• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Et Tibyan

      Et Tibyan
      Et Tibyan
      Et Tibyan
      Et Tibyan
      Et Tibyan
      Et Tibyan
      Et Tibyan
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Görsel 4
      Görsel 5
      Görsel 6
      Görsel 7
      Fiyat:
      50,00 TL
      İndirimli Fiyat (%42) :
      29,00 TL
      Kazancınız 21,00 TL
      29.00 www.goncakitap.com.tr
      7,25 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
      Aynı Gün Kargo
      Sepete EkleSatın Al

                   Stoktan kargo

        Kitap            Et Tibyan
        Yazar           Mehmet Yaşar Kandemir
        Yayınevi       Tahlil Yayınları
        Kağıt Cilt      2.HamurIvory , Kalın Bez Cilt
        Sayfa Ebat   384 sayfa - 13,5x21 cm
        Yayın Yılı      2020
        ISBN          9786057850195


      Tahlil Yayınevi Et Tibyan kitabı nı incelemektesiniz.
      Mehmet Yaşar Kandemir Et Tibyan kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

      Yaratan Rabbinin adıyla oku. O, insanı " alak "dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2



      İmam Nevevi, ana sütü kıvâmındaki Riyazüs Sâlihin ve el-Ezkâr gibi eserleriyle yedi asırdan beri İslâm ümmetini mânen besleyen, Kâtip Çelebi'nin ifadesiyle ''Allah'ın sırlarından bir sır olan'' pek değerli bir âlimdir.

      Et Tibyan fî Adabı Hameletil Kuran adlı bu eseriyle de Kuranı Kerîm'e dokunmanın, onu okumanın, hatmetmenin ve öğrenip öğretmenin usûl ve âdâbını Ümmet-i Muhammed'e öğretmektedir.


      ÖNSÖZ

      Bizi Kur'ân-ı Kerîm ile şereflendiren ve onun sayesinde "en hayırlı ümmet" yapan Allah'a hamd ü senalar olsun.
      Şerefli kitabımızı bize getiren ve ona karşı görevlerimizi öğreten Fahr-i Kâinat Efendimiz'e salât ü selâm olsun.
      Âlemlerin Rabbi Kur'ân-ı Kerîm'i tanıtırken onun; sözün en güzeli, âyetleri birbiriyle uyumlu ve tutarlı bir kitap olduğunu,
      Rablerinden korkanların onu işittiklerinde tüylerinin ür­perdiğini, tenlerinin ve kalplerinin yumuşadığını,
      ve onun bir hidâyet rehberi olduğunu söyledi.[1]

      Kur'ân-ı Azîz'in çağlar boyunca sapasağlam duracağını anlatmak üzere de: "Elbette Kur'an'ı biz indirdik ve elbette onu biz ko­ruyacağız"[2] buyurdu. Onu vaad buyurduğu gibi de korudu, tek bir harfinin bile değişmesine izin vermedi.
      Allah'ın kitabi; yeryüzüne indiği günden bugüne kadar yaklaşık 1500 sene geçmesine rağmen, Cebrâil aleyhisse-lâmın onu Efendimiz'e getirdiği tazeliğiyle elimizde durmak­tadır.

      Dünyada her yıl şerefli hafızlar kervanına katılan on binlerce yiğit sayesinde kıyamete kadar da aynı tazelikte du­racaktır.

      Yüce Rabbimiz sözün en değerlisi, zikirlerin en faziletli­si olan Kitâb-ı Kerîm'ini çok okumamızı, böylece îmânımızı taze, canlı ve diri tutmamızı istedi.

      Allah'ın kelâmı olan böyle bir kitaba dokunmanın, onu okumanın ve öğrenip öğretmenin elbette bir âdâbı olma­lıydı. Asırlardır Ümmet-i Muhammed'i Riyâzü's-sâlihîn ve el Ezkâr gibi eserleriyle mânen besleyen İmam Nevevi -Al­lah ona rahmet eylesin- işte bu ihtiyacı düşündü ve elinizde­ki kitabı kaleme aldı.

      Bu kitapta Kur'ân-ı Kerîm'i okuyan, onu öğrenen ve öğreten kimsenin ihlâslı olması, mal-mülk elde etmek, in­sanların takdirini kazanmak gibi dünyevî bir hedefi bulun­maması gerektiğini öğretti.

      Kur'an hocasının talebesine, talebenin hocasına nasıl davranacağını ve onların nasıl bir ahlâkî erdeme sahip ola­cağını gösterdi.

      Kur'ân-ı Kerîm'i okuyanların onu nasıl bir edeple ve neler hissederek okuyacağını, nasıl hatmedeceğini, hatmet­tikten sonra neler yapacağını belletti.

      Ümmet-i Muhammed'e Allah'ın büyük bir lütfü olan Kur'ân-ı Kerîm'i özlü bir şekilde tanıtan ve ona karşı görev­lerimizi 200'e yakın hadîs-i şerifle öğreten böyle bir kitabın, esâsen çok önceleri tercüme edilmesi gerekirdi. Ama zara­rın neresinden dönülse kârdır atasözüyle teselli buluyoruz.

      Biz bu pek değerli eseri tercüme etmekle kalmadık, gerekli yerlerde, özellikle de hadîs-i şeriflerin tercümesin­den sonra kısa açıklamalar yaptık. Şâfiî mezhebine men­sup olan müellifimizin, Hanefî mezhebine uygun düşmeyen açıklamaları geçtikçe, Hanefî mezhebinin o konudaki görüş ve uygulamasını belirttik.

      Bu çalışma dolayısıyla hem bendeniz hem de bu kitabı en güzel şekilde hizmetinize sunan kardeşlerim, özellikle de et-Tibyânın hadis, isim ve eser fihristini yapan sevgili edi­törümüz Sadullah Yıldız duâlarınızı ümid etmekteyiz.

      Mehmet Yaşar Kandemir
      Mart 2020, Üsküdar

       
      ET TİBYAN NASIL BİR KİTAPTIR?

      Eserin tam adı et-Tibyân fî âdâbi hameleti'l Kur'an olup on bölümden meydana gelmektedir.
      İmâm Nevevî bu değerli eserini, Kur'ân-ı Kerîm in "koruması" durumunda olan hafız kardeşlerimize ve
      Kur'ân-ı Kerîm'i "Rabbimin kitabı" diye yüzlerine süren ve onu kendilerine hayat rehberi edinen Müslümanlar'a bir el kitabı olarak hazırlamıştır.

      Kur'an okumanın herkese nasip olmadığını, Kur'an okuyanın başkalarına üstünlüğünü, bu şerefli kafilenin ba­şında da Kur'an hafızlarının geldiğini göstermiştir.

      Kur'ân-ı Kerîm ile meşgûl olanlara saygı göstermek ve onları üzmekten sakınmak gerektiğini dile getirmiştir.
      Kur'ân-ı Kerîm Allah kelâmı olduğuna göre, onu öğre­ten ve öğrenenlerin uyması gereken kurallar bulunduğunu ortaya koymuştur.

      Kur'ân-ı Kerîm'i kalplerinde taşımaları sebebiyle diğer insanlardan ayrılan hâfızların nelere riâyet etmesi gerektiği­ni tespit etmiştir.

      Kur'ân-ı Kerîm herhangi bir kitap olmadığına göre, onu okumanın da bir âdâbı ve kaidesi bulunduğunu anlatmıştır.
      Peygamber Efendimiz'in özel zamanlarda ve durumlar­da okuduğu âyet ve sûreleri haber vermiştir.

      Kur'ân-ı Kerîm'i okuyanların ve yazanların nelere dik­kat edeceğini ve Müslümanlar'ın Mushaf'a nasıl saygı göste­receğini öğretmiştir.
      İmâm Nevevî, çok okunması ve ezberlenmesi için et-Tibyânı oldukça kısa ve özlü yazmış, bununla da yetinme­miş, onu Muhtâru't-Tibyân adıyla ihtisâr etmiştir.
      Nevevî et-Tibyânı hicrî 666 (mîlâdî 1267) yılında yirmi bir günde kaleme almıştır.

       
      MÜELLİFİN MUKADDİMESİ

      Hiçbir karşılık beklemeden veren, son derece cömert, lütfü bol, bağışı hesapsız Allah'a hamd olsun. O bize îmân nasip etti; dinimizi diğer dinlere üstün kıldı. Yarattığı var­lıkların en değerlisi ve en üstünü kabul ettiği, habîbi, dos­tu, kulu, resûlü olan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemi bize peygamber göndermek sûretiyle çok büyük ihsânda bulundu. Resûlü vâsıtasıyla putperestliği yok etti.

      Kendisiyle bütün cinlere ve insanlara meydan okudu­ğu ve dünya durdukça duracak bir mûcize olan Kur'ân-ı Kerîm'i ona ikrâm etti. O Kur'an ile doğru yoldan sapan ve haddini aşan kimseleri susturdu. Onu kalp gözü açık, rûhu uyanıkların kalbinin ilkbaharı yaptı.

      Kur'ân-ı Kerîm ne kadar çok okunsa, üzerinden asırlar, devirler geçse bile eskimez. Kolayca okunduğu için onu ço­cuklar bile zorlanmadan ezberler.

      Zaman ne kadar değişirse değişsin, Allah Teâlâ lütf u keremiyle onu değişmekten, bozulmaktan korudu. Kulları arasından seçtiği nitelikli âlimleri, Kur'ân-ı Kerîm'in her bir ilmini korumaya muvaffak kıldı. Onlar da samimi mü'min-lerin gönüllerini ferahlatacak pek değerli çalışmalar ortaya koydu.

      Bu lütfü, sayılamayacak kadar çok ihsânı, özellikle de bize nasip ettiği îmân nimeti sebebiyle Allah'a hamd ede­rim. Benden, sevdiklerimden ve bütün Müslümanlar'dan râzı olmasını Cenâb-ı Mevlâ'dan niyâz ederim.

      Ben affedilip cehennem azâbından kurtulmaya ve cen­nete girmeye vesîle olacak şekilde şehâdet ederim ki Al­lah'tan başka ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki Mu-hammed sallallahu aleyhi ve sellem onun kulu ve îmâna dâvet eden resulüdür.

      Dünya durdukça Allah'ın salâtı, selâmı ona, âline ve as-hâbına olsun; onu şereflendirsin, ona ikrâm etsin ve onu yüceltsin.

      Bu girişten sonra derim ki:
      Allah Teâlâ bu ümmete -Allah onların şerefini ziyâde-leştirsin- şöyle büyük bir lütufta bulundu:
      Râzı olduğu İslâm dinini onlara verdi.

      Yaratılmışların en hayırlısı olan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemi kendilerine peygamber gönderdi.
      Sözlerin en değerlisi olan Kur'ân-ı Kerîm'i onlara ba­ğışladı.

      Allah -sübhânehû ve teâlâ- bu Kur'ân-ı Kerîm'de, Üm-met-i Muhammed'in muhtaç olduğu geçmişin ve geleceğin haberlerini, öğütlerini, ibretli kıssalarını, ahlâk ve terbiye esaslarını, çeşitli hükümleri ve buyrukları, kendi varlığını ve birliğini açıkça gösteren kesin delilleri, ayrıca peygamber­lerinin getirdikleri -Allah'ın salâtı ve selâm onların üzerine olsun- Kâinâtın Rabbi'ne inanmayanların görüşlerini çürüte­cek esasları bu kitapta bir araya getirdi. Kur'an okuyanlara kat kat sevap bağışladı. Ona önem ve değer verilmesini, üstün bir saygı gösterilmesini emretti.

      Nice ünlü âlim, Kur'ân-ı Kerîm'in okunmasına dâir, konuyla ilgilenen değerli kimselerin bildiği pek çok eser kaleme aldı. Ne yazık ki günümüzde onları ezberleme ve okuyup öğrenme yönünde gayretler azaldı. Hatta bu kitap­lardan istifâde eden pek az âlim kaldı.

      Memleketimiz olan Suriye'de -Allah Teâlâ onu ve diğer İslâm memleketlerini muhâfaza buyursun- birçok kimsenin mukaddes Kur'an'ı tek başına veya topluluk hâlinde okuma­ya, öğrenmeye, öğretmeye, araştırıp incelemeye gece-gün-düz gayret ettiğini gördüm. Cenâb-ı Hak onların, Allah rızâsını kazanmak için Kur'ân-ı Kerîm'e ve diğer ibadetlere olan himmet ve gayretlerini artırsın.

      Bunun üzerine ben de Kur'ân-ı Kerîm'i okuyanların, Kur'an hâfızlarının ve talebelerinin uyması gereken kural­lar konusunda küçük çaplı bir kitap yazmaya karar verdim. Çünkü Allah Teâlâ yüce kitabına karşı samimi olunmasını emretmiştir. Kur'ân-ı Kerîm'e karşı samimi olmak de­mek, onu okuyanlara, ezberleyenlere ve Kur'an talebele­rine, onların Kur'ân-ı Kerîm'e karşı görevlerini bildirmek demektir.

      Bu eserin küçük çaplı bir kitap olmasını özellikle iste­dim ve sözü uzatmaktan kaçındım. Her bahsin bazı yönle­rini ele aldım, her konunun uyulması gereken kurallarından bir kısmına işaret ettim. Her rivâyetin senedleri, hamd ol­sun, yanımda bulunduğu hâlde ben o senedleri zikretme­dim. Çünkü maksadım o konuyu etraflıca ele almak değil, özet olarak sunmaktır.
      Bu kitabın küçük çaplı olmasını istememin sebebi, ko­layca ezberlenmesi, ondan çokça istifâde edilmesi ve birçok kimsenin eline ulaşmasıdır.

      Konular işlenirken bazı kaideler ve son derece önemli ve faydalı bilgiler geçecektir. Kitapta geçen sahîh ve zayıf hadisleri hangi güvenilir hadis İmâmlarının rivâyet ettiğini belirteceğim; ama bunlardan pek az yerde söz etmeyeceğim.

      Şunu bil ki hadis ilmiyle ve diğer ilimlerle meşgul olan âlimler, amellerin faziletleri konusunda zayıf hadisle amel etmeyi câiz görmüş iseler de ben sahîh hadislerle yetinece­ğim, zayıf hadisleri ise pek az yerde zikredeceğim.[3]
      Hiçbir karşılık beklemeden veren Allah'a dayanıp tevek­kül ederim, işlerimi O'na emânet edip güvenirim. Cenâb-ı Mevlâ'dan beni doğru yola iletmesini, doğru yoldan sapan inatçıların durumuna düşmekten korumasını, hayırlarımı ar­tırarak doğru yolda yürümeyi bana nasip etmesini dilerim. Rızâsını kazanmaya muvaffak kılmasını niyâz ederim. Beni kendisinden hakkıyla korkan ve zâtına karşı gelmekten son derece sakınan kullarından eylemesi için O'na yalvarırım. Beni hâlis ve temiz niyet sahibi kılmasını, bana bütün hayır yollarını kolaylaştırmasını, her türlü iyilik ve güzelliği ihsân eylemesini, ölünceye kadar beni aynı şekilde yaşatmasını, bu güzellikleri bütün dostlarıma ve Müslümanlar'a ihsân ey­lemesini niyâz ederim.

      Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. Günahtan kaça­cak güç, ibadet edecek kuvvet ancak yüce ve ulu Allah'ın yardımıyla kazanılabilir.

      Et-Tibyân'ın bölümleri şöyledir:

      Birinci bölüm: Kur'an okumanın ve Kur'an hâfızlarının değeri.
      İkinci bölüm: Kur'an okumanın ve Kur'an okuyanın başkalarına üstünlüğü.
      Üçüncü bölüm: Kur'ân-ı Kerîm ile meşgûl olanlara saygı göstermek, onları üzmekten sakınmak.
      Dördüncü bölüm: Kur'an öğreten ve öğrenenlerin uy­ması gereken kurallar.
      Beşinci bölüm: Kur'an hâfizinin uyması gereken ku­rallar.
      Altıncı bölüm: Kur'ân-ı Kerîm'i okuma kuralları.
      Yedinci bölüm: Bütün insanların Kur'an karşısında uy­ması gereken kurallar.
      Sekizinci bölüm: Özel vakitlerde ve durumlarda okun­ması sünnet olan âyet ve sûreler.
      Dokuzuncu bölüm: Kur'ân-ı Kerîm'in yazılması ve Mushaf'a saygı.
      Onuncu bölüm: Kitapta geçen isim ve lügatlerin oku­nuşu.

       

      [1]Zümer 39/23.
      [2]Hicr 15/9.
      [3]İmâm Nevevî, zayıf hadisle amel etme konusunda el-Ezkâr'da şunları söylemiştir:

      "Hadis, fıkıh ve diğer ilimlerin âlimleri şöyle demişlerdir: Amellerin faziletleri ile tergîb ve terhîb konularında, uydurma olmadığı sürece za­yıf hadisle amel etmek câiz ve makbûldür. Ama helâl-haram, alım-sa-tım, nikâh-boşanma gibi konularda zayıf hadisle değil, sadece sahîh veya hasen hadisle amel edilir. Bazı alım-satım veya nikâh-boşanma gibi konuların mekrûh olduğuna dâir zayıf bir hadis olsa bile, o zayıf hadisle amel etmemek uygun olur. Şâyet onu destekleyen başka delil­ler varsa, o takdirde o zayıf hadisle amel edilebilir." (bk. Mehmet Yaşar Kandemir, el-Ezkâr Tercüme ve Şerhi, I, 40)

       

      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786057850195
      MarkaTahlil Yayınları
      Stok DurumuVar
      9786057850195
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.