Temel Şafii Fıkhı Kifayetül Ehyar

Fiyat:
400,00 TL
İndirimli Fiyat (%57,5) :
170,00 TL
Kazancınız 230,00 TL
Geçici olarak temin edilememektedir. Temin edildiginde

Bu ürünün yerine tercih edebileceğiniz ürünler

STOKTA VAR
600,00 TL
280,00 TL
STOKTA VAR
550,00 TL
275,00 TL
STOKTA VAR
2.250,00 TL
970,00 TL

  Kitap             Temel Şafii Fıkhı Kifayetül Ehyar Tercümesi
  Yazar             Takiyiddin Ebu Bekir B.Muhammed el-Husni el-Huseyni ed-Dımeşki eş-Şafii
  Tercüme       Emin Ulutaş
  Yayınevi        Ravza Yayınları
  Kağıt  Cilt      2.Hamur , Ciltli, 2 Cilt takım
  Sayfa  Ebat   1.144 sayfa, 17x24 cm


 
Ravza Yayınları tarafından hazırlanan Temel Şafii Fıkhı Kifayetül Ehyar kitabını inceliyorsunuz.
2 cilt Temel Şafii Fıkhı kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış bilgileri hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
  
Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı "alak" dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2

 
 
      Temel Şafii Fıkhı Kifayetül Ahyar Fi Gayetül İhtisar Tercümesi

 
MÜTERCİM HAKKINDA
 
1943 yılında Batman ili Gercüş ilçesi Botika -Yemişli- köyünde dünyaya geldi. İlkokulu kendi köyünde okuduktan sonra yöredeki medreselerde Arapça ilmini öğrenmeye başladı.
165 yılında medrese tahsilini bitirdi ve 1966 yılında Cizre ilçesinde imamlığa başladı.
1971 yılında dışarıdan İmam-Hatip Okulu’nu bitirdi ve 1972 yılında müftülük murakıbı olarak Tarsus’ta göreve başladı. Daha sonra Batman, Çankırı, Kıbrıs, Mersin ve Yozgat’ta görev yaptı.
1999 yılında emekli oldu.
2001-2007 yılları arasında da Almanya’daki özel cemaat camilerinde fahri imamlık görevinde bulunda. Şu anda Batman merkezinde ikamet etmektedir.
 
     MÜTERCİMİN ÖNSÖZÜ
 
Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte kitapların okunup başka dillere tercüme edilmesinde de artış meydana geldi. Okumak, ilmin anlaşılması için en etkili faktördür. bunun için Cenab-ı Allah’ın gönderdiği ilk ayet, “Allah’ın adıyla oku!” emri ilahisidir. Buda kitaptan geçer. Kitap olmadan okumak da imkansızlaşır. Anlaşılmayan bir kitabın kıymeti de olmaz. Bu yüzden kitapların değişik dillere tercüme edilmesinde büyük yarar vardır.

Tercüme sahasında Şafii mezhebindeki kitapların öksüz kaldıkları bir gerçektir. Çünkü yakın senelere kadar Şafii fıkhıyla ilgili Arapçadan Türkçeye tercüme edilmiş hiçbir kitap bulunmamaktaydı. İşte biz de  bu harmana küçük bir çakıl taşımızı bırakmak için Hicri: 752 – 829 yılları arasında yaşayan İmam Takiyüddin Ebu Bekir b. Muhammed b. Abdü’l-Mümin el-Hısni El-Hüseyni Eddimeşki Eş-Şafii’nin Kifayetü’l-Ahyar ismindeki eserini Arapçadan Türkçeye tercüme etmeye çalıştım. Söz konusu eser Gayetü’l-İhtisar ’ın” şerhi dir.

Bu eserin değerlerine tercih edilmesinin bir nedeni vardır. Çünkü bu eserde verilen hüküm ve fetvaların kaynağı belirtilmekte gerekli ayet, hadis ve sahabelerin uygulamaları zikredilmektedir. Ayet ve hadislerin kaynağının belirtilmesinde ve kaynaklarda cilt ve numaraların belirtilmesinde Abdulkadir El-Ernavut’in Arapça dipnotlarından faydalandık. Gösterilen kaynaklardaki cilt ve sayfa numaraları Arapça yazılmış kaynaklara aittir.
Kifayetül Ahyar sahibi daha ziyade İmam Şafii, İmama Rafii, İmam Nevevi, İbni’r-Rif’a, İmamü’l-Haremeyn, Kadı Hüseyin ve İbn Keç gibi zatların içtihat ve görüşlerinden nakiller yapmıştır. Yeri geldiğinde kendi görüşünü de belirtmeyi ihmal etmemiştir.

Şafii mezhebine ait bu çok önemli kaynağın Türkçeye kazandırılmış olması büyük bir ihtiyacı karşılayacaktır. Bu vesile yapılan tercümenin terazimizin sevap kefesine ağırlık bırakmasını, günah ve taksiratlarımızın bağışlanmasına vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ederim.

Mütercim:
Emin ULUTAŞ

 
                 MUKADDİME
 
Var etme nuruyla yokluk karanlığından varlıkları yaratan, onları basiret sahipleri için kıyamete kadar kendi birliğine delil kılan, kendisinin seçtiği şeriatı meşrulaştıran, şeriatın gereği olarak Kur’an-ı Kerim’i indirip kulların efendisi olan peygamberini gönderen ve gönderdiği peygamberi sevmemizi açıklayıp; “İşte doğru yol budur”  buyuran Yüce Allah’a hamd, peygamberine, al ve etbaı’na sonsuz salat ve selam olsun.
Şüphesiz ki, yüksek mertebelere talip zeki kimseler, şer’i ilimleri tahsil etmek için durmadan çalışmışlardır. Bu ilimlerin bir çeşidi de furuat denilen Fıkıh ilimleridir. Çünkü söz konusu Fıkhı ilimlerin bilinmesiyle şeytani vesveseler giderilir, istenilen muamelat ve ibadetler sıhhat bulur. Geçmişlerin ve geleceklerin efendisi Hz. Peygamber (sav)’in Fıkıh ilminin değeriyle ilgili şu sözü delil olarak yeter:

“Her kimin, Allah iyiliğini dilerse onu dinde fakih kılar.”

Ebu Hureyre (ra) da Hz. Peygamberden şöyle rivayet etmiştir:
“Dinle ilgili fıkıh ilminin bilinmesi kadar Allah’a, daha faziletli bir amel yapılamaz.” Tirmizi cami’inde rivayet etmiştir.

Yahya b. Ebi Kesir de:
“Sabah akşam Rablerine, sırf O’nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sabret.” Ayetinden maksadın, zikir meclisleri olduğunu söylemiştir.

Ata’da der ki:
“Hz. Peygamber (sav):
-‘Cennet bahçelerine uğradığınızda, onlardan faydalanın.’ buyurdu.
Sahabeler:
-Cennet bahçeleri nelerdir? Diye sorduklarında,
Hz. Peygamber(sav):
-“Zikir halkalarıdır.” Diye cevap verdi. Hadis-i Şerifindeki ‘zikir’den maksat; helal ve haram meclisleri olup buralarda, bir şey nasıl alınıp satılır, namaz nasıl kılınır, oruç nasıl tutulur, hacca nasıl gidilir, nikah, talak ve benzeri konular konuşulup tartışılmasıdır.”

Süfyan b. Üyeyne de şöyle der:
“Peygamberlikten sonra, dinle ilgili ilim ve fıkıhtan daha faziletli bir şey, hiç kimseye verilmemiştir.”
Ebu Hureyre ve Ebu Zer, Allah onlardan razı olsun diyorlar ki:

“Öğrendiğimiz ilmi bir konu, bizin için bin rekat nafile namazdan daha sevimlidir.”

Hz. Ömer (ra) de der ki:
“Gündüzü oruçla, geceyi de ibadetle geçiren bir abidin ölümü, Allah’ın helal ve haramını bilen bir alimin ölümünden daha hafiftir.”
Bu konu hakkında ilgili birçok ayet, hadis ve eser bulunmaktadır.

Fıkıh ilmi, yüksek meziyetlerle dolu ve şerefli bir mertebeye sahip olduğu için, birinci derecede ona önem vermenin ve kıymetli vakitlerin hatta tüm ömrünün onun uğrunda harcanmanın iyi olacağı kaçınılmaz ve gereklidir. Çünkü ilim yolu, cennet yoludur. Onunla amel etmek de insanı Cehennemden korur. Meşhur olmak, mal kazanmak veya meslektaşlarına üstünlük taslamak amacını güden kimseler, ilmin bu mertebesine ulaşamazlar. Belki sırf kurtuluşa erebilmek için ilim talep edenler, bu mertebeye ulaşacaklardır.
 
Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur.
“Her kim ki, yalnız Allah’ın rızası için talep edilmesi gerekli bir ilmi, dünya menfaatini elde etmek için öğrenirse o kıyamet gününde cennet kokusunu duyamaz.”

Yine Peygamber (sav) buyurur ki:
“Her kim bunaklarla mücadele etmek, alimler üzerine üstünlük taslamak veya insanların teveccühü nü kazanmak için ilim talep ederse, Cehennemde yerini hazırlasın.”  Tirmizi bu hadisi Ka’b b. Malik yoluyla rivayet etmiş ve “Onu Cehenneme sokar.”  eklemesini de yapmıştır. Allah bizi bu tehlikelerden korusun!
 
Bil ki; ilim talep edenler, niyetlerine göre değişirler. Niyetleri de mertebelerine göre değişir. Kimisi inceleri çıkarmak için denize girmeyi dahi göze alır, kimisi ise Gayetü’l-ihtisarı okuyup öğrendiğine kanaat getirir. Kanaat getirenler de iki sınıftır. Birisi çoluk çocuk sahibi olur, onların maişetiyle meşgul olur. Diğeri ise sadakatle Allah’a doğru yola koyulur. Birincisi halkla bütünleşemediği gibi, Allah’a doğru yola koyulan da heyecan içinde gece gündüz nefsine karşı mücadele verir. Bu kitabı yazmakla her ikisinin rahatını düşünerek ulaştıkları noktadan işlerine devam etmeleri devam etmeleri ve yalnız ihtiyaç duyulan dallarla iştigal etmelerini arzuladım.

Açıklanmaya ihtiyaç duyulan konuların kolaylaştırılmasını aziz ve kadir olan Allah’tan niyaz ediyorum. Çünkü O, yalvaranın yakarışını kabul eden, zayıf ve düşkünleri güçlendirendir. Kitabını ‘Kiyafetü’l- Ehyar fi Halli Ğayeti’l-ihtisar’ ismiyle isimlendirdim. Büyük ve Bağışlayıcı olan Allah’tan beni ve dostlarımı öfkesinden, gazabından ve Cehennem ateşinden korumasın dilerim. O, her şeye muktedir ve duaları kabul etmeye layıktır.
 
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla başlar, Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.
Hamd, Cenab-ı Allah’ı Zati ve zati olmayan güzel sıfatlarıyla övmektir. Şükür ise, Cenab-ı Allah’ı bize vermiş olduğu nimetlerine karşı övmektir. Bunun için “Falanca kişiyi bilgisine ve cömertliğine karşı hamd ettim.” Demen güzel olduğu halde, “Falanca kişiye bilgisine karşı şükür ettim.” demen şık olmaz. O halde her şükür hamd olmakla beraber, her hamd şükür değildir. Bu konuda başka tariflerde yapılmıştır.

İsmi celilindeki lam, “ev Zeyd’indir”, misalindeki gibi istihkak lam’ıdır. Allah lafzı, müştak (türemiş) olmadığı için, diğer isimler arasında hamd yalnız ona izafe edilmiştir. Ancak tahkik ehli alimleri göre, Allah lafzının da müştak (türemiş) olduğunu söylemektedirler.

“Rabbi’l-alemin.” Rab, malik manasında kullanıldığı gibi, terbiye ve ıslah edici manalarında da kullanılmaktadır. Çünkü “Falanca mülkünü terbiye etti.” Denilince, “ıslah etti” manasında kullanılır. O halde Allah (cc), alemlerin maliki ve terbiyecisidir. Alemin, alem’in çoğulu olup lafız itibarıyla tekele yoktur. Alimler, alemin kapsamı hakkında ihtilaf etmişlerdir. İbn-i Abbas’a göre yalnız insan ve cinleri kapsar. Katade, Hasan ve Mücahid’e göre ise tüm yaratıkları kapsar.
 
Allah’ın salatı, peygamberlerin sonuncusu Hz. Muhammed, onun bütün al ve ashabı üzerine olsun!

Salat; Allah katından rahmet, melekler nezdinde istiğfar, insanlar yanında ise dua ve yalvarış anlamındadır. Hz. Peygamber, birçok iyi meziyetlere sahip olduğundan Muhammed ismi ile isimlendirilmiştir.

Al, kelimesinin hangi manaya geldiği konusunda ihtilaf edilmiştir. Şafii ve arkadaşlarına göre yalnız Haşim ve Muttalip oğullarını kapsar. Kimisine göre, bütün ehl-i beyti ve zürriyetidir. Diğer kimilerine göre de tüm ümmeti kapsar. Ezheri ve muhakkiklerden bir topluluk, bu son görüşü tercih etmişlerdir.
Ashab, sahibin çoğuludur. Hz. Peygamberi görüp bir an dahi olsa onun sohbetinde bulunan kimseye denilir. Kimisine göre ise, bir kimsenin sahabe olabilmesi için uzum müddet Hz. Peygamberle oturup sohbette bulunması gerekir. Muhaddisler, birinci görüşü, usulcüler ise ikinci görüşü tercih etmişlerdir.
 
Metin sahibi der ki:
Bazı dostlarım (Allah onları korusun) Şafii mezhebinde, müptediler için ezberlenmesi kolay, okuyanlar için anlaşılması rahat, fıkıhla ilgili çok kısa ve veciz bir kitap yazıp içine birçok bölümler sığdırmamı benden istediler. Cenab-ı Allah’ın bana doğruyu nasip etmesine rağbet ederek ve sevap kazanmak gayesiyle onlara müspet olarak cevap verdim. Cenab-ı Allah, dilediğini gerçekleştirmeye muktedir ve kullarından haberdar.
Muhtasar kelimesi; lafzı az, manası bol anlamdadır.

Şafii mezhebi, yazarın takip ettiği fıkıh kolu demektir. Şafii, dedesi Şafi’ye nispet edilmiştir. Künyesi Ebu Abdullah’dır. Adı Muhammed’dir. Muhammed İdris’in oğludur. Dede şeceresi şöyledir: İdris b. Abbas b. Osman b.Şafi’ b. Saib b. Ubeyd b. Yezid b. Haşim b. Müttalib b. Abdülmenaf’dır. İmam Şafii, Abdülmenaf’da Hz. Rasullullah’la birleşiyor.

Çünkü Hz. Rasulullah’ın nesebi şöyledir: Muhammed b. Abdullah b. Abdulmuttalip b. Haşim b. Abdulmenaf’tır.

Gayet: Bir şeyde eserinin görülmesine denir. “Salih satışın gayesi” meşru bir şekilde satılan maldan faydalanılması, “Sahih namazın gayesi caiz olması ve kazaya bırakılmaması anlamına geldiği gibi.” Burada ‘gayet’ isminden amaç, son derece lafzın kısa olması demektir.

Tevfik: Taat edebilme gücünün oluşturulmasıdır. ‘Hezelan’ ise, isyan edebilme gücünün hazırlanmasıdır. Savab kelimesi ise yanlışın zıddıdır. Allah, daha iyisini bilir. (  Temel Şafii fıkhı kitap , kifayetül ehyar tercümesi , temel şafii fıkhı kitabı , kifayetül ahyar tercümesi , Şafii fıkhı kifayetül ahyar fi Ğayetül İhtisar , ravza yayınları , Şafii ilmihali , 2 cilt şafii fıkhı , ravza yayınları temel Şafii fıkhı, temel şafi ilmilhali )

 
CİLT 1 İÇİNDEKİLER
 
Mütercimin Önsözü
 
Mukaddime
 
BİRİNCİ BÖLÜM

TAHARET
Temizleme vasfını taşıyan sular
Kulleteyn (havuz)’un tanımı
Tabaklama faslı
İnsan dışındaki ölülerin kemik ve kılları pistir
Altın ve gümüş kaplar
Misvak falı
Abdestin farzları faslı
Abdestin sünnetleri
İstincanın adapları faslı
Abdesti bozan şeyler faslı
Guslü gerektiren sebepler faslı
Guslün farz ve sünnetleri faslı
Guslün sünnetleri
Sünnet olan gusüller faslı
Teyemmümün faslı
Necaseti temizlemek faslı
Hayız, nifas ve istihaza faslı
Cenabetli olan kimseye haram olan şeyler
 
İKİNCİ BÖLÜM

NAMAZ
Farz namazlar
Namazın farz olabilmesinin şartları
Namazın şartları faslı
İki durumda kıbleye yönelmeyi terk etmek caizdir
Namazın rükünleri faslı
Namaza başladıktan sonra iki şeyi yapmak sünnettir
Namazın heyetleri
Namazda, kadının erkeklere muhalefet edeceği şeyler
Namazı bozan şeyler faslı
Farz namazların rekat sayısı
Sehiv secdesi faslı
Namaz kılmanın yasak olduğu vakitler faslı
Cemaatle kılınan namaz faslı
Yolculukta namazların kısaltılması ve cemedilmesi faslı
Cuma namazı faslı
Cum namazının vacip olabilmesinin şartları
Cumanın namazının hey’etleri
Bayram namazları faslı
Ay ve Güneş tutulması namazları faslı
Yağmur duası namazı faslı
Korku namazı faslı
İpek elbise giyme ve altın takma faslı
Cenaze faslı
Cenaze için dört şeyin yapılması gerekir
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

ZEKAT
Zekata tabi olan şeyler
Ekin ve meyvelerin zekatı
Hayvanların zekatı faslı
Ortaklaşa beslenen hayvanların zekatı faslı
Altın nisab miktarı faslı
Tahıl ve meyvelerin nisab faslı
Ticaret malının zekatı faslı
Fıtır sadakası faslı
Zekatın kendilerine verileceği kimseler
Beş kişiye zekat verilmez
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

ORUÇ
Orucun vücubuna dair şartlar
Orucun beş farzı vardır
Orucu bozan şeyler
Orucun müstehapları
Bazı günlerde oruç tutmak haramdır
Ramazan orucunda, cinsi ilişkide bulunmanın cezası
Oruç tutulmamasını muhab kılan mazeretler
Nafile oruçlar
İtikaf faslı
 
BEŞİNCİ BÖLÜM
HAC
Haccın vacip olabilmesinin şartları
Haccın rükünleri
Haccın sünnetleri
İhramlıya yasak olan şeyler faslı
Arafat’taki vakfeyi kaçırmak
İhramda dem (kurban) gerektiren fiiller faslı

ALTINCI BÖLÜM
ALIŞ-VERİŞ
Alış – verişin çeşitleri
Faiz faslı
Tehlikede olan şeylerin satılması
Hiyar (alış – verişte cayabilme) faslı
Selem faslı
Rehin (ihotek) faslı
Hacr (ihtiyat-ı tedbir)
Altı kişinin malında tasarruflarına haciz konulur
Sulh faslı
Havale faslı
Daman (sorumluluğu üstlenme) faslı
Kefalet faslı
Şirket (ortak ticaret yapma) faslı
Vekalet faslı
İkrar faslı
Ariyet (gelirinden) faydalanılan ödünç) faslı
Gasb faslı
Şüf’a faslı
Kırad (mudarebe) faslı
Musakat (sulama) faslı
İcare (kiralama) faslı
Ce’ale faslı
Muhabere ve müzaraa faslı
Sahipsiz ve ölü arazinin işletilmesi
 
 
CİLT 2 İÇİNDEKİLER
 
VAKIF
Vakıf faslı
Hibe (bağış) faslı
Lukata (buluntu) faslı
Lakit (bulunan bebek) faslı
Emanet faslı
 
YEDİNCİ BÖLÜM
FERAİZ VE VASİYETLER
Feraiz ve vasiyetler bölümü
Vasiyet faslı
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM
NİKAH
Muhtaç olanlar için evlenmek müstehabtır
Erkeğin kadına bakmasının hükmü
Nikahın şartları faslı
Evlenilmesi haram olan kadınlar faslı
Sıdak (mehir) faslı
Mit’at faslı
Velime (düğün yemeği) faslı
Eşler arasında adaletli davranmak v
Hul’ faslı
Talak (boşama) faslı
Bid’i ve Sünni talak faslı
Talakların sayısı faslı
Ric’i talak faslı
İla (kadınla ilişkiye girmemeye yemin etmek) faslı
Zihar faslı
Hadd-i kazf faslı
Lian (lanetleşme)
Kadını iddet çekmesi faslı
İstibra faslı
İddet çekmekte olan kadının sahip olduğu haklar faslı
Çocuk emzirme faslı
Nafaka faslı
Zevceye verilecek nafaka faslı
Hadanet (çocuk gözetimi) faslı
 
DOKUZUNCU BÖLÜM
CİNAYETLER

Cinayetler bölüm
Diyet faslı
Diyetin çeşitleri
Adam öldürmekle ilgili yemin faslı

ONUNCU BÖLÜM
HADLER (CEZALAR)
Hadle (cezalar) bölümü
Livata ve hayvanla cima’ yapmanın hükmü
Hadd-i kazf faslı
İçki içmenin cezası
Hırsızlığın cezası faslı
Yol kesme cezası faslı
Nefs-i müdafaa faslı
Bir hayvanın vermiş olduğu zarar, binicisine ödetilir
Bağılarla savaş faslı
Mürtetlik (dinden dönme) faslı
 
ONBİRİNCİ BÖLÜM
CİHAD
Cihad bölümü
Kafirlerden esir alınanlarla ilgili hüküm
Ganimet faslı
Fey malının hükmü
Cizye faslı
 
ONİKİNCİ BÖLÜM
AVLAMA, ZABİHE, KURBAN VE YİYECEKLER
Avlanma, Zebihe, kurban ve yiyecekler bölümü
Kitap ehlinin kestikleri
Helal yiyecekler faslı
Balık ve çekirgenin helalliği
Kurban faslı
Kurbanlık hayvanda aranan şartlar
Akika faslı
 
ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM
MÜSABAKA VE MÜNADELE
Hayvan koşturma ve silah atma yarışı bölümü
Mubah olan yarışın şartları
 
ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM
YEMİN VE NEZİRLER
Yemin ve nezirler bölümü
Nezir (adak) faslı
Yemin kefareti
 
ONBEŞİNCE BÖLÜM
KADA (HÜKÜM VERME)
Kada (hüküm verme) bölümü
Kadı on yerde kadılık yapmaktan sakınır
Kasame (bölüştürme) faslı
Şahitlik faslı
Şahitliğin hükümleri
Allah ve kul hakkı
 
ONALTINCI BÖLÜM
ITK (KÖLE AZATLIĞI)
Itk (köle azatlığı) bölümü
Velayet faslı
Mudebber köle faslı
Mükatebe faslı
Ümmü’l-veled faslı
 

 
Ravza Yayınları Temel Şafii Fıkhı Kifayetül Ehyar tercümesi kitabı nı incele diniz.
Diğer Özellikler
Stok Kodu9786054411894
MarkaRavza Yayınları
Stok DurumuBu ürün geçici olarak temin edilememektedir.
9786054411894
En yeni ürünler
Güvenli teslimat
Kampanyalı ürünler
Piyasadaki en iyi fiyat

PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.