• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Ana Hatlarıyla İslam Tarihi 2

      Ana Hatlarıyla İslam Tarihi 2
      Ana Hatlarıyla İslam Tarihi 2
      Görsel 1
      Görsel 2
      Fiyat:
      25,00 TL
      İndirimli Fiyat (%36) :
      16,00 TL
      Kazancınız 9,00 TL
      16.00 www.goncakitap.com.tr
      Geçici olarak temin edilememektedir. Temin edildiginde

      Bu ürünün yerine tercih edebileceğiniz ürünler

      2.Hamur , 312 sayfa, Karton Cilt
      24,00 TL
      15,00 TL
      %37,5
      2.Hamur, 4 Cilt, 1.592 Sayfa
      240,00 TL
      125,00 TL
      %47,9

        Kitap              Ana Hatlarıyla İslam Tarihi 2
        Yazar             Prof. Dr. Adem Apak
        Yayınevi         Ensar Neşriyat
        Kağıt - Cilt      2.Hamur ,  Karton cilt
        Sayfa - Ebat   391 Sayfa, 13,5x19,5 cm
        Yayın Yılı        2016



      Ensar Neşriyat Adem Apak Ana Hatlarıyla İslam Tarihi 2 kitabı nı incelemektesiniz. 
      Adem Apak Ana Hatlarıyla İslam Tarihi 2 kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusuözetifiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
       
      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2


      Ana Hatlarıyla İslam Tarihi 2
      adem apak 
       
      Unutulmamalıdır ki, Hulefa-i Raşidin dönemi Hz. Peygamberden (sav) sonraki İslâm tarihi sürecinin en önemli kısmına tekabul etmektedir. Gerek ilk Müslümanların siyasî, sosyal ve dinî faaliyetleri, gerekse İslâm dininin pek çok kıtada yayılış tarihinin iyi ve doğru anlaşılabilmesi, bu zaman diliminin sağlıklı bir şekilde anlaşılmasıyla doğrudan ilgilidir. Kanaatimizce bütün bir İslâm tarihi sürecinde olduğu gibi, ilk dönem hadiselerinin de aynı şekilde hiç bir ön yargı taşımadan, samimi gayretle açıklanmaya ihtiyacı vardır.

       
                 ÖNSÖZ

      İslam tarihinde Hz. Muhammed’in (sav) vefatının ardından Hz. Ebu Bekir’e biat edilmesiyle başlayan ve Hz. Ali’nin şehit edilmesiyle sona eren tarihi sürece Hulefa-i Raşidin dönemi adı verilir. Bu tabirde geçen hulefa kelimesi, halife kelimesinin, raşidin ise “doğru yolda olan, doğruya ve hakka sımsıkı sarılan, kemale ermiş” anlamındaki raşid kelimesinin çoğuludur. Dönemin bu şekilde adlandırılması “Herhangi bir ihtilafla karşılaştığınızda size düşen görev, benim sünnetime ve hulefa-i raşidinin sünnetine uymaktır”  hadisine dayandırılır. Bununla birlikte, gerçek anlamda hilafetin otuz yıl süreceği, daha sonra da saltanata dönüşeceği şeklinde rivayet edilen hadisten hareketle bazı Süni alimler, Hz. Hasan’ı da Hulefa-i Raşidin’in beşincisi olarak Hz. Peygamber’in (sav) vefatından başlayıp, Muaviye’nin halifeliği üstlenmesine kadar geçen dönem konu edileceği için, Hz. Hasan’ın kısa hilafet süreci de Hulefa-i Raşidin dönemine dahil edilecektir.

      Hulefa-i Raşidin devrinin ikinci yarısında gerçekleşen siyasi hadiseleri incelemek ve izah etmek, Müslüman ilim adamlarının, özellikle de İslam tarihçilerinin en fazla zorlandıkları konular arasında yer alır. Zira bu hadiselerde adı geçenlerin pek çoğu, sıradan şahıslar değil, Hz. Peygamber’in (sav) sahabesidirler ve İslami tebliğin ilk muhatapları olmaları sebebiyle onlar hakkında serbest yorum ve değerlendirmeler yapmak kolay değildir. Üstelik Hulefa-i Raşidin döneminin ardından ortaya çıkmaya başlayan bazı siyasi-itikadi fırkalar, ideolojik kaygılara bu döneme ait olaylar hakkında kendi görüşlerini destekleyecek bir takım rivayetler uydurmak suretiyle olayları tahrif edip rivayet kargaşasına sebep olmuşlardır. Bunun sonucunda Haricilik, Şia, Mutezile gibi bazı fırkalar, ilk dönem olaylarında zikri geçen bazı sahabe önderlerine dil uzatmışlar, onları fasıklık, hatta kafirlikle itham aşırılıkları sergilemişlerdir. Buna karşılık bazı şahıs ve gruplar da, adı geçen fırkalara tepki duymaları sebebiyle, bu dönemde meydana gelen hadiseleri ya inkara yönelmişler, ya sahabe toplumunun fertlerini kutsallık mertebesine taşıyarak onları hatasız insanlar olarak göstermeye çalışmışlar, ya da akıl sınırlarını zorlayıcı teviller yapmak veya mevhum sorumlular icat etek suretiyle meydana gelen hadiselerden onları uzak tutma gayreti içinde olmuşlardır. İşte bütün bu olumsuz şartlar sebebiyle İslam tarihinin bu döneminin anlaşılması ve sağlıklı bir şekilde izahı güçleşmiştir.

      Hz. Osman’a karşı gerçekleştirilen isyan, Hz. Ali’nin Haciriler tarafından şehit edilmesi, Cemel, Sıffin ve Nehrevan savaşı gibi Hulefa-i Raşidin dönemi hadiseleri, gerek olaylara şahit olan, gerekse sonraki dönemlerde gelişmelerden haberdar olan Müslümanlar’ın vicdanında derin yaralar açmıştır. Sonraki dönemlerde ortaya çıkan siyasi- itikadi grupların kendi görüş ve düşüncelerini haklı çıkarmak adına bu olaylara ve kahramanlarına sürekli atıflarda bulunmaları da tarihsel hatıraların zihinlerde canlı tutulmasına zemin hazırlamıştır. Belki de bu yüzden Müslümanlardan bir kısmı bu hadiselerin yeniden gündeme getirilmesini, gelişmelerde adı geçen şahıslar hakkında yorum ve değerlendirme yapılmasını hoş görmemişler, hatta bunlardan bahsetmenin, kişileri manevi sorumluluk altında bırakacağını ileri sürmüşlerdir.

      Ancak unutulmamalıdır ki, bu dönem, Hz. Peygamber’den (sav) sonraki İslam tarihi sürecinin en önemli kısmına tekabul ihtiva eder. Gerek ilk Müslümanlar’ın siyasi, sosyal ve dini faaliyetleri, gerekse İslam dininin pek çok kıtada yayılış tarihinin iyi ve doğru anlaşılabilmesi, bu zaman diliminin sağlıklı bir şekilde anlaşılmasıyla doğrudan ilgilidir. Hz. Ömer ve Hz. Osman döneminde gerçekleşen büyük fetih hareketlerinden ve İslam’ın yayılış faaliyetlerinden bahsederken, üçüncü halifenin son beş yılında meydana gelen dahili problemler ve bunların sebepleri hakkında suskun kalmak, hadiseleri açıklama getirmemek anlamlı ve ilmi bir yaklaşım olmaz. Kanaatimizce bütün bir İslam tarihi sürecinde olduğu gibi, ilk dönem hadiselerinin de aynı şekilde hiçbir ön yargı taşımadan, samimi gayretle açıklanmaya ihtiyacı vardır. Şayet bu yapılmaz, olayların bir kısmı gündeme getirilip, hoşa gitmeyen kısımlar olmamış kabul edilirse, bu tavır Müslümanlar’ın kendilerini kandırmasından başka bir şey olmaz. Üstelik bu durumda gerek bütün dünya gerekse Müslüman topluluklar, İslam tarihinin bu dönemini müsteşriklerinden öğrenmeye devam edeceklerdir.

      Hulefa-i Raşidin dönemi siyasi tarihini incelemekdeki ölçü, evgü ve yergi gibi aşırı uçlara yönelmeden, bu süreçte meydana gelen hadiseleri, tespit edilen bütün sebep ve sonuçlarıyla açıklamaya çalışmak, gelişmelerde rol oynayan sahabe önderlerinin rollerini de onların “insan” oldukları gerçeğinden hareket ederk açıklamaktır. Bir kısım aşırı fırka mensuplarının yaptıkları gibi, olaylarda adı geçenlerin kafir, müşrik, fasık olarak nitelenmesi, kimin hatalı, kimin haklı olduğunun bulunmaya çalışılması, yaptıklarından kimin sevap, kimin günah kazandığının tespitine girişilmesi yerine, olaylara her yönden makul, mantıklı ve tutarlı açıklamalar getirmek öncelikli hedef olmalıdır. Başka bir ifadeyle bu döneme şahıslar ve onların davranışları merkezli değil, hadiselerin sebep ve sonuçları merkezli ve fikir/düşünce odaklı bakılması gerekir.

      Hulefa-i Raşidin döneminde meydana gelen hadiseleri sadece ilahi iradenin tecellisi olarak açıklama kolaycılığından da sakınmanın gerekliliği ortadadır. Şüphesiz her Müslüman, bütün kainatta olup bitenlerin ilahi takdirin sınırları ve kontrolü altında gerçekleştiğine inanır. Ancak bu gerçek, insanın ve kontrolü altında gerçekleştiğine inanır. Ancak bu gerçek insanın, olayların sebep ve sonuçları hakkında akıl yürütmesine, açıklama getirmesine herhangi bir engel teşkil etmez. Üstelik Kur’an’ı Kerim’in pek çok yerinde araştırmayı, akletmeyi, tefekkürü, yeryüzünde gezip dolaşmayı ve bütün bunlardan ibret almayı emir ve teşvik eden pek çok ilahi hükmün bulunmuş olması, bu gibi faaliyetlerin lüzumunu açıkça ortaya koyar.

      Anahatlarıyla İslam Tarihi serisinin ikinci kitabı olarak hazırladığımız ve Hz. Peygamber’in (sav) vefatından başlayıp Hz. Hasan’ın halifeliği Muaviyye b. Ebu Süfyan’a devretmesini kadar geçen tarihi süreci ele alan bu çalışma, bir giriş ve beş bölümden meydana gelmiştir. Giriş kısmında halifelik ve hilafet kurumunun başlangıcından kaldırılışına kadar İslam tarihi boyunca geçirdiği evreler; halifelerin konumları, dini-siyasi rolleri üzerinde durulmuş, kısaca özet bir halifelik tarihi sunulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci kısmı Hz. Ebu Bekir dönemi hadiselerine ayrılmıştır. Burada öne çıkan hususlar, ilk halife seçimi, ridde hadiseleri ve sonuçları ile Arap Yarımadası’nın kuzey bölgeleri istikametinde başlatılan fetih hareketleridir. Hz. Ömer’in halifeliğine tahsis edilen ikinci bölümde, onun halife seçilmesi, yönetim anlayışı, zamanında gerçekleştirilen geniş kapsamlı fetih hareketlerinden, faaliyete geçirilen müesseselerden, nihayet yeni kurulan medeniyet merkezlerinden bahsedilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde Hz. Osman’ın halifeliği dönemi ele alınmış, sırasıyla hilafet görevini üstlenmesi, yönetim anlayışı ve üç kıtada gerçekleştirdiği fetihler hakkında bilgi sunulmuştur. Daha sonra da bu dönemde meydana gelen dahili problemler ve sebepleri üzerinde durulmuş, halifenin bu problemlerin çözümüne dair girişimleri ve bunların sonuçları hakkında değerlendirmeler yapılmıştır.

      Hulefa-i Raşidin dönemini bu devresinde sosyal bünyede ortaya çıkan ve daha sonraki tarihi süreci doğrudan etkileyen Hz. Osman zamanı olaylarının daha iyi anlaşılması zaruretine binaen, zaman zaman teferruat sayılabilecek hususlara temas edilmiştir. Benzer bir durum, çalışmanın dördüncü bölümüne konu olan Hz. Ali dönemi için de geçerlidir. Zira bu zaman dilimi, toplum bünyesini şiddetle sarsan ve tarih boyunca Müslümanlar’ın zihinlerinde istifham, gönüllerinde onulmuz yaralar açan hadiselerin yaşandığı bir süreçtir. Dolayısıyla Cemel ve Sıffin savaşı, tahkim hadisesi, hakem olayı gibi Müslümanlar’ın düşünce dünyalarını hala meşgul eden, anlaşılması ve izah edilmesinde pek çok zorluklar barındıran bu dönem gelişmeleri hakkında mümkün olduğunca açıklayıcı bilgi aktarılmaya çalışılmış, meselenin daha iyi izah edilmesi için zaman zaman akademik tartışmalara girilmiştir. Bununla özellikle Cemel savaşı başta olmak üzere bu hadiselerin hala tam anlaşılamayan ve kolay izah edilemeyen taraflarının olduğunun da farkındayız. Araştırmanı beşinci ve son bölümü Hz. Ali’nin şehit edilmesinden sonra çok kısa süre hilafet görevini üstlenen, ancak vazifesini Muaviye’ye devretmek durumunda kalan Hz. Hasan’ın hilafeliği sürecine ayrılmış olup, burada Hz. Hasan’ın halife seçilmesi ve ardından görevini Muaviye’ye devretmesiyle ilgili olarak özet bilgi ve değerlendirmeler sunulmuştur.

      Hulefa-i Raşiin dönemi konularını incelemeye çalıştığımız bu eserde, daha çok siyasi tarih merkezli bir takdim yapılmış ve yaza tarafından daha önemli olduğu düşünülen konular gündeme getirilmeye çalışılmıştır. Bu sebeple çalışma Hulefa-i Raşidin dönemini her yönüyle ele aldığı iddiasında değildir. Raşidin dönemini her yönüyle ele aldığı iddiasında değildir. Anahatlarıyla İslam Tarihi serisinin ilk kitabında olduğu gibi, bu kısmın yazılmasında da aynı usul takip edilmiş; metinde ana kaynaklardan özet bilgi aktarılmasının yanı sıra olaylarla ilgili yorum ve değerlendirmeler yapılmış, dipnotlarda ise ilk önce ana kaynaklara işaret edilmiş, ardından da eğer o konuda tespit edilen bir eser, makale ya da yapılmış tezler referans gösterilmiştir. Bu nedenle çalışma, gerek İslam tarihi, gerekse İslami ilimlerin diğer alanında araştırma yapanlar için özet bilgi sunmanın yanında, daha geniş malumatın bulunduğu kaynak ve araştırmalara kılavuzluk hizmeti görecektir. Kitabın hedef kitlesi ise, tarih ve İslam tarihi ile akademik ve entelektüel seviyede ilgilenenler ile, İlahiyat Fakülteleri ve üniversitelerin Fen Edebiyat Fakültesinin Tarih bölümleri öğrencileridir.

      Hulefa-i Raşidin dönemi siyasi tarihini anahatlarıyla takdim edilmesi amacıyla hazırlanmış olan bu çalışmanın asıl gayesi İslam tarihi alanında yapılan araştırmalara mutevazı bir katkı sağlamaktadır. Kitabın eksikliklerinin giderilhmesi ve daha da geliştirilebilmesi için başta tarihçi meslektaşlarımızı olmak üzere hocalarımızdan beklentimiz, tenkit ve tavsiyelerini bizden esirgememeleridir. Onların yapacakları ilmi destek bizleri ziyadesiyle memnun edecektir.

      Bütün çalışmalarımda olduğu gibi bu kitabın da hazırlanması konusundaki teşvik ve destekleriyle beni cesaretlendiren hocam Prof. Dr. Hüseyin Algül’e şükran borçluyum. Araştırmanın müsveddesini okuyarak çok değerli katkılan lutfeden Prof. Dr. Osman Çetin hocama; her aşamada görüş ve düşüncelerinden istifade ettiğim, metinleri baştan sona gözden geçiren arkadaşlarım Doç. Dr. Cağfer Karadaş ve Doç. Dr. Hüseyin Kahraman’a, kitabın son okumasını gerçekleştiren eşim İlknur Günap Hanım’a minnettarlığımı ifade ederim. Son olarak Hüseyin Kader başta olmak üzere eserin yayınlanmasını gerçekleştiren Ensar Neşriyat’ın bütün çalışanlarına teşekkür ederim.
      Gayret bizden, muvaffakiyet Allah’tandır.

      Adem Apak
      Bursa 2007
       

      İÇİNDEKİLER
      Önsöz
      GİRİŞ
      Başlangıcından kaldırılışına kadar hilafete kısa bir bakış
      BİRİNCİ BÖLÜM
      PEYGAMBER İDARESİNDEN HALİFE YÖNETİMİNİ GEÇİŞ:
      HZ. EBU BEKİR DÖNEMİ
      l. Hz. Ebu Bekir’in halife seçilmesi
      ll. Hz. Ebu Bekir’in yönetim anlayışı
      A.İştişare
      B. Kararlılık
      C.Müsamaha
      D.Ehliyet
      lll. Ridde Savaşı
      A.Ridde Sebepleri
      B. Ridde Hadiselerinin Batırılması
      lV. Hz. Ebu Bekir dönemi fetihleri
      A.Irak fetihleri
      B. Şam fetihleri

      İKİNCİ BÖLÜM
      MÜESSESLEŞE DEVLET: HZ. ÖME DÖNEMİ
      l. Hz. Ömer’in halife seçilmesi
      ll. Hz. Ömer’in Yönetim anlayışı
      A.İstişare
      B.Teftiş (denetleme)
      C.Toplum/halk öncelikli yönetim
      D. Asabiyeti Tesirsiz hale getirme siyaseti
      E.Kabiliyetli yöneticileri göreve getirme
      lll. Hz. Ömer dönemi fetihleri
      A.Irak-İran fetihleri
      1.Köprü Savaşı
      2.Büveyb Savaşı
      3.Kadisiye savaşı
      4.Medain’in fethi
      5.Celula savaşı
      6.Ehvaz’ın fethi
      7.Ramuhürmüz ve Tüster’in fethi
      8.Nihavend savaşı
      9.Kuzay İran fetihleri
      10.Horasan fetihleri

      B.Suriye Fetihleri
      1.Fihl savaşı
      2.Dımaşk’ın Fethi
      2.Merc er-Rum savaşı
      3.Hıms, Hama, lazkiye ve kınnesrin fetihleri
      4.Yermük zaferi
      5.Kudüs’ün fethi
      6.Kayseriye’nin fethi
      C.Cezire fetihleri
      D.Mısır fetihleri
      1.Ferma ve bülbeys fetihleri
      2.Ümmü Düneyn’in fethi
      3.Babiloun’un fethi
      4.İskenderiye’nin fethi
      5.Berka ve tarblisfarb fetihleri

      lV. Hz. Ömer Döneminde Müessesleşme faaliyetleri
      A.Beytülmal
      B.Divan teşkilatı
      C.Adalet teşkilatı
      D.Yeni medeniyet merkezlerini kurulması
      1.basra
      2.kufe
      3.fustat

      ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
      ZİRVE VE DURAKLAMA: HZ. OSMAN DÖNEMİ
      l. Hz. Osman’ın halife seçilmesi
      ll. Hz. Osman’ın yönetim anlayışı
      lll. Hz. Osman dönemi fetihleri
      A.Basra
      B. küfe
      C.şam
      D.Mısır

      lV. Hz. Osman döneminde dahili problemler ve sebepleri
      A.halifenin şahsi uygulamalarından kaynaklana şikayetler
      1.devlet yönetimine ümeyyeoğulları’nın tayin edilmesi
      2.devlet imkanlarınının ümeyyeoğulları’na tahsis edilmesi
      B.idarecilerin uygulamalarından doğan şikayetler
      1.küfe
      2.basra
      3.mısır
      4.Medine
      C.Abdullah b. sebe’nin faaliyetleri
      D.İctimai, iktisadi ve dini alanda ortaya çıkan değişimden kaynaklanan problemler
      V. problemleri çözme çabaları
      A.yönetim muhaliflerinin sürgün edilmesi
      1.Ebu Zer el-Gıfari’nin Rebeze’ye gönderilmesi
      2.küfeli muhaliflerin şam’a sürgün edilmesi
      B.Eyaletlere müfettiş gönderilmesi
      C.Valilerle Toplantı yapılması
      V.İdarye isyan ve halifenin şehit edilmesi

      DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
      GERİLEME VE ÇÖZÜLME: HZ. ALİ DÖNEMİ
      l. Hz. Ali’nin halife seçilmesi
      ll. Hz. Ali’nin yönetim anlayışı
      lll. Hz. Ali’nin iktidar mücadelesi ve muhalefet
      A.Basr muhalefeti
      1.Cemel ashabı’nın oluşumu
      2.Basra’nın Cemel Ashabı’nın köntrolüne geçmesi
      3.cemel savaşı ve sonuçları
      B.şam muhalefeti
      1.sıffın savaşı
      2.tahkim
      3.hakem olayı
      4.Muaveye’nin karşı harekate geçmesi
      a.Mısır’a hakim olması
      b.ırak ve cezireyi ele geçirme girişimleri
      c.hicaz ve yemene sefer düzenlemesi
      C.Hz. Ali’nin haricilerle mücadelesi ve şehit edilmesi
      1.Haricilerle mücadele
      2.Şehid edilmesi

      BEŞİNCİ BÖLÜM
      HİLAFETTEN SALTANATA: HZ. HASAN DÖNEMİ
      1.Hz. Hasan’ın Halife Seçilmesi ve İlk İcraatları
      ll. Hilafetin Muaviye’ye İntikali
      A.İlk Görüşmeler
      B.Muaviye’ye Biatin Gerçekleşmesi ve Biat Şartları
      Sonuç
      Bibliyografya
      Dizin
       
       
       
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9789944152204
      MarkaEnsar Neşriyat
      Stok DurumuBu ürün geçici olarak temin edilememektedir.
      9789944152204
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.