Adabı Muaşeret Görgü Kuralları Zeki Duman FECR

Fiyat:
550,00 TL
İndirimli Fiyat (%34,5) :
360,00 TL
Kazancınız 190,00 TL
Havale / EFT:
349,20 TL
100,80 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
Aynı Gün Kargo

Kitap             Kuranı Kerimde Adabı Muaşeret, Görgü Kuralları
Yazar            Prof. Dr. M. Zeki Duman
Yayınevi        Fecr Yayınları
Kağıt  Cilt      2.Hamur   -  Ciltli
Sayfa Ebat    583 sayfa  - 17x24 cm
Yayın             Gözden geçirilmiş, İlaveli genişletilmiş yeni baskı


Fecr Yayınları, Prof. Dr. M. Zeki Duman tarafından yazılan  Adabı Muaşeret  adlı kitabı incelemektesiniz.
Adabı Muaşaret Görgü Kuralları kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satışı hakkında bilgiyi aşağıda geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
 
Yaratan Rabbinin adıyla  oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2
 
 
                   ADABI MUAŞERET GÖRGÜ KURALLARI
                   adabı muaşeret görgü kuralları 

"Hamd Allah'a mahsustur. O'na hamd eder, O'ndan yardım isteriz. Allah, kime hidâyet verirse, artık onu saptıracak hiç kimse yoktur. Saptırdığına da hiç hidâ­yet verici yoktur. "Sözün en hayırlısı Allah'ın kitabı, yo­lun en hayırlısı da Muhammed'in yoludur." Rabbim, ilmimi ve anlayışımı arttır, beni Müslüman olarak öldür ve sâlihler zümresine ilhak eyle. Tevfîkini benden esir­geme. "
 
    ÖNSÖZ 
 
Din, Allah Teâlâ tarafından, insanlara, dünya ve ahirette sa­adete erişebilmeleri için yol gösteren, Allah'a nasıl ibâdet edi­leceğini açıklayan ve birbirleriyle ilgili münâsebetlerinde müslümanların uyacakları esasları belirten ilâhi bir nizamdır.
 
Kur'ân-ı Kerim, bu nizâmın ihtiva ettiği kanunları, geçmiş peygamberler ve kavimlerden ibret dolu bilgiler sunarak hâli en güzel bir şekilde izhar eden ve pek çok âyetleriyle geleceğe ışık tu­tan; velhasıl içtimaî bir nizamın gerekli kıldığı tüm esasları, kendi tabiriyle: "yaş ve kuru, her şeyi" muhtevi; Hz. Muhammed'e 23 yılda, âyet âyet nazil olup zamanımıza kadar da tevatür yoluyla ge­len ilâhi bir kanun mecmuasıdır.
 
Her insanın başına bir polis dikmek mümkün olmadığı için,, yalnız kanunların mevcudiyeti, bir toplumu yönetmek için kâfi olamaz. Onların vicdanlarına tesir edebilecek birtakım ahlâkî esas­lara da ihtiyaç vardır.
 
Ahlâk olmadan, insanların yönetimi için kanunların kifayet­sizliği nasıl bir gerçekse, ahlâkı pratik hayata intikâl ettiren âdâb-ı muaşeret olmadan ahlâkın, nazariye olmaktan öteye geçmeyeceği de öyle bir gerçektir. Yâni, adab-ı muaşeret olmadan ahlâkın, ahlâk olmadan da kanunların tek başına, dünya ve ahiret saadetini temin etmek için yeterli olabileceğini söylemek mümkün değildir.
 
Bir toplumda, âdaba riâyet edilmiyorsa, orada ahlâkın varlığından bahsedilemeyeceği gibi; adab-ı muaşeret ve ahlâka önem verilmeyen cemiyetlerde, hukuka saygı, nizam ve intizamdan bahsetmek de mümkün değildir. Bu gerçeklere binâen, en son din ve mükemmel bir nizam olan islâm, misafirperverlikten bayram törenlerine; sosyal yardımlaşmadan, insanların birbirlerini sevip saymasından şekillerine; şahsî hayatın arzetmesi lâzım gelen özelliklerinden, sosyal hayatın çeşitli yönlerine varıncaya kadar... cemiyet hayatında gerekli olan her türlü muaşeret esaslarını or­taya koymuştur.
 
Fakat bugüne kadar, bu mevzuda doğrudan doğruya Kur'ân'a istinaden ciddî bir araştırmanın yapıldığını söylememiz mümkün değildir.
 
Hâl-i hazırda mevcut olanlarsa, ya makaleler hâlinde yazılmış, yahut da ahlâk kitaplarının oldukça kısa bir bölümünü teşkil et­mekten öteye geçememiştir.
 
Konunun acı olarak nitelendireceğimiz başka bir yönü de şu ki, yıllardar Avrupalılaşma kompleksi içerisinde olan bazı yazar­larımız, yazdıkları adab-ı muaşeret kitaplarında, genellikle millî karakterimize yabancı olan batılıların âdabını işlemişler; bu su­retle, sanki bize bu konuda rehberlik edecek, davranış şekillerimizi düzene koyacak kaide ve kurallara sahip olmadığımız, millet ola­rak da bunları ortaya koyabilecek kapasiteden uzak olduğumuz imajını verme yoluna gitmişlerdir.
 
İşte bu gerçeklere binâen, muhterem hocam Ahmet Coşkun Bey'in de işareti ile, hem bu sahadaki boşluğu kapatmaya, hem de yıllardır uygulanan ve bizleri kendi öz benliğimizden uzaklaştıran hareket ve davranışları terketmeye bir vesile olur kanaatiyle tezi­mize konu olarak "Kuran-ı Kerim'de Muaşeret Esasları" mevzu­unu seçtik.
 
Âdâb-ı muaşeret, insana, cemiyet içerisinde yaşamak için lâzım olan nezâket kurallarını Öğreten, insanî ilişkilerde uyulacak şekil ve ölçüleri ortaya koyan ve şahsı, toplum içerisinde saygı ve hürmete lâyık kılan... davranış şekilleridir. (
adabı muaşeret kitap , görgü kuralları , zeki duman , ipek yayınları , adabı muaşeret kitabı fiyatı, zeki duman adabı muaşeret, ayet ve hadislerle adabı muaşeret, kuranı kerimde adabı muaşeret
 

          ÖNSÖZ
 
Ahkâm ve ahlâk ile iç içe olup, aynı zamanda onların tamam­layıcısı durumunda olan muaşeret kuralları, söz ve hareketleri tez­yin eder, görünüşü zarif kılar, kişiye ayrı bir değer kazandırır.
 
Dinimizde emir ve yasaklara taallûk eden ahkâm aslî, âdâb-ı muaşereti ise (konuşmanın âdabı, yemenin, içmenin, öğrenip öğretmenin, temizliğin... âdabı olarak) fert değerlerdir. Diğer bir deyişle adab olmadan hükümler ve insanlar arası ilişkiler sürdü­rülebilir ise de, o takdirde bunların mükemmel olacağını söylemek mümkün değildir. Çünkü ahkâm ve ahlâk, ancak âdâb ile mü­kemmellik kazanır ve kabule şayan olur. Aksi halde ameller nezâ­ket ve nezâketini kaybeder. Bir mûsikî parçasının ruh okşayıcı gü­zelliği notalar sayesinde gerçekleştirildiği gibi ahkâm ve ameller de ancak âdâb-ı muaşerete riâyetle güzelleşir, takdir edilir. Bu münâ­sebetle âdâb'ı, ahkâm ve ahlâktan ayrı düşünmemiz mümkün değildir. Ancak şu kadarını söyleyebiliriz ki, İslâm'da hükümler ve ahlâkî kurallar, genel anlamıyla evrensel olup müeyyideleri de ke­sindir. Âdâb-ı muaşeret ise, temel prensiplerde İslâm'dan ayrılmamak şartıyla, şekil ve görünüş açısından çeşitli iklim ve kuşaklarda az çok farklılık arzeder.
 
Adâb'ın müeyyideleri de ahkâm ve ahlâkta olduğu gibi zecrî olmayıp, o andaki davranışın ortaya koyduğu nezâketten uzak oluşun vereceği mahcubiyetten Öteye gitmeyebilir.
 
Adâb-ı muaşeret, uyulmadığı zaman, topluma etkisi bakımından ahkâm ve ahlâkla eşdeğerde sayılmaz, fakat yapılan iş, âdabın vereceği güzellik ve zerâfetten uzak olur. "Allah güzeldir, güzeli sever" prensibince yapılmış olmaz.

Şahsın gerek Yaratıcısına karşı ibâdet ve itaatinde ve gerekse diğer insanlarla ilgili münâsebetlerinde, hoş görünümü sağlayan ve hüsn-i kabule lâyık kılan âdâbla ilgili incelememizi kaynak­larını, faydalanma sebep ve oranını da şu şekilde sıralayabilirz:
 
Birinci kaynağımız, konumuzun adından da anlaşılacağı üzere Ku'ân-ı Kerîm'dir. Bu münasebetle tezimizle ilgili âyet-i ker­îmeleri tespit ederken âyetleri; ahkâm âyetleri, ahlâk âyetleri, kıssalar, meseller şeklinde bir ayırıma tâbi tutmadan Kur'ân'ı, baştan sonuna, âyet âyet inceleyip, her âyetin âdapla ilgisinin olup olmadığını araştırdık. Çünkü, ister hüküm ifâde eden (emir ve ya
saklarla ilgili) âyetler olsun, isterse nedb ifâde edenler olsun, pek-çok âyetin aslî yönünden başka, âdâbla ilgili yönünün de olabileceği muhakkaktır. Binâenaleyh bazı âyetler, doğrudan doğruya muaşeret esaslarını öğretirken, bazıları da ahkâmla ilgili olmasına rağmen öyle bir üslûpla vahyolunmuş ki, mânâ itibariyle ilâhî bir hükmü vaz'ederken, özellikle seçilmiş olan lâfızlarıyla da güzel bir nezâket ve edeb örneği ortaya koymaktadırlar. Meselâ, Bakara sûresi'nin, 223. âyetinde Allah Teâlâ'nın: "Kadınlarınız sizin ekin tarlanızdır. O hâlde tarlanıza istediğiniz şekilde varınız." kavl-i şerifi, burada cinsî münâsebetle ilgili bir hükmü belirtirken, cima ma­halli olarak "HARS" (ekilen yer, tarla), fiil olarak da "İTYAN" lâfızlarının seçilmiş olması bu edebin tipik bir örneğidir.
 
Görülüyor ki, hüküm ifâde eden bir âyet, mânâ itibariyle ol­masa bile lâfzı ile de âdâb-ı muaşerete işaret etmektedir. Bu münâ­sebetle Kur'ân'ı baştan sonuna kadar incelememiz iktizâ etmekte­dir. Bu mülâhazalarla seçmiş olduğumuz, Elmalılı merhumun "Hak Dini Kur'ân Dili" adlı tefsirinin tamamını okuyarak işe başladık.
 
İkinci kaynağımız: Hz. Peygamber'in, konumuzla ilgili âyet-i kerîmeleri izah sadedinde olan açıklamaları ve sünnet-i seniyyesidir.
 
Çünkü âyetlerden bir kısmının muhkem (mânâsı anlaşılabilir), bir kısmının da müteşâbih olması bizleri buna mec­bur etmektedir. Zira biliyoruz ki müteşâbih âyetler:
 
1-Mânâsı, yalnız Allah Teâlâ tarafından bilinip başkalarının anlayamayacağı âyetler.
 
Mânâsı, Allah ve Rasûlü tarafından bilinip, bir de Rasûlullah'ın açıkladığı kimselerin bilebileceği âyetler.
 
Mânâsı, ilimde rüsuh sahibi olan kimseler tarafından anlaşılabilecek âyetler olmak üzere üç kısma ayrılmaktadır.
 
 Ayrıca, selâmlaşmak, evlere giriş-çıkışta izin istemek, büyük­lerin yanında davranışlara dikkat etmek... gibi bazı muaşeret esas­ları, âyetlerde açık olarak beyan edildiği hâlde; evlenme talebinde bulunmak, evleneceği kadına bakmak, selâmdan sonra musafaha yapmak... gibi bir takım âdâb-ı muaşeret de âyetlerde zımnen ifade edilmiş ise de onları da ancak Kur'ân-ı Kerîm'i çok iyi anlayabilen kimselerin işaretiyle tespit etmemiz mümkündür. Binâenaleyh in­celememizi yaparken, kendisine vahyolunanı bizzat açıklamakla da görevli olan ve hüküm ifâde eden tüm emir ve yasakları vahyi ilâ­hiye müstenid bulunan Hz, Peygamber (s.a.v.)'in sünneti, Kur ân'dan sonra ikinci derecede istifâde ettiğimiz kaynak olmuştur. Allah Teâlâ'nm Haşr sûresi, 7. âyetiyle: "Rasûl size ne vermişse onu alınız ve yasakladığı şeylerden de vazgeçiniz" diye emretmiş olması da bizi bu ittiba'a mecbur etmiştir,
 
Üçüncü derecede kaynağımızda: asr-ı saadette yaşamış, Rasûlullah ile bizzat sohbet etmiş, aynı zamanda Kur'ân'ı daha iyi anlama imkân ve kabiliyetine sahip olan kimseler olarak, tereddüt etmeden uyacağımız Sahabe-i Kirâm'ın âyetlerle ilgili görüş ve izahlarıdır. Ashabdan sonra gelen ve kendilerinden öncekilerin yollarına ihlâs ve samimiyetle bağlanan; naklettikleri rivayetleri zikrederken, kimden naklediliyorsa, onun o andaki hareketini dahi itinâ ile uygulayacak kadar ayniliğe riâyet eden selef-i sâlihînin âdâbla ilgili âyetlere dâir nakil ve görüşlerini almakta da tereddüt etmedik. Çünkü Kur'ân ve hadisler bizlere, onların ilimdeki aşk ve titizlikleri sayesinde gelebilmiştir. Onlar, bizlerle Asr-ı Nebî arasında sağlam köprülerdir. Bu münâsebetle meşhur rivayet ve dirayet tefsirleri ile, özellikle Kütüb-i Sitte, bu konuda bize ışık tutan kaynaklarımızdandır.
 
Konuyu işlerken takip ettiğimiz metoda gelince: âdâbla ilgili âyetlerin izahına geçmeden önce, hemen her bölüm ve ana başlıklardan önce, konu ile ilgili bir girişle mevzunun önemini, islâm'dan evvel tatbik şekli ve varsa mahzurlarını ihtiva eden hu­susları koyduk. Sonra da İslâm Dini'nin o konuya bakış açısını be­lirtip getirmiş olduğu çözüm ve âdabı açıklamaya çalıştık.
 
Asıl kaynak, doğruluğundan ve Öğrettiklerinin güzelliğinden asla şüphe etmediğimiz Kur'ân olduğu için, tebit edilen âdabın değerini isbat etmek maksadıyla, zamanımızda birçoklarının âdet hâline getirdikleri şekilde, sık sık batılıların görüşleriyle mukayese etmek yerine doğrudan doğruya âyet-i kerîmenin öğretmiş olduğu âdâb ile, bizzat Allah'ın Rasûlü, ashab ve İslâm âlimlerinin, âyetin işâri mânâsına göre belirttikleri mânâya istinaden muaşeret esaslarını tesbit edip izaha çalıştık.
 
Âyet-i kerîmenin işaret etmediği, fakat sünnette önemle üze­rinde durulan bazı konular da vardır ki, içtimaî hayatın ortaya koyduğu lüzum üzerine, hazan bahse girmeden önce giriş olarak, bazen da konu içerisinde ve dipnotlar yoluyla onlara da işaret et­mekle beraber; âyetlerin gerek zahiri, gerekse bâtını mânâlarıyla, yakından-uzaktan hiç alâkası olmayan hususlara müstakilden yer vermedik.
 
Ana hatlarıyla özelliklerinden kısaca bahsettiğim tezimiz üç bölümden oluşmakta ve her bölüm kendi arasında birtakım ana ve tâli başlıklara ayrılmaktadır. Araştırmamızın yeterli olabilmesi için elimizden gelen gayreti esirgemedik. Bununla beraber çalışmamızın da kusursuz olduğunu söyleyemeyiz. Her samimi gayretin mahsûlünün, kendisinden sonra gelecekler için bir basa­mak teşkil edeceğine inanıyor ve bu tezimin hazırlanmasında ben­den maddî ve manevî hiçbir yardımını esirgemeyen hocam ve tez yöneticim Ahmet Coşkun Bey ile değerli alâka ve yardımlarını gördüğüm diğer hocalarıma ve asistan arkadaşlarıma burada teşekkür etmeyi bir borç bilmekteyim. Yüce Mevlâ'dan tevfikini ni­yaz ederim.
 
  Mehmet Zeki DUMAN
  Haziran  - 1982 
 
 İÇİNDEKİLER
Kısaltmalar   
Önsöz           

1.
BÖLÜM
ÂDÂB-I  MUAŞERET I-EDEB
 
Lügat yönünden tarifi       
Istılah yönünden tarifi        
İlimler yönünden tarifi       
 
II-MUAŞERET
 
Lügat yönünden tarifi        
Istılah yönünden tarifi        
 
III-İÇTİMAİ HAYATIN GEREKLİLİĞİ
 
İçtimaî hayat fıtrat (yaratılış)ın bir gereğidir        
İçtimai hayat dinî yaşayışın gereğidir          
 
IV-EDEBİN ÖNEMİ
 
Edebin fert açısından önemi        
Edebin toplum açısından önemi 
Edebin ibâdetler açısından önemi          
 
V-ÂDÂB-I MUAŞERETİN KAYNAĞI       
 
VI-İSLÂM'DA ÂDÂB-I MUAŞERETİN KAYNAĞI         
 
 
II. BÖLÜM
 
ÖZEL İLİŞKİLERDE MUAŞERET ESASLARI
 
Hz. PEYGAMBERLE İLİŞKİLERDE ÂDÂB-I MUAŞERET 
 
Hiçbir konuda önüne geçmemek    
Yanında yüksek sesle konuşmamak     
Rasûlullah'a hitap şekli     
Argo tabirler kullanılmamalı          
Hane-i Saadetinde rahatsız edilmemeli 
Evine izinsiz girmemek     
Allah'ın Habîbi, müminlerin de sevgilisi olmalı 
Bizlerde Rasûlullah sevgisi         

II-Hz. PEYGAMBERİN HANIMLARIYLA İLİŞKİLERDE ÂDÂB
 
Hicâb (örtünme) âyeti gelmeden önceki durum           
Hicâb (örtünme) âyetinin getirdiği esaslar        
Hicâb (örtünme) emri       
Konuşma âdabına riâyet   
Teberrüç'ten sakınma        
 
III-KARI-KOCA İLİŞKİLERİNDE ÂDÂB
 
Cahiliyye devrinde evlenme         
İslâm'da evleme ve usulleri          
Evlenecek adayların birbirlerini görmesi         
Evlenecek adayların birbirlerini istemesi          
Kadının erkekte arayacağı vasıflar          
Erkeğin kızda arayacağı vasıflar  
4-Mehir-başlık-hediye        
5-Nişanlanma ve düğün   
Düğün           
Velîme           
Eğlenme       
İlân ve def    
Evlileri tebrik etmek 
Ailede karı ile kocanın durumları 
Aile reisi kim olmalıdır        
 
I-KADININ UYMAK ZORUNDA OLDUĞU MUAŞERET ESASLARI
 
Kocasına itaat etmeli         
Aile mahremiyetlerini muhafaza etmeli 
Aile sırlarını ifşa etmemeli

II-KOCANIN UYMAK ZORUNDA OLDUĞU MUAŞERET ESASLARI
 
1-Ailenin geçimini temin   
 
Hüsn-ü muaşeret    
Hoş görürlülük                    
Hanımıyla alay etmemeli   
Ayıplarını araştırmaman     
6- Kadının itaatsizliği ânında, kocanın takip edeceği metodlar         
 
Nasihat         
Hicret (yatakta alâkayı keme)       
Dövme         
 
Ancak ne zaman dövülebilir?     
Dövmenin şekli ve ölçüsü 
D) Karı ile kocanın geçimsizliği anında akrabalara  düşen görev 
Birden fazla evlilik hâlinde           
Cinsel ilişkilerde âdâb      
Cinsî arzunun tatmini konusu    
Mübaşeretin keyfiyeti        
9-Hayızlı kadına karşı kocanın tutumu  
 
IV-EBEVEYN-EVLÂD İLİŞKİLERİNDE ÂDÂB
 

Anne ve babanın uyması gerekli âdâb  
Sevgide mu'tedil olmak     
Acıma duygusunu ihmal etmemek         
Kız-erkek ayrımı  yapmamak        
Çocukların terbiyesi             
Karı-koca mahremiyetleri çocuklara karşı
gizli tutulmalı           
B) Çocukların uyması gerekli muaşeret esasları          
Ebeveyne iyilik ve ihsan 
Anne ve babaya itaat         
3- Anne-baba gayr-i müslim iseler  
4- Anne ve babaya ihsanın şekl
 
V-KADIN-ERKEK İLİŞKİLERİNDE ÂDÂB
 
Erkeğin, erkekle âdabı       
Kadının kadınla âdabı        
Erkeğin yabancı kadınla âdâm.   
Hicap emri               
Halvet hâlinin yasak olması         
Kadına bakmayı mubah kılan hâller       
4-Kadının yabancı erkekle âdabı 
Konuşurken             
Süslenirken             
Ahretlik, bacı-kardeşlik, kirvelik    
İhtiyar kadınların özel durumu     
5-Birbirlerine mahrem olanların âdabı    
 
 
VI-ÖĞRETMEN-ÖĞRENCİ İLİŞKİLERİNDE ÂDÂB


A- Öğretmenin uyması gerekli âdâb           
 
İlmiyle âmil olmalı             
Öğrencisini kardeş bilmeli 
Anlatırken Öğrencilerin seviyesine inmeli        
Öfkesine hakim olup öğrencilere arkadaş muamele etmeli   
Sorularım cevaplayıp, bilmediği konularda susmalı 
Talimi sebebiyle öğrencileri minnet altına sokmamak            
Öğrencisine hitap şekli         
B)Öğrencinin uyması gerekli âdâb         
Öğretmenini can kulağıyla dinlemeli     
Hocasına karşı oldukça saygılı olmalı    
Soru sorma hakkım istismar etmemeli....           
 
VII- KOMŞULUK İLİŞKİLERİNDE ÂDÂB
 
Yakın ve uzak komşu kim olabilir.           
Komşuya ihsanın şekli      
Komşuluğu carî kılan hususlar    
 
VIII- GAYR-İ MÜSLİMLERLE İLİŞKİLERDE ÂDÂB
 
Savaş halinde iken uyulması gerekli âdâb    
Sulh halinde iken uyulması gerekli âdâb          
Dininden dolayı zorlanmaman  
Kitap ehline has özel durum        
Gayri Müslimlerle dostluk  
 
IX-YETİM VE KİMSESİZLERLE İLİŞKİDE ÂDÂB
 
Gelen âyetler karşısında Müslümanların durumları    
 
X- FAKİRLERLE İLİŞKİDE ÂDÂB
 
İnfakta usul  
İnfakta sıra    
İnfakta âdâb 
Yok demenin usulü           
İffetli, fakir ilan edilmemeli           
Dilencilik                   
 
XI- KÖLE VE CARİYELERLE İLİŞKİLERDE ÂDÂB
 
İslâm'ın köleliği İslahı         
1- Mükâtebe yoluyla Hürriyetine' kavuşturmak            
2-Sevap ve mükâfat va'diyle köleleri hürriyetlerine kavuşturmak              
İşlenen günahlara keffâret olarak kölelerin azadı       
Evlenme yoluyla cariyelerin hürriyete kavuşturulması
 Müslümanlar arasında köle ve cariyeler  
 
XII- ÂMİR-MEMUR İLİŞKİLERİNDE ÂDÂB
 
A) Memurların uymaları gerekli âdâb       
 
1-İzin âdabı  
Giriş-çıkışlarda dikkat etmeli        
Yağcılık (Yersiz medh-ü sena)     
Yapamayacağı görevi talep etmemeli     
Her zaman için saygılı olmalı       
 
B)Âmirlerin uymaları gerekli âdâb         
Yönetim arzuya göre olmamalı    
Memurların hatasını aramamalı   
Bağışlayıcı olmalı    
Davranışlarında mütevazi olmalı 
Memurlarla istişârî mahiyette sohbet etmeli     
Memurların arasını ıslâh etmeli     
Memurlardan hediye almamalı    
 
 
III.  BÖLÜM YAKLAŞTIRICI  NİTELİKTE   GENEL  İLİŞKİLER 
SELAMLAŞMA VE ÂDABI
 
Selâmın seldi          
En güzeli ile selâmlamak nasıl olmalı    
Selâmda takip edilecek sıra         
Selâmdan sonra "merhaba" demek        
Musafaha-Tokalaşma        
 
II-MİSAFİR VE MİSAFİRLİK ÂDABI
 
Ev sahibinin giyim-kuşanma önem vermesi   
Misafiri güler yüzle karşılayıp en güzel kabul göstermesi     
Misafirlerin bir müddet yalnız bırakılması                   
Yemek hazırlamak için telaşlanmaya lüzum yok         
Yemeğin takdim şekli         
Yemekte misafirlerle ilgilenmek  
Misafirlere kim hizmet etmeli?      
Misafirin uğurlanması       
Misafirin uymak zorunda olduğu esaslar        
Geleceği zamanı önceden bildirmek (randevu)         
Misafir de güzel giyinmeli 
İzinsiz ve selâmsız girmemek     
 
İSTİZAN       
 
Kapıyı çalma şekli  
Kapıda ne kadar beklemeli?        
İzinsiz girilebilecek yerler  

Ziyaret saatinin ayarlanması      
Sunulan yemeği beğenmemek   
6-Misafir evde sağa-sola dalmamalı     
 
 
ZİYAFET VE ÂDABI
 
Ziyafette da'vetin önemi   
Yemeklerin tertibi   
Ziyafette da'vetlinin durumu         
 
 
IV. BÖLÜM ŞAHSA ÖZGÜ HÂL VE DAVRANIŞLAR
 
I-TEMİZLİK (TAHARET-NEZAEET)        
 
Zahirin temizliği      

1-Hadesten temizlik ve âdabı        
Guslün âdabı             
Guslün şekli  
Necasetten temizlik ve âdabı        
Bedeni çeşitli ifrazattan temizlemek       
A)Hitan (Sünnet olma)     
Hitanın dinî yönden faideleri       
Hitanın sıhhî yönden faideleri     
B)İstihdad (Kaşıkların traşı)           
 
  

GİYİM-KUŞAM VE ÂDABI
 
Güzel giyinmek       
Bütün Müslümanların müşterek bir kıyafeti olabilir mi?   
Görünümüne önem vermek         


BAŞKALARINA KARŞI SAYGILI OLMAK
 
Her insana karşı saygılı olmak    
Büyüklere saygı duymak   
 
3-Meclislerde âdâb 
Selâm vermek          
Gelene ilgi göstermek        
Meclise gelen şahıs için ayağa kalkmak           
Meclisten ayrılırken izin istemek  
İzin kimden ve naşı] alınmalıdır   
Konuşma âdabı    
Kötülüklere karşı iyilikle mukabelede bulunmak da
bir nezaket kuralıdır           
6-Fısıltı ile konuşmak         
7-Tecessüs   
 NETİCE         
 BİBLİYOGRAFYA  
 İNDEKS        


  Fecr Yayınları, Prof. Dr. M. Zeki Duman Adabı Muaşeret adlı kitabı incele diniz. 
Diğer Özellikler
Stok Kodu9786059652407
MarkaFecr Yayınları
Stok DurumuVar
9786059652407

İlginizi Çekebilecek Diğer Ürünler

En yeni ürünler
Güvenli teslimat
Kampanyalı ürünler
Piyasadaki en iyi fiyat

PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.