• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Dört Ulu Çınar

      Dört Ulu Çınar
      Görsel 1
      Fiyat:
      30,00 TL
      İndirimli Fiyat (%40) :
      18,00 TL
      Kazancınız 12,00 TL
      18.00 www.goncakitap.com.tr
      Geçici olarak temin edilememektedir. Temin edildiginde

      Bu ürünün yerine tercih edebileceğiniz ürünler

      2.Hamur, Karton Cilt, 520 Sayfa
      28,00 TL
      18,00 TL
      %35,7
      2.Hamur, Karton Cilt, 368 Sayfa
      22,00 TL
      14,00 TL
      %36,4
      2.Hamur, Karton Cilt, 312 Sayfa
      30,00 TL
      21,00 TL
      %30
              Stoktan Kargo
        
      Kitap             Dört Ulu Çınar
      Yazar            Ahmet Lütfi Kazancı
      Yayınevi        Ensar Neşriyat
      Etiket Fiyatı   30 TL
      Kağıt - Cilt     2.Hamur - Karton Kapak
      Sayfa - Ebat  743 sayfa - 15x21.5 cm
      Yayın Yılı       2015
      ISBN              9786055309435

       
       
      Ahmet Lütfi Kazancı nın Dört Ulu Çınar kitabı nı incelemektesiniz.
      Ensar Neşriyat Dört Ulu Çınar kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
       
      Yaratan Rabbinin adıylaoku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2



            TAKDİM
       
      Rasulullah Efendimizin "Allah'ım en Yüce Dostu istiyorum" di­yerek Mevlâ'sına kavuşması, Mü'minleri, Hilafet problemi ile karşı karşıya getirmiştir. Artık Efendimizden sonra Peygamber gelmeyece­ğine göre, onun terbiyesinde yetişen büyükler bu işi ele alacak ve güçleri nispetinde hizmette bulunacaklardır.

      Halife, önden gideni adım adım, ciddiyetle izleyen insan demek­tir. Nebiyy-i Muhterem Efendimizin Halifeleri de Kur'an ve sünnet ölçüsünde hareket ederek, onun gösterdiği nurlu yolda bu ümmete kılavuzluk yapacak, yol gösterecek, problemlerine çare bulacaklardır.
      Efendimizin ardından ona Halife olma şerefini elde eden Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali, uzun yıllar Efendimizin ter­biyesinde kalmış ve onun getirdiği dini iyi anlamış, ciddi şekilde ruh­larına sindirmiş insanlardı.
       
      Bir kısım insanlar vardır. Büyük oldukları söylenir. Özellikle et­raflarını saran kimseler onları göklere çıkarma hevesi ile bir takım yalanları uydurmaktan da geri kalmazlar. Biraz daha yaklaşalım, bi­raz daha yakından tanıyalım dediğiniz zaman buna izin verilmez, geriden seyredin ve bizim anlattıklarımızla yetinin, denilir.

      Fırsat bulup bir miktar yakından tanıdığınız zaman şişirilmiş bir balondan başka bir gerçekle tanışmış olmazsınız.
       
      Diğer bir kısım büyükler vardır. Yaklaştıkça ayrı bir boyutuyla büyük olduğunu anlarsınız. Bunlarda gösteriş yoktur. Halkın kendile­rini büyük görmesi ya da görmemesi onları ilgilendirmez. Şöyle de denilebilir: Diğerleri küçüklüklerini gizleme çabasına düşerken bunlar da büyüklüklerini gizleme derdindedirler. Özellikle Sevgili Peygam­berimizin ashabı arasında her yönüyle insan olan, her yönüyle büyük olan, sevgi ve saygıya, hürmet ve muhabbete layık insanlar yetişmiş­tir. Takdimini yaptığımız Dört Büyük Halife bu insanların ba­şında gelirler.

      Biz bu kitapta, Efendimizin Halifelerini belli ölçüde tanıtmağa ça­lıştık. Şunu da kabul etmek gerekir ki, uzun bir ömrü bu kadarcık bir kitaba sığdırabilmek mümkün değildir. Yapmağa çalıştığımız şey, yaşanılan hayattan üç beş örnek sunarak belli ölçüde onları tanıtabilmektir. Bunları yaparken zaman geldi gözyaşlarımızı tutamadık. Za­man geldi, derdimizi ve kederimizi içimize gömmeye çalıştık.
       
      Hz. Ebu Bekir devrinde, evvela bir boşluk hissedilmiş, Nebiyy-i Muhterem Efendimizin vefatını fırsat bilenler havayı yeterince bulan­dırmışlar fakat Hz. Ebu Bekir'in ciddi tutumu ve mükemmel idareci­liği sayesinde bu engel aşılmış, her şey olması lazım gelen hal ve şekle getirilmiştir. Hz. Ömer devri ise, temeli sağlam atılan binanın yük­selmesi anlamına gelir. İlk İki Halife devrini yazmak da okumak da insana zevk verir. Çünkü olaylar genelde hep arzu edilen yönde ge­lişme gösterir, Hz. Osman ve Hz. Ali devirlerine gelince, yazılması da, okunma­sı da zor olan olaylarla doludur. Aslında şahıs olarak gerçek birer fazilet abidesi olan bu insanlar, hilafet hayatlarında malesef başarılı olamamışlardır. Hz. Osman, evini kırk iki gün müddetle kuşatan binbeşyüz kadar çapulcu tarafından şehit edilmiş ve Medine halkı olaya sadece seyirci kalmış, Hz. Ali ise karşısına çıkan muhaliflerin karşı­sında iş yapamaz duruma düşürülmüştür.
       
      Daha önce yedi kitap halinde hazırladığımız Dört Halife devrini, büyük boy bir kitap halinde yeniden hazırladık. İmkan nispetinde kaynaklarını da belirterek vermeğe çalıştık. İnanıyoruz ki samimi niyyetlerle okuyan insanlar bu kitapta kendilerine yarayan çok şey bulacaklardır. Çünkü "HULEFA-İ RAŞİDİN" adı altında toplanan ve Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz, Osman ve Hz. Ali'den oluşan bu insan­ların en büyük ve en önde gelen vasıfları samimi olmalarıdır. Gösteriş ve riyakar davranışlarla lekelenmeyen tertemiz bir hayat yaşamışlar­dır. Kibir ve gurur, dedi kodu ve haset, onların semtine bile uğrama­mıştır. İman ettikleri günden son nefeslerini verdikleri güne kadar Yüce Allah'ın kulu olmanın ötesinde bir şerefi düşünmek bile iste­memişlerdir.

      Hataları olmuştur. Fakat bu hatalar, yukarıda belirtilen ve İslâm ahlakının temelini teşkil eden genel prensiplerde değil, ikinci, üçüncü derecede olanlardadır.

      Mesela Hz. Ebu Bekir ve Ömer tarafından Haşimilerden hiçbir ferde idari görev verilmeyip, "Haşimiler bir defa idareyi ele geçirirler­se bir daha bırakmazlar" denilirken, Emevilere görev verilmesi gibi. Rasulü Emin Efendimiz tarafından, henüz delikanlılık çağına ulaşmış olan Usâme, koca bir orduya komutan tayin edilmişken ve bizzat Efendimiz, 'Üsâme bu göreve layıktır" demişken, yaşadığı müddetçe Üsâme'nin bir daha hiçbir göreve getirilmemesi gibi.
       
      Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer, Yezid b. Ebi Süfyan'ı ve Muaviye b. Ebi Süfyan'ı ordu komutanlığına tayin edip, Medine'den bir ayda varılacak derecede uzak illere gönderirken, nasıl olsa her istediğimiz­de çeker görevden alırız düşüncesinde idiler. Gerçek olan da bu idi.
       
      Ancak Muaviye ve benzerleri de, devranın hep böyle dönmeye­ceğini, her zaman bu devletin başında bir Ebu Bekir ve Ömer bulun­mayacağını biliyor ve hesaplarını ona göre yapıyorlardı. Nitekim Hz. Osman'ın şehit edilmesiyle fırsatını bulan Muaviye b. Ebi Süfyan baş kaldırmış ve Hz. Ali'ye dünyayı dar etmiş, ne yaptığına yapacağını bilemez hale getirmiş ve netice olarak Hz. Ali, mescitte namaz kıldır­manın ötesinde hiçbir etkinliği olmayan bir halife durumunda iken bir Haricinin kılıcına hedef olarak şehadet şerbetini içmiştir.

      Hasılı Dört Halife devri, dikkatle okuyanlar için güzel ahlakî davranışların, ibret alınacak olayların boy gösterdiği bir bahçe duru­mundadır. İşini bilen bir arı, bu bahçede, yeterince ve nadide bal elde etme yolunu bulabilecektir.

      " Dört Ulu Çınar - Saadet Asrının Dört Büyüğü " is­mini verdiğimiz bu çalışmamızın İslâm âlemine faydalı olmasını ni­yaz ediyor, okuyanlardan dualar bekliyorum.
       
       
       
       
      Ensar Neşriyat Ahmet Lütfi Kazancı Dört Ulu Çınar kitabı nı incele diniz.
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786055309435
      MarkaEnsar Neşriyat
      Stok DurumuBu ürün geçici olarak temin edilememektedir.
      9786055309435
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.