• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG ve PTT kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Hayatüs Sahabe

      Hayatüs Sahabe
      Hayatüs Sahabe
      Hayatüs Sahabe
      Hayatüs Sahabe
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Görsel 4
      Fiyat:
      300,00 TL
      İndirimli Fiyat (%52,3) :
      143,00 TL
      Kazancınız 157,00 TL
      143.00 www.goncakitap.com.tr
      35,75 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
      Aynı Gün Kargo
      Kitap            Hayatüs Sahabe
      Yazar           Muhammed Yusuf Kandehlevi
      Tercüme       Mansur Koçinkağ
      Yayınevi       Yasin Yayınları
      Kağıt  Cilt     Şamua kağıt - 4 Cilt
      Sayfa  Ebat  2.449 Sayfa - 17x24.5 cm
      Yayın Yılı      2018   



      Yasin Yayınları, Muhammed Yusuf Kandehlevi tarafından yazılan Hayatüs Sahabe adlı kitabı incelemektesiniz.
      4 cilt şamua kağıt Hayatüs Sahabe kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2

        TAKDİM

      Hamd Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Salât ve Selam efendi­miz Hz. Muhammed'e, O'nun âline ve Ashabına, kıyamete kadar sami­miyetle yolunu takib edenlere olsun.


      Peygamber ve Ashabın hayatı ve tarih içinde yaşadığı' olaylar, iman kuvveti ve din sevgisi için en^üçlü bir kaynaktır. İslâm ümmeti ve din davetçileri bu güne kadar iman ateşini o kaynaktan almışlardır. O ateş, maddi esintilerle şiddetle sönmeye yüz tutan ve küllenen kalbte-ki közü tekrar alevlendirdi. Bu ateş eğer sönerse islam ümmetinin kuvveti, mümeyyiz vasıfları, insanlığa yaptığı tesirler yok olur ve omuzlarına yüklenen hayatı çekemiyecek hale gelir.

      Bu devir, kendilerine İslam daveti gelince kalpleriyle tasdik ederek iman eden, Allah'a ve Rasûlüne çağırıldıkları zaman "Ey Rabbımız! Gerçek şu ki biz, "Rabbinize iman edin" diye seslenen bir davetçıyı işittik, hemen iman ettik..." diyen ve ellerini Allah Rasulü'nün eli üze­rine koyarak biat eden insanların yaşadığı devirdir. Onlar canlarını, mallarını ve yakınlarını bir tarafa bıraktılar. Allah'a davet uğrunda karşılaştıkları acıları ve hoşnutsuzlukları hoş karşıladılar. Bu davanın hakikati kalblerine yerleşti, akıllarına ve nefislerine yazıldı. Gaybe imanın, Allah ve Rasûlünü sevmenin, müminlere rahmet ve kafirlere şiddet göstermenin, ahireti dünyaya, sonra olacağı hemen olana, he­nüz vücud bulmayanı mevcud olana, manevi kazancı maddî kazanca tercih etmenin, insanları hakka davet etme arzusunun, Allah'ın kulla­rını kula ibadet etmekten yalnızca Allah'a ibadet etmeye, batıl dinle­rin zulmünden. İslâmın adaletine, dünyanın darlığından genişliğine, dünya malını ve süsünü fazla önemsememeye, Allah'a kavuşma şevki­ne ve cennet sevgisine çağırma hususunda fevkalade örnekler sergile­diler. İslâmın şerefinin yükselmesine, hayrının herkese dokunmasına, baştan başa kâinatta, kainatın ovasında, yaylasında, çölünde, dağın­da yayılması için basiretle davet ettiler. Bu uğurda zevklerini unuttu­lar, rahatlarını terkettiler, vatanlarından ayrıldılar, canlarını ve mal­larının sıcak sevgisini feda ettiler. Böylece din çevreye yayıldı, kalbler Allah'a yöneldi, iman rüzgarları bereket ve hoş koku salarak kuvvetli­ce esti. Tevhid, iman, ibadet ve takva devleti kuruldu. Cennet pazarla­rı açıldı, âlemde hidayet yaygınlaştı ve insanlar bölük bölük Allah'ın dinine girdiler.

      Tarih kitapları bu insanların yaşadığı olayları kaydetti. İslâmi eser­ler bunların haberlerini muhafaza etti. Müslümanların hayatında sü­rekli yenilenmeler oluyordu. Bu nedenle İslâm davetcileri ve ıslahatçı­ları için bu eserler büyük bir ihtiyaçtı. Müslümanların gayretlerini uyandırmada, kalblerini dini kahramanlıklar ve iman zevkiyle alev­lendirmede bunlardan büyük ölçüde istifade ettiler.

      Fakat öyle bir zaman geldi ki Müslümanlar o dönemde, tarihe geç­miş hakikatleri neredeyse unutup kendi köşelerine çekildiler. Yazarla­rı, müellifleri, vaizleri ve davetcileri Peygamber ve ashabının tarihe geçen hayatlarını bırakıp zâhidlerin, şeyhlerin ve son devir velîlerinin haberleri ile ilgilenmeye başladılar. Kitaplar ve mecmualar bu adam­ların hikayeleriyle ve kerametleriyle dolup taştı. İnsanların rağbeti bunlara yönlendirildi. Vaaz meclisleri ders halkaları ve kitap sayfaları bunlarla meşgul edildi.

      Bildiğimiz kadarıyla bu asırda Sahabe haberlerinin önemine, dini terbiye ve İslam'a davet konusunda örnek olan yaşayışlarına, terbiye ve ıslahata ait toparlanıp rafa kaldırılmış  böyle bir servetin değerine ve kalblerde bırakacağı ize dikkat çekenlerin, ona yönelip büyük bir gayret ve titizlikle üzerinde duranların ilki büyük ıslahatçı, meşhur davetci Şeyh Muhammed İlyas El Kandehlevi (1363 h.) olmuştur. Bu zat mütalaa ederek, ders vererek, hikayelerini anlatarak, hatırlatma­lar yaparak bu değerli servetin üzerine düştü. Kendisinde peygambe­rin hayatına ve sahabe ile ilgili haberlere karşı büyük bir gönül coş­kunluğu gördüm. Bunları talebeleriyle ve arkadaşlarıyla müzakere ediyordu. Her gece kendisine peygamber ve ashabın hayatından bö­lümler okunuyor, o da sevgi, saygı ve büyük bir aşkla dinliyor, anlatı­lanların yeniden hayata geçirilmesini, neşredilmesini ve herkes tara­fından müzakere edilmesini arzu ediyordu. Kardeşinin oğlu olan bü­yük muhaddis ve "Evcezu'l Mesalik ilâ Muvattai'l-İmam Malik" kitabı­nın yazarı Şeyh Muhammed Zekeriye El-Kandehlevi urduca dilinde sahabe haberleri ile ilgili muhtasar bir kitap kaleme aldı. Kitaba "Hikâyatüs Sahabe" adını verdi. Şeyh Muhammed İlyas böyle bir kitabın kaleme alınmasına çok memnun oldu. İnsanları islama davetle meş­gul olanlara ve bu uğurda yola çıkanlara bu kitabtan istifade etmeleri­nin, ders olarak okumalarının lüzumunu anlattı. Böylece bu eser sofi­ler ve İslam davetcileri için kaleme alman eserlerin en önemlisi ve di­ni ortamda yazılanların en revaçta olanı, en büyük kabul göreni oldu. Şeyh Muhammed Yusuf irşad görevini yüklenmede, Peygamberin hayatına ve ashabın yaşayışına şevkle yönelmede, bu çalışmalarından aldığı zevkte babası Şeyh Muhammed  İlyas'ın hayırlı bir varisi oldu babasının sağlığında iken kendisine Peygamberin hayatı ve Ashabın hal tercümeleri ile ilgili dersler ve kıssalar anlatılıyordu. Vefatından sonra da, irşad vazifesiyle çok meşgul olmasına rağmen siyer, tarih ve Ashabın hayatı ile ilgili kitaplar üzerine eğildi.

      Tanıdıklarımız içerisinde Âshab hakkında ondan daha geniş malu­matlı, hallerini en ince teferruatıyla bilen ve en çok hatırlayan, Saha­benin hayatını O'ndan güzel iktibas edip delil olarak kullanan, konuş­malarında ve konferanslarında onların hayatından ondan daha çok bahseden bir başkasını tanımıyoruz. Sahabe ile ilgili bu tarihi belgeler ve bu gerçek kıssalar sözlerinin kuvvet ve tesir kaynağıydı, büyüsü­nün sırrıydı, kalblerde yer etmesinin sebebiydi. Bu kaynağı kullanma­sı, büyük toplulukları feragat ve fedakârlığa sevkediyor, onların Allah yolunda karşılaştıkları meşakketleri, güçlükleri ve yorgunlukları hoş karşılamalarına sebep oluyordu.

      Allah yoluna davet işi onun zamanında Arap ülkelerine, Ameri­ka'ya, Avrupa'ya, Japonya'ya ve Hint Okyanusu adalarına kadar ulaş­tı. Bu arada davetle meşgul olanların, bu uğurda memleketini bırakıp sefere çıkanların mütalaa edebilecekleri, ders olarak verecekleri, gö­nüllerini ve akıllarını gıdalandıracakları, dine olan sevgilerini alevlen­direcekleri büyük bir kitaba ihtiyaç duyuldu. Bu kitap onlar için Asha­bın hayatım taklide, mallarını ve canlarını Allah'a davet için harcama­ya, tebliğ için dünyayı dolaşmaya, kötülüklerden kaçmaya, faziletli amelleri yapmaya ve güzel ahlaka sahib olmaya sevk edici bir güç ola­caktı. Bu kitapta Âshab ile ilgili haberleri okuyunca kendilerini onla­rın karşısında, denizlerin önündeki küçük su birikintisi ve yüksek dağların önündeki kısa boylu adamlar gibi küçük ve bodur görecekler­di. Islama tam nüfuz edemediklerinden yakınacaklar, amellerini küçümsüyecekler, yaşayış tarzlarım değersiz bulacaklar, neticede gayret­leri yükselecek, ruhları coşacak ve azimleri harekete geçecekti.

      Cenabı Allah, Şeyh Muhammed Yûsuf a, zâtına davet görevini lüt­fetmenin yanında, bu değerli konuda kitap yazmasını da lütfetti. Hal­buki sıksık yaptığı yolculuklar, ziyaretine gelen misafirler, heyetleri ve derslerle bütün hayatı dolu olduğu için eser yazma imkanı yoktu. Fa­kat Allah'ın yardımı ve kendisinin üstün gayreti ve kuvvetli azmi sa­yesinde kitap yazma işiyle de meşgul olma imkanını elde etti. Zor ol­makla birlikte hem İslama davet hem de kitap yazma işini birlikte yü­rüttü. Allah'ın gücü ve kuvvetiyle, İmam Tahavî'nin "Şerhu Meânîl Asar" nı şerhetmeye muktedir oldu. Üç büyük cild halinde " Hayatu's Sahabe " yi yazdı. Bu eserde, siyer, tarih ve tabakat kitaplarında par­ça parça yazılmış olanları biraraya getirdi. Şimdi de büyük Peygam­berin (s.a.s) hayatını yazmaya başlıyor. Ardından da sahabenin kıssa­larını ele alıyor. Bunu yaparken amaçladığı hedef davet ve terbiye metodunun özelliklerini ortaya çıkarmak, davet ve terbiye işiyle uğraşan­ların özel niteliklerine dikkat çekmektir. Böylece bu eser, islâm davetcileri için bir rehber olacak, bu işle bilfiil uğraşanların gayretlerini ve sayılarını ve bütün Müslümanların yakînî imanlarını artıracaktır.

      Bu kitap, Sahabenin haberlerini, yaşayışlarını, kıssalarını ve hika­yelerini hep birlikte içinde toplayan ender bir kitaptır. Çünkü bu kitap hadis, müsned, tarih ve tabakat gibi bir çok kitaplarda iktibas edil­miştir. Bu nedenle elinizdeki kitap o asrı tasvir eden, Sahabenin hayatını, onların özelliklerini, ahlâklarını ve hatıralarını canlı tutan bir eserdir. Kitaba gösterilen dikkat, eksiksiz araştırma ve bolca alınan rivayet ve kıssalar, kısa ve özlü yazılan kitapların meydana getireme­diği mükemmel bir tesir kudreti kazandırdı. Bu nedenle kitabı okuyan insan adeta iman, Allah yolunda davet, kahramanlık, fazilet, ihlas ve zühd okyanusunda yaşamış olur.

      Kitap müellifin kimliğidir, kalbinden bir parçadır. Meydana getire­ceği tesir, müellifin bu eseri kaleme alırken sahib olduğu akidesi, eser­de belirttiklerini kabul etmesi, görüş ve anlayışı, iç ve dış dünyasında eserin muhtevasına uygun yaşayışı nisbetinde ise olduğu bir gerçek ise - ki öyledir- ben bu kitabın gerçekten tesirli ve neticeyi elde etmede başarılı olacağını kuvvetle temin ediyorum. Çünkü müellif bu eseri imanından aldığı güçle, cesaretle, lezzet duyarak ve sevgi ile kaleme aldı. Sahabe sevgisi adeta kanma ve canına işlemişti. Bu sevgi bütün şuurunu ve düşüncelerini kuşatmıştı. Uzun zaman sahabe haberleriy­le, bu konudaki hadislerle iç içe yaşadı. Halen de yaşamaya, onların içtiği kaynaktan içmeye devam ediyor. Allah ömrünü uzun etsin [Mü­ellif Zilka'de ayının 29. günü Lahor'de 1384 H. (1965 M. 2 Nisan) tari­hinde vefat etmiştir.] hayatını bereketli kılsın.

      Samimi ve kudretli bir müellifin kaleme aldığı bu kitap, benim gibi bir insanın takdimine muhtaç değildir. Öyle inanıyorum ki böyle bir eseri meydana getirmek ilahi bir vergi ve kuvvetli bir imana, sağlam bir davet ruhuna sahip olan, bu yolda kendisini yok edebilen kimsele­rin zaman içinde kazandığı bir güzelliktir. Bu tür insanların yetişmesi çok uzun zaman alır. Müellif, kalblerde en büyük ve geniş tesirler meydana getiren, en kuvvetli hareket kaynağı olan dini bir hareketin liderliğini yapıyor. Ancak bana da bu esere takdim yazmamı istiyerek ikram da bulundu. Ben de bu değerli işte bir payım olsun istedim ve Allah'ın rızasını gözeterek şu birkaç kelimeyi kaleme aldım. Allah bu kitabı kabul etsin, bununla kullarını faydalandırsın.

      Ebul Hasan Ali El Haseni En Nedvi
      2 Receb 1378 H.
      SEHARENBUR


      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9676055440367
      MarkaYasin Yayınevi
      Stok DurumuVar
      9676055440367
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.