• Tüm Kategoriler
    • AXES BONUS CARD FİNANS WORLD PARAF MAXİMUM KARTLARA 3 TAKSİT CANLI STOK Sistemi ile Çalışıyoruz. Tedarik Sistemi Şeklinde Çalışmıyoruz. Stoktaki Ürünlerle Hızlı Kargo

      Kuranı Kerimin Türkçe Meali ve Tefsiri, 2.EL, KULLANILMIŞ

      Kuranı Kerimin Türkçe Meali ve Tefsiri, 2.EL, KULLANILMIŞ
      Görsel 1
      Fiyat:
      350,00 TL
      İndirimli Fiyat (%54,3) :
      160,00 TL
      Kazancınız 190,00 TL
      160.00 www.goncakitap.com.tr
      Geçici olarak temin edilememektedir. Temin edildiginde
      Haber Ver

      Bu ürünün yerine tercih edebileceğiniz ürünler

      Bez Ciltli, 2.Hamur, 655 Sayfa
      50,00 TL
      24,00 TL
      %52
      2 Cilt, Sarı Şamua, 1.248 Sayfa, 2. EL
      69,00 TL
      32,00 TL
      %53,6
      2 Cilt, 2.Hamur, 1.136 Sayfa
      140,00 TL
      70,00 TL
      %50
              Stoktan Kargo 

      Kitap                Kuranı Kerimin Türkçe Meali ve Tefsiri, 2.EL KULLANILMIŞ
      Yazar               Ömer Nasuhi Bilmen
      Yayınevi           Nesa Basın Yayın
      Etiket Fiyatı      350 TL 
      Kağıt - Cilt        3.Hamur kağıt - Ciltli, 8 Cilt takım
      Sayfa - Ebat     4.122 Sayfa - 17x24 cm
      Yayın Yılı         1997


      2.EL, KULLANILMIŞ, ORTA KONDİSYONLU
       
       
      Orijinal Sadeleştirilmemiş Tefsir
       
      Ömer Nasuhi Bilmen tarafından yazılan Kuranı Kerimin Türkçe Meali ve Tefsiri adlı kitabı incelemektesiniz.
      Kuranı Kerimin Türkçe Meali ve Tefsiri kitabı hakkında yorumları okuyup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartlarıbilgiyi aşağıda geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
       
      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır.  Alak 1-2

       

        KURANI KERİMİN TÜRKÇE MEALİ ALİSİ VE  TEFSİRİ
       
       
                MUKADDİME
       
      Malûmdur ki, Kur'anı azîmüşşan bütün insaniyet âlemini hidayet nur­ları içinde bırakacak bir kitabı semavîdir, bir kitabı ilâhîdir. Onun kutsî âyetleri binlerce hakikatleri camidir, bütün akıl sahiplerini irşade, tenvire kâfidir. Elverir ki o ulvi kitabın emirleri, nehiyleri, bütün hükümleri, tav­siyeleri can ve dilden kabul edilsin, onun bütün beyanatının birer hakikat, birer hikmet kaynağı olduğu tasdik olunsun.
       
      Evet, Kur'anı mübin, bütün beşeriyetin bir mukaddes, ilâhî kitabıdır. Bu mübarek kitabın bütün lâfızları da, mânaları da ilâhidir, vahye müs­tenittir. Bütün insanları bir vahdet, bir uhuvvet dairesine davet etmekte­dir. Binaenaleyh Kur'anı Kerîmin ayniyetini, pür hikmet hükümlerini olduğu gibi muhafazaya çalışmak bütün muhteviyatına tamamen riayet etmek, bütün beşeriyet için en kutsal, en faideli bir vazifedir.
       
      Kur'anı kerimin beyanatı, hükümleri ammeye müteveccih ise de bun­ları laikıyla ilmî bir dairede güzelce anlayıp kavramağa her kimse muk­tedir olamaz. Velev ki arap lisanına iyice vakıf bulunsun. Böyle bir kud­ret ve meziyeti haiz olabilmek için senelerce dini ilimler ile uğraşarak ma­haret ve imtiyaz kazanmış olmak lâzımdır.
       
      İşte bu vasıfları haiz olan bir çok islam âlimleri, Kuranı azimin yük­sek hakikatlerini, bütün hükümlerini yine arapça lisanıyla ve sair muh­telif lisanlarla şerh ve beyan ederek medeniyet ve islâmiyet âlemine pek kıymetli eserler ithaf etmişlerdir.
       
      «Tabakatul müfessirin» ünvanlı eseri acizide de yazılmış olduğu üzere asrı saadetten beri ondört asır içinde müteaddit müfessirler vücuda gel­miş, her biri güzel bir niyetle Kelâmı İlâhîye hıdmeti bir şeref telâkki etmiş, bunun neticesi olarak da yüzlerce kıymetli tefsirler ve birer meali kur'andan ibaret olan tercümeler kütüphaneleri tezyin edip durmuştur.
       
      Şüphe yok ki Kur'anı muciz beyan, bir kitabı ilâhîdir, onun mübarek lafızları da, mânaları da ulvîdir, vahyi suphaniye müstenittir. Ve bütün islâm âlemine, beşeriyet muhitine aynı surette hitap etmektedir. Ve bü­tün insanlar onu aynı surette takdis ve muhafaza ile mamur bulunmakta­dırlar.
       
       Kuranımübin, öyle bir belagat mucizesidir ki onun yüksek mânala­rını bütün hikmetlerini ve işaretlerini başka lisanlar ile tamamen ifade edebilmek gayri kabildir. Bu hususta bütün din âlimlerinin, bütün füsehayi ümmetin ittifakları vardır.
       
      Zaten Kur'anı azim, bir kavme değil bütün islam kavimlerine mahsus olmak üzere bir dini lisan ile nazil olmuş, bunun bu kutsî varlığı muhtelif ırklar, kavimler arasında islam birliğini, din kardeşliğini tecelli ettirmeğe vesile bulunmuştur.
       
      Binaenaleyh ibadet-ü taat hususunda bütün müslümanların Kuranı kerime dört elle sarılmaları, onun yüksek ve her veçhile maslahat ve hik­mete muvafık olan emirlerine, nehilerine riayet etmeleri kendilerinin se­lâmet ve saadetleri icabıdır. Hangi bir ırkın, hangi bir cemaatın arzusu ile bu dini vazifeye muhalif harekete kimsenin selâhiyeti yoktur. Aksi tak­dirde islam birliği haleldar olur, din kardeşliği zevale yüz tutar, bundan islam milletinin düşmanları istifade etmek ister.
       
      Şunu da arz ederim ki: Kuranı azimin bütün hükümlerini, beyanatını güzelce anlayabilmek bütün müslümanların efradı için kabil değildir; Araplar dahi Kuran lisanına vakıf oldukları halde herbiri onun bütün ahkamı celilesini lâikıyle anlamak kudretini haiz değildirler. Bu bir ihti­sas meselesidir. Bu hulusta mütehassıs zatların, din âlimlerinin bildirme­lerine, irşatlarına ihtiyaç vardır.
       
      Meselâ: Kur'anı kerimin bir kısım hükümleri itikatlara, ibadetlere, ahlâka, muamelata, eski kavimlerin ibreti hamiz tarihî hallerine aittir. İslam âlimleri ise bunlara dair muhtelif lisanlar ile müteaddit kitaplar yazmışlar, bunları islam âlemine birer feyz ve marifet vesilesi olmak üzere ithaf etmişlerdir.
       
      Artık her müslüman kendi kabiliyeti nisbetinde bunlardan istifade edebilir.
      Maamafih islamâlimleri, Kur'anı kerimin yüksek mealini de muhte­lif lisanlara mümkün mertebe tercüme etmiş bulunmaktadırlar.
       
      Kur'anı muciz beyanın tercümeleriesasen iki kısma ayrılır. Bir kısmı « tercümei harfiyye» dir ki bu Kur'anı mübini olduğu gibi aynen ve harfiyyen tercüme etmektir. Fakat böyle bir tercüme kabîl değildir. Çünkü her lisanın kendine mahsus incelikleri, nükteleri, işaretleri vardır. Bun­dan dolayıdır ki insanların eserleri bile başka lisanlara tercüme edilince ayniyyeti tamamiyle muhafaza edilmiş olamıyor. Artık binlerce hakikat­leri, işaretleri, mecazları ve nükteleri ihtiva edenKur'anı muciz beyanın aynen tercümesi nasıl kabil olabilir? Bu tercümeye nasıl Kur'an hükmü verilebilir? Bu olsa olsa muhtasar bir mealden ibaret bulunmuş olur. Eğer böyle bir tercüme bir takım hataları muhtevi bulunursa okunması bile caiz olamaz. Muharriri için de mânevi mesuliyeti calip bulunur.
        
      İkinci kısım tercümeye gelince buna da «Tercümei tefsiriye» namı ve­rilmiştir. Selâhiyetli olan zatların bu kabil tercümeleri vücude getirmeleri caiz ve faideyi haizdir. Nitekim böyle bir kısım tercümeler, tefsirler öte­den beri tahrir ve telif edilegelmiştir. Müslümanlar bu gibi mufassalca yazılmış tercümeleri oku yarak müstefid olabilirler. Şu da malûmdur ki bu tercümeler ile Kuranı azimin hükümlerini, hakikatlerini mümkün mer­tebe anlatabilmek için bunlarda bir kısım tafsilât vermek, şerh ve izah 
      kabilinden bazı beyanatta bulunmak mecburiyeti vardır. Artık, bu tercü­melerde, tefsirlerde Kur'anı kerimin aynına muadil olamaz. Ebedi bir mucize olan Kur'anı azimüşşanın hükmünü haiz bulunamaz. Bu tercümeler ile de namaz gibi ibadetleri ifa etmek meşru görülemez. Belki bunların mütaleasından istifade edilir, bunların okunması da sevaba vesile olur.
       
      Şunu da arz edelim ki, Allahu Teâla hazretleri Kur'anı Kerimi tilâvet ve hıfz ve sıyanet için fevkalâde bir .kolaylık vermiştir. Bin üçyüz küsur seneden beri muhtelif islâm ırkları arasında binlerce, milyonlarca zatlar Kur'anı azimin kıraatini kolaylıkla öğrenmiş bir çok sureler ile hafıza­larını tezyin etmiş ve aralarında nice binlerce kıymetli hafızlar yetişmiş ve yetişmekte bulunmuştur. Bu da Kur'anı mübinin bir ebedi mucize oldu­ğuna ve bütün müslümanlar arasında müşterek, vahyi ilâhiye müstenit mukaddes bir kitap bulunduğuna bir delildir ki hiç bir şey bunun yerine kaim olamaz.
       
      Acizleri kendi namıma tefsir ve tercüme yazacak bir iktidara malik olmadığımı itiraf ederim. Ancak bir hayli din kardeşlerimizin arzularına binaen Kur'anı azimin meali âlisine ve muhtasarca izahına dair bu eseri, bir çok muktedir âlimlerimizin tefsirlerinden istifade etmek üzere yaz­maya cüret eyledim. Bu tefsirlerin bir kısmı şunlardır:
       
      Beyzavi Tefsiri            :  Müellifi Abdullah Beyzavi'dir.
      Tefsiri Kebir              :  Fahrüddin Muhammed Razi'dir.
      Tefsiri Ebu Suud       :  Ebussuud Efendidir.
      Ruhul Beyan Tefsiri  :  Şeyh İsmail Hakkı merhumdur.
      Tefsiri Hatip Şerbini  :  Şeyh Hatibi Şerbinî'dir.       
      Hazin Tefsiri              :  Hazin diye maruf olan İbrahim Bağdadi'dir.        
      Şeyh Nimetullahı Nehcuvani Tefsiri
      Gazi Ebubekri Arabi  Tefsiri.
      Aliyyül Mehayimi  Tefsiri.
      Muhammet  Mahmudu Hicazi  Tefsiri
       

      İşte bu gibi makbul meşhur kitaplardan bilistifade yazmakta olduğum bu eseri acizanemdeki kusurlarımın affını rahim ve kerim olan mabûdi zişanımızdan niyaz ederim. (
      ömer nasuhi bilmen tefsiri , kuranı kerim Türkçe meali ve tefsiri fiyat, ömer nasuhi bilmen tefsiri fiyatı , orijinal sadeleştirilmemiş tefsir , nesa basım yayın, nasuhi bilmen tefsir , 8 cilt )
       


      Ömer Nasuhi Bilmen Kuranı Kerimin Türkçe Meali ve Tefsiri adlı tefsir kitabı nı incele diniz.
      Diğer Özellikler
      Stok KoduNesa Kur Türk Tefs
      MarkaNesa Basın Yayın
      Stok DurumuBu ürün geçici olarak temin edilememektedir.

      İlginizi Çekebilecek Diğer Ürünler

       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.