• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Sualli Cevaplı İslam Fıkhı, 4 Cilt Takım

      Sualli Cevaplı İslam Fıkhı, 4 Cilt Takım
      Sualli Cevaplı İslam Fıkhı, 4 Cilt Takım
      Sualli Cevaplı İslam Fıkhı, 4 Cilt Takım
      Sualli Cevaplı İslam Fıkhı, 4 Cilt Takım
      Sualli Cevaplı İslam Fıkhı, 4 Cilt Takım
      Sualli Cevaplı İslam Fıkhı, 4 Cilt Takım
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Görsel 4
      Görsel 5
      Görsel 6
      Fiyat:
      200,00 TL
      İndirimli Fiyat (%47,5) :
      105,00 TL
      Kazancınız 95,00 TL
      5.0 2
      105.00 www.goncakitap.com.tr
      26,25 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
      Aynı Gün Kargo

      Kitap              Sualli Cevaplı İslam Fıkhı, Sorular ve Cevaplarıyla islam fıkhı   
      Yazar             Fatih Kalender, Emin Ali Yüksel, Hüsamettin Vanlıoğlu, Abdullah Hiçdönmez  
      Yayınevi         Beyzade Yayınları
      Takriz             Ahmet Mahmut Ünlü ( Cübbeli Ahmet Hoca )     
      Kağıt - Cilt      Sarı Şamua, Ciltli, 4 Cilt takım
      Sayfa - Ebat   1.797 Sayfa - 17x24 cm
      Yayın Yılı        2018
       

       
      4 Cilt Takım Sualli Cevaplı İslam Fıkhı kitabını incelemektesiniz.
      Beyzade Yayınları Sorulu Cevaplı İslam Fıkhı kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2


       
       Sorular ve cevaplarıyla islam fıkhı, soru cevaplı islam fıkhı
       
      Allah'a (Celle celaluh) hamd, Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)’e ehl-i beyti ve ashabına selam ederiz.
       
        
           ÖNSÖZ

      Dinimizin ilk emri nedir diye sorulduğunda hepinizin "oku" em­ridir, dediğini duyar gibiyiz. Evet, dinimizin ilk emri oku emridir. Bu da Müslüman'ın en önemli vasfının okumak, çok okumak olduğunu ifade eder. Hiç şüphe yok ki bir müminde öne çıkan en belirgin vasıf okumak olmalıdır. Fakat okunacak o kadar çok şey var ki; neyi ne kadar okumalıyız. Öncelik hangi sahaya verilmeli...
       
      Su götürmez bir gerçek var: Her Müslüman öncelikle dinini öğ­renmeli yaratanını tanımalı, gerçek kul olmasını sağlayan vazifesi­ni öğreten kitaplara öncelik vermelidir. Aksi halde Müslüman, fani dünyanın kendine ve toplumuna hiçbir faide sağlamayan meselele­rine çekilmiş olur. Romanlardan tutunda modasına kadar birçok boş şeyle meşgul olur. Hem dünya hem de ahretini zayi eder.
        
      Yazıklar olsun o kişiye ki Rabbi'nin ona ihsan ettiği bunca nimet karşısında onu tanımaya ve dinini anlamaya yönelmedi. Dinini en güvenilir kaynaklardan öğrenmek Müslüman'ın hakkıdır. Bu hakkı sağlamak ise ilim sahiplerinin vazifesidir. Bu vazifeyi yerine getire­cek ilim sahibi kişilerin birinci derecede görevi; İslam kaynaklarını hakkıyla anlamaya çalışıp onları Müslümanlara sunmaktır. Bu kay­nakları anlama yerine çağdaş olma sevdasıyla kendi heva ve hevesine kapılıp şeytanın borazanlığını yapmak, ilmi çalışma adı altında in­sanları hak yoldan saptırmaktan başka bir şey değildir.
       
      Dikkatli olunuz! Yenilik adı altında size altın kâsede sunulan zeh­ri asla içmeyiniz. Aslınızı koruyunuz. Geçmişinizi asla unutmayınız. Dinimizin ana kaynaklarını tahrip etmeye çalışanlara prim verme­yeniz. Bu düşüncülerden hareketle itikadi meselelerde Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat mezhebini en sahih kaynaklarından size aktardık. Ameli konularda Hanefi mezhebinin temel eserlerinden istifade ettik. Ve bu bilgileri sizlere olduğu gibi aktardık. Meseleler kolay anlaşılsın ve zihinde kalıcı olsun diye de sual-cevap tarzını tercih ettik.
       
      Asr-ı saadetten uzaklaşılan her dönem, Müslümanların İslam an­layışında bir takım problemlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Nitekim Enes b. Malik (Allah onlardan razı okun/in rivayet etmiş olduğu bir hadis-i şerifte Efendimiz (Sallalahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
       
      Hiçbir sene yoktur ki, ondan sonra gelen daha kötü olmasın.[1] Sünenu't-Tirmizi
       
      Yine her dönem engin ilim sahibi İslam âlimleri bu problemleri çözmüş, İslam düşüncesinin aslını muhafaza etmeyi başarmışlardır. Hiç şüphesiz bu hal kıyamete dek devam edecektir.
       
      Modern bilimle İslamî ilimleri barıştırma adına atılan adımlar, za­manla İslam'ın orijinal anlayışından uzaklaşıp felsefi izahlar içerisin­de farklı yöntemlerle meselelerin çözülmesine alt yapı hazırlamıştır.
       
      Sonraları daha da genişletilen bu anlayış, günümüzde çok farklı boyutlar almıştır. Bunların en önde geleni şüphesiz birilerinin "ara dönem fıkhı" dediği, diğerlerinin "aktif fıkıh" dediği, bizim "çözüm­den yana fıkıh anlayışı" dediğimiz bir fıkıh metodudur.
       
      Daha açığı şu: Günümüzde iki ayrı fıkıh anlayışı vardır. Onların ifadesiyle "aktif fıkıh" ve "donuk fıkıh" dedikleri, bizim de "çözüm­den yana fıkıh" ve "sonuca razı fıkıh" dediğimiz iki ayrı anlayış. Çözümden yana fıkıh; ne olursa olsun meselenin çözülmesini ve caiz olmasını sağlayan bir fıkıh anlayışı olarak bir takım genel prensipleri ilke edinerek kendini savunur. Mesela, "dinde harac/zorluk yoktur", "kolaylaştırın zorlaştırmayın" ve emsali nübüvvet kaynaklı sözlerle, akıllarına yatmayan yerlerde deliller aksini gösterse de şu mezhep bu mezhep demeden istedikleri yerden istedikleri fetvayı almayı çözüm zanneden anlayış (!).
       
      Yani "çözümden yana fıkıh anlayışı" ne olursa olsun çözüm olsun derken bizler, ne olursa olsun sonuca rıza olsun diyoruz. Buradan şu akla gelmesin; biz insanların zaruret ve sıkıntılarını dikkate almıyo­ruz. Şedit bir fıkıh anlayışı içerisinde insanlara her önümüze gele­ni haram kılıyoruz. Hâşâ sümme hâşâ! Biz biliriz ki haram kılmak insanların yetkisinde değildir. Helal ve caiz kılmak insanların yet­kisinde olmadığı gibi. Bu dediğimiz elinizdeki kitap okunduğunda daha iyi anlaşılacaktır. Bazen zaruret ve sıkıntılar dikkate alınacaksa onu biz aklımıza göre değil, fıkhın belirlediği ölçülere göre dikkate almalıyız.
       
      "Çözümden yana fıkıh anlayışına göre fıkıh: "Uyularak kurtuluşa erilen" bir değerler bütünü değil, "bize fayda temin etmesi ve ihti­yaçlarımızı karşılaması gereken" bir alan olmak zorundadır. Yani alı­şılagelen yaşam modelini zora sokacak engellere çözüm bulan, ticari kârları lehe çeviren bir araç haline getirilmiştir.

      Oysaki fıkıh gerçek anlamıyla; insanların dünya hayatlarını yara­tanın rızasına uygun biçimde düzenleyerek Ahirette kurtuluşa erme­lerini sağlayan bir ilim, bir nizamnamedir.

      Ne yazıktır ki, günümüzde yaygınlaşan fıkıh; insanların hayat tarzlarında akıl veya maksatlarına uygun düşmeyen veya yaşadığı ha­yat modelini caiz görmeyen ilmi değerleri tevil eden ve karma mez­hep fıkhına bakarak caizliğin arandığı bir ilim alanı haline gelmiştir.
      Buna karşı olan fıkhı "donuk fıkıh" diye nitelendirilmiş, tâ müçtehit imamlardan günümüze kadar nakledile gelen metinlere "ölü me­tinler" diyerek pasifleştirilmeye çalışılmış ve çalışılmaktadır. Esasen "Akaid-Kelam" konusunda Mutezile yaklaşımı gibi, akıl ve çağdaş maslahatın muktezasınca fıkıh kurmaya yeltenen bir ekolden başka bir şey değillerdir. Gerçek şu ki; İmam Muhammed (Allah ona rahmet etsin) 1X1 metinlerine "ölü metinler" diyen bu zihniyet, hicretten önceki anla­yışa sahip çağdaş kişilerdir(i)
       
      Hâlbuki onlar da bilir ki; İmamlarımızın ve 1400 yıldan beri hocadan-talebeye akranla gelen İslam fıkıh anlayışı eskimez ve pörsümez bir kaynağa sahiptir. Evet, 1400 yıldan beri süre gelen fıkıh vahiy kay­naklıdır. Ara sıra bazı yanılmalar olduysa da uyulması gereken doğru, ancak İslam âlimlerinin kalemlerinde neşv-u nema bulmuştur. İleride zikredeceğimiz fıkıh tarihçesinde bu husus daha iyi anlaşılacaktır.
      Vakıa; İslam fıkhını anlatan birçok kitap mevcuttur. Bunlara rağmen yenisini yazmanın ne anlamı vardır denebilir, anlamsız gö­rülebilir. Fakat anlattığımız esbap ve daha birçok esbabın tesiriyle fıkhımızın erozyona uğratılmasına merhem olacak çareyi, böyle bir kitap yazmaktan başka bir şeyde bulamadık, diyecek olursak haklılık payımızın olduğu insaf ehli tarafından kabul görecektir.

      İşte biz ne olursa olsun çözüm, demedik. İslam âlimleri ve deliller ışığında ne sonuç çıkarsa o, dedik.

      Böylesi düşüncelerimizi hayata geçirebilmek için kendi gücümü­zün yeterli olamayacağının bilincindeyiz. Bu yüzden her şeye gücü yeten Rabbimize sığındık ve bu hususta muvaffakiyet talep ettik. Her ne kadar müçtehit imamların fıkhı güneş, bizimkisi mum ışığı olsa da paçaları sıvamaktan başka seçeneğimiz yoktu. Zira saha "çözüm­den yana fıkıhçılara" kalacak, ümmetin hali Peygamber Efendimiz (sallalahu Aleyhi ve sellemin buyurduğu gibi olacak:
       
      Muhakkak ki Allah, ilmi kullarının (hafızalarından) soyup almaz. Aksine ilim adamlarını birer birer çekip alarak ilmi alır. Nihayet hiçbir âlim kalmayınca insanlar cahil kişileri önder edinirler. Bunlara sualler sorulur. Onlar da ilimsizce fetva ve­rirler. Kendileri saptıkları gibi soranları da saptırırlar.[2]

      İstesek de istemesek de ümmetin bir kısmı bu hali yaşayacak. Çabamız diğer kısmın sağlam kalmasına katkıda bulunmaktan öte değildir.
      Not: Hanefî İslam fıkhı olarak hazırladığımız bu kitabı ekseriyetle Hanefî mezhebinde uzun yıllar kaynak olarak kullanılan kitaplardan hazırladık. Bir de kitabı dört kişi hazırladığımız için aramızda bazı me­selelerde ihtilaflar olmuştur. Bu tür meselelerde çoğunluğun görüşü­nü esas aldık. Kitapta mutlaka hatalarımız olmuştur. Böylesi büyük ve zor bir işte hatanın kaçınılmaz olduğu malumdur. Okurlarımızın bizi mazur görecekleri ümidindeyiz.
       
      Allah Teâlâ hakkı hak bilip hakka uyanlardan, batılı batıl bilip ondan uzaklaşanlardan eylesin. Hakkı batıla karıştırıp, batılı hak sananlardan uzak eylesin. Rabbim cümlemizin yâr ve yardımcısı olsun. Amin.  ( sorulu cevaplı islam fıkhı, sualli cevaplı islam fıkhı, 4 cilt fıkıh, cüppeli ahmet ünlü fıkıh kitabı, sorular ve cevaplarıyla islam fıkhı, soru ve cevaplı fıkıh kitabı, rabbbani kitap, beyzade yayınları, arifan yayınları, Hüsamettin Vanlıoğlu, arifan kitapevi, 4 cilt islam fıkhı )    
        

       
      Beyzade Yayınları 4 Cilt Sualli Cevaplı İslam Fıkhı kitabı nı incele diniz. 
      [2]El-Buhari

       
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786055313342
      MarkaBeyzade Yayınları
      Stok DurumuVar
      9786055313342
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.