• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Sohbet Tadında Evlilik Ehliyeti, Kadın İlmihali

      Sohbet Tadında Evlilik Ehliyeti, Kadın İlmihali
      Sohbet Tadında Evlilik Ehliyeti, Kadın İlmihali
      Görsel 1
      Görsel 2
      Fiyat:
      45,00 TL
      İndirimli Fiyat (%42,2) :
      26,00 TL
      Kazancınız 19,00 TL
      26.00 www.goncakitap.com.tr
      Aynı Gün Kargo

      Kitap              Sohbet Tadında Evlilik Ehliyeti Kadın İlmihali     
      Yazar             Esma Muratoğlu  
      Yayınevi         Muallim Neşriyat
      Kağıt - Cilt      Sarı şamua kağıt, Citli 
      Sayfa - Ebat   352 sayfa , 17x24 cm
      Yayın Yılı        2015

        
       
      Sohbet Tadında Evlilik Ehliyeti Kadın İlmihali kitabı nı incelemektesiniz.  
      Esma Muratoğlu Sohbet Tadında Evlilik Ehliyeti Kadın İlmihali kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

        
      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2
       
       
         Önsöz
       
      "Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adı ile" söze ve işe başlarım.
       
      Bütün âlemleri yoktan var eden, varlığından bizleri haberdar eden, kul­larından mü'minlerin kalblerini marifetinin nuru ile pırıldatan, Âdem'in nesli dizisini bir inci tanesi gibi zaman ipine dizen, zamanı ve mekânı, yeri ve göğü Muhammedî nurun şerefine halkeden Allah'a, ucu bucağı olmayacak şekilde hamd ederim. Kitabı Kerîmindeki harfler sayısınca, bütün mahlukatı adedince ve bütün nefesler miktarınca hamd O'na mahsustur.
       
      Yâ Rabbi! Ey hamd, şükür ve senanın tek sahibi! Benim sözlerimi, söz sultanlarının ve velîlerinin sözleri gibi gönül uyana ve kalbe safa verici et. Ve beni bâtıl bir söz söylemekten muhafaza buyur. Rahmet ve yardımını ben­den esirgeme ki, menzilime varabileyim.
       
      Salât ve selâm, iki cihanın saadet güneşi, bütün yaratılmışların en hayır­lısı, peygamberlerin hâtemi, velîlerin feyiz kaynağı ve âşıkların medâr-ı ifti­harı cenâb-ı Muhammed sallallâhu 'aleyhi ve sellem'in üzerine olsun.
       
      Allah'ım! Ezelden ebede kadar malumat-ı ilahîyen adedince efendimiz, sultanımız, göz ve gönül nurumuz Hazret-i Muhammed'e, âl ve ashabına salât ve selâm indir. O ki, insana insanlığın mertebesini buldurdu. Kız çocuklarını, sırf kız olarak dünyaya geldikleri için diri diri toprağa gömülmekten kurtardı. Güzel cennetleri annelerin ayağı altına serecek kadar annelere kıymet biçti ve onları baş tacı etti.
       
      Evet, însanın erkek veya kadın olarak dünyaya gelmesi, Mekke'de, İstanbul'da veya Nil nehrinin kenarında doğması kendi elinde değildir. Güzel olması, çirkin olması, beyaz veya siyah olması da öyle. Eğer herkes kendi ar­zusu üzere yaratılsaydı, kimi Yusuf, kimi Züleyha, kimi Mecnun, kimi Leylâ olmak isterdi.
       
      Aslında insan cennet gülistanından dünya toprağına indirilmiştir. İlk in­san ve ilk peygamber Hazret-i Âdem güzel cennetlerde tek başına bırakılma­mış, ona bir eş, bir gönül okşayan hayat arkadaşı da verilmiştir. Demek ki ne erkek tek başına bir murada erebilir, ne de kadın. Bu iki varlığın bir araya gelmesinden insanlığın baharı fışkırmıştır.
       
      Erkek ve kadın, bir elmanın iki parçası gibidir, ikisi bir araya geldiğinde ancak varlık tamam olmaktadır. Bir kimsenin çıkıp "ben senden üstünüm", öbürünün "hayır ben daha üstünüm" demesi bir şey ifade etmez, üstünlük ancak takva iledir, kim Rabbinin makamından korkar, kulluğunu eksiksiz ya­par, İslâmı tam olarak yaşarsa, Allah katında o makbuldür. Yarın insana "sen kimin oğlusun?" demiyecekler, fakat "ne getirdin?" diyeceklerdir.
       
      Bir kadın gün görmemiş inci kadar güzel, Züleyha kadar şanlı olsa da eğer îmanı yoksa, Allah indinde hiçbir kıymeti yoktur. Yine erkek de öyle... İnsanı meleklerin fevkine çıkaran, daha da ileri götüren îmandır.
       
      Evet:
      İmandan mahrumiyet sıcak yarada kezzap,
      Sonu gelmez nedamet ve haşmetli bir azâb!
       
       
      Âlemde kadın erkeğin, erkek kadının yerini almaya kalkarsa cihanın dü­zeni altüst olur. Nitekim dünyamız huzura hasrettir. Aslında insanın mayası cennette yoğruldu ve oradan dünya toprağına indirildi, insan için tekrar cen­nete dönmek de var, felâket yurdu olan cehenneme düşmekte...
       
      Ne cennet sadece erkeklerin, ne de dünya sadece kadınların. Hem dün­yada hem cennette erkek ve kadın beraberdir. Çünkü neslin devamı bu iki varlığın birleşmesiyle mümkündür, öyledir de, nice zaman nice insanlar ka­dınları horlamış, aşağılamış, bir eşya gibi alıp satmıştı. Ancak Yüce İslâm ona inciden saraylar hazırlamış ve onu cennet hurilerinin fevkine çıkarmıştır. Cennete giren bir dünya kadını, hurilerden çok daha güzel olacaktır. Çünkü, Huriler bir emek, bir gayretle cenneti haketmiş değildir. Allah Teâlâ onları cennet için yaratmıştır. Dünya kadınları ise, yani Müslüman hanımlar; namaz, oruç, hac, zekât ve daha nice güzel ibâdetlerine mukabil olarak Allah'ın keremiyle cennete girerler.
       
      Hattâ hadis-i şerifte:
      "Kadın, beş vakit namazını kıldığı, orucunu tuttuğu, ırzını koruduğu ve ko­casına itaat ettiği zaman cennete girer" buyurulmuştur.
       
      O halde, kadın ve erkek cenneti dünyada iken kazanacaktır. Hiç birşey yapmadan ve îmân ehli olmadan, Allanın emrinde yaşamadan "ben gider de cenneti ahirette kazanırım" demek ahmaklık alametidir.
       
      Tek, misli ve benzeri olmayan sadece Allahü Teâlâ'dır. Allah'tan başka her şey çifttir.
      Serçe kuşunun, arının, karıncanın, ceylânın, kekliğin eşi olur da insanın olmaz mı? Gözle görülmeyecek kadar küçük canlıların bile erkeği dişisi var­dır. Çünkü Azîz ve Celîl olan Allah her mahlûku çift olarak yaratmıştır. Evet, ne yüce sübhandır, O yaradan ki:
       
      "Bütün o çiftlerin hepsini yarattı."1
       
      "Bu itibarla dünyadaki şeylerin hepsi, bir zıddı veya benzeri yahut da herhangi bir bileşimi ve karşıtı bulunması yönüyle çifttirler. Meselâ cisim ve ruh, madde ve kuvvet, cevher ve araz, iç ve dış, yer ve gök, karanlık ve ay­dınlık, dünya ve âhiret gibi ki, elektrik bile artı ve eksi diye ikiye ayrılıyor, o halde "Halakal ezvâce = Çiftleri yarattı" demek, "bütün çeşit ve sınıflarıyla âlemi yarattı" demeye eşittir. Ancak burada asıl sevk, bütün âlemin yaratı­lışını anlatmak değil, bir ortak ve benzeri bulunan bütün eşlerin, bütün çift­lerin yaratılmış olduğunu ve dolayısıyla yaratılmışın yaratıcıya eş olama­yacağını anlatarak, yaratıcının böyle şeylerden tenzih edilmiş olduğunu ve birliğini ispat etmektir.
       
      Bundan başka "Ezvac", "Çiftler", denmesinde diğer bir nükte daha vardır ki, insan hayatı için önceki nimetlerden daha fazla önem taşıyan evlenme ni­metinin yaratılmasına işaretle şükre yöneltmeyi ifade eder." 2
       
      1 Yasin, 26
      2 Hak Dini Kur'an Dili, 6-415.
       
      Âlemde hiç kimse kendi yiğitliğiyle ve gayretiyle erkek veya kadın ol­mak kudretine sahip değildir. Erkeği erkek, kadını kadın olarak Yaratan an­cak Allah'tır. Demek ki insanın erkeği olmadığı zaman dişisi, dişisi olmadığı takdirde de erkeği tek başına bir işe yaramaz. Erkek ile dişi birbirini tamam­layan unsurlardır. İki varlığın bir araya gelmesinden bir başka hayat vücut bulmaktadır. Ne erkek tek başına, ne de kadın tek başına çocuk sahibi ola­maz. Neslin devamı çiftlerin birleşmesiyle mümkündür.
       
      Yine erkeğin yerini de, kadının mevkiini de Allah Teâlâ tayin etmiştir. O'nun emirleri gölgesinde yaşayanlara huzur cennetleri, dîdâr neş'eleri var­dır. Kendi kafasının doğrultusunda gidenlere acıyan olmamış ve onların sonu hüsrandır.
       
      Kadının erkekliğe heves etmesi uygun olmadığı gibi, bir erkeğin de kadın gibi hareket etmesi abestir. Ne kadın erkek olabilir, ne de erkek çocuk doğu­rabilir. Yani herkesin yaratılışı ve vazifesi başka başkadır.
       
      Ne erkek başıboş bırakılmıştır, ne de kadın. Allah Teâlâ herkes için bir hudut çizmiştir, haddi aşanlar ve şeytanların ardınca gidenler hayati yor­gunluklarını cehennemin ateşten duvarlarına yaslanarak gidermeye çalışa­caklardır.
       
      Kadını sokaklara salıp sonra içeri alamayan ve her şeye kadını âlet eden insanların dünyasında yaşıyoruz. Huzuru sokakta arayan kadın hiçbir zaman muradına eremez. Gün görmemiş incilerden daha kıymetli olan annelerimizi, ninelerimizi ve Müslüman hanımlarımızı tenzih ederek söylemek gerekirse, bugün kadınlar felâket günlerini yaşamaktadırlar.
      Çıplaklık ve hayâsızlık bir taun hâlini almıştır. Anadan üryan sokak so­kak gezen kadının artık kaybedecek bir şeyi kalmamıştır.
       
      Evet:
      Kadın veda ederse iffet ve hayasına,
      Başını vuracaktır dalâlet kayasına!
       
      Paristeki kâfir modacı bir şey icat etsin de ertesi gün İstanbul'daki bazı ahmakların onu hemen alıpta baş tacı edinmemesi görülmemiştir. Aslından ve özünden bu kadar kopmak, kendisini kâfirlerin uydusu hâline getirmek akıl alacak işlerden değildir. Kalbler harap mezarlara dönünce, gönüllerden Allah ve Resul muhabbeti silinince başka ne beklenebilir ki?...
       
      İki cihanda misli bulunmayan Rahmet Nebisi buyuruyorlar ki:
      Sizden öncekilerin örf ve âdetlerine karış karış, adım adım, uyacaksınız. Hatta onlardan biri kelerin yuvasına girmiş olsa; siz de girecek ve hatta on­lardan biri cadde ortasında hanımı ile cinsî münasebette bulunmuş olsa, siz de aynı şeyi yapacaksınız."
       
      İnsafla, iz'anla hâdiselere nazar edersek, böyle bir felâketin içine düştüğü­müzü görürüz. Biz nefsimize ve neslimize acımazsak, bize kim acıyacaktır?
       
      Deva bulmaz derdin en belâlısı "Tesettür "mes'elesidir. Kadını açıp sa­çıp meydan padişahları gibi sokağa bırakmak medenilik(!) Allah emrince ör­tülere bürünmek ve iffetini korumak irtica olursa, böyle bir gecenin hayırlı sabahlara çıkması beklenemez. Koca devletin yapacak bir başka işi yokta yavrularımızın başındaki türbanla uğraşıyor. Koca koca adamlar günah ku­tusuna (televizyona) çıkıp fetva veriyor. Bu kadar iz'ansızlık ve irfansızlık nerede görülmüştür?
       
      Bu eserimizde;
      İnsanın yaratılışı
      Erkeğin, kadının yeri
      Tesettür
      İzdivaç ve aile hukuku
      Nikah, boşanma
      İbadet ve ilmihal gibi hususlar dile getirilecektir.
       
      Genç, ihtiyar, erkek, kadın, gelin ve kız herkese mutlaka lâzım olan dinî bilgiler ve fıkıh ölçüleri, yine herkesin anlayabileceği bir üslup ve lisanla is­tifadenize sunulmaktadır. "Ben gönlümce yaşarım, bir hudut tanımam" ha­vasına girmek ve bulanık sular misâli kara kuyulara akmak insanın şanına lâyık değildir. Çünkü her insan hayatından, gençliğinden, malından, kazan­cından, yaşayışından, ailesinden ve çoluk çocuğundan hesaba çekilecektir. 0 bir sokak kedisi değildir ki, kuş avlamak sevdasına düşsün...

      Yine üstünlük, soy-sop, zenginlik, güzellik, gençlik, ihtiyarlık, Türklük, Araplık ile değil, takva iledir. Kim Allah Teâlâ'dan daha çok korkar, Allah'ın emirlerine sarılır, Resulünün Sünnet-i Seniyyesi üzere yaşarsa, işte insanın en iyisi odur. "Ben kul oldum, ben kul olduml" diyebilmek devleti herkese nasip olmaz. Çünkü şanı pek yüce olan Allah celle celâlüh, o türlü kullarına şöyle hitap buyuracaktır:
       
      Ey benim kullarım! Bugün size hiçbir korku yoktur, siz mahzun da olmayacaksınız."
      "Âyetlerimize iman edip te (hâlis) müslüman olan (kul)lar(ım)! Se­vinç ve neşeler içinde siz ve zevceleriniz cennete girin."
       
      "Altından tabaklar ve kadehlerle başlarında dönülür. Orada canla­rın istediği, gözlerin lezzet alacağı her şey vardır. Hem siz orada ebedi kalacaksınız."
       
      "Ve işte yaptığınız ameller sebebiyle mirasçı kılındığınız cennet bu­dur."
       
      "Sizin için orada birçok meyveler vardır, onlardan yiyeceksiniz."
       
      Bu seslenişin latifliğine doyulmaz. Bu hitap, cennet nimetlerinden daha lezzetlidir. Çünkü cennetleri yaratanın hitabıdır. İşte mü'min eşler dünyada beraber oldukları gibi, sevinç yurdu cennette de beraber olacaklardır. Eşin biri takva ehli, öbürü fasık olursa o takdirde ayrılık kaçınılmazdır.
       
      Dünyasının ve âhiretinin mâmur olmasını isteyen kimse, dindar bir ka­dınla evlenmelidir. Kadın da zengin olan bir erkeği değil, takva sahibi kişiyi tercih etmelidir.
       
      Evet:
       
      Biz ebed yolcusuyuz, sevdamız Mevlâya'dır,
      Ferhat Şirin'e koşar. Mecnun da Leylâya'dır!
       
      Sözümüzün başı hamd, sonu yine hamddir. Yâ Rabbi, sana hamd eder, senden bütün müslümanlar için dünya ve âhiret selâmeti dileriz. ( sohbet tadında evlilik ehliyeti kadın ilmihali, esma muratoğlu, kadın ilmihali, muallim neşriyat, islamda evlilik ilmihali )
       
       
      İçindekiler
      Önsöz
       
      Birinci Bölüm
      İlk Erkek ve İlk Kadın          
      Dünya Günleri
      Zaman Boyunca Kadın          
      Eski Kavimlerde Kadın          
      İşte Arabistan 
      İslâm'ın Kadına Verdiği Saadet         
      Ceylân Gözlüler ve Dünya Kadınları 
      Ebedî Gençlik
      Kızlar  
      İslâm'da Gadre Uğramak Yoktur       
      İslâm'ın Koyduğu Şaşmaz Prensipler
      Kadına Öğüt  
       
      İkinci Bölüm
      imanın Şartları         
      imanın Şartları           
      Allah'a İman   
      Meleklere îman          
      Kitaplara îman
      Peygamberlere îman 
      İki Cihanın Efendisi ve Âlemin Rahmeti        
      Âhiret Gününe îman  
      Kadere îman  
       
      Üçüncü Bölüm
      îbadet
      Edîlle-î Şer'îyye         
      Ef al-i Mükellefin        
      Farz    
      Vacîb  
      Sünnet
      Müstehab       
      Mubah
      Müfsid
      Haram
      Mekruh           
      islâm'ın Şartları          
      Kelime-i Şehadetin ifade ettiği mânâ nedir? 
      Namazın Şartları       
      Abdest
      Abdest Çeşitleri         
      Gusül (Boy Abdesti)  
      Teyemmüm    
      Kadınlara Ait Haller   
      Nifas (Lohusalık Hâli)
      Hem Âdediyi Hem de Lohusayı İlgilendiren Hükümler
      Namaz kılmak
      Oruç tutmak   
      Kur'ânı Kerîm okumak           
       
      Cami ve Mescitlere girmek    
      Kabe'yi Tavaf etmek  
      Cinsî yakınlıktan bulunmak   
      İnsanın zevcesinden faydalanması   
      İstihaze (Özür Hâli)    
      Setr-i Avret     
      İstikbâl-i Kıble
      Vakit   
      Niyet    Namazın Rükünleri    
      Namazın Vâcibleri      
      Namazın Sünnetleri   
      Namazın Mekruhları  
      Beş Vakit Namaz Cetveli       
      Namazların Kılınışı    
      Sabah Namazı          
      Öğle Namazı 
      İkindi Namazı 
      Akşam Namazı          
      Yatsı Namazı 
      Vitir     
      Namazı Bozan Haller 
      Namazla alakalı bazı hükümler         
      Cuma Namazı           
      Cenaze Namazı        
      Nafile Namazlar         
      Oruç İbadeti   
      Orucu Bozan Şeyler  
      Bir Hadis        
      Sadaka-i Fıtır 
      Zekât  
      Hac İbadeti     
      Kadınlar İçin Mühim Mes'ele 
      Kurban           
      Bir Hadis        
       
      Dördüncü Bölüm
      Tesettür (Örtünme)  
      Avret  
      Avretin Kısımları        
      Kadınlara Mahsus Elbise       
      El ve Yüzü Örtme Mes'elesi  
      Hitap   
       
      Beşinci Bölüm
      Evlilik ve Mahremiyet 
      Evlenmeyi Teşvik Eden Âyet ve Hadisler 
      Kadında Aranacak Meziyetler        
      Dindar olması,          
      Sâliha kadın olması 
      Bakire olması
      Kadının doğurgan olması   
      Kadının âhiret işinde kocasına yardımcı olması  
      Rabbine Muti ve kocasına itaatkâr olması
      İffet ve şeref sahibi olmalıdır         
      Eş seçilecek kadın çok yakın akrabadan olmamalı
      Flört Denilen Tuzak 
      Evlenecekler Arasında Denklik      
      İşte Misâl      
      Evlenecek Kişinin Alacağı Kadını Görmesi          
      İşte Övülmeye Lâyık Kadın 
      Nikah ve Mehir         
      Mehr-i müsemmâ     
      Mehr-i misil   
      Mehr-i muaccel        
      Mehr-i müahher       
      Kadın Mehre Nasıl Hak Kazanır?   
      Nişanlıya Verilen Hediyenin Hükmü          
      Nikâh 
      Resmî Nikâh 
      îki Bayram Arası Nikâh       
      Düğünler Nişanlar   
      Akıl Almaz İsraf.       
      Duvak Günü 
      Kadının Kocası Üzerindeki Hakları
      Kömür Yüzlü Zenci  
      Kadını Tehlikeden Korumak          
       
      Kocanın Hanımı Üzerindeki Hakları          
      1] Zevciyat Vazifesi    
      Kocaya karşı itaat      
      Kocaya ezâ vermemek         
      Küfran-ı Nimet etmemek       
      5] Kocanın izni olmadıkça nafile oruç tutmamak       
      Kocanın izni olmadıkça onun evine kimseyi almamak
      Kocanın izni olmadıkça dışarı çıkmamak     
      Karı Koca Arasında Edepler  
      Cinsel İlişkiden Kaçmak         
      Haremlik-Selamlık      
      Kadının erkekle musafaha yapması
      Kadının sesi mes'elesi           
      Kadına selâm vermek
      Nikâhlanması Haram Olanlar
      Kayın valideler
      Gelinler           
      Üvey anneler  
      Üvey kızlar     
      Süt Haramlığı 
      Hürmet i Musahara    
      Boşama ve Boşanma
      Bid'at üzere boşama  
      İddet   
      Sarhoşun boşaması
      Şartlı boşama
      Zıhâr  
      Zıhâr keffareti 
      Bazı Mes'eleler          
      Muhtelif Mevzular      
      Vicdan Duruluğu        
      Kadının Özelliği          
      Ezan va ikamette farklılık       
      İmamlıkta farklılık       
      Namaz içinde abdest bozulmasında farklılık 
      Cuma ve Bayram namazlarında farklılık       
      Cemaate katılmada farklılık   
      Geçmiş namazların kazasında farklılık         
      Cenazenin yıkanmasında farklılık     
      Şahidlikte farklılık       
      Hâkimlikte Farklılık     
      Ceza tatbikinde farklılık          
      Giyim kuşamdaki farklılıklar   
      Miras hususunda       
      Allah Teâlâ'yı Zikir      
      Kadına Öğüt  
      Tüm Zamanların Temel Ölçüleri        
      Koca da Hanımına Karşı Süslenmeli
      İnsanların Sırrını Araştırmak Gerekmez       
      Peygamberimiz Niçin Gönderildi?      
      Allah Yolunda Hesaplıyarak Verme!  
      Ahirette Sevap Kefesine Konacak Sevaplar
      En Kolay, En Hafif ibadet       
      Mübalağalı Şöhret     
      Yerin Altındaki Rızıklar           
      Kız İstemeyi Gizli Yapın         
      İnsan Arkadaşından Tanınır  
      Sıkıntılardan Yılmayın, Kurtulmayı Bekleyi
      Niyet-i Sadıka 
      Uzak Durun!  
       
       
       
       
       
      Muallim Neşriyat Esma Muratoğlu Sohbet Tadında Evlilik Ehliyeti Kadın İlmihali kitabı nı incele diniz.
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786054709243
      MarkaMuallim Neşriyat
      Stok DurumuVar
      9786054709243
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.