• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Muğnil Muhtac Delilleriyle Şafii Fıkhı Kitabı

      Muğnil Muhtac Delilleriyle Şafii Fıkhı Kitabı
      Muğnil Muhtac Delilleriyle Şafii Fıkhı Kitabı
      Muğnil Muhtac Delilleriyle Şafii Fıkhı Kitabı
      Muğnil Muhtac Delilleriyle Şafii Fıkhı Kitabı
      Görsel 1
      Görsel 2
      Görsel 3
      Görsel 4
      Fiyat:
      1.800,00 TL
      İndirimli Fiyat (%44,7) :
      995,00 TL
      Kazancınız 805,00 TL
      995.00 www.goncakitap.com.tr
      248,75 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
      Aynı Gün Kargo Kargo Bedava

      Kitap            Muğnil Muhtac Minhacüt Talibin Şerhi
      Yazar           İmam Nevevi , Hatib eş-Şirbini                    
      Yayınevi       Mirac Yayınları
      Tercüme       Soner Duman     
      Kağıt Cilt      Sarı Şamua, Ciltli, 20 Cilt Takım      
      Sayfa Ebat   11.531 Sayfa  -  17x24 cm
      Yayın            2009, 2016, 2017     

                  
       
      Miraç Yayınları Muğnil Muhtac Minhacüt Talibin Şerhi Kitabı nı incelemektesiniz.
      20 Cilt Muğnil Muhtac Delilleriyle Şafii Fıkhı Kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.


      Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2



        SUNUŞ

      Rahman ve rahîm olan Allah'ın adıyla,

      Âlemlerin Rabbi Allah'a hamd, Onun peygamberi Muhammed'e (s.a.v.), âl ve ashâbına selâm olsun.

      İslam dini ilme çok önem veren bir dindir. İlimle meşgul olup ce­haletten kurtulmak için mesâî sarfetmek büyük bir ibadet kabul edilir. Çünkü insanı insan eden ve yüce makamlara yükselten ilimdir. İlim olmazsa insanın diğer hayvanlardan farkı kalmaz. Bunun için Kur'an'ı Kerîm şöyle buyurur: "Allah'a iman edenler ile kendilerine ilim verilmiş olanların derecelerini yükseltir" [Mücâdele, 11]. Bir baş­ka âyette de şöyle buyurur: "Câhillerden olmaktan Allah'a sığı­nırım." [Bakara, 67]. Hz. Ali (r.a.) şöyle demiştir: "Kişi küçük iki organı iledir." Yani, insan, cüsseleri küçük olan kalp ve dil ile insan olur. Kalp de ancak ilimle donatıldığı takdirde değer kazanır.

      Beşer için gerekli olan bütün ilimler farz-ı kifâye olmakla beraber bunların en şereflisi İslâmî ilimlerdir. İslâmî ilimler de üç ana bölüme ayrılır:

      İtikad: Bu ilimde imanın esasları ele alınıp açıklanır. Daha de­taylı olarak baktığımızda; Allah'ın (c.c.) varlığı ve birliği, sıfatları, me­lekleri, semavî kitaplar, peygamberler, âhiret günü ve kader bu ilmin temel konularını oluşturur. Bu ilme kelâm veya akâid ilmi denir.

      Zühd-tasavvuf: Bu ilim; tevbe, ihlas, zikir, fikir, ihsan, tevazu, merhamet ve yardımlaşma gibi İslâm'ın güzel ahlak ve meziyetlerini itinâ ile ele alıp izah eder.

      Fıkıh: Fıkıh ilminin sahası çok geniştir. İnsanın yaşaması ve 
      olgunlaşması için gerekli olan konuları ihtiva eder. Bu bağlamda; ibadetler, borçlar hukuku, ahvâl-i şahsiye, ceza hukuku, sosyal hak­lar, malî işler ve muhâkemât usulü bu ilmin incelediği konulardan­dır. Özetle söylemek gerekirse fıkıh, insan için gerekli olan her çeşit hükmü doğrudan [sarahaten] veya dolaylı [zımnen] bir biçimde in­sanlığın hizmetine sunmaktadır. Bu ilim bir yönüyle ahirete dönük olduğu gibi bir yönüyle de dünyaya dönüktür. Çünkü insan sadece ruhtan ibaret değildir. O hem maddî hem manevî bir varlık olduğuna göre insanı oluşturan her iki unsurun hakkını vermek gereklidir. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Dünyayı âhiret için veya âhireti dünya için terk eden bir kimse en iyiniz sayılmaz. Her ikisinden de faydalanılması gerekir. Zira Dünya âhiretin köp­rüsüdür. Başkasına yük olmayınız."

      İslam dini fıkha büyük önem vermiş, bu sayede fıkıh alanında çok büyük müctehidler yetişmiştir. Bu müctehid ve mütehassıslar, dünyada benzeri olmayan, başka medeniyetlerde eşine rastlanama-yan binlerce eserler vermişlerdir. Hiç kuşkusuz bu eserler yalnızca Müslümanlar için değil bütün bir insanlık için büyük bir ilim, kültür ve medeniyet hazinesidir. İslam alemi bu eşsiz hazine ile ne kadar iftihar etse azdır!

      İslam muhitinin yetiştirdiği büyük müctehidlerden birisi de İmam Şafiî'dir (v. 204). İmam Şâfiî h. 150 tarihinde doğmuş ve 204 tarihin­de hakkın rahmetine kavuşmuştur. O, rivayet ile dirâyet, akıl ile nakil arasında mekik dokuyup muvâzeneyi sağlamıştır. Kendisi, yaşadığı dönemde ilim merkezi olarak görülen Hicaz, Mısır, Irak ve Yemen gibi ülkelerde yol katederek gidip gelmiş, ilmî gerçekleri elde etmek için büyük çaba göstermiş ve bunun neticesinde çok kıymetli eserler bırakmıştır. Bu eserlerin en meşhurları usul-i fıkıh sahasında yazdığı er-Risâle ile furû fıkıh sahasında yazdığı el-Ümm adlı eserdir.

      El-Ümm tarih boyunca fakih ve alimler için merci olarak kabul edilmiş, okunmuş ve okutulmuştur. El-Ümm üzerindeki çalışmalar bizzat Şâfiî'nin vefatından sonra öğrencileri Müzenî ve Buveytî ta­rafından başlatılmıştır. Onlar el-Ümm'ü tenkîh edip özetlemişlerdir. Şâfiî'nin el-Ümm'ü üzerine yazılan muhtasarların en meşhuru İmam Müzenî'nin, sonraları Muhtasaru'l-Müzenî adıyla anılan eseridir. Eser
       
      yazıldığı dönemden itibaren, İmam Şâfiî'nin el-Ümm'ü yanında Şâfiî fıkhının temel başvuru kitaplarından biri olarak görülmüş ve üzerine pek çok şerhler yazılmıştır. Bu şerhlerin en meşhur ve makbulleri hicrî beşinci asır Şâfiî âlimlerinden İmam Mâverdî (v. 450) ve İmamü'l-Harameyn Ebu'l-Meâlî el-Cüveynî'nin (v. 478) eserleridir. İmam Mâverdî'nin el-Hâvî'l-Kebîr [18 cilt] adlı eseri ve İmam Cüveynî'nin Nihâyetü'l-matlab fi dirayeti'l-mezheb [20 cilt] adlı eseri geniş hacim­leri yanında, mezhepteki farklı tarîkleri zikretme, kendi dönemlerine kadar gelen mezhep birikimini değerlendirme konusunda son derece başarılı eserlerdir. Mâverdî ve Cüveynî, yazdıkları bu eserlerle yalnız­ca Müzenî'nin muhtasarını şerh etmekle kalmamışlar, mezhep içinde sonradan ortaya çıkmış fıkhî meselelere de ışık tutmuşlardır.

      Cüveynî'nin en önde gelen öğrencilerinden İmam Gazâlî (v. 505), hocasının Nihâyetü'l-matlab kitabı üzerinde, onun ruhunu muhafaza etmek suretiyle kendisine yeni bir elbise giydirerek el-Basît, el-Vasît, el-Vecîz adlı eserlerini ilim dünyasına sunmuştur. Bu eserlerden el-Basît, Nihâyetü'l-matlab'm özeti, el-Vasît, el-Basît" \\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\, el-Vecîz de el-Vasît'in özeti mahiyetindedir.

      Hatîb eş-Şirbînî (v. 977) hicrî onuncu yüzyılın Şâfiî mezhebi açı­sından en bereketli olduğu Mısır topraklarında dünyaya gelmiş, dö­neminin en önde gelen âlimlerinden ders almış ve Şâfiî mezhebinde, yazdığı eserlerle adından sıkça bahsedilen âlimler arasına dahil olmuş çok yönlü bir âlimdir. O yalnızca fıkıh üzerinde çalışmalar yapmakla kalmamış, yazdığı tefsirle ve Arap dili üzerinde yazdığı şerh türünden eserlerle de adından söz ettirmiştir. Şerh konusundaki üstün başarısını Şâfiî mezhebinde en çok kabul gören; et-Tenbîh, Metn-i Ebî Şucâ ve Minhacüt Talibin adlı eserler üzerinde de uygulayarak geriye ölüm­süz eserler bırakmıştır. Kuşkusuz onun en önde gelen eseri Nevevî'nin Minhacüt Talibin adlı eserine yazdığı Muğnil muhtac adlı eserdir. Bu eser, gerçekten de ismiyle müsemmâ olup Minhâc'üt-tâlibîn'in gerek lafızlarının gerekse manalarının anlaşılmasına muhtaç olanları baş­ka eserlerden müstağni kılacak boyutta bir şaheserdir. Bu eser; Şâfiî mezhebinde ittifak ve ihtilaf edilen konuları içermesi, ihtilaf edilen ko­nularda esas alınacak olan görüşleri ortaya koyması, ihtilaf halindeki görüşlerin delillerini serdetmesi, mezhebe mâl olmuş meşhur eserler­den son derece önemli bilgiler aktarması bakımından mezhep içinde önemi her zaman takdir edilmiş bir eserdir. Muğnil muhtac bugün İslam aleminde Tuhfetül muhtac ve Nihâyetü'l muhtâc ile birlikte en çok okunan ve okutulan şerhler arasında yer almaktadır.

      Asrımızda Türkiye'de okur-yazar oranının çoğalması ve İslâmî ilimlere olan ilginin her geçen gün artması, İslam geleneğinin engin ve paha biçilmez mirasının başyapıtlarının dilimize kazandırılmasını da zorunlu kılmaktadır.

      Bu yöndeki istekleri dikkate alan Miraç yayınları, gerek Hanefî gerekse Şâfiî fıkhı üzerinde tercümeleri-çalışmaları bulunan ve İmam Şâfiî'nin eserleri üzerinde doktora tezi de hazırlamış olan Dr. Soner Duman hoca efendiye Muğni'l muhtac kitabının tercümesini teklif etmiş, bahsi geçen mütercim de bu teklifi kabul edip eserin tercümesine başlamıştır. Türkçe basıma hazırlanan ilk iki cildin tercümesini mütercim bana getirdiğinde birçok yerini oku­dum ve inceledim. Okuduğum kısımlar ve yaptığım incelemelerde bu kardeşimizin tercümenin hakkını verdiğini gördüm ve bundan büyük bir memnuniyet duydum. Mütercim kardeşimizin zekâsına güveniyor, bu eserin bütününün en güzel şekilde ortaya konması konusunda Cenab-ı Hakk'tan muvaffakiyetler diliyorum.

      Her biri birer kaynak ve İslam ilim mirasının vazgeçilmez eserleri olan bu tür kitapların Türkçe'ye kazandırılması yönündeki gayret ve çabaların artmasını da Yüce Allah'tan temennî ediyorum.

      HALİL GÜNENÇ


      YAYINCIDAN

      İnsanlığı zulmün karanlığından aydınlığa çıkaran, dinini tebliğ etmesi için Efendimiz'i (sallallahu aleyhi ve sellem) kesin delillerle gön­deren Allah'a (celle celalühü) sonsuz hamd ederiz.

      Salat ve selam, yüceliğinin ve saadetinin yıldızları mutluluk se­masında parıldayan, doğru yolda olan, doğru yolu gösteren, Yüce Peygamberin, O'nun ailesinin ve ashabının üzerine olsun!

      O, Allah (celle celalühü) tarafından mü'minlerin tüm yaşantıları boyunca rehber kılınmış, örnek alınması emir buyrulmuş, nübüvveti ile her zaman ve mekandaki tüm sorun ve çıkmazlarımızı en iyi şe­kilde çözüme kavuşturan tebliğ etmiş olduğu İslam ile geçmiş tüm dinlerin hükümlerini ortadan kaldıran bir peygamberdir.

      Miraç Yayınları olarak biz "Sizlere daha iyisini sunabilmenin gay­reti içindeyiz" düsturuyla yola çıkmıştık. Hedefimizde okuyucumuza temel kaynak eserler sunabilmenin azim ve gayreti vardı. Sizlere su­nacağımız bu kaynak eserler daha önce hiç yayınlanmamış ve de mutlaka ümmetin kütüphanesine kazandırılması gereken temel kay­nak eserler olacaktı.

      Bu düşünceyle, yayınlamak istediğimiz bazı eserlerin hazırlıkla­rına başlamıştık. Bunların en önemlisi ise imam Nevevî hazretleri­nin Minhâcü't-tâlibîn adlı eserine Muğni'l-muhtâc ismi ile şerh yazan Hatîb eş-Şirbînî hazretlerinin eseri idi. Birinci sırada bu eseri yayınla­mak istememizin sebebi ise, Şafiî mezhebine ait çok değerli kaynak eserlerin hemen hemen tamamına yakın bir kısmının daha önce hiç tercüme edilmemiş olması idi. Bu noktada çok ciddi bir ihtiyacın olduğuna inanarak Muğnil muhtac'ı tercüme ettirmeye karar verdik.
       
      Ama Muğni'l muhtâc tercüme ve mütercim açısından deyim yerinde ise tam bir demir leblebi idi. Eser oldukça ağır ve tercüme teknikleri açısından çok zor ve uzun zaman alacak bir eserdi. Kendileriyle isti­şare ettiğimiz ve değerli fikirlerine baş vurduğumuz Şafiî âlimlerimizin de onayı ve isteği ile Muğni'l muhtâdın tercümesine karar vermiş ol­duk. Doktorasını Şafiî mezhebi üzerine yapmış ve birçok değerli ça­lışmanın içerisinde görev almış muhterem hocam Dr. Soner Duman bu uzun ve yorucu, asla maddî kaygılarla izah edilemeyecek bu zor ve meşakkatli görevi üstlenerek tercümeye başladı. Bu noktada siz değerli Şafiî kardeşlerimizden bize bu işin içinden yüz akı ile çıkabil­memiz için dua etmenizi talep ediyoruz. Bize olan desteklerinize son derece ihtiyacımızın olduğunu bilmenizi istiyoruz. Eserin inşaallah sa­hasında çok ciddi bir boşluğu dolduracağına inanıyoruz.

      Yayınevi olarak ümidimiz odur ki Allah Resûlü'nün getirdiği dine hizmet etmeyi hedefleyen bu eser, Şafiî fıkhı konusunda bilgi almak isteyen çok sayıda kardeşimizin kütüphanesine girer ve onlara hizmet etmiş olur.
      Selam ve dualarımızla...

      Miraç Yayınları

       
       
      MÜTERCİMİN ÖNSÖZÜ

      İslam medeniyeti pek çok farklı ilim dalının ve her bir ilim dalın­da alimlerin eşsiz çalışmalarının etkisini kendi içinde cem eden küllî, köklü bir medeniyettir. Bu medeniyet içinde en etkin rolü fıkıh ilminin oynadığı kuşkusuzdur. Nitekim İslam Medeniyetine yönelik değerlen­dirmelerde onun bir "fıkıh medeniyeti" olarak görülmesi boş yere de­ğildir. Bu fıkıh medeniyeti içinde mezheplerin aynı bir yeri ve önemi vardır. Fıkıh mezhepleri Müslüman bireyin vahyin değerlerini hayata taşıma konusunda birer köprü vazifesi görmüş, fıkıh mezheplerinin kurucuları bu köprülerin mimarlığını, mezhep alimleri de bu köprü­nün işçiliğini yapmışlardır.

      Köprü vazifesini gören bu mezheplerden biri de Şâfiî mezhebidir.
       
      İmam Şafiî (radıyallahu anh) bir yandan Mâlikî mezhebinin kurucusu olan İmam Mâlik'ten Medîne-Hicaz / hadis-eser  ekolünü diğer yan­dan Hanefî mezhebinin kurucusu olan Ebû Hanife'nin önde gelen iki öğrencisinden biri olan İmam Muhammed'den Irak-Hanefî fıkhını ve rey ekolünü tahsil etmiş, bu tahsil ile elde ettiği birikimin getirişi ve diğer bazı etkenlerin de rolüyle iki ekolü birleştirmeye çalışmıştır. Yazdıkları eserlerle yalnızca bir fıkıh mezhebinin kurucusu olmakla kalmamış aynı zamanda farklı ekol ve görüşlerden Müslümanların dinî hayatını da etkilemiştir.

      Bu mezhepte pek çok âlim yetişmiş, ümmete rehberlik edecek eserler vermişlerdir. Bu eserlerden biri de İmam Nevevî'nin Minhâcü 't-tâlibîn adlı eseridir. Eser, yazıldığı dönemden itibaren başta Şâfiî fukahası olmak üzere ilim âleminde büyük bir teveccühe mazhar ol­muştur. Eser üzerinde sayısız çalışmalar yapılmıştır. Bunlardan biri de İmam Hatîb eş-Şirbînî'nin Muğni'l-muhtâc adlı eseridir. Söz konusu eser, Minhacın ın en önde gelen şerhlerinden biri olarak görülmüş ve Şâfiî fukahası tarafından büyük bir kabulle karşılanmıştır.

      Miraç Yayınevi bana bu eserin tercümesini teklif ettiğinde bunun üzerinde düşünülmesi gereken bir husus olduğunu belirttim. Çünkü Muğnil muhtâc'ın Şâfiî fıkhına dair dilimize çevrilen ilk geniş çaplı eser olarak seçilmesinin doğru olup olmadığı konusunda çeşitli kuş­kularım vardı. Zira eser, son derece ilmî bir üslupla yazılmış bir eser ve bunun da ötesinde bir şerhtir. Şerhin kendisine mahsus bir üslubu, şekli ve tarzı vardır. Şâfiî fıkhına dair bir esere ihtiyacı olan kimsenin ilk olarak buna bir şerhle başlamasının isabetli olup olmayacağı ko
      nusunu bir süre düşündüm. Bununla birlikte gerek yaptığım istişare­ler, gerekse özellikle Muğni'I-muhtâc adlı eserin ülkemizde de kabul gören eserlerden olması bu yöndeki kuşkularımı sona erdirdi.

      Eserin tercümesine başladıktan sonra zor bir işin altına girdiğimi hakka'l-yakîn anlamış oldum. Bununla birlikte yola girdikten sonra yoldan çıkmak mümkün değildi. Eseri okuyucunun en kolay bir şekil­de anlayabilmesi, hem Şâfiî fıkhı ile ilgilenen ve fıkha dair mâlumatı olan alimlerimizin hem de bu fıkhı merak eden halkımızın istifade edebileceği seviyeye getirebilmek için aylarca eserin yapısı, şekli ve üslubu üzerinde çalıştım. Eserin tercümesi kadar, ana ve alt başlık­ların belirlenmesinde, eseri en anlaşılır kılacak üslup ve şeklin belir­lenmesi konusunda zorluklarla karşılaştım. Aylar süren denemelerim sonucunda nihayet tercümeyi mevcut hale getirebildim.

      Bu tercüme vesilesiyle kendilerine teşekkür borçlu olduğum pek çok kimseyi burada anmak, bir vefa gereğidir. Kayınpederim Harun Baktı'ya, ilim yolculuğunda kendisinden çok şey öğrendiğim, hem yüksek lisans hem de doktora çalışmalarımda danışmanlığımı yapmış olan kıymetli hocam Prof. Dr. İbrahim Kâfi Dönmez'e, kıy­metli vakitlerini ayırarak tercümemi inceleme nezâketinde bulunan, kendisinden kısa zamanlı da  olsa ilim tahsil etme fırsatını bulduğum Halil Günenç hoca efendiye, ilim yolculuğunda her türlü çileme katla­nan eşime ve kızlarıma teşekkürü bir borç biliyorum.

      Bilenlerin takdir edeceği üzere Muğni'I-muhtâc gibi zor bir eseri Türkçe'ye tercüme etmek kuşkusuz kolay bir iş değildir. Bu bir yan­dan Şâfiî fıkhını, terimlerini, şerh sistemini bilmeyi, diğer yandan Türkçe'yi iyi kullanmayı gerektirir. Biz, bugüne kadar gerek Şâfiî fıkhı üzerinde yaptığımız tercüme ve çalışmalar, gerekse Hanefî fıkhına dair yaptığımız çevirilerin verdiği güç ile bu şerhi tercüme etmeye giriştik. Gerek şekil gerekse üslup noktasında elimizden geleni yapmaya çalıştık.
      Gayret bizden tevfik ve inayet Allah'tandır.
       
      Doç. Dr. Soner Duman
       
      TERCÜMEMİZDE İZLEDİĞİMİZ YÖNTEM

      Öncelikle eserin bir şerh olması ve şerh edilen metnin pek çok te­rimi barındırması, tercüme sırasında dikkatli ve titiz bir çalışma yapıl­masını gerekli kılmıştır.

      Bu bağlamda tercüme sırasında takip ettiğimiz yöntemi şu şekil­de ortaya koyabiliriz:

       
      1. ŞEKİL
      Biz, tercümemizde Muğni'l-muhtâc'ın ana metnini teşkil eden el-Minhâc ın orijinal metnini ve bunun tercümesini de ver­meyi uygun gördük. Böylece Arapça bilenlerin en azından ana metni görme ve tercüme ile karşılaştırma imkânları söz konusu olacaktır. El-Minhâc metni ve tercümesi kırmızı renk ile verilerek şerhten ayrılmıştır. Kitabın Arapça aslında ana metin parantez içinde şerh ise parantez dışında ana metin ve şerh iç içe bir şekilde verilmiştir. Bilindiği üzere Türkçe'nin cümle yapısı ile Arapça cümle yapısı arasında bariz farklılıklar vardır. Bu sebeple biz metni şerh ederken kitabın aslındaki parantezli kullanımı esas almadık. Bunun yerine konu başla­rında, şerh edilecek metin, konu bütünlüğü dikkate alınarak bir bütün halinde verilmiş ve tercüme edilmiş, şerh kısmında bu bütün, cümleler halinde parçalanarak şerh edilmiştir.




       
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9789750091995
      MarkaMiraç Yayınları
      Stok DurumuVar
      9789750091995
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.