• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Tevbenin İlk Adımı

      Tevbenin İlk Adımı
      Tevbenin İlk Adımı
      Tevbenin İlk Adımı
      Tevbenin İlk Adımı
      Tevbenin İlk Adımı
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Görsel 4
      Görsel 5
      Fiyat:
      25,00 TL
      İndirimli Fiyat (%36) :
      16,00 TL
      Kazancınız 9,00 TL
      16.00 www.goncakitap.com.tr
      Aynı Gün Kargo
              Stoktan Kargo

      Kitap           Tevbenin İlk Adımı        
      Yazar           Haris el Muhasibi
      Tercüme       Muhammed Coşkun
      Yayınevi       İlk Harf Yayınevi  
      Etiket Fiyatı  25 TL
      Kağıt Cilt      2.Hamur , İnce Cilt Flexi Kapak
      Sayfa Ebat   208 sayfa, 15x22 cm
      Yayın Yılı      2012
      ISBN             9786055457457     


      İlk Harf Yayınları Tevbenin İlk Adımı kitabını incelemektesiniz.   
      Haris el Muhasibi Tevbenin İlk Adımı kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

       Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2


      İlk Harf Yayınları, Tevbenin İlk Adımı kitabı, Haris el Muhasibi Tevbenin İlk Adımı kitabı, muhasibi kitapları
       
      Çevirenin Notu

      Elinizdeki kitap, Tabiin devrinin büyük ilmî ve manevî şahsiyeti Hasan-ı Basrî tarafından ortaya konulan zübd geleneğinin devamı mahiyetindeki tasavvufî akımlar­dan birine mensup olan, bununla beraber Ebu Süleyman ed-Dârânî, Şakik Belhî, Bişru'l-Hâfî, Zünnûn-ı Mısrî, Ahmed b. Asım Antâkî gibi sûfilerin görüşlerinden de etkilenerek tasavvufî düşüncenin teşekkülünde önemli bir şahsiyet haline gelmiş olan[1] Haris b. Esed el-Muhâsibî'nin (Hicrî 165-243) içerik iti­bariyle benzerlik arz eden üç ayrı risalesinden müteşekkildir. Bu kitapta yer alış sırasına göre; "Bed-ü Men Enâbe İlallaâh/ Tevbe'nin İlk Adımı", "el-Kasdu ve'r-Rucû'u İlallâh/Tevbe ve Allah'a Yöneliş" ve "Şerhu'I-Ma'rife ve Bezlu'n-Nasîha/Marifet ve Nasihat' isimlerini taşıyan bu eserler, ağırlıklı olarak tevbe, Allah'a yönelme, Zühd, Vera', Murakabe, Hidayet, Marifet, nef­sin kötülüklerini tanıma ve onu hesaba çekme gibi konulan ele almaktadır. Bu yönüyle bu üç eser, Muhâsibî kütüphane­sinin bir küçük özeti olarak görülebilir. Nitekim onun düşün­cesinin tasavvuf disiplininin genel yapısına uygun bir tarzda, insanın nasıl yaşaması gerektiğinin ortaya koyan bir kavram­lar dizisinin izahına ağırlık verdiği, bu çerçevede havf-recâ, tevbe, muhasebe ve mücahede, vera' ve takva, üns, kudret,
       
      muhabbet ve rıza gibi hususlar üzerinde çokça durduğu, do­layısıyla duygu, düşünce, niyet, manevi hal ve karakter komp­leksi içerisinde irade, sorumluluk, sevgiden kaynaklanan bir itaat ve ruhi tatmin temellerine dayalı bir terbiye yolu ortaya koymaya çalıştığı ifade edilmiştir.[2]

      "Bed-ü Men Enâbe İlallaâh/Tevbe'nin İlk Adımı" ve "el-Kasdu ve'r-Rucû'u İlallâh/Tevbe ve Allah'a Yöneliş adlı eserlerin çevirisinde Abdulkadir Ahmed Atâ'nın tahkikini esas aldık. Son sırada yer alan "Şerhu'I-Ma'rife ve Bezlu'n-Nasîha/Marifet ve Nasihat' adlı eserin Arapça iki baskısı arasında, kullanılan yazma nüshalardan mütevellit büyük farklar söz konusudur. Biz çeviride Salih Ahmed eş-Şâmî tarafından yapılan tahkiklı neşri esas almış olmakla beraber, Ebu Meryem Mecdî Fethi es-Seyyid tarafından yapılan neşri de göz önünde bulundurduk. Böylece birbirinden yer yer farklılık arz eden bu iki metin­den ortak bir metin inşa ederek çeviri yapmış olduk. Fakat özellikle Ebu Meryem Mecdî Fethi es-Seyyid'in, Muhâsibfnin metnine kendince çeki düzen vermeye çalışan dipnotlarına itibar etmedik. Diğer taraftan her ne kadar iki tahkik arasında, birçok cümle, paragraf, hatta sayfa birbirinden tamamen farklı olsa da, her iki metnin de Muhasibî'ye aidiyetinden kuşku duymadık. Çünkü her iki metinde de söz konusu olan içerik ve üslup, Muhasibî'nin sıklıkla işlediği içerikle ve kullandığı üslupla birebir örtüşmektedir. Nitekim konuyla ilgili yapılan detaylı çalışmalarda, çevirisini sunduğumuz bu üç eserin de müellife aidiyetinin kesin olduğu ifade edilmiştir.[3]

      Şerhu'l-Mar'ife ve Bezlu'n-Nasiha metninde Salih Ahmed eş-Şâmî tarafından konulmuş olan iç başlıkları dikkate almış olmakla beraber, onun bu meyandaki tasarruflarına harfiyen bağlı kalmadık. Ayrıca aynı metinde yer alan birçok uzun cüm­ledeki zamirlerin ircası konusunda da muhakkiklerin tercihleri arasında seçimler yapmak durumunda kaldık. Örneğin daha ilk sayfalarda sıklıkla kullanılan (ha) zamiri, muhakkiklerden biri tarafından "marifet" kelimesine gönderme olarak anlaşılırken diğeri tarafından "murakabe" kelimesine gönderme şeklinde anlaşılıyordu. Bu tür durumlarda mümkün mertebe, metnin iç bütünlüğünü muhafaza edecek tercihler yapmaya çalıştık. Bununla beraber yaptığımız bu tür tercihler dâhil, metnin ak­tarımında ortaya koyduğumuz tüm tasarruflar tenkide açıktır. Maksadımız, geleneğimizin önemli simalarından ve tasavvufî düşüncenin kurucu şahsiyetlerinden olan Muhasîbî'ye ait bu üç klasik metni Türkçe okurlarıyla tanıştırmaktır. Muvaffa­kiyet Allah'tandır.

      Muhammed COŞKUN
      Bağlarbaşı/2011



      Allah'a dönüşün başlangıcı

      Ebu Abdullah el-Haris b. Esed el-Muhasibî şöyle

      Dedim ki: "Allah'a tevbe eden kişinin ilk yapacağı şey nedir?"
      Dedi ki: "Rabbine ve O'nu razı edecek amellere yönelen kişinin ilk yapacağı şey Allah'ı bilmek, O'nun vaad ve vaîdini (müjde ve uyarılarını) bilmek, nefsini ve kötü isteklerini tanımak, ahiret kurtuluşunu talep etme noktasında nefsinin ne kadar zaafları olduğunu bilmek, bu bilgiye sahip olduktan sonra nefsini Allah'ın emrettiği şekilde terbiye etmek, ona Allah sevgisi yolunda istikamet vermek."

         Marifetullah

      Dedim ki: "Peki insan, nefsini Allah'ın emrettiği edeb ile terbiye edebilmesi için bütün bunlara nasıl başlayacak?"
      Dedi ki: "Bunun başlangıcı şöyledir: Yüce Allah arif ku­lunun kalbine ve aklına Allah'ı ve ahireti zikredip hatırlama düşüncesini yerleştirir, onu Allah'ın kudretinin yüceliği, rı­zasının ve gazabının büyüklüğü, vaad ve vaîdleri (müjde ve
       
      uyanları) gibi hususlarda düşünmeye sevk eder ve arif kişi bunları düşündükçe kalbi aydınlanır.  Haris b. Esed el Muhâsibî  Tevbenin ilk Adımı

            Nefsin huyları

      Sonra bu marifeti sayesinde nefsine dikkat eder. Bunun başlangıcı da şöyle olur: Yukarıda saydığım şeyleri düşündükçe, o güne kadar işleyip amel defterine yazdırdığı ve Rabbinin nzasına muvaffak olmadığı sürece silinmeyecek olan günahlar nedeniyle nefsine ne kadar kötülük ettiğini, bu günahlardan dolayı hesaba çekileceğini düşünür ve hem büyük bir hayâ/ utanma haline girer hem de son derece tehlikede olduğunu fark edip Allah korkusu ile dolar. Çünkü bu günahları amel defterinden kendisine okunurken Allah'ın kendisine gazap etmesinden ve ilahî huzurdan yaka paça çıkarılıp ebedi azaba sürüklenmesinden emin olamaz.

      Sonra nefsinin kendisine bütün bu günahları işletirken son derece sevinçli ve mutlu olduğunu, şehvet peşinde gayretle koştuğunu, kendisini ahirette helak edecek ve Rabbinin gazabını çekecek olan şeyler peşinde kendisini heba ettiğini, sanki Allah hiç canını almayacak ve bütün bu yaptıklarından dolayı hesaba çekip cezalandırmayacakmış, bu hususta onu hiç uyarmamış, hatta tehdit etmemiş gibi davrandığını düşünür.

      Evet, sanki Allah onu hiç uyarmamış gibi, sanki Allah ona azap etmeye güç yetiremeyecekmiş gibi ya da kendisini ilahî azaptan kurtaracak birileri varmış gibi davranmıştır. Rabbinin gazabını çekecek bütün bu davranışları yaparken, O'nu razı edecek şeylerden yüz çevirmiş, ilahî rızaya uygun davranışlardan en ufağını bile gözünde çok büyütmüş, kendisini Rabbi huzurunda izzet ve şerefe kavuşturacak olan amellerden ısrarla ve inatla yüz çevirmiş, uzak durmuştur.
      Kırk yılda bir hayırlı bir iş yaptıysa da itemeyerek veya mecbur kaldığı için yapmıştır. Onu yapmamak için uzun uğ­raşlar vermiş ve başka çare kalmayınca yapmıştır.

      Kendisini Allah'a yakınlaştıracak bir ameli bir süre yapmaya koyulmuş ise nefsi derhal devreye girmiş ve onu amelden uzaklaştırmaya, gözünde zorlaştırmaya çalışmış, kendisine bu ibadeti terk ettiği takdirde bedensel olarak ne kadar rahat edeceğini fısıldayıp durmuştur. Dünyevi ihtiyaçlarını karşıla­mayacağı endişesi ile onu korkutmuştur.

      Sahip olduğu malın az bir miktarını hayırlı işler için harcamak isteyecek olsa nefsi yine devreye girmiş ve ona bu davranışı hep ertelettirmiştir. Malının eksileceğini, böyle har­camalara devam ederse fakir duruma düşeceğini fısıldayarak onu korkutmuştur.

      Kişi nefsine uymaz da sırf ahiret kazancı elde etmek için yine de bu malı vermeye kararlı davranırsa o zaman da nefsi bu sadakayı olabildiğince azaltmaya çalışmıştır.

      Eğer yine nefsine uymaz ve sadakayı bolca verirse, işte o zaman nefsi üzülmüş, kederlenmiş, sürekli ona "malın eksildi" diye fısıldayarak aynı şeyi tekrar yapmamasını sağlamaya çalışmıştır. Eğer nefsine uymayıp aynı hayırlı işi yine yapmaya devam ederse, bu durum nefsinin çok ağırına gitmiştir.
       
       
      [1]   Bkz: Zafer Erginli, Tasavvuf Düşüncesinde Muhâsibî, Karadeniz yay. Rize, 2008, s. 48-49.
      [2] Bkz: Zafer Erginli, a.g.e., s. 175-176.
      [3] Bkz: Zafer Erginli, Haris Muhâsibî ve Nefis Kavramı, Karadeniz yay. Rize, 2008, s. 83 ve devamı.
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786055457457 
      Markaİlk Harf Yayınevi
      Stok DurumuVar
      9786055457457 
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.