• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Fıtrat Pedagojisi

      Fıtrat Pedagojisi
      Fıtrat Pedagojisi
      Fıtrat Pedagojisi
      Fıtrat Pedagojisi
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Görsel 4
      Fiyat:
      24,00 TL
      İndirimli Fiyat (%37,5) :
      15,00 TL
      Kazancınız 9,00 TL
      5.0 1
      15.00 www.goncakitap.com.tr
      Aynı Gün Kargo

      Kitap            Fıtrat Pedagojisi Adetlerle Değil Ayetlerle Çocuk Eğitimi
      Yazar           Hatice Kübra Tongar
      Yayınevi       Hayy Kitap 
      Kağıt Cilt      2.Hamur - Karton kapak cilt
      Sayfa Ebat   176 sayfa -  13,50x23cm
      Yayın Yılı      2018



      Hatice Kübra Tongar Fıtrat Pedagojisi Adetlerle Değil Ayetlerle Çocuk Eğitimi kitabını incelemektesiniz.   
      Hayy Kitap Fıtrat Pedagojisi Adetlerle Değil Ayetlerle Çocuk Eğitimi kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2


      Hatice Kübra TONGAR
      FITRAT PEDAGOJİSİ

      Kur’an’ı Kerim’i hayatınızın süsü yapıp duvara mı astınız? Allah’ın yarattığı, farklı fıtratlarla boyadığı ve emanetçiliğinize bıraktığı evlatlarınızın fıtrat programını, yine o fıtratı yazan Kudretin kaleminden okumaktan geri mi duruyorsunuz? 1400 yıl öncesinden parlayan sünnetin düsturlarından haberdar değil misiniz? Modern pedagogların çoğu zaman birbiriyle çelişen sözlerini, hakikatten uzak âdetleri kanun saymayı maharet bilirken, “asıl kanunu” yok saydığınızın farkında mısınız?

      Öyleyse, satırdan ve sadırdan okuyarak başlayacağınız ebeveynlik yolunun her bir durağında Rabbimizin yardımını dilemenin, Kur’an ayetlerinin yorumlarını ve asrı saadete doğru açılan kapıdan günümüze süzülen menkıbelerle hadisi şerifleri okumanın tam zamanıdır!

      Hatice Kübra Tongar, Kur’an’ı duvarlardan kalplere indirme, hayat kitabı yapma temennisi ile yola çıkmış Fıtrat Pedagojisi başlıklı kitabını kaleme alırken. Gerçekten de, bugünün anne-babalarının temel problemi, ayet ve sünnet konusunda yeterince bilgili olmamaları. Çocuk eğitimiyle yakından ilgili olduğunu söyleyen pek çok ebeveyn, konuyla ilgili ayetleri bilmiyor, Hz. Muhammed’in pedagojik yaklaşımlarını tahlil edemiyor. Çoğu anne-baba, bugün bir pedagojik ekol olarak içselleştirdiği sayısız öğretinin, Peygamber Efendimizin sünnetinin düsturları olduğundan bihaber!

      Tongar, kitabında kendine rehber olarak Kur’an ayetlerini ve kendisinin ‘sünnet pedagojisi’ olarak adlandırdığı nebevi öğretileri almış. Bu kadim bilgileri, kendisinin sosyoloji ve ilahiyat alanındaki akademik geçmişi ve annelik deneyimleriyle harmanlamış. Ve ortaya çocuğunun hayat sayfalarını yazma telaşından çıkıp, onu yazmış olanın (cc) cümlelerine sığınmak isteyen anneler için eşsiz bir başvuru kaynağı çıkmış,

      Bu kitabın her bir satırı çocuk eğitimine ayet penceresinden bakmaya çalışırken, aynı zamanda bu yolda durmaya çalışan anne-babaların ‘yardım çağrısı’ hükmünde kaleme alındı. Zira Müslüman’ın görevi bilmek ve ifa etmektir ama hem bilmek hem ifa edebilecek iradeyi gösterebilmek ancak yüceler yücesi Allah’ın yardımıyla mümkün olabilir. Hatice Kübra Tongar, bu yardımın gelmesi içinse anne-babalar adına şu duayı ediyor:

      “Ebeveynlik yolunun her bir durağında Rabbimizin yardımını diliyoruz.
      İyi ve güzel olanın O’ndan (cc), eksik ve kusurlu olanın nefsimizden olduğunu bilerek O’nun mağfiretine iltica ediyoruz.
      Umulur ki varmayı dilediğimiz menzil, durduğumuz noktayı da mübarek ve doğru eylesin.
      Umulur ki yüce Mevla göz nuru evlatlarımızı her iki dünyada da şefaatçimiz eylesin…”

      Kitabın Bölümleri:

      • Besmele, Hayırlı Ebeveynliğin Başıdır
      • İnsan İnşasında Kur’anî Metot
      • Her Çocuk Bir Kitaptır
      • Fıtrat Kitabı Nasıl Okunur?
      • Sen Kendini Bilmezsen Bu Nice Okumaktır?
      • Ebeveynliğin Zorlu Yolları
      • Anne-Babalığın Kıblesi Neresi?
      • Hangi Ekolün Ebeveynisiniz?
      • Diğerkâm Çocuklar Yetiştirmek
      • Kalp mi Düşünür, Beyin mi?
      • Çocuğum Senin Çocuğunu Geçer!
      • Anne-Babalara İlahi Çağrı: Yavaşlayın!
      • Çocuk, Annesinden ‘Güven’ Yudumlar
      • Ebeveynlere Nebevî Reçete: Öfkelenmeyin!
      • Yüksek Sesli Anne-Babalık
      • İnsanlığı Kemiren Haz Canavarı
      • Az Yiyen Çocuk Makbuldür
      • Çocuk Dünyasının Anahtarı: Oyun
      • Bırakın Çocuğunuz Ağlasın!
      • Çocuk Eğitimi ve Koku
      • Kardeş Kıskançlığına Kur’anî Bakış
      • Cebimizdeki Etiketler
      • Ebeveyn Çocuk Arasındaki Sınır: Mahremiyet
      • Çocuğunuza Değil, Nefsinize Sabır Gösterin
      • Çocuğunuzun Hatalarını Açık Etmeyin!
      • Evlerin Güzel Süsleri…
      • Çocuk Nimetinin Farkında Mısınız?
      • Anne-Babalık Dua İle Başlar
      • Yalan, Güven Duygusunu Yerle Bir Eder
      • Zamanın Şartlarına Göre Ebeveyn Olmak
      • Rollerden Bir Rol, Annelik
      • Son Ayet, Son Söz…

      Bırakın çocuğunuzu Allah büyütsün!

      Çocuğunuzun gözünün, burnunun kime benzeyeceğini, nasıl olacağını -yani biyolojik DNA'sını- merak ettiğiniz kadar, ruhsal DNA'sı olan fıtratını da merak ediyor musunuz? Hareketli mi, sakin mi, girişken mi, utangaç mı gibi onlarca farklı fıtrat programından hangisi çocuğunuza emanet edildi; biliyor musunuz?

      Pek çok anne-baba çocuğunun yoğrulması gereken bir hamur olduğunu düşünerek ebeveynlik yapmaya başlar. Çocuğunu şekilsiz bir hamur, kendini ona istediği şekli verecek bir sanatkâr zanneder. Oysa her çocuk dünyaya kendi şekliyle -yani kendi fıtratıyla- gelir. Anne-babaya düşense, çocuğunun fıtrat programını korumak ve kendi fıtratını ortaya koyabileceği alanı ona açmaktan ötesi değildir.

      İşte bu kitap; mahremiyet eğitiminden haz öteleme eğitimine, çocuk beslenmesinden öfke kontrolüne kadar pek çok önemli eğitim başlığını adetlerin değil, ayetlerin ön gördüğü yöntemlerle siz annelerin istifadesine sunuyor. Tüm anneleri, çocuğunun boş sayfalarını yazma telaşından çıkarıp, zaten yazmış olan Kudretin (cc) satırlarından ayet ayet okumaya davet ediyor.

      İçindekiler

      Kur'anı Duvarlardan Kalplerimize İndirelim11
      Besmele, Hayırlı Ebeveynliğin Başıdır 14
      İnsan İnşasında Kur'anî Metot 20
      Her Çocuk Bir Kitaptır 27
      Fıtrat Kitabı Nasıl Okunur? 30
      Sen Kendini Bilmezsen Bu Nice Okumaktır? 33
      Ebeveynliğin Zorlu Yolları 36'
      Bilgili Anne Mi Bilge Anne Mi? 43
      Hangi Ekolün Ebeveynisiniz? 47
      Diğergâm Çocuklar Yetiştirmek 50
      Kalp Mi Düşünür, Beyin Mi? 54
      Çocuğum Senin Çocuğunu Geçer! 59
      Anne-Babalara İlahi Çağrı: Yavaşlayın!
      62 Çocuk, Annesinden 'Güven' Yudumlar 65
      Ebeveynlere Nebevi Reçete: Öfkelenmeyin! 70
      Yüksek Sesli Anne-Babalık 76
      İnsanlığı Kemiren Haz Canavarı 63
      Az Yiyen Çocuk Makbuldür 69
      Çocuk Dünyasının Anahtarı: Oyun 95
      Bırakın Çocuğunuz Ağlasın! 100
      Çocuk Eğitimi Ve Koku 104
      Kardeş Kıskançlığına Kur'anî Bakış 107
      Cebimizdeki Etiketler 112
      Ebeveyn Çocuk Arasındaki Sınır: Mahremiyet 116
      Çocuğunuza Değil, Nefsinize Sabır Gösterin 122
      Çocuğunuzun Hatalarını Açık Etmeyin! 127

      Evlerin Güzel Süsleri... 132
      Çocuk Nimetinin Farkında Mısınız? 137
      Anne-Babalık Dua İle Başlar 142
      Yalan, Güven Duygusunu Yerle Bir Eder 153
      Zamanın Şartlarına Göre Ebeveyn Olmak 159
      Rollerden Bir Rol, Annelik 164
      Zeki Çocuk Yetiştirmenin Yolu; Sıla-I Rahim 169
      Son Ayet, Son Söz... 173
      Başucumdaydılar 175



      ÖNSÖZ

      Çocuğun seviyesine çıkmak...

      Yıllar önce, programıma konuk olan bir yazar "Ço­cuğun seviyesine inilmez, çıkılır'" demişti. Oysa mini minnacık boylan, küçücük elleri ve parmaklarıyla ço­cuklarımız bizim seviyemizden çok daha aşağıda değil miydi? Hem birer yetişkin olarak bizler görmüş geçir­miş, hayat tecrübesi kazanmıştık*. Bu açıdan bile ba­kıldığında bizim değil, çocuğumuzun bizim seviyemize ulaşması beklenmez miydi?

      Yazar sonrasında devam etti:

      "Çocuklar ahsen-i takvimdir, duru ve temizdir. Oysa biz yetişkinler büyüdükçe günahla tanışır ve bozulma­ya başlarız. İşte bu yüzden çocuklar bizlerden çok daha üsttedir. Ve yine bu yüzden bir çocuğun seviyesine in­mek değil, bilakis, çıkmak gerekir."

      Bu cümle beni o denli etkiledi ki, o andan sonra her günümü çocuklarımın seviyesine çıkabilmek için harcadım. Efendimiz (sav)in yağan yağmuru çıplak te­nine dokundurması ve "O Rabbimin yanından geliyor" demesi gibi; ben de çıplak ruhumla çocuklarımda arın­maya çalıştım.

      Bu arınma süreci bazen acıtsa, hatta kabuk tutmuş yaralarımı kanatsa da işin sonunda iyileşen bir öykü armağan etti bana. Çocukla çocuk olmayı başardıkça, kendi çocukluğumun acıtan yaraları bir bir iyileşiverdi.
       
      İşte bu dönemde Kur'an-ı Kerim'in şifa pınarı ayetle­ri kılavuzluk etti anneliğime... Nasıl bir anne olmalıyım, kendi fıtratımı nasıl hatırlamalıyım ve çocuğumun yara­tılış mayasını nasıl kucaklamalıyım sorularının cevabını ism-i Rab aynasından ayet ayet solumaya başladım.

      Kur'anın sayfalarında okumayı, sabretmeyi, şükretmeyi öğrendim.
      Çocuğumu bana emanet edenin cümleleriyle, hak­kıyla emanetçilik yapma duasının peşinden gitmeye ça­lıştım. Ayet ayet tomurcuklanan her bir cevap, başka bir sorunun taliplisi kıldı beni.
      Bu öyle bir öğrencilikti ki, öğreten, Rabbin bizatihi kendisiydi.
      Bu öyle bir öğrencilikti ki, Hz. Âdem'e kelimeyi öğ­reten kudret (cc) biz kullarım kendine muhatap seçmişti.
      İşte böylesi kutlu bir serüvenin ete-kemiğe bürün­müş halini sunuyorum sizlere. Kur'anın benim annelik seyrime fısıldadıklarını ben de usulca sizlere fısıldıyo­rum. Bir tefsir ya da uygulama kitabı ortaya koymak de­ğil, ayetlerin fıtrata açılan kapılarını birer birer tıklatmak niyetini kuşanıyorum.

      Umuyorum ki, bu fısıltılar sizlerin de annelik yolcu­luğunuza vahyi rehber kılmanın adımları olsun.
      Bu ki­tapla başlayan annelik serüveniniz, Kur'anın satırlarına değerek yolunu bulsun.

      Hatice Kübra Tongar
      Ocak/2015


      KUR'AN'I DUVARLARDAN KALPLERİMİZE İNDİRELİM

      Yıllar önce ziyaret ettiğim bir arkadaşım, evindeki bir düzenlemeyle önemli bir ha­yat dersi verdi bana...

      Evin hemen giriş koridorunda, altın yaldızlı bir rahle üzerine itinayla yerleştirilmiş Kur'an-ı Kerim dikkatimi çekti. Kur'an açıktı. Eve giren de, çıkan da Kur'an-ı Ke­rim'in önünden geçiyordu. Merak edip sorduğumda, bir dekorasyon fikri olarak yorumladığım için beni utandı­ran şu cümleler döküldü arkadaşımın dudaklarından:

      'Evimizin bir kuralıdır; eve giren de çıkan da Kur'an 'dan bir ayet okur. Önce metnini, sonra mealini okuyup tefekkür eder. Kur'an bu yüzden bizim evde hiç kapanmaz.'
      Arkadaşımın bu cümleleri benim için bir hidayet ka­pısı aralarken, zihnimde onlarca farkındalık nurunun ışıdığını da hissettirdi.

      Öyle ya, bu duruş çok önemli bir sahabi duruşu de­ğil miydi?
      Kur'anın seksene yakın suresini bizzat Efendimiz (sav) in ağzından duyarak ezberleyip öğrenen, Kâbe'd e
       
      Kur'anı yüksek sesle okuduğu için Kureyşli nasipsiz­lerin saldırısına uğrayan ve gerek Peygamber-i Zişan döneminde, gerek sonrasında Müslümanlara Kur'anı doğru okumayı öğreten Abdullah b. Mesut'un bizlere bıraktığı miras değil miydi bu?

      'Kur'an'ı her zaman açıp okuyabileceğiniz bir yerde bulundurun. Ta ki büyükler okuyup ders alsınlar, kü­çükler de öğrensinler.'

      Lakin günümüzde Abdullah b. Mesut'un bu önemli vasiyetinin yerini, Kur'anı adeta bir süs eşyası gibi 'du­varlarınıza asın' algısı alır. Evimizin en ulaşılabilir kı­sımlarını süs eşyaları ve teknolojik aletler kuşatadursun; Kur'anın bahtına çeyiz sandıklarına hapsolmak düşer. En süslü heybelerde çeyizlere, yatak odalarının duvar­larına ya da kütüphanelerin en üst raflarına koyulan bir kitaptır artık Kur'an-ı Kerim...

      Hal böyle olunca, Kur'anı okuma niyetlerimizin de kıblesi şaşmaya başlar. Büyükler, Kur'an okumak için Ramazanı, Perşembe-Cuma gününü ya da cenazeleri beklerken; küçüklerin kaderine de yaz tatillerine ve camilere hapsolmuş bir Kur'an algısı düşer. Hayatını 'Kur'an'ca yaşasın' duasının yerini, 'ardımızdan bir oku­yanımız olsun' temennisi alır.

      Bu yüzdendir ki 'anlamama' üzerine inşa edilir Kur'an okumalarımız... Hiçbir insan, hiçbir kitabı anla­mamak için okumazken, Rabbinin kelamı olan 'hayat kitabını' anlamadan okumayı yeterli görür.

      Konu çocuk terbiyesi olunca da, Kur'an'a bakış açımız ne yazık ki değişiklik göstermez. Hayatımızın 'süsü' ilan ettiğimiz Kur'anın çocuğa dair neler fısıldadığına sağır kalırız pek çoğumuz. Rabbimizin yarattığı, farklı fıtratlarla boyadığı ve emanetçiliğimize bıraktığı evlatlarımızın fıtrat programını, yine o fıtratı yazan kudretin kaleminden oku­maktan geri dururuz. Başka başka uzmanların, çoğu za­man birbiriyle çelişen sözlerini kanun saymayı maharet bi­lirken, asıl kanunu yok saydığımızın farkına bile varmayız.

      Oysa diğer her rolümüz için olduğu gibi, hakkıyla ebeveynlik yapabilmek için de hava gibi her an, yemek gibi, su gibi her gün Kur'an'a ihtiyaç duyarız. Bilinmez­liklerle dolu hayat yolunda kaybolmamak için Rabbimi­zin rehberliğine gereksiniriz.

      Zira Allah (cc) bizlere Mülk Suresi'nde 'Yaratan ya­rattığını bilmez mi?' diye seslenir. Gerçekten de insan Rabbinin çağrısına uyup 'akıl etse', varacağı menzilin Kur'an'dan başka bir yer olması mümkün değildir. Ni­tekim en basit bir ev aleti alındığında bile ilk olarak kullanma kılavuzuna bakarız. Bir şeyi en iyi bilenin, o şeyi yapan kişi olması gerçeği apaçık dururken; pek çoğumuz insanı yaratan ve onu anne-babasına emanet bırakan kudretin cümlelerine yabancı kalırız.

      Bu yüzdendir ki, günümüz tablosunda -ne yazık ki- yitip giden bir gençliğe dair haberler okuruz. Daha çocuk denebilecek yaşlarda depresyona giren, kötü alış­kanlıklar edinen, hatta başkalarının canına kast edebilen evlatlarımız olduğuna dehşetengiz gözlerle nazar ederiz.
      Son çare olarak kapılarını çaldığımız uzmanların cümleleri de, ancak Kur'an'a uyduğu oranda derdimize çare olabilir oysa... Lakin pek çoğumuz bu gerçeği göz ardı edip; güneşte aydınlanmak varken, asıl membaı görmezden gelip mum ışığına methiyeler dizeriz.

      Gelin bugün bizim için Kur'anı duvardan kalpleri­mize indirme günü olsun!
      Bugün, ona saygımızı duvarımıza asarak değil, anla­maya çalışarak gösterdiğimiz bir hayat için, şeytanın tozlu vesveselerini üzerimizden silkelediğimiz günün adı olsun.
      Kur'an her anımızda, her darda kaldığımızda, her so­rumuzda danıştığımız 'hayat kitabımız' olsun.

      Gelin bugün, çocuğumuzun fıtrat sırlarını kelamıyla bize fısıldayan Rabbe iltica günümüz olsun...

      Ne dersiniz?

      'Onlar her sözü dinlerler; sözün en güzeline tabi olurlar.' Zümer/18

       
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786055181963
      MarkaHayy Kitap
      Stok DurumuVar
      9786055181963
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.