• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Halimizin İzahı

      Halimizin İzahı
      Görsel 1
      Fiyat:
      18,00 TL
      İndirimli Fiyat (%41,7) :
      10,50 TL
      Kazancınız 7,50 TL
      10.50 www.goncakitap.com.tr
      Aynı Gün Kargo

      Kitap            Halimizin İzahı

      Yazar           Nureddin Yıldız
      Yayınevi       Tahlil Yayınları 
      Kağıt Cilt      2.Hamur - Karton Kapak Cilt

      Sayfa Ebat   260 sayfa, 13,5x21 - Roman Boy
      Yayın Yılı      2017


       
      Tahlil Yayınları Halimizin İzahı kitabı nı incelemektesiniz.    
      Nurettin Halimizin İzahı kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır.


      Ümmet olarak bizi kuşatan olayları akşam sabah sayıp dökme, görevimiz yoktur.
      Asıl görevimiz, bulunduğumuz hale bizi mecbur eden sorunların temel nedenleri üzerinde durmak ve sorunu kökten çözmek için uğraşmaktadır.
      Bu kitap belli başlı sıkıntılarımızdan bir bölümünü ele almakla ve müslüman fertler olarak neler yapabileceğimizi göstermeye çalışmaktadır.

       
         On Söz Yerine

      Bu kitap, yaşadığımız sorunlardan bir bölümünü konu edinmektedir.

      Sorunlarımızın sayılması yerine yapmamız gerekenler açısından ele alınmaktadır meseleler. Sorunlarımızın tamamı da ele alınmış değildir. Bazı başlıklar üzerinden bir "Ne yap­malıyız?" araştırmasının sonuçları vardır.

      Kimi konulara tafsilatlı bakılmış kimileri de bir iki parag­rafla sınırlandırılmıştır. Bu sınırlandırma da kasten yapılmıştır ki dikkat çekici olsun. Hâlimizin İzahı

      Bu kitaba ön söz yerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin hadisleri arasında "iyi mü'min, hayırlı mü'min" benzetmeleri ile O'nun nazarında övgüye layık bulunan mü'minlere ait vasıfları sıralamayı tercih ediyorum. O'nun "iyi, hayırlı, güzel" dediği vasıflar aradığımız kayıplarımızdır. Hâlimizi daha iyi tasvir edebilecek ne olabilir? O nu ve O'nun getirdiklerini arıyoruz. Zira kurtuluş, O'nun gösterdiği yön­dedir. Yapılması gereken de O'nun bize gösterdiklerini elde etmemizdedir. Uzun sözlere gerek yok. Kendimizi yokuşlar­da beyhude susuz bırakmamıza da gerek yok. O ne dediyse Allah Teâlâ söylettiği için dedi. Neyi gösterdi ise emredildiği 
      için gösterdi. Zaman ve enerji kaybına gerek yok. O'nu ve hidayetini gösteren kaynaklar elimizdedir.

      İnsanların en iyisini O göstermiştir. İşlerin en iyisini de O göstermiştir. En kesin sonuçlar da O'nunla elde edilebilir.

      Buyuruyor ki:
      "Allah yolunda malıyla ve canıyla cihat eden bir mü'min, insanların en üstünüdür. Sonra da Allah'tan korkarak vadi­lerden bir vadiye çekilmiş ve insanlara zararı dokunmayan mü'mindir." (Buharî, Cihat, 2/2786; Müslim, 1888)

      "Sizin en hayırlınız, Kur'an'ı öğrenen ve öğretenlerdir." (Buharî, Fedailu'l-Kur'an, 21/5027)

      "Sizin bana en sevimli olanınız, kıyamet günü bana en yakınınız ahlak olarak en güzel olanlarınızdır." (Tirmizi, Bin-, 71/2018)
      "Sizin en iyiniz, ev halkına en iyi olanınızdır. Ben de ev halkıma en iyi olanınızım." (ibni Mâce, Nikâh, 50/1977)

      "İnsanların en üstünü, dili doğru ve kalbinde günah, az­gınlık, kin ve haset bulunmayandır." (İbni Mâce, zuhd, 24/4216)
      "Sizin en iyiniz, iyiliği umulan, kötülüğünden endişe edilmeyeninizdir." (Tirmizî, Fiten, 76/2263)

      Uzun sözlerle, neyin peşinde olduğumuzu izah etme yeri­ne bu hadisleri öne çıkarmayı bir bereket vesilesi olarak umu­yorum. Rahîm olan Rabb'im, aradığımıza kavuşmamızı yakin kılsın. Ümmet'imizin izzetli günlerine ermeyi bize müyesser etsin.

      Nureddin Yıldız
      2011- Aladağ - Bolu

       
       
      Hâlimizi Aydınlatan Güneş Gibi Gerçekler

      Allah azze ve celle Kâdir'dir, Muktedir'dir. Göklerde ve yerde O'nun kudreti kesindir, kimse o kudretin önünde var olduğunu iddia edemez. Ve Allah Teâlâ'nın kudreti, sonradan kazanılma bir kudret değildir. Dilemek o kud­retin tahakkuku için yeterlidir. Meleklere, cinlere, insan­lara ve hayvanlara hatta cemadata o kudreti ile hükmet­mektedir Allah. Allah Teâlâ kadirdir, muktedirdir; ne bu zamana kadar ne de bundan sonra hiçbir güç, O'nun iradesine karşı ortaya çıkabilecek bir irade beyan ede­meyeceği gibi, O'nun yapmayı dilediğini de engelleye­meyecektir. Denizlere bakan o kudreti görür. Dağlara bakan o kudreti görür. Bir karıncaya ve bir file bakan o kudreti görür. Kendine bakan insan da üzerinde O'nun muhteşem kudretini görür. "Bir göz kıpırdatması" kadar bir zaman, her şeyin varlığı veya yokluğu için yeterlidir o kudretin önünde.

      Allah azze ve celle Alîm'dir; Rakîb'dir. Biliyor. Bilmek neyi gösteriyorsa ondan daha çoğunu, öğrenme ihti­yacı olmadan biliyor. Hiçbir şey O'nun bilgisi haricinde 
      olamaz. Ne O'na kulluk edenler ne de isyan estirenler, O'nun bilgisi dışında değildirler. Her şey O'nun bilgisi ve kontrolündedir; iyi de kötü de güzel de çirkin de...

      "Sen herhangi bir durumda bulunsan, Kur'an'dan her­hangi bir şey okusan ve sizler herhangi bir iş yapsanız, daha siz bir şeye girişir girişmez, üstünüzde biz size şahidizdir. Gökte ve yerde zerre kadar bir şey ve ondan daha küçük ve daha büyük hiçbir şey Rabb'inden kaçmaz ve hepsi apaçık bir kitaptadır." (Yunus, 6i)

      İnsan acizdir, çaresizdir. Güç ve kuvveti cılızdır.

      İnsan kendi başına kalsa bir an bile ayakta duramaz. Al­lah onu korursa o var olabilir. Tam anlamıyla "Allah'tan başka güç ve kuvveti olmayan" bir mahluktur. İnsanın var zannettiği ne varsa o da geçicidir. İnsanın ürktükleri de geçicidir, cılızdır. İnsan cılız olduğu için cılızları büyü­tür gözünde. Asıl korkulacak olanı unutur da korkulmaya değmezlerden korkar.

      İnsan, acizliğine rağmen, etrafındaki çemberi kıracak se­beplerle de donatılmıştır. O sebepleri kullanmayı becerme­si hâlinde kendisini daraltan, bunaltan çemberi kırabilir.

      Sebepleri kullanmakla sebeplere tapınmak arasında den­geyi kurabilen insan mü'min insandır. Allah'ın yardımı da onun üzerine gelecektir çünkü iyiyi de kötüyü de yara­tan ve bir plan üzerinden yeryüzüne yayan Allah Teâlâ, batılın adamlarını ayakta tutarken hakkın adamlarına da adamlıklarını ispat edecek gayretlere girmelerini ve sebepleri iyi kullanmalarını emretmiştir. Denge bu plan üzerinde yürümektedir. Planın işleyişine uymayanların beklenti içinde olmaları hakları değildir.

      En büyük kanunlardan biri herkesin kendini değiştirmesi kanunudur. Millet olarak da fertler olarak da bakıldığında Allah, değişeni değiştirecek, değişmek istemeyeni oldu­ğu gibi bırakacaktır. Elbette bu değişme isteği bir dilek­çeyle talep edilen bir istekten çok, tavırlarla ispat edilen bir talep olarak ortaya konacaktır.

      Ra'd suresinin on birinci ayeti bu hakikati hiçbir tartışma­ya mahal vermeyecek şekilde anlatmaktadır. Surenin on birinci ayeti bu hakikati beyan ediyor ama biz dokuzuncu ayetinden on ikinci ayetine kadar olan kısmı bir arada görelim ve Kur'an'ın üslubunu da anlamaya çalışalım:

      "O'dur görünmeyeni ve görüneni bilen ve her şeyden ulu, her şeyden üstün olan!
      Sizden sözü gizleyen de açığa vuran da gece gizlenen de gündüz belirip ortaya çıkan da O'nun için birdir.
      Onları devamlı olarak önlerinden ve arkalarından Allah'ın emriyle takip edip denetleyen izleyiciler vardır.
      Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe şüphesiz Al­lah onların durumunu değiştirmez.
      Ve eğer Allah bir topluma kötülük/helak dileyecek olur­sa, onu onlardan kimse uzaklaştıramaz ve onlar için Allah'tan başka bir koruyucu yoktur.

      Korkuyla ve umutla O'dur şimşeği size gösteren ve ağır­laşmış bulutları üretip yaratan!"

      Anlatılacak olan kural şudur:

      "Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe şüphesiz Allah onların durumunu değiştirmez." ama bu bize an­latılırken Allah Teâlâ'nın farklı kudret örnekleri arasında anlatılmaktadır. Gökte gördüğümüz şimşekten, üzerimi­ze düşen yağmura kadar her şeye hükümranlığı olan ve her şeyi bilen Allah: "Bir toplum kendi durumunu de­ğiştirmedikçe şüphesiz Allah onların durumunu değiştir
      mez." demiştir. Bunu anlamaya mecburuz. Duadan önce bu gelmelidir.
      Evet, pek çok sebep vardır. O sebepler elde edilecektir ama bizim Allah Teâlâ'dan göreceğimiz yardımın ya da Allah'ın bizim için zafer lutfetmesinin temel dayanağı, bizim değişmek istediğimizi göstermemiz olacaktır. Fert olarak da toplum olarak da değişme heyecanımız, zaferi­mizin müjdesidir.

      Bizi kuşatan sorunlar kemerinin kırılabilmesi için yük bi­zim omuzumuzdadır. Biz değişeceğiz ki Allah da değiş­tirecek ve bu değişim isteği, temennileri aşacak günlük hayatımızın bölümleri arasına girecektir.

      Konuşan yerine iş üreten, üretilene katılan Müslüman,
      Allah'ı ve dinini her şeyin üstünde seven, O'na güvenen,
      Gelecek endişesini "dinin geleceği, insanların imanla öl­mesi" olarak anlayan,
      Kalbe dünya sevgisini bir put olarak sokmayan, dünyayı Allah'ın gördüğü gibi bir sinek kanadı kadar bile etmez görebilen,
      Mübahlar içinde boğulup kalmayan, cihadı en ulvi görev bilebilen,
      Kavramlarını hayat ilkesi olarak kullanan, insanlara ve dünyaya Kur'an'ın baktığı gibi bakan,
      Allah'ın yasaklarının toplumda yer bulmasından uykuları kaçan Müslüman, değişim talebi olan Müslüman'dır.
      Kurtuluş da bu Müslüman neslin elinde biiznillah gerçek­leşecektir.

      Sıkıntılarımızın Nedenleri

      Her şeyin Allah'ın hükmü ve iradesiyle olduğuna inan­dığımıza göre mevcut hâlimizde yersiz ve kural dışı bir du­rum yoktur. Başımıza gelenler bizim imtihanımızdır. Bizden öncekiler gibi biz de bir imtihan sürecinden geçiriliyoruz. Bakara suresinin 214. ayeti bunu açık bir dille bize beyan etmektedir. Bu beyan o kadar açıktır ki "sizden öncekilerin çektiklerini çekmeden" şeklindeki ifadeye dikkat edilmelidir. Biz Kur'an'ımızın zikrettiği geçmiş ümmetlere ait olayları ta­rihten bir hatıra gibi okumaktan vazgeçip, onları ders olarak anlayabilsek epey bir mesafe katederiz.

      Öte yandan bu hayatı zayıf bir mahluk olan "insan" ola­rak yaşadığımızı, insanın önce kendi acziyetini bilip Rabb'ine yönelmesi gerektiğini, bütün sıkıntılarımızın da bizi bu yöne tevcih ettiğini idrak ederiz. Dünyanın üzerine çullanmaya değmez olduğuna inandığımız gibi bu inancımızı pratiğe dök­memize de bu olaylar yardım eder. Bu aynı zamanda ahiret hazırlığımızı gözden geçirmemizin de yardımcısı olur.

      Sıkıntılı zamanlarda ibadet ederek ibadet lezzetini, sıkın­tıları ve kargaşayı atlatmada kullanmayı da bilmemiz gerek­mektedir. Buna biz bir muhasebe de diyebiliriz. Amaç üzeri­mize düşen dertleri sayıp durmak değil, muhasebe yapmak olmalıdır. Mü'minler olarak daha iyi bir kenetlenmeyi gerçek­leştirmemiz şarttır.

       
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786058776869
      MarkaTahlil Yayınları
      Stok DurumuVar
      9786058776869
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.