• Tüm Kategoriler
    • Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 


      VE KUVEYT TÜRK KREDİ KARTLARINA VADE FARKSIZ 4 TAKSİT BAŞLAMIŞTIR.


       

      Kelime Manalı Mektubatı Rabbani Tercümesi

      Kelime Manalı Mektubatı Rabbani Tercümesi
      Kelime Manalı Mektubatı Rabbani Tercümesi
      Kelime Manalı Mektubatı Rabbani Tercümesi
      Kelime Manalı Mektubatı Rabbani Tercümesi
      Kelime Manalı Mektubatı Rabbani Tercümesi
      Kelime Manalı Mektubatı Rabbani Tercümesi
      Kelime Manalı Mektubatı Rabbani Tercümesi
      Kelime Manalı Mektubatı Rabbani Tercümesi
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Görsel 4
      Görsel 5
      Görsel 6
      Görsel 7
      Görsel 8
      Fiyat:
      420,00 TL
      İndirimli Fiyat (%39,3) :
      255,00 TL
      Kazancınız 165,00 TL
      255.00 www.goncakitap.com.tr
      Geçici olarak temin edilememektedir. Temin edildiginde
      Haber Ver
               Stoktan Kargo

      Kitap           Mektubatı Rabbani Kelime Anlamlı ve Açıklamalı
      Yazar          İmam Rabbani
      Tercüme      Ali Kara
      Yayınevi      Kitap Kalbi Yayıncılık  
      Liste Fiyat   420 TL
      Kağıt Cilt     Sarı Şamua kağıt,  Kalın Ciltli , 7 Cilt Takım
      Sayfa Ebat  5.900 sayfa
      Yayın Yılı     2018 
      ISBN            9786059815550     

       


      Kitapkalbi Yayınları Kelime Manalı Mektubatı Rabbani kitabını incelemektesiniz.   
      7 Cilt Açıklamalı Mektubatı Rabbani Tercümesi kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.



      Altın silsileye mensup İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin en önemli eseri olan Mektûbât'ın tasavvuf edebiyatında da herkes tarafından kabul edilen müstesna bir yere sahip olduğu bilinmektedir. İmâm-ı Rabbânî, din ile tarikat ve hakikatın ayrı şeyler olmadığını altını çizerek vurgular. Şeriat, tarikat ve hakikati birbirini tamamlayan unsurlar olarak gören ve bu anlayışı müslümanlar arasında yaymaya, hâkim kılmaya çalışan bir kişiliğe sahip olan İmâm-ı Rabbânî'nin Mektûbât'ı bu yönüyle de ayrı bir önem taşır.

      İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin doğumu, hayatı, tahsili, hocaları, yaşadığı dönem, verdiği mücadele, genel olarak görüşleri, şahsiyeti ve eserleri hakkında, eserin başında yer alan "İmâm-ı Rabbânî'nin Hayatı, Şahsiyeti ve Görüşleri" bölümünde ayrıntılı bilgi verilmiştir.

      Biz de bütün müslümanlar ve özellikle de tasavvuf yolunu önemseyenler için vazgeçilmez eserlerden biri olan Mektûbât'ın sahip olduğu bu müstesna yere uygun bir çalışma ile eseri okuyucularla buluşturmak istedik. Bu maksatla uzunca bir süre üzerinde çalışarak elinizdeki haliyle okurlara ulaştırdık.

      Mektûbât üzerinde yapmış olduğumuz çalışmaları şöyle özetleyebiliriz:

      Bu çalışmada ayet-i kerime ve hadis-i şerifler Arapça metinlerine yer verilerek harekelenmiştir. Bazı ayetlerin mealleri verilirken, genel olarak verilen mealden farklı bir meal verildiği görülecektir. Burada, konunun akışına uygun düşmesi ve İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin maksadını gözetmesi bakımından o meal tercih edilmiştir.

      Eserde yer alan hadis-i şeriflerin metinleri, kitapta ilk olarak geçtiği yere göre sıra numarası verilerek sıralanmıştır. Hadisin başında görülen numaralar buna işaret etmektedir. Hadis-i şeriflerin Mektûbât içinde geçtiği yerde kısa tahrici verilmiş, tam ve ayrıntılı tahrici ise 3. cildin sonunda yer alan "Hadisler ve Tahric" bölümünde hadisin metni ile birlikte verilmiştir. Bazı hadisler gerek hadis kaynaklarında gerekse İmâm-ı Rabbânî'nin Mektûbât'ta yaptığı nakillerde farklı lafızlarla geçmektedir. Biz de sözkonusu hadislerin tahricinde bu lafız farklılıklarına yer verdik.

      Mektûbât içinde ismi geçen, kendisinden bahsedilen ve mektup gönderilen şahıslar hakkındaki bilgiler de 3. cildin sonunda "Ekler" kısmında yer alan "Tercüme-i Haller" bölümünde bulunmaktadır. Mektûbât içinde geçen şahıslar hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler bu bölüme müracaat edebilirler.

      Yine Mektûbât içinde geçen tasavvuf, fıkıh, hadis ve kelam ilimleriyle ilgili terimlerin açıklamalarına da 3. cildin sonunda bulunan "Lügatçe" bölümünde yer verilmiştir. Özellikle tasavvuf terimlerinin sağlıklı ve doğru bir şekilde anlaşılabilmesi için buradaki açıklamalar dikkate alınmalıdır. Burada verilen açıklamalar özet mahiyetinde olup, konu hakkında daha ayrıntılı ve doyurucu bilgi edinmek isteyenler söz konusu ilim dallarında hazırlanmış olan daha geniş kaynaklara başvurabilirler.

      Bu çalışmada yapmış olduğumuz diğer bir yenilik de Mektûbât'ın ayrıntılı bir indeksinin hazırlanması olmuştur. Titiz ve uzun bir çaba sonucu hazırlanmış olan indeks üç bölümden oluşmaktadır.

      Birinci bölümde ayet-i kerimelerin indeksi yer almaktadır. Mektûbât'ta geçen ayet-i kerime meallerine ulaşmak isteyenler bu indeksten yararlanabilirler. Bazı uzun ayet-i kerimeler birden fazla cümle ile indekslenmiştir.

      İndeksin ikinci bölümünde hadis-i şeriflere yer verilmiştir. Burada da uzun olan bazı hadisler birden fazla cümle ile indekslenmiştir. İndeks, hadis-i şerifin başlangıç cümlesi esas alınarak yapılmıştır.

      İndeksin üçüncü bölümü ise, Mektûbât içinde geçen şahıs, eser, yer, konu, kavram ve terimler dikkate alınarak hazırlanmıştır. Yazılan mektupların muhatapları dikkate alınarak aynı konuda farklı uzunluklarda mektupların yazılmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda, konu hakkında doyurucu bilgi almak isteyenler için bu indeks bölümü oldukça yararlı olacaktır. Zira bazı mektuplarda kısa ve özet olarak anlatılan konuların daha geniş ve doyurucu açıklamaları başka bir mektupta yer alabilmektedir.

      Bu kıymetli eserin, din ve tasavvufun doğru biçimde kavranarak yaşanmasına katkı sağlaması bizleri sevindireceği gibi bu katkının ahiretimiz için de önemli bir azık olacağına inanıyoruz. Eseri okuyarak istifade eden kardeşlerimizden bizleri de hayır dualarında unutmamalarını diliyoruz.

      Duamızı, "Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun" sözü ile bitiriyoruz.


        Önemli Açıklama

      Allahu tealaya sonsuz hamdler, Habibi Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi vesellem'e, âli, ashabı ve tabilerine sürekli salat ve selam olsun.
      Muhterem kardeşlerim elinizdeki bu eser, daha evvel tercümesini yapmaya muvaffak olduğumuz Mektubatı Rabbani'nin kelime manalı tercümesidir. Medreselerimizde okutulmakta olan ve birçok ihvanımız tarafından ciddi şekilde elde bulundurulan bu eserin kelime manasının daha iyi anlaşılması için yaptığımız bu çalışmanın faideli olmasını ve tamamlanmasını yüce Rabbimizden niyaz ederiz.
      Bu eserin konusu tasavvuf olduğundan, herkes tarafından kolay anlaşılamaz.
      Anlaşılmakta yardımcı olmak için bazı dip notlar ilavesi ile açıkla­malar konmuştur. Bu notlar ve açıklamalar gözden geçirilirse mesele daha iyi anlaşılır.
      Bazı mektublardaki izahlar, diğer bazı mektuplarda da aynen geçerli olduğundan her mektuba izahatları tekrar getirmedik. Bu yüzden konuları aynı olan mektupları birbiri ardınca takip etmek daha uygundur.
      Kelime manası olan bölümler, soru edatlı olarak hazırlandı. Böylece ilim ehli için kolaylık hasıl olur. İlave bazı açıklamaları yazmaya çalıştık, ne kadar yazsak ta yine noksan olduğumuzun farkındayız....
      Bizden kaynaklanan veya baskı ile alakalı hatalarımızı tarafımıza bildirirseniz, inşaallah düzeltilmesine yardımcı olursunuz.
      Allah'u Teala, sevgili Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem hürmetine, dostlarının duaları ve bereketiyle hepimizi, Ehli Sünnet yolunda en güzel hizmetlere muvaffak eylesin. Âmîn.


      TASAVVUF ESERLERİNDE GEÇEN s MEVZU HADİSLER HAKKINDA AÇIKLAMALAR

      Bu meselede, Abdul Fettah Ebu Gudde'nin Talikat-ül Hâfile adlı eserinden alıntılarda bulunarak konunun daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmaya çalışacağız.

      İbnü Salah, Müsned eshabının adeti -usulü- hakkında mütekaddim den muhaddis, müfessir, tarihçilerin adeti, haberlerden ve hadislerden her bir babta varid olan her şeyi kitablarında zikretmeleridir.

      Her ne kadar isnadı sahih olmasa veya isnadı batıl olup isnadının batıl olduğunu bilseler de. Zira bunu yapmalarındaki gaye, senedini zikretmelerindeki gönül rahatlığının onlarda bulunmasıdır. Çünkü senedi zikretmek, hadisin getirilmesindeki muahazeden zimmeti beri eder.

      Zira isnad ilmi, muhaddisler arasında en kemal bir şekilde yaşar.

      Zahidü-I Kevseri Makalat adlı eserinde şöyle der: müfessir ve muhaddislerin mevzu hadisleri zikredip bunlardan sükût etmeleri, asla bu hadislerin onların katında sıhhatinin bulunduğuna delalet etmez, zira selef, batıl haberi senedi ile zikrettiğinde zimmetlerinin beri olduğuna inanırlardı, zira senedin zikrinde senedin batıl olduğunu beyan vardır, bunun tersine inanan kimse muhakkak cahil olmuştur

      Zahidü-I Kevseri müfessirlerin bu hareketine şöyle bir tevcih -izah-getirir. Sen çoğu müfessirleri mevzu haberleri bir menfaati var zannede­rek tedvin ettiklerini görürsün ki, hakim olan kurranın bazı gerekçeleri bununla beyan edip, haberin sıhhati ve zayıflığını, muhaddislerden nakid -derin- alimlere terk etmişlerdir.
      Böyle yapmalarının gerekçesi, bu bilgileri kendilerinden sonrasına ulaştırmaktır, zira ihtimaldir ki Kur'anı Kerimin kapalı bıraktığı bir konuyu izahta bazı faideler bulunabilir.
      Yoksa bu rivayetler, Müslümanlar katında rivayetleri hakikattir demek değildir.
      Süleyman ibni Abdil Kavi et Tufi el iksir fi Usulü Tefsir adlı kitabı­nın başında, müfessiri izamın kitablarında israiliyattan ve zayıf haberler­den tedvin ettikleri rivayetlerinde, kendilerinden sonra gelen kimseleri bunu kabul etmelerini ilzam etmemişlerdir, ancak bunları tedvin etmeleri, toplanması mümkün olan bir şeyin zayi olmasından korktuklarından dolayıdır, onlar bu haberlerin sahih ve zayıfını, batıl olup olmayanının ayıklanmasını kendisinden sonra gelen kimselere bırakmışlardır
      ibnü Hacer Lisan-ul Mizan adlı eserinde, hadis ilminde öncü olan kimselerin mevzu hadisleri, bunun mevzu olduğuna dair herhangi bir açıklama yapmadan zikretmeleri, senedi ile beraber hadisi zikretme­lerine dayanmaktadır, zira onlar inanıyorlardı ki, ne zaman bir hadis senedi ile zikredilirse, muhaddisler o senet sebebi ile o kimsenin zimmetini beri ederler ve bu işi hadisin isnadına bakan kimseye havale ederler.

      ZAYIF HADİS İLE AMEL ETME ŞARTLARI

      Leknevi Ecvibet-ül Fâdıla adlı eserinde Sehavi'nin hocası ibni Hacer'den şu nakline yer verir: Zayıf hadis ile amel etmenin üç tane şart vardır.
      Birinci şart, ittifakla kabul edilen zayıflık şiddetli olmayacak. Bu şartla yalan ile itham edilen ravi ile, halatı -karıştırması- çok olan ravi dışarıda kalmıştır.
      İkinci şart, genel bir aslın altına girdirilmiş olacak. Bu şart ile de, hiç bir aslı olmayıp uydurulmuş olan işler buradan çıkmıştır.
      Üçüncü şart, amel etme anında, hadisin sabit olduğuna itikad edilmeyecek ki, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in söylemediği bir şeyi O'na nispet etmekten uzak durmuş olsun.

      Şimdi ulemanın bu konu ile alakalı görüşlerine yer verelim

      Suyuti, Tedribür Ravi adlı eserinde, alimler bir hadisi kabul ettiler mi, her ne kadar isnadı sahih olmasa da, hadisin sıhhatine hüküm verirler.
      Ebu ishak Isfirayini, hadis hadis imamları arasında inkar olmadan meşhur olduğu zaman, hadisin sıhhati bilinmiş olur, der.

      Ebu Hasen Haddar, fakih olan bir kimse, hadisin sıhhatini hadisin senedinde yalancı bir ravi olmadığı zamanda, Allahın kitabından bir ayete muvafakat etmesi ile veya bazı şeriatın asıllarına uyması sebebi ile bilir de, onu bu şekilde kabul edilip amel edilmesine hamleden
      (Ecvibet-ul Fâzıla da 228. sayfa)
      Netice olarak deriz ki: Allah dostları bu rivayetleri eserlerine almışlar ve değer vermişlerdir, her ne kadar senetleri zayıf ve tartışmalı olsa da bunlardan çıkarttıkları zahiri ve batini/işaret manalarıyla eserlerini süslemişlerdir.
      Hak dostlarının itibar ettiğini, müslümanların güzel gördüğünü, bazı nasipsizlerin körü körüne inkar etmeleri, önemli bir mesele değildir.


      Allah'a hamd olsun, Muhammed Mustafa'ya salat ve selam olsun.

       
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786059815550
      MarkaKitap Kalbi Yayıncılık
      Stok DurumuBu ürün geçici olarak temin edilememektedir.
      9786059815550
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.