri zor olan rüyanın yorumu için "Bilmiyorum" demekten utanmamasıdır.
       
      Rüya tabircisi rüyanın şeklini, çıkış yerini ve miktarını bilinceye kadar yorumda acele etmemelidir. Rüya sahibine kendisi, hâli, milleti, sanatı ve geçimi hakkında soru sormadan yorum yapmamalıdır. Rüyanın tabirinde ipucu olabilecek her şeyi sorar. Bunlar yetersiz kalırsa kendi görüşüyle içtihad eder.
       
      Rüya sahibi rüyasını hasetçi birine anlatmamalıdır. Çünkü Yakub Aleyhisselam oğlu Yusuf Aleyhisselam'a "Rüyanı kardeşlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar." (Yusuf 5) demiştir. Rüyayı cahil birine, çocuklara ve kadınlara da anlatmamalıdır. Rüyayı gizli bir şekilde anlatmalıdır.
       
      Rüyada seziş görüşten daha güçlüdür. Çünkü tabir gönüldeki seziş itibara alınarak yapılır. Mesela rüyada kurbağa gördüğü halde kurbağa gönülde yılan olarak bilinirse gönüldeki itibara alınır, görünen şekil terkedilir.
       
      Mümin ile kafirin, takva sahibi ile fasığın rüyası farklı farklı tabir edilir. Mesela takva sahibi kişinin bal yemesi Kur'andan tad almasına ve zikri kalbe yerleştirmesine delalet eder. Ancak bu rüya kafir için dünyaya, dünya malına ve onun tatlılığına delalet eder.
       
      Rüya tabiri, tabirde esas olan şeyleri bilmekle olur. Mesela: Buğday, arpa, saman, un, bal, süt, yün, demir, tuz, toprak ve benzeri şeyler mala delalet eder. Aslan, dağ, ağaç ve benzeri şeyler adama delalet eder. Eğer, palan, don, dişi kuş, dişi hayvan ve benzeri şeyler kadına delalet eder. Yastık, ibrik, tas ve benzeri şeyler de köle ve hizmetçiye delalet eder. Binitten inmek bulunduğu hâlden aşağı düşmeye delalet eder.
       
      Bazı rüyalarda rüya sahibinin rüyada kullandığı kelime esas alınır. Mesela: Bazen "evlendim" bazen de "nikahlandım" der. Bazen bunların yorumu değişir.
       
      Rüya kullanılan dile göre de faklılık arzeder. Mesela: Sefercel(Ayva) farsça bilenler için izzete, güzelliğe ve rahatlığa delalet eder. Çünkü bu kelime onların dilinde bu manalara gelir. Araplar ve onlarla birlikte yaşayanlar için ise aynı kelimeden türetildikleri için sefere ve sürgüne delalet eder.
       
      Rüya tabiri dinlerin farklı olmasıyla da farklılık arzeder. Mesela ölü eti yemek dininde haram olanlar için haram mala ya da çileye delalet eder. Dininde helâl olanlar için ise rızka ve faydaya delalet eder. 
       
      Rüya tabiri zamanın farklılığıyla da farklılık arzeder. Ateş yakmak, güneşte ısınmak, kışlık elbiseler giymek, sıcak su kullanmak ve benzeri şeyler üşüyen kişi tarafından görülürse ya da kış aylarında görülürse hayra, ferahlığa ve rahata delalet eder. Yaz aylarında görülürse hastalıklara ve çilelere delalet eder. İnce elbiseler giymek, soğuk su kullanmak ve benzeri şeyler de yaz aylarında rahatlığa ve faydaya delalet eder.
       
      Rüya tabirinde adetler ve dinler de itibara alınır. Mesela yeşil bakla yemek sabiîlere göre haramdır. Dolayısıyla sabiî için yeşil bakla yemek haram mala ve çileye delalet eder. Mesela mecusiler eti, Yahudiler deve etini haram kabul etmektedir. Bazı yunanlılar tavuk etini, Müslümanlar da şarabı haram kabul etmektedir. Bu ve benzeri şeyler haram olduğuna inananlar nezdinde haram mala, helâl oluğuna inananlar nezdinde rızıklara ve faydalara delalet eder. Kadının camide insanlar arasında zina ettiğini görmesi adi bir şöhrete ve çileye delalet eder. Kadın hintli ise ibadet ve iyilik yapmak suretiyle yaklaşmasına delalet eder. Çünkü onlar batıl inançları gereği zina ile tanrılarına yakın olacaklarına inanmaktadırlar. Mecusilerin ateşe tapınmaları da böyledir.
       
      Kısaca bu ilmin ilişkili olduğu konular sayılamayacak kadar çoktur. Onları saymaya kalksak sözü uzatmak suretiyle maksattan uzak¬laşmış oluruz. Dolayısıyla bu kadarı aklı erenler için kafidir.
       
      Son olarak...
       
      Hakka ve doğruya muvaffak kılan Allahu Tealâ'dır. Hamd tek olan Allah'a. Salat ve selam da kendisinden sonra peygamber olmayan zâta.
       
      Bu kitabın tasnifi ve telifi hicrî 1096 (Miladî 1684) senesi, Rebiü'l evvel ayının onsekizinci günü, perşembe gününde, gündüzün son vakitlerinde tamamlanmıştır.  Büyük Rüya Tabirleri Ansiklopedisi, İmam Nablusi, islami rüya tabirleri, Medine Yayıncılık , ravza yayınları, rüya yorumları, imam nablusi rüya kitabı , islami kaynaklara göre )
       
       
       

      Medine Yayıncılıkİmam Nablusi Büyük Rüya Tabirleri Ansiklopedisi adlı kitabı incele diniz.
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9789756500050
      MarkaMedine Yayınları
      Stok DurumuBu ürün geçici olarak temin edilememektedir.
      9789756500050
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.