• Tüm Kategoriler
    • Anlaşmalı kargo firmamız MNG kargo dur. 

      Virüs Salgını nedeniyle, özellikle TESLİMATTA KAPIDA ÖDEME Şekliyle yapılan alımlarda ufak tefek teslimat sorunları yaşasak ta, genel itibariyle STOKLU çalıştığımız için GÖNDERİMLERİMİZ devam etmektedir. Havale veya kredi kartı ile alımlarda sorun daha az yaşanmaktadır.

      AYRICA PEŞİN FİYATINA VADE FARKSIZ 3 TAKSİT LE ALIŞVERİŞ BAŞLAMIŞTIR. 



       

      Sahihi Müslim Muhtasar

      Sahihi Müslim Muhtasar
      Görsel 1
      Fiyat:
      105,00 TL
      İndirimli Fiyat (%47,6) :
      55,00 TL
      Kazancınız 50,00 TL
      55.00 www.goncakitap.com.tr
      13,75 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
      Aynı Gün Kargo
               Stoktan Kargo

      Kitap              Sahihi Müslim Muhtasar
      Yazar             İmam Müslim
      Tercüme         Hanifi Akın
      Yayınevi         Karınca Polen Yayınları
      Etiket Fiyatı    105 TL
      Kağıt - Cilt      Sarı Şamua   -  Ciltli
      Sayfa - Ebat   1.168 sayfa  -  17x24 cm
      Yayın Yılı        2008
      ISBN               9786054492138
      Hadis Sayısı   1.879 Hadis-i Şerif Arapça Metin ve Türkçe Metin

       

      Polen yayınları, İmam Müslim tarafından yazılan Sahihi Müslim Muhtasarı adlı kitabı incelemektesiniz.
      Sahihi Müslim Muhtasarı hadis kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satışı hakkında bilgiyi aşağıda geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
       
      Yaratan Rabbinin adıyla  oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2
       
       
           SAHİHİ   MÜSLİM  MUHTASAR
              sahih-i  müslim  muhtasarı
       
                ÖNSÖZ

       
      Sünnet; Resulullah (s.a.v)'in, tebliğ, teşrî ve beyana taalluk eden söz, fiil ve tak­rirlerinden oluşmaktadır.
       
      Sünnet; Kur'an'ın mücmelini açıklar, ayetlerini izah eder ve hükümlerini tatbik eder. Bazen zahiren umûm ifade edeni tahsis, zahiren mutlak olanı da takyit edebilir. İşte bu konumuyla sünnet, her zaman Kur'an ile iç içe olmuştur.
       
      Hz. Peygamber (s.a.v)'in, Mekke'de iken hadisleri yazmak isteyen herkese izin vermek istemediği bilinmekle birlikte Resulullah (s.a.v)'den bu konuda izin alan sahabiler, duyup öğrendikleri hadisleri, hem ezberlediler ve hem de yazdılar (Müsned, 2/403)
       
      Hz. Osman'ın şehid edilmesi olayından hemen sonra Havâric ve Galiye gibi siyasî fırkaların, 1(7.) yüzyılın sonlarından itibaren Kaderiye ve Mürcie, bir müddet sonra da Cehmiyye ve Müşebbihe gibi mezheplerin ortaya çıkması sebebiyle hadis­lerin tedvin çalışmalarına başlanır. Çünkü bu fırka ve mezhep taraftarlarının, işlerine gelmeyen hadisleri inkar etmeleri, görüşlerini güçlendirmek maksadıyla hadis uy­durmaları, hadisleri toplamakla meşgul olan kişileri konu üzerinde düşünmeye ve önlem almaya sevk etmiştir.
       
      I (7.) yüzyılın ilk yansından itibaren rivayette, isnad konusu gündeme gelmiştir. İsnadın başlamasından itibaren Ehl-i sünnete mensup ravilerin rivayetleri kabul gör­müş, Ehl-i bid'atin rivayetleri alınmamıştır (Müslim, Mukaddime 5).
       
      Bunun sonucu olarak; hadisi bir uzmanlık sahası olarak gören kimseler tara­fından raviler titizlikle takip edilmiş; yaşayışları, dine bağlılıkları ve dürüstlükleri, bid'atle ilgileri bulunup bulunmadığı, özellikle yalan söyleyip söylemedikleri, hafıza­larının zayıf olup olmadığı araştırılmış ve böylece daha I. yüzyılda cerh ve ta'dil ilmi doğmuş, bunun sonucunda ravilerin hal tercümeleri (biyografileri) hakkında geniş bir birikim meydana gelmiştir.
       
      Hadislerin tedvini tamamlanınca, bunların sistemli bir kitap haline getirilmesi ve böylece aranan hadisleri kolayca bulmaya imkan verecek usullerin geliştirilmesi yönündeki çalışmalar ağırlık kazanmıştır.
       
      İlk tasnif çalışmalarıyla tanınan bazı muhaddislerin II. (8.) yüzyılın ortalarında vefat etmesi, bu çalışmaların aynı yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren hazırlanmış oldu­ğunu göstermekte, dolayısıyla tedvin ve tasnif işlerini kesin bir çizgiyle birbirinden ayırmaya imkan bulunmadığını ortaya koymaktadır. Sahih-i Müslim muhtasar tek cilt
       
      III. (9.) yüzyılında hadis kitaplarında değişik ihtiyaçlara göre muhtelif sistemler uygulanmıştır. Bunların en yaygın iki şekli hadislerin ravi adlarıyla (ale'r-Ricâl) ve konularına (ale'l-Ebvâb) göre tasnif edilmesidir.1
      1    M. Yaşar Kandemir, "Hadis", DİA, XV, 30-33


      Konularına (ale'I-Ebvâb) göre tasnif edilen kitaplar ise Musannefler, Cami'Ier ve Sünenlerdir.
       
      Ravi adlarıyla (ale'r-Ricâl)'e göre hazırlanan kitaplar, Müsnedler ile Mu'cemlerdir.
       
      Müslim'in "Sahîh"i, konularına (ale'I-Ebvâb) göre tasnif edilen kitaplar İçeri­sinde yer almaktadır. Müslim, kitabının "Mukaddime" kısmında, tekrarlardan imkan nispetinde kaçtığın! belirtmekle birlikte hiç tekrara yer vermeğini de söylememiştir.
       
      Müslim'de tekrarlarıyla birlikte 7.275 hadis bulunmaktadır. Muhammed Fuad Abdulbaki (ö. 1377/1958)'nin. Müslim'e yaptığı tahkiki! neşirde tekrarlan tespite bü­yük önem verir onları teker teker göstermeye çalışır.
      Müslim'in kitabı, 54 ana bölümden ve bablarının sayısı ise 1322'dir. Tekrarlar hariç 3033 hadis var denilse de bu hadisler içerisinde 137 tane hadis tekrar edilmiş­tir.
      Müslim, kitabına aldığı hadisleri, prensip olarak konularına göre tanzim etmiş­tir. Yalnız bu işi yaparken de, bir hadisin bütün farklı senet ve metinlerini bir arada toplamayı ön plana almıştır. Böylece bir hadisi; tam olarak ihata ve kavrama imkanı olmakta, tekrar edilen hadisler en aza indirilmiş ve hadisler bölünmeye uğramadan tam olarak verilmiştir.
       
      Müslim, kitabına aldığı hadisleri, bizzat işiterek aldığı 300 binden fazla hadis içerisinden seçtiğini, kitabına delilsiz hiçbir şey koymadığını ve hiçbir şeyi de delilsiz kitabının dışında tutmadığını belirtmiştir. Kitabındaki hadisler, sıhhati hususunda ho­calarının icma ettikleri hadislerdir.
       
      Müslim'in kitabı, tertip güzelliği ve rivayet inceliklerinde gösterdiği hassasiyet ve asla sadakat konularında Buhari'nin "Sahîh"inden daha makbul görülmüştür.
      Müslim'deki bu hadisler, genelde ezber ve sağlamlık yönünden orta seviyedekilerin rivayetleri ve zayıf ravilerin rivayetleri olmak üzere üç gruptur. Takip ettiği metot gereği, ezber ve sağlamlıkla tanınmış ravilerin rivayetlerine öncelik vermiş, sonra da hadisin diğer geliş yollarına işaret etmek üzere öteki iki gruba dahil ravilerin rivayet­lerini nakletmiştir. Sahihte asıl olan ilk rivayetlerdir.
       
      "Sahih-i Müslim", İslâm alemine İbrahim b. Muhammed b. Sufyan rivaye-tiyle yayılmıştır. Mağrib ülkelerinde bu rivayetle birlikte Ebu Muhammed Ahmed b. Ali el-Kalânisî rivayeti meşhur olmuştur. Sahih üzerine çalışmalar yapan iki meşhur alim, Kadı İyaz ile Nevevi'nin rivayet yolları da el-Kalânisî'nin rivayetine ulaşır.
       
      "Sahih-i Müslim"in tertibi, çok güzel olmakla birlikte, ya ihtisar düşüncesiyle ya da daha başka sebeplerle İmam Müslim tarafından, Buhârî'nin bab başlıkları gibi bablara ayrılmamıştır. Bablarına, fıkhî hükümler yerleştirilmiş de değildir. Alimler bunu babın ihtiva ettiği hadisten faydalanmayı okuyucuya bıraktığı şeklinde yor­muşlardır. Bugün elde bulunan Müslim nüshâlarındaki bab başlıkları Nevevi tarafın­dan konulmuştur.
       
      Müslim'in, kitabına hadis almadaki asıl gayesi; fıkıh değildir. Onun asıl gayesi, fıkıh yapmak değil, hadislerin senedlerini bir araya getirmektir. Dolayısıyla bir hadisin çeşitli geliş yollan ve metinleri hakkında bilgi edinmek Buhârî'de problem oluş­turmakta iken bu husus Müslim'de çok kolaydır. Çünkü bir hadisin ne kadar geliş yolu ve farklı metni varsa hepsini bir arada kaydetmektedir.
       
      "Sahih-i Müslim"in bir özelliği de, mevkuf rivayetlere nadir olarak yer verme­sidir. Bu tür rivayetler ancak rivayetin bağlamı içinde gelmişse verilmiştir. Sayıları, son derece azdır. Aynı şekilde mu'allak hadislere de yer verilmiştir. Müslim hadisle­ri içinde sadece 17 (veya 14 ya da 12) muallak rivayete rastlanır. Hatta "Sahih-i Müslim"de 14 tane maktu' hadis olduğu eleştirisine cevap olarak bu konudaki hadisleri vasletmeye yönelik olarak Reşiduddin Yahya b. Ali el-Attâr "Gureru'l-fevâidi'l-mecmûa fî beyâni mâ veka'a fî Sahîh-i Müslim mine'l-ehâdisi'l-maktû'a" adlı eserini yazmıştır.
       
      İmam Müslim'in kitabına aldığı eserler, genellikle merfu hadislerdir. O, Buhârî'de bulunmayan 820 merfu hadisi de kitabına almıştır.
       
      Müslim, Buhârî'den hiç hadis rivayet etmemiştir.
       
      Çeşitli zamanlarda Müslim üzerine "Muhtasar" çalışmaları yapılmıştır. Bunlar İçe­risinde en meşhur olanı; Münziri ile Kurtubî'nin muhtasar çalışmalarıdır. Münziri'nin eserinde 2179 hadis yer alırken, Kurtubî'nin çalışmasında ise 2934 hadis bulunmak­tadır.
       
      "Sahih-i Müslim" üzerine yaptığımız bu ikinci çalışmamızda ise 1879 hadis ve 1268 bab bulunmaktadır. Müslim üzerine yaptığımız diğer çalışmamızda hadislerin açıklamalarına yer verdiğimiz için bu çalışmamızda, çok az açıklama hariç genellikle açıklamalara yer verilmemiştir. Açıklama yapılan yerler ise, konu içerisinde anlatılan meselenin açığa çıkmasına yöneliktir. Diğer çalışmamızda, gerekli olan yerlerde ha­dislere açıklama yaptığımız halde burada genellikle açıklama yapmaktan kaçınma­mızın nedeni; okuyucuyu, muhtasar bir şekilde hazırlamış olduğumuz bu "Sahih-i Müslim" çalışmasıyla baş başa bırakmaktır.
       
      Müslim üzerine yapılan bu ikinci muhtasar çalışmamızda yer alan hadislerin hepsi, hem Arapça ve hem de Türkçe kısmı yeniden numaralandırılmıştır. Hadisler seçilirken, az önce de belirtildiği üzere daha çok Müslim'in "Sahih"te takip ettiği metot gereği, ezber ve sağlamlıkla tanınmış ravilerin rivayetlerine öncelik verilmiş, sonra da diğer iki gruba dahil ravilerin rivayetlerinden tercih edilmiştir. Çünkü " Sahîh "te asıl olan, ilk rivayetlerdir.
       
      Hadisin senedi uzun yer kaplayacağı için, gerek hadisin Arapça metninde ve gerekse de Türkçe metinde sadece hadisi rivayet eden son kişinin ismine yer veril­miştir.
      Gerek hadisin Türkçe metninde ve gerekse açıklamalarda geçen kelimelerin daha iyi anlaşılması için kitabın sonuna sözlük konulmuştur.
       
      İmam Müslim'i tanıtma mahiyetinde onun hayat, eserleri ve hadis ilmindeki yeri hakkında kısa bir açıklamaya yer verilmiştir.
       
      Hadis kaynaklarının tespitinde Concordance usulü esas alındığı için, biz de bu çalışmamızda aynı usulü esas aldık ve dolayısıyla Müslim üzerine yaptığımız bu çalışmada yer alan hadisler, Concordance usulüne göre verilmiştir. Concordance içe­risinde yer almayan hadislerin, nerede geçtiği çoğunlukla tespit edilerek bu eserlerin bazen cilt ile sayfa numarası gösterilmiş ve bazen de sayfa numarası yerine parantez içerisinde hadis numarası verilmiştir. Çalışmada kullanılan eserlerin neler olduğunu gösteren liste ise kitabın sonunda "Kaynakça" başlığı altında sıralanmıştır.
       
      Eserin tercümesi esnasında hadisin orijinal metnine bağlı kalınmıştır. Zaman zaman kastedilen mananın okuyucu tarafından iyice anlaşılması için "anlaşılabilir" bir dille serbest davranıldığı da olmuştur.
      Azami dikkat ve gayretlere rağmen, farkında olunmadan tercüme hataları olabi­lir. Yapıcı eleştiri ve uyarılara her zaman ihtiyaç duyduğumuz ilim sahipleri ile bütün okuyucularımızın tenkit, uyarı ve katkılarına şimdiden şükranlarımı sunacağımı be­lirtmek isterim.
       
      Çalışmalarımda hep samimi desteğini gördüğüm ve hadis alanında Türkiye'nin önde gelen hadis hocalarından biri olan Prof. Dr. Zekeriyya Güler Beye, her za­man yakın ilgi ve desteklerini gördüğüm değerli dostlarım Zekeriyya Efiloğlu'na, Mithat Sevİn'e, M. Hanifi Yılmaz'a, Hasan Hüseyin Şıvgan'a, Hüseyin Kavuncuya, Abdulkadir Ermutaf'a, Mehmet Sever'e, Remzi Yılmaz'a, Zabit Kekeç'e, Mustafa Yüdız'a. Levent İlhan'a, Selahattin Dölek'e, Mehmet Bilgiç'e, Cemal Gülistaria, Cumali Borazan'a, Mustafa Yıldırım'a, Metin Mengilli'ye, Mehmet Kara'ya, Bayram Bal'a, Humeyra Demir'e, tercüme edilen metinleri büyük bir özveriyle baştan sona okuyarak değerlendirmelerde bulunan Ayşe Demir'e. içindekiler bölümünü hazırla­yan Salih Kendirli'ye, çeşitli illerden arayarak görüşlerini benimle paylaşan değerli okuyucularıma ve ismini burada belirtemediğim daha bir çok dostuma ve son ola­rak, hadis kitapları içerisinde önemli bir yere sahip olan bu değerli eserin hazırlanıp kısa zamanda okuyuculara ulaştırılmasında büyük emeği geçen Polen Yayınları'nın sahibi değerli dostum Feyzullah Birışık'a şükranlarımı arz ederim.
       
      Bu mütevazi çalışmamızdaki gaye; Kur'an’dan sonra hadislere ittiba etmemiz, hadislere sadakatten hiç ayrılmamamız, hadisleri hayatımızın her alanında öne al­mamız ve hadislerin bize açtığı alanı benimsediğimiz oranda model olarak İslamî bir düşünceye sahip olmayan insanların ürettiği hayat tarzına karşı kendi inancımızı, düşüncemizi ve kısacası hayatimizin her alanını canlandırmamız ve bunun için de hadislere olan güveni sarsmadan hadisleri bir hayat tarzının uygulanabilir model kaynağı olmasına katkıda bulunmaktır.
       
      Ümmetin, Buhari'den sonra İkinci sahih hadis kaynağı olan bu eserden en ye­terli seviyede faydalanmasını temenni ve niyaz ederim.
      Çaba bizden, başarı elbette Allah'tandır. (  
      sahihi müslim hadis kitabı, sahihi muslim kitabı , polen yayınları , Müslim muhtasar , sahihi müslim fiyatı , müslim muhtasarı , Hanifi Akın , karınca kitap , imam muslim )
       
      Hanifi AKIN
      Şehitkamil/GAZİANTEP
      25 EKİM 2005
       

                        İMAM MÜSLİM'İN KISA BİYOGRAFİSİ
       
      Ebu'l-Hüseyin Müslim ibnu'l-Haccâc el-Kuşeyrî, h. 202. 204 yada 206 tarihinde Nîsâbûr'da dünyaya gelmiştir. Meşhur Arap kabilesi Kuşeyr'e mensuptur. Lakabı, "Asâkiru'd-Diri'dir.
       
      Çocukluk yılları hakkında pek az bilgi bulunmaktadır. Küçük yaşta iken Arap Edebiyatının çeşitli alanlarıyla ilgilenmiştir.
       
      Bütün hayatını hadise adamıştır. Hadis tahsili için o dönemin ilim merkezleri olan Irak, Hicaz, Şam ve Mısır'a gitmiştir. Birkaç defa Bağdat'a gidip gelmiştir. Bu yolculukları sırasında Buhârî'nin hocaları ile daha bir çok kimseyi dinleme fırsatı bul­muştur. Hadis aldığı kimseler arasında; Buhârî, İshâk b. Râhûye, Ebu Zür'a er-Râzî, Kuteybe b. Saîd, Abdullah ibn Mesleme el-Ka'nebî, Harmele b. Yahya, Ahmed ibn Yunus, Saîd b. Mansûr, Yahya ibn Yahya, Ahmed b. Hanbel gibi kimseler bulun­maktadır.
      Kendisinden de Ebu İsa et-Tirmizî, Ebu Hatim er-Râzî, Muhammed b. İshak ibn Huzeyme ve Ahmed b. Mübarek el-Müstemlî gibi meşhur kimseler de hadis rivayet etmiştir.
      İmam Müslim hadis tahsilini bitirdikten sonra Nîsâbur'a yerleşip orada ticaret yaparak geçimini sağlamıştır. Babası Haccâc, bugünün tabiriyle manifaturacılık de­nilen "Bezzaz"la uğraşmaktaydı.
      Müslim, ömrünün sonlarına doğru Buhârî'yle tanışmış, dönemin siyasî çekişme­lerinden dolayı herkes Buhârî'den uzaklaşırken Müslim onu yalnız bırakmamıştır.
      Müslim, hocası Muhammed b. Yahya ez-Zühlî'nin: 'Kim Kur'an'ın lafzını telaffuz etmenin mahluk olduğu meselesinde Buhârî'nin fikrine katılıyorsa bizim meclisimiz­den ayrılsın" demesi üzerine, herkesin gözü önünde kalkıp meclisi terk etmiş, hocası Zühlî'den dinlediği hadisleri bir çuvala koyarak hocası Zühlî'ye gönderecek kadar cesur ve hocası Buhârî'ye de bağlı bir kimseydi.
       
      Buna rağmen Müslim, hocası Buhârî'den hadis rivayet etmemiştir.
      261/874'de 57 yaşındayken Nîsâbûr'da bir hadisi araştırırken vefat etmiştir.


      Eserleri:

       
      1. el-Câmiu's-Sahîh
      2. el-Müsnedü:l-Kebîr ala'r-ricâl
      3. Kitâbu'l-Câmf ala'l-Ebvâb
      4. Kitâbu'l-Esmâ' ve'l-Kunâ
      5. Kitâbu't-Temyîz
      6. Kitâbu'l-İlel
      7. Kitâbu'l-Vuhdân
      8. Kitâbu'l-Efrâd
      9. Kitâbu'l-Akrân
      10. Kitâbu Suâlâtihi Ahmed ibn Hanbel
      11. Kitâbu Hadîsi Amr ibn Şuayb
      12. Kitâbu' l-İntifâ' biühubb's-Sibâ'
      13. Kitâbu Meşâyihi Mâlik
      14. Kitâbu Meşâyihi Şu'be
      15. Kitâbu Men Leyse Lehu İllâ Râvin Vahidin
      16. Kitâbul-Muhadramîn
      17. Kitâbu Evlâdi's-Sahâbe
      18. Kitâbu Evhâmi'l-Muhaddisîn
      19. Kitâbu't-Tabakât
      20. Kitâbu'l-Efrâd.
       
      Fazileti:
       
      Müslim, yaşadığı devrin en başta gelen hadis imamlarından birisidir. Şüphesiz ki bunda Buhâri Ahmed b. Hanbel ve İshak b. Rahuye gibi meşhur hadisçilere tale­belik yapmış olmasının büyük payı vardır.
      Nesâî, onun hakkında: 'Ümmet, bu iki kitabın sahih olduğu ve onlardaki hadis­lerle amel etmenin vacip olduğu üzerinde icma etmiştir' der.
      Hakim en-Nîsâbûri'de: 'Gök kubbenin altında Müslim'in kitabından daha sahih hiçbir kitap yoktur' der.
      Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah'a ve iyi sonuç, takva sahibi kimsele­re mahsustur. Allah, peygamberlerin sonuncusu olan Muhammed (s.a.v) 'e, bütün nebilere ve resullere salat eylesin.
       
       1. RESULULLAH (S.A.V) ÜZERİNE YALAN UYDURMANIN PEK AĞIR BİR İFTİRA OLMASI
       
      1-Muğîre b. Şu'be (r.a)'tan rivayet edilmiştir:  "Resulullah (s.a.v)'in şöyle buyurduğunu işittim:
       
      "Benim üzerime söylenen bir yalan, başka bir kimse üzerine söylenen yalan gibi değildir. O halde kim benim üzerime bile bile kasten yalan uydurursa cehennemdeki yerine hazırlansın."
       
      (Buhârî: Cenaiz 34; Tirmizi: Cenaiz 23 (1000); Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/245, 252, 255)

      2. HER İŞİTTİĞİNİ SÖYLEMENİN YASAK OLMASI
       
      2.Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v) şöyle bu­yurmaktadır:
       
      "Kişiye, her işittiği (başkalarına) söylemesi yalan olarak yeter."
      (Ebu Dâvud. Edeb 80 (4992) )
       
      3. EHLİYETSİZ KİMSELERDEN HADİS ALIRKEN TEMKİNLİ DAVRANMAK
       
      3. Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v) şöyle bu­yurmaktadır:
      "ümmetimin sonunda bazı insanlar ortaya çıkacak ki, onlar size; sizin ve atalarınızın işitmediği şeyleri rivayet edecekler. Onlardan sakının."
       
      (Ahraed b. Hanbel. Müsned. 2,321. 349)
       
      4. Tavas'tan rivayet edilmiştir: "Büşeyr b. Ka:b: Abdullah ibn Abbâs'a gelip ona hadis rivayet etmeye başladı. Abdullah ibn Abbâs: ona:
      -   'Filan ve filan hadisi tekrarla!' dedi. O da tekrarladı. Sonra yine Abdullah ibn Abbâs'a hadis rivayet etti. Abdullah ibn Abbâs: ona:
      -   'Filan ve filan hadisi tekrarla!' dedi. O da tekrarladı. Daha sonra Abdullah ibn Abbâs'a:

      - 'Bitmiyorum, acaba benim (rivayet ettiğim) bütün hadisleri bildin de sadece bunu mu bilmedin? Yoksa bütün (rivayet ettiğim) hadisleri bilmedin de sadece bunu mu bildin?' diye sordu. Abdullah ibn Abbâs, ona:
      - 'Doğrusu biz, Resulullah (s.a.v) üzerine yalan uydurulmadığı zaman­da ondan hadis rivayet ederdik. Fakat insanlar, hırçın ve uysal deveye binmeye başlayınca, biz de ondan hadis rivayet etmeyi bıraktık' diye cevap verdi."
       
      4.SENEDİN DİNDEN OLMASI, RİVAYETİN ANCAK SİKA/GÜVENİLİR KİMSELERDEN ALINMASI, KENDİLERİNDE BULUNAN KUSUR SEBEBİYLE RAVİLERÎ CERH ETMENİN CAİZ OLMASI
       
      5.   Muhammed b. Sîrîn'den rivayet edilmiştir:
       
      "Bu (isnad) ilmi, dini (ilimlerden) dir. Dininizi kimlerden aldığınıza dik­kat edin!"
       
      6.   Muhammed b. Sîrîn'den rivayet edilmiştir:
       
      "insanlar, (önceleri hadisin) isnadını sormazlardı. Fitne ortaya çıkın­ca, 'Bize ravilerinizin adlarını söyleyin' demeye başladılar. Şimdi ise Ehl-i sünnete dikkat ediliyor ve onların hadisleri kabul ediliyor. Ehl-i bid'ata bakılıp onların {rivayet ettikleri) hadisler alınmıyor."
       
       
      Polen yayınları, İmam Müslim tarafından yazılan Sahihi Müslim Muhtasarı adlı kitabı incele diniz
      Diğer Özellikler
      Stok Kodu9786054492138
      MarkaKarınca Polen Yayınları
      Stok DurumuVar
      9786054492138
       
       

       

      PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.