• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Mişkatul Mesabih Tercümesi, 6 Cilt Takım

      Mişkatul Mesabih Tercümesi, 6 Cilt Takım
      Mişkatul Mesabih Tercümesi, 6 Cilt Takım
      Mişkatul Mesabih Tercümesi, 6 Cilt Takım
      Mişkatul Mesabih Tercümesi, 6 Cilt Takım
      Mişkatul Mesabih Tercümesi, 6 Cilt Takım
      Mişkatul Mesabih Tercümesi, 6 Cilt Takım
      Mişkatul Mesabih Tercümesi, 6 Cilt Takım
      Mişkatul Mesabih Tercümesi, 6 Cilt Takım
      Mişkatul Mesabih Tercümesi, 6 Cilt Takım
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Görsel 4
      Görsel 5
      Görsel 6
      Görsel 7
      Görsel 8
      Görsel 9
      Fiyat:
      450,00 TL
      İndirimli Fiyat (%41,1) :
      265,00 TL
      Kazancınız 185,00 TL
      265.00 www.goncakitap.com.tr
      66,25 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
      Aynı Gün Kargo
                Stoktan Kargo

      Kitap            Mişkatul Mesabih Tercümesi    
      Yazar           Hatip et Tebrizi
      Yayınevi      Çelik Yayınevi
      Tercüme      Hanifi Akın
      Liste Fiyat    450 TL
      Kağıt Cilt      Sarı Şamua, Sert Kapak Kuşe Sıvama Cilt, 6 Cilt Takım
      Sayfa Ebat    4.395 sayfa,  17x24 cm
      Yayın Yılı      2013
      ISBN             9786055457686
      Not               6. Cilt itibariyle 2.591 hadis-i şerif arapça metin ve türkçe anlamı şerhi ve yorumları var.    

       
      Çelik Yayınları 6 Cilt Mişkâtu'l Mesâbîh Tercümesi kitabını incelemektesiniz.    
      Hatip Et Tebrizi Mişkâtu'l Mesâbîh Tercümesi kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2


      Takriben hicrî  V. (M.11.) asır sonlarından itibaren hadîs ilmi, daha doğrusu “hadîs metinleri üzerindeki çalışmalar” yeni bir renge bürünmüştür. Bu zamana kadar, hadîs metinlerinin zabta geçirilme muamelesi tamamlanmış, hadisler kitaplardaki yerini almış, kitap dışı bir metin pek bırakılmamıştır. Bu müddet zarfında kitaplarda senedleriyle birlikte yer almamış bir metin, şayet son asırlarda “hadis” olarak ortaya çıkmışsa, bunun hadis kabul edilmesi -prensip olarak- şüphe ile karşılanmıştır. Hicrî V. (M.11) asır sonlarına doğru ise yeni bir çalışma dönemine geçilmiştir. Artık eski metodla yapılacak yeni bir iş kalmamış; bütün sistem ve gelenekleriyle bir devir kapanmıştır.
       
      Öte yandan, bu devir vazifesini eksiksiz yapmış, fonksiyonunu şerefle icra etmiş ve haleflerine çok zengin bir miras bırakarak, nöbeti başkalarına devretmiştir. Bu yeni dönemin hadis çalışmaları, önceki dönemin çalışmalarından çok farklıdır. Artık çalışmaların esasını, rivayet sistemi usullerine göre şahıslardan senedli hadis toplayarak bunları tasnif edip kitaplaştırmak değil, hazine değerindeki bu malzemenin işlenmesi ve değerlendirilmesi teşkil etmektedir.

      Şahıs’tan rivayet bırakılarak, “kitap’tan rivâyet”e bu dönemde geçilmiştir. Sayıları oldukça artan hadis kitapları arasında dağınıklık arz eden metinlerin, senedleri atılarak bir araya toplanması ve müşterek metinlerin birleştirilmesi çalışmalarının çığırı bu dönemde açılmıştır. Bu dönemde ilk dikkati çeken çalışma mevcut hadis kitaplarından yapılan seçme hadislerin belli bazı gruplar içinde birleştirilmesidir.
       
      Hatîb Et-Tebrîzî’nin bu eseri; meşhur hadis kitaplarından olan; Buhârî, Müslim, Ebu Dâvud, Tirmizî, Nesâi, İbn Mâce, Dârimî, Muvatta, İmam Ahmed b. Hanbel’in “el-Müsned”i, İmam Şâfiî’nin “el-Müsned”i, Dârekutnî’nin “es Sünen”i, Beyhakî’nin “Şuabu’l-İman”ı, Rezîn’in “et-Tecrîd” ve az sayıda diğer kitaplardan seçilmiş, mana ve içerikleri açık ve delaletleri kesin hadisleri kapsamaktadır. Muhteviyatı; iman, ilim, ibâdet, ahlâk, edep, muamelât, siyer-i nebî ve ashabı kiram hakkında bilinmesi gereken îtikâdî ve fıkhî hükümleri kapsamaktadır. En kıymetli hükümleri ihtiva ederek edille-î şer’iyyeden sünneti seniyyenin her çeşidi yazılmış ve zikredilmiştir.
         

      Hatîb et-Tebrîzî'nin Önsözü

      Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla.

      Hamd, Allah'a mahsustur. O'na hamd ederiz, O'ndan yardım dileriz ve (günahlarımızın bağışlanması için) O'na istiğfar ederiz. Nefislerimizin en şerli olanlarından ve amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah bir kimseyi hidâyete erdirirse onu hiçbir kimse saptıramaz ve bir kimseyi de saptırırsa hiçbir kimse de onu hidâyete eriştiremez.

      Allâh'tan başka hiçbir ilâh olmadığına şahitlik ederim ki, o şahitlik kurtuluş(umuz)a bir vesile ve dereceleri(mizi)n yükselmesine kefil olur.

      Muhammed (s.a.)'in de Allah'ın kulu ve Resûlü olduğuna şahitlik ede­rim. Öyle ki Allah, O'nu; iman yollarının izlerinin silinip yok olduğu, iman yollarının nurlarının/meşalesinin söndüğü, esaslarının zayıfladığı ve iman yollarının mekanının bilinmediği bir zamanda göndermiştir.

      İşte böyle bir zamanda -Allah'ın salât ve selâmı O'nun üzerine olsun-yıkılmış olan iman yollarının öğretilerini kuvvetlendirmiş, ateşin/tehli­kenin kenarında olan kimseleri kelime-i tevhidin te'yidi ile hastalıktan şifalandırmıştır, doğru yola gitmek isteyenlere hidâyet yolunu açıklamış ve saadet hazinelerine sahip olmayı arzu edenlere de mutluluk hazinele­rini ortaya koymuştur.

      Artık bundan sonra (emma ba'du); O'nun yoluna tutunmak ancak onun kandilinden/derinliklerinden ortaya çıkan şeylere uymakla gerçekleşir. Allah'ın (kopmaz) ipine (yani Kur'an'a) sarılmak ise ancak O'nun (yani Resulullah (s.a)'in) açığa vurup açıklamasıyla tamam olur.
       
      Sünneti ihya edici, bid'âtı yıkıcı İmam Ebû Muhammed el-Hüseyin b. Mes'ûd el-Ferrâ el-Beğâvî (ö. 516/1122)'nin -Allah onun derecesini yük­seltsin- tasnif etmiş olduğu "Kitâbü'l-Mesâbîh" adlı kitabı, alanında tas­nif edilen kitapların en derli toplu olanını biraraya getirmiş ve anlaşıl­ması güç/kural dışı ile alışılmamış hadisleri derlemiştir.

      İmamı Beğâvî -Allah ondan razı olsun- "Kitâbü'l-Mesâbîh" kısaltma ve (hadislerin) senedlerini hazfetme yoluna gidince; her ne kadar İmam Beğâvî'nin (rivayet ettiği) nakil -gerçek şu ki kendisi sika/güvenilir âlimlerden ise de- isnad gibi olsa da bazı tenkitçi alimler, onun hakkında söz söylediler. Çünkü İmam Beğâvî'nin (senedsiz olarak zikrettiği hadis­lerde, kime ve nereye ait olduğuna dair) bilinmeyen bir arazi gibi (yol gös­terici) işaretler yoktu.

      Durum böyle olunca Yüce Allah'ın (bu çalışmamı) hayırlı kılmasını is­teyerek O'ndan (bu işimde) başarılı olmayı diledim. Bunun üzerine hemen İmam Beğâvî'nin belirttiği her hadisi ele aldım ve sağlam (hadis) imam­ları ile (ilimde) derinlikli olan güvendir alimlerin rivayet ettikleri gibi şekil­leri, onun belirsiz bıraktığı her hadisin (isnadım yerinde koyup) bildirdim.

      (Örneğin; senedleri yerleştirilen muhaddisler şunlardır:)

       
      1. Ebu Abdullah Muhammed b. İsmâîl el-Buhârî,
      2. Ebu'l-Hüseyin Müslim b. el-Haccâc el-Kuşeyrî,
      3. Ebu Abdullah Mâlik b. Enes el-Esbehî,
      4. Ebu Abdullah Muhammed b. el-İdrîs eş-Şâfiî,
      5. Ebu Abdullah Ahmed b. Muhammed b. Hanbel eş-Şeybânî,
      6. Ebu Isâ Muhammed b. Isâ et-Tirmizî,
      7. Ebu Dâvud Süleymân b. el-Eş'as es-Sicistânî,
      8. Ebu Abdurrahman Ahmed b. Şuayb en-Nesâî,
      9. Ebu Abdullah Muhammed b. Yezîd İbn Mâce el-Kazvînî,
      10. Ebu Muhammed Abdullah b. Abdurrahman ed-Dârimî,
      11. Ebu'l-Hasen Ali b. Ömer ed-Dârekutnî,
      12. Ebu Bekir Ahmed b. el-Huseyin el-Beyhakî,
      13. Ebu'l-Hasen Rezîn b. Muâviye el-Abderî,
      1. Ve daha birçokları. Yalnız bunlardan başkaları azdır.

      Doğrusu ben, bir hadisi, bu (muhaddis) kimselere nispet ettiğimde, sanki Peygamber (s.a.)'e isnad etmiş gibi oluyorum. Çünkü (bir hadis on­lara isnad edilince) hadisle ilgili isnad konusu bitmiş oluyor ve isnad edi­len hadisin tahkikatı hususunda kendimizi müstağni kılıyoruz.
      Yine İmam Beğâvî'nin belirleyip koyduğu üslup gibi bölüm başlıkla­rını ve bablan (konu başlıklarım aynen "Mişkâtu'l-Mesâbîh"te) düzenle­yip koydum, bu hususta onun yoluna tabi oldum ve her konu başlığını çoğu zaman üç fasıl üzere taksim ettim:
      Birinci Fasıl: Buhârî ile Müslim'in veya bunlardan birinin tek ba­şına rivayet ettiği hadislerden oluşmakta)dır. Hadis rivayet etmede (bun­ların) dereceleri yüksek olduğu için -her nekadar başkası o hadisi riva­yet etmede (onlara) iştirak etmişse de- ben sadece Buhârî ile Müslim'in rivayetlerini belirtmekle yetindim.
      İkinci Fasıl: Buhârî ile Müslim'den başka diğer söz konusu hadis imamlarının rivayet ettiği hadisler(den oluşmakta)dır.
      Üçüncü Fasıl: Selef ve haleften bir rivayet olsa bile, (hadislerdeki ri­vayet nispeti) şartlarım muhafaza etmek suretiyle konu başlığına uygun ve muvafık olan manaları kapsayan (hadislerden oluşmakta)dır.

      Bundan sonra (ey okuyucu), eğer sen bir konuda ("Mesâbîhu's-Sünne" adlı eserde bulunan) bir hadisi ("Mişkâtul Mesâbih" adlı eserimde) bula-mazsan işte o hadisi tekrar edişinden dolayı düşürmüşümdür. Eğer bun­dan başka bir hadisi, bir kısmını kısaltma yapmak üzere (olduğu gibi) bı­rakılmış veya hadisi tamamlama yapmak üzere ilave edilmiş vaziyette bulursan işte bu da kısaltmayı uygun gördüğüm ve tamamlamaya ver­diğim önemden dolayıdır.

      Eğer iki fasılda ihtilafa düşüp birinci fasılda (bunların zikri gerekir­ken) Buhârî ile Müslim'den başka (isimlerin) zikredilmesine ve ikinci fa­sılda Buhârî ile Müslim'in (isimlerinin) zikredildiğini fark edersen bil­melisin ki ben Humeydî'nin "el-Cem'u beyne's-Sahîhayn" adlı eseri ile (İbnü'l-Esîr'in) "Câmiu'l-Usûl" adlı eseri tetkik etmemden sonra Buhârî ile Müslim'in "es-Sahîh"lerine ve bunların metinlerine itimat ettim.
       
      Eğer hadisin metninde bir farklılık görürsen, işte bu da hadislerin geliş yollarının (senedlerinin) çeşitli olmasındandır. Belki de ben, İmam Beğâvî'nin -Allah ondan razı olsun- takip ettiği bu rivayet yoluna mut­tali olmaya bilirim.

      Az kere "Bu rivayeti "Kütüb-i Usûl'de bulamadım" veya "Kütüb-i Usûl'de bu rivayetin aksini buldum" dediğimi bulursun. Eğer sen bu sö­züme vakıf olduğun zaman rivayetleri (araştırmamı)n azlığından dolayı ("Mişkâtu'l-Mesâbîh"teki) kusurları/hataları bana nispet et. Bu kusuru/ hatayı İmam Beğâvî -Yüce Allah iki cihanda onun kıymetini yükseltsin-tarafına nispet etme. Çünkü İmam Beğâvî, Allah için bundan uzaktır.

      Bir kimse, bu eserde (bir hataya) muttali olduğu zaman bu hususta bizi ikaz eder ve bizi doğru yola yönlendirirse Yüce Allah o kimseye rah­metini ihsan etsin.

      (Beşer) takati ve gücü nispetinde araştırma ve inceleme hususunda çok gayret gösterdim ve (gördüğüm) bu ihtilafları da bulduğum gibi naklettim.

      İmam Beğâvî'nin -Allah ondan razı olsun- (bir hadisle ilgili olarak) "(Bu hadis) gariptir" veya "(Bu hadis) zayıftır" ya da bunlardan başka belirttiği işaretini de çoğu zaman bu şekliyle ifade ettim. Herhangi bir maksattan dolayı bazı yerler müstesna olmak üzere, asıl/orijinal nüsha­larında geçtiği halde İmam Beğâvî'nin işaret etmediği ifadeleri terk etme hususunda ben de ona uydum.

      Çok az zaman bazı yerlerde (hadisin kaynağının) belirtilmemiş oldu­ğunu bulursun. Bunun sebebi, hadisi rivayet eden kimseye muttali ola-mayışımdır. Bundan dolayı da hadisin sonunu boş bıraktım. Eğer hadisin (kaynağına) rastlarsan, bunu oraya ilave et. Bundan dolayı Allah sana mükafatını en güzel şekilde versin.

      (Hazırladığım bu) kitabı "Mişkâtu'l-Mesâbîh" diye adlandırdım. (Bu kitabın neticeye ulaşmasında;) Allah'tan başarılı olmayı, yardım etme­sini, doğru yola iletmesini, (kötü akide ve amelden) korumasını, yöneldi­ğim şeyleri kolaylaştırmasını, hayat(ım)da ve ölüm(üm)den sonra (onunla) faydalanmamı, bütün Müslüman erkekler ile Müslüman kadınların (bu kitaptan) yararlanmasını dilerim. Allah bana yeterlidir. O, ne güzel vekil­dir. Güç ve kuvvet ancak Aziz ve Hakim olan Allah sayesinde gerçekleşir.


      "Mişkâtu 'l-Mesâbîh"in Özellikleri:

      Hatîb et-Tebrîzî, bu eserini bazı prensiplere bağlı kalarak hazırla­mıştır. Bu prensiplerini, kitabının önsözünde belirtmiştir. Bu özellikler, özetle şunlardır:

      1. Hatîb et-Tebrîzî bu eserinde Beğâvî'nin sahih ve hasen diye ikiye ayırdığı hadisleri yeniden düzenleyip ilâvelerde bulunmuş, onun hadisleri seçme şartlarını dikkate alarak esere üçüncü bir bölüm eklemiş, müelli­fin kapalı bıraktığı yerleri açıklamış ve hadislerin râvilerini zikretmiştir.
       
      1. Her konu başlığını çoğu zaman üç fasl'a bölünmüştür: Birinci Fa­sıl: Buhârî ile Müslim'in veya bunlardan birinin tek başına rivayet ettiği hadisler(den oluşmakta)dır. ikinci Fasıl: Buhârî ile Müslim'den başka di­ğer söz konusu hadis imamlarının rivayet ettiği hadisler(den oluşmakta) dır. Üçüncü Fasıl: Selef ve haleften bir rivayet olsa bile, (hadislerdeki ri­vayet nispeti) şartlarım muhafaza etmek suretiyle konu başlığına uygun ve muvafik olan manaları kapsayan (hadislerden oluşmakta)dır.
      2. Tebrîzî'nin eserin her üç bölümüne ilâve ettiği hadislerin sayısı 1511'dir
      3. Bu eser, meşhur hadis kitaplarından olan; Buhârî, Müslim, Ebu Dâvud, Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce, Dârimî, Muvatta', İmam Ahmed b. Hanbel'in "el-Müsned"\\, İmam Şâfiî'nin "el-Müsned"i, Dârekutnî'nin "es-Sünen"\\, Beyhakî'nin "Şuabu'l-İman"\\, Rezîn'in "et-Tecrîd" ve az sayıda di­ğer kitaplardan seçilmiş, mana ve içerikleri açık ve delaletleri kesin ha­disleri kapsamaktadır.
      4. Sünen tarzında hazırlanmış bir kitaptır.
      5. Hatîb et-Tebrîzî, her ne kadar Beğâvî gibi merfu' hadisleri seçmek üzere bir eğilim göstermemişse de usulde Beğâvî'ye tam tamına bağlı kalmıştır.
      6. Hatîb et-Tebrîzî, birinci ve ikinci fasıllarda, diğerinde olması gere­kirken sehven bir başkasına alınmış olan hadisleri de bulunmaları ge­rekli yerlere koymuştur.
      7. Bu eser, âbidlerin elinde Allah'ın kitabından sonra sünenlerden olu­şan bir nasip kaynağının bulunması ve onlara taatlarında böylece yar­dımcı olmak maksadıyla, alimlerin kitaplarına dercettiği hadislerden der­lemek suretiyle meydana getirilmiş bir kitaptır.
      8. Hatîb et-Tebrîzî, rivayet ettiği hadisleri, sahih ve hasen hadisler­den meydana getirmiştir.
      "Mişkâtu'l-Mesâbîh"te zayıf hadis olup olmadığı meselesi tartışma konusu olmuştur.
      Beğâvî'nin "Mesâbîhu's-Sünne"deki Sahihayn dışındaki bütün rivayet­leri hasen olarak nitelemesi yüzünden Beğâvî'ye ciddi itirazlar yöneltilmiş,
       
      İbnü's-Salâh (Ulumu'l-Hadîs, s. 34) ve Nevevî (et-Takrîb, I, 165), sünen müelliflerinin eserlerinde hasen rivayetlerin dışında sahih ve zayıf ha­dislerin de bulunabileceğini söylemiştir.

      "Mişkâtu'l-Mesâbîh" üzerine tahkik yapanlar kendi araştırmalarına ve düşüncelerine göre "Mişkâtu'l-Mesâbîh"te zayıf hadis olduğu yoru­munda bulunmuştur.
      "Mişkâtu'l-Mesâbîh"te uydurma hadis olup olmadığı meselesi tar­tışılmıştır. Ebu Hafs Ömer b. Ali el-Kazvînî, aMişkâtu'l-Mesâbîh"in aslı olan "Mesâbîhu's-Sünne"de]ti hadislerden 20 kadarının uydurma olduğunu iddia etmiş, bu iddiaya Alâî "en-Nakdü's-sahîh limâ ü'türida aleyhi min ehâdîsi'l-Mesâbih" adlı eserinde ve İbn Hacer el-Askalânî de "el-Ecvibe an ehâdîs vakaat fi Mesâbîhi's-sünne ve vusifet bi'l-vaz'" adıyla yazdığı bir ri­salede cevap vermiştir.
       
      Her iki çalışma, İbn Hacer'in "Hidâyetü'r-ruvât ilâ tahrîci ehâdîsi'l-Mesâbih ve'l-Mişkât" adlı eseriyle birlikte yayımlanmıştır.
      Ayrıca mevzu olarak nitelendirilen hadislerin aslında uydurma değil muhtemelen ricalinin zabt kusuru dolayısıyla zayıf olabileceği ve bunların başka tariklerle desteklenip hasen derecesine çıkabileceği söylenmiştir.

      Hadisin bütün senedine yer verilmeyip sadece hadisi rivayet eden son kişiye yer verilmiştir.
      Hadisin kaynağı belirtildikten sonra gerekli görülen durumlarda o hadisin garip, zayıf ve benzeri durumuna işaret edilmiştir.
      "Mişkâtu'l-Mesâbîh", 30 temel bölümden meydana gelmektedir.
      İslâm âleminde büyük şöhret kazanan ve üzerine kırktan fazla şerh yazılan Beğâvî'nin "Mesâbîhu's-Sünne"de 4931 hadis vardır (Yusuf Abdurrahman el-Mar'aşlî neşri).
      Kâtib Çelebi eserin 4719 hadis ihtiva ettiğini, 1051 hadisin hem Sahüı-i Buhâri, hem Sahîh-i Müslim'de, 325 hadisin yalnız Buhârî'de, 875 hadi­sin sadece Müslim'de bulunduğunu söylemektedir (Keşfu'z-Zünûn II, 1698)
      Hatîb et-Tebrîzî (ö. 741/1340-1341) "Mesâbîhu's-Sünne"ye toplam 1511 hadis ziyade etmek suretiyle "Mişkâtu'l-Mesâbîh" adlı eserini meydana getirmiştir.
       
      Yalnız tercümeye esas aldığımız Şeyh Cemal îtânî tahkikli baskısında ve Elbânî neşrinde 6294 hadis bulunmaktadır.
      Hatîb et-Tebrîzî, Beğâvî'nin "Mesâbîhu's-Sünne" adlı eserinde tek­rar edilen hadislere "Mişkâtu'l-Mesâbîh'te yer vermemiştir.
      Hatîb et-Tebrîzî, Beğâvî'nin "Mesâbîhu's-Sünne" adlı eserinde yer alan bazı hadisleri kısaltmış ve kısa olan bazı hadisleri de tamamlamıştır.
      Genel olarak, bir ahlak ve âdâb kitabı olma niteliğini taşıyan "Mişkâtu'l-Mesâbîh"in bu kadar hadisleri bir araya getirmesi, ona ben­zeri eserler içerisinde ilk sıralarda bir yer kazandırmıştır.
      Bu eserin muhteviyatı; iman, ilim, ibâdet, ahlâk, edep, muamelât, siyer-i nebî ve ashabı kiram hakkında bilinmesi gereken îtikâdî ve ve fikhî hükümleri kapsamaktadır. En kıymetli hükümleri ihtiva ederek edille-î şer'iyyeden sünneti seniyyenin her çeşidi yazılmış ve zikredilmiştir.
      Hatîb et-Tebrîzî, kendi kitabına esas aldığı Beğâvî'nin "Mesâbîhu's-Sünne" adlı eserindeki hadislerin sahâbî veya nadiren tabiî râvisi dışında senedleri hadis ilminde ilk defa olmak üzere bu eserde terkedilmiştir.
       
      Ziriklî, Hatîb et-Tebrîzî'nin, 741/1340-1341 yılında vefat ettiğini be­lirtmiştir.

      "Mişkâti'l-Mesâbîh"i Hazırlarken Takip Edilen Metod:

      Hatîb et-Tebrîzî'nin "Mişkâtu'l-Mesâbîh" adlı eseri, zengin içeriği ve mükemmel tertibiyle dikkatleri üzerine çekmiş, dolayısıyla da İslam ülkelerinde haklı bir meşruiyet kazanmıştır. Öyle ki, günümüzde halen ilmî yayınlarda kaynak kitap olarak kullanılarak güncelliğini ve önemini devam ettirmektedir. Ayrıca İslam ülkelerinin birçoğunda çeşitli seviye­deki dinî eğitim-öğretim kurumlarının ders programlarında okunması­nın yanı sıra vaaz ve irşad faaliyetlerinin vazgeçilmez el kitabı özelliğiyle geniş bir kullanım alanına sahip olmuştur.


       
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786055457686
      MarkaÇelik Yayınevi
      Stok DurumuVar
      9786055457686
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.