• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      El Hidaye Tercümesi, 7 Cilt, Takım

      El Hidaye Tercümesi, 7 Cilt, Takım
      El Hidaye Tercümesi, 7 Cilt, Takım
      El Hidaye Tercümesi, 7 Cilt, Takım
      El Hidaye Tercümesi, 7 Cilt, Takım
      El Hidaye Tercümesi, 7 Cilt, Takım
      El Hidaye Tercümesi, 7 Cilt, Takım
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Görsel 4
      Görsel 5
      Görsel 6
      Fiyat:
      600,00 TL
      İndirimli Fiyat (%51,7) :
      290,00 TL
      Kazancınız 310,00 TL
      5.0 1
      290.00 www.goncakitap.com.tr
      72,50 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
      Aynı Gün Kargo Kargo Bedava
      Sepete EkleSatın Al
               Stoktan kargo 
       
      Kitap             İzahlı El Hidaye Tercümesi       
      Yazar            Burhaneddin Ali Bin Ebi Bekr el- Merginani  
      Tercüme        Hüsamettin Vanlıoğlu, Abdullah Hiçdönmez, Fatih Kalender, Emin Ali Yüksel  
      Yayınevi        Yasin Yayınları    
      Etiket Fiyatı   600 TL
      Kağıt - Cilt     Sarı Şamua, 7 cilt takım
      Sayfa - Ebat   2.967 sayfa , 16.5x23.5 cm           
      Yayın Yılı       2014
      ISBN              9786053460626       


      El Merginani İslam Fıkhı El Hidaye Tercümesi kitabını incelemektesiniz.
      Yasin Yayınları 7 cilt İzahlı El Hidaye Tercümesi kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
       
      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2
       

              El Hidaye Tercümesi
       
      Hicri altıncı asırda fıkıh alanında kendisinden öncekileri en güzel şekilde anlayıp anlatan, güncel meseleleri kaynağından çözen ve fıkıhta maharet elde etmek isteyenlere vaz geçilmez bir eser olan el-Hidaye kitabı, asırlardır medreselerde İslam Fıkhının, özellikle Hanefi Mezhebinin en önemli kaynağı olmuştur. Anlaşılan o ki gelecek asırlarda da böyle olmaya devam edecektir.

      Gördüğünüz bu kitap, başlangıcından bitimine kadar oruçsuz gün geçirmeyen Maveraunnehir / Türk diyarlarının önde gelen isimlerinden Fakih, Allame İmam Burhanuddin el-Merğinani tarafından kaleme alınmış ve fıkhı, hayatı kolaylaştırmak aracı değil de Rabbin rızasına kavuşma aracı yapanlara hak yolu beyan eden çok kıymetli bir eserdir.
       
       
      Hanefi Mezhebinde Temel Kaynak Bidayetül Müptedi Şerhi Hidaye Tercümesi
       
       
              ÖNSÖZ
       
      Kuşkusuz Hanefi Mezhebine ait çok önemli kitaplar vardır. Zahiru'r-rivaye ve Nevâdir dediğimiz mezhep imamlarına ait temel kitaplarımız başta olmak üzere daha sonra bu kitaplardaki rivayetleri korumak, bazı meseleleri vuzuha kavuşturmak ve her döneme ait güncel meselelerin hükümlerini bulmak adına kitaplar yazılmıştır. Yine temel mezhep mesailini içeren ki­taplar üzerine şerhler, haşiyeler kısaltmalar, uzatmalar, kurallar belirlemek, özel vakıaları değerlendirmek, imamların görüşlerini, gelen rivayetleri ko­ruma adına kitaplar kaleme alınmıştır. Hicri 4-5. Asırda Hanefi Mezhebi, Iraktan daha çok Maveraunnehir dediğimiz, Özbekistan-Türkmenistan-Semerkant-Merğinan gibi Türk diyarlarında yaygın hale gelmiştir. Ebu Zeyd Ed-Debûsî, Ebu Mansur el-Maturîdî emsali imamlar bu diyarlarda Hanefi Mezhebinin usulünü taşımışlardır. Bu ve bundan sonraki asırlarda Mave­raunnehir, Hanefî Mezhebinde yeni bir ekol olmuştur. Bu asırlarda Irakta mezhebi temellendirme adına en-Natifî emsali bazı âlimler, imamların görüşlerini nakledip korumaya çalışmış, el-Kudûrî emsali bazı âlimler ise diğer mezheplerle karşılaştırarak mezhebin görüşlerini aklî ve naklî olarak ispata girişmişlerdir. Bu ve daha sonraki dönemlerde deliller ve izahat zik­redilmeden yazılan kitaplara "muhtasar" ve "metin", delil ve izahatla yazı­lan geniş kitaplara da "mebsut" denilmiştir. Maveraunnehir'de usul ve füru fıkıhta öncülük yapan ed-Debûsi, temelini Irak ekolünden el-Cessas'dan alarak Semerkant tarafında mezhebin usulünü kuran İmam Maturidî'den biraz farklı olarak usul-i fıkıh kurmuştur. Her ne kadar el-Cessas'la ortak birçok referansı kullansa da birçok meselede farklı usul ortaya koymuştur.
       
      Hicri ö.asra gelindiğinde meseleler çoğalmış, hükümleri belirlenmek zo­runda birçok güncel meseleler vuku bulmuştur. Bunları mezhep asıllarına oturtmaya çalışan âlimler yer yer eski meseleleri izah edip onlara kıyas ederken farklı illetler beyan etmişlerdir. Bu illetler üzerine kurulan meseleler daha sonra ikinci ve üçüncü meselelere illet teşkil etmiş ve böylece bazı farklılıklar zuhur etmiştir.
       
      Sadırlarda olan ilim, satırlardan anlaşılmaya başlandığında meseleleri muhafaza etmek ve gereği gibi anlamak zorlaşmış olduğundan meseleleri illetleriyle açıklayacak, aklî ve naklî delillerini vererek aralarındaki bağlantı­ları kuracak ders kitaplarına ihtiyaç duyulmuştur. İşte bu dönemlerde yani hicri 6.asırda İmam el-Merğinânî tarafından kaleme alınan elinizdeki el-Hidaye nam kitap, dönemin ihtiyacına binaen ortaya çıkmış ve asırlarca medreselerde okutulmuş en önemli en meşhur eserdir. Maveraunnehirde fakihler, hadis-i şerif almak için çokça rıhletlere çıkmamış olduğundan hadis-i şerifler genellikle mana açısından bir fıkıhçı diliyle ele alınmış olduğun­dan bazıları bu yönüyle kitaba itirazlar yöneltmiş olsa da hadiste üstün yeri olan ve İbn Hacer emsali hadis dalında herkes tarafından kabul edilen kişi­lerin kaynağı olan ez-Zeylâ'i tarafından kitabın rivayetleri ele alınmış ve çok azı hariç meselelerin çoğuna dair kaynaklan verilmiştir. Kuşkusuz rivayetleri bu şekilde ele alan Nasbu'r-Râye, el-Hidaye için tamamlayıcı ve vazgeçil­mez bir kaynak olmuştur.
       
      Musannif el-Merğinâni, bu kitabında İmam Muhammed (Rahime-hullah)'ın el-Camiu's-Sağir'ini ve İmam el-Kudûrinin Muhtasarını metin olarak esas alıp "Bidayetu'l-Müptedi" ismiyle cem ederek meseleleri metin haline getirdikten sonra akılda kalacak ve girift meselelerin aralarındaki farklar anlaşılacak şekilde beyan etmiş, hemen her meselede meselenin aklî delilini de ortaya koymuştur.
       
      Asırlardır medreselerde okutulan el-Hidaye, nerdeyse Hanefi Mezhe­binde başka kaynak yokmuş gibi tek kitap haline gelmiştir. Hatta bazıları "Kur'an-ı Kerim nasıl kendisinden önceki kitapları nesh etti, Hidaye de ona benzer, o da mezhep kitaplarını rafa kaldırdı" mealinde mersiyeler yapmış­tır. Üzerine birçok şerh ve haşiye yapılmıştır.
       
      Muhaddislerden Muhammed Enver el-Keşmiri: "Dört mezhebin eserleri arasında Hidâye'nin bir benzeri daha yoktur" derken, bazı âlimler de en edebî ve fasih üç eseri sıralarken Kur'ân-ı Kerim, Buhari'nin Sahih'i, ve Mergînânî'nin Hidâye'sini söylerler.
       
       
             Hidâye'nin Tertip ve Metodu
       
       
      El-Hidâye, müellifin "Bidaye" isimli eserinin şerhidir. Matbu halde olan bu eserde Bidaye metni parantez içinde verilip daha sonra şerhi yapılmıştır. Fakat biz tercümede metinle şerhi beraberce tercüme ettik. Zira şerh, memzüç olduğundan yani şerhle metin bir birine bağlı olduğundan dolayı konuya bütünlük vermesi için böylesinin daha faydalı olacağını düşündük. Kitabın tertibinde önce Kudûrî'nin Muhtasarı'nm sonra da el-Camiu's-Sağîr'in meseleleri yer alır. El-Camiu's- Sağîr'in ibaresinin Kudûrî'nin ibare­sine uymadığı yerlerde buna: 'Camiu's-Sağîr'de şöyle...' sözüyle dikkat çe­kilmiştir. Müellif Bidaye'yi şerh ederken konuları âyet ve hadislerden delil getirerek işlemiştir.
       
      Hidâye'de sadece meseleler zikredilmekle kalmaz, görüşlerin nakli ve akli delilleri verilip, bunların tartışması yapılır. Konulara girilirken önbilgi veya kullanılan ıstılahlann tarifi yok denecek kadar az olmakla birlikte me­selelere doğrudan giriş yapılır. Görebildiğimiz kadarıyla yer yer "murabaha, tevliye ve havale" gibi ıstılahları tarif etmiştir.
       
      Hidâye'de konular işlenirken, Şemsu'l-Eimme Serahsi, İmam Ebu Mansur, Ebu Leys es-Semerkandi, gibi âlimlerin konuyla ilgili görüşleri de verilmektedir.
       
      Müellif meseleleri ele alırken önce Ebu Hanife'nin sonra talebeleri Ebu Yusuf ve Muhammed'in zaman zaman da Züfer'in (Radiyallahü anhüm) görüşlerine temas etmektedir. Bunların delillerini verirken tercih ettiği görü­şün delilini diğerlerine cevap olması için en sona bırakmaktadır. Hidâye'de sadece Ebu Hanife'nin görüşleri verilmediği gibi farklı mezhep müçtehitlerinden İmam Malik ve Şafii'nin farklı görüşlerinin gerekçelerinin de verilmiş olmasından Hidâye'nin aynı zamanda mezhepler arası mukayeseli bir fıkıh kitabı görünümünde olduğunu söylemek mümkündür. Fakat diğer mez­heplerin görüşlerini verirken o görüşün o mezhepte esas görüş veya tercih edilen görüş olup olmadığına dikkat etmez. Daha çok kendi mezhebindeki görüşü daha etkili ve kalıcı açıklayabilmek için muhalif bir görüş zikredip onunla mukayese yapmak için diğer mezhep görüşlerini alır. Bu yüzden diğer mezheplerin görüşleri kendi kitaplarından kontrol edilmedikçe sadece bu kitaptan alınması doğru değildir. Esasen bu, azı müstesna tüm kitaplar için geçerlidir. Zira "el-mezhep la yu'hezu min mezhep" yani hiçbir mezhe­bin görüşü, diğer mezhep kitabından alınmaz.
       
      Eserde Ahmed b. Hanbel'in görüşlerine rastlanmaz. Müellif zaman za­man sahabeden Hz Ömer, bin Mesud, Hz. Ali (Radiyallahü anhüm) gibile­rin sözlerini ve tatbikatlarını da delil olarak getirir.
       
      Hidâye, kendisinden önce yazılan ve daha geniş şerh olan Kifâyetü'l-Müntehi'nin özeti mahiyetinde olduğu için zaman zaman kapalı ifadeler bulunmaktadır. Tercümede bu ifadeleri gücümüz yettiğince ya aşağıda iza­hat yaparak veya parantez içi açıklamalarla açmaya çalıştık. Hidâye'de ko­nular kitap, bab ve fasıl olarak ele alınır. Eserde müellif Hanefi âlimlerinin daha çok kullandığı istihsan delilini bolca kullanmış ve böyle hareket etme­sinin gerekçesini de izah etmiştir. Müftabih olan görüşleri de zaman zaman zikrederek "aleyhi'l-Fetva/fetva buna göredir" lafzını kullanmıştır.
       
      Hidâye'nin telifinde müellif bazı lafızlar kullanmıştır. Mesela zaman za­man "kitap" ifadesi kullanır, bununla Kudûrî'nin muhtasarını kasteder. Biz açıkça tercümede Kuduri'de veya metinde ifadesini kullandık. "Limâ beyyenna" derken de konuyla ilgili bir akli delili ifade eder. Bunu da "zira-çünkü" şeklinde tercüme ettik. Bazı yerlerde "Kale radiyallahü anh" der bununla da kendini kasteder. Biz "Musannif der ki" şeklinde tercüme ettik. "Kale meşâyihunâ" cümlesiyle Mâveraünnehir âlimleri kastedilir. Biz, yer yer "hocalarımız" şeklinde tercüme ettik.

      Tercümeyi yaparken gerekli yerlerde izahat vermeye çalıştık. Kitabın çok uzun olmasından endişe ettiğimiz için bazı yerlerde izahatı parantez arası vermekle yetindik.
       
      Hala medrese ve resmi okullarda okutulan en önemli fıkıh kitabı olduğundan anlaşılıp güzelce okunmasına bir nebze de olsa katkıda bulunup hayır duaları almak en önemli hedefimiz olmuştur. Kuşkusuz yer yer hatalar olmuştur. Bu konuda bizi mazur göreceğinizi umuyoruz. Allah Teâlâ cümlemize bu ve emsali kitapları anlayıp, yaşayıp, yaşat­mayı nasip etsin...
       
       
      Müellifin Terceme-İ Hali
      Burhânuddîn El-Mergınânî
      Künyesi: Ebu'l-Hasen
      İsmi: Alî b. Ebî Bekr b. Abdilcelîl el-Fergânî el-Mergînânî Lakapları: Şeyhu'l-İslâm, el-İmâm ve Burhânuddîn .

       
      Burhanuddin el- Merğınanî ismiyle meşhurdur. Doğumu: 8 Recep Pazartesi günü 511/1117, Vefatı: 593/1197
      El-Hidâye adlı eseriyle tanınan Hanefî fakihi Ebu'l-Hasen Burhânuddîn Alî b. Ebî Bekr b. Abdilcelîl el-Fergânî el-Mergînânî, Mâverâünnehir'de Fergana bölgesine bağlı Mergînân şehrinin Riştân köyünde doğdu. Hz. Ebû Bekir (Radiyallahü anh)'in soyundan olup çeşitli âlimler yetiştiren bir aileye mensuptur. Merginânî'nin 8 Receb 511'de doğmuş olduğunu Leknevî, el-Hidaye'nin matbu nüshasının başında nakleder.
       
      El-Merginânî; önce babasından sonra Bahauddin Ali b. Muhammed b. İsmail el-îsbicâbî ve daha birçok hocadan okumuştur. Başta fıkıh olmak üzere hadis, tefsir, Arap dili ve edebiyatı alanlarındaki bilgisiyle tanındı. Kaynaklarda "imam, hafız, muhakkik" gibi sıfatlarla anılmakta, muasırları Kâdîhan, Burhâneddin Mahmûd b. Ahmed el-Buhârî, Zahîrüddin Muham­med b. Ahmed el-Buhârî ve Ahmed b. Muhammed el-Attâbî gibi âlimler tarafından ilmî dirayeti ile anılmıştır. Taşköprüzâde, kendisini Hanefî mez­hebi içerisinde ashâb-ı tercihten sayarken Leknevî onun mezhepte müçtehit olduğu görüşünü benimser. Merginânî'nin öğrencileri arasında oğulları Celâleddin Muhammed ve Nizâmeddin Ömer yanında Şemsü'l-Eimme el-Kerderî, Celâleddin Mahmûd b. Hüseyin el-Usrûşenî ve Talimu'l-Müte'allim müellifi Zernûcî gibi âlimler bulunmaktadır. 14 Zilhicce 593'te vefat eden Merginânî Semerkant'ta defnedilmiştir. Allah rahmet etsin. ( El Hidaye Tercümesi , Yasin Yayınları , el hidaye fıkhı , hidaye fıkıh kitabı , el merginani , hidaye şerhi tercümesi , islam fıkhı , hanefi fıkhı , hanefi mezhebi fıkıh kitabı , el -hidaye )

       
                      Eserleri

      1-Bidayetu'l-Müptedî: İmam Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî'nin el-Cami'u's-Sağir'i ile el-Kudûrî'nin el-Muhtasar'ındaki mevcut meseleleri içe­rir.  

      Kendisi Bidâyetu'l-müptedî hakkında şöyle anlatır: Gençken, hacmi küçük, muhtevası büyük ve içinde her çeşit meseleyi barındıran bir kitap olsa diye arzu ederdim. Nihayet, Kudûrî'nin Muhtasarı'nı, benim arzuladı­ğım şekilde bir kitap olarak buldum. Bu kitap kısa, hem de zengin muhte­valı ve güzel bir üslup ile yazılmıştır. Ayrıca gördüm ki, bu zamandaki âlim­ler, büyük-küçük herkesi, el-Cami'u's-Sağir'i ezberlemeye teşvik ediyorlar. Bunun üzerine bu iki kitabı birleştirip, bir kitap hâline getirmeye karar vere­rek bu işe koyuldum ve kitap bitince ona, "Bidâyetu'l-Müptedî" adını ver­dim.
       
      Burhânuddîn el-Mergınânî hazretleri, bu kitapta bâbları, teberrüken el-Câmiu's-Sagîr'e göre sıralamıştır. El-Mergınânî: "Bu kitabıma bir şerh yap­mayı başarabilirsem, ona da (Kifâyetu'l-Müntehî) diye ad vereceğim" demiş ve daha sonra bu işe başlamaya muvaffak olup şerhi bitirdikten sonra esere vadettiği ismi vermiştir.

      2)   Muhtârât/Muhtâru'n-Nevâzil.
       
      3-Et-Tecnîs ve'l-Mezîd; Klasik fıkıh kitaplarının sistematiğine sahip, vâkıât türü yani o günün güncel meselelerini içeren hacimli bir eserdir. 

      4)   Kitap fi'I-Ferâ'iz

      5-Kifâyetu'l-Müntehî: Müellif, Bidâyetü'l-Mübtedî'ye şerh olarak başla­dığı bu eserin yaklaşık seksen cüzlük bir hacme ulaşmış ve çok dağınık me­seleleri içermiş olduğundan okuyanları bıktıracağından korkmuş ve daha kısa bir şerh olan el-Hidâye'yi kaleme almıştır. El-Merginânî, el-Hidâye'de ayrıntısına giremediği bazı meseleler için bu şerhe atıfta bulunur.  

      6-El-Hidâye (elinizde tercümesi bulunan bu kitap); Müellifin Bidâyetü'l-Müptedî üzerine yaptığı bir şerh olup Hanefî Mezhebinin en tanınmış ve en çok güvenilen metinlerinden biridir. Üzerinde pek çok şerh, haşiye ve ihtisar çalışması yapılan kitap, çeşitli dillere çevrilmiştir.
       
      Bu kitabı, Müellifi Mergınânî hazretleri h.573 yılı Zilkade ayında, bir Çarşamba günü öğleden sonra kaleme almaya başlamıştır. Zamanla bu eseri, halk arasında büyük bir rağbet gören ve herkesçe sevilip beğenilen, ellerden hiç düşmeyen bir kitap oldu. Bu kitap hakkında, Müellifin oğlu şöyle der:
       
      "Hidâye öyle bir kitaptır ki, kendisini okuyup anlayanları hidâyete eriş­tirir ve körlüğü yok eder. Öyleyse ey akıllı kişi, ona yapış, onu elden bı­rakma. Kim ona yapışırsa, arzularının en üstününe kavuşmuş olur" der.
       
      Abdulhayy el-Leknevî der ki: "Bu sözleri anlayabilmek için, Hidâye sa­hibinin, onu on üç yılda tamamladığını ve bu uzun süre içinde hep oruçlu olup, bir günü olsun (bayramlar hâriç) oruçsuz geçirmediğini, oruçlu oldu­ğunu da gizleyerek, hiç kimseye sezdirmemeye çalıştığını hatırlamak yeterli­dir". Rivayete göre, hizmetçisi ona yemek getirdiği zaman "Bırak oraya, git" buyurur ve hizmetçi gittikten sonra yemeği ya talebelerinden birine veya bir başkasına yedirir ve hizmetçi dönüp kapları boş görünce, kendisinin yedi­ğini zannederdi.
       
      Hidâye kitabını bizzat Mergınânî'den ilk okuyan kişi, Şemsu'l-Eimme el-Kerderî'dir. Alimlerden büyük çoğunluğu, Hidâye'ye şerh ve haşiyeler yapmışlardır. Hidâye'nin sağlamlığını ve kıymetini ispat için de birçok âlim, ondaki hadisleri tahric ederek sıhhatini ortaya koymuşlardır. Bunlardan biri, İmâm Muhyiddîn Abdülkâdir b. Muhammed el-Kureşî el-Mısrî'dir. Kitabının adı da El-İnâye bi Ma'rifeti Ahâdîsi'l-Hidâye'dir. Diğeri Şeyh Alâüddîn'dir. Bunun da kitabının adı, El-Kifâye fî Ma'rifeti Ahâdîsi'l-Hidâye'dir. Şeyh Cemâlüddîn b. Abdullah b. Yûsuf ez-Zeylâî de, bu konuda Nasbürrâye li Ahâdîsi'l-Hidâye adında bir eser yazdı ve Hidâye'nin hadislerinin tahrici hakkında en güzel eser kabul edilmekle birlikte başka tahriç kitaplarının da membaı olmuştur.
       
      Hidâye kitabı üzerine yazılan ilk şerh; talebesi es-Sığnakî tarafından ele alınan "en-Nihaye" isimli eserdir. Yine Emir Katip el-İtkânî tarafından "Gâyetu'l-beyan ve Nadiretu'l-Ekran fî Ahiri'z-Zaman ismiyle yazılan şerh, el-Hidaye için vaz geçilmez bir şerhtir. Emir Katip'in, Hanefi mezhebinin temel kitabı olan Kitabu'l-Asıl ın nüssahlarından olması itibarıyla zâhiru'r-rivâye'ye olan hakimiyeti açısından da ayrı bir önemi vardır. Yine, İbnu'l-Hümâm'ın Hidâye şerhi "Fethu'l-kadir" de çok kıymetlidir. El-Hidaye üze­rine yazılan daha nice şerhler vardır, bu hususta tafsilat için Keşfu'z-Zunun emsali eserlere bakılabilir.
       
      Tercüme Edenler
      02.12.2013
       
       
       
      Yasin Yayınları 7 cilt El Hidaye Tercümesi kitabı nı incele diniz.
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786053460626
      MarkaYasin Yayınevi
      Stok DurumuVar
      9786053460626
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.