• Tüm Kategoriler
    • Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 


      VE KUVEYT TÜRK KREDİ KARTLARINA VADE FARKSIZ 4 TAKSİT BAŞLAMIŞTIR.


       

      Allah Dostlarından Menkıbeler

      Allah Dostlarından Menkıbeler
      Allah Dostlarından Menkıbeler
      Allah Dostlarından Menkıbeler
      Allah Dostlarından Menkıbeler
      Allah Dostlarından Menkıbeler
      Allah Dostlarından Menkıbeler
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Görsel 4
      Görsel 5
      Görsel 6
      Fiyat:
      33,00 TL
      İndirimli Fiyat (%42,4) :
      19,00 TL
      Kazancınız 14,00 TL
      19.00 www.goncakitap.com.tr
      4,75 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
      Aynı Gün Kargo
      Sepete EkleSatın Al

              Stoktan Kargo

      Kitap              Allah Dostlarından Menkıbeler
      Yazar             Ragıp Güzel
      Yayınevi        Çelik Yayınları
      Etiket Fiyatı   30 TL
      Kağıt  Cilt       2.Hamur kağıt, Karton kapak cilt
      Sayfa  Ebat    504 Sayfa, 13.5x21 cm.
      Yayın Yılı       2017
      ISBN              9786055822545


      Ragıp Güzel Allah Dostlarından Menkıbeler kitabı nı incelemektesiniz.   
      Çelik Yayınları Allah Dostlarından Menkıbeler kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2



      Çelik Allah Dostlarından Menkıbeler
      RAGIP GÜZEL

      "İyi bilin ki, Allah'ın dostlarına korku yoktur. Ve onlar üzülmeyecek

      Allah'ın lütfuna mazhar olmuş, yüce Mevlâ'nın ikramına nâil olmuş insanların yolu nurlu ve huzurlu bir yoldur. Bu yola girenler mânevî bir hazza ererler. Coşkun bir muhabbeti gönüllerine nakşederler.
      Bu nurlu yolun talihli insanlarını sevmek, fikirlerini benimsemek de büyük bir nimettir. Allah Rasûlü (s.a.v.) Efendimizin müjdesine nâiliyettir.

      "Arifler, sâlihler anıldığı zaman onların anıldığı yerlere rahmet iner. Allah'ın fazlı ve mağfireti yayılır."
      Bu hadis-i şerifin ışığında dillerimizi sâlihlerin sözleriyle süslemek, kulaklarımızı menkıbeleriyle ziynetlendirmek, gönüllerimizi de sevgileriyle bereketlendirmek gayemiz

      İmam-ı Şârânî hazretleri evliyaullahın menkıbelerini yazdığı dört ciltlik eserinin önsözünde diyor ki:
      "Bu eseri okuduktan sonra, bir kimsenin içinde Allah yoluna koşmak arzusu doğmuyor ve içinde aşk ateşi parlamıyorsa... ölülerle o aynı seviyededir."

      Bunun için gönül sultanlarını, Hak âşıklarını sevmek, hayatlarından ibretler almak, sözlerinden feyizlenmek rahmete namzet olmaktır.
      Onlar temiz bir soydan, pâk bir boydan gelen, insanlara en güzel dersleri veren zâtlardır.

           ÖNSÖZ

      Allah'a hamdü senalar olsun ki bizleri kendisini tanı­yan, emirlerine uyan, sâlih kullarının yoluna koyu­lan kullarından eyledi.
      Allah'ın sevgili habibi Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellem Efendimiz'e de salâtü selâmlar olsun ki yolumuzda rehber olarak bize insanlığı öğretti.

      Bu öyle bir yoldur ki günde kırk defa okuduğumuz Fatiha Suresi ile Rabbimizle âdeta konuşarak,
      - "Bize doğru yolu göster kendilerine lütuf ve ik­ramda bulunduğun kimselerin yolunu" diye duâ ve ni­yazda bulunmaktayız.
      Allah'ın lütfuna mazhar olmuş, yüce Mevlâ'nın ikra­mına nail olmuş insanların yolu nurlu ve huzurlu bir yol­dur. Bu yola girenler manevî bir hazza ererler. Coşkun bir muhabbeti gönüllerine nakşederler.

      Bu nurlu yolun talihli insanlarını sevmek, fikirlerini benimsemek de büyük bir nimettir. Allah Rasûlü (sallallahü aleyhi veseilem) Efendimiz'in müjdesine nâiliyettir.
      "Arifler, sâlihler anıldığı zaman onların anıldığı yer­lere rahmet iner. Allah'ın fazlı ve mağfireti yayılır."
      Bu hadis-i şerifin ışığında dillerimizi sâlihlerin söz­leriyle süslemek, kulaklarımızı menkıbeleriyle ziynetlen­dirmek, gönüllerimizi de sevgileriyle bereketlendirmek gayemiz olmalıdır.
      İmam-ı Şârânî hazretleri evliyuallahın menkıbelerini yazdığı dört ciltlik eserinin önsözünde diyor ki:
      "Bu eseri okuduktan sonra, bir kimsenin içinde Al­lah yoluna koşmak arzusu doğmuyor ve içinde aşk ateşi parlamıyorsa... Ölülerle o aynı seviyededir."

      Peygamberler, veliler ve sâlihler hep bizim için yaşamışlardır. İnsanlığın, Hakk'ın rızâsına uygun yaşa­malarını sağlamışlardır. Hayatlarını bize adamışlardır.
      Yüce Yaratıcı insana o kadar değer vermiştir ki ebedi saadeti insana yaşatmak, sonsuz cenneti bağışlamak için gerekli olan hayat yolunu aydınlatan rehberleri gönder­miştir.

      Yüzyirmidörtbin peygamber kimin için gönderildi? Seçtiği o müstesna kullar, veliler ve sâdıklar kimler için yaşadılar?
      Şehitler kimler için candan geçti? Hepsi de insan için değil mi?

      Allah insana böyle değer vermiştir. Kullarına en gü­zel nimetlerini lütfetmiştir.
      O yolda bulunanlara, Hakk'ın rızâsını umanlara ka­tılmak, kurtulmak demektir. Sonsuz bir nimete ermektir.
      Bunun için gönül sultanlarını, Hak âşıklarını sev­mek, hayatlarından ibretler almak, sözlerinden feyizlenmek rahmete namzet olmaktır.
      Onlar temiz bir soydan, pâk bir boydan gelen, insan­lara en güzel dersleri veren zâtlardır.

      Bir İmam-ı Azâm'ı düşünün...

      İmam-ı Ebû Hanife'nin babası Hz. Numan bir gün derede abdest alırken suyun üzerinden geçmekte olan bir elma görür. Elmaya uzanır, alır ve ısırır, tam o sırada aklı başına gelir ve elmayı ağzından çıkarır. Elmadan yeme­mişti ama suyundan biraz tat almıştı. "Eyvah" dedi kendi kendine. "Sahibi olmadığım bir şeyi ısırdım. Hemen sa­hibini bulup helallik istemeliyim." Bu düşünceyle dere­nin kenarından yürümeye başladı ve her tarafı elma dolu bir bahçe gördü. Hemen bahçenin sahibini buldu. "Biraz ileride, suyun getirdiği bu elmayı dişledim. Elma senin olsa gerek. Al elmanı ve Allah rızâsı için hakkını helâl et." Yaşlı adam, Hz. Numan'ın bu hareketini çok beğendi ve ona dönerek "Hayır helâl etmem" dedi. Hz. Numan ne kadar yalvardıysa da adam helallik vermedi. En sonunda "İki yıl bana hizmet edeceksin. O zaman belki hakkımı helâl ederim" dedi. Hz. Numan canla başla iki yıl çalıştı ve ihtiyarın yanına çıktı. "İşte iki yıl hizmet ettim sana. Şimdi hakkını helâl et." İki yıl onu deneyip çok beğenen ihtiyar "Hayır, sana hakkımı helâl etmiyorum. Ancak kı­zımla evlenirsen hakkımı helâl edeceğim" der.

      Hz. Numan "Peki, evlenirim ama bana hakkını helâl edeceksin." Adam ilave etti "Yalnız benim kızımın; ayağı tutmaz, kördür ve topaldır. İyice düşün ondan sonra ka­rarını ver." Hz. Numan "Peki" dedi. "Kul hakkıyla gitmek­tense, bu durum daha evlâdır. Sen yeter ki bana hakkını helâl et." Düğün oldu, eşini gören Hz. Numan şaşırdı ve yaşlı adamın yanına koştu. "Bu işte bir yanlışlık var. Bu kız ne topal, ne kör, ne de sağır. Hiç de senin anlattığın gibi değil." Yaşlı adam "Yanlışlık falan yok oğlum. Kızı­mın ayağı sakattır dedim. Çünkü o senin yasak ettiğin hiçbir yere gitmez. Kördür demiştim. O namahreme bak­maz. Sağırdır demiştim, haram şeyleri dinlemez. Kızımın beni yalancı çıkarmayacağını göreceksin."

      Böyle bir babanın evlâdı olan İmam-ı Âzam Ebû Ha-nife hazretleri, İslâm fıkhını dünyaya tanıtan büyük bir 
      hukukçudur. Büyük imam, dünya çapında tanınan ve mezhebi yaygın olan bir âlimdir.
      Evliyanın ve tabiinin büyüklerinden olan Hasan-ı Basrî hazretleri 641-728 yılları arasında yaşamıştır.

      Annesi Hayre, Ümmü Seleme'nin (radıyallahu anhâ) evine gidip geliyor, onun hizmetini görüyordu. Küçük Hasan-ı Basrî'yi de beraberinde götürüyordu. Annesi Ümmü Se­leme'nin bir ihtiyacını görmek için dışarı çıktığında he­nüz bebek olan Hasan-ı Basrî ağlıyor, Hazret-i Ümmü Se­leme de onu şefkat dolu kollarına alarak bağrına basıyor ve hatta onu emzirdiği oluyordu. Hazret-i Ümmü Seleme; "Yâ Rabbi! Sen bu çocuğu âleme imam ve Âdemoğullarına uyulacak kimse kıl. Halk ona uysun, onun gittiği hak yo­lunu tutsun" diye duâ buyurdu. Hazret-i Ümmü Seleme ihtiyar olduğu halde bu mübarek çocuk sebebiyle, Allahu Teâlâ ona emzirmesi için süt ihsan etmişti. Hasan-ı Basrî'nin bütün hayatı boyunca, fikrî yapısına ve yaşayışına tesir ederek mutluluğunu hazırlayacak olayların başta ge­leni belki de budur. Ondaki hikmet ve fesahatin sırrını bu hâdiseye bağlayanlar vardır.

      İşte öyle bir hayatın tezahürü sebebiyle insanlığa fe­yizler veren değerlere sahip bulunmaktayız.
      Bu büyük insanların isimlerini anmak rahmete ve mağfirete sebep olduğuna göre, onları sevmek ve fikirle­rini benimsemek kimbilir ne büyük bereket ve feyizlere medar olmaktadır...

      Bu sevgi insana çok şeyler kazandırır. Bu sevgi gö­nülleri arındırır.

      Evliya sevgisini yaşamak, o büyük insanların feyiz­lerinden istifade etmek gayesiyle meydana getirdiğimiz bu eser, Allah'ın lütuf ve inayetiyle faydalı olacaktır. Oku­yanlar hisselerini alacaklar ve mağfiret deryasına dala­caklardır.
      Allah yâr ve yardımcımız olsun.

      Ragıp Güzel
      Küçücek, 2008

      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786055822545
      MarkaÇelik Yayınevi
      Stok DurumuVar
      9786055822545
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.