• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Yeni Bir Anlayışın Işığında Kuran Tefsiri

      Yeni Bir Anlayışın Işığında Kuran Tefsiri
      Yeni Bir Anlayışın Işığında Kuran Tefsiri
      Yeni Bir Anlayışın Işığında Kuran Tefsiri
      Yeni Bir Anlayışın Işığında Kuran Tefsiri
      Yeni Bir Anlayışın Işığında Kuran Tefsiri
      Yeni Bir Anlayışın Işığında Kuran Tefsiri
      Yeni Bir Anlayışın Işığında Kuran Tefsiri
      Yeni Bir Anlayışın Işığında Kuran Tefsiri
      Yeni Bir Anlayışın Işığında Kuran Tefsiri
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Görsel 4
      Görsel 5
      Görsel 6
      Görsel 7
      Görsel 8
      Görsel 9
      Fiyat:
      840,00 TL
      İndirimli Fiyat (%35,7) :
      540,00 TL
      Kazancınız 300,00 TL
      3.8 31
      540.00 www.goncakitap.com.tr
      135,00 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
      Aynı Gün Kargo Kargo Bedava
      Sepete EkleSatın Al
               Stoktan Kargo
       
      Kitap              Yeni Bir Anlayışın Işığında Kuran Tefsiri
      Yazar              Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı
      Yayınevi          Bayraklı Yayınları
      Redakte          Mehmet Okuyan
      Etiket Fiyatı     840 TL
      Kağıt - Cilt      1.Hamur beyaz, Ciltli, 21 cilt + 1 Cilt Meal = 22 Cilt Takım
      Sayfa - Ebat   11.561 sayfa  - 17x24 cm
      Yayın Yılı        2013
      ISBN               9789750058080 

      Dikkat          Bazı Ciltler Dış Cildi Oval, bazıları düz şekilde cilt yapılmıştır.

      Kuranı Kerim Meali Hediyemizdir, toplam 22 cilt gönderilecektir.

       
       
      Bayraktar Bayraklı 22 Cilt Takım Yeni Bir Anlayışın Işığında Kuranı Kerim Tefsiri kitap seti ni incelemektesiniz.
      Bayraktar Bayraklı Kuran Tefsiri kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

       
      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2
       
        
        Yeni Bir Anlayışın Işığında Kuran Tefsiri Bayraktar Bayraklı
       
               ÖNSÖZ
       
      Yüce Allah, Kamer sûresinde dört defa "Andolsun ki biz, Kur'ân'ı düşünmek için kolaylaştırdık, düşünen var mı?" diye soruyor. Bu âyet, Kur'ân'ın düşünen insanlar için kolaylaştırıldığını ifade etmektedir. Bu nedenle Allah, düşünen insan istemektedir. Kur'ân'ı anlamanın zor ol­duğunu söyleyenler; onun ele alınıp incelenmesini engelledikleri gibi, derin sırlarıyla beraber kenarda kalmasına da sebep olmuşlardır. Kur'ân'ı anlayacak kadar geniş ve derin kültüre sahip olmayanlar, bu yetersizlik­lerini, Kur'ân'ın yeterince anlaşılamayacağı vehmi ile örtmeye kalkış­mışlar ve bu davranışlarıyla ona büyük bir haksızlık yapmışlardır.
       
      Kur'ân; içindeki sırları ancak düşünen, anlamak ve bilmek isteyen, kendisine sevdalı olan insanlara açar. Bilen ve düşünen bir beyin ile sev­dalı bir gönül birleşince, Kur'ân, o beyin ve sevdalı gönlün elinden tutar ve onu Allah'a yaklaştırır. Düşünmeyen, araştırmaya hevesli olmayan, yüreğinde Kur'ân'a verecek kadar sevgi taşımayan insan, Allah'ın kita­bını nasıl anlayabilir? Kur'ân üzerinde derinlemesine düşünmek ile, -anlama ve kavrama yatkınlığı olarak tasvir edilmesi mümkün olan- insa­nın gönül ve zihin açıklığı arasındaki ilişki, şu âyette vurgulanmaktadır: "Onlar Kur'ân'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalpler kilitli midir?" (Muhammed 47/24). Kalpleri kilitli olan insanlar, Kur'ân üzerinde düşüne­mezler ve onu ellerine almaya cesaret edemezler. Demek ki Kur'ân, in­sanların gönlünü açan ilâhî bir anahtardır. Kur'ân, insanların gönlünü tüm insanlığa açar, grupların dar ve sığ anlayışları içinde hapsedilmeyi reddeder ve sevgi dolu kollarıyla bütün insanlığı kucaklar.
       
      Kur'ân'ı yeni bir anlayışla yorumlarken, daha önce yapılan çalış­malara bakmayı ihmal etmedim. Yaşadığımız çağın özelliklerini göz önüne alarak, Kur'ân sevdalılarını, özgün açıklamalarla yüz yüze getir­meyi amaçladım. Kur'ân'ı çağımızın problemleri üzerinde konuştura-bilmek için -ki bu dönemin bilgi birikimine sahip olunması şarttır- elim­den geldiğince gayret gösterdim. Bunu da anlaşılır bir dille yazmaya özen gösterdim. Şüphesiz bu konuda birtakım eksikliklerimin olacağı tabiidir. Tefsir yazmak, başlı başına sorumluluk isteyen bir iştir. Bunun far­kında olarak, iyi niyetle bu işe kalkıştım. Bugüne kadar birçok tefsir ya­zılmış ve yazılacaktır. Bu gayretler, Allah'ın kitabının anlaşılmasını sağ­lamaya yönelik iyi niyetli girişimlerdir. Her müfessir elbette kendi bakış açısını, ilmini, anlayışını bu vesileyle ortaya koymaya çalışır. Bu tefsirde de eğitim ve öğretimin en önemli aracı olan "kitap" ve buna bağlı olarak "kitaplı" bir anlayışın yöntemlerini öne çıkartmaya çalıştım. İster örgün, ister yaygın olsun, insan hayatı eğitime ve öğretime dayanır. Bu tefsirde bu anlayışı benimsedim. Yeri geldikçe, ilâhî vurgudaki pedagojik yön­temleri özellikle belirtmeye çalıştım. Bildiklerimi, öğrendiklerimi insan­larla paylaşmak istedim. Yeni bir yaklaşımla Allah'ın kitabını yorumla­maya çalıştım. Elbette daha mükemmel yorumlar yapılacaktır; bu tefsir­le, iyiyi ve doğruyu bulma gayreti içinde olanlara sadece bir pencere aç­maya gayret ettim.
       
      Ayrıca kavramların ve kıssaların dünyasına girmeye ve oradan gü­nümüz insanına ve onun sorunlarına ışık tutmaya çalıştım. Aslında her kavram başlı başına bir dünyadır. Terimlerin tarihsel bir seyri olduğu gibi, bu kavramların kendi içinde sakladığı derûnî anlamlan da vardır. Bunlardan bazıları çok dolu çıktı; ancak bunlar da bana kapılarını açtı. İşte, özellikle onları anlamaya ve anlatmaya çalıştım. Bu teşebbüsümle, insanların beyinlerine ve gönüllerine Kur'ân nurunu ulaştırmaya çalışma amacını güttüm. Allah'ın yardımı olmaksızın, bu etkiyi meydana getir­mem mümkün değildir. Teşebbüs bizden, takdir ve lütuf Allah'tandır. Ben şuna inanıyorum: Yüce Allah bize yardım ederken, gönlümüzün Kur'ân'a olan sevdasını dikkate alacaktır. Her işte olduğu gibi burada da, "Aşksız meşk olmaz" kuralı geçerlidir. Bu teşebbüsüm için şu âyeti duâ olarak Allah'a sunuyorum: "Rabbim, ilmimi arttır" (Tâhâ 20/114).
       
      Yüce Allah'a şükür ve hamd olsun ki 06 Nisan 1999'da başladığım bu tefsir çalışmamı 06 Kasım 2006'da sabah saat 08.00'de bitirdim. Kasım ayının hayatımda ilginç bir yeri vardır: Evliliğim, oğlum Ahmet'in do­ğumu, doçentliğim ve tefsirimin bitişi bu ayda olmuştur. Uzun ve yoğun çalışma sürecinde Yüce Allah'ın bir lütfü olarak ciddi bir hastalık geçirmedim. 51 yaşımda başladığım bu tefsiri 59 yaşımın son aylarında bitir­dim.  Bu nedenle; ana-babama, yetişmemde büyük yardımı olan Hocala­rıma, özellikle Hafız Hızır Akgüneş'e ve Ömer Çam'a Allah'tan rahmet diliyorum. Bu çalışmamı yaparken desteğini gördüğüm eşime dua ve teşekkür ediyor ve tümünü cennetine koyması için Yüce Allah'a dua ve niyaz ediyorum. Tefsirimi, Kur'ân'a olan sevdam sebebiyle kaleme al­dım; şayet hata yaptıysam Rabbim beni affetsin; bu aciz, ama vahyine sevdalı kulunun hatalarını bağışlasın. Bu naçiz eserimi insanlara faydalı kılmasını yine Rabbimden içtenlikle diliyorum. Bu çalışmamda her türlü yardımda bulunan Mehmet Okuyan Hoca'ya Yüce Allah'tan uzun ve hayırlı ömürler diliyorum.
       
      Ayrıca bu tefsirin vücud bulmasında maddî ve manevî desteğini ve teşviklerini esirgemeyen çok değerli dostum Dr. Ersin Arıoğlu beyefendi başta olmak üzere, işin diğer safhalarında her seviyede maddî ve manevî destek veren tüm dostlarıma teşekkür ediyor ve geçmişlerine rahmet di­liyorum.
       
      Ey Rabbim, bizi âhirette iyilerin arasına koy; ey Rabbim, bize rıza­nı layık gör; ey Rabbim bize cennetini nasib eyle.
       
      Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı 
       
                    TEFSİRDEKİ METODUMUZ
       
      Kuran, kendisinin nasıl tefsir edileceğini ve edilmesi gerektiğini belirleyen bir kitaptır. Biz de onun tesbit etmiş olduğu tefsir metodunu benimsedik. Kur'ân'ın tayin ettiği tefsir metotları şunlardır:

      1. MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLERİ DİKKATE ALARAK TEFSİR ETME METODU
       
      Kur'ân, bu metodu şu âyette ortaya koymaktadır:

      "Sana kitabı gönderen Allah'tır. O kitabın bazı âyetleri muhkemdir; bunlar kitabın anasıdır. Diğerleri müteşabihtir. Kalbinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevîl etmek için, ondaki müteşabih âyetlerin peşine düşerler. Halbuki onun te'vîlini ancak Allah ve ilimde derinliği olanlar bilir. Bunlar derler ki: 'Biz ona inandık, hepsi Rabbimiz tarafındandır'. Bu inceliği ancak, akıl sahipleri düşünüp anlar" (Âl-i İmran 3/7).

      İşaret ettikleri manalar kesin olan, muhtemel yorumlara müsait ol­mayan ve kitabın anası olan âyetlere muhkem denmektedir. Bu âyet gru­bu haram ile helali, doğru ile yanlışı, hak ile bâtılı, iyi ile kötüyü belirle­yen ve ayıran âyetlerden meydana gelmiştir.
       
      Her muhkem âyet, kendi başına muhkem olma özelliğine sahip ol­duğu gibi, diğer muhkem âyetlerle olan ilişkileri açısından da o âyetlerin muhkemliğini tasdik eder ve toplu halde muhkem olma özelliğini kaza­nırlar. Başka bir ifadeyle, muhkem âyetler tek başlarına muhkem olduk­ları gibi, toplu halde de muhkemlik özelliğine sahiptirler. Toplu halde muhkem olmaları, kendi aralarındaki ilişkilerin mahiyetini de belirle­mektedir. Itlak ve takyid, umum ve husus, takrir ve tefsir, istisna ve tah­sis gibi ilişkiler bunlardan bazısını teşkil etmektedir.
       
      Müteşabih âyetlerin, doğurgan özellikleri vardır. Her asırda, -tabiat bilimlerinin aldığı mesafe ölçüsünde- bu âyetlerin manaları zenginleşir. Bilimsel düzeyde bu âyetler yorumlanırken, onların muhkem âyetlere yaklaştırılmaları zorunludur. Önceki asırlarda yaşayan müfessirler bazı âyetleri müşkil (yorumlanması zor) görürken, sonraki asırlarda yaşayan müfessirler -tabiat bilimlerine olan vukufiyetleri sayesinde- aynı âyetleri rahatlıkla yorumlayabilir. Demek ki, bize göre müşkil olan bir âyet, baş­ka bir asırdaki ilim adamı için müşkil olmayabilir. Çoğu zaman müşkilliği insanlar kendi beyinlerinde veya bilgi yetersizliklerinde ara­malıdırlar. Bu noktadan hareket ederek şöyle diyebiliriz: Benim için müteşabih olan bir âyet, başkası için müteşabih olmayabilir. Önemli olan şey, Kur'ân'ın müşkil görünen âyetlerini çözebilecek bir beyin ve bilgiye sahip olmaktır.
       
      Bu metodu göz önünde bulundurmayanlar, müteşabih âyetleri muhkem olanlara yaklaştırarak, muhkem âyetlerin muhkemlik özellikle­rini müteşabih olanlara aktaramazlar. Müteşabih âyetleri kitabın anası olan muhkem âyetlere yaklaştırınca, onlar da ümmî, yani anaya mensup olacaklardır. Bunu yapınca, şu âyetin dediği gerçekleşmiş olacaktır: "Elif-lâm-râ. Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberi olan Allah tarafından âyetleri muhkemleştirilmiş, son­ra da açıklanmış bir kitaptır" (Hûd 11/1).
       
      Diğer bir âyette ise şöyle buyurulmaktadır:  "Allah, sözün en güzelini vahyetti. Allah'ın vahyi, her tarafı birbirini tutan, her şeyi tekrar tekrar beyan eden kitaptır" (Zümer 39/23). Hûd 1. âyetine göre Allah, Kur'ân'ın müteşabih olan âyetlerini muhkemleştirmiş ve sonra onları açıklamıştır. Önemli olan, Allah'ın müteşabih âyetleri nasıl muhkemleştirdiğini tesbit edip ona göre yorum­lamaktır. Bu, metodların en zorudur; zira hem Kur'ân'a hem de tabiat bilimlerine derin bir vukufıyet ister.
       
      Zümer 23'teki müteşabih kavramı, "birbirini tasdik eden, birbirine uyumlu ve birbirine destek veren" manalarına gelmektedir. Bu da bütün Kur'ân âyetlerinin müşterek özelliğidir. Muhkem âyetlerin muhkem ol­ma özelliklerini müteşabih âyetlere intikal ettirerek, aralarındaki uyumu, desteği ve tasdiki ortaya çıkarıp bilinir hale getirmek, en önemli metodlardan biridir.  
       
      2. ÂYETİ ÂYETLE TEFSİR ETME METODU
       
      Yüce Allah, bazı âyetlerde konulan çok kısa anlatır; başka bir âyet­te onu daha açık bir şekilde izah eder. Peşpeşe gelen âyetlerden bir son­rakinin, bir öncekinin açıklayıcısı olması buna örnektir.
       
      Mesela: "Rabbinizin bağışına ve takva sahipleri için hazırlanmış olup genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşun!" (Al-i İmrân 3/133). Söz konusu âyetten takva sahiplerinin kimler olduğunu anlamak mümkün değildir. Ancak, takva sahiplerinin kimler olduğu bir sonraki âyette açıklanmak -tadır: "O takva sahipleri, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah muhsinleri sever" (Âl-i İmrân 3/134).
       
      İnfak eden, kinini yutan ve insanları affetmesini bilenlerin takva sahibi olduklarını söyleyen bu âyet, bir önceki âyetteki takva kavramını açıklamaktadır. Kur'ân'da birbirini açıklayan yüzlerce âyet vardır. Bu metodun zor olan yönü, birbirini tefsir eden âyetleri bulmak ve hangi noktalarının birbirini tefsir ettiğini belirlemektir. Bu, tefsirin olmazsa olmaz metodunu teşkil etmektedir.
       
      3. KİMYASAL METOD
       
      Kur'ân ilimleriyle uğraşan pek çok insan, Kur'ân'da 'tekrar' oldu­ğu inancındadır. Bu düşünce yanlıştır, hatta Kur'ân'a bir iftiradır.
       
      Kur'ân'da tekrar gibi görünen âyetler, bulundukları yerlere göre, tabiattaki maddelerin kimyasal özelliklerini andırırlar. Tabiatta, bir mad­de başka bir madde ile birleşince bir bileşim meydana getirirken, daha başka bir madde ile birleşince bu kez farklı bir bileşim oluşturur. Mese­la: H2O formülünde olduğu gibi, iki hidrojen atomunun bir oksijen ato­mu ile bir araya getirilmesi neticesinde su elde edilir. Fakat H202=Oksijenli su formülünde ise; iki hidrojen atomu, iki oksijen atomu ile bir araya getirilirse oksijenli su elde edilir. 
       
      Kur'ân'da, benzer görünen âyetler, belli âyetler grubu ile bir araya gelince bir mana, başka âyetler grubu ile bir araya gelince daha başka bir mana yüklenir, işlevi de farklı olur. Biz buna 'Kur'ân'ın kimyası' diyo­ruz. Güçlü müfessirler, âyetleri bir araya getirerek kimyasal bir bileşim yapmayı bilirler.
       
      Kimyasal metodun mevcudiyeti, Kur'ân'ın eğitimsel yönünün ağır­lığını ifade etmektedir. Yüce Allah aynı uyarıları, farklı muhteva içinde yaparak, o meselenin önemini vurgulamaktadır. Bu vurguyu yakalamak, kimyasal metodun sonucudur. Benzer görünen âyetler bir araya getirildi­ğinde, bir mana çıkar ama, onlar bulundukları yerde anlaşılıp yorumlan­dığında mana zenginleşir. Aynı kelime ve mana ile farklı bakış açılan getiren bu âyetler, âyetlerin tertibini belirlemekte rol oynamış görünmek­tedir.
       
         4. SEBEP-SONUÇ İLİŞKİSİNE GÖRE TEFSİR ETME METODU
       
      Tefsir yapabilmek için, âyetlerin iniş sebeplerini tesbit etmek bir zorunluluktur. Sosyal olgular sebep, ilâhî vahiy de onun sonucu olur. Yüce Allah, âyetlerini insanlara dayatmamıştır. Ayetlerini, insanlar ara­sındaki ilişkilerin doğurduğu problemleri çözmek için göndermiştir. Onun için, Kur'ân âyetleri gerçekçidir. Âyetler insanların ihtiyaçlarına göre düzenlenmiştir. Yeryüzündeki insanların arasındaki olaylar, âyetle­rin geliş nedeni olmuştur. Bir sebebe bağlı olarak yeryüzüne gelen bu âyetler, sosyal olguları sebep-sonuç ilişkisine göre açıklamakta ve çözü­me bağlamaktadır.
       
      Kur'ân, sosyal olgu ve olayların analizini yaparken kimi zaman psikolojik bir oluşumu neden olarak gösterir ve böylece sosyal olayı çö­zümler; kimi zaman da sosyal bir olayı diğerinin sebebi olarak gösterir ve aralarındaki sosyal determinizmi ortaya koyar. Kur'ân, meydana gelen sonuçların arkasındaki nedenler olarak; insanın tabiatla, insanın insanla, insanın Allah ile ve nihayet insanın kendisi ile olan ilişkilerini göster­mektedir. Bütün bu ilişkileri bir determinizm ağı içinde açıklamakta; sosyal olgu ve olayların ince bir analizini yaptıktan sonra onların genel­lemelerine gitmektedir.
       
      Bu tefsirde de, Kur'ân'ın bu metodu takip edilmiştir. Bu metodu izlemek bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bu metodu kullanmaksızın yapılan tefsirin çok noksan olacağını peşinen kabul etmek gerekir. Bu bakımdan Kur'ân tefsirinde Sosyoloji ve Psikoloji bilgisi zaruridir.

      5-TÜMDENGELİM VE TÜMEVARIM METODU
       
      Genel olan kanunlardan özel olanlarına inme veya özellerden ge­nellere gitme metodu, tefsirde kullanılmalıdır. Bir âyet genel bir kanun­dur. O âyetin muhtevasından birçok kanun çıkarmak da, özellere inmek­tir. Çünkü bazı âyetlerin içinde yer alan bazı kavramların arasındaki bağ­lantı ve analizlerden, birden çok hüküm çıkabilmektedir.
       
      Bazen de, birden fazla âyetin bir araya gelmesiyle genel bir hüküm, yani kanun çıkabilmektedir. Bu metodun, özellikle kıssalara uygulanabi­leceğini söylemekte yarar görüyorum. Anlatılan kıssalardan eğitim, sos­yoloji ve psikoloji için genel kanunlar çıkarmak mümkündür.
       
      6-SEMANTİK METODU
       
      Kur'ân'ın Arap gramerine göre analizini hiç yapmadım. Bunun ye­rine, âyetlerin içinde yer alan kavramların detaylı bir şekilde izahını yapmaya çalıştım. Kelimelerin sözlük manalarından sonra, Kur'ân'da hangi âyette hangi manada geçtiğini gösterme çabasında oldum.
       
      Eski müfesirler, Kur'ân'ın gramatik inceliklerine girmişler ve bu konuda detaylı açıklamalar yapmışlardır. Özellikle Zemahşerî, bu tarz tefsirde çok ileri bir seviyeye ulaşmıştır. Onun Arap dilinden örnekler getirerek yaptığı tefsiri, Fahruddîn Râzî takip etmiştir.
       
      Bu tefsirde daha çok, âyetlerin içeriğinden günümüze projeksiyon­lar yaparak sosyolojik, psikolojik, eğitimle ilgili kural ve kanunlar ortaya çıkarılmaya çalışıldı. Söylenmişi tekrarlamamak ve bu zamana kadar yapılanları taklit etmemek suretiyle, orijinal yorumlar yapma gayretinde olduk. Çünkü orijinal şeyler üretmek, Kur'ân tefsirinde bizim sevdamız ve tutkum uzdur.
       
       
      7-KUR'ÂN'DA NÂSİH-MENSÛH OLMADIĞI FİKRİNDEN HAREKETLE TEFSİR ETME METODU
       
      Bir şeyi yok etmek ya da bir şeyin yerine başka bir şeyi koymak manasına gelen nesh, Kur'ân'ı sosyolojik açıdan ele alamayan, Allah'ın kullarına alternatifler sunduğunu göremeyen, şartlara göre davranmanın bir Kur'ân emri olduğunu farkedemeyen insanların uydurduğu bir anlayı­şı temsil etmektedir. Nesh savunucularının, birbirini neshettiklerini ileri sürdükleri âyetler, insanın davranışının ve psikolojik yapısının değişik cephelerine bakmaktadır. Kur'ân âyetlerinin birbirlerini neshettiği iddia­sına itibar etmeden hazırladığımız bu tefsirde, âyetlerin niçin mensuh olmadığını göstermeye çalıştık.  ( bayraktar bayraklı tefsir , kuran tefsiri bayraktar bayraklı , bayraktar bayraklı hoca, bayraklı yayınları , yazar , bayraktar bayraklı kuranı kerim tefsiri takım , 21 cilt, bayraklı tefsir seti, takım, türkçe kuran tefsiri, kuranı kerim tefsir )
       
      8. İHLÂS
       
      İnsan ne kadar bilgili olursa olsun, Kur'ân, bilginin yanı sıra gönül, sevda ve aşk da ister. Bütün bunların toplamına ihlâs diyebiliriz. İhlâslı olmayana, Kur'ân'a ihlâsla yaklaşmayana, Kur'ân kendi sırlarını açmaz. İhlâslı olmayan kişi, Kur'ân'ı bir gülün tomurcuğu olarak görür; o to­murcuğun açılıp rengini, güzelliğini ve rayihasını insana sunabilmesi için ihlâs şarttır. İhlâs, metotların olmazsa olmazını teşkil etmektedir. Kur'ân'ın dostu olmak, onu gönülde yaşatmak, ona tutku ile bağlanmak, onunla her an meşgul olmak, onun üzerinde daima düşünmek, bilgisini onu anlamak için vasıta olarak görmek ve kullanmak İhlasın kendisidir. Kur'ân'la gönülden bir bağ kurmak, onun tomurcuğunun açılmasını te­min edecektir. Kur'ân'a, onu anlamak için yaklaşmak, onun derdini ve amacını dikkate almak ve böylece anlattıklarını can kulağı ile dinleyip tatbik etmek, ona olan aşkını ilan etmek demektir. Kur'ân'ın pazarında mutluluğun, kurtuluş ve şerefin sergilendiğini bilerek ona yaklaşmak, onun pınarlarından gönül testisini doldurmak, bu İhlasın göstergeleri olacaktır.
       
      Kur'ân üzerine düşünmek, onun sırlarını keşfetmek için kafa yor­mak, bütün bilgilerini onun anlaşılması için seferber etmek, tefsir yap­manın ön şartları arasında yer almaktadır. Kur'ân'a bu tarz yaklaşamayan veya yaklaşmayanlar, onu bir hikâye seviyesinde anlatır, onu sathî olarak görür, hangi derinlik ve sırlara sahip olduğunun farkına varamaz. İzahla­rına lüzumsuz fikir ve hurafeler katar ve onunla insanlar arasındaki bağ­ların kopmasına sebep olur.

       
      Bayraktar Bayraklı 22 Cilt Kuranı Kerim Tefsiri kitap seti ni incele diniz.
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9789750058080
      MarkaBayraklı Yayınları
      Stok DurumuVar
      9789750058080
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.