Riyazüs Salihin İmam Nevevi, 3 Cilt Set, YÜKSEL YAYIN

Fiyat:
300,00 TL
İndirimli Fiyat (%16,7) :
250,00 TL
Kazancınız 50,00 TL
Havale / EFT:
242,50 TL
70,00 TL'den başlayan taksit seçenekleri için tıklayın.
Aynı Gün Kargo

Kitap              Riyazüs Salihin
Yazar             İmam Nevevi
Yayınevi        Yüksel Yayınları
Tercüme        Şerafettin Aslan                               
Kağıt  Cilt       2. Hamur, Flexi Ciltli, 3 Cilt Takım
Sayfa Ebat     1008 sayfa - 14x22 cm. ROMAN BOY
Hadis             1.913 Hadis-i Şerif Arapça ve Türkçe Metin açıklamalı 


 
3 Cilt Riyazüs Salihin kitabı nı incelemektesiniz.    
Yüksel Yayınları Riyazüs Salihin kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.
 
Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı " alak " dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2

  
  Riyazüs Salihin

 
Büyük İslam alimi İmam Nevevi'nin asırlardır ellerden düşmeyen Riyazüs Salihin isimli muhteşem eseri, 371 bölümden oluşan ve İslam dünyasında en çok okunan müstesna bir hadis kitabıdır. Nevevi önsözünde kitabını şöyle takdim ediyor;
 
"Sahibini (okuyanı) ahiret yoluna ileten zahiri ve batini edepleri elde etmesini sağlayan, terhib ve bu yola girmiş olanların; zühd, nefis terbiyesi, ahlakın güzelleştirilmesi kalplerin temizlenip tedavi edilmesi azaların günah işlemekten korunması, manevi eğriliklerin giderilmesi ve daha başka ariflerin maksatlarıyla ilgili bütün edepleri ihtiva eden sahih hadislerden oluşan muhtasar (bir kitap) yazmayı istedim.
 
Burada ancak meşhur hadis kitaplarında yer alan, manası açık sahih hadisleri zikrettim. Bölüm başlarını Aziz Kur'an'dan ayet-i kerimeler ile başlattım."

 
 MUKADDİME
 
Bismillahirrahmanirrahîm
 
Hamd bir (tek), kahhar, daima galip, affedici gönül ve basiret sahipleri için bir hatırlatma, akıl ve ibret ehli için bir ibret olması için geceyi gündüze (gündüzü geceye) çeviren Allah'adır. O Allah ki mahlûkatından seçtiği bir kısım kimseleri bu dünyada zühd ve takva sahibi kılmış, onları kendini murakabe etme, sürekli düşünme, nasihat dinleme ve zikre sarılmayla meşgul etmiş, kendisine itaat etmede ve ahiret yurduna hazırlanmada muvaffak kılmıştır. Onları öfkesine uğramaktan, cehennem'e girmeyi gerektiren şeylerden sakındırmış, onların hallerinin ve tavırlarının değişmesine rağmen bu durumlarını korumaya muvaffak kılmıştır.
 
O'na hamdlerin en beliği, en temizi, en kapsamlısı ve en mükemmeliyle hamd ederim. Çok lütufkâr, keremi bol olan, çok müsamahalı olan ve çok merhamet eden Allah'tan başka ilah olmadığına şahadet ederim.
 
Yine şehadet ederim ki Muhammed (sav) O'nun kulu, elçisi, habibi, dostu, doğru yolu gösteren ve hak dine davet edendir. Yüce Allah'ın salat ve selâmı ona, bütün diğer peygamberlere, hepsinin ailesine ve diğer bütün Salih (kullar) üzerine olsun.
 
Yüce Allah: "Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım. Ben onlardan bir rızk istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum." (Zariyat: 56, 57) diye buyurmaktadır. Bu onların (insanlar ve cinlerin) yalnızca ibadet etmek için yaratıldıklarını çok açık bir şekilde açıklıyor. Bunun için onların yaratıldıkları şey için özen göstermeleri, dünya zevklerinden zühd ile yüz çevirmeleri gerekir.
 
Zira dünya ebedi kalış yeri değildir. Sonu olan, yok olacak olan bir yurttur. Ahiret yurdun götüren bir binektir, mutluluk ve neşe yeri değildir. Ayrılış yeridir, devamlı kalınacak bir yer değildir. İşte bu nedenle insanların en akıllıları orada bulunan zahidler/ sürekli ibadet yapanlardır.
 
Bu hususta Yüce Allah şöyle buyuruyor:
 
"Dünya hayatının misali gökyüzünden indirdiğimiz bir su gibidir. Biz onu gökten indirmişiz; derken onunla yeryüzünün otu, insan ve davar yiyeceğinden birbirine girmiştir. Nihayet yeryüzü bütün zinetini takınıp süslendiği, ehli de onun üzerine kendilerini kudret sahibi olduklarını zannettikleri bir sırada geceleyin veya gündüzün ona emrimiz gelivermiş bir anda ona öyle bir tırpan atıvermiştir ki sanki dün hiçbir şenlik yokmuş. İşte düşünecek bir kavim için ayetleri böyle uzun uzun açıklıyoruz." (Yunus: 24)
 
Bu manadaki ayet-i kerimeler oldukça çoktur. (Şu şiiri söyleyen) ne güzel söylemiştir:
 
Muhakkak ki Allah'ın zeki kulları vardır.. Onlar dünyayı boşadılar ve fitnelerden korktular. Ona dikkatle baktılar ve anladılar ki, Orası diri olanlar için bir vatan değildir.
 
Orayı maksatlarına ulaştıran deniz kabul ettiler ve salih amelleri de orada gemiler edindiler.
 
Dünyanın durumu benim vasfettiğim, bizim durumumuz ve yaratılış gayemiz size sunduğum gibi olunca her mükellefin bizzat (bu ümmetin) hayırlılarının yolundan gitmesi akıllı ve ileri görüşlülerin yolundan yürümesi, işaret ettiğim hususlara hazırlıklı olması, uyardığım konulara dikkat etmesi gerekir. Onun için bu hususta en doğru yol, onu doğruya ulaştıracak en iyi yöntemi öncekilerin ve sonrakilerin efendisi ve en şereflisi Peygamber (sav) Efendimizden sahih olarak gelen hadislerle edeplenmektedir.
 
Allah'ın salat ve selamı onun ve diğer bütün peygamberlerin üzerine olsun.
Yüce Allah şöyle buyuruyor:
 
"İyilik ve takva üzerinde yardımlasın." (Maide: 2)
 
Rasulullah (sav) den sahih olarak gelen hadiste şöyle buyuruyor: "Kişi kardeşine yarıdm ettiği sürece Allah da ona yardım eder." (Müslim- Tirmizi-Nesâi)
 
"Kim bir hayra önderlik ederse ona o iyiliği yapanın ecri kadar sevap vardır." (Müslim, Ebu Davud)
 
"Kim hidayete çağırırsa ona tabi olanın ecrinin (mükâfatının) aynısı ona da verilir. Ona tabi olanların ecrinden de bir şey noksanlaşmaz. (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesâi)
 
Hz. Ali (r.a.)'a hitaben de şöyle buyurmuştur.
"Allah'a yemin olsun ki senin (elin)le yüce Allah'ın tek bir kişiyi hidayete erdirmesi kırmızı develerin (en değerli nimetlerin) senin olmasından daha hayırlıdır." (Buhari-Müslim)
 
Sahibine ahiret yolunu gösteren, gizli ve açık edepleri kazandıran; terğib (teşvik) ve terhib (korkutma) yı, Allah' yolunda gidenlerin edeplerinden olan zühdü, nefis terbiyesini, ahlakı güzelleştirmeyi, kalp temizliğini ve bunun çarelerini, azaları günahlardan korumayı ve sapmaları önlemeyi amaçlayan ve ariflerin maksatlarını gerçekleştirmeyi sağlacak daha başka gayeleri gerçekleştirmeyi temin edecek sahih hadislerden oluşan muhtasar bir kitap yazmayı istedim.

Bu kitapta ancak sahih hadisleri ihtiva eden meşhur kitaplardan, sahihliğii açık olan hadislerin dışında hadis almamaya özen gösterdim. Her konuya Aziz Kur'an'dan ayet-i kerimeler ile başladım. Manaları açık olmayan, izaha ihtiyaç duyulan kelimeleri açıkladım.
 
Bir hadisin sonunda "Müttefakun aleyh" dediğim zaman bu Buhari ve Müslim birlikte rivayet ettiler" demektir.
 
Eğer bu kitabı tamamlamak nasip olursa buna uyanları hayırlara sevkedeceğini, kötülüklerin ve helak edici davranışların her türlüsüne engel olacağını umarım.
Bu kitaptan faydalanan kardeşlerimden bana, anne ve babama, hocalarıma, diğer sevdiklerime ve bütün müslümanlara hayır dua etmelerini istiyorum. İtimadım kerim olan Allah'adır. İşlerimi yalnızca ona havale ettim. İtimadım (dayanağım) kerim olan Allah'adır. Allah bana yeter ve O ne güzel vekildir. Günahlardan kaçmaya kuvvet, iyilikleri yapmaya kuvvet ancak Aziz ve Hakim olan Allah'ın yardımıyladır.



 
        HADİSİN DİNDEKİ YERİ
 
Hadisler, Kur'an'ı Kerim'den sonra dinin temel ikinci kaynağıdır.
İnsanlığa bir hidayet rehberi olarak gönderilen Kur'an'ı Kerim, peygambe­rimiz Hz. Muhammed (sav) Efendimiz tarafından tebliğ edilmiş, onun hayatı adeta yaşayan bir Kur'an olmuştur.
 
Kur'an'ı Kerim'in ayetlerini şüphesiz ki en iyi anlayan Vahyin kendisine indiği Allah Rasulü olmuştur. O halde hadisler Kur'an'ın doğru bir şekilde anlaşılması için vazgeçilmez bir kaynaktır. Peygamber (sav)'in hadisleri olmadan dini hayatın yaşanması âdeta imkansızdır.
Zira hadisler Kur'an'ın müşkil ayetlerini tefsir eder, âm (genel-geniş kapsamlı) ifadelerini daraltır ve Kur'an'da yer almayan meselelere açıklık getirir. (Hayızlı kadının kılamadığı namazları kaza etmemesi gibi)
 
Yüce Allah Kur'an'ı Kerim'de otuzdan fazla ayette peygamber (sav)'e itaat edilmesini emretmektedir. Onlardan birkaç tanesi şunlardır: "Kim peygambere itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur." (Nisa: 80)
 
"Peygamber mü'minler için kendi öz nefislerinden önde gelir"
 
"Allah ve Rasulü bir işe hüküm verdiği zaman gerek mü'min erkek için ve gerek mü'min kadın için o işlerinde seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Rasulüne karşı gelirse açık bir sapıklığa düşmüş olur." (Ahzab: 36)
 
"Andolsun ki muhakkak ki size; Allah'a ve ahiret gününe ümit besler olup da Allah'ı çok zikreyleyen kimseler için Rasulullah'ta pek güzel bir örnek vardır."
 
"Yok yok! Rabbine yemin ederim ki, onlar aralarında çıkan çapraşık işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükümden nefislerinde hiçbir darlık duymaksızın tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar."   (Nisa: 6/50)
 
Peygamber (sav)'i nazarı dikkate almadan Müslüman olunamayacağı gibi onun sünnetine rağmen veya sünneti dikkate almadan da Müslüman olunamaz.[1]
Bu hususla ilgili olarak Peygamber (sav) şöyle buyuruyor:
 
"Ümmetimin tamamı cennete girecektir. Yalnız yüz çevirenler hariç." Ashâb sordu:
 
- Ey Allah'ın Rasulü! Kimler yüz çevirecekler? Rasulullah (sav):
"Bana itaat eden cennete girer. Bana isyan eden yüz çevirmiş olur. '[2]
imam Şafii (rh) Ayet-i Kerimelerde geçen "Hikmet"[3] le sünnetin kastedildiğini belirtmiştir.[4] müfessirlerden Fahreddin Râzi[5] ve Âlisi'de[6] ayet-i kerimeyi aynı şekilde tefsir etmişlerdir.
"Sana Kur'an ve onun kadar da hikmet verildi.'' hadisi de hikmetin sünnet anlamına geldiğine işaret etmektedir.
 
Yine Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
 
"Bir kişiye koltuğuna yaslanmışken hadisim ulaşır da aramızda Allah'ın kitabı var. Ondaki helali helal, haramı da haram sayarız, derse (bilsin ki) Rasulullah'ın haram kıldığı da Allah'ın haram kıldığı gibidir.Lb
 
Peygamber (s.a.v.)'in hadisleri hakkında ileri-geri konuşup, sünnet etrafında şüphe uyandırmak isteyenler bu yaptıklarıyla ancak İslama zarar vermiş olurlar.

Resulullah (s.a.v.)'in risalet görevini aldıktan sonra yaşamış olduğu 23 yıllık uzun bir dönem Kur'an'ın hayata uygulanış biçimini ifade eder. Onun hayatı yaşayan bir Kur'an'dır. Yalnızca Kur'an'la amel ederiz diyenler, esasen Rasulullah (s.a.v.)'i müslümanların gönlünden ve pratik hayatından silmek isteyenlerdir.

Bu anlayış aslında yerli bir düşünce de değildir. Müsteşriklerin islam Coğrafyasına monte etmek istediği çok yanlış ve tehlikeli bir yoldur. Hedeflenen ise İslam'da reform yapmak dini hayatı sulandırıp cahiliyye benzeri yaşam şeklini meşrulaştırmaktır. "Kur'an bize yeter" diyenlerin dini hayatlarına ve aile yaşamlarına bakıldığında bu gerçek gün gibi görülecektir. Yüce Allah hepimizi Resulünün izinde yürüyüp şefaatine kavuşmaya mazhar kılsın.
 
7 -El, Kâsımi, Kavârdu't-Tahdrs, 58; Doç Dr. Mahmud Denizkusları, Sünneti Terk Kuranla Amel Meselesi. 61-63 6 Syharı. Hace: 50.70; Müslim. Hacc 2469 
 
Mustafa KASADAR
21 05 2006 
Sultançifliği


 

[1]Prof. i L. Çakan. Altınoluk Dergisi Ekim 1990. 6
[2]Buhari. I trsam 2
[3]Nisa: 113. Ahzab: 34. Al-i irman 64
[4]İmam Safi. er-Rtsale 32
[5]Tefsiri lebir 1/310; 4/615
[6]Ruhu'l Mıanı, 22/19

 
Diğer Özellikler
Stok Kodu9786258231144
MarkaYüksel Yayıncılık
Stok DurumuVar
9786258231144
En yeni ürünler
Güvenli teslimat
Kampanyalı ürünler
Piyasadaki en iyi fiyat

PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.