• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. Sürat kargo ile çıkış yapmıyoruz.

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Mecmauz Zevaid ve Menbaul Fevaid, 20 Cilt

      Mecmauz Zevaid ve Menbaul Fevaid, 20 Cilt
      Mecmauz Zevaid ve Menbaul Fevaid, 20 Cilt
      Mecmauz Zevaid ve Menbaul Fevaid, 20 Cilt
      Mecmauz Zevaid ve Menbaul Fevaid, 20 Cilt
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Görsel 4
      Fiyat:
      900,00 TL
      İndirimli Fiyat (%47,2) :
      475,00 TL
      Kazancınız 425,00 TL
      5.0 1
      475.00 www.goncakitap.com.tr
      118,75 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
      Aynı Gün Kargo
      Sepete EkleSatın Al
              Stoktan Kargo

      Kitap             Mecmauz Zevaid ve Menbaul Fevaid
      Yazar            Nureddin El Heysemi
      Tercüme        Adem Yerinde
      Yayınevi        Ocak Yayıncılık
      Kağıt - Cilt     Şamua kağıt - Ciltli, 20 cilt
      Sayfa - Ebat  13.000 sayfa - 18x24 cm, Büyük Boy
      Yayın Yılı       2015 Baskı,  18.776 hadisi şerif , Arapça ve Türkçe metinli
      ISBN              9789759016258
       
      Ocak Yayıncılık, Nureddin El Heysemi  tarafından yazılan Mecmauz Zevaid ve Menbaul Fevaid adlı kitabı incelemektesiniz.
      Mecmauz Zevaid ve Menbaul Fevaid hadis kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları ve bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
       
      Yaratan Rabbinin adıyla  oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2



                 Mecmau'z-Zevâid


      Nûreddîn el-Heysemî


      Tercüme: Hüseyin Yıldız, Hasan Yıldız ve Zekeriya Yıldız


      KÜTÜBİ SİTTE’DE OLMAYAN 18.776 HADİS-İ ŞERİF VE TÜRKÇE AÇIKLAMASI


      Zevâid türü hadis kitaplarının en büyüğü olan bu eserde 18.776 hadis-i şerif konu başlıklarına göre okuyucuya sunulmuştur.

      Meşhur ALTI HADİS KİTABI’ında ( Kütübü Sitte’de ) olmayan oldukça nadir hadis-i şerifler ihtiva eden bu muhteşem klasik kaynak eser, sınıfındaki en büyük hadis koleksiyonudur.


      Kitabımızda yer alan ve her biri oldukça hacimli olan bu kaynaklar:

      Müsned, İmam Ahmed b. Hanbel
      Müsned = el-Bahru’z-zahhâr, Bezzâr
      Müsned, Ebû Ya’lâ el-Mevsılî
      el-Mu’cemu’l-kebîr, Taberânî
      el-Mu’cemu’l-evsat, Taberânî
      el-Mu’cemu’s-sağîr, Taberânî
      Müsnedu Ebî Saîd, Taberânî
      Müsnedu Âişe, Taberânî



                YAYINCININ ÖNSÖZÜ
       
      Her türlü noksan sıfatlardan tenzih etiğimiz aziz ve celil olan Allah’a hamd; O’nun sevgili Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) ‘e en güzel salavatlar ve selamlar olsun… Ümmetine bıraktığını söylediği iki mirastan ikincisi olan sünnet; bizim vazgeçemiyecegimiz  en değerli başvuru kaynağımızdır. Kendilerini hadis-i şeriflerden soyutlayıp yalnızca Kur’an ile yetinmek, son yılların ülkemizde karşılaştığımız en büyük fitnelerden birisidir.
       
      Sünneti ihya etmek müminlerin en büyük hedeflerinden birisidir. Özellikle sünnetlerin yıpratılmaya çalışıldığı toplumlarda ve dönemlerde bu, daha da bir önem arz etmektedir. Hadislerin bu toplum tarafından hafife alınmasının en önemli nedenlerinden birisi Hanefi mezhebi ulemasının diğer mezheplere göre hadis  ilmiyle ve kaynaklarıyla daha az haşir neşir olmalarıdır. Bunun yanında günümüzde Müslüman halkı “aydınlatmak” ile görevli bazı zevatın “modernleştirme” ve “özgür” düşünme özentisiyle hadisi bir kenara atmaya çalışmaları bize kuşkusuz tarihteki Mu’tezile ve Harici mantalitesini  çağrıştırmaktadır.
       
      Bütün bu olumsuzluklara rağmen yayınevi olarak atlanması gereken çıtayı oldukça yükselterek ve çok daha ilerisini hesap ederek tüm sünnet kaynaklarını, başka bir deyişle temel hadis kaynaklarını orijinal metinleriyle birlikte Türkçe okuyan ilim aşığı insanların hizmetine sunmayı hedefledik. Belki Yüce Allah bu toplumun gönlüne bir sebeple hadis sevgisini yerleştirir de Resulü’nün (sav) sünnetine bir yöneliş olur ve hakiki islami bilinçlenme gerçekleşir. Bu sayede Yüce Efendimiz’in (sav) örnek şahsiyeti daha iyi tanınmak suretiyle O’nun misyonu bir nebze de olsa bu topluma yön vermiş olur.
       
      İşte bu çerçevede sıra ile Cem’ul-Fevaid ve Metalib’l-Aliye kitaplarının peşinden İbn Ebi’d-dünya Kitap çıkları serisini çıkardık.
       
      Prensip olarak hadislerin çevirileri yanında harekeli olarak Arapça orjinallerini vermekle, tercümede doğabilecek hataların önüne geçmek ve Arapça aslına müracaat imkanı sunmayı hedefledik. Diğer taraftan dini metinlerin ilimsel değer kazanabilmesi Arapça metinlerini de beraber vermekle mümkün olduğu ehlince malum bir husustur.
       
      Cem’ul Fevaid’i yayınladığımızda, Mecma’uz-zevaid ‘den yapılan seçmeleri oldukça az olduğunu müşahede ettik. Tekrar  Mecma’uz-zevaid’in tercümesini sunmakla Ahmed bin Hanbel, Ebu Ya’la ve Bezzar’ın Müsned’leri ile Taberani’nin üç Mu’cem-ini bir arada Türkçe çevirileriyle birlikte arzetme imkanı bulduk ki, bu üç Müsned, zaten zamanımızda ulaşmış en büyük üç Müsned kitabıdır. Diğer taraftan Taberani’nin el-Mu’cemu’l-Kebir’ide zaten tertip itibariyle dev bir Müsned’dir. Özetle dört büyük hadis Müsnedindeki hadisler, en kolay kullanım tarzı olan konularına göre bir düzen içinde kullanıcıya sunulmuştur.
       
      Mecma’uz-zevaid ‘in aslında hadislerin ravi zincirleri atılmıştır. Bir diğer değişle  orijinal hallerinde noksanlık vardır. Yayınevi olarak koyduğumuz prensip gereği Heysemi tarafından “hazfedilen” (atılan) isnadları tekrar yerine koymaya çalıştık. Yine bu konuda imdadımıza  Kahire’deki  OFFOK şirketinin çıkardığı alanında tek olan Cevami’ul Kelim hadis programı yetişti. Kopyala-yapıştır yapmak suretiyle tüm  Mecma’uz-zevaid’i harekeli ve isnadlı hale getirdik. Hadisin son konusu kaynaklarda birkaç kez geçtiği de olmuştur. Bu durumda isnadı sahih ise sadece rivayetlerden birini alarak, Heysemi ‘nin zikrettiği metnin aynısına sahip olanı verdik. Bazen de Heysemi’nin bir ravisi sebebiyle zayıf hükmü verdiği rivayetlerin Cevamiul Kelim programında mütabiilerini de bulduk. Bu durumda gerekli uyarıyı dipnotta yaptık.
       
      Dipnottaki tüm bilgiler  Mecmauz zevaidi  neşri hazırlayan Abdullah Muhammed ed-Derviş’e aittir. Söz konusu programdan yaptığımız ilaveleri, dipnotun sonuna “Cevami’ul Kelim” ibaresi getirmek suretiyle belirledik.
       
      Başarı Allah’tandır….
       
      YUSUF ÖZBEK
       
       
                DİKKAT  EDİLECEK  HUSUSLAR

       
      Elinizdeki Mecmau'z-zevâid kitabı aşağıdaki kitapların Kutub-u Sitte'de bulunmayan zevâid hadislerini bünyesinde barındırmaktadır:
       
       
      Müsned, İmam Ahmed b. Hanbel
      Müsned = el-Müsnedül-kebîr = el-Bahru'z-zahhâr, Bezzâr
      Müsned, Ebû Ya'lâ el-Mevsılî
      Mu'cem şüyûhihî, Ebû Ya'lâ el-Mevsılî
      el-Mu'cemu'l-kebîr, Taberânî
      el-Mu'cemu'l-evsat, Taberânî
      el-Mu cemu s-sağır, Taberânî
      Müsnedu Ebî Saîd, Taberânî
      Müsnedu Âişe, Taberânî
       
       
      Kitap içinde gerek yazarı Heysemî, gerekse Arapça yayına hazırlayan Muhammed ed-Dervîş'in kullandığı bazı hadis ıstılahları ile karşılaşacaksınız ki bunlar genellikle ravi değerlendirmeleri olarak karşımıza çıkacaktır. Bu terimleri aşağıda kısaca açıklamaya gayret gösterdik:
       
      "Sened" "İsnâd": Ravi isimleri zinciri; hadisi birbirinden rivayet ederek sonrakilere ulaştıran, bir başka ifadeyle hadisin, ravilerin kronolojik sırayla zikredildikleri bölümü.
      "Sahîh": Rivayet zincirinin başından sonuna kadar güvenilir ravilerin birbirinden rivayet ettiği, belirli bazı kusurları olmayan hadistir. Bir başka ifade ile sahibine ait olduğu kesinleşmiş hadis için de kullanılan bir terimdir.
      "Hasen": Ravisinin hadisi zabtetmekteki kusurları nedeniyle sahih olamayacak kabul derecesindeki hadistir. Başka kanallarla desteklendiğinde derece olarak sahihe yaklaşabilir. Makbul bir rivayet türüdür.
      "Zayıf": Sahih ve hasen hadisin şartlarını taşımayan, ancak uydurma da olmayan hadise denir.
      Bir ravi hakkında kullanıldığında ise: Rivayet ettiği hadis, başka bir senedinin olup olmadığını araştırılacak ve ona göre değerlendirme yapılacak olan ravidir.
      "Ceyyid": Hasen mertebesinden yukarıda sahihe yakın bir kabul konumuna gelmiş hadis türüdür. Sonraki ulemadan bir grubun kullandığı ve ihtiyaten sahîh hükmünü vermekten kaçınıldığı bir terim olarak karşımıza çıkmaktadır.
       
      "İhticaca elverişli değildir", "İhticac caiz değildir":
       
      Bu ifadenin kullanıldığı raviler, zayıf kabul edilip rivayet ettiği hadis, başka bir senedinin olup olmadığını araştırmak ve ona göre değerlendirmek üzere ihtiyatla
      alınır.
      "Merfû", "Müsned": Resûlullah'a (a.s) ait olduğu söylenen söz. "Sahabi bu hadisi ref'etti" denildiğinde bununla hadisin Allah Resulü'ne (a,s) ait bir söz olduğu belirtilmiş olur.
      "Mevkuf": Sahabenin söz ve fiilleri, sahabi hadisi.
      "Mürsel": Tâbiûn neslinden bir ravinin, sahabiyi atlayarak doğrudan Hz. Peygamber'den (sav) rivayet ettiği hadise denir.
      "Munkatı": Ravi zincirinde bir, ya da peş peşe olmayarak iki ravisi atlanmış/ olmayan hadise denir. Bunu bazen "isnadında kopukluk" vardır ifadesiyle de belirttik.
      "Garîb": Metni bir çok kişi tarafından tek bir raviden rivayet olunan hadise denir.
      "Teferrüd etmek": Bir hadisin rivayetinde tek kalmak; sadece kendisi rivayet etmek demektir.
      "Tedlis" ve "Müdellis": Ravinin rivayet ettiği hadisin ravilerinden birisinin kusurunu çeşitli yollarla gizlemek suretiyle sorunsuz bir rivayet izlenimi verdirmek demek olup, bu tür davranışlarda bulunanlara "müdellis" denir.
      "Münker": Zayıf bir ravinin kendisinden daha iyi durumda olan ravilere aykırı bir şekilde rivayet ettiği hadise denir.
      "Mütâbaat": Bir rivayetin  başka bir ravi tarafından nakledilmesi ile desteklenmesidir.
      "Sadûk": Hakkında kesin zayıftır kanaati hasıl olmamış hadisi yazılıp araştırılması sürdürülecek raviye denir.
      "Hadis çalmak"  "Hadis hırsızlığı yapmak": Muteber ravileri ve rivayet yollarını kullanarak yeni hadis metinleri üretmektir.
      "Metruk": Rivayet ettiği hadislerinin alınması mahzurlu olan ravi olup; hadis uyduran mertebesinin altında yer alır.
       
       
                KİTAP VE YAZARI HAKKINDA
       
       
      Elimizdeki kitabın önemini anlamak için öncelikle Kııtub-i Süte'nin ehemmiyetini bilmek gerekir. Söz konusu hadis koleksiyonlarının anlayan, Allah Resûlü'nün (sallallahu aleyhi vesellem) hadislerini bir araya getirmekte bunların taşıdığı rolün de farkına varır.
       
      Allah Resûlü'nün (sallallahu aleyhi vesellem) hadislerini bir araya getirip kullanışlı bir şekilde kullanıma sunmak açısından elimizdeki kitap, önem sıralamasına göre Kutub-u Sitte'den hemen sonra yerini almaktadır. Diğer bir açıdan bu kitap, yazarının da hadis ilmi sahasındaki yerini de gözler önüne sermektedir.

      Müellifin yani Heysemî'nin hayatına bakıldığında kendisini bütünüyle hadis araştırmalarına verdiği görülür. Eserlerine göz attığımda hazırladığı kitapların Mecmauz Zevaid'in ön çalışmasını oluşturan eserler olduğu göze çarpar. Örneğin İbn Hibbân'ın Sikât'ını tertip etmesi; el-Mu'cemu'l-evsat ile el-Mu'cemu's-sağîr'i Mecmau'l bahrayn adı ile birleştirmesi ve Bezzâr'ın Müsned'inin Keşfu'l-estâr adı altında zevâidini sunması gibi ... Bu durumda önceden hazırladığı bu eserler, Mecmu uz-Zevâid 'in parçaları konumundadır. Hazırlayıcısını şöhrete kavuşturan bu kitap, Heysemî 'nin adı geçtiğinde birlikte anılan büyük bir hadis koleksiyonu olarak yüzyıllardır kullanımda yaşamını sürdürmüş bir Sünnet kaynağıdır.

      Bu kitap üzerine Ebu Abdullah Muh. b. Süleyman b. el -Fâsî b. Tâhir es-Sûsi er-Rudânî'nin de önemli bir çalışması olmuştur. Bu zat, Mecmu'z-Zevâid'deki hadislerde geçen uydurma ve ağır zayıf olan hadislerle birlikte mükerrer olanları da tecrîd ederek Kutub-u Sitte ile birleştirmek suretiyle Cem'ul-Fevâid min Câmi'il-usûl ve Mecmu'iz-Zevâid isimli koleksiyonunu kaleme almıştır. Cem'ul-Fevâid'de geçen hadis sayısı 10.133'tür. Buna karşılık Mecmau'z-Zevâid 'de 18.776 hadis mevcuttur. Cem'ul-Fevâid'de Kutub-u süte ile Mecmau'z-Zevâid 'den tecrîd edilen hadislerin bir arada olduğu düşünülürse Mecmauz Zevaid 'in kapsamı çok daha kolay anlaşılır.
       
         
      YAZARINI MECMAU'Z-ZEVÂİD KİTABINI HAZIRLAMAYA İTEN SEBEP
       
       
      Kutub-u sitte dışındaki hadislerin çokluğu ve bunların İslam ümmetinin kullanımına en uygun ve kolay şekilde bir arada büyük ve tek bir koleksiyon halinde arz edilmesi ihtiyacı en önemli saik olmuştur. Zevata dediğimiz Kutub-u Sitte dışındaki hadisler hakkında ravi zincirini değerlendirilmelerinin yapılmamış olması da bir ihtiyaç idi. Diğer bir etken de Heysemi nin hocası Hafız el-Irâkî'nin onu bu konuda cesaretlendirmiş olmasıdır.
       
       
                 KİTABIN İSMİ HAKKINDA

      Kitabın adı incelendiğinde yazarın bunun kelimelerini düşünerek seçtiği anlaşılır. İki ana parçadan oluşur: 1. Mecmau'z-Zevâid; 2. Menbau'l-Fevâid.
      Mecmau'z-Zevâid: Zâidlerin toplandığı, bir araya geldiği yer demektir ki bununla; Kutub-u sitte'ye nisbetle zâid olan hadisler kastedilmiştir.
      Menba'ul-Fevâid: Faydalar/yararlar membaı/kaynağı demektir. Hadis-i şeriflerin, insanlığın ihtiyaç duyduğu tüm faydaları barındıran bir kaynak olduğu açık bir gerçektir. Tabii ki bunun yanı sıra yazarın hadislerin rivayet yolları hakkında verdiği bilgiler de fevâidden/faydalardan sayılır. Yazarının da ifade ettiği gibi kitaba bu ismi veren hocası Irâkî, kullandığı sözcükleri kitabın maksadına uygun olarak vermiştir.
       

                 YAZARI  HAKKINDA
       
       Nûreddin Ebul-Hasan Ali b. Ebî Bekir b. Süleyman b. Ebî Bekir b. Ömer b. Salih el-Heysemî el-Kâhirî eş-Şâfiî el-Hâfız 735 H. yılında dünyaya geldi. Kur'an öğreniminden, sonra baliğ olduğunda Hafız Zeynül-Irâkî'nin sohbetine başladı. Ne hazarda, ne de seferde tâ ki ölene dek hocasından hiç ayrılmadı. Bütün haclarında ve ilim yolculuklarında onu yalnız bırakmadı. Mısır, Kahire, Harameyn, Beytül-Makdis, Şam, Baalbek, Halep ve Trablus gibi şehirlerde yaptığı bütün hadis kitabı imlâlarında o da dinleyicileri  arasında bulunuyordu.  Bazen  de  şeyhine  kendisi okumuş, o da dinlemiştir.
       
      Başka şeyhlerden de muhtelif hadis kitaplarını dinlemiştir. Hocası Irâkî'nin kızı Hadîce ile evlenmiştir. Ayrıca hocasının bazı kitaplarını o kaleme almış, üstadının hadisleri içinden bazı tahrîclerde bulunmuştur. Hocası ile beraber olduğu süre zarfında elimizdeki kitabın asılları mesabesinde olan Taberâni'nin üç Mu'cem'i, Ahmed b. Hanbel, Ebû Ya'lâ ve Bezzâr'ın müsnedlerinin zevaidlerini hazırladı. Önce İmam Ahmed'in Müsned'i ile başladı, zevâidi iki cilt oldu. Taberâni'nin M. el-Evsat'ı ile M. es-Sağîr'inin ikisini birlikte kapsayan tek kitapta zevaid lerini hazırladı. Diğer kitapların her biri için müstakil zevâid kaleme aldı. Sonra hepsini tek bir kitapta topladığında elimizdeki Mecmauz Zevaid meydana geldi. Sonra İbn Hibbân'ın zevaid'ini çıkardı. Ebû Nuaym'ın Hilye'sini fıkıh bâblarına göre tertib etti. Ancak vefat ettiğinde henüz müsvedde halinde idi. Sonra gelen İbn Hacer tarafından tamamlanmıştır. İbn Hibbân ile el-İcli'nin güvenilir ravilere daire Sikât kitaplarını alfebetik sıraya koydu.
       
      Vefatından sonra şeyhinin bıraktığı boşluğu doldurdu. Yumuşak huylu, hayırsever birisi olmakla birlikte ehl-i hadise sevgisi fazla idi. Hac sırasında iken İbn Hacer, elimizdeki kitaptan bir bölümünü ayrıca Müsned-i Ahmed'in zevâidinden dörtte birini yazarına okumuştur. Şeyhi Irâkî'ye olan saygı ve sevgisi İbn Hacer'in dahi dikkatini çekmiştir. Hadis metinlerini bulup ortaya çıkarmakta oldukça yetenekli olduğunu söylemiştir. Mecmauz Zevâid 'de gördüğü yanılgıları bir kenara not ettiği Heysemi 'nin kulağına gidince bu durum ağrına gitmiş; bunun üzerine İbn Hacer bu çalışmasını yarım bırakmıştır. (Bkz. İnbâu'l-ğumur bi-ebnâil-umur)
       
      Hafız Yûsuf b. Şahin der ki: "Dört çağdaş âlim: es-Sirâc İbnü'l-Mulakkin, es-Sirâc el-Bulkînî, ez-Zeyn el-Irâki ve en-Nûr el-Heysemî'dir. Bunlardan fıkıh konusunda en bilgilisi el-Bulkînî, hadisi ve metinlerini en iyi bileni el-Irâki, en çok eser vereni İbnü'l-Mulakkin ve hadis metinlerine en iyi ezberinde tutanı Heysemî'dir."
       
      Yumuşak huylu bir insan- olarak tanımlanan Heysemî, H. 807 yılının 19 Ramazan'ında vefat etmiştir. Kahire'de Bâbu'l-Barkiyye dışına defnedilmiştir.
       
      Heysemî'nin biyografisi hakkında başvurulacak kaynaklar:
       
      İbn Hacer, İnbâu'l-ğumur bi-ebnâi'l-umur (5/172, 256-60); Sehâvî, ed-Dav'ul-lâmi' (5/200)
      İbn Fehd, Lahzu'l-elhâz (s. 239-41)
      Suyûtî, Husmı'l-muhâdarafi ahbâr Mısr vel-Kâhire (1/362)
      Suyûtî, Tabakâtu'l-huffâz (s. 372-373)
      Suyûtî, Tedrîbu'r-râvi (s. 277)
      Sâdık b. Hasan el-Kanûcî, et-Tâcu'l-mükellel, (biyografi no. 443)
       
       
      HEYSEMÎ'NİN RAVİLER VE HADİSLER HAKKINDA HÜKÜM VERİRKEN İZLEDİĞİ METOD
       
      Hadisler üzerinde verdiği hükümlerde şu iki nokta dikkat çekmektedir:
       
      1.    Hadisler hakkında verdiği sıhhat veya zaaf türünden kesin hükümleri oldukça azdır.
      2.    Raviler hakkında güvenirlik hükmü verirken İbn Hibbân'ın Sikât'ını esas almıştır.
       
      Heysemî, hadislerin senedleri hakkında sıhhat ve zaaflık açısından açık ve belirgin hüküm vermek yerine, senedi oluşturan ravilerin durumlarını zikretmeyi yeğlemiştir. Şeyhi Irâkî de bu metodu uygulardı. İsnadı hakkında verdiği kesin hükümlerin çoğunluğu "hasen" hadislerdir. Bununla o, zayıf hadisin başka şahitler yardımıyla güçlenmesi ile elde ettiği mertebeyi kastetmiştir.
       
      Zayıf raviler konusunda ise en önemli dayanağı Zehebî'nin el-Mizânu'l-i'tidâl'idir.
       
      Bu arada verdiği hükümlerin bazılarında Heysemi tenkide uğramıştır. Aşağıda buna örnekler verilmiştir:

      a)     1062 nolu hadiste olduğu gibi Leys b. Ebî Süleym'i müdellis olarak vasıflamıştır ki, ondan başkasının böyle bir iddiası yoktur.
      b)      529, 14221 nolu hadislerde olduğu gibi senedinde uydurmacı olduğu halde ravilerini güvenilir saymıştır.
      c)      531 numarada olduğu gibi zayıf olduğu bilinen bir raviyi tevsik etmiş; ya da güvenilir bir raviyi zayıf addetmiştir, (no. 713, 1452).
      d)      Bir yerde tanımladığı raviye, başka bir yerde durumu meçhul hükmü vermiştir, (no. 713,1452).
      e)      Aynı zayıf raviler hakkında farklı ifadeler kullanmıştır (2, 4, 4479,17551,17559).
      f)       Müdellislerin tasrih siygalarını kullandıklarını bazen belirtmemiştir, (hadis no. 1254,1266, 4433)
      g)      Kimi isnâdlardaki kopukluğa deyinmemiştir. (14836,14843)
      h)     Kimi hadisler için birbirine zıt hükümler vermiştir. Örneğin: "Tanımadığım biri var" "Ravileri güvenilirdir" (4095, 10108), "İsnadı ceyyiddir" "İki ravisi zayıftır" (11008, 896).
      i)      Bazı rivayetlerde birden fazla zayıf ravi varken, bunlardan sadece birini zikretmekle yetinmiştir (13808)
      j)      Ravileri Sahih'in ravileri dediği halde aksi durumda olanlar mevcuttur (1232)

       
                    METODUNUN DİKKAT ÇEKEN NOKTALARI
       
      Kullandığı kaynakların bilgilerini aynen kaynağındaki gibi vermeye çalışmıştır. Aksi metinlerin mevcudiyeti durumunda hadisin münkerliğinden söz etmiştir. (Örn. 14387, 12413), Tabii ki bu durum karşılaştırma yapmayı gerektirir.

      Bazı hadislerde müdrec metni ortaya koymuştur ki bu, tarihi bilgilere hâkim olmayı gerektirir, (no. 2819) Âhir ömründe hafızası bozulmuş, bunamış ravilerden rivayette bulunanların hangilerinin rahatsızlıktan önce mi, sonra mı rivayet ettiklerini belirtmiştir. (454,472).
       
       Hakkında menfi sözler söylenen kimi ravileri tevsîk etmeye çalışmıştır. (Örn. 500).
      Bazen de kaynağından nakilde bulunurken o kaynağın yazarının isnadı hakkında verdiği hükmü vermekle yetinmeyip eleştirmiştir. (Örn. 16844,1354,14926).

       
                  HEYSEMÎ 'YE ÖZEL ISTILAHLAR
       
      *"Mürsel sahih" dediğinde ravilerinin güvenilir olduğunu kasdetmiştir.
       
      Tek başına Taberânî'yi kaynak gösteriyorsa bununla onun el-Mu'cemu'l-kebîr''ini kastetmiştir, (no. 10624,10717,10752).
       
      "Ravileri Sahîh ricalidir" dediğinde Müslim'in Sahîh'ini murad etmiştir.
       
      *"İsnadında falanca ravi vardır" dediğinde bununla o ravi hakkında olumlu, ya da olumsuz bir kanaatin belirtilmemiş olmasını kasdetmiştir.
       
      *Şayet bir hadisin isnadında metruk bir ravi varsa ve de başka rivayet yolları da mevcutsa söz konusu ravi hakkında "zayıftır" demekle yetindiği de olmuştur.
       
      "Ravilerini güvenilir saydılar" tabiri ile İbn Hibbân dışındakilerin o raviyi tevsik ettiklerini, ya da bir grup tarafından zayıf görülmekle birlikte, diğer grup tarafından güvenilir sayıldığını kasdetmiştir.

      "İsnadı zayıftır" deyip hiçbir açıklama ve sınırlama getirmemişse bununla birkaç zaaf illetinin mevcudiyetine işaret etmiştir, (no. 15343,15566)
       
      *"Zayıf olduğunda icmâ edilmiştir" diyorsa bununla ravinin
      metruk olduğunu kasdetmiştir.
       
       
                   ZEVÂİD

      Lügatte aslından olmayan fazlalık olan şey demektir.' Istılahta yeni hadis terminolojisinde belirli "asıllarda" geçmeyen, diğer bir tabirle zâid/ fazla olan hadislerdir.

      Hadis literatüründe "Asıl hadis kitabı" denilince şunlar kasdedilmiştir:

      1.    Sahîhayn (Buhârî ile Müslim'in Sahîh'leri)
      2.    Kutub-u sitte
      3.     Kutub-u hamse
      4.     Kutıub-u sitte ve Müsned-i Ahmed.
       
      Zevâid kitapları konularına göre hazırlandığı için kullanımı ve yararlanması daha iyidir. Bazı zevâidi çıkarılan kitapların asılları zamanımıza kadar eksiksiz olarak gelememiştir. Bu durumda zevâid daha da önce kazanmaktadır.

      İlk zevâidi Moğoltây b. Kılıç (öl. H. 762) hazırlamıştır. Onu Heysemî izlemiş, onu da Bûsîrî ve İbn Hacer takib etmişlerdir.
      Heysemî'nin ilk zevâidi İbn Hibbân'ın Sahîh'inde yer alıp Buhârî ile Müslim'in Sahih'lerinde olmayan hadisleri bir araya getirdiği Mevâridu'z-zamân adlı eseridir. Burada Heysemî baz olarak Sahîhayn' ı almıştır. Sonraki zevâid çalışmalarında ise Kutub-u Sitte'yi esas almıştır. Kaleme aldığı zevâidleri şunlardır:
       
      Ğâyetu'l-maksad fi zevâidi'l-Müsned
      el-Bedrü'l-Münir fi zevâidi'l-Mu'cemi'l-kebîr
      Buğyetu'l-bâhis an zevâidi Müsnedi'l-Hâris
      Keşfu'l-estâr an zevâidi'l-Bezzâr
      Mecmau'l-bahreyn fi zevâidi'l-Mu'cemeyn (el-Evsat ves-sağîr)
      el-Maksadu'l-ali fi zevâidi Ebî Ya'la'l-Mevsılî
      Mecmau'z-zevâid ve-menbau'l-fevâid
       
      Heysemî'nin yolunu izleyen Bûsiri, İthâfu'l-hıyara'l-mahara bi-zevâidi'l-mesânîdi'l-aşara adlı bir kitapta aşağıdaki hadis kitaplarının zevâidini konularına göre bir araya getirmiştir:
       
      Müsned, Ebû Dâvud et-Tayâlisî
      Müsned, Müsedded
      Müsned, el-Humeydî
      Müsned, İbn Ebî Ömer el-Adenî
      Müsned, İshâk b. Râheveyh
      Müsned, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe
      Müsned, Ahmed b. Meni'
      Müsned, Abd b. Humeyd
      Müsned, el-Hâris b. Ebî Usâme
      el-Müsnedü'l-kebîr, Ebû Ya'lâ.
       
      Bu kitapta zevâide esas alman asıl Kutub-u sitte'dir.
       
      Daha sonra Bûsirî, Ibn Mâce'yi ele alıp diğer Kutub-u sitte kitaplarına göre zâid olan hadisleri bir araya getiren bir eser telif etmiştir; Misbâhu'z-zücâcefi zevâidi İbn Mâce.
      Daha sonra gelen İbn Hacer, bu yolu takib ederek bir koleksiyon oluşturmuş; el-Matâlibu'l-âliye bi-zevâidi'l-mesânîdi's-semâniye adlı kitabın ihtiva ettiği müsnedler şunlardır:
       
      Müsned, Ebû Dâvud et-Tayâlisî
      Müsned, el-Humeydî
      Müsned, İbn Ebî Ömer
      Müsned, Müsedded
      Müsned, Ahmed b. Meni'
      Müsned, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe
      Müsned, Abd b. Humeyd
      Müsned, el-Hâris b. Ebî Usâme
       
      Ona daha sonra Ebû Ya'la'nın el-Müsnedül-kebîr''inden ilaveler yaptı. Bunun dışında Bezzâr'ın zevâidini çıkardı.
       
      OCAK YAYINCILIK OLARAK MECMA'Yl YAYINA HAZIRLIKTA YAPTIKLARIMIZ
       
      Daha önce neşrettiğimiz el-Matâlibu'l-âliye fi zevâidi'l-mesânîdi's-semâniye'de başlattığımız gibi temel prensibimiz:
       
      * Hadisin tercümesini Arapça orijinaliyle birlikte sunmak;
      *Arapça metinleri tümüyle harekeli olarak vermek;
      *Arapça metnin ravi zinciri (sened) bölümünü olduğu gibi muhafaza etmek.

      el-Matâlib''den sonra başladığımız İbn Ebî'd-Dünyâ külliyatında da bu metodu izledik.

      Piyasada mevcut hadis programlarına baktığımızda neşrini yaptığımız kitapların bu CD'lerde harekesiz olarak geçtiğini, üstelik çok ta yanlışlar ihtiva ettiğini gördük. Sadece Mısır-Kahire'deki OFFOK şirketinin piyasaya sürdüğü Cevâmiu'l-kelim adlı hadis programında tüm isnâdlı hadislerin hiçbir ihtisara tâbi tutulmadan, hem de harekeli olarak verildiğini görünce o çalışmayı esas alarak neşrini yaptığımız kitaplarda geçen hadisleri bu şirketin piyasaya sürdüğü programdan indirmek suretiyle kullandık.

      el-Matâlibu'l-âliye'nin uzun süre piyasada olan matbu nüshasında geçen hadislerinin isnâdlı formlarını yaptığımız neşre dahil ettik.
      Gelelim Mecma'uz-zevâid'e; bilindiği gibi elimizdeki kitabın orijinalinde hadislerin ravi zincirlerinde kısaltma yapılıp sadece son ravinin adı verilmiştir. Bu durumda prensibimiz gereği bize bu hazf edilen parçayı yeniden yerine oturtmak mecburiyeti hasıl oldu.
      Biz de sözünü ettiğimiz CD programı içinde, Mecma'uz-Zevâid'de belirtilen kaynakta o hadisi bulup olduğu gibi kopyalayıp ilgili yere yapıştırmak suretiyle Mecmau'z-zevâid'in asıl kaynaklarıyla birleştirmiş olduk.

      Fakat Taberânî'nin müstakil sahabi müsnedleri ile Bezzar'ın Müsned'inin zamanımıza tam nüsha olarak gelmemiş olması nedeniyle bazı hadislerin asıllarından bulup ta yerine koyamadığımız için bu durumdaki hadisler "isnâdsız" olarak yer alacaktır. Bazen Taberânî'deki bu eksikliği yine onun başka bir kitabı olan Müsnedü'ş-sâmiyyîn ile Cüz' fih turuku hadis men kezebe, kitaplarından istidrâk etmeye çalıştım.

      Bazen de Cevâmiu'l-kelim programını kullanarak başka kaynaklardan ilgili hadisi asl-ı senedi ile vermeye gayret ettim.
      Tercümeye temel aldığımız elimizdeki matbu eseri yayma hazırlayan Abdullah Muhammed ed-Dervîş, kendisine Mecmau'z-Zevâid 'in el yazması nüshalarını esas alarak bunları asıl kitaplarla karşılaştırma yapıp farklılıkları vs. dipnotlarda belirtmiştir. Bize ise asıllardan kopyalayıp kullandığımız için dipnotlardaki bu değerlendirmeleri vermeye gerek duymadık.
       
      Fakat Muhammed Derviş, kullandığı el yazması nüshaların kenar notlarını, dipnotlar halinde elimizdeki kitaba ilave etmiştir. A ve B gibi isimler altında nakilde bulunduğu bu el yazması nüshalarından daha çok İbn Hacer'in isnâd hakkındaki değerlendirmeleri yer almıştır. Yine dipnotlarda " Matbu nüshanın hamişinde/ dipnotunda ibaresi ile Muhammed Dervîş'in kastettiği, Mecmau'z-Zevâid''in yıllarca mütedavil olan ilk baskısıdır. Dipnotlarda Heysemî'den yapılan nakiller bu ilk baskıdandır. Çeşitli kaynaklarda cilt ve sayfa numarası verilerek kaynak gösterilen Mecmau'z-Zevâid baskısı da budur.
       
       
      ZEVÂİDİ SEÇERKEN HEYSEMÎ'NİN İZLEDİĞİ YOL

      Daha önce de temas edildiği gibi yazarın, zevâidini çıkardığı asıllar olan Kutub-u Sitte'de olup olmadığı hakkında müracaat ettiği kaynak ise Mizzî'nin meşhur Tuhfetu'l-işrâf fî ma'rifeti'l-atrâf'ıdır. Buradan bulduğu ilgili kaynağa gidip elindeki hadisle karşılaştırma yapmıştır. Böylece Mizzî'nin kitabında bulamadığını zevâid olarak kaydetmiştir.

      Bazen hadis, Kutub-u sitte'de olsa bile mânayı değiştirecek ya da bilinmeyen bir şeyi ortaya koyacak açıklayıcı bir husus içeriyorsa o hadisi de zevâid içinde vermektedir.

      Bazen de hadis, birden fazla sahabiden rivayet olunmuşken, bunlardan sadece birisi Kutub-u Sitte'de varsa, ek uyarıda bulunarak zâid hadisi de zikretmiştir.
      Özellikle Kutub-u Sitte'de geçen hadislere nisbetle metinde bir ilave varsa bunu da zikretmek ihtiyacı duymuş ve rivayeti olduğu gibi vermiştir.
      Bazen de Mecmau'z-Zevâid'de verdiği hadis, Kutub-u sitte'de daha kısa bir metinle geçmektedir ki; bu durumlara işaret etmiştir.
       
      Taberânî'nin M. el-Kebîr'inde sahabe isimleri vs. hakkındaki ek bilgileri de  Mecmauz Zevaid  'de bulabilmekteyiz.
       
        
                     MECMAU'Z-ZEVÂİD'IN KAYNAKLARI
       
       
      Mecma'yı oluşturan asıllar müsnedler ve mu'cemler olmak üzere iki ana başlıkta toplanmıştır.

      Müsnedler: Ahmed b. Hanbel, Bezzâr ve Ebû Ya'lâ'nın Müsned'leri; Mu'cemler: Ebû Ya'lâ'nın Mu'cemu'ş-şuyûh'u, Taberânî'nin M. el-Kebîr'i, M. el-Evsat'ı ve M. es-Sağîr'i

      Bu orada şunu hatırlatalım Müsned-i Ahmed içinde hazretin oğlu Abdullah'ın ziyadeleri de mevcuttur ki bunlara Ziyâdâtü'l-Müsned denir.
       

                AHMED BİN HANBEL'İN MÜSNED'İ
       
      Oldukça kapsamlı bir hadis kitabıdır. İçinde zayıf hadisler de mevcuttur. Uydurma hadis olduğu meselesine gelince bunların önemli bir kısmı oğlu Abdullah'ın ilaveleri içindedir. İbn Hacer ise Müsned-i Ahmed'i savunduğu el-Kavlu'l-müsedded fiz-zebbi an Müsnedi'l-imam Ahmed adlı kitabında: "İmam'ın Müsned'inde asılsız 3-4 tane hadis vardır" demiştir.

      Müsned'in kullanım zorluğu tertibinden kaynaklanmaktadır. Çünkü sahabi müsnedleri kitabın içinde kabilelerine vs. göre sıralanmışlardır. Diğer taraftan fazlaca mükerrer rivayet karşımıza çıkmaktadır. Bir başka husus, Müslim'in Sahîh'inde yer aldığı halde Müsned'de geçmeyen hadisler de azdır. Oğlu Abdullah dışında, ondan Müsned'i rivayet eden Ahmed b. Ca'fer b. Hamdan el-Katî'î'nin ilave rivayetleri de söze çarpmaktadır.

      Heysemî'nin ilk yaptığı zevâid çalışması, Müsned-i Ahmed üzerine olmuştur.
       
      Müsned-i Ahmed'in Matbaatu'l-Meymeniyye baskısı uzun süre tedavülde kaldıktan sonra Ahmed Muhammed Şâkir, tahkikli neşrine başlamış ancak yarım kalmıştır ki bu, sözünü ettiğim ilk baskısının 2. cildinin 312. sayfasına kadardır. Daha sonra tahkiksiz, ama harekeli muhtelif baskıları yapılmıştır.

       
                      BEZZÂR'IN MÜSNED'İ
       
      Bu Müsned'in en bariz özelliği hadislerin isnâdları ve illetleri hakkında yazarının bilgiler vermiş olmasıdır. Kitabın asıl ismi el-Bahrıı'z-zahhâr'dır. Sened tekrar ederken, metinleri çoğu kez ihtisar etmiştir. Raviler hakkında menfi değerlendirmeler varsa bunları zikretmiş, bazen de bunu uzun tutmuştur.

      Keşfu'l-estâr isimli zevâidi Habîburrahman el-A'zamî'nin tahkiki ile 4 cilt olarak Beyrutta basılmıştır.
       
       
                EBU YA'LÂ EL-MEVSİLÎ'NİN MÜSNED'İ
       
      Ebû Ya'lâ'nın büyük ve küçük olmak üzere iki Müsned'i vardır. Heysemî; her ikisinden de hadis aktarmıştır. Yine Heysemî'nin hazırlamış olduğu el-Maksadu'l-alî fi zevâidi Ebî Ya'lal-Mevsılî adlı zevâidi Suudi Arabistan'da basılmıştır.
      Ebû Ya'lâ'ya ait Mu'cem'i de basılmıştır. Ebû Ya'lâ'nın Müsned'i, Hüseyin Selîm Esed'in tahkiki ile Şam'da yayınlanmıştır. Mu cem'i de yine aynı muhakkik tarafından neşre hazırlanmıştır.
       
       
                     TABERÂNÎ'NİN MITCEM'LERİ
       
       
      Heysemî, elimizdeki kitapta Taberânî'den nakillerde bulunurken onun, üç Mu'cem'i; Müsnedül-Aşara, Müsnedu Ebî Saîd ve Müsnedu Âişe adlı kitaplarına dayanmıştır.
      Müsnedu'l-Aşar a'sı zamanımıza yetişememiştir. Kayıptır. Buradan yapılan nakli elimizdeki kitapta 10090 numara ile geçen Hz. Ömer hadisinin Mu'cemu'l-kebîr'i içindeki Ömer hadisleri içinde bulunmamasından tesbit edebiliriz.

      Kayıp olan Müsnedu'l-Aşar a'nm Mu'cemu'l-kebîr'in başında yer alan Aşere-i Mübeşşere müsnediyle bir ilgili yoktur. Aynı şekilde Ebû  Saîd ve Âişe    hadislerinden  el-Mu'cemu'l-Kebîr'de bulunmayanlar  söz  konusu  müstakil  kitaplardan nakledilmişlerdir.
      el-Mu'cemu'l-kebîr'in tertibi sahabe isimlerine göre alfabetiktir. Fakat Müsned-i Ahmed'de olduğu gibi diğer sahabeye üstünlüklerinden dolayı Aşere-i Mübeşşere'nin hadisleri kitabın başlangıcında yer almıştır. Hadisleri çok olan sahabilerden İbn Abbâs ve İbn Ömer'in dışındakilerin rivayetlerine fazlaca yer vermemiştir.
       
       
      TABERÂNÎ'NİN EL-MU'CEMU'L-EVSAT'I

       
      "Benim ruhumdur" diye adından söz ettiği Taberânî'nin bu eseri hazretin hadis ahzettiği şeyhlerin isimlerine göre alfabetik bir sıralamaya sahiptir. Genellikle her şeyhin garîb tek kanalla gelen rivayetlerine yer vermiş olması, esere ayrı bir değer katmaktadır. Bu nedenle başka kaynaklarda geçmeyen nadir hadisleri barındırmaktadır. el-Mu'cemu'l-Kebîr' inden farklı olarak her hadisin akabinde rivayetin hangi ravi sebebiyle garîb kaldığını belirtmiş olmasıdır. Bu metod o devirlerde çok yeni bir hareket olarak göre çarpmaktadır. Her şeyhin en az bir hadisini verdiği gibi, bazı şeyhlerinin onlarca rivayetine de yer vermiştir.

      Mecmauz Zevaid 'deki bilgilere bakıldığında Heysemî'nin el-Mu'cemu'l-Evsat'a ait iki ayrı nüshayı kullanmış olduğu anlaşılmaktadır. (Örn. 2924, 4712, 5294,5558,10959)
      Mahmûd at-Tahhân tarafından neşredilmiştir.
       
       
                  TABERÂNÎ'NİN EL-MU'CEMU'S-SAĞÎR'İ
       
      Hacminden dolayı bir öncesine göre daha küçüktür. Telif mantığı aynıdır. Ancak burada her şeyhinin yalnızca bir rivayetine yer vermiştir.
      Heysemî, el-Mu'cemu'l-Evscıt ile el-Mu'cemus-Sağîr'in zevâidlerini Mecmuu'l-bahrayn fi zevâidi'l-Mu'cemeyn adı ile tek bir kitapta birleştirmiştir. Bu zevâid neşredilmiştir. Diğer taraftan Taberânî'nin el-Mu'cemu'l-Kebîr'i, Muhammed Şekûr Mahmûd Emrîr tarafından er-Ravdu'd-dânî ila l-Mu'cemi's-Scığîr lit-Taberâni başlığı ile yayınlanmıştır.
       
                   HEYSEMÎ'NİN KAYNAKLARI
       
      Heysemî, elimizdeki bu kitabında el-Irâkî ile Salâhuddin el-Alâî dışında hiçbir şeyhinden/ hocasından söz etmemiştir. Kaynak olarak müracaat ettiği kitaplara gelince bunları hadis kitapları ; ıstılah kitapları, ravi kitapları; zabt ve lügat kitapları gibi başlıkla halinde yer almaktadır.

      Kutub-u sitte'den Nesâî'yi zikrettiğinde bununla onun es-Sünenü's-Suğrâ'sını kasdetmiştir.

      el-Hâkim'in Müstedrek'i, Nesâî'nin Amelu'l-yevm vel-leyle'si, Mâlik'in Muvattâ'sı, İbn Abdilberr'in Temhîd'i, Ebu'ş-Şeyh'in el-Emsâl'i, Diyâuddin el-Makdisî'nin el-Muhtâre'si hadis kitapları ; Müslim'in Kitaba't-Temyîz'i ise ıstılah kaynağıdır.
       
      Ravi kitaplarına gelince: İbn Ebî Hâtim'in el-Cerh vet-ta'dîl'i; İbn Hibbân'm Sikât'ı; İbn Abdilberr'in Târîh Mısr'ı; İclî'nin Sikât'ı; İbn Adî'nin el-Kâmil'i; İbn Abdilberr'in el-İstîâb'ı; Zehebî'nin Mîzânu'l-i'tidâl'i; İbn Hamza el-Hüseynî'nin el-İkmâl fi zikri men le hu fî Müsnedi'l-İmam Ahmed'i
       
       Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla...
       
       
                   Müellifin Önsözü
       
      Ayrılıkları kaldıran, ölüleri dirilten Allah'a hamdolsun. Ben şahadet ederim ki, Allah'tan başka ilâh yoktur. O tektir. O'nun hiç bir ortağı yoktur. Bu öyle bir şahadettir ki, iyilikleri yazar, kötülükleri siler ve (sahibini) helak edici hallerden kurtarır.
       
      Yine şahadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) O'nun kulu ve Resulü'dür ve cevâmiu'l-kelimle (özlü ve kapsamlı sözler söyleme yeteneğiyle) gönderilmiştir. O, iyi ve güzel işleri emreder, çirkin söz ve davranışlardan men eder. Allah Teâlâ, gökler ve yer devam ettikçe O'na, onun âl ve ashabına devamlı salât eylesin...
       
      İmdi: Ben, İmam Ahmed, Ebû Ya'lâ el-Mevsılî ve Ebû Bekir el-Bezzâr er-Râzî'nin Müsned'leri ile Taberânî'nin üç Mu'cem'inden her birinin zevâidini müstakil bir eserde toplamıştım. Bundan sadece Taberânî'nin el-Mu'cemu'l-evsat'ı ile el-Mu'cemu's-sağîr'i müstesnadır; zira bu ikisinin zevâidini tek bir eserde topladım. Allah müelliflerinden razı olsun, onları (lütuf ve ihsanıyla) memnun etsin ve makamlarını cennet eylesin. Sonra efendim ve hocam, Maşrık ve Mağrib'de bütün hafızların üstadı, büyüklerin ve küçüklerin yardımcısı allâme şeyh Zeynüddin Ebu'l-Fadl Abdurrahîm b. el-Irâkî (Allah kendisinden razı olsun, lütfuyle kendisini mesut yapsın ve makamını cennet eylesin) bana şöyle dedi:
       
      "Bütün bu telifleri bir araya getirip senetlerini kaldırdıktan sonra onlarda yer alan hadisleri konu başlıkları altında biraraya getir." Hocam bana bu işareti verince bütün gayretimi bu konu üzerinde yoğunlaştırdım ve Allah Teâlâ'dan bunu bana kolaylaştırmasını ve yardımcı olmasını diledim. Yüce Allah'tan eserin istifadeli olmasını dilerim; zira O yakındır, dilekleri kabul eder.
       
      Muhtevasına ulaşılması kolay olsun diye eseri şu kitaplarına /ana konu başlıklarına göre tertip ettim. Sonra esere efendim ve hocamın (el-Irâkî'nin) verdiği Mecmauz zevaid ve menbau l fevâid ismini taktım.
       
      Eserde bir hadis hakkında (sahîh ya da zayıf olduğuna dair) hüküm vermişsem, (hadisi tek bir sahabîden nakledilmiş ve aynı sahabiden benzeri bir başka hadis daha zikretmişsem) ikinci metin birincisinden daha sağlam değilse, bu hükmü sadece ilk hadisten sonra zikretmekle yetindim. Eğer hadis İmam Ahmed ve başka kaynaklarca rivayet edilmiş ve diğer kaynakların senedi daha sağlam değilse, sadece İmam Ahmed'in ravileri hakkında değerlendirme yaptım. Eğer hadisin sahih tek bir senedi varsa, onunla yetindim, kalan senetlere iltifat etmedim. Eğer senetler zayıfsa Taberânî'nin el-Mîzân'da adı geçen hocalarının zayıf noktalarına işaret ettim. el-Mîzân'da zikri geçmeyen hocalarım ise ondan sonraki güvenilir ravilere kattım. Sahabenin (Buhârî ve Müslim gibi) Sahîh hadis müelliflerinin kendilerinden hadis nakletmiş olmaları şart değildir. Çünkü tüm sahabiler ittifakla güvenilir ravi olarak addedilirler. Aynı şekilde Taberânî'nin el-Mizân'da zikri geçmeyen hocaları da öyledir.
       
      1 Buradan öteye Heysemî, eserine kaynak olan Miisneâ ve Mu'cem'leıin kendisine ulaşan senedlerini ve bu kitaplardan birer de hadisi sevketmiştir. Bu bölümü gereksiz görüp almadık.  (  mecmauz zevaid hadis kitabı , mecmauz zevaid ve menbaul fevaid  , mecmuz zevaid kitabı, heysemi mecmau'z zevaid , ocak yayıncılık , nureddin el HEYSEMİ, 20 cilt takım  )
       



      Ocak Yayıncılık, Nureddin El Heysemi  tarafından yazılan 20 Cilt Mecmauz Zevaid ve Menbaul Fevaid adlı hadis kitabı nı incele diniz
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9789759016258
      MarkaOcak Yayıncılık
      Stok DurumuVar
      9789759016258
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.