• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG ve PTT kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Nur Hareketi Seti

      Nur Hareketi Seti
      Nur Hareketi Seti
      Nur Hareketi Seti
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Fiyat:
      175,00 TL
      İndirimli Fiyat (%37,7) :
      109,00 TL
      Kazancınız 66,00 TL
      109.00 www.goncakitap.com.tr
      27,25 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
      Aynı Gün Kargo

      Kitap             Nur Hareketi Serisi
      Yazar            İslam Yaşar
      Yayınevi        Yeni Asya Neşriyat
      Kağıt  Cilt      2.Hamur kağıt, Karton kapak - 5 Cilt 
      Sayfa  Ebat   2.536 sayfa - 13.5x21 cm, Özel Kutulu
      Yayın Yılı       2019

      Yayın Kodu    0005



      Yeni Asya yayınları , İslam Yaşar Nur Hareketi Seti adlı roman seti kitabı nı incelemektesiniz.

      5 Cilt
      Nur Hareketi Serisi hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır.  Alak 1-2

       

      Nur Hareketi Serisi

      Muhteva yönünden "Bediüzzaman Beşleme"sinin devamı olan "Nur Hareketi Serisi"nin beş kitabı, gözden geçirilmiş yeni baskısıyla yeniden sizlerle...

      Nehir Roman tarzının özelliklerini taşıyan 5 kitaplık seri, Nur Hareketinde bir dönemin âdeta tarihi kabul edilebilir.

      1970'lerden 2000'lere Risale-i Nur Hareketi'nin serencamı...
      Nur Talebelerinin iman ve ihlâs ile ortaya koymuş oldukları unutulmaz hizmetler...
      Oynadıkları roller ve aldıkları tavırlar...
      Ve acısıyla tatlısıyla yaşanan daha nice imtihan halleri...

      Edebiyatçı-yazar İslâm Yaşar'ın kaleminden...
      5 kitap, toplamda 2536 sayfa

      1- Serencam
      2- Menhus Ruh
      3- Aynanın Arka Yüzü
      4- Allah Bize Yeter
      5- Tâ Kıyamete Kadar


      Takdim

      Nur Hareketinin başlangıç noktasını, Bediüzzaman Hazret­lerinin doğum tarihi olarak kabullenmek yanlış olmasa gerektir. Çünkü o, bu hareketin temelini oluşturan Kur'ân ve iman ha­kikatlerinin neşri vazifesi ile mükellef kılınmıştır. Böyle bir mü­kellefiyeti kabullenip, omuzlayan insanın bütün ömrü davasına adanmıştır; bu süreç çocukluk, gençlik, yetişkinlik ve ihtiyarlık dönemlerinin hepsini kapsar. Nitekim onun hayatının bütünü dikkate alındığında, bu gerçek apaçık görülmektedir. Dolayı­sıyla, milâdî 1878 yılı, onun doğum tarihi olarak, aynı zamanda Nur Hareketinin de müjdelendiği yıldır.

      O tarihten günümüze yaklaşık bir buçuk asırlık bir zaman dilimi geçmiştir. Bu sürenin 82 yıllık bölümünde, Bediüzza­man bu hareketin başındadır. Bütün Kur'ânî prensipleri ve iman esaslarının gereklerini bizatihî yaşamış ve neşrine ça­lışmıştır. Davasını ilgilendiren her olayı yorumlamış; her yo­rumuna birer kaide derinliği kazandırmıştır. Adeta gelecek nesillere, Nur Hareketinin hizmet esasları çerçevesini çizen reçeteler hazırlamıştır. Ve nihayet "mücerreb" her bir esası, her bir tavsiyeyi kitaplaştırmış; arkasında hazineler değerinde bir Külliyat bırakarak ahirete göçmüştür.

      Onun ahirete intikali ile, yerini Risale-i Nur Külliyatı ve Nur Hareketinin şahs-ı manevîsi almıştır. Bu şu demektir: Nur hiz­metine vakf-ı hayat etmiş gönül erleri, artık hizmet prensiplerini bu kaynakta arayarak ve şahs-ı mânevînin istişaresine tabi ola­rak hizmetlerine devam etmek zorundadırlar.

      Bu dönemde Zübeyir Gündüzalp ismi, bu açıdan ön plân­dadır. Onun, hizmet prensipleri noktasında, Bediüzzaman'ın ortaya koyduğu esaslara hüve hüvesine uygun hareket etme endişesi, vefatına kadar geçen süre içinde, hemen hemen problemsiz bir hizmet döneminin geçmesini sağlamıştır. Fakat daha sonra, istenmese de, bu ulvî hizmet kervanında çözülme ve dağılmalar gözlenmeye başlamıştır.

       
      İşte bu roman dizisi yaşanmış olaylardan hareketle, hem bu çözülme ve dağılmaların fertler bazında psikolojisini incelemekte ve irdelemekte hem de bizatihî olayların sosyo-psikolojik arka planlarına yer vermektedir. Bu meyanda, Türkiye'de o dönem­lerde cereyan eden siyasî ve sosyal çalkantıların tahlilleri ayrıca dikkat çekicidir. Diğer bir dikkate değer nokta ise, Nur Talebe­lerinin böyle dönemlerde oynadıkları rol ve aldıkları tavırlardır.

      Kabul edilmelidir ki Türkiye şartlarında topluma, en azın­dan bir kesimine mal olmuş fikrî hareketleri, devlet her zaman kontrol etmek ister. İşte Nur Hareketi Serisinde, bu isteğin ipuçlarını da bulacaksınız.
      Muhterem İslâm Yaşar, bu seride bir üslup değişikliği de­nemiş görünmektedir. Olayları ve kişileri birinci tekil şahıs gözü ile anlatmakta ve değerlendirmektedir. Böylece, okuyu­cu için, her olay, âdeta kendi yaşadığı bir tecrübe olabilmek­tedir. Bu, Nur Hareketinin gelecekteki gönül erlerine, tecrübî bir birikimi hazır hale getirmekle, oldukça önemli katkılar sağlayacaktır. Çünkü geçmişten alınacak derslerin, geleceğin şekillenmesinde olumlu tesirleri olacağı, yaşayarak öğrenilen en önemli tecrübelerdendir.

      Elinizdeki roman, Nur Hareketinde bir dönemin âdeta tari­hi kabul edilebilir. Bu açıdan, olayları objektif bir bakışla ele alma ve aktarabilme endişesi, hem yazarımız hem de bizleri olayların kahramanları ile birebir görüşmeyi, prensip olarak kabullenme mecburiyeti ile karşı karşıya bırakmıştır. Biz de üzerimize düşenleri yapmayı görev addederek hiçbir fedakâr­lıktan kaçınmadık.

      Ümidimiz ve duamız şudur ki, roman olmakla birlikte bel­ge niteliği de taşıyan bu eserle, Nur Hareketine olumlu bir katkıda bulunmuş olalım ve Aziz Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin memnuniyetlerine ve şefaatlerine mazhar olabilelim.

      Bu kudsî ve ulvî Kur'ân davasında Cenab-ı Hak, bütün Nur Talebelerini cadde-i kübra-i Kur'âniyeden ayırmasın. Amin.

      Yeni Asya Neşriyat

      Nur Hareketi Serisi için

      "Hafıza-i beşer nisyan ile malûldür. "

      Eskilerin söylediği bir söz bu. Eskiler söylemiş ama yeni­ler yaşıyor. Nisyan, yani unutmak zamane insanının en bâriz zaaflarından biri.
      İnsan idrakini iğfal edip hafıza-i beşeri işlemez hâle geti­ren nisyan illetine, hadiselerin çok hızlı seyrinin sebep oldu­ğu muhakkak. Bu beşerî zaafa bir de yazılı, sesli, görüntülü mevkutelerin maksatlı tahrikleri eklenince, mâsum bir me­ziyet olan unutma nimeti, meş'um bir hamakat illeti hâline geldi.

      Onun için unutulduğu ölçüde insanı mutlu eden nâhoş hadiselerin yanı sıra; bir sefer yaşansa bile, her nefes hatır­lanması gereken hayatî hakikatler de nisyan perdesine sarı­lıp Cinsiyet sandığına saklanarak unutuldu veya unutturuldu.
      Bu sâri illet beşeriyetin hafızasını öylesine sardı ki yaşa­nan karanlık zamanın yegâne nuranî hattı olan Nur Hare­ketinde bile, yer yer hayatî hadiseleri de içine alan nisyan hâlleri görülmeye başlandı.

      Nur Hareketinin geçmişini geleceğe bağlayan gaybî hat­taki nisyanî handikaplar arttıkça, ferdî âfâkımız kararmaya, cemaatî yıldızlarımız sönmeye, içtimaî insicamımız bozulma­ya yüz tuttu. Gönül aynamızı kaplayan gaflet gubarları göz pınarlarımızı tıkayıp kuruttu.

      Neticede bakışlarımız, basiret denen veya ferâset olarak da adlandırılan nuranî ışığını kaybedince basiretimiz bağlan­dı, gözümüz karardı ve birbirimizi göremez olduk. Gözden uzak olunca gönülden de ırak kaldık.
      "Unutmak, ehemmiyet vermemektir."

      Böyle der Bediüzzaman Said Nursî. Halbuki biz, bilhas­sa hizmet mülahazasıyla yaptığımız her harekete ehemmiyet verir, Allah rızası için çalıştığımıza inanır ve hayatımıza ihlâs samimiyeti, ebediyet derinliği kazandırmaya gayret ederdik.
      Nur Hareketini mükemmel bir şahs-ı manevî hâline ge­tirip cihana intişarını sağlayan bu hasbî hareketleri ve sa­mimi gayretleri unutturmamak, mâziden istikbâle taşımak gerekirdi.

      Bu gerçeği görerek gerekeni yapmak maksadıyla kalemi elime aldığımda, nisyan perdeleri yavaş yavaş aralandı. Mâ-ziyi meydana getiren hadiseler, bütün genişliği ile hâl ayna­sına aksetti.
      Serencam, işte o muhayyel aynadaki akislerin terennü­müdür. O akislerin, yani yetmişli yıllarda Nur Hareketi için­de yaşanan ferdî hizmetlerin, ailevî hasletlerin, cemaatî gay­retlerin, içtimaî hadiselerin...

      Serencam'da, mezkur yıllarda Nur Hareketi namına yapı­lan imanî, içtimaî çalışmaları ve onları yapan isimsiz kahra­manları tam olarak anlattığım iddiasında değilim. Hatta bu zaman içinde bütün gayretime rağmen ulaşamadığım yüz­lerce Nur Talebesinin, yazamadığım binlerce hizmet mace­rasının ve ihata edemediğim bir o kadar gelecek hedefinin olduğunu da müdrikim.
      Yalnız Serencam'm sayfalarında yer alan hadiselerin ka­hir ekseriyetinin; bizzat yaşayanların şehadetlerine dayanan, hiçbir hissî mülâhaza, hayalî mugalata katmadan, şahısları yersiz yüceltme veya kasıtlı zemmetme zaafına düşmeden, elinden geldiğince tarafsız kalmaya gayret eden bir müşahi­din müdellel müşahedeleri olduğunu söyleyebilirim.

      Bunu yaparken esere müessiriyet, üslûba selâset kazan­dırmak maksadıyla, maceraları birinci tekil şahsa mâl eden bir ifade tarzı kullandım. Bu usul, tercih edilen tarzın icabı ve üslûbun gereğidir. Zihinlerde, anlatılan maceraları yaza­rın yaşadığı zannı doğmamalıdır.
      Serencam'da ruha mehâbet, akla istikamet, kalbe sada­kat hissi veren mezkur hamlelerin yanı sıra, hatırası insanı ürpertse de tekrar yaşanmaması için zaman zaman hatırlan­ması gereken bazı ibretli hadiselere de yer vermek istedim.
      O zaman Bediüzzaman Beşlemesi gibi binlerce sayfalık koca bir eserler topluluğunu daha teşekkül ettirecek kadar çok ferdî tecessüs, şahsî gayret, cemaatî mesele ve içtimaî, siyasî hadise çıktı karşıma.
      Ben de hedefi büyüttüm.

      Bu itibarla Serencam hem bir devam, hem bir başlangıçtır. Muhteva itibariyle 'Bediüzzaman Beşlemesinin devamı; şa­hıs, zaman, mekân ve üslûp cihetiyle 'Nur Hareketi Serisi hin başlangıcı.
      Serencam\\\\\\\\\\\\\\\\ Seksenli yılların ferdî, cemaatî, içtimaî, siyasî, iktisadî sarsıntılarını işleyip zararlarını anlatarak, On İki Eylül İhtilâlinin gerisindeki menhus ruhu teşhis ve teşhir etmek suretiyle cemaate, o handikaptan çıkış yollarını gösterecek olan Menhus Ruh takip edecek.
      Menhus ruhun menfur icraatlarının devlet, millet, cemiyet bünyesinde ve Nur Hareketi içinde meydana getirdiği tahri­batın tezahürü olan fitne, fesat, irtikap, ihtilâf hadiselerinin, dışa pek sızmayan iç kanamalarının ve gönül yaralarının iş­lendiği Seksenli yıllar, Aynanın Arka Yüzü adını taşıyacak.

      Zamanımızda Nur Hareketinin, şâir cemaatlerin, tarikat-lerin, İslâm âleminin en büyük eksikliğinin güçlü bir şahs-ı mânevî meydana getirememek olduğu gerçeği nazara alı­narak, serinin dördüncü kitabı olan Allah Bize Yetende, ce­maatlerin kendi içlerinde mânevî şahsiyet meydana getirme gayretleri ve İslâm'ın şahs-ı mânevisinin teşekkül etmesinin şartları işlenecek.

      'Nehir roman' tarzının bütün hususiyetlerini taşıyan bu serinin bazen coşkun bazen âsûde, kâh bulanık kâh duru akışı; muhtevasını Nur Talebeleri ile birlikte diğer cemaatle­rin, tarikatlerin, fikir gruplarının millî veya cihanşümul hiz­met hamlelerinin ve ittihad-ı İslâmı gerçekleştirme gayretle
      rinin teşkil ettiği Tâ Kıyamete Kadar kitabı ile hitama erecek inşaallah.
       
      Bu itibarla Serencami okurken kendinizi; her biri on bö­lümden meydana gelen beş kitaptan müteşekkil binlerce sayfalık uzun bir roman serisini daha merakla ve ısrarla takip etmeye hazırlayın.

      'Merakla ve ısrarla' diyorum, zîra bu eserler biraz da si­zin hedeflerinizin teşhisi, hizmetinizin neticesi ve hayatınızın mahsulü olacak.

      İSLÂM YAŞAR
      Boğaziçi Eylül - 1999


       
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9789755258478
      MarkaYeni Asya Neşriyat
      Stok DurumuVar
      9789755258478
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.